Hayatımızı aydınlatan insanlar: Kerim Güç

Canım Okurlarım,

Bazı insanların korkusu, düşük bilinci ve içindeki kötülüğün onları ele geçirmesi ile gerçekten hayatımızı karartmaya can ve baş ile çalışıyorlar.

Benim iyilik yaptığım, hiçbir karşılık beklemeden iyilik yapıp köşemde yazdığım paylaştığım bazı kişiler arkamdan hemen işler çevirip beni kötüleyen paylaşımlar yapmışlar. Bunun dışında farklı astrolog ve kişisel gelişimciler bazı şirket ve kuruluşlara ‘Can ile çalışırsanız sizinle çalışmam!’ diyormuş. İnsanlar da ‘Neden peki?’ dediği zaman: ‘Ben kendisinden hiç hoşlanmıyorum v.s.. ‘ diyormuş... Bunların hepsi tamamen yıllardır ritmik olarak defalarca sayısız olayı tarihi tarihine astrolojik olarak bilmem ve sosyal medyamın çok daha güçlenmesi ile arttı...

Tabii bu insanlara kızmıyorum. Özellikle bu dönem bütün gezegenlerin aynı anda ters dönmesi ve tutulmaların insanların tüm içlerindeki gerçekleri ortaya çıkartan yıldızlarda olması ile yaşadıkları süreçten kaynaklanıyor.

Bu dönemde aldatıldığını öğrenenler, hiç beklemediği insanlardan kötülükler görenler inanılmaz bir sayıda... Çok şükür her gün benim yaşantım daha iyiye gidiyor.

Çünkü ben herkesin iyiliğini istiyor ve iyilikten vazgeçmiyorum.

Özellikle bu dönem lütfen kimseye borç vermeyin, kefil olmayın ve imza atacağınız her şeye bütün bu yaz boyunca çok dikkat edin.

Bu dönem herkes bir ev alma telaşına düştü ama ben astrolojik olarak Eylül ayına kadar ev fiyatlarının dahada düşeceğini düşünüyorum.

2020 yılının 13 Eylül tarihi sonrası bütün yaşadığımız zorlu gergin süreç rahatlamaya başlayabilir. Lakin tabii o zaman da kasım ayının ortasına kadar dikkat etmek gerekli...

Ben yeni kitabımın ve ilk romanımın çıkışı için lansman tarihi olarak astrolojik olarak uğurlu bir tarih olan 18 Kasımda olmasını seçtim.

Sizlerin de özellikle 18 Kasım 2020 tarihinde saat: 09:00, 15:00 veya akşam 19:00 dakikalarında yeni başlangıçlar yapmanızı tavsiye ederim.

Karantina döneminin hayatımda birbirinden güzel ve kalbi sevgi ile dolu aydınlanmış insanlarla dolu olduğu için şükrediyorum.

Bazı insanların az sayıda dostu vardır ama benim çok şükür çok sayıda birbirinden güzel dostluklarım var.

Yaşamım birbirinden özel insanlar ile çevrili...

Yıllardır yeni tanıştığım ya da sevdiğim pek çok kişi ile sosyal medyamda fotoğraflar paylaşırken ‘Dünya birbirinden güzel ve özel insanlar ile çevrili...’ diye yazıp paylaştığım zaman çok sayıda insanın bana kızdığı bile oldu.

Sen de çok iyilik meleğisin!

 Ne diye böyle şeyler yazıyorsun?

Aman sana kalsa herkes iyi... yalaka gibi duruyorsun...

Gibi...

Demediklerini bırakmadılar ama ben sevgiden, iyilikten, sevmek ve sevilmekten, insanların güzel yanlarına odaklanmaktan vazgeçmedim!

Onun üstüne kelimenin tam anlamı ile yaşamım birbirinden özel, nadir, kıymetli, içi dışı ayrı güzel, kalbi aşk dolu insanlar ile çevrili bir hale geldi...

Bunun için her gün şükrediyor ve şükretmeye devam ediyorum.

İşte yaşamımda olduğu için şükrettiğim insanlardan birtanesi ‘Kerim Güç’ ile sizi tanıştırmak istiyorum.

Nesillerdir ailesinden gelen aydınlanmış, modern, entellektüel tassavvuf bilinci ile güneş gibi göz kamaştırıyor...

Kerim Güç ile yaptığım bu röportaj ile sizi baş başa bırakır iken gelecekte onun adını çok daha fazla duyacağınızı aklınızda tutun...

Sevginin kaynağının gücü bizi hayallerimizin ötesinde iyi, farkındalığı yüksek, aydınlanmış, etik, erdemli ve bizim mutluluğumuza katkısı olacak insanlar ile dost yapsın...

Sizi seven bir Can...

 

-Seni  ilk olarak Cemâlnur Sargut Hanım’ın oğlu olarak tanıdık. Tasavvufî gelenekten gelen bir aileden olmak hayat duruşunu nasıl etkiledi?

Ailem, Rifâî tasavvuf geleneğinden gelen ve 1950 yılında vefat eden büyük mutasavvıf Kenan Rifâî Büyükaksoy’un okulundan yetişmiş. Anneannem çok küçük yaşlarından beri Kenan Rifâî Büyükaksoy’un sohbet halkasında yer almış. Kendisinin vefatından sonra da bir tasavvuf ekolünde az rastlanan bir kadın lider olan mutasavvıf, yazar ve fikir insanı Sâmiha Ayverdi tarafından yetiştirilmiş. Anneannem Meşkûre Sargut da bu tasavvuf terbiyesiyle annemi yetiştirmiş oldu. Bu açıdan kendimi çok şanslı addediyorum çünkü böyle bir ailenin içerisinde doğdum. Ne annem ne anneannem özellikle bu yolda bulunmam için bir zorlama yapmadılar. Hatta ben uzun yıllar yurt dışında kalarak bu yoldan uzak kalmıştım. Ama hayat çok ironik, öyle ki hazineyi ne kadar başka yerlerde arasan da seni aslında hep üzerinde oturduğun köye geri getiriyor.

 

-Değişik bir eğitim geçmişin var. Elektronik Mühendisliği lisansının ardından yurtdışında Bilgisayar ve İşletme masterları yapmışsın. Sonra apayrı bir kulvara geçip Tasavvuf masteri yapmışsın. Şimdi de aynı alanda doktora yapıyorsun. Bu sana mutluluk yolunda ne kattı?

