Paylaş
Hal böyleyken, sokakta yürümek bile başlı başına bir mücadeleye dönüşüyor. Her yaz elbette sıcakları yaşıyoruz ama bu sene bir başka ve sanki fırının içine girmiş gibiyiz. İklim krizi mi desem, küresel ısınma mı bilemem ama bir şeylerin değiştiği kesin. Bu nedenle kavurucu günlerde sağlığımızı kaybetmemek için vücudumuza daha fazla dikkat etmemiz şart. Aksi takdirde, sadece bronzlaşmakla kalmaz, aşırı sıcakların yol açabileceği ciddi sağlık sorunları ve hatta ölüm riskiyle de karşı karşıya kalabiliriz. Peki, bu aşırı sıcaklara karşı kendimizi nasıl koruyabiliriz? İşte sağlığımızı tehlikeye atmadan yazı geçirebilmek için dikkat etmemiz gereken önemli noktalar...

VÜCUT ISINIZI DENGEDE TUTUN
İnsan vücudu aslında harika bir sistem. Kendini soğutabiliyor, ısıyı ayarlayabiliyor ama bu sadece belli bir noktaya kadar. Özellikle 35-40 dereceyi aşan sıcaklıklarda bu sistem zorlanıyor. O yüzden bizim de ona yardımcı olmamız lazım. İlk ve en önemli şey, bol su içmek. Yaz aylarında “Susamıyorum” bahanesine yer yok ve kesinlikle susamadan su içeceğiz. Ayrıca pamuklu, ince kıyafetler giymek ve mümkünse açık renk tercih etmek önemli. Güneşin en dik olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkmamak da büyük fark yaratır. Dışarıda olmanız gerekiyorsa gölgede yürümeye, serin yerlerde vakit geçirmeye ve klimalı alanlarda mola vermeye özen gösterin.

GÜNEŞ ÇARPMASI MI SICAK BİTKİNLİĞİ Mİ?
Sıcak havalarda baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi ya da halsizlik yaşıyorsanız dikkat! Çünkü bu belirtiler sıradan yorgunluk olmayabilir. Güneş çarpması ve sıcak bitkinliği birbirine benzer ama ciddiyetleri farklıdır. Sıcak bitkinliği daha hafif bir durumdur ve vücut terle çok su kaybettiğinde olur. Ama güneş çarpması çok tehlikelidir. Vücut ısısı 40 dereceyi geçer, terleme durur, hatta bilinç kaybı bile yaşanabilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında ise hemen profesyonel sağlık desteği alınmalıdır. Aksi taktirde durum hızla kötüleşerek hayati tehlike oluşturabilir.


SERİNLEMENİN DOĞAL VE BASİT YOLLARI
Herkesin evinde klima olmayabilir ama serinlemenin başka yolları da var. Örneğin, ayakları soğuk suya sokmak, bileklere ve enseye soğuk bez koymak oldukça işe yarar. Perdeleri kapalı tutmak, evin güneş alan camlarını mümkünse folyo veya güneşlik ile kaplamak iç sıcaklığı düşürür. Duş almak da anlık rahatlama sağlar, hele ki ılık suyla alınan duş vücudu dengeler. Ayrıca buzlu içecekler yerine hafif soğuk su tercih etmek daha iyidir. Çünkü buzlu şeyler mideye aniden yük bindirebilir. Karpuz, salatalık gibi su içeriği yüksek meyve-sebzeler ise tam bir kurtarıcıdır.
SICAK HAVALAR VE SPOR
Yaz aylarında spor yapmak, formda kalmak ve enerjiyi artırmak için harika bir fırsat olsa da, yüksek sıcaklıklar sağlık açısından ciddi riskler doğurabilir. Özellikle öğle saatlerinde ve güneşin en dik açıyla geldiği zamanlarda yapılan egzersizler, vücut ısısının aşırı yükselmesine, su kaybına ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Sıcak havalarda spor yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar; yeterli sıvı alımı, güneşten korunma, uygun kıyafet seçimi ve egzersiz yoğunluğunun kontrol altında tutulmasıdır. Ayrıca, sporun nispeten havanın daha serin olduğu sabah veya akşamüzeri yapılması, vücudun aşırı ısınmasını engellemek için kritik öneme sahiptir.
ÇOCUKLAR VE OYUN SAATLERİ
Çocuklar bu sıcaklarda oyun oynamak istiyor, haliyle enerjileri de bitmek bilmiyor. Ama özellikle gün ortasında dışarıda koşturmak büyük risk. Çocukların vücutları henüz tam olarak sıcaklara uyum sağlayamıyor. O yüzden oyun saatlerini sabah erken ya da akşam serinliğine denk getirmek daha doğru olur. Gölgelik alanlarda oynamalarını sağlamak, mutlaka şapka taktırmak ve su molaları vermelerini sağlamakta şart.
KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?
Herkes sıcaklardan etkilenir ama bazı gruplar var ki, onlar için risk çok daha büyük. Özellikle 65 yaş üstü bireyler, bebekler ve küçük çocuklar için bu kavurucu havalar oldukça tehlikeli. Çünkü yaşlıların terleme mekanizması gençler kadar etkili değil. Bebekler ise vücut ısılarını düzenleyemezler. Ayrıca kalp, tansiyon, şeker gibi kronik hastalığı olanlar da sıcaklardan fena etkileniyor. Ayrıca bu üçlü grup, sıvı tüketimine de pek dikkat edemiyor. Bu nedenle, bu risk gruplarının sıcak havalarda daha dikkatli olmalarını sağlayarak, gerekli önlemleri almalarına yardım etmemiz gerekiyor.
SICAKLIKLARLA YAŞAMAK: YENİ NORMAL Mİ?
İtiraf edelim, bu yaşadığımız sıcaklıklar hiç “normal” değil. Uzmanlar yıllardır küresel ısınma kapıda diye uyarılarda bulunuyordu. Ama artık kapıyı kırıp içeri girdi desek yeridir. Anlaşılan yaz aylarının sadece tatil, dondurma ve deniz demek olduğu dönemler geride kaldı. Bundan sonrası için kendimizi bu yeni “sıcak düzene” göre hazırlamamız şart. Çünkü bu sıcaklar gelip geçici gibi görünmüyor ve alışmamız gereken bir gerçek haline geldiği kesin.
Paylaş