GeriCihan ŞENSÖZLÜ Proje değil gerçek aşk
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Proje değil gerçek aşk

Yanılmadım dersem, yalan olur! Aşklarının ilk başladığı zamanlarda köşemde yer verdiğim çiftin proje aşkı yaşıyor olabileceğini söylemiştim.

 Hatta “öyle bir şey yok” diye telefonlar da almıştım çiftin yakın çevresinden... Gel zaman, git zaman aşklarını doludizgin yaşayıp mutluluk pozları veren çiftimizden evlilik kararı çıktı!
Proje değil gerçek aşk
Evet, uluslararası başarımız Cedi Osman ve güzel oyuncumuz Ebru Şahin’den bahsediyorum! İki gün önce Kapadokya’da evlilik teklifi eden Cedi Osman, Ebru Şahin’den “evet” cevabını aldı. Bu özel anları sosyal medya hesaplarından paylaşan çifte bir ömür boyu mutluklar diliyorum ben de...
Televizyondaki magazin yorumcularının sık sık söylediği gibi onlar da bana inat mı evleniyor? Yoksa öyle bir şey yoktu dermişim... Şaka şaka tabii ki! Umarım düğüne beni de çağırırsınız, ne de olsa inanmamıştım ilk başta, şimdi ayakta alkışlamak benim görevim.

Kim ne derse desin
Bir insanın adım atması olay olur mu, olur! Senelerdir popüler kültürün dünyadaki bayrağını elinde en önde tutan, dokunduğu herkesi zirveye taşıyan isim Kim Kardashian, hafta sonu gerçekleşen Met Gala’nın kırmızı halısına damgasını vurdu. Aslında simsiyah, tepeden tırnağa kapalı, hiçbir yeri gözükmeyen Kardashian, Amerikan kültürü konseptindeki galaya Balenciaga markasının kıyafetiyle katıldı.

Proje değil gerçek aşk

Amerikan kültürünü simgeleyen bu kıyafet dünya gündemine damgasını vurdu.
Yastık yorganla gelen ünlülerin gündem olurum diye saçmaladığı galada, sadelikle galanın önüne geçmeyi başardı.
İkonik kadın bakalım bir sonraki adımında bize ne daha şoklar yaşatacak...

 

X

İstanbul’da neler oluyor?

Gece eğlencelerinde saatler yavaş yavaş uzamaya, eğlence tutkunları özlemini duydukları gecelere uzun süre sonra yeniden adapte olmaya başladı. Çok da zor olmadı aslında. Peki İstanbul’da yeni neler var? Gittim, gezdim ve sizler için yazdım.

Yeni adres Galataport

Galataport, uzun hazırlıklar sonucu eksikleri olsa da kapılarını açtı.
Resmi açılışını 29 Ekim’de (yarın) yapacak olan Galataport, birçok markayla İstanbul’a yeni bir soluk getirmeye aday.
Büyük cruise gemilerinin yanaşmaya başladığı mekanların hummalı bir şekilde çalıştığı yerde, mağazalar da hazırlıklarını son sürat sürdürüyor.
Sahil kısmında boydan boya yürüyüşünüzü yaparken, mekanlara göz atıp canınız nereyi istiyorsa oturabileceğiniz yerler açılıyor. Bodrum’un meşhur balık restoranı Sait en başta konumlanıyor. Hemen altında Londra ve Dubai’de de yer alan Roka Restoran hizmete girecek. Açılış şubat ayında.
Onun hemen yanında senelerin Karaköy Liman Lokantası var. Mekan, hazırlıklarının çoğunu bitirmiş, kapılarını açmış bile. Değişmeyen menüsü, hatta eklemeleriyle gayet başarılı bir mutfak çıkarmışlar. Yanında da Beymen mağazası açılıyor, şubat ayında.
Gençler için Popülist isimli, 600 kişilik bir mekan yapılmış Galataport’ta. Teras katını da 150 kişi kapasiteli etkinlik alanı yapmışlar.

Yazının Devamını Oku

Değişen bir Fahriye

Senelerdir hep “kaprisli” denildiğini duyardım Fahriye Evcen için.


“Birlikte çalışması en zor sanatçılardan” derlerdi.
Ama görüyorum ki enerjisi 180 derece değişmiş oyuncunun. Giyim tarzı, sosyal medya fotoğrafları, eşi Burak Özçivit’in davetinde magazinci arkadaşlara verdiği röportajdaki sıcaklığı inanılmaz hoşuma gitti. Demek ki anne olduğu için uzun ara verdiği setlere dönmek yaramış Fahriye Evcen’e...

