GeriDeniz Gürel ATO Meclisi’nde ipler geriliyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

ATO Meclisi’nde ipler geriliyor

Ankara Ticaret Odası seçimlerinin ardından sular bir türlü durulmuyor. 

Önceki gün yapılan ATO Meclis Toplantısı’nda sert tartışmaların yaşandığını öğrenince olayın perde arkasına ‘bir bakayım’ dedim ve çok enteresan bilgilere ulaştım.
Meclis toplantısının son bir saatinde gerçekleşen tartışma Osman Gökçek ekibinin ATO Başkanı Gürsel Baran ve yönetimine eleştirileriyle başlıyor.
Çok uzun ve spekülatif konulara da girilen tartışmayla ilgili iki taraftan edindiğim bilgileri özetle paylaşayım.

* * *

Seçimi kaybeden ve bu durumu başta TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ATO eski Başkanı Salih Bezci’ye bağlayan Osman Gökçek, Baran yönetimine şu eleştirilerde bulunuyor:
“Gürsel Başkanım ben burada sizinle rekabet eden bir kişi olabilirim. Bu birlikte çalışamayacağımız anlamına gelmemeli. ATO’ya ne fayda sağlarız o önemli. Ben siyasette şunu öğrendim, insanlar yükseldikçe mütevazi olmalı. Siz göreve geldiğinizden beri yüksek egoyla Büyükşehir Belediyesi’nin davetlerine katılmadınız. Biraz önce Sayın Başkan’la (Melih Gökçek) bir görüşme yaptım. Gümrük ve Ticaret Bakanımız Bülent Tüfenkci’yle görüşmüş. Siz Sayın Bakan’a, ‘Büyükşehir fuar alanından çıksın biz yapalım’ demişsiniz. Büyükşehir Belediyesi diyor ki, ‘Ben buradan çekileyim ATO yapsın. 2 yıl içerisinde burayı bitirme şartı koyalım. Eğer 2 yıl içerisinde bitiremezse inşaatla birlikte Büyükşehir’e devretsin.’
Ben buranın meclis üyesi olarak burada her şeyi yapmaya hazırım. Ama tek ricam ben size rakip oldum diye bunu ego yapıp faturayı ATO üyelerine ödetmeyin. Ben yanınızdaki pahalı danışmanlarınız gibi ücret de istemiyorum. Ben bir kardeşiniz olarak yardım etmeye hazırım. FETÖ’cü meclis üyeleri hariç bana oy versin vermesin herkese aynı mesafedeyim.

* * *

Gökçek’in ardından Baran’ın yanıtları ve karşı eleştirileri şöyle:
“Seçildiğimin ertesi haftası fuar alanı başta olmak üzere ATO’nun otopark ve benzeri problemleriyle ilgili bilgi arz etmek için randevu talebimiz oldu. İlkini yazılı yaptık, sonraki randevu taleplerimiz telefonla oldu. Son randevu talebimizin üzerine özel kalemden bize dönüş yapıldı, ‘Başkan arıyor’ dendi. 8-10 dakika beklettiler, ‘Başkan size dönecek’ dediler, 2 aydır telefon bekliyoruz. Kimin enaniyet yaptığını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Yönetim Kurulu’na katılamamamıza gelince. İlk toplantı Sayın Cumhurbaşkanımız’a hitaben konuşacağımız TOBB’daki program günüydü. İkinci çağrıyı bir gün kala yaptılar. Saat 17.00 dendi. Bizim saat 11.00’da Başbakanımızla randevumuz vardı. Biz oraya katılacakken sabah öğrendik ki Büyükşehir toplantıyı 11.00’a çekmiş. Bu tesadüfleri anlamakta da güçlük çekiyoruz. Son toplantı ise bize 12 saat kala bildirildi. Pek çok planlı program vardı. Bir kaç gün önceden bildirilmeyince çaresiz kalıyoruz, bu durum basın üzerinden istismar edildi. Sayın Bakan’la görüşmemizde de, ‘Ortaklar yapmayacaksa biz ATO olarak bunu yaparız’ dedik. ‘Onlar çekilsin biz yapalım’ demedik. Bu benim tek başıma alacağım bir karar değil, ATO Meclisi’nin alacağı bir karardır. “

* * *

Osman Gökçek ve ekibi sonbahardaki seçime kadar Baran yönetimini hedef almaya devam edecek gibi gözüküyor. Baran ve ekibinin de eleştirileri yanıtlamakla sınırlı kalmayacağı, ‘Gökçeklere’ yönelik bir takım hazırlıklar içinde oldukları da kulislere sızanlar arasında.
Anlaşılan o ki ATO’yu ve Ankara kent siyasetini hareketli günler bekliyor, bunlar daha başlangıç...