Küçük yaşlarımdan beri ilgim olan matematik beni eğitimim sırasında da hiç yalnız bırakmadı. Bir mühendis olarak hayata genelde matematiksel modellemeler üzerinden bakmayı âdet haline getirdim. 3G teorisi de aslında sosyal bir meseleye analitik bir çözüm getirme isteğimin sonucudur.

Mühendislerin ortak özelliği sebep-sonuç ilişkilerini çözmektir. Dolayısıyla eğer sebepler konusunda yeterli kontrole sahipsek sonuçları da kontrol edebileceğimize inanırız. Buna determinizm adı verilir. Gelgelelim sosyal meselelere bu formülleri uygulamak o kadar da basit değildir. Hepimizin zihnini en fazla kurcalayan sosyal mesele de aslında mutlu olabilmek. Bu açıdan ben, mutluluğu sağladığına inandığım parametreleri belirlemeye çalıştım. Ancak bu parametreler o kadar fazla ve göreceliydi ki, o yolla bir sonuca varamayacağımı fark ettim. O zaman da parametrelere konsantre olmak yerine karşılaştığımız ve bizi mutsuz eden olayları belli filtrelerle çözümlemeye gittim.

 

-3G Teorisi tam olarak ne demek, açılımı nedir?

3G aslında bir filtreleme sistemi ve temel olarak 3 tane G harfi ile başlayan faktörden ibaret:

  • Görelilik
  • Geçicilik
  • Gizem

Teorik olarak baktığımızda hayat başımıza gelen ve bizi mutlu ya da mutsuz edecek olaylardan ibaret. Ancak aynı olay ile birden fazla kez karşılaştığımızda benzer şekilde mutlu olmuyoruz. Mesela sahip olmaya çalıştığımız herhangi bir meta sahip olunduktan sonra bekleyiş sürecindeki zevki vermemeye başlıyor. Hatta o şey belli bir süre sonra mutluluk listemizden çıkmış bile olabiliyor.

Bunu şu şekilde ifade edebiliriz: İki türlü hayal kırıklığı vardır. Birincisi ulaşılmak istenen bir hedef belirlemek fakat buna ulaşamamaktan doğan hayal kırıklığıdır. İkincisi ise belirlenen hedefe ulaştıktan sonra yaşanan hayal kırıklığı. İkincisi her zaman birincisinden daha büyük bir hayal kırıklığı haline gelmektedir. Buradan çıkardığımız sonuç, mutluluğumuzun sonuçta değil de daha çok süreçte saklı olduğunu kavrayabilmektedir. Bu durumda olayları değil, ama süreçlerin bizim üzerimizde yaratacakları tesirleri yukarıda belirttiğimiz üçlü filtreleme sistemiyle kontrol edebiliriz.

 

-Görelilik ile kastin tam olarak nedir? Hayatı görelilik üzerinden nasıl okuyorsun? Mutluluğu bulmada bunun ne faydası var?

Görmek iki temel aksiyondan oluşur; bakmak ve algılamak. Ancak baktığımız ile gördüğümüz arasında tecrübelerimizin, kültürümüzün ve özellikle de önyargılarımızın manipüle ettiği bir süreç vardır ki, iki kardeşin bile aynı yere bakıp farklı şeyler görmesi hiç de rastlamadığımız bir olay değildir. Ancak kişi dünyayı hep kendi gözlerinden gördüğünden dolayı, başka bir insanın bakış açısından bakamadığı surette o ilişki hangi boyutta olursa olsun sonuçta mutsuzluğa neden olacaktır. Mesela dilimize birçok rüzgâr tarifi gibi İtalyancadan geçmiş olan fırtına kelimesi, Latince kökenli olup “fortune” yani iyi tâlih veya şans anlamına gelir. Hepimizi adı geçtiği zaman bile korkutan bu kelime aslında İtalyan gemiciler için yol alabilme enerjisidir. Aynı şekilde tatlı tatlı eserken bize mutluluk veren meltem rüzgârı ise kökünü “maltempo” yani kötü hızı olan mânâsındaki kelimeden alır ki bir gemici için uğursuzluk sayılır.

Benzer örnekler hayatımızın her noktasında mutsuzluğa yol açabilecek bir habitat oluşturur. Ancak bizim dışımızda gelişen ve kontrol edemeyeceğimiz olaylara görelilik gözlüğü ile filtrelemek suretiyle bakabilmek, mutluluk kontrolünü aslında bize geri verebilir. Bir başka deyişle “Belki dünyayı değiştiremem ama dünyamı değiştirebilirim!” hâlidir bu.

 

Hayatımızı aydınlatan insanlar: Kerim Güç

 

-Geçiciliği ikinci filtren olarak kullanmışsın. Bana “Bu da geçer yâ Hû!” deyişini hatırlattı. Biraz açar mısın?

Bu parametre de hayatı algılama noktasında ihtiyaç duyduğumuz hem en yakın dostumuz hem de en acımasız düşmanımız olan zaman ile bağlantılıdır. Hayatımıza eşlik eden zamanı bir yoldaş olarak kabul edip etmemek geçicilik filtresini ne kadar başarılı kullanıp kullanmadığımıza bağlıdır. “Geçici olamayan tek şey geçiciliktir.” Dolayısıyla kontrolümüz dışında başımıza gelen olayların mutluluğumuza etki edip edememesi de her şeyin geçici olma bilinciyle olaya yaklaşabilme yetisiyle ilintilidir.

Kültürümüzün bir parçası olmuş olan “Bu da geçer yâ Hû!” sözünün hikâyesi dinler tarihinde Süleyman Peygamber’e kadar dayandırılır. Dünyanın en büyük hazine ve güçlerinin sahibi olan Süleyman Peygamber, kendi hayatında hem saltanatın hem de hüznün gelip geçici olduğunu her zaman kendisine hatırlatan bir yüzük ile dolaşırdı. İşte bu yüzük üzerinde yazan “gam zeh ya'avor” da bizim “bu da geçer”imizden başka bir şey değildi. Dünyanın gelmiş geçmiş en varlıklı sultanı bile mutluluğun varlık veya yokluk üzerine kurulamayacağını bize bir yüzük sembolü üzerinden anlatmıştı. Zira dönemlik varlıklar yokluğa, dönemlik yokluklar da varlığa dönüşebilir. Bu durumda bizler kendi mutluluğumuzu geçicilik filtresi üzerinden kalibre edebiliriz.

