GeriCihan ŞENSÖZLÜ Hızlı bir çapkınlık turu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hızlı bir çapkınlık turu

Bu karantina bitiminde bizim Türk erkeklerinden muhteşem hikayeler çıkar, ben size söyleyeyim.


Ev babası playboy’umuz, geçen hafta 4 günlük ev yasağı başlamadan hemen önce fırsat bu fırsat deyip “Market alışverişine ben giderim” teklifinde bulunmuş.
Ataköy taraflarındaki evinden arabasına atladığı gibi kendini Anadolu yakasında yaşayan flörtünün yanına atıvermiş.
1 saatlik kaçamaktan sonra haliyle eve dönmeden market alışverişini yapması gerekmiş.
Zaman sınırlı olunca hızlı playboy işini garantiye almış.
Nasıl mı?
Kendi evinde olan şoförüne markete gitmesini ve yaptığı listedekileri almasını söylemiş.
Eve dönerken vakitten kazanan Oscar’lık playboy’umuz, marketin kapısında poşetleri şoföründen alıp evinin yolunu tutmuş.
Vallahi ben size bir şey diyeyim mi, bu koronanın aşısı bizim çapkın playboy’larımıza kalsa 3 günde bulur, tedaviyi de uygulamaya başlarlar.

45 günlük karantina raporu

Bugün tam 45 gün oldu karantinaya gireli. Bu süreçte neleri gözden geçirdim, nelerin kıymetini anladım, neler öğrendim buyurun...
◊ Sabahları “Üff bu sabahki toplantımı iptal mi etsem” diye kalkmamayı...
◊ Özgür olmanın ne büyük zenginlik olduğunu...
◊ Çamaşır, bulaşık yıkamanın, ev temizliğinin göründüğü kadar kolay olmadığını ve saatler sürdüğünü...
◊ Tarhana çorbası yaparken sürekli karıştırmak gerektiğini...
◊ Mutfakta yemek yaparken lavaboyu temiz tutmayı...
◊ Evi günde minimum 5-6 kere 15’er dakika havalandırmak gerektiğini...
◊ Zamanında “nasılsa okurum” diyerek aldığım kitapları okumayı...
◊ Magazin programlarının olmazsa olmazımız olduğunu...
◊ “Bugün spor yapmayayım, yarın yaparım” cümlesini hayatımdan çıkarıp, niyetlendiğim gün spora gitmeyi...
◊ Ünlülerin unutulma korkusu yaşadığını...
◊ Ajda Pekkan’ın çakma çanta kullandığını...
◊ Instagram, FaceTime, HouseParty uygulamalarıyla da bir günün geçebildiğini...
◊ “Mesajlarına, aramalarına sonra dönerim” dediğim kişilerin bile ilk çalışta telefonlarını açtığını...
◊ Partilerin yapılamadığı bu dönemde doğum günü olanların sadece paylaşılan fotoğraf ve videolarla bile mutlu bir gün geçirebildiğini...

X

Dubai’de sezon

Yoğunluktan fırsat bulduğumda “Acaba kendimi nereye atsam” diye düşünürken, tercihim 28 derece civarında seyreden hava sıcaklığıyla Dubai oldu.5 gündür buradayım.

Turizmde zirvenin bayrağını taşımaya devam ediyor gibi gözüküyor Dubai.
Expo 2021’in de açılmasıyla 20 milyon kişinin geldiği şehirde ciddi bir yoğunluk ve event çılgınlığı var. Restoranlarda yer bulmak imkansız olmasa da biraz zorlanabilirsiniz.
Yeni yerlerin de açılmasıyla bu sezonun kazananı yine Dubai olur gibi hissediyorum.
“Orada yaşam nasıl?” diye sorarsanız, ülkeye girerken PCR testi yaptırma zorunluluğu devam ediyor.
Geldiğiniz yerde yaptırmanız yetmiyor, uçaktan indikten sonra havaalanında da test yapıyorlar. Sonra şehre giriş yapabiliyorsunuz.
Expo 2021’den dolayı mekanlarda iş yemeği yiyen takım elbiseli erkekler ve şık kadınlar göze çarpıyor.
“Alışveriş nasıl?” derseniz, mağazalarda ürün bolluğu mevcut ve her şey kapış kapış gidiyor desem abartmış olmam.