İzmir çıkarmasının ardından

Avrupa seyahatine çıkamadığım haftalarda Türkiye’de bir yerlere gidiyorum ya da gitmeye çalışıyorum.
Geçen hafta sonu da bir İzmir çıkarması yaptık arkadaşlarla.
İki yakın arkadaşımızın açtığı İzmir Marriott Hotel’de gerçekleşen partiye katıldık.

Yazının Devamını Oku

Paris’te neler oluyor

Paris Moda Haftası’nın bitmesinin ardından şehre gittim.

5 günlük Paris turum bana nasıl iyi geldi anlatamam...
Hele hele hava sıcaklığının 25-26 derecelerde olması, güneşin iç ısıtması paha biçilmezdi.
Gelelim Paris’te olup bitenlere...
Burada hayat normale dönmüş dersem, eksik söylemiş olurum. Normalin de üstünde yaşanmaya başlanmış Paris’te.
Bütün restoranlar açılmış ve neredeyse hepsi tamamen dolu. Gece kulüplerinin önündeki uzun kuyruklar, diğer sokaklara taşmaya başlamış. Kulüplerin içinde adım atmak, dans etmek kalabalıktan zor olsa da her şey çok güzel.
Özlediğimden herhalde, sabahlara kadar dans ettim, yeni yeni arkadaşlar edindim.
Sadece garibime giden şu oldu... Dün dönerken havaalanında hiçbir kafe, mağaza ve lounge’un açık olmadığını gördüm.

Yazının Devamını Oku

Fotoğraf çekme haftası bitti mi?

Geçtiğimiz hafta normalde Paris Moda Haftası’nda olmam gerekiyordu.


Ufak tefek aksilikler yüzünden gidemedim.
Zaten sosyal medyada gördüğüm manzara karşısında da “İyi ki buradaymışım” dedim.
Tamam, moda haftası paylaşımlarında gerçekten renkli, eğlenceli kareler vardı.
Sosyal medya fenomeni arkadaşlarımın güzel kombinli fotoğraflarına da like üstüne like attım...
Amma velakin sırf moda haftası var diye biletini alıp koştur koştur Paris’e giden, belki de şehri ilk kez ziyaret eden bazı isimleri de garipsedim.
Eee be yavrucuğum senin ne işin var moda haftası zamanı oralarda?

Yazının Devamını Oku

Restoran önü öpüşmeler

Birkaç gündür Ulus’ta genç bir çiftimizi hep öpüşürken görüyorum.


Bir restoranın aşağısındaki ağacın altında ya da mekanın biraz yukarısına park etmiş arabaların arasında oluyorlar genelde...
Geçtiğimiz gün arkadaşımı evine bırakmış dönerken aynı çifti yine aynı yerde gördüm.
Öpücüklere boğuyorlardı birbirlerini.
Dayanamadım, arabanın camını açtım, “Yahu gençler size bir şey sorabilir miyim” dedim.
Bıçkın delikanlımız dönüp “Buyur abi” dedi.
“Siz beraber misiniz, yoksa buradaki restoranda mı tanıştınız, merak ettim” diye sordum.

Yazının Devamını Oku

Eski köye yeni adetler

Mekanların uzun süre kapalı kalmasından mıdır nedir bilmiyorum, bu hafta gittiğim yerlerde gördüğüm bazı uygulamalar bana biraz saçma geldi...


Bu hafta fazla sosyalleştim. Eski günlerdeki gibi haftamı davetler, doğum günleri, mekan açılışlarıyla geçirdim.
Birkaç mekanda başıma gelenler ve duyduklarım karşısında oluşan surat ifademe o an yanımda olan arkadaşlarım hâlâ gülüyor.
Mesela...
Six Senses Hotel Sarıyer:
Pazar günü kahvaltı ettiğim başka bir mekandan Six Senses Otel’e geçtim.
Ekip çok tatlı bir şekilde masama kadar eşlik etti.

Yazının Devamını Oku

Avrupa turu

Size bir şey itiraf edeyim mi...



