Bir başka hikaye

Kışın gelmesiyle, bir de üstüne kısıtlamaların başlamasıyla dizi izleme sezonumuz açıldı.

Ben de son günlerin çok konuşulan işi “Bir Başkadır”ı izledim.
Ne yalan söyleyeyim “Bir Başkadır”a merak duymamı sağlayan, Nihal Yalçın’ın diziyi ve başroldeki Öykü Karayel’in oyunculuğunu hedef alan sözleri oldu.
Yalçın’ın talihsiz ve bir o kadar egosantrik yorumuna karşılık diziyi çok beğendim, Öykü Karayel’in oyunculuğunu ise daha fazla beğendim.
Sakin bir şekilde ilerleyen dizide hikaye tam bir sinema filmi havasında işlenmiş ve farklı bir Öykü Karayel oyunculuğu var.
Öyle ya da böyle dizi ses getirmeyi başardı. Ben keyifle bitirdim.
Tüm dünyadan izleyicilerin ulaşabildiği platformlarda böyle başarılı Türk yapımlarının olması beni gururlandırıyor.
Berkun Oya’nın güzel yönetimiyle, günümüzde yaşanan ve kesişen birçok hayata dokunan bir dizi olmuş.
Keyifle izlenecekler listenize alın derim...

“Biz iyi arkadaşız” yalanı

Ünlü ve başarılı isimlerle yakın arkadaş olduğunu söyleyerek hava atan bazı tipler var.

Hadi böylelerinin “Arkadaşız, bana sormadan adım atmaz” gibi sözlerine alışığız...

Ama milyon liralık şirket yöneten birinin ısrarla buluştuğu başka bir işadamının fotoğrafını çekip “öğlen yemeğindeyiz” imajı vermesi de hiç olmuyor maalesef...

Evet, yanlış okumadınız, yaşanmış bu.

İşlerinin yanı sıra sansasyonlu özel hayatıyla da gündemde olan bir iş insanımız, allem edip kallem edip tanınmış bir iş insanını yemekte buluşmaya ikna etmiş.

Tam yemek esnasında iş güç konuşurken de çaktırmadan fotoğrafını çekip hava atmaya çalıştığı bir-iki arkadaşına göndermiş.

Fotoğrafının çekildiğini anlayan işadamı, durumu bozuntuya vermemiş.

Ancak ortak arkadaşları kendisine bu fotoğrafı gönderince dayanamayıp tepki göstermiş,

Söyleseydin beraber çekerdik, gizli çekmene gerek yoktu” diye.

Neye uğradığını şaşıran sansasyonel iş insanı, durumu toparlamaya çalışırken iyice batırmış.

Sonuçta hem yeni tanıştığı arkadaşından olmuş hem de imzalamaları muhtemel milyonluk işlerden...

Ne diyeyim bunları da duymak varmış...

Boş ver fotoğrafı falan be abi, ekmeğine bak sen. Ekmek aslanın ağzında artık.

Ne yapacaksın fotoğrafı, hava atmanın zamanı mı?

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Talihsiz bir açıklama

Ünlülerin böyle talihsiz açıklamalarını görünce şaşırma duygumu hâlâ kaybetmemişim, onu anlıyorum...

Kadir Doğulu’ya “Sokakta neden maske takmıyorsunuz?” diye sorulmuş.

Virüsün havadan bulaştığına dair kanıt yok. O yüzden sokakta tek başıma yürürken maske takmıyorum” diye manasız bir açıklama yapmış.

Sözleri binlere, hatta milyonlarca kişiye ulaşan ünlü isimlerin mikrofon uzatıldığında böyle düşüncesizce konuşması şaşırtıcı değil mi sizce de?

Bu tarz açıklamalar sırf ilgi çekmek adına yapılıyor diye düşünüyorum açıkçası...

Sevgili Kadirciğim, senin gibi kendini geliştirmeye çalışan, aklı başında bir insandan daha mantıklı bir açıklama beklerdim.

Virüsü bu kadar iyi tanıyorsan kesin ve net bulaşma yollarını bizimle de paylaş lütfen.

Aylardır sokaklarda maske takıyoruz. En azından “Kadir Abimiz yalnız yürürken virüs bulaşmaz dedi” diyerek maskeleri çıkarırız...

Yazının Devamını Oku

Değişik bir yılbaşı

2020 garip bir sene olur da ben garip bir yılbaşı gecesi geçirmez miyim? Tabii ki geçiririm!