Yazının Devamını Oku

Para atma kültürü geri geldi

Eskiden canlı müzik mekanlarında sanatçının üzerine para atılırdı.

Bazılarımız “Ay ne kıro!” derdik, bazılarımız da “Ohh ohh” der dans ederdik.
Ama orkestradakiler ve garson arkadaşlar o paraları toplarken de mutlu olurduk.
Şimdilerde canlı müzik eğlencelerinin artmasıyla birlikte bu kültür geri geldi. Para atan kişiler için “çok eğlendiğini gösterme şekli” olan bu uygulama, sanatçılar açısından da rahatsız edici bir durum değil bana kalırsa.
Kimseyi rahatsız etmeyen bir eğlence anlayışı bu.
Kısacası alan memnun, veren memnun.
Ama tabii eskiden atılan dolarlar şimdi yerini Türk lirasına bıraktı, onu da belirtmeden geçmeyeyim...

‘Selam ben influencer Sinem’

Son dönemin yükselen değeri influencer’lık.

Yazının Devamını Oku

Uçakta çantaya dikkat!

Duyunca “Ne cesaret!” dediğim bir hırsızlık olayı geldi arkadaşımın başına.

Bir sanatçımızın menajerliğini yapan bu arkadaşım, hafta sonu konserlerinden sonra Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönerken rahat uyuyabilmek için içinde para olan ufak çantasını koltuğun üstündeki dolaba yerleştirmiş.
Ve uçağın havalanmasıyla uyumaya başlamış.
O ara bir kişi arkadaşımızın uykusundan istifade ederek çantasından dolar dolu zarfı güzelce almış.
100 dolarlık banknotları alıp zarfı 1 dolarla doldurmuş.
Üzerine de anlamasın diye iki adet 100 dolarlık banknot bırakmış!
Uçaktan inip havaalanında alışveriş yapan arkadaşım kasaya geldiğinde ne görsün; 100 dolarlık banknotların yerinde 1 dolarlar var!
Hemen havaalanı polisine gidip şikayette bulunmuş.

Yazının Devamını Oku

Zenginlik mi, güzellik mi?

Senelerdir tartışılır; sevgilinin zengin olmasını mı istersin, yoksa “Para mutluluk getirmez, bari içim açılsın yakışıklı/güzel biri olsun yanımda” mı dersin?


Bu konu herkesi ikiye ayırır, hem zengin hem yakışıklı/güzel bulan sesini bile çıkarmaz, oylamaya yorum dahi yapmaz tabii ki...
Geçtiğimiz günlerde Los Angeles’taki LACMA davetine dünyanın en zengin adamı Jeff Bezos ile sevgilisi Lauren Sanchez de katıldı.
Jeff Bezos’un yakın arkadaşı Leonardo DiCaprio da davetteydi.
Lauren’in DiCaprio’ya bakışı, tüm dünyada dedikodu kazanlarını kaynattı.
“Sevgilin zengin de olsa, bir yakışıklı görünce unutuyorsun” söylemlerini alevlendirdi.
Eee güzele bakmak sevaptır diye boşuna dememişler.

Yazının Devamını Oku

Bir yerlerde şenlik olsa sebeplensek eğlensek

2 gün önce Athena Gökhan’ın bir açıklaması çıktı karşıma. Şöyle demiş Gökhan: “Cadılar Bayramı’nın yurtdışında kutlanması doğal. Ülkemizde kutlanması bizi komik duruma düşürüyor. Bunlar ufak ufak kültür erozyonu."

Haklı mı haksız mı diye ankete düşmüş bu söylemi.
Bana göre haklı olduğu tarafı, yurtdışında kutlanması konusu.
Evet, orada doğal ve daha coşkulu oluyor, daha büyük partilerle karnaval havasında geçiyor Cadılar Bayramı.
Haksız olduğu kısım ise “komik duruma düşürüyoruz” eleştirisi. Komik duruma düştüğümüz o kadar çok durum varken bu mu seni rahatsız etti sevgili Gökhan?
80 milyonluk ülkede toplasan 500 ya da 1000 kişinin “Cadılar Bayramı” adı altında parti yapıp eğlenmesi bana hiç de komik duruma düşüyormuşuz gibi gelmedi vallahi.
“Giyin, süslen, değişik makyaj yap, dans et” kafasında herkes.
Kenan Doğulu’nun dediği gibi; “Bir yerlerde şenlik olsa, sebeplensek eğlensek” kafası...