Sanki onca ülkeyi gezmemişim, onca seyahat etmemişim, ilk defa Avrupa’ya gidiyormuşum gibi heyecanlandım geçen hafta.
Evet, uzun sürenin ardından Fransa’nın Nice şehrinden Avrupa seyahatime başladım.
Türkiye’nin “kırmızı bölge” olarak adlandırılan listede olmasının yarattığı hafif bir endişe vardı tabii ki.
Bir de ikinci doz aşımın üzerinden en az 14 gün geçirmiş olmam gerekiyordu ve ben tam 14’üncü günde gittim.
THY uçağının tekerlerinin Fransa Nice Havaalanı’na değmesiyle beni aldı bir heyecan.

Yazının Devamını Oku

Boğaz’ın yeni incisi

Ha geldi ha gelecek, ha bugün ha yarın diye diye sonunda geldi.

“Kim, kim?” demeyin, Mandarin Oriental Bosphorus’tan bahsediyorum.
Evet, geçtiğimiz haftalarda açılan ve hızlı bir şekilde sezona dahil olan işletme, çok amaçlı kullanım için planlanmış.
Otel, açık alan davet yerleri, iç mekan toplantı salonları, iki dünya markası restoranı (Novikov ve Hakkasan) ve eksi 2’nci katta yer alan after party mekanı ile hizmet verecek.
Birçok düğün sahibi, tarih alabilmek için şimdiden sıraya girmiş bile.
Otelin odalarını gezdim.
Genellikle süit ağırlıklı ve tamamen deniz manzaralı bu işletmede keyifli bir gün geçirmemek mümkün değil.
Spor salonu da birçok otelinkine göre fazlasıyla büyük. Üye olanlar, lobiye hiç uğramadan, direkt olarak salon katına girebiliyor.

Yazının Devamını Oku

Yazın Z raporu

Evet, koca bir yaz mevsimi neredeyse bitti. Önümüzdeki hafta artık eylül ayı bizlerle olacak.

Ben de dün itibarıyla Ege ve Güney sahillerimizdeki tatillerimi bitirip şehre dönüş yapmış bulunmaktayım.
Acısıyla tatlısıyla geçirdiğimiz yaz ayında aklımızda kalanlar, mevsime damga vuranlar, kavgalar gürültüler, gözümüzü gönlümüzü açanlar oldu.
Benim aklımda kalanları sizlerle paylaşıyorum.
Bakalım bana ne kadar katılacaksınız...
◊ Yazın en hit tatil beldesi:
Çeşme (Haziran, temmuz, ağustos aylarında herkesin akın ettiği yazlık beldemiz sezonun kazananı oldu.)
◊ Yazın en iyi çıkış yapan mekanı:

Yazının Devamını Oku

Hande şov

Bu hafta sosyal medyaya damga vuran isim, pozlarıyla Hande Erçel oldu.


Bodrum’a giden ve tatil fotoğraflarını hafif dozlarla paylaşmaya başlayan genç oyuncunun kıyafet tercihleri, yaşına ve fiziğine uygun şekilde seçilmişti.
En ateşli pozu ise önceki gün geldi.
Dilara Fındıkoğlu tasarımı kırmızı mayokinisiyle çektirdiği fotoğraflar büyük ses getirdi.
Enerjisi de güzeldi oyuncunun.
Fotoğraflardan bile anlaşılıyor, aşk yaramış Erçel’e.
Ama beklentiyi yükselttin sevgili Erçel, artık daha iyi pozlar bekliyoruz senden...

Yazının Devamını Oku

Biraz abartı var sanki...

Geçtiğimiz yıl dijital platformda gösterilen ve ses getiren “365 Gün” adlı filminin yakışıklı başrol oyuncusu Michele Morrone, İstanbul’a geldi.


Filmde düzgün fiziği ve erotik sahneleriyle dikkat çeken İtalyan aktörün bu ziyaretinin sebebi estetik ve bakım işleriymiş...
Birkaç güne detayları zaten ortaya çıkar.
Beni asıl şaşırtan Morrone’nin sosyal medyasına İstanbul’a uçuş biletinin fotoğrafını koymasıyla telefonumun susmaması oldu.
“Sen bilirsin, nereye geliyor”, “nerelere gidecek” sorularıyla olaya Çeşme’den vakıf oldum...
Yakışıklı erotik oyuncumuz (bana göre sosyal medya fenomeni demek daha doğru) İstanbul’a gelmesi güzel şehrimizi karıştırdı, herkes onu arar oldu.
Ama nedense bana bu ilgi biraz abartı geldi. Adam yakışıklı ve karizmatik biri ama sakin olalım, bir Brad Pitt de değil...

