Kemeri alırsam milyonerim

2,5 aydır Antalya’da çalışan şampiyon bir boksörümüz var... Avni Yıldırım... Gidip kampını ziyaret ettim: Mike Tyson’ı deviren Lennox Lewis’in eski hocası ‘işkence yapar gibi’ ağır çalıştırıyor. Ve Avni Yıldırım 23 Şubat’ta Minneapolis’te daha önce Muhammed Ali’nin Mike Tyson’ın taktığı altın kemeri kazanmak için ringe çıkacak. Kazanırsa profesyonel boksun Şampiyonlar Ligi’ne yükselecek. Tek eksiği bugüne kadar kimseden göremediği manevi destek...

Kemeri alırsam milyonerim

Ne zamandır Antalya’da kamptasın?

- Aşağı yukarı 2.5 aydır buradayım. 2 haftada bir Almanya’ya gittim geldim. Onun dışında hep buradaydım.

23 Şubat’ta Dünya Süper Orta Sıklet Şampiyonluğu için ringe çıkacaksın. Bu maçın önemi ne?

- Bu mücadele, Türk boks tarihinin en büyük maçlarından biri. WBC (World Boxing Council) tarihinde ilk kez bir Türk, Dünya Şampiyonluğu için ringe çıkacak ve Altın Kemer için mücadele edecek. Bir Türk olarak gurur verici.

Maç nerede olacak?

- Maçın yeri değişti, daha büyük bir stada alındı. Amerika’da Minneapolis’te ringe çıkacağız.

Maça ilgi fazla olduğu için mi daha büyük bir stada alındı?

- Evet, Amerika’da boks bizdeki futbol gibi. Rakibim de Amerikalı, maça ilgi daha da fazla. Ama inşallah onları kendi evlerinde hayal kırıklığına uğratacağız.

Bu büyük mücadelede rakibin kim?

- Anthony Dirrell... Eski dünya şampiyonu... Altın Kemer’i bir kere kazanmış ama daha sonra kaptırmış. Şimdi yeniden kemeri eline almak için benimle mücadele edecek.

Rakibinle Los Angeles’ta yapılan basın toplantısında yüz yüze geldin...

- Evet, söylememiz gerekenleri söyledik.

1 ay sonra ringde karşılaşacağın adamla yüz yüze olmak nasıl bir duygu?

- Psikolojik bir savaş oluyor. Ama ben orada mesajımı verdi. Herkes, “Bu Türk tehlikeli” dedi.

Maç için bahisler açıldı mı?

- Evet, oranlar birbirine yakın. Yüzde 52’ye yüzde 48 gibi... Yüzde 52 almasının sebebi de ev sahibi olması...

Kemeri alırsam milyonerim

Maçı kazanırsam şampiyonlar ligindeyim

Avrupa’da unvanın var mı?

- WBC International’da Orta Sıklet şampiyonu oldum ve kemer aldım. Bu kemerler, dünya sıralamasında yukarı çıkmanızı sağlıyor.

Sıralamada şu an kaçıncı sıradasın?

- Ben 2 numarayım, rakip 1. Altın Kemer için mücadele edeceğiz. Daha önceki şampiyon sıralamanın dışında. Çünkü dopingli çıktı, sistemin dışında kaldı.

Şampiyon dopingli çıktığı için mi bu maç yapılıyor?

- Evet. Şimdi biz onun elinden alınan kemer için yarışacağız.

Altın Kemer’i kazanırsan senin için ne değişecek?

- Maçı kazanırsam artık şampiyonlar liginde olacağım. Mike Tyson’la aynı kulvarda yer alacağım. Mesela o unvanı kazanmış bir boksör, 365 milyon dolara bir televizyon kanalı ile 11 maçlık bir anlaşma yaptı.

İnşallah kazanırsın...

- İnşallah abi, çok yaklaştık. Çok emek verdim, gençliğimi çürüttüm.

Nerelisin?

- Sivaslıyım.

Sivas’tan çok sporcu çıkıyor...

- Benden önce hiç boksör çıkmamış ama çok güreşçimiz var. Hamza Yerlikaya ve Ahmet Ayık, hep Sivas’tan çıkma. Yiğidin harman olduğu yer diye boşuna demiyorlar (Gülüyor)

Boksa nasıl başladın?

- Mahallemizin bakkalı sayesinde... Okuldan sonra her gün oraya giderdik. Sinan Abi de bizi çok severdi. Bir gün baktım, elinde çanta bir yere gidiyor. “Nereye gidiyorsun” diye sordum, “boksa” dedi. Beni de götürmesini istedim. Beşiktaş Kulübü’nün boks okulu o zaman Akaretler’deydi. Bizim eve çok yakındı. Boksu da çok sevdim. İlkokulda birinciydim. Ama boksa başlayınca notları ikinci plana attım. Kendimi boksa verdim.

Milli sporcusun değil mi?