FUAR ALANI OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULU ÖNCESİ BAŞKANLAR ZİRVESİ


27 Şubat’taki Fuar Alanı Olağanüstü Genel Kurulu öncesi bugün ya da yarın önemli bir toplantı yapılacağı kulağıma geldi.
Toplantı daveti geçtiğimiz günlerde ATO’da düzenlenen bir programda Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz yapmış.
Davetliler arasında Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ve Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir de var.
‘Ankara dengelerini’ iyi bilen kaynağıma, “TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da katılacak mı?” diye sorduğumda, “Katılır mı bilmem. Ama Faik Yavuz’un katılması Rifat Bey’in katılması demektir” yanıtını verdi.
Toplantıya katılacak kurumların hisse toplamı yüzde 45. ( ATO yüzde 20, ASO yüzde 20, ATB yüzde 5) Buna TOBB’u da eklediğimizde yüzde 69 ediyor.
Toplantıda fuar alanının gecikmesinin nedenlerinin ve bundan sonra yapılacakların konuşulacağı ifade ediliyor. Bu zirve hissedarların 27 Şubat’taki olağanüstü genel kurula katılacağının sinyali olarak yorumlanıyor.
Tek soru işareti TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu konusunda. Hisarcıklıoğlu’nun kendisinin yerine atayacağı bir ismin toplantıya katılma ihtimali daha yüksek görünüyor.

X

Arkadaşlar akıllarını başlarına toplamalı

Zor günlerden geçiyoruz hem de çok zor. Bir taraftan ekonomi, bir taraftan da ülke içi ve dışındaki sorunlar vatandaşı zorluyor, hatta sıkıştırıyor. Bir yandan televizyonlardaki tartışma programları vatandaşı geriyor, bir yandan da sosyal medya anlaşmazlıkları körüklüyor.

Spor müsabakalarının tadı yok, sanatçılar ‘taraf’ seçiyor...
Özetle iktidarı savunanlar da muhalefeti haklı bulanlar da ‘bizi biz yapan özellikleri hiçe sayarak’ faaliyetlerini sürdürüyor.
* * *
Tüm bu gerginliklere ek olarak, kentlerin geleceğinin konuşulması gereken belediye meclisleri bile gergin. Son olarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bütçe görüşmelerinde yer alan görüntüler ulusal gündemin ön sıralarındaydı, bugün de Murat Yılmaz imzalı haberde detaylarını okuyabilirsiniz.
Saat 15.00’te başlayan oturum gece yarısı 01.00’e kadar sürdü. Maalesef Türkiye’ye örnek olması gereken başkentin yerel parlamentosundaki üslup sorunları, bağırış-çağırışlar, birbirlerinin üstüne yürüyen üyeler haberlere konu oldu.
* * *
Ülke zaten gergin. ‘Karışıklık olmaması’ ise hepimizin ortak temennisi. Burada yerelden ulusala toplumun önde gelen insanlarının dikkatli olması gerekiyor. Ve gerekmeli de.

Yazının Devamını Oku

Ankara’nın kaderi

Ankara’nın, Murat Karayalçın döneminden beri kaderidir: Belediye başkanlarının isimleri makamlarının önünde gider. Hâl böyle olunca yapılan icraattan çok, siyasi duruşları oylanır.

Hatırlayacak olursak 1993’te Ankara Belediye Başkanlığı’ndan ayrılan Karayalçın, SHP Genel Başkanı seçilmiş, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı da yapmıştı.
Akabinde 1994 seçimlerinde belediye başkanlığına seçilen Melih Gökçek bu görevi, istifa ettirildiği 2017 tarihine kadar 5 seçim kazanarak sürdürmüştü. Belediye başkanlığı boyunca icraatlarından daha çok sözleri, makamından daha çok kendisi tartışılan Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’yla ilgili değerlendirmesi özetle şöyleydi: “Türkiye Cumhuriyeti’ndeki en önemli 4’üncü koltuk. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı.”
Gökçek ismi ne zaman Ankara’dan başka bir yer için geçse, bu düşünceyle yerini korumaya çalışırdı.
Nitekim Karayalçın’ın, ulusal siyasete geçiş uğruna bıraktığı koltuğu 1999, 2004 ve 2009 seçimlerinde geri alabilmek için aday olması da makamın önemini ortaya koyuyor.

* * *

Bugüne gelindiğinde... Ankara, yine ismi makamının önüne geçmiş bir belediye başkanını ağırlıyor. Hatta Mansur Yavaş ismi diğerlerinin çok ötesinde ulusal siyasetin gündeminde.
Öyle boyutta ki CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu katıldığı programların hemen tamamında, ‘Belediye meclislerinde çoğunluk AKP’de olduğu için Yavaş ya da İmamoğlu’ndan birisi aday olursa başkanı olduğu şehri kaybederiz’ benzeri gerekçelerle açıklama yapmak durumunda kalıyor.

Yazının Devamını Oku

Önlem alınmazsa başkenti kilitler

Son dönem kiminle konuşsam aynı cümleyi duyuyorum: “Ankara trafiği İstanbul trafiğine benzedi.”