Stres koçu

Yazının Devamını Oku

İstanbul’da neler oluyor?

Gece eğlencelerinde saatler yavaş yavaş uzamaya, eğlence tutkunları özlemini duydukları gecelere uzun süre sonra yeniden adapte olmaya başladı. Çok da zor olmadı aslında. Peki İstanbul’da yeni neler var? Gittim, gezdim ve sizler için yazdım.

Yeni adres Galataport

Galataport, uzun hazırlıklar sonucu eksikleri olsa da kapılarını açtı.
Resmi açılışını 29 Ekim’de (yarın) yapacak olan Galataport, birçok markayla İstanbul’a yeni bir soluk getirmeye aday.
Büyük cruise gemilerinin yanaşmaya başladığı mekanların hummalı bir şekilde çalıştığı yerde, mağazalar da hazırlıklarını son sürat sürdürüyor.
Sahil kısmında boydan boya yürüyüşünüzü yaparken, mekanlara göz atıp canınız nereyi istiyorsa oturabileceğiniz yerler açılıyor. Bodrum’un meşhur balık restoranı Sait en başta konumlanıyor. Hemen altında Londra ve Dubai’de de yer alan Roka Restoran hizmete girecek. Açılış şubat ayında.
Onun hemen yanında senelerin Karaköy Liman Lokantası var. Mekan, hazırlıklarının çoğunu bitirmiş, kapılarını açmış bile. Değişmeyen menüsü, hatta eklemeleriyle gayet başarılı bir mutfak çıkarmışlar. Yanında da Beymen mağazası açılıyor, şubat ayında.
Gençler için Popülist isimli, 600 kişilik bir mekan yapılmış Galataport’ta. Teras katını da 150 kişi kapasiteli etkinlik alanı yapmışlar.

Yazının Devamını Oku

Değişen bir Fahriye

Senelerdir hep “kaprisli” denildiğini duyardım Fahriye Evcen için.


“Birlikte çalışması en zor sanatçılardan” derlerdi.
Ama görüyorum ki enerjisi 180 derece değişmiş oyuncunun. Giyim tarzı, sosyal medya fotoğrafları, eşi Burak Özçivit’in davetinde magazinci arkadaşlara verdiği röportajdaki sıcaklığı inanılmaz hoşuma gitti. Demek ki anne olduğu için uzun ara verdiği setlere dönmek yaramış Fahriye Evcen’e...

İzmir çıkarmasının ardından

Avrupa seyahatine çıkamadığım haftalarda Türkiye’de bir yerlere gidiyorum ya da gitmeye çalışıyorum.
Geçen hafta sonu da bir İzmir çıkarması yaptık arkadaşlarla.
İki yakın arkadaşımızın açtığı İzmir Marriott Hotel’de gerçekleşen partiye katıldık.

Yazının Devamını Oku

Paris’te neler oluyor

Paris Moda Haftası’nın bitmesinin ardından şehre gittim.

5 günlük Paris turum bana nasıl iyi geldi anlatamam...
Hele hele hava sıcaklığının 25-26 derecelerde olması, güneşin iç ısıtması paha biçilmezdi.
Gelelim Paris’te olup bitenlere...
Burada hayat normale dönmüş dersem, eksik söylemiş olurum. Normalin de üstünde yaşanmaya başlanmış Paris’te.
Bütün restoranlar açılmış ve neredeyse hepsi tamamen dolu. Gece kulüplerinin önündeki uzun kuyruklar, diğer sokaklara taşmaya başlamış. Kulüplerin içinde adım atmak, dans etmek kalabalıktan zor olsa da her şey çok güzel.
Özlediğimden herhalde, sabahlara kadar dans ettim, yeni yeni arkadaşlar edindim.
Sadece garibime giden şu oldu... Dün dönerken havaalanında hiçbir kafe, mağaza ve lounge’un açık olmadığını gördüm.