Dubai’ye mi gitsem, Alaçatı’ya mı, yoksa evde tek başıma kafamı mı dinlesem derken...
Kendimi Rize’nin Ovit Dağı’nda yeni açılan Ovit 2640 adlı butik otelde buldum!
Pandemi döneminde yurtdışına çıkamadığımdan memleketimin daha önce görmediğim yerlerine vakit ayırıyorum.
Bu durum hoşuma da gitmiyor değil...
Neyse, gelelim 2640 metre rakımlı Ovit Dağı’na...
Tarihte geçen Karadeniz ve Doğu’yu birleştiren ipek yollarından birisi olan bu güzide yerimizde kayak bilmiyorsanız kaymanız biraz zor.
Çünkü kayakçıların “bol kar” dedikleri kar tipi mevcut.

Yazının Devamını Oku

Kayıp bir senenin ardından

Koskoca bir yıl geçti sessiz sedasız...

“Neresi sessiz sedasız? Sırf olayla geçen bir yıldı Cihanna! Hiçbir keyif almadık, yaşayamadık, canımızla uğraştık” dediğinizi duyar gibiyim.

Evet, hepimiz canımızın derdindeydik...

Hayattaki bütün önceliklerimizi geri plana attık...

Sadece sağlığımızı düşündük...

Amma velakin aşımız bulundu.

Yavaş yavaş aşılanmalar da başladı.

Demedi demeyin; 2021’in ilk çeyreğinden sonra hepimiz tekrar ayaklanacak, hayata karışacağız.

Enerjimizin yüksek, umutlarımızın zirvede olduğu bir yıl yaşamak dileğiyle.

Yazının Devamını Oku

Justin’in canına tak etti!

Geçtiğimiz akşam sosyal medyada gezinirken karşıma Reynmen’in paylaşımları çıktı.

Bir girip bakayım dedim, kendimi eğlenceli bir yayında buldum.

‘Ebo’ nick’li sosyal medya fenomeni İbrahim Tilaver, aylardır Justin Bieber’a güzel bulduğu kızların fotoğraflarını gönderiyormuş.

En sonunda Bieber dayanamayıp İbrahim’e cevap vermiş: “Neden sürekli bana kız fotoğrafları atıyorsun, ben evliyim!

Bizim fenomen İbo, canlı yayında Justin Bieber’e şöyle yanıt yazdı: “Abi ben senin sayfayı not defteri olarak kullanıyordum. Mesajlarımı görmezsin diye düşündüm.

Reynmen’in canlı olarak yayınladığı mesajlaşma olayı sırasında çok komik anlar yaşandı.

Reynmen arkadaşını kahkahalar atarak çekerken, bir yandan da ona “Artık İbrahim Bieber’sın, kendine gel!” diye takılmayı ihmal etmedi.

Bu olay yaşanırken takipçi sayısı 300 bin civarında olan İbo, bakalım bu hafta kaç kişiyi görecek.

Benim tahminim; 500 bini bulur.

Yazının Devamını Oku

Kaldığı yerden devam...

Cansu Dere, bugünlerde Kanal D’nin ilgiyle izlenen “Sadakatsiz” dizisindeki başarılı performansı, yaptığı dergi çekimleriyle adından sıkça söz ettiriyor.



Ünlü oyuncu geçtiğimiz günlerde kariyerinin yanı sıra hayvanseverliğiyle gündem oldu.
Dere, hayvanlara yardım eden gönüllülerin oluşturduğu iki sosyal sorumluluk platformunun tüm klinik borçlarını ödedi. Hayvanlar için yaptığı bağışla büyük takdir toplayan oyuncu, uzun bir aradan sonra zirvedeki eski günlerine döndü.

Özlemişiz seni Cansu Dere, bir daha ortalardan çok kaybolma...

Yerli Angelina

Kurucusu olduğu Umuda Koşanlar Derneği ile yardıma ihtiyacı olan çocuklar ve ailelere elini uzatan Gamze Özçelik’i ayakta alkışlamamak, takdir etmemek mümkün değil... Yaşadığı kötü günlerin ardından kendini maneviyata adayan Özçelik, bulunduğumuz zor dönemde bile birçok ülkeye elleriyle yardım götürüyor. Yaptığı yardımlarla Türkiye’nin Angelina Jolie’si olan Gamze Özçelik yolun açık olsun...

Kesenin ağzını açtı

Yazının Devamını Oku

Çenemizi düşüren konular

Geçtiğimiz hafta aşıdan başka şeyler de konuşuldu. Neler mi? Buyurun efendim, sizin için listesini çıkardım...