İstanbul’la şimdilik yarışamayız, ama hissedilen o ki giderek yaklaşıyoruz.
Hızla artan araç sayısı, pandeminin etkisi, toplu taşımanın yetersizliği derken gelinen noktada Başkent’in pek çok noktasında sabah-akşam trafiği çekilmez hale geldi.
Önümüzdeki yıllar ise büyük krizlere gebe. Sadece kentin arterleri Eskişehir ve İstanbul Yolu'ndan bahsetmiyorum. Önceki gün Murat Yılmaz imzalı “Şimdiden İmdat” manşetimizde duyurduk. Yakın zamanda açılacak Etlik Şehir Hastanesi çevresi alarm veriyor.
Bir milyon nüfuslu Keçiören ile 700 bin nüfuslu Yenimahalle’nin ortasındaki dev hastanenin açılmasıyla birlikte neredeyse günlük 100 bin kişilik hareketli bir nüfus bölgeye eklenecek.
Konuyla ilgili Keçiören ve Yenimahalle belediye başkanlarıyla konuştum. İki deneyimli başkanın da endişeleri aynı.
* Önlem alınmazsa Ankara kilitlenir.
* Ambulanslar yolda kalır. İnsanımızı hastane yolunda kaybedebiliriz.

Yazının Devamını Oku

Okullardaki vaka sayısında yüzde 30 düşüş var

Koronavirüs salgınında tüm dünyada vakalar yeniden artmaya başladı. Kış aylarının yaklaşması, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, seyahatlerin çoğalması aşıya rağmen artışın doğal sebepleri. Bir de aşı karşıtları ve tedbirsizler var. Onları sormayın gitsin.

Türkiye’de de rakamlar hâlâ çok yüksek. Aşı yokken, olmaması haklı olarak eleştiriliyordu, şimdi fazlaca var, bu kez de aşılama oranı istenilen düzeyde değil.
Okulların açılmasının vaka sayılarına etkisi tartışılan bir konuydu. Neredeyse bir buçuk yıldır kapalı olan okulların, eylül ayıyla birlikte açılmasının üzerinden iki ay geçti. Özellikle velilerde kafa karışıklığına neden olan konuyu Ankara Valisi Vasip Şahin’e sordum.



Başkent’teki okullarda ilk aya göre ikinci ayda düşüş olduğunu söyleyen Vali Şahin şu bilgileri verdi:
* “Okullarımızdaki vaka sayısında ikinci ay(ekim) ortalaması, ilk ayki(eylül) rakamların yüzde 30 altında.

Yazının Devamını Oku

Siyaseti konuşurken geleceği kaybetmek

Her haliyle değişik bir dönemden geçiyoruz. Ne siyasiler ne de kamu görevlileri yapması gerekenlerden ya da sorumluluk alanlarından değil de algıları üzerinden veya taraftarlıklar üzerinden değerlendiriliyor.

Başarının kriteri, dünyanın kabul ettiği ortak değerlerden uzaklaştı. Kutuplaşma sözcüğünün bile cılkını çıkardık. Taraflarını seçenler objektiflikten uzaklaştı, bizi biz yapan, bir yapan değerlerden giderek uzaklaşmaya başladık.
Makamlar değersizleşti. Karşıtlıklar üzerinden herkes her makama kolaylıkla layık görülebiliyor.
Ülke olarak en önemli derdimiz koltuklar oldu.

* * *

Hiç bitmeyen tartışmalarımızı özetle bir sıralayalım ne demek istediğimi daha kolay anlayacaksınız.
• Cumhurbaşkanı kim olacak?
Kemal Kılıçdaroğlu gerçekten aday mı?

Yazının Devamını Oku

Kent merkezine ana plan reçetesi

Başkent Ankara’da kent merkezlerinin cazibesini -Kızılay başta olmak üzere- yitirmesi, pek çok insanın artık sosyalleşmek ya da alışveriş yapmak için kent merkezlerini tercih etmemesini, dün bu köşeden siz okurlarımızla paylaşmıştım. Hem okurlarımızdan hem de yakın çevremden bu yazıyla ilgili geri dönüşler aldım. Fikirlerini aktaranlar da vardı, beklentilerini dile getirenler de...Özetle eleştirilerimin kat be kat fazlasını okurlarımızdan işittim.

Dünkü yazımı “Kızılay ve diğer kent merkezleri için neler yapılmalı?” sorusuyla bitirmiştim. Bu soruya yanıt arayanlardan biri de Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Şahin.
Özellikle de kent dışına taşınacak olan askeri alanlarla ilgili ilginç bir istatistik veren Prof. Dr. Zafer Şahin, şu bilgileri paylaştı:



YEŞİL ALAN KADAR RESMİ KURUM ALANI

Yazının Devamını Oku

Kızılay için son şans

Ankara’da yıllardır gözümüzün önünde kaybolan kent merkezleri var. Önce Ulus sonra Kızılay... Cazibesini daha üste taşıyamayan Tunalı Hilmi Caddesi ve çevresi ya da Bahçelievler...

