GeriCihan ŞENSÖZLÜ Sanat ve modada yeni bir çağ mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sanat ve modada yeni bir çağ mı?

Devir değişiyor, hayat dijitale dönüyor.

İleride dijital paraların gerçek paraların yerini alacağına emin gibiyiz.

Mart ayının başında, Twitter CEO’su Jack Dorsey tarafından 15 yıl önce atılan ilk tweet’in 2.5 milyon dolara satılmasına şaşırmıştık.

Geçen hafta da Beeple olarak bilinen dijital artist Mike Winkelmann tarafından 5 bin günden fazla sürede yapılan çizimlerle oluşturulan “Everydays: The First 5000 Days” isimli dijital sanat eseri, açık artırmayla tam 69.3 milyon dolara satıldı.

Kripto parayla satılan bu eseri alan kişinin adı hâlâ gizli.

Fiziksel dünyadan dijital dünyaya geçişe başka bir çarpıcı örnek ise Gucci’nin dijital sneakers satmaya başlaması oldu kesinlikle.

Bu sneakers’ları evden çıkarken giyemezsiniz ama Instagram’a fotoğraf yüklerken kombininizi tamamlayabilirsiniz ya da markanın anlaşmalı olduğu dijital oyunlardaki karakterlerinize giydirebilirsiniz.

Ne dersiniz, artık dijital varlıkların zenginliğin en önemli göstergelerinden biri olduğunu söyleyebilir miyiz?

Ama yastık altına kripto paraları nasıl atacağız, biri bana açıklasın!

Değişik bir geceydi

Özlemişiz ödül gecelerini izlemeyi, sosyal mecralarda yayınlanan fotoğraf ve videoları takip etmeyi...

Amerika’nın en prestijli ödül törenlerinden 63. Grammy Ödülleri, geçtiğimiz pazar sahiplerini buldu.

Eee tabii ki içinde bulunduğunuz dönemden dolayı hazırlıklar pandemiye göre yapılmıştı.

Katılan herkes maskesiyle iki kişilik küçük masa düzeninde, sosyal mesafeye uygun şekilde oturuyordu.

Kırmızı halı havası ve ödül alan starların sahne şovları da gecenin en güzel görüntülerindendi.

Buyurun benim radarıma takılanlar...

Beyoncé’nin 9 dalda ödülleri toplayıp geceye şıklığıyla damgasını vurması...

9 yaşındaki Blue Ivy Carter’ın annesi Beyoncé ve Wizkid ile seslendirdiği “Brown Skin Girl” şarkısının klibinin “en iyi müzik videosu” seçilmesi...

Blue Ivy’nin 2002 yılında 8 yaşındaki Leah Peasall’dan sonra ödül kazanan en genç ikinci insan olması...

“En iyi pop vokal” ödülünü alan Dua Lipa’nın Versace kıyafetleriyle gecenin en şıkları arasında yer alması...

Taylor Swift’in geceye zorla getirilmiş gibi makyajının az, saçının fazla dağınık olması... Neyse ki Oscar de la Renta elbisesi kurtarmış onu...

Megan Thee Stallion’ın gecedeki sahne şovu muhteşemdi. Ayrıca kırmızı halı esnasındaki turuncu elbisesi ve takıları, hatta hepsinin önüne geçen özgüveni ayakta alkışlanmayı hak ediyordu...

Grammy’yi geride bıraktık. Şimdi Oscar adaylarının da açıklanmasıyla beraber heyecanla nasıl gerçekleşeceğini düşündüğüm Oscar gecesini bekliyorum...

Sanat ve modada yeni bir çağ mı

 

X

Proje değil gerçek aşk

Yanılmadım dersem, yalan olur! Aşklarının ilk başladığı zamanlarda köşemde yer verdiğim çiftin proje aşkı yaşıyor olabileceğini söylemiştim.

 Hatta “öyle bir şey yok” diye telefonlar da almıştım çiftin yakın çevresinden... Gel zaman, git zaman aşklarını doludizgin yaşayıp mutluluk pozları veren çiftimizden evlilik kararı çıktı!