 ◊ Reynmen’in yeni çıkardığı “Melek” şarkısının birden milyonlar tarafından dinlenip sevilmesi, aynı zamanda eleştiri yağmuruna tutulması... (Ne dersek diyelim başarılı bir şarkı olmuş.)

◊ Jülide Ateş’in, sunduğu programda konuğu Pınar Altuğ’a “Aldatan kadın mısın?” diye sorması ve “Sana ne, kime ne” cevabını alması...

◊ “9 Kere Leyla” filminin izleyiciler tarafından “beklentinin altında” bulunması ve bu konuda sosyal medyayı ikiye ayırması...

SERENAY GİTTİ DANLA GELDİ

Serenay Sarıkaya tarafından boşaltılan şampuan markası tahtına Danla Bilic’in oturması ve bu konunun da insanları ikiye bölmesi...

(Öyle ya da böyle, markanın yeni reklam yüzü hayırlı olsun.)

◊ Seneler sonra ortaya çıkan dansçı Nez’in, kazıttığı saçlarıyla verdiği pozu “Depresyonda değilim, tam tersi çok mutlu ve sağlıklıyım” notuyla paylaşması...

Yazının Devamını Oku

Ah be Uğur!

Bir yandan “Yemek yapmak, yemek sunmak benim çocukluk hayalim” diyorsun, diğer yandan işinle gücünle alakası olmayan kesimlere hakaret içeren tweet’ler atıyorsun.

Tabii ki gençlik hatası...
Tabii ki ergenlik siniri...
Tabii ki henüz olgunlaşmamış olmanın verdiği kontrolsüzlük diyelim...
Ama geçmişte yapılan hatalar, en heyecanlı, en hırslı olduğun dönemde pat diye karşına çıkıveriyor işte.
Ve sonra final...
Üzüldük mü üzüldük sana, kızdık mı kızdık.
Ama bence sen kendine daha çok kızdın.

Yazının Devamını Oku

Çare tükenmez

Mekanlar kapandı, ev partileri bitti, peki partici gençlikte çareler tükenir mi? Asla!

Benim eğlence tutkunu arkadaşlarımdan bazıları kapıları açık olan ülkelere gitti, burada kalanlar da parti yapmanın bir yolunu buldu.
Biliyorsunuz otellerin restoranlarına sadece konaklama yapanları almasından dolayı bu ara hafta sonları otellerde kalmak moda.
Şimdilerde kalabalık arkadaş grupları otellerde cuma gününden pazar gününe oda tutuyor. Partiler otel odalarında yapılıyor!
Yasak mı?
Hayır değil.
Hafta sonu yasaklarının gündemde olduğu şu dönemde maske ve sosyal mesafe kurallarına da dikkat ediyorsak sıkıntı yok.
Ama yine de çok dikkat edelim, korona artık dibimizde.

Yazının Devamını Oku

Sizi mahvederim!

Ne yalan söyleyeyim, bayılıyorum böyle olaylara...

Bu köşede yazdığım olaylara konu olan çoğu kişiyi tanıyorum tabii ki ama yaşananlar hoşuma gittiği için isimlerle çok da ilgilenmiyorum açıkçası.
Şimdi anlatacağım olay ise popüler bir çiftimizin başından geçmiş.
Evin erkeği, arkadaşının tavsiyesi üzerine bir otele masaja gitmiş.
“Eşim şu an nerede acaba?” diye merak edip telefon takibine bakan karısı ise adamın masajları beyler arasında meşhur olan o otele gittiğini görünce çılgına dönmüş!
Kocasına bir türlü ulaşamayan sarışın hatun, hemen oteli aramış, “Hemen kocama ulaşın ve onu oradan gönderin. Aksi takdirde orayı basar sizi mahvederim!” diye avazı çıktığı kadar bağırmış.
Santraldeki kızımız korkuyla otelin masaj salonunu arayıp adamı oradan çıkarmalarını istemiş.
Genç adam durumdan

Yazının Devamını Oku

Medeniyet şehri Mardin

Farklı inanç, kültür ve kimliklerin bir arada yaşadığı tarihi Kuzey Mezopotamya kenti Mardin’de bir hafta sonu geçirdim.

Yarklı inanç, kültür ve kimliklerin bir arada yaşadığı tarihi Kuzey Mezopotamya kenti Mardin’de bir hafta sonu geçirdim.