Her birinin değerini kaybetme nedenleri farklı ama kaderine terk edilme nedenleri aynı.
Üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının haklı ama idareler tarafından dikkate alınmayan, bazen de alınıyormuş gibi yapılan çağrıları tozlu raflarda...

***

15 Temmuz’daki hain darbe girişiminin ardından askeri alanların şehir dışına taşınacağı açıklanmıştı. Elbette taşınma zor ve zahmetli bir süreç. Sevindirici tarafı kent içerisinde kalan askeri alanların yeşil alan olarak değerlendirileceğinin açıklanmış olmasıydı. Bu da kent içerisinde 50 milyon metrekare civarı(Çayyolu kadar) alanın yeşil alan olarak değerlendirilmesi anlamına geliyordu.

***

30 Ağustos Pazartesi günü tüm kuvvet komutanlıklarını ve Milli Savunma Bakanlığı’nı(MSB) bir araya getirecek olan Ay Yıldız Yerleşkesi Projesi’nin temeli Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla atıldı. MSB’nin ve kuvvet komutanlıklarının yerleşkelerinin kent merkezinden Etimesgut’a 2023 yılında taşınması planlanıyor.

***

Taşınacak askeri yerleşkelerin yerine düzgün planlamalar yapılması ve Kızılay’ın yeniden canlanması, Ankara’nın kentler arası yarışta var olması, şehircilik açısından örnek bir kent merkezine sahip olması için son şansı.

Yazının Devamını Oku

‘Çekimser’ muhalefet

Ankara Büyükşehir Belediye(ABB) Meclisi’nde bir su tartışmasıdır gidiyordu. ABB Başkanı Mansur Yavaş yönetimi “kademeli su tarifesine geçiş” istiyor, Meclis’te çoğunluğu olan AK Parti ve MHP’den oluşan muhalefet bloğu ise gelen teklifleri beğenmiyordu.

Nihayetinde birkaç aylık ertelemenin ardından önceki günkü Meclis oturumunda “kademeli su tarifesi” geçti, ama tartışma yine bitmedi.
Muhalefete göre Mansur Yavaş yönetimi, seçim öncesi verdiği söze aykırı hareket etti ve suya zam yaptı.
ABB Başkanı Mansur Yavaş ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da önerisi olan kademeli su tarifesine geçerek su tasarrufunu sağlıyoruz. Kademeli su tarifesi vatandaşlarımızın yaklaşık yüzde 90’ını etkilemeyecek ve sosyal yardım alanların faturaları 10 metreküpe kadar metreküp başı 1 TL’ den faturalandırılacak” diyerek zam iddialarının doğru olmadığını savundu.
* * *
Yeni tarifenin yansıdığı faturalar, vatandaşın eline geçtiğinde kimin haklı olduğunu zaten ortaya koyacak.
Burada sorum muhalefete:
* Eğer bu tarifenin vatandaşın kesesini olumsuz etkilediği konusunda şüpheleri yoksa neden “ret” oyu  yerine “çekimser” oyu verdiler?

Yazının Devamını Oku

Ankara’ya yakışmayan görüntüye Cumhuriyet Kulesi teklifi

Ankara’nın silüetini bozan radyo-televizyon vericilerinin İstanbul’da Çamlıca Kulesi benzeri bir yöntemle çözülmesi gerektiğine önceki yazımda değinmiştim.

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın ilçesinde ve Çankaya’daki vericilerin tek merkezde toplanmasının sadece bu iki ilçenin değil Ankara’nın sorunu olduğuna yönelik açıklamalarına da bu köşede yer vermiştim.
Yazımın sonrasında pek çok geri dönüş aldım. Televizyon vericilerinin Ankara’yı medeni bir başkent görünümünden uzaklaştırdığını söyleyen de vardı, Ankara’da kent ucubesi yapıları sayan da, en işlek yerlerdeki tabela kirliliğini hatırlatan da...
Ortak görüş; Ankara’nın silüetinin Cumhuriyet’in Başkent’i görünümünden uzak olduğu yönünde.


* * *

Yazımın ardından Keçiören Belediye Başkanı

Yazının Devamını Oku

Ankara’ya da ‘Çamlıca’ gerek

Başkent Ankara’nın en büyük sorunlarından biri silüet sorunu. Şehre neresinden bakarsanız bakın kentin genel görüntüsünü bozan bir şeyler var. Kimi zaman çirkinlik abidesi bir gökdelen, kimi zaman üstünde vinç unutulmuş yarım kalmış bir otel, kimi zaman refüje yapılmış dükkânlar, gecekondudan beter birbirine yapışık yüzlerce bina…

Örnekleri arttırmak mümkün... Türkiye’nin hemen hemen tüm büyük kentlerinde olan Başkent’teki silüet sorunu elbette çözümsüz değil. Bu şehre, bu şehrin bazı bölgelerine, semtlerine, ilçelerine ‘ölmüş bitmiş yapacak bir şey yok’ demek de kolaycılıktır, bahanedir.
Çünkü bu kent sıradan bir kent değil; yüzlerce yıllık tarihi olan, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinden bahsediyoruz. Bazen bir kötü örneği bile iyisiyle değiştirince, iyisinin sonuçları motive eder bir kenti. Dünyada şehircilik açısından lider kentlerin hikâyelerine bakarsanız benzer örnekler göreceksiniz.

