"Deniz Gürel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Gürel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Gürel

Kılıçdaroğlu Yaşar’la görüştü

CHP’nin Ankara İl Kongresi için geri sayım başlarken, geçtiğimiz hafta ‘balıkçı toplantısı’ sıkça tartışıldı. Kısaca hatırlatalım.

Kılıçdaroğlu Yaşar’la görüştü

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, CHP’nin Ankara milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve ilçe belediye başkanlarıyla, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatı üzerine bir toplantı düzenledi. Yaşar’ın ev sahipliğindeki görüşme bir balık lokantasında gerçekleşti. Ardından bir grup ‘Bu toplantının yeri balıkçı mı, il başkanını delegeler seçer, balıkçıda belirlenmez’ eleştirilerinde bulundu. Yaşar ise bu toplantıyı Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla yaptığını belirtip, “Toplantıyı belediyede yapsak aynı kişiler ‘ayağına çağırdı’ diyecekti. Meselenin özüne bakalım, ‘delegenin hür iradesi ipotek altına alınıyor’ demek partimize ihanettir. Genel Başkan’ımız söyledi, bir istişare toplantısı yaptık” açıklamasını yaptı.

* * *

Bir Türkiye klasiğidir, meselenin dedikodusu aslından daha ilgi çekici hale geldi ve “Ne oldu bu balıkçı toplantısı, sonrasında neler oldu, sonuç ne çıktı?” sorusu unutuldu gitti.
Başkan Yaşar’a hem toplantının sonuçlarını hem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüşmesini hem de Ankara İl Başkanlığı seçimi sürecini sordum. İşte Yaşar’ın açıklamaları:

DEDİKODU DEĞİL ÖZGÜR DÜŞÜNCE

* Partide istişare edilmekten daha güzel ne var. Belki benim yaptığım o milletvekilleri, belediye başkanları toplantısı, son 20 yılda ilk defa yapılan yemekli bir toplantı. Orada oturup hem kentin sorunlarını, hem de yapılacak bir il kongresinde nasıl bir il başkanı seçilmeli, nasıl biri olmalı veya hangi yöntemle seçilmeli gibi konuları özgürce ifade etmelerinin kime ne zararı var? Bırakın partiyi, toplumun da buna ihtiyacı var. Keşke siyaset bu istişare ve ortak akılla yapılsa. Genel Başkan’ın bana verdiği görev de bu. Hiç kimsenin sözünü kesmeden, ağabey-kardeş ilişkisi içerisinde düşüncelerimizi paylaştık. Bende ne söyledilerse sayın Genel Başkan’ımıza, hem yazılı hem sözlü olarak özetleyerek sundum. Parti içi dedikodularla değil, özgür düşünceyle birbirimize düşüncelerimizi söyleyebilmeli ve tartışmalıyız. Siyasetin malzemesi halktır. Doğru şeyler yaparsanız halk size sahip çıkar.

BÜYÜKŞEHİR BAŞKANIMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ

* Her ay CHP’li belediye başkanlarının ve milletvekillerinin Ankara’da toplanma kararını aldık. Hem yerel yönetimi hem de siyasi olarak yapılan çalışmaları masaya taşıyacağız. Bu toplantıları ilçelere taşıyacağız. İlçe başkanlarını da katacağız. Ankara’nın, halkının nabzını tutacağız, yanlışlarımız nerede onu öğreneceğiz. Eksiklerimiz nerede onu göreceğiz. Halka ulaşılır olacağız. ‘Yenimahalle’de şunu yanlış yapmışız başkan’ dediklerinde ben de kendime çeki düzen veririm. Her şeyden önce uyum içinde çalışmanın ortak kararını aldık. Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Mansur Yavaş’a sahip çıkmanın, onun çalışmalarını halka anlatmanın ortak bir düşüncesi çıktı ortaya.