Evet, uluslararası başarımız Cedi Osman ve güzel oyuncumuz Ebru Şahin’den bahsediyorum! İki gün önce Kapadokya’da evlilik teklifi eden Cedi Osman, Ebru Şahin’den “evet” cevabını aldı. Bu özel anları sosyal medya hesaplarından paylaşan çifte bir ömür boyu mutluklar diliyorum ben de...
Televizyondaki magazin yorumcularının sık sık söylediği gibi onlar da bana inat mı evleniyor? Yoksa öyle bir şey yoktu dermişim... Şaka şaka tabii ki! Umarım düğüne beni de çağırırsınız, ne de olsa inanmamıştım ilk başta, şimdi ayakta alkışlamak benim görevim.

Kim ne derse desin
Bir insanın adım atması olay olur mu, olur! Senelerdir popüler kültürün dünyadaki bayrağını elinde en önde tutan, dokunduğu herkesi zirveye taşıyan isim Kim Kardashian, hafta sonu gerçekleşen Met Gala’nın kırmızı halısına damgasını vurdu. Aslında simsiyah, tepeden tırnağa kapalı, hiçbir yeri gözükmeyen Kardashian, Amerikan kültürü konseptindeki galaya Balenciaga markasının kıyafetiyle katıldı.

Yazının Devamını Oku

Avrupa turu

Size bir şey itiraf edeyim mi...



Sanki onca ülkeyi gezmemişim, onca seyahat etmemişim, ilk defa Avrupa’ya gidiyormuşum gibi heyecanlandım geçen hafta.
Evet, uzun sürenin ardından Fransa’nın Nice şehrinden Avrupa seyahatime başladım.
Türkiye’nin “kırmızı bölge” olarak adlandırılan listede olmasının yarattığı hafif bir endişe vardı tabii ki.
Bir de ikinci doz aşımın üzerinden en az 14 gün geçirmiş olmam gerekiyordu ve ben tam 14’üncü günde gittim.
THY uçağının tekerlerinin Fransa Nice Havaalanı’na değmesiyle beni aldı bir heyecan.

Yazının Devamını Oku

Boğaz’ın yeni incisi

Ha geldi ha gelecek, ha bugün ha yarın diye diye sonunda geldi.

“Kim, kim?” demeyin, Mandarin Oriental Bosphorus’tan bahsediyorum.
Evet, geçtiğimiz haftalarda açılan ve hızlı bir şekilde sezona dahil olan işletme, çok amaçlı kullanım için planlanmış.
Otel, açık alan davet yerleri, iç mekan toplantı salonları, iki dünya markası restoranı (Novikov ve Hakkasan) ve eksi 2’nci katta yer alan after party mekanı ile hizmet verecek.
Birçok düğün sahibi, tarih alabilmek için şimdiden sıraya girmiş bile.
Otelin odalarını gezdim.
Genellikle süit ağırlıklı ve tamamen deniz manzaralı bu işletmede keyifli bir gün geçirmemek mümkün değil.
Spor salonu da birçok otelinkine göre fazlasıyla büyük. Üye olanlar, lobiye hiç uğramadan, direkt olarak salon katına girebiliyor.

Yazının Devamını Oku

Yazın Z raporu

Evet, koca bir yaz mevsimi neredeyse bitti. Önümüzdeki hafta artık eylül ayı bizlerle olacak.

Ben de dün itibarıyla Ege ve Güney sahillerimizdeki tatillerimi bitirip şehre dönüş yapmış bulunmaktayım.
Acısıyla tatlısıyla geçirdiğimiz yaz ayında aklımızda kalanlar, mevsime damga vuranlar, kavgalar gürültüler, gözümüzü gönlümüzü açanlar oldu.
Benim aklımda kalanları sizlerle paylaşıyorum.
Bakalım bana ne kadar katılacaksınız...
◊ Yazın en hit tatil beldesi:
Çeşme (Haziran, temmuz, ağustos aylarında herkesin akın ettiği yazlık beldemiz sezonun kazananı oldu.)
◊ Yazın en iyi çıkış yapan mekanı:

Yazının Devamını Oku

Hande şov

Bu hafta sosyal medyaya damga vuran isim, pozlarıyla Hande Erçel oldu.


Bodrum’a giden ve tatil fotoğraflarını hafif dozlarla paylaşmaya başlayan genç oyuncunun kıyafet tercihleri, yaşına ve fiziğine uygun şekilde seçilmişti.
En ateşli pozu ise önceki gün geldi.
Dilara Fındıkoğlu tasarımı kırmızı mayokinisiyle çektirdiği fotoğraflar büyük ses getirdi.
Enerjisi de güzeldi oyuncunun.
Fotoğraflardan bile anlaşılıyor, aşk yaramış Erçel’e.
Ama beklentiyi yükselttin sevgili Erçel, artık daha iyi pozlar bekliyoruz senden...

