"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Eğlenceli jüri toplantısı

Pantene Altın Kelebek için geri sayım başladı. 9 gün kaldı büyük geceye, heyecan dorukta...

Önceki gün halk oylamasından çıkan sonuçlar önümüze geldi ve jüri olarak St. Regis Otel’de buluştuk.
Bu yıl dışarıdan yine dört kıymetli isim vardı jürimizde; Selçuk Yöntem, Cihan Ünal, Belçim Bilgin ve Ziynet Sali...
Ben hiç bu kadar tartıştığımız, birbirimizi yediğimiz, tatlı tatlı atıştığımız, bu kadar eğlendiğimiz bir jüri toplantısı hatırlamıyorum.
Sabah 11.00’de başladık, 16.00’da bitti toplantımız.
Her kategoriyi uzun uzun değerlendirdik. Sonuçta ortaya kazananların listesi çıktı...
Ama hiç sormayın, 28 Şubat ödül gecesine kadar ambargolu sonuçlar.
Dışarıdan katılıp değerli zamanlarını ve fikirlerini paylaşan dört konuk jüri üyemize bir kez de buradan teşekkür ederiz.
Mersinli Joker
Mersin’de bir kendini bilmezin tipini beğenmediği için saldırdığı palyaçonun görüntülerini izlerken, “Bu da bizim Joker’imiz” dedim.
Joaquin Phoenix’e Oscar kazandıran filmde, sokaklarda palyaçoluk yapan kahramanımız neredeyse aynı şekilde saldırıya uğruyor. Elindeki pankartla kafasına vuruyorlar ve bir ıssız sokakta dövüyorlar palyaçoyu...
Toplumun bu ve benzer kötülükleri, adamı Joker’e dönüştüren süreci de başlatıyor filmde... Bizim Mersinli Joker’in hikayesi aynı olmaz umarım.
Monako Tarkan’ı
Tarkan üçüncü kez Monako’da sahneye çıktı. Orada verdiği ilk konserde izlemiştim Tarkan’ı.
Hatta Monako’da güzel bir restoranda birlikte akşam yemeği bile yemiştik.
Geçen hafta sonu yine Monako’da olacaktım Tarkan’ı izlemek için.
Ancak bizim Altın Kelebek toplantıları yüzünden son anda uçak biletimi iptal ettim.
Gidenlerden dinledim Monako konserini...
◊ Yine tıklım tıklım doluymuş...
◊ Yine repertuvarı güzelmiş...
◊ Yine yemekli masalarda ağır başlayan gecenin sonu herkesin ayakta dans ettiği eğlenceli şekilde bitmiş.
Yani Tarkan her zaman bildiğimiz gibi, İstanbul’da da, Kıbrıs’ta da, Monako’da da...
Radyolar ölmez
1.5 yıldır hafta içi her gün 16.00-18.00 saatleri arasında canlı yayın yapıyorum Show Radyo’da.
Geçmişte NTV Radyo’da, Power FM’de de radyoculuk yapmıştım.
Dolayısıyla radyonun yeri ayrıdır bende. Televizyon yayıncılığından çok daha farklı bir tadı vardır.
RTÜK’ün yaptığı araştırmadan çıkan sonuçları o yüzden sevdim.
Türkiye’de radyo dinleme süresi ortalama 1 saat 43 dakika.
Erkeklerin yüzde 59’u, kadınların yüzde 41’i her gün radyo dinliyor.
Erkeklerin her gün radyo dinleme süresi 1 saat 52 dakika, kadınların 1 saat 32 dakika.
Bu sonuçlar bize iki şeyi gösteriyor:
1- Radyo yayıncılığı hiçbir zaman ölmeyecek.
2- Reklam verenler için radyo hâlâ çok iyi bir mecra.
Yere batsın sizin Hipokrat yemininiz!
Küçükçekmece Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ortaya çıkan hamile çocuklar skandalının 10’da 1’i başka bir ülkede olsa yer yerinden oynardı.
1 Ocak-9 Mayıs 2017’de, 5 aylık bir süre içinde 115 çocuğun hamile olduğu belirlenmiş, ancak hastane yetkilileri bu durumu emniyete, savcılığa bildirmemişti.
Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı soruşturma sonrasında çok daha korkunç rakamlar ortaya çıktı.
Meğer 2016 yılında da hastaneye gelen hamile çocuk sayısı 376’ymış.
2 yılda toplam 491 çocuk hamile olarak geliyor, üstelik yarısına yakını 18 yaşın altında ve hastanede tek bir yetkilinin kılı kıpırdamıyor!
Bu çocuklar alınıyor mu, satılıyor mu...
Tecavüze mi uğruyor, zorla mı evlendiriliyor...
Kaçırıldılar mı, başlarına neler geldi diye soran tek bir vicdan sahibi kişi yok. Üstelik bunların çoğu Hipokrat yemini etmiş doktorlar.
Hastanenin başhekimi, 11 doktor, iki sosyal hizmet sorumlusu olmak üzere 14 kişi hakkında 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
2 yıl mı?
İndirimle 1 yıla düşüp çıkan cezalar da ertelenir mi?
Peki buna göz yumanların, belki de çıkar sağlayanların hiç mi vicdanı sızlamayacak?
Hadi Hipokrat yemininizi unuttunuz, içinizde birinizin bile mi kız çocuğu yok?
Sadece Hipokrat yemininiz değil, insanlığınız da yere batsın sizin.

X