Beklediğimden iyiydi...

Yazının Devamını Oku

İçimiz yanarken...

Yanan sadece ormanlarımız değil, nefes alanlarımız ve geleceğimiz...


Ünlüsü köylüsü, öğretmeni polisi yangınları söndürmek için mücadele ediyor. Peki klavye delikanlıları ne yapıyor?
Yine art diye peşinde, yargı dağıtıyor...
Bırakın artık, içimizin yandığı, çocuklarımızın geleceğinin tehlikeye düştüğü bu dönemde eleştiri yapmayı, milleti galeyana getirmeyi...
Yanan yerler imara açılırsa o zaman tepki veririz, oralara otel yapılırsa o zaman müdahale ederiz.
Şimdi sosyal medya gücünü kitleleri yardıma teşvik için kullanalım.
Bırakalım ona buna laf atmayı, vicdanı olan herkes üzerine düşeni yapıyor. Olaylara duyarsız kalanları küfür ve hakaret etmek yerine bir tuşla takip etmeyi bırakabilirsiniz...

Yazının Devamını Oku

Sosyetede yüzük şoku

Son günlerde şehirde konuşulan yeni bir olayı sizinle de paylaşayım.


Orta yaş üstü sosyetik kadın ekiplerimizden birinde yaşanmış bu olay.
Yaz tatillerine ara verip İstanbul’a dönen ve “Bir akşam yemek yiyelim” diye sözleşen hanımlarımız, Arnavutköy civarında bir balıkçıya gitmiş.
Kadınlardan biri, kendisine hayran olan işadamından hediye gelen 10 bin dolarlık yüzüğünü gösterip diğerlerine hava atmış.
Yüzük elden ele dolaşmış, sonra arkadaşlar koyu bir sohbete dalmış.
Gecenin sonuna da herkes evinin yolunu tutmuş.
Ancak yüzüğüyle hava atan sosyetik hanımımız eve döndüğünde büyük bir şok yaşamış.

Yazının Devamını Oku

Şehirde neler oluyor...

Beni bu pandemi mi değiştirdi, yoksa uzun zamandır tatil havasında olduğum için şehir hayatını mı özledim nedir; bayramı İstanbul’da geçiriyorum.Evet, bir yaz ayı ve ben İstanbul’dayım!


“Niye, ne var?” demeyin. 2009 yılından beri yaz aylarında hep Bodrum’da çalıştığım için hiç şehirde kalamıyordum.
Aslına bakarsanız Bodrum’daki yoğunluğu ve bu durumun yol açtığı eksikleri görünce, İstanbul’da olduğuma sevinmedim diyemem.
Tabii şehirde boş oturmak olmaz. Hazır trafiksiz yakalamışım İstanbul’u, pır pır döneyim dedim.
Neler mi yaptım...
Nobu:
Ritz-Carlton Otel’in içinde hizmete giren Nobu’nun açılışına katılamamıştım. Arkadaşlarımla rezervasyon yaptırıp gittik. Nobu’yu Türkiye’ye 2014 yılında Bodrum’da işletmelerini yaptığım grupla getirmiştik. İki sezon sonra sessiz sedasız çekilmişti Türkiye’den Nobu markası.

Yazının Devamını Oku

Hesap döner sap döner

Geçen hafta Bodrum’daydım. Gündüzleri evde dinlendim, akşamları sosyalleştim.


Geçen haftaki yazımda da bahsettiğim gibi ünlü sanatçıların sahneye çıktığı mekanlara gittim.
Ama her masada aynı şeyle karşılaştım; hesaplar fazla kabarık geldi.
Bodrum bu sene gerçekten çok pahalı.
Ama gelin görün ki her yer hıncahınç.
Kapılarını yeniden açan mağazalar alışveriş ciroları kırıyor.
Tam bir girdap havasında Bodrum bu sezon. Giren çıkamıyor, çıkan geri gelmek istiyor.

Yazının Devamını Oku

Barıştık mı?

Gülsem mi, ağlasam mı, üzülsem mi bilemedim ama eğlenceli bir diyalog oldu benim için. İki sene önce hakkında yazdığım yazıdan dolayı benimle konuşmayan yeni gelinimiz Zeynep Bastık’la geçtiğimiz hafta bir arkadaşın evinde denk geldik.