 

-Gizem kelimesi zaten kendi başına çok gizemli… Gizem ile mutluluğu nasıl bağlıyorsun birbirine?

Filtrelerimizin en mistiğini en sona sakladık. Görelilik ve geçicilik filtreleri ile yakalayamadığımız ve bizleri mutsuz etmeye devam eden olaylar, bu son ağa takılacaklardır. Gizemde ilk iki filtre için kullandığımız algı ve zaman faktörlerinin bir kombinasyonuna tanık oluyoruz. Bir başka deyişle, zamanında “keşke olsaymış” dediğimiz birçok olaya zaman içerisinde “iyi ki olmamış” dediğimiz sayısız örnek ile karşılaşıyoruz. Ya da hayatımız için çok zor görülen devrelerin kazançlarını bugün sermaye olarak kullanıyoruz. Sorun o zorluğun, o zaman periyodunda bizi mutluluktan alıkoyması.

İnsanoğlu kendini çok yüksek bir varlık olarak görüyor ve elindeki veriler ölçüsünde alınan kararlara güveniyor. Ancak olayların dış yüzleri büyük ölçüde iç yüzlerini örtmek suretiyle aslında bizleri kontrpiye de bırakabiliyor. Amerika’nın en önemli doğal parklarından biri olan Yellow Stine’daki kurtların yırtıcılıklarından dolayı insanlar tarafından öldürülmesi hikâyesi, her işin içinde farklı bir gizem olduğunu bize anlatan bir örnek, değil mi? Tabiatı korumak için yapılan bu hareket yıllar içinde bozulan ekolojik denge ile adeta parkın yok olmasına sebebiyet verirken, 1995’te 14 vahşi kurdun tekrar salınmasıyla park kurtulabilmiş. Anlıyoruz ki başımıza gelen ve kendi kontrolümüzde olmayan hadiseler, içlerinde çok farklı mânâlar taşıyabilirler. Gizem gözlüğü, olaylara elimizdeki veriler üzerinden hüküm vermememizi sağlar ve böylece mutsuz olmamızı engeller.

 

-Peki bu 3G hayatımızda nereye bağlanacak?

3G, prensip olarak, bir analitikçinin mutluluk kavramına yaklaşımından ibaret. Mutluluk olaylarda değil, olaylara bakış açımızda yatmakta. Biz böylece “3G gözlükleri” tasarlamış olduk ki, olaylara bakışımız değişsin… “Değişirse ne olacak peki?” derseniz; işte o zaman 4G olan gönül gözümüz açılacak ki artık 3G’den 4G’ye atlamış olacağız…

 

Bu röportaj için sana çok teşekkür ediyorum.

Seni seven bir Can... :)

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

İstanbul depremi, depremler tekrar edecek mi?

CUMHURİYET BAYRAMI.

İlk öncelikle aslında her gün kutlamamız gereken, “Cumhuriyet Bayramı”mızı kutluyorum.

Size bu satırları 29 Ekim 2020 tarihinde; yani doğum günümde yazıyorum.

Annesi 19 Mayıs doğumlu, ailesi tam bir Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk aşığı olan bir insan olarak Atatürk’ün ışığında doğduğum için çok şanslıyım.

HZ.MEVLÂNÂ İLE İLGİLİ ROMANIM

Daha önceki köşe yazılarımdan hatırlayacağınız üzere Atatürk’ün ve Hz. Mevlânâ’nın astroloji haritalarını incelemiştim.

Hz. Mevlânâ’nın şu an Ay‘ına tam 2020 Kasım ayında Jüpiter transit edecek. Bu yüzden, UNESCO’nun akredite ettiği, “Uluslararası Mevlâna Vakfı” ve Hz. Mevlânâ’nın ailesinin de bana destek olduğu, 6. kitabım olmasına rağmen ilk romanım olacak olan Hz. Mevlânâ ile ilgili yazdığım kitabı bu 18 Kasım’da sizlere sunacağım. Bunun için gerçekten çok heyecanlıyım çünkü şu ana kadar okuyan kişilerden aldığım geri dönüşler beni çok mutlu etti ve inanılmaz cesaretlendirdi. Hep beraber neler olacağını göreceğiz.

 

İZMİR VE İSTANBUL DEPREMİ

Yazının Devamını Oku

Donald Trump, Ateş Ve Gerçek Astroloji

Canım Okurlarım,

Öncelikle bütün Hatay’a çok geçmiş olsun demek istiyorum. En son yazdığım yazıda Antakya bölgesi diyerek, İskenderun ve Hatay bölgesini de kastederek tutulmaların ve Mars’ın etkisini vurgulamıştım. Maalesef öngörülerim gerçekleşti.

Ekim 2020’nin Merkür ve Mars’ın ters döndüğü, sayısız insanın kavga edeceği ve müthiş anlaşmazlıkların ortaya çıkacağı bir dönem olduğunu söyleyebiliriz. Bu dönemde teknolojik şirketler ve her türlü elektrik olayları için sevimsiz bir dönem olmasının yanında, medya kuruluşlarını hatta siyaset ve ünlüler dünyasını da şok edecek haberlerin gündeme geleceği bir dönem diyebiliriz.

2020 Eylül sonu Satürn’ün düzdönmesi ile 2023 Şubat ayına kadar çok sert geçecek bir dönem içindeyiz. Ateş, yangınlar, saldırılar, terör, savaşi doğal afetler, ekonomik sıkıntı... Malesef astrolojik olarak görünenler bunlar...

Lakin bütün bu söylediklerimin asıl doruk noktasını 30 Kasım ve 14 Aralık 2020 tarihlerinden 15 gün öncesi ve sonrasında yaşayacağız!

Hatay’da olanlardan çıkaracağımız sonucu da göz önüne alacak olursak 30 Kasım ve 14 Aralık tarihlerinden itibaren:

30 Kasım -15 gün öncesi ve sonrası- özellikle Edirne ve Türkiye’nin tüm batı sınırı bölgeleri, Ege ve Trakya bölgesinde, doğal afetler ve çatışma ya da silahlı olaylar yahut patlamalar olabilir.

Hatay, İskenderun, Osmaniye, Antakya, Adana, Mersin, Kahramanmaraş, Niğde, Nevşehir, Kayseri, Yozgat, Aksaray, Kırşehir, Çorum, Amasya, Sinop, Ankara, Çankırı, Kastamonu illerinin bulunduğu bölgeye haritadan bakarsanız hepsinin yukardan aşağıya tam bir hiza içinde olduğunu görürsünüz... Bütün bu bölgeler ve şehirlerden tutulmanın etkisi geçiyor ama bir de bu çizginin tam üstünden pluta ile chiron -yani devlet ve acı birleşimi- Bartın, Zonguldak, Karabük, Düzce, Bolu, İzmit, Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale bölgelerine yansıyor, hatta tüm Karadeniz’e  yansıma da yapıyor ve etkisini ortaya çıkartıyor! Buralarda doğal afetler, her türlü “ATEŞ!”, yangınlar, depremler ve silahlı olaylar veya patlamalar olabilir.

Açıkçası Türkiye 2021 yazında yine “Ateşler!” dolu bir yaz geçirecek gibi görünüyor!

Yazının Devamını Oku

KAOS: YUNANİSTAN, AZERBAYCAN, İRAN VE AMERİKA

Canım Okurlarım, İçinden geçtiğimiz bu süreci daha iyi anlamanız ve aynı zamanda astrolojik olarak da gelecek yıllara dair öngörülerimi detaylı olarak öğrenmek adına lütfen önceki köşe yazılarımı da okuyun...

COVID-19 SÜRECİ

Bildiğiniz üzere 2020 Ocak sonu Satürn’ün Çin’in Ay burcunun olduğu evine girmesi ile dünya yeni tip korona virüsünden (SARS-CoV-2) ve bu yeni tip korona virüsünün yol açtığı COVID-19 hastalığından çok etkilendi. Mayıs ayında Satürn’ün ters dönerek etkisini düşürmesi ile bir nebze rahatladı. Şimdi eylül sonu Satürn’ün düz dönmesi sonucunda bütün dünya 2020 Ocak, Şubat ve Mart, Nisan aylarını tekrar yaşayabilir. Bu sırada Jüpiter 13 Eylül 2020’de düz dönmeye başladığında ve Rahu ile Ketu’nun daha önce bütün hastalıkların şifasının bulunduğu zamandaki yerlerine geçmeleri ile ilaç ve aşılar ortaya çıkacak ve bu ilaç ve aşıların daha iyi halleri 2022 Mart ayına kadar güncellenmeye devam edecek! Bu sırada Satürn’ün olumsuz etkisi; 2020 Kasım sonunda Satürn’ün yanına Jüpiter’in gelmesi ile düşecek ve bu süreç 2021 Mayıs ayına kadar sürebilir. Lakin, COVID-19 sürecinin bitişi 2020 Mart ayındaki köşe yazımda belirttiğim üzere 2023 Ocak sonrası; hatta 2023 Mayıs sonrası olacaktır.

PROTESTOLAR, KAOS VE ÖZGÜRLÜK SAVAŞLARI

Eylül 2020 sonunda, öncesi veya sonrasında, dünyada savaş ve gerginlikler başlayacak; hatta protestolar ve özgürlük mucadeleleri, iç savaş ve ayaklanmalar kendini gösterecek. Lakin asıl 2020 Kasım ile 2021 Temmuz arasında bütün dünyada inanılmaz büyük protestolar, erken seçimler, belirsiz seçimler, başkanlara suikastler, bombalar, iç ve dış savaşlar ve büyük ayaklanmaların bütün dünyanın her yerinde ortaya çıkacağı astrolojik olarak görünüyor!

Savaşlar ve Doğal Afetler

Kuzey ve Güney düğümleri -Rahu ve Ketu- 18 ayda bir yer değiştirir ve oldukları yerlerde Güneş ve Ay tutulmaları olur. Özetle çok büyük değişimleri ve farklı alanlarda konuları gündeme getirirler.

Astrolojik öngörülerime göre, 20 Eylül 2020 ile 2022 Nisan arası Türkiye’nin düşmanlarının artacağı, düşmanları ile uğraşacağı, başarıları ve yatırımlarından elde edeceği kazançlar ile ilgili mutlu olmayacağı görünüyor. Özellikle Türkiye için stresli, gergin ve uykusuz bir dönemin işaretini veriyor. Özellikle hastaneler, mahkemeler, deniz aşırı uzak ülkeler, sosyal medya, internet, televizyon ve insanların dünyadan koptuğu noktaların çok daha fazla gündemde olacağı bir dönemi gösteriyor. Ekonomik olarak çok tatsız olacağı ve birçok bankanın sıkıntı yaşayacağı görünüyor.

 

Yazının Devamını Oku

Dünya Cinsel Sağlık Günü: Prof. Dr Mehmet Z. Sungur

Canım Okurlarım,

Bugün 4 Eylül Cinsel Sağlık Günü...

Her şeyden önce bu söyleşiyi yapmış olmaktan ve kendisi ile dostluğumun olmasından onur duydum

İstanbul Kent Üniversitesi Öğretim Üyesi İstanbul

Kognitif Davranış Terapileri Derneği (KDTD) Başkanı

Avrupa Davranış ve Kognitif Terapiler Birliği (EABCT) Eski Başkanı

Uluslararası Bilişsel Terapiler Birliği (IACP) Eski Başkanı

Bilişsel Terapiler Akademisi (ACT) Kurucu Üyesi, Eğiticisi ve Diplomatı

Beck Enstitüsü (BI) Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi

Yazının Devamını Oku

Erkek Çocuğu Olarak Cinsel Tacize Uğradım!

Canım Okurlarım,

İçinden geçtiğimiz bu dönem beni bazı şeyleri net bir şekilde yazmaya zorluyor!

Son dönem kadına yönelik fiziksel şiddet, cinsel tacizin yanında erkek çocuklarının da yaşadıklarını görüyoruz.

Ben kendi çocukluğumda yaklaşık 13 yaşımda iken bir yerden bir yere gitmem gerekmişti. Taksiye bindiğim zaman bir amcanın arabasına bindim. Ve inanılmaz şekilde bana cinsel tacizde bulunduğu zaman ilk başta beynim algılamak istemedi ama amacını anladığımda kendimi arabadan attım...

Sayısız arkadaşım ve akrabam ile yalnız başımıza erkek erkeğe konuştuğumuz zaman bana çocukluklarında cinsel saldırı, istismar hatta tecavüze uğradıklarını anlatmıştırlar.

Türkiye’de sadece kadınlar değil aynı zamanda erkekler de inanılmaz bir şekilde cinsel şiddet, tecavüz ya da tacize uğruyor. İnsanların cinsel yönelimlerinin farklı olması cinsel tacize uğraması için neden değildir? Sonuç olarak cinsel eğitim, farkındalık ve bilinçlendirmenin daha fazla eğitimlerimiz de olması gerekli... 

Astroloji yorumlarımdan önce söylemek istediğim çok önemli bir mesele var:

Lütfen morali bozulacak, felaket tellallığı yapıyorsun diyecek, dediklerim çıktıktan sonra ‘elin kırılsaydı da yazmasaydın!’ gibi sanki yazarak ben yapıyormuşum gibi şeyler söyleyecek insanlar okumasın beni de takip etmesinler.

Siz hava durumunu sunan kişiye sağanak yağmur yağacak dediği zaman neden böyle bir şey söyledi diye tepki gösteriyor musunuz?

Yazının Devamını Oku

Sınırlarımız Genişleyecek, Petrol, 2021 VE ÇİP

2021 Yılı daha kötü mü olacak?

Canım Okurlarım,

Bu soruyu her gün alıyorum.

Yalnız ilk başta şunu söylemek istiyorum:

Türkiye’nin toprakları kesinlikle genişleyecek!!!

Öncelikle tekrar söylüyorum! 2018 ve 2019 da yazdığım astrolojik öngörüm TÜRKİYE'NİN TOPRAKLARI VE SINIRLARI HATTA DENİZ SINIRLARI GENİŞLEYECEK! PETROL'Ü YA DA BAŞKA MADENLERİ KENDİ ÜLKEMİZ DE YA DA DIŞ ÜLKELERDE ÇIKARTACAĞIZ YA DA ONLARDAN HAK ALACAĞIZ!!! Bu 2022 Nisan öncesi görünebilir ama asıl 2023 sonrası!

Astrolojik olarak Türkiye sınırlarında 2022 Nisan öncesi etkisi başlayarak 2023 sonrası kesin olarak bir genişleme görüyorum. Bu sınır genişlemesi deniz sınırı genişlemesi ve aynı zamanda toprak sınırı genişlemesi ve başka ülkelerin bize kendi ülkelerinde toprak vermesi  gibi farklı olasılıklar olabilir!

Bu arada Türkiye'nin sınırlarının genişleyeceğini astrolojik öngörü olarak yıl önce yine yazmıştım ve defalarca söyledim. Bunu yeni yazmıyorum!!!

Astrolojik öngörüm Türkiye Deniz'den veya topraktan Petrol 'ü veya yeraltı madenlerini Türkiye çıkartacak ya da başkasına çıkarttırıp hak alacak! Bunun pozitif yansıması 2023, 2024, 2025 yıllarına yansır ! Tabii dilerim daha öncede olur! 2022 Nisan öncesi ya da sonrasına bekliyorum!

Yazının Devamını Oku

Astrolojik Tutulmaları ile DARK 2020 Yazı: Belirsizlikle Barışmak

Canım Okurlarım, Dark dizisine ve şu an ki dünyanın içinde olduğumuz astrolojik etkiyi gördüğüm zaman 2020 yaz ayları ve tüm yıl bana Dark dizisinin tezahür etmiş hali gibi geliyor.

Çünkü her şey birbirine bağlantılı bir şekilde devamlı geçmişe ve geleceğe gidip geliyoruz. Bu düzlemde günden güne daha fazla gerçekler ortaya çıkarak her şeyin derinlerindeki kişiler yüzlerini gösteriyor. Her bir ülke birbirinin paralel yaşamı gibi paralel boyutları bizlere yaşatıyor. Sonuç olarak 2020 ve 2021 yılının sonundan sonra dizi bitecek ama etkisi 2023 Ocak sonuna kadar bizi etkileyecek gibi duruyor. 2020 ve 2021 yılları dönemi politikacılar için tehlikeli ve skandallar ile dolu bir dönem...

Yaşam aslında her an bizimle eşzamanlılıklar ile konuşuyor. İçinden ilerlediğimiz yaşam insanlar için şefaflaşarak şok edici bir hal alıyor.

Armağan Çağlayan’ın youtube programında Murat Övüç ve Selin Ciğerci ile yaptığı röportajları seyrettiğim zaman ‘işte budur.’ dedim...

Herkes son derece samimi, açık dürüst ve hiçbir şeyini saklamadan söylüyor.

Tüm dünyada ünlüler dünyasında neler neler var herkes biliyor. Lakin niye ise Uluslararası Seks Federasyonu’nun kabul ettiği bütün dünya bilim insanlarının doğal yönelimlerine televizyonlarda çarpık ilişki diyerek cehaletin doruğunu yaşamaktan utanmıyorlar. Şu ana kadar herkes üstünü kapata kapata ilerlemeye alıştığı için sosyal medya fenomenlerinin gerçekten yeni çağın gerçek ünlülerinin yani sevilen ve takip edilen insanlarının dürüstlüğüne medyanın alışması zaman alacak gibi...

Eskiden belli gazeteler, televizyonlar varmış. Onlar kimleri öne çıkarırsa o kişiler ünlü sayılıyormuş. Bence gerçek ünlülük onlar değil şu an ki sosyal medya ile ünlü olan insanlar. Gerçek Celebrity olmak demek çoğunluk tarafından sevilmek demek....

Tabii gerçekte artık dünyanın istediği bu şeffaflık! Dünya gerçeklere aç! Ateist nüfusun dünyada en çok olduğu ülkenin İran olduğunu düşünecek olursak insanlar özgürlük istiyor.

Dayatmalar, korkutmalar ve kısıtlanmış bilinç kalıpları artık dünyada barınamıyor.

Yazının Devamını Oku

Annemi Babam Öldürdü mü? Gezegenler Ters!

Canım Okurlarım,Sonunda aylardır gezegenlerin bizi hazırladığı bu dönemin etkilerini hissettirdiği dönüşüm dönemine geldik.

 

İçinde olduğumuz mayıs ayından kasım ayına kadar bütün gezegenler tek tek ters dönecek hatta bazıları aylarca ters dönmeye devam edecek.

Eğer gezegenlerin ters döndüğü dönemde neler yapmamız gerektiğini doğru bir şekilde anlarsak her şey çok daha kolay bir şekilde akar.

Ben bir yıl öncesinden sosyal medya hesaplarımda bütün takipçilerimin de şahit olduğu üzere herkese 2020 Mart sonrası ile Kasım arası evlenmeyin ve düğün planlamayın dedim.

Herkese evlenecekseniz 2019 Eylül ya da Ekim ayında evlenin. En geç Aralık, Ocak sonu veya Şubat başı evlenin diye söyledim. Bunun dışında çaresiz son dönemde iyi tarih istenildiğinde 29 Mart tarihini de vermiştim ve benim 29 Mart tarihime uyarak evlenme hazırlığı yapan pek çok kişi bir hafta sonrasında benim sayemde nikahını kıydırabildiğini bana yazdı... Eğer yaza hazırlık yapsalardı, evlenemeyeceklerinden dolayı herkes bana teşekkür etti.

Benim verdiğim uğurlu tarihlerde banka hesabı açan ya da yeni şirket kuran hatta sosyal medya hesabı açan insanlar yaşadıkları inanılmaz pozitif gelişmelerden dolayı devamlı herkes benden tarih istiyor. Lakin açıkcası artık 2020 yılının kasım ayının sonuna kadar başka bir tarih veremiyorum

Önümüzdeki dönem tek uğurlu ve iyi tarih 18 Kasım sabah 09:00, öğleden sonra 15:00 ve 19:00 sıraları ama saati ile ilgili henüz hala üstünde çalışıyorum. Tam içime sinen uğurlu saat aralığını instagram sosyal medya hesabımda paylaşacağım.

Peki ne oluyor? Ne istiyor bu gezegenler?

Yazının Devamını Oku

AŞK101 dizisi, karantina bitişi ve evde mutluluk

Canım Okurlarım,Yaşadığımız bu karantina döneminin yani Covid19 sürecinin ne zaman biteceğine dair astrolojik yorumumu herkes devamlı bana soruyor. Bununla ilgili sosyal medya hesablarım da ve olayların ilk başında köşe yazımda yazmıştım ama yine de net anlaşılması için madde madde yazayım.

 

Bu arada birçok astroloğun bu döneme dair bildiklerine dair yorum yada konuşmalarını gördüm ama hiç kimsenin benim bundan yıllar önce 2017 Hürriyet ve 2018 CnnTürk köşe yazılarımda 2020 3. Dünya savaşı başlıkları yazılarımda bütün dünyayı etkileyecek süreç kadar net bir yazı ya da konuşma görmedim.

Covid19 hastalığı yani Corona virüsünün dünyada ve Türkiye'de bitişi:

1- 4 Mayıs 2020 sonrası Mars ve Satürn ayrılacağı için dünyada çok hafif bir rahatlama olur ama karantina tam bitmez.

2- 5 ve 21 Haziran ve 5 Temmuz 2020 tutulmaları ile dünya doğal afetler ile birbirine girer, gerginlik depremler, yeni virüs, ekonomik krizler ya da ayaklanmalar olabilir ama dünya sonrasında sakinleşir.

3- Ağustos 2020 sonrası virüs ve bütün süreç ile ilgili ciddi rahatlamış olur.

4- Eylül ve Ekim 2020 yeni bir virüs ortaya çıkabilir ama aynı zamanda şu an ki korona virüsü mutasyona uğrayarak etkisini kaybetmeye aynı zamanda bulunan ilaçları bütün dünyaya dağıtılmaya başlayabilir.

 

Yazının Devamını Oku

Corona pozitif hastası ile röportajım!  

Canım Okurlarım,Arkadaşım Corona virüsüne yakalandı yani Covid-19 Pozitif oldu.

Elbette herkes için üzülüyorum ama insan tanıdığı birisi olduğu zaman ve onunla paylaşım içinde olunca durumun ciddiyetini daha iyi anlıyor.

Herkesin daha çok bilgilenmesi ve asıl bu süreci yaşmış bir kişiden öğrenmesi için kendisinden benimle röportaj yapmasını rica ettim ve sağ olsun kabul etti.

Türkiye’nin en gözde ünlüleri ile önde gelen, hatta Ricky Martin ile bile çalışmış, birbirinden değerli projelerinde imzası olan , Sezen Aksu, Mustafa Sandal, Gülben Ergen, Hülya Avşar, Zeynep Bastık, Serdar Ortaç ve hatta dünyada birbirinden ünlü isimlerinde gelip albümlerini yaptırdıkları, ses mix mastering mühendisi Tarık Ceran’ın ablası Zuhal Ceran ile yaptığım röportajla  sizleri baş başa bırakıyorum.  

 

-Zuhal bir tanem ilk önce okurların seni tanıması için kendinden ve yaptığın işlerinden kısaca bahseder misin? 

23 Yıllık bir organizatör geçmişim var halen devam eden.  Menejerlik organizasyon, bayi toplantıları festival organizasyonları, söyleşiler gibi özellikle Türkiye'de Lider Star olan yüzlerce ünlü simayla Türkiye geneli ve pek çok ülkede Konser Organizasyon ve Sosyal Sorumluluk projelerim ve sergi çalışmalarının yapımcılığını gerçekleştirdim. Hayatımın en eşsiz imzalarında birinci sırada olan ise Mustafa Kemal Atatürk fotoğraflar ve en eşsiz belgelerinden olan 57 yıl gün yüzüne çıkarılmamış belge ve fotoğrafların topluma , Sayın Genel Kurmay Başkanlığımız nezdinde gerçekleştirdiğimiz Atamıza Sergi çalışması ile sunulmasıydı. Kadına Şiddet alanında olmak üzere Birleşmiş Milletler (UNFPA) nezdinde 8 Martın dünya kadınlar günü gibi insanlığa hizmet için gerçekleştirdiğim pek çok projede liderlik yaptım yapımcı olarak. 

Antalya Altın Portakal İzmir Enternasyonel fuarı gibi pek çok noktada sergiler ve sosyal projelere liderlik yapıyorum. Özellikle Sosyal  Sorumluluk  projelerim dalında en değerli ödüllerle taçlandırılırken daima lider projelerle Türkiye'de Sağlık Bakanlığı (TÜHİD Türkiye Halkla İlişkiler Derneği) Sivil Toplum kuruluşlarından en başarılı Sosyal sorumluluk Projeleri olarak ödüllere layık görülen çalışmalar gerçekleştirmeye devam ediyorum. 

 

Yazının Devamını Oku

İnsanların özgürlüğünü elinden alamazsınız!

Canım Okurlarım,Bu yazıyı yazsam mı? yoksa yazmasam mı? çok düşündüm.Lakin en sonunda dürüstlük şefaflığın en doğru ve şifalandırıcı meziyet olduğuna inandığımdan yazmaya karar verdim.

 

Dün Türkiye’nin önde gelen ve en çok sevilen isimlerinden bir tanesi Esra Ceyhan ile sosyal medya hesabımızda canlı yayın yaparken de bu konuyu konuştuğumuz da yine anlattım.

Konuşmamız esnasında Esra Ceyhan, bu dönem havai fişeklerin atıldığını ve bunların kuşların ölmesine birçok türün zarar görmesine neden olduğundan bahsetti.

Ben de buradan bu konu ile ilgili yetkilerin desteğini ve herkesin hassasiyetini rica ediyorum.

*

Corona sürecinin en başından itibaren Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Evdekal’ demesine rağmen...

Benim çok sevdiğim, saygı duyduğum, hayran olduğum beğendiğim ve çok zeki olduğunu düşündüğüm Hülya Avşar’ın yürüyüşe çıkacağına dair paylaşımı, arkasından Murat Boz’un hava güzel diyerek dışarı çıkacağını sonra da kendi sitesinin içinde çıktığını söylemesi, Serdar Ortaç’ın Saba Tümer’in kendisine birbirlerini öpmemeleri gerektiğini hatırlatması ile dünya kaos yaşadığı sırada ‘Böyle şeylere inanıyor musun?’ demesi beni gerçekten şoka uğrattı...

Kurumsal hayat üstüne standup yapan Kaan Sekban ‘ın bir paylaşımını takipçilerim bana yolladı.

Yazının Devamını Oku

Oğlum Corona Virüsünden öldü!

Canım Okurlarım,

 

Öldü mü?

Evet öldü...

Oğlum mu?

Evet benim oğlum...

İlk başta hiçbir şey anlamadık. Başta nefes daralmaları ve halsizliği vardı.

Daha sonra bir gece aniden abdominal nefes almaya ve nefesinde çok ciddi sorun yaşamaya başladı.

Gece yarısı acil bir şekilde kendimizi veteriner hekimin masasında bulduk.

Yazının Devamını Oku

Corona Virüsü Kimleri Etkiler?

Canım Okurlarım,

Önceki yazımda anlattığım gibi Satürn temizliği temsil ediyor ve Türkiye’nin astroloji haritasında Satürn en yüksek ve en iyi konumda.

İlginç bir şekilde şu an Satürn kendi evinde ve aslında bütün dünya da temiz, düzenli, disiplinli, etik, adaletli, iyilik elçisi ve yaşamı destekleyici olmalarını istiyor.

Satürn 2023 Ocak ayının sonuna kadar temiz, disiplinli, öğretici, yaşamı destekleyen, öldürmekten kaçınan, iyilik peşinde olan, düzenli, adaletli ve etik insanları güçlendirecek, destekleyecek ve daha da bu konularda gelişmeleri için her şeyi yapıp onlara hediyeler verecek!

Lakin bu şekilde olmayan yani Satürn’ü kötü durumda olan insanları çok zorlayacak ve ciddi sınavlardan geçirecek...

Önümüzdeki 2023 Ocak ayının sonuna kadar Satürn yapılan bütün adaletsizliklere cevabını verecek ve adaletsiz, hırsızlık ve haksızlık yapan insanları inim inim inletecek!

Kuzey düğümü virüsleri temsil ediyor. Eğer bir kişinin astroloji haritasında Kuzey düğümü ölü ya da kötü durumda ise virüsler onu çok daha rahat etkiliyor ve mikrop kapabiliyor.

Bunun nedeni aslında öyle kuzey düğümü ve Satürn’ü iyi durumda olunca etrafında görünmez bir kalkan olduğundan değil.

Nedeni: kişi çok daha titiz ve temiz oluyor.

Yazının Devamını Oku

Prof. Dr. Tarık Şapçı: Bana bir şey olmaz deme...

Canım Okurlarım, Sizler için müthiş değerli, benim ve çok sayıda dostumun canımızı emanet ettiğimiz, tüm doktor arkadaşlarımın da övgü ile bahsettiği saygıdeğer Prof. Dr. Tarık Şapçı ile Corona Virüsü üzerine röportaj yaptım.

 

Son dönemde medya ve sosyal medyadaki bazı doktorların söylemleri içime tam olarak sinmemesi üzerine en güvendiğim isimlerden birisi ile bu röportajı yapmak istedim.

Bu röportajı 15 Mart 2020 Pazar günü yaptığımız için röportajın içindeki bilgi ve oranların o tarihe ait olduğunu vurgulamak istiyor ve sizi röportaj ile baş başa bırakıyorum.

-Corona Virüsü ile ilgili bazı doktorlar rahat olun, Türk genine bir şey yapmaz, abartılıyor gibi açıklamalar yaptılar. Siz ne düşünüyorsunuz?

Sevgili Can bu işin genle ilişkisi olduğuna inanmıyorum. Böyle bir sorunun cevabını ancak bilimsel çalışmalar verebilir, elimizde böyle bir veri olmadan, böyle bir dönemde, bu kadar hızlı bulaşan ve pandemi yaratmış olan bir viral enfeksiyon varlığında, bu şekilde konuşup halkı yanlış yönlendirmenin hata olduğunu düşünüyorum

Yazının Devamını Oku

Corona virüsü ne zaman bitecek?

Canım Okurlarım, Corona Virüsünü incelediğim sırada 14. Yüzyıllarda yaşanan Kara Veba ve Aids hastalıklarının aynı astrolojik etki ile ortaya çıktığını keşfettim.

Bunun yanında özellikle kimlerin daha çok virüslerden etkilendiğine dair astroloji de bir bilgi var.

Tabi bunun nedenini de sizinle paylaşacağım.

Kendi sosyal medya hesabımda bunun ilgili uzun bir video çekip paylaşmıştım ama şimdi yenilerini de paylaşacağım.

Astroloji haritada kuzey ve güney düğümünü 18 ayda bir yer değiştirir ve oldukları yerde Ay ve Güneş tutulmaları o 18 ay boyunca olur.  Lakin özellikle sizi isimler ile kafanızı karıştırmadan bazı yıldızlarda tutulma olunca hastalık, salgın, savaş, acı, yıkım v.s. gibi etkileri ortaya çıkartıyor. Sonuç olarakta 26 Aralık 2019 ve 10 Ocak 2020 tarihlerinde bu yıldızlarda tutulmalar oldu.

Satürn’de astroloji haritada hangi eve gelirse onunla ilgili sınavlar verir.

Astroloji haritada Satürn özellikle doğum haritasındaki Ay burcunun olduğu burca yani Ay’ın haritada olduğu eve gelince Sadesati denilen bir insanın, ülkenin, şirketin, ailenin veya doğum haritası olan herhangi biri her şeyin 30 yılda bir yaşadığı en zor süreci yaşar.

Çin şu an Sadesati yaşıyor. Benim Sadesati sürecim  25 Ocak 2020 de bitti ve bir sürü başka insanlar ve Çin Sadesatiye girdi. O yüzden 25 Ocak 2020 tarihinden hemen sonra bir sürü insan ve kuruluş çok zor korkunç şeyler yaşadılar.

Hayat böyle birşey bazı insanların zor dönemleri biterken başka insanların zorlayıcı dönemleri başlıyor. Bu da haritanızda transit halinde yani günümüzdeki Satürn gezegeninin hangi burçta olduğuna göre değişiyor. Sizin astroloji haritanızdaki Ay burcunuzun üstüne gelince Sadesati’ye girmiş oluyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

8 Mart 120 Kadının feci ölümü ile doğdu

Canım Okurlarım, Bütün kadim öğretilere göre asıl güç kadındır. Mitolojide en güçlü olan tanrıçadır.

Hz. Mevlana’nın dediği gibi:

‘Kadın Hak nurudur, sevgili değil, sanki yaradandır yaratılmış değil.’

Bu sözü bana Hz. Mevlana’nın 22. Nesil torunu Uluslararası Mevlana Vakfı başkanı Esin Çelebi Bayru söylediği zaman çok etkilenmiştim.

Bana hint mitolojisinde baş Tanrı Şiva ‘nın her şeyi hoş görmesine rağmen sadece Ana Tanrıça’ya saygısızlık edildiği için kainatı 18 kere dans ederek yok ettiğini ve arkasından Ana Tanrıça’nın tekrar yarattığına dair hikaye aklıma geliyor.

İnsan kendisinin dünya’ya gelmesini sağlayan Kadın’a karşı bukadar saygısız ve değerini görmezden gelmesi bence yaşama düşmanlığından başka birşey değildir.

Aile dizimi, tüm kişisel gelişim ve enerjisel öğretilerde yaşam kaynağı annedir yani kadındır.

İlla anne olmasına gerek olmadan kadın kendi başına anne olmasına gerek olmaksızın saf güç ve enerji kaynağıdır.

Her güçlü erkeğin arkasında güçlü bir kadın vardır sözü aslında erkeklerin bir tür makina gibi asıl güçlerini kadınlardan aldıklarının gerçeğinden gelir.

Yazının Devamını Oku

Yaşanmayan acı hastalık, saygı duyulmayan üzüntü düşman olur

Canım Okurlarım, Annemin 1999 deprem döneminde kaybolması ve birdaha asla ulaşamamamdan bu yana 20 yıl geçti.

Babamın annemin arkasından kalp krizi yaşayarak vefatı, arkasından ablamın kalp krizi geçirerek vefatı bana acı nedir öğretti.

Ailemin vefatının üstüne ‘Akrabanın yaptığını akrep yapmaz.’ Sözünün doğruluğunu yaşadım.

Sokakta kaldım, aç kaldım, kış günü elektirik olmayan, hiç bir ısıtıcı olmayan bir yerde ağlayarak aç günler geçirdim.

Kış boyu ayağımda yazlık yırtık ayakkabı, üstüm ceketsiz dolaştım.

Varlıktan yokluğa yokluktan sevgiye geçiş serüvenimde kayıp nedir yaşadım.

Şu an şehitlerimizin haberi ile canım çok acıyor... Allah rahmet eylesin... Hepimize ve ailelerine sabır diliyorum.

Onlar hepimiz için oradaydılar.

Suriye’de şehit olan kardeşlerimiz bana bütün kayıplarımı tekrar yaşatırken size kendi sürecimden öğrendiğim çok önemli bir şeyi paylaşmam gerektiğini hatırladım.

Yazının Devamını Oku

Çin'de yaşayan yazarımız ile corona virüsü ve aşısı gelişmeleri üstüne röportaj yaptım!

Canım Okurlarım, son dönemde herkes özellikle Corona virüsü konusuna odaklandı.

Bende sevgili okurlarım için asıl kaynağı Çin ‘de yaşayan Arzu Ülger ile Corona Virüsü üstüne aydınlatıcı bir röportaj yaptım. 

Arzu Merhaba, 

Bize kendinden bahseder misin? Ne iş yapıyorsun? Neden ve ne kadar zamandır Çin’de yaşıyorsun?

Ben yaklaşık yirmi sene yabancı şirketlerin mali ve idari işler bölümlerinde çalıştım. En son çalıştığım şirketten emekli oldum.  Profesyonel olarak çalıştığım dönemde Hürriyet Aile de köşe yazarlığı yapmaya başladım.  “Arzu ile hayata dair” isimli bir köşem var. Hayata dair ne varsa yaşadığım, tecrübe ettiğim, ve aldığım dersleri yazılarımda paylaşıyorum. Ayrıca çok iyi bir gözlemciyimdir bu sebeple etrafımda yaşananlarla da ilgili yazıyorum. Şu anda eşimin işi sebebi ile iki seneyi aşkın zamandır Şangay’da yaşıyoruz.

Corona Virüsü nedir ve neden çıkmış?

Korona virüsüne Şangay’ın batısındaki Hubei eyaletinin Wuhan şehrinde ilk kez rastlandığını biliyoruz. Nedeni ile ilgili pek çok şey söylendi ama duyduklarımızın hangisi doğru onu bilmiyorum.

 

Şu an ne durumda? Yayılmaya devam ediyor mu? Kontrol altına alındı mı? Çin devleti ne diyor?

Yazının Devamını Oku