Buğra Adil Buyrukcu

Buğra Adil Buyrukcu

bugra.buyrukcu@gmail.com

Reflü ile mücadele sofrada başlar

Günümüzde mide yanması, ağza acı su gelmesi ve göğüste baskı hissi birçok kişinin hayatını zorlaştırıyor. Bu şikâyetlerin en yaygın nedenlerinden biri de reflü. Tıbbi adıyla “gastroözofageal reflü” olan bu hastalık, mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkıyor.

Haberin Devamı

Kimi zaman sessiz ilerleyen, kimi zaman da günlük yaşamı oldukça zorlaştıran reflü, aslında sofrada başladığı gibi doğru beslenme alışkanlıklarıyla yine sofrada kontrol altına alınabiliyor. Elbette ki reflüyü tamamen yok etmek her zaman mümkün olmuyor ama doğru beslenme alışkanlıklarıyla semptomlar hafifletilerek, uzun vadede yaşam kalitesi artırılabiliyor.

Reflü ile mücadele sofrada başlar

MİDEYİ YORMAYAN BESİNLER

Reflüyü tetikleyen en büyük unsur, mide asidinin üretimini artıran veya asidin yemek borusuna kaçışını kolaylaştıran yiyeceklerdir. Bu nedenle öncelikle mideyi yormayan, sindirimi kolay, lif açısından zengin besinlere yönelmek gerekir. İşte bu besinlerin en faydalıları...

Haberin Devamı

Sebzeler: Brokoli, kuşkonmaz, kabak, havuç, yeşil fasulye gibi lifli sebzeler reflü dostudur. Kızartma yerine buharda ya da haşlanarak tüketilmesi önerilir.

Meyveler: Muz, elma ve armut mideyi rahatlatır.

Tahıllar: Tam buğday ekmeği, yulaf veya esmer pirinç, hem mideyi tok tutar hem de asidi dengelemeye yardımcı olur.

Protein kaynakları: Yağsız beyaz et, balık ve baklagiller sindirimi kolaylaştırır. Kızartma yerine haşlama veya fırınlama yöntemi kullanılmalıdır.

KAÇINILMASI GEREKEN TUZAKLAR

Reflüyü kontrol etmenin en etkili yolu, mideyi yoran “lezzetli ama zararlı tuzakları” tanımak ve yavaş yavaş beslenme düzeninizden çıkarmaktır. Bilinçli seçimler yaparak hem mide sağlığınızı koruyabilir hem de yaşam kalitenizi yükseltebilirsiniz. İşte uzak durmanız gereken besinler...

Asitli meyveler: Turunçgiller (portakal, mandalina, greyfurt, limon.)

Gaz ve şişkinlik yapan sebzeler: Karnabahar, lahana, Brüksel lahanası, bezelye, turp. Ayrıca soğan ve sarımsak.

Yağlı ve ağır besinler: Kızartmalar, yağlı yemekler, kaymak, krema, tereyağı, margarin, kuyruk yağı.

Kafeinli ve uyarıcı içecekler: Kahve, koyu çay, enerji içecekleri.

Baharatlı ve acı yiyecekler: Acı biber, pul biber, karabiber ve nane.

Gazlı içecekler: Kola, soda, gazoz gibi.

Haberin Devamı

Şekerli gıdalar: Çikolata.

SOFRADAN KALKARKEN DİKKAT

Elbette ki, yemeğin içeriği kadar, nasıl yendiği de önemlidir. Mesela büyük porsiyonlardan kaçınmak gerekir. Çünkü büyük porsiyonlar, mideyi gerer ve asidin yukarı kaçmasını kolaylaştırır. Ancak lokmaları iyi çiğnemek, hızlı yemekten kaçınmak, yemek sırasında aşırı sıvı tüketmemek mideyi zorlamaz. Ayrıca yedikten hemen sonra yatmamak gerekir. En az 2-3 saat dik pozisyonda kalmak, yer çekiminin mide içeriğini aşağıda tutmasını sağlar. Akşam yemeklerini de günün en hafif öğünü yapmak, reflü şikâyetlerini belirgin şekilde azaltır. Uzun süre aç kalmamaya da özen gösterilmelidir. Günde 2-3 ana ve 1-2 ara öğün şeklinde az ve sık yemek yemeyi tercih edin. Bu sistem, mide asit seviyelerini dengede tutar ve reflü riskini azaltır. Ayrıca gece geç saatlerde yemek tüketmek reflü semptomlarını tetikleyebilir. Özellikle yatmadan en az 2-3 saat önce hiçbir şey yememeye özen gösterin.

Haberin Devamı

KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLER BÜYÜK FARKLAR YARATIR

Reflü sadece tabağımıza koyduklarımızla ilgili değildir. Günlük alışkanlıklarımız da en az beslenme kadar etkilidir. Örneğin fazla kilo, reflü açısından önemli bir risk faktörüdür. Çünkü vücuttaki fazla yağ, mideye baskı yaparak asidin yukarı kaçmasına neden olur. Bu yüzden sağlıklı bir kiloya ulaşmak, reflüyle mücadelenin en önemli adımlarından biridir. Sigara da reflünün sıkça göz ardı edilen tetikleyicilerindendir. Sigara içmek, yemek borusundaki kasları gevşeterek asidin geri kaçışını kolaylaştırır. Düzenli egzersiz ise hem kiloyu dengelemeye yardımcı olur hem de sindirim sistemini destekler. Ancak egzersizden hemen önce veya sonra yemek yememeye özen göstermek gerekir. Uyku pozisyonu da reflü üzerinde etkilidir. Mesela gece yatarken başınızı biraz yüksekte tutmak, mide asidinin yemek borusuna kaçmasını önleyerek sabahları daha rahat ve huzurlu uyanmanıza yardımcı olur.

Haberin Devamı

REFLÜ İLE BARIŞMAK MÜMKÜN MÜ?

Reflü, modern yaşamın ve fast food kültürünün bir faturasıdır desek yanlış olmaz. Ancak bu tabloyu tersine çevirmek de yine bizim elimizde. Doğru beslenme alışkanlıkları edinmek, sofradaki küçük ama kritik seçimleri değiştirmek, etkili sonuçlar doğurabiliyor. Unutmayın, reflü gibi hastalıklarla mücadele ettiğinizde savaşı bir günde kazanamazsınız. Bu, sabır isteyen uzun soluklu bir yolculuktur. Fakat ödülü, ilaç kutularına bağımlı olmadan, mide yanmasıyla uykusuz kalmadan ve sağlıklı sofralar kurarak yaşanan bir hayat olacaktır. Elbette ki bu hastalıkla mücadele ederken doktorunuz tarafından verilen bir ilaç tedaviniz var ise bunu uygulamaya devam edin. Ancak reflü ile savaşta yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının etkisini de göz ardı etmeyin. Çünkü reflüyü tedavi etmenin yolu mutfaktan geçer. Çatalın ucundaki her lokma, ya mideyi yakar ya da mideyi iyileştirir.

Yazarın Tüm Yazıları