Yazının Devamını Oku

Biraz abartı var sanki...

Geçtiğimiz yıl dijital platformda gösterilen ve ses getiren “365 Gün” adlı filminin yakışıklı başrol oyuncusu Michele Morrone, İstanbul’a geldi.


Filmde düzgün fiziği ve erotik sahneleriyle dikkat çeken İtalyan aktörün bu ziyaretinin sebebi estetik ve bakım işleriymiş...
Birkaç güne detayları zaten ortaya çıkar.
Beni asıl şaşırtan Morrone’nin sosyal medyasına İstanbul’a uçuş biletinin fotoğrafını koymasıyla telefonumun susmaması oldu.
“Sen bilirsin, nereye geliyor”, “nerelere gidecek” sorularıyla olaya Çeşme’den vakıf oldum...
Yakışıklı erotik oyuncumuz (bana göre sosyal medya fenomeni demek daha doğru) İstanbul’a gelmesi güzel şehrimizi karıştırdı, herkes onu arar oldu.
Ama nedense bana bu ilgi biraz abartı geldi. Adam yakışıklı ve karizmatik biri ama sakin olalım, bir Brad Pitt de değil...

Beklediğimden iyiydi...

Yazının Devamını Oku

İçimiz yanarken...

Yanan sadece ormanlarımız değil, nefes alanlarımız ve geleceğimiz...


Ünlüsü köylüsü, öğretmeni polisi yangınları söndürmek için mücadele ediyor. Peki klavye delikanlıları ne yapıyor?
Yine art diye peşinde, yargı dağıtıyor...
Bırakın artık, içimizin yandığı, çocuklarımızın geleceğinin tehlikeye düştüğü bu dönemde eleştiri yapmayı, milleti galeyana getirmeyi...
Yanan yerler imara açılırsa o zaman tepki veririz, oralara otel yapılırsa o zaman müdahale ederiz.
Şimdi sosyal medya gücünü kitleleri yardıma teşvik için kullanalım.
Bırakalım ona buna laf atmayı, vicdanı olan herkes üzerine düşeni yapıyor. Olaylara duyarsız kalanları küfür ve hakaret etmek yerine bir tuşla takip etmeyi bırakabilirsiniz...

Yazının Devamını Oku

Sosyetede yüzük şoku

Son günlerde şehirde konuşulan yeni bir olayı sizinle de paylaşayım.


Orta yaş üstü sosyetik kadın ekiplerimizden birinde yaşanmış bu olay.
Yaz tatillerine ara verip İstanbul’a dönen ve “Bir akşam yemek yiyelim” diye sözleşen hanımlarımız, Arnavutköy civarında bir balıkçıya gitmiş.
Kadınlardan biri, kendisine hayran olan işadamından hediye gelen 10 bin dolarlık yüzüğünü gösterip diğerlerine hava atmış.
Yüzük elden ele dolaşmış, sonra arkadaşlar koyu bir sohbete dalmış.
Gecenin sonuna da herkes evinin yolunu tutmuş.
Ancak yüzüğüyle hava atan sosyetik hanımımız eve döndüğünde büyük bir şok yaşamış.

Yazının Devamını Oku

Şehirde neler oluyor...

Beni bu pandemi mi değiştirdi, yoksa uzun zamandır tatil havasında olduğum için şehir hayatını mı özledim nedir; bayramı İstanbul’da geçiriyorum.Evet, bir yaz ayı ve ben İstanbul’dayım!


“Niye, ne var?” demeyin. 2009 yılından beri yaz aylarında hep Bodrum’da çalıştığım için hiç şehirde kalamıyordum.
Aslına bakarsanız Bodrum’daki yoğunluğu ve bu durumun yol açtığı eksikleri görünce, İstanbul’da olduğuma sevinmedim diyemem.
Tabii şehirde boş oturmak olmaz. Hazır trafiksiz yakalamışım İstanbul’u, pır pır döneyim dedim.
Neler mi yaptım...
Nobu:
Ritz-Carlton Otel’in içinde hizmete giren Nobu’nun açılışına katılamamıştım. Arkadaşlarımla rezervasyon yaptırıp gittik. Nobu’yu Türkiye’ye 2014 yılında Bodrum’da işletmelerini yaptığım grupla getirmiştik. İki sezon sonra sessiz sedasız çekilmişti Türkiye’den Nobu markası.