* * *

İstanbul’da hafta sonu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı Çamlıca Kulesi’yle ilgili ajanslara düşen haberi görünce aklıma Başkent’in silüetini Çankaya’dan Yenimahalle’ye kadar bozan televizyon vericileri geldi. İstanbul bu sorundan kurtuldu, gayet de güzel oldu.
Peki ya Ankara?
Sonra arşive baktım. 2010’da bu konu gündeme gelmiş, bu köşede duyurmuşuz, 2012’de de gündeme gelmiş, 2016’da da yine bu köşeden duyurmuşuz. Sene olmuş 2021, nereden baksan görünen çirkinlik abidesi vericiler, sanırsın kentin simgesi...

* * *

Ne yapsan çirkinliği kapatılamayacak vericilerle ilgili son umut veren gelişme Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 2016 yılındaki ziyaretinde gerçekleşmişti. Sonrasında Dikmen Çaldağı civarının bu vericilerin toplanması için en doğru yer olduğu açıklandı ve öylece kaldı.

Yazının Devamını Oku

Bugün pandemi ya sonra

Koronavirüs salgınında üçüncü dalgayı yaşıyoruz ve her yeni dalga bir öncekinden daha tehlikeli seyrediyor. Pek çoğumuzda salgının ilk dönemindeki, “Nasıl olsa geçer, biz virüse virüs bize alışacak ve geçip gidecek” düşüncesi yerini, “Acaba aşı da çözüm değil mi, bir daha eskiye dönemeyecek miyiz?” endişesine bıraktı.

Hürriyet Ankara olarak ilk günden itibaren salgının gidişatını takip ettik. Hemen her gün değerli tespitleri ve görüşleriyle pek çok önemli bilim insanıyla okurlarımızı buluşturduk, buluşturmaya da devam ediyoruz.
Henüz tehlikenin büyüklüğünü öngöremediğimiz Mart 2020’de de; ikinci dalganın henüz çok ciddiye alınmadığı geçtiğimiz yılın temmuz-ağustos aylarında da Hürriyet Ankara olarak başta Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ve Prof. Dr. İsmail Balık olmak üzere bilim insanlarının hayati uyarılarını sayfalarımıza taşımıştık.
Bugün yine önemli bir virajdayız. Elimizde aşı avantajı var ancak bu kez de ölümcül mutasyonlar, yayılma hızı, hasta sayısındaki artış, fiziksel ve psikolojik yorgunluk gibi handikaplarımız var. Ekonomik etkileri ise olayın bambaşka bir boyutu.

* * *

Ramazan ayıyla birlikte kısıtlamaların artması ilk hafta bir sonuç vermediği gibi hasta sayısı günlük 50 binin üzerinde, vefat sayısı günlük 350’leri bulmuş durumda. ‘Maske-mesafe-hijyen’ üçlemesi modası geçmiş şarkı nakaratı muamelesi görürken, bugünlerde herkesin dilinde ‘tam kapanma’ meselesi. Pek çok bilim insanı da bu görüşte, bazı kesimlere göre geç bile kalındı...

* * *

Bugün için öncelik sağlık, pandeminin alt üst ettiği ekonomik şartlar, mücadelenin zorluk derecesini arttırıyor. Peki pandemi sonrası ne olacak?

Yazının Devamını Oku

Faaliyet öncesi Meclis'in sesi

Dünyanın bütün dengelerini altüst eden pandeminin en sorunlu günlerindeyiz. Ülkemizde günlük 50 bin vaka civarında seyreden rakamlar, konunun ciddiyetini de ortaya koyuyor. Bu durum, herkesin birinci gündemini koronavirüs ve etkileri olarak belirliyor. Her ne kadar aşı ve doğal bağışıklıklar umut olsa da sürecin ne kadar devam edeceği belirsiz. Bir yandan sağlık endişesi bir yandan ekonomik sorunlar, toplumun hemen hemen her kesimini etkiliyor.

Elbette tüm handikaplarına rağmen hayat devam ediyor. Hararetli siyasi tartışmalara her gün bir yenisi -sanki pandemi yokmuş gibi- ekleniyor. Erken seçim tartışması, muhalefetin cumhurbaşkanı adayı, anayasa tartışmaları, HDP’nin kapatma davası derken son olarak emekli amirallerin bildirisi akla gelen ilk başlıklar. Bu tartışmaların arasında virüse yakalanmamaya, ekonomik olarak ayakta kalmaya çalışıyoruz.