Yakın bir arkadaşımın doğum günü olması ve kendi takı markası Leija’ya çekim yapmak istemesi sebebiyle soluğu Mardin’de aldık. Buram buram tarih kokan şehirde sizleri kısa bir tura çıkarayım ister misiniz?

Buyurun bakın bakalım nerelere gittik 72 saatlik Mardin turumuzda...

Deyrulzafaran Manastırı:

1932’ye kadar, 639 yıl boyunca tüm dünya Süryani Ortodoks cemaatinin patriklik makamı olan, 4’üncü yüzyıldan kalma bir yapı. Diyarbakır ve Mardin’in günümüzdeki metropolitliği. 

Kasımiye Medresesi:

Yapımına Artuklular tarafından başlanan ve 16’ncı yüzyılda Akkoyunlular tarafından tamamlanan abidevi İslam dönemi eseri.

Yazının Devamını Oku

Rita Ora’da mısın?

Yine Bodrum, yine bir dünya starı ama bu sefer haberini benden duyacaksınız...

Evet, herkes sezon bitti diye bakarken Kate Moss, Naomi Campell gibi bir dünya starımız ekim ayında soluğu Bodrum’da aldı.
Kim mi?
Rita Ora...
Bodrum Maçakızı Otel’de konaklayan ve dün itibarıyla başka bir lokasyona geçen Ora, keyifli birkaç gün geçirmiş güzide tatil bölgemizde.
Eee tabii gazeteci arkadaşlarımız artık Bodrum’da olmadığından haberimiz olmadı durumdan. Ama benim orada kalan arkadaşım Rita Ora ile yan yana alışveriş yapmış.

Duyar duymaz sayfasına girip baktım, lokasyon olarak İbiza ve Yunanistan’ı etiketlemiş ama bizim ülkemizi henüz etiketlememişti. Eee be Rita’cım, bütün yaz Bodrum’da, Maçakızı Otel’de eğlendik.
Geleydin şöyle temmuzda falan, beraber partiler yapıp gezdirseydik seni, daha çok eğlenseydin keşke...

Yazının Devamını Oku

Sizi rezil ederim!

Ey sosyal medya, sen nelere kadirsin be...

Geçtiğimiz günlerde Arnavutköy taraflarında yeni açılan bir mekana kahve içmeye gittim.
Kapıda sıra bekleyen medeni insanlar arasında bir çift, yüksek sesle bağırıyordu: “Bizi burada bekletiyorsunuz, sizi sosyal medyada rezil ederiz!”
Merak ettim, kapıdaki yetkiliye sordum. Meğer o çiftin rezervasyondaki bekleme listesinde bile adları yokmuş, sadece bağırıyorlarmış...
“Sosyal medyada rezil etme” tehdidinde bulunan kızımızın sonradan adını öğrenip sayfasına baktım.
750 takipçili biri için verdiği tepki biraz fazla gibime geldi.
Cumartesi sabahı saat 10.00’da Arnavutköy sokaklarında yüksek sesle bağıracağına medeni şekilde sırada bekleyebilirsin sevgili ‘influencer’ kızımız...
Aman Allah’ım bir gün takipçi sayın yanlışlıkla binlere, milyonlara gelse İstanbul mekanları yandı demek!

Eskiyer yeni yerinde 

Yazının Devamını Oku

Rüzgar devam ediyor

Kim ne derse desin ben seviyorum İtalya’daki Can Yaman sempatizanlığını.

Pandemi döneminde bile insanlar maskeli halde havaalanına ünlü oyuncuyu karşılamaya gitmiş, çığlıklar atıyorlardı.
Dün çıkan İtalyan magazin dergisi Chi Magazine’in kapağında da Can Yaman vardı.
Hem verdiği pozlar hem de “Tüm sırlarımı açıklıyorum” manşetiyle ülkede yeniden gündem olmuş oyuncu...
Geçtiğimiz günlerde bir İtalyan televizyonunda Can’ın katıldığı talk show’a rastladım.
Bizim ‘esas oğlan’ ana dili gibi konuştuğu İtalyancasıyla ve rahat tavırlarıyla tek kelimeyle müthişti.
Öyle ya da böyle Can bizi yurtdışında en iyi şekilde temsil ediyor.
Ne demek gerek biliyor musunuz; tebrikler Can Yaman, aynen devam.

Yazının Devamını Oku

Şifreni ver yoksa...