- Evet... Beşiktaş’tan sonra Fenerbahçe’ye geçtim. Fenerbahçe’den sonra yolum daha da açıldı. A Milli Takımı’na girdim.

Kemeri alırsam milyonerim

Boks, korkak adam işi değil

Rakibin Anthony Dirrell’den korkuyor musun?

- Korku olayını aştık artık. Korksan buralara kadar gelemezsin, yarı yolda patlarsın. Boks, korkak adam işi değil.

Tedirginlik var mı?

- Tedirginlik yok da stres var. Kampa da zaten o stresi yenmek için giriyorsun.

Maça çıkmadan önce bir uğrun var mı?

- Yok... Sadece maçtan önce ailemi arıyorum. O aldığım mağlubiyetten sonra çok önlemler aldım.

Ne gibi önlemler?

- 1 ay kala maça telefon görüşmelerini çok kısıyorum. Telefon olayı sıkıntılı. Mesela Bayer Münih takımının bir dönem performansı çok düşüyor. Teknik direktörleri çocuk gibi futbolcuların telefonlarını ellerinden alıp kampa sokuyor. İnan takımın performansı düzelmiş.

Aşk benden uzak olsun

İdolün kim?

- Sinan Şamil Sam... Zaten Akdeniz Oyunları’nda madalya aldıktan sonra “Ben büyük yerlere geleceğim” dedim. Sinan Abi’nin menajeri Ahmet Öner’e ulaştım. Bana “Amatör kariyerin iyi, sen devam et. Ben seni bulurum” dedi.

Bu cevap seni hayal kırıklığına uğrattı mı?

- Hayır, ben ısrarcı olmaya devam ettim. Ahmet Abi, Kübalı birkaç boksörü Amerika’ya getirmiş. Ama işler kötü gidiyor, maçlarda yenilmişler. Bu arada Ahmet Abi’yi Boks Federasyonu ve Fenerbahçe’den de “Onu alma” diye telefon ediyorlar. Ancak kararlığımı görünce ikna oldu.

Ve maçlara çıkmaya başladın...

- Evet, Ahmet Abi bana maç verdi. İlk maçımın ardından 8-9 ay boşluk oldu. Ardından ikinci maçıma çıktım. Üçüncü maçımı Ahmet Abi’nin Amerikalı bir arkadaşı izliyor, “bu kim” diye soruyor, Türk olduğumu öğrenince de çok şaşırıyor. “Bu adam Meksikalılar gibi boks yapıyor. Bunun üstüne düşün, yetenek” diyor.

Boksta en iyiler Meksika’dan mı çıkıyor?

- Meksikalı ve Amerikalılar, bu işin en iyileri...

Profesyonel arenada ilk nasıl ses getirdin?

- Altıncı maçımda, Miami’de Amerikalı Glen Johnson’ı yendim. Onu kendi evinde yenmem, herkesi şok etti. İbadet gibi antrenman yapıyorum.

Sevgilin yok mu?

- Yok... Konuştuklarım oluyor ama asıl aşkım işim. Ciddi ilişki, kız arkadaş yasak. Aman diyorum, benden uzak olsun.

Geliyorum, erkeksen durdur beni

Otoriteler senin dövüş stilini kime benzetiyor?

- Menajerim stilimi “geliyorum, erkeksen durdur beni” diye özetliyor. (Gülüyor)

Ama final maçında stil değiştireceğim, karşı taraf çok şaşıracak. Çünkü onlar, benim hemen öne gelip baskı yapmamı bekliyorlar. Ama bu sefer daha kontrollü olacağım.

Rakibinin daha önceki maçlarını izliyor musun?

- Evet, hoca ile her gün izleyip çalışıyoruz.

Maçta kendi eldivenlerini mi kullanıyorsun?

- Hayır, federasyon maçtan 1 saat önce getirip veriyor. Sadece eldiven türleri var, sen daha önceden hangisini giymek istediğini söylüyorsun.

Yüzündeki izler ne zaman oldu? (Gözünün altı ve yanağı mor...)

- Geçen gün antrenman yaparken... Kafamızda kaskla antrenman yapıyoruz, ona rağmen böyle oluyor.

Büyük bir sakatlık geçirdin mi?

- Yok.

Canın çok acıyor mu maçta yumruk yediğin anda?

- Adrenalin çok yüksek olduğu için o an hissetmiyorum. Ama maçtan sonra ilk 3-5 gün ağrılarım oluyor.

Hak ettiğim ilgiyi görmüyorum

Maça nasıl hazırlanıyorsun?

- Sabah 06.00’da mesaim başlıyor. İlk günler 3 idman yapıyordum. Şimdi 2’ye düşürdük. Bir de rakibimin stiline benzer boksörleri para karşılığı buraya getirip onlarla maç yapıyorum.

Ne yiyor, içiyorsun? Diyetisyenin var mı?

- Var, Ahmet Abi çok üstüme düşüyor. Kampın ilk bölümünde protein ağırlıklı besleniyordum, şimdi karbonhidrat ağırlıklı besleniyorum.

Çünkü maç antrenmanları başladı, enerji lazım. Bir de sıkletimize düşmek için diyete de gireceğim. Sıkletimden 5 kilo ağırım, maça kadar o 5 kiloyu vereceğim.

Her galibiyet sonrasında ringde Türk bayrağı ile tur atıyorsun...

- Evet, ben gidip Almanya adına da maçlara çıkabilirdim. Ama biz Ahmet Abi ile “Biz Türküz, Türk bayrağı ile çıkacağız” dedik. Kendimizi satmadık.

Türkiye’de hak ettiğin değeri gördüğüne inanıyor musun?

- Hayır, inanmıyorum. Kafes dövüşü yapan Çeçen Khabib bile benden daha fazla ilgi görüyor. Bizim ülkemizde bir yanlışlık var. Biz bu vatanın çocuğuz. Ben Sivaslı Avni Yıldırım’ım...

Beklediğim ilgiyi görmediğim zaman üzülüyorum.

Benim uğruna mücadele ettiğim Altın Kemer’i zamanında kendi sıkletinde Mike Tyson ve Muhammed Ali takmış.

Benim aslında daha fazla sahiplenilmem gerekiyor.

Boks Federasyonu destekliyor mu?

- Federasyon sağ olsun yine maçlarımıza geliyor.

Maçtan maça mı destek veriyor?

- Öyle demeyelim, kimseyi yargılamak istemiyorum ama başarımın hakkı bu değil.

Sen boks tarihinin en büyük maçına çıkarken Spor Bakanlığı ne diyor?

- Herkes tebrik ediyor. Ama inanıyorum ki kemeri aldığımda her şey değişecek.

İbrahim Tatlıses her maç sonrası  ağlayarak telefon açıyor

Kerem Bürsin’i “Bu Şehir Arkandan Gelecek” dizisindeki boks sahneleri için sen çalıştırdın değil mi?

- Evet, beraber antrenman yaptık. Çok beyefendi biri...

İyi boks yapıyor mu?

- Yapıyordu ama emekli oldu şimdi. (Gülüyor) Kerem Abi, Serenay (Sarıkaya) ile Almanya’daki maçımı izlemeye de geldi...

Sanat dünyasından başka kimlerle dostsun?

- Arda Turan güzel bir dostum, çoğu ile diyaloğum var. Hatta kariyerimin başında İbrahim Tatlıses sponsorluğumu yaptı. İbrahim Amca, her maçtan sonra, “Ağlatıyorsun oğlum beni” diyerek gözyaşları içinde arar beni...

13’ü nakavt, 21 maç kazandı

Bugüne kadar kaç profesyonel maça çıktın?

- 22.

Kaçını kazandın?

- 21’ini kazandım, bir tek 2017’de IBO Süper Orta Sıklet Dünya Şampiyonluk Maçı’nı kaybettim.

Kaç maçı nakavtla kazandın?

- 13’ü nakavt.

Peki kaybettiğin maçta sen mi nakavt oldun?

- Evet.

Nasıl bir his nakavt olmak?

- Çok kötü... Görmediğim bir yumruktan gittim.

Görmediğim yumruk demek?

- Bir aparkat geldi, rakibim çok kaliteli bir isimdi. Yumruk beklemediğim anda gelince nakavt oldum.

Bir de 15 maç yenilmemiştim, rehavete kapıldım. Ringe çıktım ama kafam başka yerdeydi. Önce kendinle savaşı yeneceksin ki rakibini yeneceksin. Ben onu yapamadım orada.

O yenilgiden sonra kendini nasıl toparladın?

- Maçtan sonra herkes benim psikolojimin bozulduğunu düşündü.

Ama ben İstanbul’a gelir gelmez çalışmalara başladım.

Bir kondisyoner hocayla anlaştım. Gece 12’den sonra bir boks salonunu açtırıp antrenman yapıyordum. Daha sonra Almanya’ya gidip orada da bir hoca ile çalıştım.

Ardından Mike Tyson’ın hocasıyla Amerika’da antrenmalar yaptım.

Yeniden yükselişin nasıl oldu?

- Bu çalışmalardan sonra çıktığım maçta Amerikalı Derek Edwards’ı yendim...

Dünyaya bak abi, hangi boksör yenildikten sonra geri dönmüş?

Bu futbolda da var. Çok iyi bir futbolcunun performansı düşüyor ve kötü bir takıma transfer oluyor.

Ardından yükselişe geçip geri dönemiyor. Ama ben başardım. Çok çalışınca Allah da yoluna açıyor.

Boksta efsane olmak istiyorum

Ringde bir lakabın var mı?

- Mr. Robot.

Bu maçı kazanırsan ne yapacaksın?

- Dinleneceğim... Şampiyon olursam unvan koruma maçı için çalışmaya başlarım. Ondan sonra efsane olmaya çalışırım. Boksta efsane olmak isterim.

Yaşın kaç şimdi?

- 27.

Kaç yaşına kadar maçlara çıkılabiliyor?

- Kendine iyi baktığın sürece çıkarsın. 40’a kadar, 51’e kadar yapanlar var... Ama adama bakıyorsun 30 yıl çikolata bile yememiş.

Sen yiyor musun tatlı filan?

- Ara sıra yiyoruz. Biz de insanız canımız çekiyor. (Gülüyor) Ama kamplarda yemiyorum. Kamplarda sisteme uyuyorum. Hoca ne derse o... Sabah saat 04.30’da kapıya vuruyor, hadi diye. “Ya hocam 6’da kalkalım” demiyorum, hemen antrenmana gidiyorum. Antrenmanlarım aynı Amerikan boks filmleri gibi geçiyor. Bazen ağlayasım geliyor. Çek beni, al sonra o görüntüleri filmlerde kullan.

Ağlayacak duruma getirecek kadar çalıştırıyor mu seni?

- Valla öyle. Bir de konuşarak da beynini yoruyor.

Kimin hocasıydı daha önce o?

- Lennox Lewis hocasıydı. Bu hocayı da bana veren de Lewis...Ahmet Abi, WBC’nin yıllık kongresi için Ukrayna’ya gitmişti.

Orada denk geliyorlar, benden söz açılıyor. Benim maçlarımı izliyor. “Hocasını değiştir, ben sana mükemmel bir hoca vereceğim” diyor.

Sonra kendi hocasını bana verdi. Fahri menajerim gibi benimle ilgileniyor.

Kemeri alırsam milyonerim

◊ Boksörler çok büyük paralar kazanıyor. Sen de bu süreçte büyük paralar kazanabildin mi?
- Daha kazanamadım ama o paraları kazanmak için kapıdayım. Ahmet Abi, beni Amerika’ya getirince “Seni okyanusa getirdim hadi yüz” dedi.

◊ Bu maçı kazanırsan milyonerler kulübüne mi gireceksin?..

- Ne milyonu abi... 23 Şubat’taki maçı kazanıp kemeri ele geçirince multimilyonerlik kapısı açılıyor...

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Content Video - Son 24 saatte ne oldu? (03.02.2019)
X

1 Haziran’da açılacaksa, 3 Temmuz’da kapansın

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk önceki akşam Ahmet Hakan’ın programında, gidişata göre okulların 1 Haziran’da açılabileceğini söyledi.

Dün de yazdım ben bu konuyu...
2 haftalığına okul açmanın kimseye bir faydası yok.
Çocukların hazırlığı, okula adaptasyonu derken iki hafta bitecek zaten.
Bu sürede de hiçbir şey öğrenmeyecekler ve virüs konusunda gereksiz bir risk alınmış olacak.
“WhatsApp Anneleri” gruplarından da biliyorum, “2 haftalık okula çocuk göndermem” diyen veli sayısı hiç az değil...
O yüzden bu yılı zorlamanın anlamı yok, artık oturmaya başlayan uzaktan eğitim 19 Haziran’a kadar uzamalı ve öylece okullar kapanmalı.
İlla çocuklar eğitimde geri kaldı diyerek okulları açmayı düşünüyorsak benim bir önerim var...

Yazının Devamını Oku

Virüsün iyi yanı

Koronavirüsle ilgili duyduğum en iyi haber bu oldu:11 Mart-27 Nisan arasında 24 kadın cinayete kurban gitmiş..


Geçen yıl aynı tarihlerde bu rakam 44’tü...
Neredeyse yarı yarıya azalmış.
Oysa tam tersi aynı eve kapandıkları için çiftler arasında tartışmaların, boşanmaların, kavgaların daha fazla olması beklenirdi...
Vuhan’da karantina sonrası boşanmaların arttığını biliyoruz.
Belki de bu kendine güvensiz, kadını dövmeyi, öldürmeyi namus meselesi sayan katillerin en büyük derdi kadının dışarıda olması...
Eve kapanıp dışarı adım atmadığı sürece belki de o yere batasıca kıskançlıkları hortlamıyor, kadının dört duvar arasında yaşamasından memnun oluyorlar...

Yazının Devamını Oku

Müdavim hareketi

Virüs nedeniyle kapanan restoranlar, kafeler için dünyada başlayan dayanışma hareketinin bir benzeri bizde de başladı. Adı: Müdavim Hareketi...


Gittiğiniz, sevdiğiniz restoranlar için 50, 100, 200, 400 lira ödeyerek yüzde 25 indirim sağlayan bir çek alıyorsunuz... Restoran açıldığında da gidip o çeki kullanıyorsunuz...
Aslında karantina sonrası yiyeceğiniz yemeğin parasını bugünden peşin ödüyorsunuz.
Ekonomik sıkıntı yaşayan sevdiğiniz mekanlara destek olmak amacıyla...
Restoranlar, kafeler 1,5 aydır kapalı, haziran ortası açılabilirse 3 ay kepenk indirmiş olacaklar...
3 ay boyunca hiç gelir elde etmeden kira ödemek, personel çıkartmamaya çalışmak, ayakta kalabilmek benim diyen işletme için bile kolay bir şey değil.
O yüzden bu sosyal sorumluluk hareketi önemli.

Yazının Devamını Oku

Marvel’in müzikleri

Ben atlamışım, bir Türk kadın müzisyenin Captain Marvel’ın müziklerini yaptığını bilmiyordum. Geçen akşam filmi izlerken sonunda, “Müzik: Pınar Toprak” imzasını görünce şaşırdım. Hemen kimdir diye baktım...

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nı bitirdikten sonra çok az İngilizce bilmesine rağmen 17 yaşında Amerika’ya gitmiş. Önce Chicago’da caz, ardından Boston’da dünyaca ünlü Berklee Müzik Okulu’nda okumuş.
Orada film müzikleri yapmayı öğrenmiş. Geçen yıl 8 Mart’ta Captain Marvel vizyona girdiğinde, Türk basınında da haberleri çıkmış Pınar Toprak’ın... O dönem Variety dergisine de röportaj vermiş.
Dedim ya ben kaçırmışım, Captain Marvel’ın sonunda imzasını görünce keşfettim ve bir Türk kadınının başarısı filmin kendisinden daha mutlu etti beni...

Tüp... Yallah... Yemek vs...
◊ Hastaları vefat ettiği için yoğun bakıma dalan, sağlık personeline tüple saldıran kendini bilmez hasta yakınları bakalım ne ceza alacak?
12 gün önce Meclis’ten geçen ve cezaları yarı oranında artıran sağlıkta şiddet düzenlemesinin ilk sonucunu göreceğiz...

Yazının Devamını Oku

İstanbul budur işte

Andrea Bocelli’nin Milano Duomo’dan verdiği konseri, dünyaca ünlü sanatçıların evlerinden seslendikleri “One World: Together At Home” konserini geçen hafta çok yazdık, çizdik...


23 Nisan akşamında bir konser de bizde vardı...
7 Tepenin Şehri İstanbul’dan 7 Kıtaya adıyla yayınlandı.
Ben Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın YouTube hesabından yayınlanacağını sanıyordum konserin.
Meğer pek çok kanal yayınlamış, evde o saatte TV açık olmadığından farkında değilim, saat tam 19.00’da YouTube’u açtım o yüzden...
Ayasofya önünde ney sanatçısı Yavuz Akalın’la başladı konser...
Drone’larla çekilmiş tarihi yarım adanın görüntülerine müthiş bir ney sesi eşlik ediyor...

Yazının Devamını Oku

Türkiye ve Almanya

Merak ediyorum, neden Almanya’nın ölüm rakamları tartışılmıyor da Türkiye’nin tartışılıyor?


New York Times neden Almanya’yı değil de, Türkiye’yi mercek altına almaya kalkıyor?
Oysa Avrupa’da koronavirüs salgınını başarıyla yürüten iki ülke var... Biri Almanya, diğeri Türkiye.
Almanya’da 150 bini geçti vaka sayısı, 5 bin 500 kayıp var.
Türkiye’de 100 bine yaklaştı vaka sayısı, 2 bin 500’e yakın kayıp var. Bu iki ülkede vaka sayısıyla vefatlar arasında çok ciddi bir makas var.
Demek ki olabiliyormuş.
Bizde ilk vaka sayısının görüldüğü 11 Mart’tan bu yana 6 hafta geçti, 7’nci haftanın içindeyiz.

Yazının Devamını Oku

Çocuklar da çıkmalı...

Dün 65 yaş üstü insanımıza hafta sonu birkaç saat de olsa dışarıya çıkma izni verilmesi gerektiğini yazdım, “eve kapanmaktan hastalanacaklar” diyerek...Pek çok okur destek verdi bu öneriye...


Cumartesi- pazar 08.00-12.00 arası sadece 65 yaş üstü sokağa çıksa inanın hepsine büyük moral olur.
Sadece yaşlılar değil düşünmemiz gereken bir de çocuklar var... Geçen gün 5 yaşındaki oğlum uzaktan eğitim sırasında sınıf arkadaşıyla konuşuyordu; “Delireceğiz oğlum evde oturmaktan” diyorlardı birbirlerine...
Şaka yapmıyorum 5 yaşındaki çocuklar bunu konuşuyordu.
Avrupa’nın en ağır faturasını ödeyen ülkelerinden İspanya, çocuklara “temiz hava izni” verme kararı aldı. 18 Mart’tan bu yana karantina altında olan 8 milyon çocuğa konan yasak 27 Nisan’dan itibaren temiz hava alabilmeleri için gevşetilecek.
Birçok çocuğun 40-50 metrekare evlerden haftalardır çıkmadığını söyledi İspanya Başbakanı...
Bizde de durum farklı değil...

Yazının Devamını Oku

65 yaş üstü hafta sonu sokağa çıksın

Yaşlılar haftalardır evde. Bakmayın güneşi gördüğünde kendini meydanlara, banklara atan üç-beş kişiye. Milyonlarca yaşı ilerlemiş insanımız uzun süredir dört duvar arasında yaşıyor.


Kendi annemden, etrafımdaki yaşı ilerlemiş insanlardan biliyorum.
Evde oturmaktan hasta olacaklar artık.
Moralleri bozuldu, torun torba etraflarında değil, yürüyüşe çıkamıyorlar, çıkıp temiz bir hava alamıyorlar.
Sürekli kapalı bir evde bağışıklık sistemleri zayıflamaya başladı.
En ufak bir mikroba karşı vücutları direnç göstermeyecek artık...
Unutmayın herkesin evi bahçeli, balkonlu, salon salamanje değil.

Yazının Devamını Oku

Belki de maçları böyle izleyeceğiz

Bu haber tam 6 yıl önce çıkmıştı...



Güney Koreli The Hanwha Eagles adlı bir beyzbol takımı seyirci sayısını artırmak için stadyuma robot taraftarlar yerleştirmişti.
Taraftar stadyuma gitmeden akıllı telefonları sayesinde bu robotlardan birini kontrol ediyor ve stattaymış gibi karşılaşmayı robotun gözünden izliyor.
Evinde oturan seyirci robotlara tezahürat yaptırıyor, hatta elindeki dijital pankartları kaldırtıp, şarkılar bile söyletebiliyor.
Her robotun yüzündeki dijital ekrana da evinde oturan seyircinin görüntüsü yansıtılıyor.
Güney Kore beyzbol takımı bu formülü seyirci ve gelir sayısını artırmak için 6 yıl önce bulduğunda ortada virüs falan yoktu.

Yazının Devamını Oku

Neymar bile ağladı, ben hâlâ ağlamadım

“7. Koğuştaki Mucize”, geçen yılın en başarılı filmiydi... 5 milyon 316 bin gişe yaptı, Aras Bulut İynemli’nin oyunculuğu çok konuşuldu...


Seyreden herkesi hüngür hüngür ağlatan bir baba-kız hikayesi;
Haksız yere hapsedilen Memo ve
7 kışındaki kızı Ova’nın...
Şu sıralar farklı dijital platformlarda tavsiye olarak önüme düşüyor film. Belli ki PSG’nin dünyaca ünlü futbolcusu Neymar’ın da önüne düşmüş ve açıp izlemiş “7. Koğuştaki Mucize”yi...
Daha sonra da sosyal medyasından, “Çocuğu olanlar bu filmi izledikten sonraki duygumu daha iyi anlar. İnanılmaz güzel bir film, izlerken çocuklar gibi hüngür hüngür ağladım” paylaşımını yaptı.
137 milyon takipçisi var Neymar’ın... Türk yapımlarının dünyada gücünü ve etkisini göstermek açısından çok önemli bir nokta bu...

Yazının Devamını Oku

Tiyatrocular, komedyenler, şarkıcılara çağrım var

Lady Gaga bu cumartesi akşamı (18 Nisan) sağlık çalışanlarına teşekkür etmek amacıyla "One World: Together at Home” adında YouTube üzerinden bir konser düzenliyor. Konseri Jimmy Fallon, Jimmy Kimmel ve Stephen Colbert sunacak.


Paul McCartney’den
Stevie Wonder’a birçok ismin şarkılarını seslendireceği
konsere David Beckham, John Legend, Kerry
Washington, Priyanka Chopra Jonas gibi ünlü isimler de katılacak.
Ve burada amaç bir bağış toplamak değil. Sadece eğlenmek, sağlık çalışanlarına moral vermek. Bizde de sağlık çalışanlarımız için bir YouTube konseri neden olmasın?
İlk akla gelen tiyatrocular, komedyenler, şarkıcılar moral gecesi düzenlemeliler.

Yazının Devamını Oku

Sokağa çıkma yasağında İstanbul

Hafta sonu sokağa çıkma yasağı çok doğru bir karardı, 25 gün önce bu köşede önerdiğim bir konuydu bu...

Cuma akşamı yaşanan izdihamın önüne geçilecek tedbirler alınmalıydı meselesi, zaten hepimizin ortak düşüncesiydi...

Cumartesi evden çıkmadım ama pazar günü gazeteci merakıma yenilip atladım bisiklete, şehirde ne oluyor diye bir tura çıktım...

Fotoğraf çekmek, yasağa uyulup uyulmadığına bakmak için...

Cihangir’den Beyazıt’a kadar bisikletle gidip geldim, şunları gördüm;

◊ Denetimler müthişti. Yol boyunca 6 kez çevrildim, memur arkadaşların kimi tanıdı geçmeme izin verdi, kimi sarı basın kartımı görmek istedi.

Yasağa uyma oranı yüzde 100’dü. Yol boyunca toplasan 3-5 araç, sokaklarda sadece 5-10 insan gördüm.

◊ Geçmişte sayım günlerinde böyle boş olurdu İstanbul. O günlerde de ya gazeteye çalışmaya giderdim ya da sayım memuru olarak görev yapardım. Ama o zamanlar bile bu kadar yasağa uyulmazdı.

◊ Doğma büyüme İstanbulluyum, ben kenti bu kadar sessiz bu kadar boş hayatımda görmedim...

Yazının Devamını Oku

333 katlı bir hapishane

Bir hapishane düşünün 333 katlı bir gökdelen ve her katında iki mahkûm kalıyor...


Ortada 8 metreye 2 metre gibi uzunca bir masanın geçebileceği dikdörtgen bir boşluk var her katta...
Her gün en üstteki katta mükellef bir sofra hazırlanıyor; karidesler, pastalar, etler, balıklar aklınıza ne gelirse... Üstelik çok usta aşçılar tarafından.
Ve bu ancak birinci sınıf restoranlarda olabilecek mükellef masa asansör gibi en üst kattan aşağıya doğru inmeye başlıyor.
Her katta 3-4 dakika duruyor en fazla... 4 dakikada ne yedin yedin, çünkü masadan yiyecek alıp saklamak yasak. Bunu yaptığın an ceza var: Bulunduğun kat hızla buz gibi soğutuluyor ya da çok sıcak hale getiriliyor.
En üstteki ilk 30 kat en şanslısı çünkü her şeyin olduğu masaya saldırıp istediklerini yeme, talan etme şansları var...
Her katta 4’er dakika dura dura gelen masada 40-50’nci kattan sonra neredeyse yiyecek hiçbir şey kalmıyor.

Yazının Devamını Oku

Gazetem kapımda

Evlere kapandığımız şu günlerde bizim grup İstanbul’daki okurlar için çok güzel bir uygulama başlattı.


“Bir Tıkla Gazeten Kapıda” uygulaması.
Biliyorsunuz Dünya Sağlık Örgütü, gazete kağıdında koronavirüs riski olmadığını açıkladı, yani gazeteyi gönül rahatlığıyla kağıttan okuyabilirsiniz.
İşte bu keyiften vazgeçmek istemeyen okurlar için Bir Tıkla Gazeten Kapıda uygulaması var.
Demirören Medya’ya bağlı Hürriyet, Milliyet, Posta, Fanatik gazeteleri için şimdilik sadece İstanbul’daki okurlara yönelik bir uygulama bu.
Yakın zamanda Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerle kapıya teslim sistemi daha da büyüyecek.
Yakala.co ve Scooty işbirliğiyle hayata geçen bir sistem bu. Ben kendi işimi kendim yapmayı severim.

Yazının Devamını Oku

Karantina altında seks hayatımız... Eyvah libidomuz düştü!

Koronavirüsle ilgili her şeyi konuşuyoruz da, bir tek seks hayatımızı konuşmuyoruz. Sağ olsun ekrandaki birbirinden kıymetli hocalar sayesinde hepimiz birer pandemi uzmanı olduk...


Ama bugüne kadar insanların seks hayatıyla ilgili bilgi veren, bu konuda neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlatan tek bir uzmana rastlamadım. Bir tek Ender Saraç’ın Posta’ya verdiği röportajı hatırlıyorum; “Lütfen bu dönemde tek eşli olun” diyordu.
Bu konuyla ilgili bizde yeterli bilgiyi bulamayınca yabancı kaynaklara baktım, New York Times’ın pazar sayısından aşağıdaki bilgileri derledim. İşte 15 maddede karantinadaki seks hayatımız...
1- Bunlar eşi benzeri görülmemiş dönemler olduğu için, karantina altında insanların seks hayatlarının köreldiği ya da zenginleştiği konusunda elde şimdilik yeterli veri yok.
2- Ama şu kesin: Yaşadığımız günler hiç seksi zamanlar değil...
3- İnsanlar yeni seks partnerleri bulma konusuna uzak duruyorlar. Çoğu kişi virüsle ilgili bilgilendirmelere, cinsel sorunlardan daha fazla ilgi duyuyor.
4- 2019’u libido tartışmalarıyla kapatmıştık. Can Yaman’a kötü bir haberim var: Depresyon ve anksiyete libidoyu doğrudan olumsuz etkiliyor. Kesin bilgi!

Yazının Devamını Oku

Evde yemek yapanlara: Emma Teyze’nin Kitabı

Emma Teyze kim? Bizim Kelebek’in zeytinyağı yazarı olan Elvan Uysal Bottoni’nin eşi sevgili Paolo’nun büyük teyzesi...


Emma Mancini, 1907’lerde kuzey ve orta İtalya’da yaşamış ve o dönem yaptığı yemeklerin tariflerini defterine not almış.
Mancini ailesinin ikinci kuşağı olan Emma Teyze’nin bu not defteri, Elvan’ın eşi Paolo’nun kız kardeşine kadar ulaşmış.
20 yıldır İtalya’da yaşayan Elvan da kucağına kadar gelen bu hazineyi değerlendirme kararı vermiş.
Ve ortaya “Emma Teyze’nin Kitabı” adlı geleneksel İtalyan yemekleri tarifinin olduğu bu kitap çıkmış...
Elvan’la neredeyse 30 yıla yakın dostluğumuz var; kendisi çok iyi zeytinyağı, şarap, peynir ve bal tadımcısıdır.
Bu İtalyan mutfağı ve yemekleri üzerine yazdığı 6’ncı kitabı...

Yazının Devamını Oku

Neden para ödüyorum?

Tartışma sadece bizde değil, dünyada da yaşanıyor.


Şu sıralar dünyada herkesin sorduğu soru aynı: Neden almadığım hizmete para ödüyorum?
Hafta sonu New York Times’da okudum, ESPN gibi birkaç spor kanalına aylık abone olan bir kullanıcı koronavirüsten dolayı maçların oynanmadığını ve ödediği ücretin geri verilmesini istemiş.
ESPN de nanik yapmış ona. Geçen hafta ben de bizim özel okulları ve anaokullarını yazmıştım.
Uzaktan eğitim için normal eğitim ücreti almaya devam etmeleri doğru mu?
Okul binalarında hiçbir şeyden değilse ısıtma, elektrik, su, temizlik gibi pek çok giderden kurtuldu özel okullar.
Bunu neden ücretlere yansıtmıyorlar?

Yazının Devamını Oku

Radyoculara iyi bir haberim var

Media Liven 26-31 Mart tarihleri arasında 15.328 kişiyle radyo dinlenmesi üzerine bir araştırma yaptı.


Söz konusu tarih hepimizin evlerine kapandığı karantina tarihleri...
Açıkçası evde daha çok televizyon izlendiği, insanların araçlarına binmediği için radyo dinleme sürelerinin azaldığını düşünüyordum ben...
Radyocu meslektaşlarıma güzel haberi vereyim, meğer tam tersiymiş...
Korona günlerinde radyo dinleme süreleri artmış...
Ankete katılanların yarıya yakını, 7212 kişi her gün radyo dinlediğini söylemiş...
Her gün 1-2 saat dinleyenlerin sayısı 3804, 4 saatten fazla dinleyenlerin sayısı 3586...

Yazının Devamını Oku

Yanlış yapan ünlüler

.

Serdar Ortaç
“Bir çay demleyenim bile yok” diyerek taksi durağını ziyarete gitti, taksicilerle çay içip sohbet etti.
Üstelik maske takmayan taksici “Acı patlıcanı kırağı çalmaz” dedi.
Anlaşılan o ki; sevgili Serdar’ın ne izolasyondan ne de sosyal mesafeden haberi var.

Nasuh Mahruki-Coşkun Aral
Nasuh Mahruki, Silivri-Durusu’da açacağı Doğada Liderlik Okulu’ndaki son hazırlıkları ailesiyle birlikte hafta sonu denetledi.

Yazının Devamını Oku

Zombiler de gerçek olacak mı?

2013’te Cannes Film Festivali’nde Brad Pitt’in “World War Z” filminin tanıtımındaydım... (O zamanlar uçağa biniyoruz ey sevgili okur, yurtdışına festivallere, maçlara, tatillere gittiğimiz yıllar, ne günlerdi be!)


O yıl Cannes’ın ağır topu Brad Pitt’ti, her yer “World War Z” afişleriyle doluydu.
Şu sıralar sürekli virüs, pandemi yapımları izliyoruz ya, geçen akşam “World War Z” önüme düşünce, “Cannes yılları nostaljisi yaparım” diyerek satın aldım filmi...
Film aman aman bir şey değil, yaşayan ölüler, zombiler hikayesi...
Güney Kore’de ortaya çıkan bir virüs insanları yaşayan ölüler haline getiriyor.
Her zombi filminde olduğu gibi burada da yaşayan ölüler, yeni hücrelere ihtiyaç duyduğu için kontrolsüzce sağlıklı insanlara saldırıyorlar.
Filmi izlerken düşündüm; bu Hollywood yapımlarındaki her şey gerçek oluyor ya, bu zombiler de günün birinde gerçek olacak mı? Belki de bu korona belası insanlığın ilk büyük sınavı...

Yazının Devamını Oku