Yazının Devamını Oku

Fotoğraf çekme haftası bitti mi?

Geçtiğimiz hafta normalde Paris Moda Haftası’nda olmam gerekiyordu.


Ufak tefek aksilikler yüzünden gidemedim.
Zaten sosyal medyada gördüğüm manzara karşısında da “İyi ki buradaymışım” dedim.
Tamam, moda haftası paylaşımlarında gerçekten renkli, eğlenceli kareler vardı.
Sosyal medya fenomeni arkadaşlarımın güzel kombinli fotoğraflarına da like üstüne like attım...
Amma velakin sırf moda haftası var diye biletini alıp koştur koştur Paris’e giden, belki de şehri ilk kez ziyaret eden bazı isimleri de garipsedim.
Eee be yavrucuğum senin ne işin var moda haftası zamanı oralarda?

Yazının Devamını Oku

Restoran önü öpüşmeler

Birkaç gündür Ulus’ta genç bir çiftimizi hep öpüşürken görüyorum.


Bir restoranın aşağısındaki ağacın altında ya da mekanın biraz yukarısına park etmiş arabaların arasında oluyorlar genelde...
Geçtiğimiz gün arkadaşımı evine bırakmış dönerken aynı çifti yine aynı yerde gördüm.
Öpücüklere boğuyorlardı birbirlerini.
Dayanamadım, arabanın camını açtım, “Yahu gençler size bir şey sorabilir miyim” dedim.
Bıçkın delikanlımız dönüp “Buyur abi” dedi.
“Siz beraber misiniz, yoksa buradaki restoranda mı tanıştınız, merak ettim” diye sordum.

Yazının Devamını Oku

Eski köye yeni adetler

Mekanların uzun süre kapalı kalmasından mıdır nedir bilmiyorum, bu hafta gittiğim yerlerde gördüğüm bazı uygulamalar bana biraz saçma geldi...


Bu hafta fazla sosyalleştim. Eski günlerdeki gibi haftamı davetler, doğum günleri, mekan açılışlarıyla geçirdim.
Birkaç mekanda başıma gelenler ve duyduklarım karşısında oluşan surat ifademe o an yanımda olan arkadaşlarım hâlâ gülüyor.
Mesela...
Six Senses Hotel Sarıyer:
Pazar günü kahvaltı ettiğim başka bir mekandan Six Senses Otel’e geçtim.
Ekip çok tatlı bir şekilde masama kadar eşlik etti.

Yazının Devamını Oku

Proje değil gerçek aşk

Yanılmadım dersem, yalan olur! Aşklarının ilk başladığı zamanlarda köşemde yer verdiğim çiftin proje aşkı yaşıyor olabileceğini söylemiştim.

 Hatta “öyle bir şey yok” diye telefonlar da almıştım çiftin yakın çevresinden... Gel zaman, git zaman aşklarını doludizgin yaşayıp mutluluk pozları veren çiftimizden evlilik kararı çıktı!

Evet, uluslararası başarımız Cedi Osman ve güzel oyuncumuz Ebru Şahin’den bahsediyorum! İki gün önce Kapadokya’da evlilik teklifi eden Cedi Osman, Ebru Şahin’den “evet” cevabını aldı. Bu özel anları sosyal medya hesaplarından paylaşan çifte bir ömür boyu mutluklar diliyorum ben de...
Televizyondaki magazin yorumcularının sık sık söylediği gibi onlar da bana inat mı evleniyor? Yoksa öyle bir şey yoktu dermişim... Şaka şaka tabii ki! Umarım düğüne beni de çağırırsınız, ne de olsa inanmamıştım ilk başta, şimdi ayakta alkışlamak benim görevim.