Hadi evli olanların birbiriyle Instagram şifrelerini paylaşmasına olur derim (ki yine de gerek yok bence) ama sevgililerin şifrelerini paylaşmasına anlam veremiyorum...

Geçenlerde bir arkadaşımla oturuyoruz.
Çocuğun Instagram’a koyduğu story’ye bir kızdan “alkış işareti” geldi. Çocuk da gülen surat atıp geçti.
Derken kıyamet koptu!
Meğer hesabı kız arkadaşında da açıkmış bizim oğlanın...
Kız “Sana neden alkış atıyor” diye telefon açtı.
Bizimki “Senin arkadaşın diye takip ediyorum” diye cevap verince konu uzamadan tatlıya bağlandı.
“Instagram şifreni ver, yoksa senden ayrılırım” diyerek sevgilinin hesabına girmek ne kadar doğru?

Yazının Devamını Oku

Yeni normalleşme davetleri

Markalar bu hafta yavaş yavaş davetlerini yapmaya başladı.

Yoğunluktan çoğuna katılamasam da, katılan sosyetiklerimizi ve influencer’larımızı sosyal medyada gördüm. Ve davetlerde boy göstermeyi özlemişiz dedim...
Hemen hepsi giyinip süslenmiş, tabii ki kıyafetlerine uygun maskelerini de takarak davetlerde yerlerini almaya başlamış.
Markaların da kontrollü bir şekilde misafirlerini ağırlamaya ve ürünlerini tanıtma çalışmalarına başlaması güzel bir gelişme bence...

Kurgu mu, bilemedim

Son senelerde dünyaya yayılma ve tanınma hızı en yüksek ünlümüz kim derseniz, kesinlikle Nusret derim.
Onunla ilgili kafalarda soru işaretleri oluşmadı değil...
“Tabii ki reklam” diyenler de oldu, “Alakası yok, çalıştı yaptı” diyenler de...

Yazının Devamını Oku

Karıcığım kusura bakma

Haylaz bir arkadaşımdan öğrendim bu yeni hastalığı; “flörtözlük”!

Evet, “Flörtözüm” demesi evliliğini kurtarmasına yaramış...
Geçenlerde bu arkadaşımla evlilik problemlerini konuşuyorduk. Bir gün evde çocuğuyla oynarken, karısı telefonundaki mesajları yakalamış.
O da kendini aklayabilmek için “Karıcığım çok özür dilerim, bende flörtöz hastalığı var ve tedavi görmek istiyorum” demiş.
Gördüğü mesajların üstüne duyduğu bu açıklamayla ikinci kez şaşkınlık yaşayan kadın, kocasını psikoloğa götürmüş ve tedaviden sonra aralarındaki buzlar erimiş...
Valla ne diyeyim bilemedim.
Varlığından yeni haberdar olduğum bu hastalığın tanımı da şuymuş:
Karşısındaki kişiyi heyecanlandırıp ilgi çekmekten haz duymak...

Yazının Devamını Oku

Not bırakırken dikkat

Boşuna demiyorum “Çapkınları hiçbir şey durduramaz” diye...

“Yine ne oldu?” dediğinizi duyar gibiyim.
Anlatayım...
Yakışıklı orta yaş playboy’umuz, restoranda genç bir kadın görüyor, ancak konuşmaya cesaret edemiyor.
Hanımefendi arabasından bir şey almaya gidip dönüyor.
Playboy’umuz da eski zamanlardaki gibi bir kağıda adını, soyadını ve telefon numarasını yazıp aracın camına koyuyor ve uzaklaşıyor.
Ertesi gün tanımadığı bir numara tarafından aranan playboy’umuz heyecanlanıyor ve sesini düzeltip telefonu açıyor.
Ancak hayal kırıklığına uğruyor.

Yazının Devamını Oku

Şehirde bizi neler bekliyor?

Bodrumlar, Çeşmeler artık yavaş yavaş yerini şehir hayatına bırakmaya başladı. Peki İstanbul’da yeni normalleşme döneminde durumlar nasıl? Merak ediyorsanız buyurun radarıma takılanlardan ufak bir demet sizlere...

◊ Kemer Country Club: “Temiz hava, bol oksijen” tabirine en uygun yerlerden birisidir Kemerburgaz’da yer alan Kemer Country Club.

Geçen hafta sonu bir gece kendime izin verip içinde bulunan otelde kaldım. Oksijen çarpmış olacak ki, pazar sabahı saat 07.00’de zınk diye uyandım. Hemen 1 saat orman yürüyüşü, üstüne kahvaltı keyfi...