Yazının Devamını Oku

Hesap döner sap döner

Geçen hafta Bodrum’daydım. Gündüzleri evde dinlendim, akşamları sosyalleştim.


Geçen haftaki yazımda da bahsettiğim gibi ünlü sanatçıların sahneye çıktığı mekanlara gittim.
Ama her masada aynı şeyle karşılaştım; hesaplar fazla kabarık geldi.
Bodrum bu sene gerçekten çok pahalı.
Ama gelin görün ki her yer hıncahınç.
Kapılarını yeniden açan mağazalar alışveriş ciroları kırıyor.
Tam bir girdap havasında Bodrum bu sezon. Giren çıkamıyor, çıkan geri gelmek istiyor.

Yazının Devamını Oku

Barıştık mı?

Gülsem mi, ağlasam mı, üzülsem mi bilemedim ama eğlenceli bir diyalog oldu benim için. İki sene önce hakkında yazdığım yazıdan dolayı benimle konuşmayan yeni gelinimiz Zeynep Bastık’la geçtiğimiz hafta bir arkadaşın evinde denk geldik.

Tatlı tatlı herkese “Merhaba, ben Zeynep” diye gülümseyerek geliyordu. Ta ki beni görene kadar. Görünce bir dondu kaldı, ne yapacağını şaşırdı Bastık.

Biraz rahatlatayım onu diye “Barıştık mı Zeynep?” deyiverdim.

Cevap geldi “Hayır” diye.

Ben de “Peki” deyip yanımdaki arkadaşımla sohbete devam ettim.

E ne yapayım şimdi?

Sahne performansını eleştirdim, şahit olduğum olayı yazdım diye küstü bana. Zeytin dalı uzatayım dedim, eee onu da kabul etmedi.

Neyse artık evlendi barklandı, belki önyargıları, düşünceleri değişir, eleştiriye açık olur sevgili Zeynep Bastık.

Bir ömür boyu mutluluklar tatlışım, en kısa zamanda karşılaşmak dileğiyle ha ha ha!

Yazının Devamını Oku

Bayram havası

Sizlere bir şey söyleyeyim mi; eğlence ve hizmet sektörü bugünü resmen bayram ilan etmiş durumda...

Sanatçıların büyük bölümü, art arda konser takvimlerini yayınladı.Hepsi de ilk defa sahneye çıkacakmış gibi heyecanlı.

Ben, Çeşme’de tatildeyim. “1 Temmuz mekan açılma kutlamalarıma” da buradan devam edeceğim.

Öyle yoğun bir gündemim var ki bugün...

Öncelikle Cahide Çeşme’nin açılış konserine uğrayacağım. Mekanda sahneye Kenan Doğulu çıkacak.

Hemen yanında Berkay’ın sahnesi var, ona bir göz atacağım.

Ardından yeni açılış yapacak iki mekana gideceğim.

Yazarken yoruldum! Ama inanın çok özledim mekan mekan gezmeyi.

Bakalım devam eden aşılama sürecinde bizleri daha neler bekliyor.

Yazının Devamını Oku

Aynı gün paylaşmak

Gittiği mekanlarda çektiği fotoğraf ve videoları Instagram’da aynı gün değil de birkaç gün sonra paylaşan arkadaşlarım var. Sonunda dayanamadım, böyle yapan bir kız arkadaşıma “Neden fotoğraflarını sonraki günlerde paylaşıyorsun?” diye sordum.


Şöyle dedi:
“Cihannacığım o anda dikkatli bakamıyorum fotoğraflara. Sonradan güzel bulduklarımı paylaşıyorum. Videoları dikkatlice izliyorum, konuşmalarda sıkıntılı bir şey var mı diye.”
“Eee bunları mekandayken de yapabilirsin” dediğimde ise bizim küçük şeytan kızımız bombayı patlattı:
“Görüştüğüm iki kişi var. Biriyle beraberken diğeri beni o sırada evde biliyor. Kendi kendimi patlatır mıyım? Birkaç gün sonra paylaşıyorum, ‘Aman eskilerden koydum’ deyip konuyu kapatıyorum!”
Vallahi ben mekana daha girmeden paylaşmaya başlıyorum story’leri, postları.
Bir de böyle deneyeyim bakayım.