PARTİ HUKUKUNU BİLEN, PROJECİ, GENÇ

* İl başkanı seçimi konusunda da fikir beyan ettik. İsim tartışmadık, hiçbir ismin aleyhinde konuşmadık. Adaylarla, parti meclisi üyeleriyle ve belediye başkanlarıyla hiçbir adayın lehinde konuşmadık. Benim bu toplantıdan çıkardığım sonuç şu: ‘Partinin hukukunu ve ahlakını bilen, genç ve projeci bir il başkanı olmalı. Herkese eşit davranıp kucaklamalı. Ekonomik bağımsızlığı olmalı, geçmişle tartışmamalı, kariyer peşinde koşmamalı ve nihai hedefi partimizi iktidara taşımak olmalı.
Genel Başkan’ımız böyle bir ismi önerirse herkesin destek vereceğini gördüm. Buradan ortak bir akıl çıktı. Buna uyarlar uymazlar bilmem. Zaten son sözü söyleyecek olan delege. Delege kapalı bir odaya girecek oyunu kullanacak.
Bu toplantı ne bir ismi baskı altına alma, ne de Ahmet’i, Mehmet’i il başkanı yapma toplantısı. Nasıl bir il başkanı olmalı, hangi yöntemle bu işin yapılması gerektiği konusunu tartıştık. Partililik hukuku içerisinde üç saat ilçe başkanlarıyla, üç saat belediye başkanı ve milletvekilleriyle, iki saat de Ankara’dan seçilen parti meclisi üyeleriyle görüştük. Sayın Genel Başkan bana bu görevi verdi. Burada bir görev yaptık.

 

KILIÇDAROĞLU-YAŞAR GÖRÜŞMESİ

* Üç önemli toplantı (Milletvekili ve belediye başkanları-ilçe başkanları-parti meclisi üyeleri) yaptık. Aile içinde yapılan bir toplantı. Özgürce fikirlerini söyleyen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Görüşlerine hiçbir şey katmadan cumartesi günü öğleden sonra Genel Başkan’ımıza ilettim. Bir saate yakın görüşme oldu. Kongre ile ilgili düşünceleri yazılı verdim. Biraz açıklama yaptım. Biraz yazılan çizilenlere -balıkçı toplantısını kast ederek- üzüldüğümü söyledim. Genel Başkan’ımız Kemal Kılıçdaroğlu da, ‘Sen görevini yaptın olur böyle şeyler’ dedi. Kim ne söylediyse ismini aldım, özünde ne söylediğini yazdım. Memnun oldu. Milletvekilleri ve belediye başkanları toplantısının her ay yapılacak olmasından çok memnun oldu. Sanıyorum bu toplantı modelini diğer illere de önerecek.

GENEL BAŞKAN’IN FİKRİNİN ALINMASI NEDEN SORUN OLUYOR

* Partimizi yıpratacak bir ortamda il kongresine gideceğimizi tahmin etmiyorum, Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinin özgür iradeleriyle en doğru kararı vereceğine inanıyorum. Partinin kurumlarına saygılı, uyum içinde çalışacak ama gerektiğinde denetim görevini yapacak. Belediyeler olsun ilçeler olsun, gerektiğinde milletvekilleri olsun... Partiye heyecan katacak, partinin koşma hızını bugünkünden daha ileriye taşıyacak bir adayı bulacaklarından hiç şüphem yok. Kim kazanırsa başımızın üstünde.
Bazıları ‘Genel Başkan niye karışıyor’ diyorlar. Ben İsmet Paşa’dan beri bu partide yöneticiyim. İnönü’nün de en yakın mesai arkadaşı Ankara il başkanı idi. Genel Başkan’ın, ‘Şu isim iyi olur’ demesi antidemokratik bir tavır değil. Genel Başkan’ın da fikrinin alınmasından neden sorun yaratılıyor? Genel Başkan da fikrini söyleyecek, beğenirsin, beğenmezsin. Sandığa yalnız girilecek, kapalı kutu da oy kullanılacak. Genel Başkan’ın bana bu görevi vermesi bile demokratik bir işlevin yerine getirilmesi. Bu kadar geniş bir kadroyla ‘ben tek tek konuşamam. Sen bunlarla konuş. Ne düşünüyorlar?’ demesi demokratik bir yaklaşım.

İMAMOĞLU VE YAVAŞ GÖNDERMESİ

Ekrem İmamoğlu’nu, Mansur Yavaş’ı aday gösterirken ya da Çankaya, Yenimahalle başkanını aday gösterirken benzer yoklamalar yapılmadı mı? Bizi atarken demokratik oluyor da, il kongresi konusunda düşüncesini söylerken antidemokratik mi oluyor? Bütün üyelerimize bir ağabey olarak söylüyorum. Kişisel hırslarımızı bir kenara bırakmalıyız. Yıkılmayan son kale dediğimiz CHP’yi iktidara taşıyacak örgütlenmeyi gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Biz bunun peşindeyiz, başka amacımız yok. Kongrenin huzur içinde geçeceğine inanıyorum. Seçilen hepimizin il başkanı olarak görev yapacak.

X