Golf, tenis gibi sporların yanında at binmeye ilgi duyanların da tercih ettiği bir yer burası. Ha bir de cumartesi ve pazar günleri Bol Pazar diye bir pazar kuruluyor alanda. Taze ürünlerle mutfak alışverişi yaparken Dr. Sosis’te muhteşem bir sosisli sandviç yemeyi sakın atlamayın, benden söylemesi!

◊ Backyard: Bebeköy’de yer alan açık hava mekanı, İstanbul’da olanlar tarafından çok tercih edilen yerler arasında.

Özellikle kahvaltı ve öğle yemeklerinde popüler olan mekan, bu sezon servis kalitesini biraz bozmuş. Ama yine de lezzetli yemekleri ve yulaflı şekersiz kurabiyesiyle geçer notu var...

◊ Havan’dan by Beff Gourmet: Uzun zamandır kendini bozmayan mekanlar hangileri diye sorsanız bana, ilk olarak Reşitpaşa’da yer alan bu mekanı söyleyebilirim.

Instagram hesabında günlük yayınladığı menüsüyle heyecanlandıran mekanın lezzetli ev yemeklerini sipariş ederken, haftada birkaç gün çıkan ‘Cinnamon Roll’ tatlısına da denk gelirsiniz umarım.

◊ Villa Emma: 

Yazının Devamını Oku

Seçilmiş insanlar davetli

Son zamanlarda ev partilerine takmış durumdayım.

Son zamanlarda ev partilerine takmış durumdayım.İşletmeler açık, gidiyoruz. Hepsinde de maskeli, dikkatli, özverili çalışanlar var.Amma velakin evlerde gerçekleşen bu partilerde ve geçtiğimiz hafta kiralanan 50 metre teknede gerçekleşen düğün partisinde olanlar olmuş...Seçilmiş insanların davet edildiği bu iki partiden doğal olarak koronazedeler çıkmış.Tabii ki partileyenlerin çoğu şimdi evlerinde tedavi oluyor ya da hastanelerde gözetim altında.Bu iki daveti neden yazdım biliyor musunuz?Çünkü davetleri yapan bilinçli, okumuş, aile şirketlerini yöneten arkadaşlar “Ben çevreme güveniyorum, ne de olsa seçilmiş insanları davet ettim” diye düşünerek bu partileri veriyorlar.Arkadaşlar, devir öyle bir devir ki paranın ve koronanın kimde olduğu belli değil.O yüzden özel partilere bir süre ara versek hiç fena olmaz.Ayrıca bu “seçilmiş” kime göre, neye göre “seçilmiş”?Bu içi dolu gibi görünen kelime aslında “boşluğu” temsil ediyor.

Otel vale ücretleri normal mi?
Arabası olup vale ücreti ödeyenler beni çok iyi anlar.Arabası olup vale ücreti ödeyenler beni çok iyi anlar.Geçtiğimiz günlerde Ortaköy’deki Çırağan Palace Kempinski Oteli’ne arkadaşlarımı ziyarete gittim.Arabamı valeye teslim edip ziyaretimi tamamladıktan 1 saat 15 dakika sonra otelden çıktığımda 60 lira vale ücreti istendi.“Emin misiniz, normal bir ücret değil bu” dediğimde “45 dakika daha kalsaydınız 70 olacaktı” yanıtını aldım.Yani 50 lira ile açılan otopark ücreti, saat başı 10 lira ile arta arta gidiyor.5 saatlik bir düğünde kaldığınızda araç başı 100 lira ödeyip çıkıyorsunuz.Benim gibi düğün mevsiminde ayda 4 kere Çırağan Sarayı’na düğüne ya da ziyarete gittiğinizde ortalama 400-500 lira vale ücreti ödemiş oluyorsunuz.Vallahi 20 veya 30 lira ödediğim AVM, restoran valelerine helal olsun.En azından arabayı getirirken direksiyon jelatinli oluyor, valeler oturdukları yere kılıf koyuyor.Çırağan Sarayı’na ödediğim 60 lira ücrette ise sadece otele gelmiş oluyorum. Ha bu arada oturduğum süre içinde de garson arkadaşa zar zor ulaşabildik.Bari gelmişken iye bir hizmet alsaydık...

Şehirde köy havası
Son dönemde sosyal medyada olsun, konuştuğum arkadaşlarımda sohbetlerime olsun bir Poyraz Çapari rüzgârıdır, esip gidiyor.

Yazının Devamını Oku