Kim ne derse desin
Bir insanın adım atması olay olur mu, olur! Senelerdir popüler kültürün dünyadaki bayrağını elinde en önde tutan, dokunduğu herkesi zirveye taşıyan isim Kim Kardashian, hafta sonu gerçekleşen Met Gala’nın kırmızı halısına damgasını vurdu. Aslında simsiyah, tepeden tırnağa kapalı, hiçbir yeri gözükmeyen Kardashian, Amerikan kültürü konseptindeki galaya Balenciaga markasının kıyafetiyle katıldı.

Yazının Devamını Oku

Avrupa turu

Size bir şey itiraf edeyim mi...



Sanki onca ülkeyi gezmemişim, onca seyahat etmemişim, ilk defa Avrupa’ya gidiyormuşum gibi heyecanlandım geçen hafta.
Evet, uzun sürenin ardından Fransa’nın Nice şehrinden Avrupa seyahatime başladım.
Türkiye’nin “kırmızı bölge” olarak adlandırılan listede olmasının yarattığı hafif bir endişe vardı tabii ki.
Bir de ikinci doz aşımın üzerinden en az 14 gün geçirmiş olmam gerekiyordu ve ben tam 14’üncü günde gittim.
THY uçağının tekerlerinin Fransa Nice Havaalanı’na değmesiyle beni aldı bir heyecan.

Yazının Devamını Oku

Boğaz’ın yeni incisi

Ha geldi ha gelecek, ha bugün ha yarın diye diye sonunda geldi.

“Kim, kim?” demeyin, Mandarin Oriental Bosphorus’tan bahsediyorum.
Evet, geçtiğimiz haftalarda açılan ve hızlı bir şekilde sezona dahil olan işletme, çok amaçlı kullanım için planlanmış.
Otel, açık alan davet yerleri, iç mekan toplantı salonları, iki dünya markası restoranı (Novikov ve Hakkasan) ve eksi 2’nci katta yer alan after party mekanı ile hizmet verecek.
Birçok düğün sahibi, tarih alabilmek için şimdiden sıraya girmiş bile.
Otelin odalarını gezdim.
Genellikle süit ağırlıklı ve tamamen deniz manzaralı bu işletmede keyifli bir gün geçirmemek mümkün değil.
Spor salonu da birçok otelinkine göre fazlasıyla büyük. Üye olanlar, lobiye hiç uğramadan, direkt olarak salon katına girebiliyor.

Yazının Devamını Oku

Yazın Z raporu

Evet, koca bir yaz mevsimi neredeyse bitti. Önümüzdeki hafta artık eylül ayı bizlerle olacak.

Ben de dün itibarıyla Ege ve Güney sahillerimizdeki tatillerimi bitirip şehre dönüş yapmış bulunmaktayım.
Acısıyla tatlısıyla geçirdiğimiz yaz ayında aklımızda kalanlar, mevsime damga vuranlar, kavgalar gürültüler, gözümüzü gönlümüzü açanlar oldu.
Benim aklımda kalanları sizlerle paylaşıyorum.
Bakalım bana ne kadar katılacaksınız...
◊ Yazın en hit tatil beldesi:
Çeşme (Haziran, temmuz, ağustos aylarında herkesin akın ettiği yazlık beldemiz sezonun kazananı oldu.)
◊ Yazın en iyi çıkış yapan mekanı:

Yazının Devamını Oku

Hande şov

Bu hafta sosyal medyaya damga vuran isim, pozlarıyla Hande Erçel oldu.


Bodrum’a giden ve tatil fotoğraflarını hafif dozlarla paylaşmaya başlayan genç oyuncunun kıyafet tercihleri, yaşına ve fiziğine uygun şekilde seçilmişti.
En ateşli pozu ise önceki gün geldi.
Dilara Fındıkoğlu tasarımı kırmızı mayokinisiyle çektirdiği fotoğraflar büyük ses getirdi.
Enerjisi de güzeldi oyuncunun.
Fotoğraflardan bile anlaşılıyor, aşk yaramış Erçel’e.
Ama beklentiyi yükselttin sevgili Erçel, artık daha iyi pozlar bekliyoruz senden...

Yazının Devamını Oku

Biraz abartı var sanki...

Geçtiğimiz yıl dijital platformda gösterilen ve ses getiren “365 Gün” adlı filminin yakışıklı başrol oyuncusu Michele Morrone, İstanbul’a geldi.


