Paylaş
Ama ben her moda haftasından sonra podyumda gördüğüm kıyafetlerden çok, onların bana ne anlattığını düşünürüm. Çünkü bazen bir koleksiyon yalnızca modayı değil, içinde yaşadığımız zamanı da anlatır. Belki bunun nedeni yıllardır tasarım yapıyor olmam.

İŞÇİLİĞİN IŞIĞI PODYUMA YANSIDI
Bir kıyafete baktığımda önce rengine ya da modeline değil, arkasındaki emeğe bakıyorum. Bir omuz kalıbına... Bir ceketin duruşuna... Bir kumaşın hareketine... Bazen tek bir dikiş bile o tasarımın ne kadar özenle hazırlandığını anlatabiliyor. Bu sezon Paris’te beni en çok etkileyen de buydu. Gösteriş elbette vardı.

HAUTE COUTURE’NİN YENİ DİLİ: GÖSTERİŞTEN ÇOK SADELİK
Haute Couture zaten hayal kurdurmayı seven bir dünya. Ama bu kez beni etkileyen şey gösterişten çok sadelik oldu. Bazı tasarımlar ilk bakışta değil, biraz durup baktığınızda kendini anlatıyordu. Kumaş konuşuyordu. Kalıp konuşuyordu. İşçilik konuşuyordu. Ve ben bunu çok kıymetli buldum. Çünkü yıllardır aynı şeye inanıyorum. Gerçek kalite, kendini ispatlamak için uğraşmaz. Onu zaten fark edersiniz. Atölyede çalışırken de bunu her gün hissediyorum. Bir kıyafet bazen günlerce, bazen haftalarca üzerinde çalışılarak ortaya çıkıyor. Dışarıdan bakıldığında sadece bir ceket ya da bir elbise görünüyor. Ama biz biliyoruz ki o parçanın içinde onlarca karar var. Doğru kumaşı bulmak... Kalıbı defalarca düzeltmek... Dikişleri yeniden çalışmak... Belki kimse bunları görmüyor. Ama iyi bir kıyafeti değerli yapan da zaten görünmeyen bu emek.

ZAMANSIZ PARÇALAR BİLİNÇLİ SEÇİMLER
İyi bir tasarımın en büyük başarısı, emeğini göstermeden hissettirebilmesidir. Son yıllarda müşterilerimde de aynı değişimi görüyorum. Eskiden daha çok, “Bu sezon ne moda” diye sorulurdu. Şimdi ise insanlar bana, “Yıllarca giyebileceğim bir parça istiyorum” diyor. Bu cümle bana çok şey anlatıyor. Çünkü artık sadece yeni olanın değil, iyi olanın peşindeyiz.

DAHA AZ DEĞİL DAHA DOĞRU
Bence modanın geleceği de tam burada. Daha bilinçli seçimler yapmakta... Kalitesiyle uzun yıllar yaşayacak parçalar seçmekte... Bir kıyafeti sadece bir sezon için değil, uzun yıllar hayatımızın bir parçası olacak şekilde seçebilmekte. Belki de gerçek lüks artık budur. Bir logodan çok iyi bir kumaş... Gösterişli bir detaydan çok doğru bir kalıp... Geçici bir trendden çok yıllarca eskimeyecek bir tasarım... Paris Moda Haftası bana bu sezon yeni renklerden ya da yeni siluetlerden daha fazlasını anlattı. Bana, modanın yeniden özüne döndüğünü hissettirdi. Çünkü özünde moda sadece güzel görünmek değildir. Emektir. Sabırdır. Ayrıntılara gösterilen özen. Ve insanın kendini içinde iyi hissettiği bir kıyafet tasarlayabilmektir. Ben modaya hâlâ ilk günkü heyecanla bakıyorum. Ama yıllar bana şunu öğretti; bir tasarımın gerçek değeri, ilk alkışı aldığı gün değil... Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ giyilmek istenmesidir. İşte bana göre gerçek stil de tam burada başlıyor.
Paylaş