* * *

Biz de Ankara’nın gündemine şöyle bir bakalım. Mansur Yavaş döneminin ikinci yılı geride kaldı. Bugün Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin faaliyet raporunun görüşüleceği Meclis toplantısının ilk günü. Yavaş’ın bir yılı masaya yatırılacak. Hem kendisi ikinci yılını anlatacak hem de CHP ve İYİ Parti grupları geride kalan seneyi değerlendirecek. Meclis’te çoğunluğu olan AK Parti ve MHP grupları da Yavaş dönemiyle ilgili eleştirilerini sıralayacak.

* * *

Türkiye’deki siyasi figürler, içinde bulunduğumuz olağan dışı şartların da etkisiyle, görev tanımlarından ziyade gösterdikleri reaksiyonlarla halkta karşılık buluyor ya da tepki çekiyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı

Yazının Devamını Oku

Ankara için kritik uyarı

Koronavirüs salgınının dünyayla birlikte ülkemizi etkisi altına aldığı tarihin üzerinden neredeyse bir yıl geçecek. Zaman zaman artan, zaman zaman azalan ama bir türlü bitmeyen kâbus gibi süreçte yeni bir döneme geçtik. Bu hafta başından itibaren her şehir kendi kaderini belirleyecek. Tedbirlere uyan ve salgının seyrini değiştirebilen kentler ‘yeni normale’ geçebilecek.

Bu kapsamda yapılan değerlendirmede Başkent Ankara, risk haritasında ‘orta riskli’ iller arasında gösterildi ve ‘sarı’ renkte yer aldı. Geride bıraktığımız yılın sonbahar aylarıyla birlikte yükselen rakamlar, Ankara’yı ‘yüksek riskli’ iller arasına sokmuştu. Alınan tedbirler, doğal bağışıklığın artması ve aşının başarılı olması, Ankara’yı ‘orta riskli’ şehirler arasına soktu. Ve şehirlerin kendi kaderlerini belirlediği bu yeni sürece Ankara pek çok esnemeyle girdi.
İşletmeler yeniden açıldı, öğrenciler okullara geri döndü, sokağa çıkma yasağı olan yaş grupları yasaktan kurtuldu.

* * *

Hem ekonomik hem de sosyolojik açıdan memnuniyet veren bu süreç, elbette koronavirüs tehdidinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Esnemeler rehavete dönüşür; tedbirler hiçe sayılırsa, Ankara’nın yeniden yasaklı döneme geri dönmesi söz konusu olabilir.

* * *

Yeni dönemin ilk günleriyle ilgili Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Hürriyet Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmail Balık’la önemli bir sohbet gerçekleştirdik. Balık, kritik uyarılarda bulundu ve Ankara’nın ‘sınırda’ olduğunun altını çizdi. Balık’a göre kentte bir rehavet görüntüsü var ve bu durum bir sonraki değerlendirmede bizi ‘riskli’ hatta ‘yüksek riskli’ iller kategorisine sokabilir.
İşte Balık’ın, Başkent için önemli uyarıları ve önerileri:

Yazının Devamını Oku

Belediyeler yükseklikliğe müdahale etmezse devreye biz gireriz

Ankara’nın çevre ilçelerinin her biri bir cevher. Doğal güzellikleri olan da var, tarihi özellikleri olan da yer altı zenginlikleriyle sağlık turizmine uygun olan da...Ancak hemen hepsi ya yeterli yatırımı görmemiş ya da vizyonlu projelerle değerlerini ortaya çıkaramamış.Ankara’da doğan ve büyüyen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un salı günü kentin dış ilçelerine yaptığı ziyarete katıldım.Kurum, Güdül, Nallıhan, Beypazarı ve Ayaş ziyaretlerinde kentin çevre ilçelerine pek çok yatırım sözü verdi. Ülkesel kalkınmanın en önemli ayaklarından biri olan yerel kalkınmanın önemini vurguladı.

Gezinin öğle yemeği molasında ise konumuz Ankara’ydı. Bakan Kurum, çok tartışılan emsal artışlarından, Saraçoğlu Mahallesi’ndeki dönüşüme, yılan hikâyesine dönen Ankapark’tan AKM alanında yapımı süren millet bahçesine kadar pek konuda samimi açıklamalarda bulundu...

1 EMSALLİ YERİ 3’E ÇIKARAN DEĞER FARKINI ÖDEMEK ZORUNDA

“İmar değişikliği noktasında ve yapı yüksekliği noktasında da imar planlarında etraftaki yükseklik neyse bu yüksekliği geçmeyecek şekilde belediyeler belirlemek zorunda. Belirlemezse eğer, bakanlık bireysel belirme yetkisine sahip. Diğer taraftan emsal, imar artışlarıyla ilgili bunu da kökten kaldırdık. 1 emsalli bir yeri, 2-3 emsalli bir yere çıkartırsanız, oluşan değer farkının tamamını kamuya ödemek zorundasınız. Kentsel dönüşüm projeleri burada istisna. Özetle son düzenlemeyle emsal değişikliği isteyen kişi için bu bir avantaj olmaktan çıktı.