Yazının Devamını Oku

Siz yapmayın ya!

İki gündür ortalık karıştı... 40 yıllık dostlar bir yanlış anlaşılma nedeniyle birbirine girdi resmen...


Kimden mi bahsediyorum? Tabii ki Seda Sayan ve Mehmet Ali Erbil ikilisinden...
Her şey Mali'nin bir arkadaşının koyduğu Instagram Hikayesi’ni repost etmesiyle başladı.
Erbil’in Seda Sayan’a gönderme yaptığını düşünen herkes Miami’de tatil yapan Seda ablamızı gaza getirdi.
2 saatte tabiri caizse çarşı pazar birbirine girdi. Senelerdir kavga etmeyen, kardeş gibi olan ikili sosyal medya üzerinden birbirleri hakkında ağır ithamlarda bulundu.
Allah’tan erken frene basıp ‘ne yapıyoruz’ dediler ama tabii tüm magazin sayfaları açıklamalarını çoktan yayınlamıştı.
Mehmet Ali Erbil ile Çeşme’de karşılaştım.

Yazının Devamını Oku

Cihanna Çeşme’den bildiriyor

Nisan ayında başladığım gezi rehberime Çeşme’yle devam ediyorum. Çeşme’de tam anlamıyla sezon açılmamasına rağmen hafta sonu kalabalığı hayli fazlaydı. Mekanlar, sezona yetişmek için var güçleriyle hazırlanıyorlar. Hazır olanlar ise kapanma saatlerine kadar tıklım tıklım dolu. Buyurun kısa bir Çeşme turu...

∆ Yuzu Beach:

300 kişi kapasiteli mekan, Çeşme’nin popüler beach’lerinden. Menüsünde suşiden hamburgere çok şey var. Cihan Anadoloğlu’nun bar danışmanlığı verdiği mekanın kokteyllerini deneyimlemelisiniz.

Denizin ortasına kurulan futbol sahasında maç yapabileceğiniz mekanda ayrıca ayak tenisi ve plaj voleybolu oynayabilirsiniz.

Hafta sonları müziğin ritmine kapılıp yerinizde dans edebilirsiniz. Bu arada pazar günleri Jabbar canlı müzik yapacakmış.

∆ Elias Beach & Restaurant:

Eski adı Rise and Shine olan beach, bu sene 180 derece konsept değişikliğiyle Elisa olarak hizmet verecek. Yunan aşçısıyla süper bir mutfağa sahip mekanda deniz mahsullerini keyifle tüketebilirsiniz. Denizin ortasına kurulan DJ kabini ile beach eğlencelerine dahil olabilirsiniz. İşletme ekibi de tecrübeli.

∆ Limon Köyiçi:

Senelerdir müşterilerinin eline bir limon verip fotoğraf çeken mekan, ambiyansı, Türkçe müzikleri ve geniş menüsüyle sezona erken başlayanlar arasında. Her akşam dolu. Alaçatı sokaklarında yürürken içeriye girin derim...

Yazının Devamını Oku

Müziğin sesi yükselmeli

Söylendiği gibi haziran ayının gelmesiyle yavaş yavaş normalleşme havasına girilmeye başlandı.


İlk gün heyecanıyla okula gider gibi mekanlara gitmeye başladık.
Mekan sahiplerinin yüzü hafif de olsa gülmeye başladı.
Hele çalışan arkadaşların heyecanı, hevesi görseniz, ilk iş hayatına atıldıkları günkü gibi resmen. Umarım bundan sonra kapanmalar olmaz, keyifle devam eder yaşantımız. Gece mekanlarına açılma sırası henüz gelemedi.
Bu mekanların haziran sonrası açılması bekleniyor.
Sanatçı ve müzisyenler için ise gerçekten sıkıntılı bir süreç.
Yaklaşık 16 aydır müziğin sesi kesildi Türkiye’de, hatta tüm dünyada.

Yazının Devamını Oku

Sezon eksikleri

Geçen hafta sonu uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla vakit geçirmek için Bodrum Edition Otel’e gittim.

