Özgür, cesur ve kuralsız

Bazı yemekler vardır, sadece tabakta değil, bir ruhun içinde yaşar. Ve bazı mutfaklar vardır ki, sabit kalmaz, yola çıkar. ‘Food truck’ (yemek kamyonu) örneğin... Dünyada çok sevilen bu kültür Türkiye’de hâlâ yolun başında.

Haberin Devamı

Bir mutfak... Ama dört duvar arasında değil; sokakta, meydanda, festivalde, hayatın tam ortasında.

Aslında bu hikâye yeni değil. 19’uncu yüzyılın sonlarında Amerika’da
‘chuckwagon’ adı verilen gezici mutfaklar vardı. Kovboylar için yemek taşıyan bu arabalar, bugünkü ‘food truck’ (yemek kamyonu) kültürünün ilk adımlarıydı. Şehirleşme arttıkça, özellikle 20’nci yüzyılda büyük şehirlerde çalışanlara hızlı yemek sunan mobil mutfaklara dönüştü. Ama asıl patlama 2008 ekonomik krizinden sonra oldu. Restoran açmak zorlaşınca, birçok şef sokağa indi. Daha özgür, daha yaratıcı, daha ulaşılabilir bir gastronomi doğdu.

Ve bugün... Los Angeles’tan Milano’ya, Londra’dan Bangkok’a kadar food truck’lar bir trend değil, bir kültür haline geldi. Peki, neden bu kadar seviliyor? Çünkü food truck bir deneyimdir. Bir tabak yemek değil, bir an yaratır. Sıraya girersin, kokuyu hissedersin, mutfağı gözünün önünde izlersin. Şefle konuşursun. O yemek sana özelmiş gibi gelir.

Haberin Devamı

Ve en önemlisi, özgürdür. Menüler cesurdur. Kurallar yoktur. Bir gün Kore taco’su, ertesi gün İtalyan smash burger...

Türkiye’deyse bu kültür hâlâ yolun başında. Evet, son yıllarda festivallerde ve bazı sahil bölgelerinde food truck’ları görmeye başladık. Ama potansiyel çok daha büyük.

Düşünsenize... İstanbul’un bir köşesinde, odun ateşinde pişen sıcacık bir pide ya da incecik açılmış lahmacun yapan bir kamyon. Sokaktan geçerken o koku seni durduruyor... Siparişini veriyorsun, gözünün önünde hazırlanıyor.

İzmir sahilinde günbatımında taze deniz ürünleriyle hazırlanmış bir balık ekmek... Ama klasik değil, biraz daha modern, biraz daha yaratıcı. Belki narenciye dokunuşları, belki hafif bir sos... Bu sadece yemek değil, şehirle kurulan yeni bir ilişki.

Bence Türkiye’de ‘food truck’ kültürü büyüyecek.Çünkü yeni nesil sadece yemek yemek istemiyor, deneyim yaşamak istiyor.

Ve belki de en güzeli şu: Gastronomi artık insanın ayağına geliyor.Özgür, cesur ve kuralsız

Sosisli

NE LAZIM?

4 adet sosis

Haberin Devamı

4 adet brioche hot dog ekmeği (yoksa yumuşak sandviç ekmeği)

2 adet soğan

1 yemek kaşığı tereyağı

1 tatlı kaşığı esmer şeker

1 yemek kaşığı bal

1 yemek kaşığı dijon hardalı

1 tatlı kaşığı elma sirkesi

4-5 adet kornişon turşu

İnce dilimlenmiş kaşar veya cheddar peyniri

Roka (isteğe bağlı)

NASIL YAPARIM?

Soğanları ince doğrayın ve tereyağında sabırla pişirin.

Renk almaya başlayınca esmer şekeri ekleyin ve iyice karamelize olana kadar devam edin. En son birkaç damla elma sirkesi ekleyerek lezzeti dengeleyin.

Ayrı bir kapta bal ve dijon hardalını karıştırın. Bu sos, tarifin karakterini belirler.

Sosisleri tavada mühürleyerek pişirin. Dışı hafif çıtır, içi sulu kalmalı.

Haberin Devamı

Ekmekleri hafifçe ısıtın. Mümkünse iç yüzeyini çok az tereyağıyla kızartın.

Önce sosisi yerleştirin, üzerine karamelize soğanı ekleyin. Ardından ballı hardal sosunu gezdirin.

İnce doğranmış turşu ve birkaç yaprak rokayla tazelik katabilirsiniz. İsterseniz en üste biraz peynir ekleyip sıcaklıkla hafif erimesini sağlayabilirsiniz.

Yazarın Tüm Yazıları