Yazının Devamını Oku

Kendi şehirlerini yönetemeyenler ülkeyi yönetmeye kalkıyor

Pandemiye takılan AK Parti’nin üç büyük kentteki kongre takvimi açıklandı. 17 Şubat’ta yapılacak olan Ankara İl Kongresi’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da telekonferans yöntemiyle değil, fiziki olarak katılması planlanıyor. AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan’la kongreye günler kala bir araya geldik. Hem yaklaşan kongre hem de kent siyaseti üzerine konuştuk.

 * Yeniden aday mısınız?

Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. 103 bin üyeyle Ankara’da rekor kırdık. Şu anda tüm Türkiye’de 1 milyonun üzerinde yeni üye kaydı var. Bunun yüzde 10’undan fazlasının Ankara’da olması bizim için gurur verici. Ankara teşkilatlarımız olarak pandemi süreci olmasına rağmen 5 aylık süreçte ulaştığımız bu rakam çok önemli. Gençlik kolları ve kadın kollarımızın çalışıp bu kadar yeni üyeye ulaşması, Sayın Cumhurbaşkanı’mıza Ankaralı hemşehrilerimizin destek olması, bizim için ayrı bir mutluluk. Bir kez daha Ankaralı hemşehrilerime Sayın Cumhurbaşkanı’mıza destekleri için teşekkür ediyorum.

* Kongre takvimi nasıl işleyecek?

12 Şubat’ta Gençlik Kolları il kongremiz var. 15 Şubat’ta Kadın Kolları il kongremiz var. 17 Şubat’taki il kongremizi ise Ankara Arena Spor Salonu’nda yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın fiziki olarak geleceği ilk kongre olacak. Cumhurbaşkanı’mızın gelmesi dolayısıyla heyecanlıyız ve sabırsızlanıyoruz. İnşallah yeni dönemde de kadrolarımızı yenileyeceğiz. 25 ilçemizde de göreve geldiğimizden beri görev değişimleri oldu. Tecrübeli kardeşlerimiz var. Geçmiş dönem ilçe başkanlarımızı da yönetime alacağız inşallah. Kadınlarımızın daha çok sayıda temsil edildiği, aynı zamanda gençlerimiz ve kurucularımız, teşkilat mensuplarımızın da olacağı güçlü bir kadroyla 2023’e hazırlanmaya devam edeceğiz.

* Uzun yılların ardından İstanbul ve Ankara’da büyükşehir belediyeleri el değiştirdi. 2 yıl geride kaldı. Bir özeleştiri süreci oldu mu?

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu ya da Yavaş Cumhurbaşkanı adayı olur mu

Siyasetin dili Türkiye’de son yılların en büyük tartışma konusu. Bu durum iktidarın muhalefette, muhalefetin iktidarda kabahati bulduğu bir çıkmaza dönüştü. Ve maalesef en üst tabakadan en alt tabakaya kadar yayıldı.

Bir süredir yazılarımda bu gerginliğin kent siyasetine sirayetinin handikaplarına yer vermeye çalışıyorum.
Hürriyet Ankara ailesi olarak yıllardır ‘kentten yana’ yayıncılık yapıyoruz, ‘kentin siyaseti olmaz’ diyoruz. Kent siyasetinin zararının o kente, ilçeye, mahalleye olduğunu ve olacağını söylüyoruz.

* * *

CHP Ankara İl Başkanı Ali Hikmet Akıllı ile geçtiğimiz günlerde yaptığımız sohbete de siyasetin diliyle başladık. Ankara Büyükşehir Belediye(ABB) Meclisi’ndeki gerilimin bitmesi gerektiğini söyleyen ve “İktidarın genel politikalarındaki gerginlik, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’ne de sirayet ediyor. Bu gerginliğin bitmesi lazım. Gerginlikten halk da zarar görür, siyaset de” diyen Akıllı’ya, ‘Bu konuyu ABB Başkanı Mansur Yavaş’la da konuşuyor musunuz?’ diye sordum, şunları söyledi:



Yazının Devamını Oku

Aktörler popüler kaybeden Ankara

Bu köşeden son yazımda kentle ilgili ‘ortak aklın’ çalışmadığını, genel siyasetteki gerginliğin Ankara kent siyasetinde de aynen yaşandığını, bunun da en büyük zararının Başkent’e ve Başkentliye dokunduğunu örnekleriyle anlatmıştım.

Yazımın ardından hem okurlarımızdan hem de kent yöneticilerinden geri dönüşler oldu. Her ne kadar ‘karşıyı’ suçlama olsa da farklı düşüncelerden pek çok kişi, kentteki siyasi çekişmenin aktörlere popülerlik kazandırıp, Ankara’ya bir şey kazandırmadığı konusunda hem fikirdi.