Geçen hafta sonu uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla vakit geçirmek için Bodrum Edition Otel’e gittim.
Sezonun erken açılması ve yaşanan pandemi döneminin de etkisiyle sıkıntılı bir başlangıç oldu benim için.
Neden mi, işte sebepleri...
◊ Fiyat bilgisi almak için oteli, giriş yapmadan 2 gün önce aradım. Otele geldiğim gün “Size dönüş yapamadık” denildi...
◊ Akşam bir grup arkadaş yemek yerken, masadaki hamile arkadaş “Hamile olduğum için deniz ürünleri yiyemiyorum, tavuk rica edebilir miyim?” diye sordu, ancak “Maalesef tavuk yok” yanıtıyla karşılaştı...
◊ Hadi sezon başı, çok eksikleri vardır diye servis yavaşlığına ve eksikliğine laf etmeyeyim diyorum ama istenen fiyatlar karşılığında da her şeyin en iyisi olması gerekiyor...
◊ Oda servisi personeli yemekleri yetiştirme telaşıyla hızlı bir servis çıkarıyor, buna rağmen gelen yemekler buz gibi...

Yazının Devamını Oku

Her zevke uygun tatil

Gidenler iyi bilirler, Marmaris’te hizmet veren D Maris her zevke uygun bir tatil anlayışı sunuyor. Sessiz sedasız güneşlenmek ve kafa dinlemek isterseniz otelin Silence Beach’i (Sessiz Beach) tam size göre...


Yok, ‘ben hareket istiyorum, çoluk çocuk eğlenelim’ diyorsanız, rotanız otelin ana plajı olsun... Ana plajda yer alan Maris Kitchen’da keyifli bir yemek yiyip dostlarınızla sohbet edebilirsiniz...
Canınız şöyle güzel bir deniz mahsullü makarna, ahtapot ızgara çektiyse sizi otelin sonunda yer alan La Guérite’ye alalım...
Zuma ve Manos’un restoranları da otel içinde hizmet veriyor. Ancak iki mekanda da pandemi kuralları gereği henüz eğlence başlamadı...
Yasakların kalkmasıyla otelin misafirleri bu mekanlarda doyasıya eğlenme fırsatı da yakalayacak.
Henüz tatil planı yapmadıysanız D Maris’i listesine alabilirsiniz, benden söylemesi...
Unutmadan bir de not düşeyim, otele şimdilik pandemi kuralları çerçevesinde tekneyle ve dışarıdan giriş yapmak yasak.

Yazının Devamını Oku

Hedefim 17 günde 5 kilo vermek

17 günlük kısıtlamayı yaza hazırlanarak değerlendirmeyi tercih ettim ve son günlerin popüler sağlıklı yaşam merkezi Vitalica Wellness Bodrum’a geldim.


Sabah programımız 08.30’da spor salonunda ya da otelin parkurunda yürüyüş yapmakla başlıyor.
Gün boyunca yoga, fitness, meditasyon gibi derslerimiz var.
Bunun yanında gün içinde takviye serum desteklerimizi alıyoruz.
Favorilerim; bağışıklık destekleyici IV serum ile mutluluk ve zindelik hissi veren serotonin takviyesi.
Yemeklerimiz, Vitalica Wellness binasında bulunan restoranda servis ediliyor.
Ben dün güne glütensiz granola ile başladım.

Yazının Devamını Oku

Yıldız’dan dar alanda kısa paslaşmalar

Pandemide işsiz kalan müzisyenler için başlatılan challenge’a Yıldız Tilbe de katıldı.


Tilbe’nin sanatçı arkadaşlarına attığı pasları bütün hafta heyecan ve merakla takip ettim.
Tarkan, “Amacını anlamadım” mesajıyla pası karşılıksız bıraktı.
Ardından Gülşen, kayınvalidesinin vefatı sebebiyle es geçti. Tilbe topu en son Gülben Ergen’e gönderdi, Ergen vurdu ve gol oldu şükür!
Yoksa Yıldızımız Tilbemiz pas atmalara doyamadan çılgınca yattığı yerden devam edecekti serbest vuruşlarına. Şimdi top Seda Sayan’da. Senin de pasını beklemedeyiz Sultan...
Ay yazarken benim başım döndü resmen.
Neyse, bu olayda en çok hoşuma giden, Yıldız Tilbe’nin Gülben Ergen’e pas atarken “Al sana challenge, olmazsa geri yolla, kalede ben varım” demesi oldu. O “kalede ben varım” mesajındaki özgüveni herhalde sadece ben hissetmedim. “Ayağınızı denk alın” der havasındaydı Yıldız...

Gerçek bir jön

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI