"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Karantina altında seks hayatımız... Eyvah libidomuz düştü!

Koronavirüsle ilgili her şeyi konuşuyoruz da, bir tek seks hayatımızı konuşmuyoruz. Sağ olsun ekrandaki birbirinden kıymetli hocalar sayesinde hepimiz birer pandemi uzmanı olduk...


Ama bugüne kadar insanların seks hayatıyla ilgili bilgi veren, bu konuda neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlatan tek bir uzmana rastlamadım. Bir tek Ender Saraç’ın Posta’ya verdiği röportajı hatırlıyorum; “Lütfen bu dönemde tek eşli olun” diyordu.
Bu konuyla ilgili bizde yeterli bilgiyi bulamayınca yabancı kaynaklara baktım, New York Times’ın pazar sayısından aşağıdaki bilgileri derledim. İşte 15 maddede karantinadaki seks hayatımız...
1- Bunlar eşi benzeri görülmemiş dönemler olduğu için, karantina altında insanların seks hayatlarının köreldiği ya da zenginleştiği konusunda elde şimdilik yeterli veri yok.
2- Ama şu kesin: Yaşadığımız günler hiç seksi zamanlar değil...
3- İnsanlar yeni seks partnerleri bulma konusuna uzak duruyorlar. Çoğu kişi virüsle ilgili bilgilendirmelere, cinsel sorunlardan daha fazla ilgi duyuyor.
4- 2019’u libido tartışmalarıyla kapatmıştık. Can Yaman’a kötü bir haberim var: Depresyon ve anksiyete libidoyu doğrudan olumsuz etkiliyor. Kesin bilgi!
5- İşsiz kalmak, ekonomik sıkıntılar yaşamak da cinsel arzuyu öldürebiliyor.
6- Salgın dönemlerinde seks hayatıyla ilgili elde veri yok ama deprem gibi doğal felaketler sonrasında daha önce yapılan araştırmalar şunu gösteriyor: İnsanların böyle olağanüstü dönemlerde cinsel aktiviteleri önemli ölçüde azalıyor.
7- Mesela 2008’de Çin Wenchuan depreminden önce evli kadınların yüzde 67’si haftada iki veya daha fazla seks yaparken, depremden bir hafta sonra bu oran yüzde 4’e düşmüş.
Depremden dört hafta sonra bile oran yüzde 27’ye çıkabilmiş.
8- Bu nedenle travmatik zamanlarda cinsel aktivitenin artması pek mümkün görülmüyor. Kasmayın.
9- Karantinaya rağmen cinsel hayatı değişmeyenlerdenseniz aman dikkat koronavirüs pozitif olan biriyle seks yapmayın.
10- En güvenli ortağınız hayatınızı, evinizi paylaştığınız kişi. “Household sex partner (HSP)” deniyor buna. Yani bu dönemde maceraya kalkışmayın.
11- HSP’niz, Covid-19 semptomları taşıyorsa kesinlikle beraber olmayın. Bırakın seksi, uzmanlar yatakları ve odaları bile ayırın diyorlar.
12- Eşiniz asemptomatik bir vakaysa, yani virüsü sadece taşıyorsa da 11’inci madde geçerli. Uzmanlar bu durumda doktorunuza danışın diyor.
13- Hayatınızda partneriniz yoksa üzgünüm kabullenmek zorundasınız, ne yazık ki bu dönemi bekar olarak geçirmelisiniz.
14- Uzmanların bekarlara önerdiği üç şık var:
a) Sosyal platformlarda yeni arkadaşlıklar edinmek
b) Görüntülü sohbet etmek
c) İlle de şartsa telefonda seks...
15- Sosyal izolasyan evinizin dışındaki insanlarla teması sınırlamak anlamına gelir. Haneye eklenen her ilave kişi riski artırır. Bu yüzden şu anda tek güvenli seks, evinizin dışındaki partnerlerle seks yapmamak...

En çok futbol dünyası ağlıyor

Tüm dünyada virüs nedeniyle milyonlarca insan işsiz kalırken, ekonomik krizlerle boğuşurken en çok şu futbol dünyası ağlaşmıyor mu ağızlarına kramponla vurasım geliyor.
· Krize rağmen maaşında indirime gitmeyen futbolcular orada...
· Yardım kampanyası düzenleyen kulüpler orada...
· Liverpool gibi bir kulüpte bile çalışanları ücretsiz izne gönderme orada...
· Battık, bittik, yandık diye ağlaşanlar orada... Kardeşim biz mi batırdık sizi? Milyonlarca Euro’larla oynuyorsunuz, en dandik oyuncunun kazandığı bile biz fanilerin bir arada göremeyeceği rakamlar. En çok da siz ağlaşıyorsunuz...
Koca milyar dolarlık futbol endüstrisi, zannedersin ki işinden olmuş maden işçileri.
Kazandığınızdan utanın ya!
Kulüplerin ekonomisini de doğru yönetseydiniz de bu hale gelmeseydiniz. Kusura bakmayın da bu kadar sıkıntı içinde dünyada en son dert edeceğim şey futbol kulüpleri ve futbolcular olur...

Dünya Seyir Örgütü...

Bu Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ne iş yapar gerçekten merak ediyorum...
Herhalde tek işi açıklama yaparak uyarılarda bulunmak ve verileri toplamak olmalı. Avusturya ve Danimarka’nın önlemleri azaltma kararından sonra yine açıklama yaptılar; “Tedbiri elden bırakmayın başa döneriz” diye...
Çok sağ ol ya, valla biz bunu bilmiyorduk. İtalya aylardır virüsün pençesinde kıvranıyor. İspanya’da hayatta yaşlı nüfus kalmadı neredeyse...
11 milyonluk Belçika’da bile 2 bin 500 kişi ödü. Amerika alenen maske korsanlığı yapıyor, maske yüzünden 3. Dünya Savaşı çıkacak neredeyse...
Dünya Sağlık Örgütü hâlâ tavsiyelerde bulunuyor. Yahu onu Ateş Kara hoca da yapıyor bize.
Sen Dünya Sağlık Örgütü’sün bir olaya el atsana, hastaneler kurulmasına, solunum cihazları üretilmesine çabalasana, maske dağılımını bir organize etsene...
İtalya’ya, İspanya’ya doktor gönderilmesinde ön ayak olsana...
Neyi seyrediyorsun?
Vallahi şu Trump’ın söylediği hiçbir şeye değil ama “DSÖ bu defa gerçekten patladı” lafının altına imzamı atarım. O Çin yanlısı tutum sergilediği iddiasıyla bunu söylüyor ama ben insanlık adına söylüyorum... Dünya Sağlık Örgütü falan değil bu, Dünya Seyir Örgütü... Hepimiz gibi olan biteni seyrediyor sadece.

Sınıfta kalanlar

Şu virüs belası bittikten sonra insanlık adına sınıfta kalanlar olacak...
İlk üçünü ben şöyle sıraladım:
1- Avrupa Birliği: En ufak bir krizde birbirine düştüğü, birliğin beraberliğin, dayanışmanın yalan olduğunu gösterdikleri için...
2- Dünya Sağlık Örgütü: Olan biteni sadece seyrettiği için...
3- Amerika: Sağlık meselesinde bile kimi zaman parayla, kimi zaman zorla istediğini elde ettiği için.

Estetik açıklama!

Pazartesi günü Magazin Konseyi’nde “Bu dönemde özel kıyafetlerle evlere gidip botoks, estetik yapmayı başaran paraya para demez” demiştim.
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği bir açıklama gönderdi; kısaca “Ameliyatlı ameliyatsız
işlemlerin bu dönemde yapılmaması, estetik operasyonların steril ortamlarda ehil ellerde yapılması gerektiğini” söylemişler.
Neyse ki açıklamaya,
“Her ne kadar yazınızda böyle ciddi bir öneri yapılmasa da” ibaresini düşmüşler.
Yoksa yaptığım her şakanın altına, “bu bir şakadır” ibaresi koymaya karar verecektim.
Biz “kuaförler evinize gelmesin” derken, herhalde “botoksçu geldi hanım” formülünü önerecek değiliz.

X