* * *



Konuştuğum isimler arasında AK Parti’li ve CHP’li iki ismin söyledikleri çok önemliydi.
Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı’yla başlayalım. Balcı, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki gerginliklerin kente bir faydasının olmadığına inanlardan. Meclis’te Başkan Mansur Yavaş’la, AK Parti Grup Başkanvekili Murat Köse arasındaki Büyükşehir-ilçe belediyelerinin hizmet alanları konusundaki tartışmadan rahatsız olduğunu belirterek özetle şunları söyledi:

Yazının Devamını Oku

Ortak akıl, falan filan

Türkiye’nin siyaseten ayrışmasının, ülkenin dört bir yanında farklı konularda derin hasarlar oluşturduğu açık.

Mesele öyle bir noktaya geldi ki her konuda fanatizme dönüşen taraf tutma hastalığı ülkemizin her yerine yayıldı.
Bırakın siyasi partilerin/temsilcilerinin/taraftarlarının birbirini dinlemeden ‘reddetmesini’, son dönemde tartışma konusu olan WhatsApp konusunda da aynı fanatizmi görüyoruz, Survivor’da kimi tutacağımızda da aynı fanatizmi ve agresifliği görüyoruz.

* * *

Yaşanan hiçbir şey bizi uzun süreli birliktelik konusunda motive edemiyor. Ne hukuk sistemimizi alt üst eden Ergenekon-Balyoz süreci ne FETÖ’nün hain darbe girişimi ne de pandemi...
Ayrı düşecek yer arıyoruz, tartışma ve kavga görünce dayanamıyor, alakamız olsun olmasın dalıveriyoruz.
“Neden bu hale geldik?” sorusuna elbette herkesin kendine göre yanıtı vardır. Siyaset, ekonomi, teknoloji, sosyal medya, insanların değişmesi gibi pek çok başlık sayabiliriz.

* * *

Üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken soru ise “Her konudaki bu fanatizm halinden nasıl çıkarız?” olmalı.

Yazının Devamını Oku

Bu parkın her adımında tarihe tanıklık edeceksiniz

Etimesgut’ta 60 bin metrekare üzerine yapılan Türk Tarih Parkı ve Müzesi, Ergenekon’dan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’ten günümüze tarihteki dönüm noktalarını gelecek nesillere aktaracak. Tarihçilerin görüş, öneri ve eleştirileri ışığında planlanan parkın önümüzdeki bahar aylarında açılması planlanıyor.

Çalışmalar kapsamında parkın yanına bir heykel atölyesi kurulmuş, 75 kişilik ekip burada çalışmalarını sürdürmüş. Heykellerin yapımında, Türkiye’nin yanı sıra Türk Cumhuriyetleri’nden gelen heykeltıraşlar da yer almış.

Son yıllarda en çok konuşulan konuların başında ‘Z kuşağı’ meselesi geliyor.
Kimilerine göre 1996-97 sonrası doğan, kimilerine göre 2000 sonrası doğan gençlerimiz ve çocuklarımız bu isimle adlandırılıyor.
Herkesin bu kuşakla ilgili fikri var. ‘Z kuşağı’; siyasi partilerin, reklamverenlerin, şirketlerin, iyi-kötü tüm odakların hedefinde.
Yani hem hedefler hem de belirleyiciler. Siyasi geleceği de ekonomik tercihleri de onların belirleyeceği inancında olan çok ciddi bir kitle var.
* * *

Yazının Devamını Oku

7 Aralık hesaplaşması

Pandemi sürecinin en ağır rakamlarıyla karşı karşıyayız. Bir yandan yeni tedbirler, diğer yandan aşı umudu...

Salgınla ilgili halen süren belirsizlik hali ve ekonomik şartların ağırlaşması önceliklerin değişmesine neden oluyor.
Bu yüzyılın ilk kez şahitlik ettiği ‘yeni dünya’da her şeye rağmen hayat devam ediyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki bütçe görüşmeleri öncesi yerel yönetimlerde bütçe görüşmeleri tamamlandı. Gözler İstanbul ve Ankara’daydı.

* * *

İstanbul’daki bütçe görüşmelerinde ana gündem ‘Kanal İstanbul’ olunca Ekrem İmamoğlu’nun belediyecilik performansı çok fazla tartışılmadı.
Ankara’da ise durum daha farklıydı. 9.5 saat süren bütçe görüşmelerinde AK Parti ve MHP’nin muhalefeti Ankara sınırlarında kaldı, belediyecilik odaklıydı.
AK Parti Grup Başkanvekili ve Mamak Belediye Başkanı Murat Köse 1.5 saatlik konuşmasına iyi hazırlanmıştı. En büyük avantajı bu kez kürsüye çıktığında, Büyükşehir yönetiminin istediği krediye olumlu oy veren bir muhalefet temsilcisi olmasıydı.

* * *

Köse, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a hem belediye hizmetleri hem de belediye yönetimiyle ilgili pek çok soru sordu.

Yazının Devamını Oku