Paylaş
Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz kullanımının yaklaşık 5 gramı geçmemesi gerektiğini söylüyor. Ancak birçok kişi bu sınırın üzerine, farkında olmadan çıkıyor. Çünkü “Ben yemeğe çok tuz eklemiyorum” demek aslında yeterli değil. Gün içinde yenen sandviçler, hazır çorbalar, peynirler ve soslar toplam tuz yükünü hızla artırabiliyor.
Bu durumun en önemli etkisiyse tansiyon üzerinde görülüyor. Fazla tuz kullanımı uzun vadede kan basıncını yükselterek kalp-damar hastalıkları riskini artırabiliyor. Üstelik bu süreç çoğu zaman sessiz ilerliyor. Kişi kendini gayet iyi hissetse de vücut bu yükü taşımaya devam ediyor.
Günlük hayatta en sık karşılaşılan tuz kaynakları: Ekmek ve unlu mamuller, peynir ve şarküteri ürünleri, hazır çorba ve soslar, sandviç ve fast food ürünleri, kraker, cips, paketli atıştırmalıklar, turşu, zeytin ve konserveler.
Damak tadı yanıltıcı
Tat olarak çok tuzlu gelmeyen birçok gıda yüksek sodyum içerebilir. Bu nedenle damak tadına güvenmek yanıltıcı olabilir.
Tuzu azaltmak çoğu kişi için yemeklerin tatsızlaşması anlamına geliyor. Oysa doğru tekniklerle bu süreci kolay ve keyifli hale getirmek mümkün. Yandaki yöntemler sayesinde yemekler daha az tuzla bile ezzetli olabilir.
◊ Baharatı artırın: Kekik, karabiber, pul biber, kimyon, zerdeçal, sarımsak, biberiye gibi baharat çeşitleri yemeğin aromatik derinliğini çoğaltır.
◊ Asidik dokunuş ekleyin: Limon suyu veya sirke yemeğin tadını belirginleştirir ve tuz ihtiyacını azaltır.
◊ Taze otlar kullanın: Maydanoz, dereotu, fesleğen gibi yeşillikler yemeğe hem ferahlık hem lezzet katar.
◊ Pişirme yöntemini değiştirin: Izgara, fırınlama ve hafif karamelizasyon, sebzelerin doğal tadını ortaya çıkarır.
Etiketleri okuyalım
◊ Gerçek kontrol mutfakta değil alışverişte başlar. Paketli ürünlerin etiketlerini okumak, farklı markaları karşılaştırmak ve mümkün olduğunca az işlenmiş gıdaları tercih etmek önemli bir adımdır. ‘Sağlıklı’ veya ‘light’ ibaresi taşıyan ürünlerin de yüksek sodyum içerebileceğini unutmamak gerekir.
◊ Tuz hayatımızdan tamamen çıkarılması gereken bir bileşen değil. Ancak kontrolsüz tüketildiğinde ciddi sağlık riskleri doğurabilir. Asıl mesele görünen tuzdan çok görünmeyeni fark etmektir. Daha sade içerikler, daha fazla ev yemeği, daha bilinçli seçimler ve baharatla zenginleşen tarifler… Küçük gibi görünen bu değişiklikler hem lezzetten ödün vermeden hem de sağlığı koruyarak ilerlemenin en etkili yoludur.
◊ Damak tadı değiştirilebilir. Daha az tuzlu beslenmeye başlayan kişiler, birkaç hafta içinde daha yoğun tuzlu tatları rahatsız edici bulmaya başlayabilir. Yani bu bir alışkanlık meselesidir.
Paylaş