Tatlı tatlı herkese “Merhaba, ben Zeynep” diye gülümseyerek geliyordu. Ta ki beni görene kadar. Görünce bir dondu kaldı, ne yapacağını şaşırdı Bastık.

Biraz rahatlatayım onu diye “Barıştık mı Zeynep?” deyiverdim.

Cevap geldi “Hayır” diye.

Ben de “Peki” deyip yanımdaki arkadaşımla sohbete devam ettim.

E ne yapayım şimdi?

Sahne performansını eleştirdim, şahit olduğum olayı yazdım diye küstü bana. Zeytin dalı uzatayım dedim, eee onu da kabul etmedi.

Neyse artık evlendi barklandı, belki önyargıları, düşünceleri değişir, eleştiriye açık olur sevgili Zeynep Bastık.

Bir ömür boyu mutluluklar tatlışım, en kısa zamanda karşılaşmak dileğiyle ha ha ha!

Yazının Devamını Oku

Bayram havası

Sizlere bir şey söyleyeyim mi; eğlence ve hizmet sektörü bugünü resmen bayram ilan etmiş durumda...

Sanatçıların büyük bölümü, art arda konser takvimlerini yayınladı.Hepsi de ilk defa sahneye çıkacakmış gibi heyecanlı.

Ben, Çeşme’de tatildeyim. “1 Temmuz mekan açılma kutlamalarıma” da buradan devam edeceğim.

Öyle yoğun bir gündemim var ki bugün...

Öncelikle Cahide Çeşme’nin açılış konserine uğrayacağım. Mekanda sahneye Kenan Doğulu çıkacak.

Hemen yanında Berkay’ın sahnesi var, ona bir göz atacağım.

Ardından yeni açılış yapacak iki mekana gideceğim.

Yazarken yoruldum! Ama inanın çok özledim mekan mekan gezmeyi.

Bakalım devam eden aşılama sürecinde bizleri daha neler bekliyor.

Yazının Devamını Oku

Aynı gün paylaşmak

Gittiği mekanlarda çektiği fotoğraf ve videoları Instagram’da aynı gün değil de birkaç gün sonra paylaşan arkadaşlarım var. Sonunda dayanamadım, böyle yapan bir kız arkadaşıma “Neden fotoğraflarını sonraki günlerde paylaşıyorsun?” diye sordum.


Şöyle dedi:
“Cihannacığım o anda dikkatli bakamıyorum fotoğraflara. Sonradan güzel bulduklarımı paylaşıyorum. Videoları dikkatlice izliyorum, konuşmalarda sıkıntılı bir şey var mı diye.”
“Eee bunları mekandayken de yapabilirsin” dediğimde ise bizim küçük şeytan kızımız bombayı patlattı:
“Görüştüğüm iki kişi var. Biriyle beraberken diğeri beni o sırada evde biliyor. Kendi kendimi patlatır mıyım? Birkaç gün sonra paylaşıyorum, ‘Aman eskilerden koydum’ deyip konuyu kapatıyorum!”
Vallahi ben mekana daha girmeden paylaşmaya başlıyorum story’leri, postları.
Bir de böyle deneyeyim bakayım.

Yazının Devamını Oku

Siz yapmayın ya!

İki gündür ortalık karıştı... 40 yıllık dostlar bir yanlış anlaşılma nedeniyle birbirine girdi resmen...


Kimden mi bahsediyorum? Tabii ki Seda Sayan ve Mehmet Ali Erbil ikilisinden...
Her şey Mali'nin bir arkadaşının koyduğu Instagram Hikayesi’ni repost etmesiyle başladı.
Erbil’in Seda Sayan’a gönderme yaptığını düşünen herkes Miami’de tatil yapan Seda ablamızı gaza getirdi.
2 saatte tabiri caizse çarşı pazar birbirine girdi. Senelerdir kavga etmeyen, kardeş gibi olan ikili sosyal medya üzerinden birbirleri hakkında ağır ithamlarda bulundu.
Allah’tan erken frene basıp ‘ne yapıyoruz’ dediler ama tabii tüm magazin sayfaları açıklamalarını çoktan yayınlamıştı.
Mehmet Ali Erbil ile Çeşme’de karşılaştım.

Yazının Devamını Oku