Filmde düzgün fiziği ve erotik sahneleriyle dikkat çeken İtalyan aktörün bu ziyaretinin sebebi estetik ve bakım işleriymiş...
Birkaç güne detayları zaten ortaya çıkar.
Beni asıl şaşırtan Morrone’nin sosyal medyasına İstanbul’a uçuş biletinin fotoğrafını koymasıyla telefonumun susmaması oldu.
“Sen bilirsin, nereye geliyor”, “nerelere gidecek” sorularıyla olaya Çeşme’den vakıf oldum...
Yakışıklı erotik oyuncumuz (bana göre sosyal medya fenomeni demek daha doğru) İstanbul’a gelmesi güzel şehrimizi karıştırdı, herkes onu arar oldu.
Ama nedense bana bu ilgi biraz abartı geldi. Adam yakışıklı ve karizmatik biri ama sakin olalım, bir Brad Pitt de değil...

Beklediğimden iyiydi...

Yazının Devamını Oku

İçimiz yanarken...

Yanan sadece ormanlarımız değil, nefes alanlarımız ve geleceğimiz...


Ünlüsü köylüsü, öğretmeni polisi yangınları söndürmek için mücadele ediyor. Peki klavye delikanlıları ne yapıyor?
Yine art diye peşinde, yargı dağıtıyor...
Bırakın artık, içimizin yandığı, çocuklarımızın geleceğinin tehlikeye düştüğü bu dönemde eleştiri yapmayı, milleti galeyana getirmeyi...
Yanan yerler imara açılırsa o zaman tepki veririz, oralara otel yapılırsa o zaman müdahale ederiz.
Şimdi sosyal medya gücünü kitleleri yardıma teşvik için kullanalım.
Bırakalım ona buna laf atmayı, vicdanı olan herkes üzerine düşeni yapıyor. Olaylara duyarsız kalanları küfür ve hakaret etmek yerine bir tuşla takip etmeyi bırakabilirsiniz...

Yazının Devamını Oku

Sosyetede yüzük şoku

Son günlerde şehirde konuşulan yeni bir olayı sizinle de paylaşayım.


Orta yaş üstü sosyetik kadın ekiplerimizden birinde yaşanmış bu olay.
Yaz tatillerine ara verip İstanbul’a dönen ve “Bir akşam yemek yiyelim” diye sözleşen hanımlarımız, Arnavutköy civarında bir balıkçıya gitmiş.
Kadınlardan biri, kendisine hayran olan işadamından hediye gelen 10 bin dolarlık yüzüğünü gösterip diğerlerine hava atmış.
Yüzük elden ele dolaşmış, sonra arkadaşlar koyu bir sohbete dalmış.
Gecenin sonuna da herkes evinin yolunu tutmuş.
Ancak yüzüğüyle hava atan sosyetik hanımımız eve döndüğünde büyük bir şok yaşamış.

Yazının Devamını Oku

Şehirde neler oluyor...

Beni bu pandemi mi değiştirdi, yoksa uzun zamandır tatil havasında olduğum için şehir hayatını mı özledim nedir; bayramı İstanbul’da geçiriyorum.Evet, bir yaz ayı ve ben İstanbul’dayım!


“Niye, ne var?” demeyin. 2009 yılından beri yaz aylarında hep Bodrum’da çalıştığım için hiç şehirde kalamıyordum.
Aslına bakarsanız Bodrum’daki yoğunluğu ve bu durumun yol açtığı eksikleri görünce, İstanbul’da olduğuma sevinmedim diyemem.
Tabii şehirde boş oturmak olmaz. Hazır trafiksiz yakalamışım İstanbul’u, pır pır döneyim dedim.
Neler mi yaptım...
Nobu:
Ritz-Carlton Otel’in içinde hizmete giren Nobu’nun açılışına katılamamıştım. Arkadaşlarımla rezervasyon yaptırıp gittik. Nobu’yu Türkiye’ye 2014 yılında Bodrum’da işletmelerini yaptığım grupla getirmiştik. İki sezon sonra sessiz sedasız çekilmişti Türkiye’den Nobu markası.

Yazının Devamını Oku