Barbaros Tapan

Barbaros Tapan

btapan@hurriyet.com.tr

Michael Jackson’ın misyonu insanları birleştirmekti

Michael Jackson, müzikten modaya, danstan sahne şovuna kadar dünyanın estetik hafızasına kazınmış bir ikon. Ayaklarının ritmi, bedeninin geometrisi, sahnedeki en küçük hareketi bile pop kültüründe yer aldı. Hayatını konu alan “Michael” filmi de yaklaşık 978 milyon dolarlık gişesiyle “Oppenheimer”ı geçerek tüm zamanların en yüksek gişeli biyografisi oldu. Filmde Michael Jackson’ı canlandıran yeğeni Jaafar Jackson’la ünlü yıldızı konuştuk.

Haberin Devamı

* Hangisi daha zorluydu; popun kralı Michael Jackson’ı canlandırmaya hazırlanmak mı, yoksa kendi amcanızı canlandırmak mı?

- Bence ikisi de kendi içinde zorlayıcıydı. Ben bu role iki farklı açıdan yaklaşmaya çalıştım. Bir yandan aile olarak Michael’ı tanıyan biriydim ama diğer yandan kendimi bundan tamamen ayırıp, sanki Michael Jackson hakkında hiçbir şey bilmiyormuşum gibi en baştan bakmak istedim.

Bu nedenle çok kitap okudum, Jackson Five döneminden solo albümlerine kadar tüm müziklerini yeniden dinledim. Onun sadece sahnedeki Michael Jackson olmadığını, insan olarak kim olduğunu daha derinden anlamaya çalıştım.

Aileden biri olmak ise bana bambaşka bir kapı açtı. Kendi kişisel anılarıma dönebildim, aile üyeleriyle konuşabildim. Bir kitapta, videoda ya da internette bulamayacağınız çok küçük ama çok değerli nüanslara ulaşabildim.

Haberin Devamı

O yüzden ikisi de çok zordu diyebilirim. Asıl mesele, aile bağıyla profesyonel oyunculuk arasındaki dengeyi kurabilmekti. Michael Jackson’a hem çok yakından hem de mümkün olduğunca objektif bir yerden bakmayı öğrenmek benim için en büyük sınavlardan biriydi.

* Michael Jackson, benzersiz lirik vokalinin ötesinde, dansta fiziksel mükemmelliğin de sembolü. Onun bedeni, ayakları ve dans dilini anlamak nasıl bir süreçti?

- Michael karakterinin içine gerçekten girebilmek adına en zorlayıcı taraflardan biri buydu. Çünkü hepimiz onun sahnedeki performansına, o enerjisine, o hareket biçimine çok aşinayız. Ama mesele onu kopyalamak değil; o hissi kendi bedeninde bulabilmekti.

Benim için her şey duyguyla ilgiliydi. O noktaya gelebilmem, kendimi gerçekten rahat ve güvende hissedebilmem zaman aldı. Provalar sırasında aynaya baktığımda, bazen kendimi kandıracak kadar yakın hissettiğim anlar oluyordu. Ama ilk 2 yıl boyunca bu tutarlı değildi. Yine de sürekli daha iyi olmak için çalıştım.

Başlangıçta çok yorucuydu. Kendi bedenimle ilgili oldukça fazla öz farkındalık yaşıyordum. Bir de dayanıklılık meselesi vardı. Çünkü Michael’ın enerjisiyle bir performansı baştan sona taşımak başlı başına zor. Ama bunu sete taşıdığınızda iş daha da büyüyor. Çünkü bazen aynı performansı 10, 15, 20 kez baştan sona yapmanız gerekiyor.

Haberin Devamı

Ben de hazırlık sürecimi bunun üzerine kurdum: Tekrar. Zamanla daha da güçlendim. Sete çıktığımda büyük dans numaraları ve performanslar istendiğinde kendime şunu söyleyebilecek kadar hazırdım: “Bunu yapabilirim.” Mesele, hazırlık sürecinde kendimi bu dünyanın içine olabilecek en zorlayıcı şekilde bırakmaktı.

Michael Jackson’ın misyonu insanları birleştirmekti

ZAMANSIZ BİR ŞEY YARATMAK İSTEDİ

* Michael Jackson dans ederken kravatını istediği şekilde hareket ettiremeyince, doğru savruluşu yakalamak için kravatın içine 25 cent’lik bozuk para koymuş. Böyle detaylar Michael’ı kral yapan özelliklerden...

- Evet. Michael’ın performanslardaki dans tarafına bakışında en sevdiğim şeylerden biri, her şeyi çok görsel düşünmesi. Her zaman yeni şeyler bulmak isterdi. Onu sahnede izleyen insanlara her zaman bir sürpriz yaşatmak isterdi.

Haberin Devamı

Bu da benim, onun performanslarındaki en küçük detaylara bile dikkat etmemi sağladı. En önemlisi, hareketlerin arkasındaki anlamı öğrenmeye çalıştım.

* Bu kadar sıra dışı bir müzisyeni, aynı zamanda tartışmalı bir kişiliği yorumlamanın getirdiği sorumluluk duygusuyla nasıl başa çıktınız?

- Büyüdüğü yere, köklerine, etrafını saran dünyaya, anne-babasıyla ilişkisine, aile dinamiğine baktım. Kardeşleriyle çevrili bir çocukluk geçirmişti. Sonra bunun, solo kariyerine başladığında ve kendi yaratıcı özgürlüğüne kavuştuğunda nasıl bir yere evrildiğini anlamaya çalıştım. Ama Michael her zaman zamansız bir şey yaratmak istedi. İnsanları bir araya getiren müzikler yapmak istiyordu. En başından itibaren onu harekete geçiren temel duygu buydu.

Haberin Devamı

Jackson 5 döneminde bile, daha çok genç yaşlardayken hastaneleri ziyaret ettiklerini, imkânları daha kısıtlı insanlarla vakit geçirdiklerini görmek çok önemliydi. Dünyada olup bitenlere karşı gerçekten hassas bir tarafı vardı. Michael büyüdükçe bu duyarlılık giderek daha da derinleşti. Müziğinin arkasındaki itici güç de aslında buydu: İnsanlara dokunmak, onları bir araya getirmek ve dünyada olup bitenlere karşı bir şey söyleyebilmek.

* Daha önce hiç oyunculuk yapmamıştınız, değil mi?

- Ben büyürken aslında golfçü olmak istiyordum. Sonra daha çok sporla ilgilenmeye başladım. Ardından müziğe yöneldim. Ben okulda çok utangaçtım. O yüzden bunu biraz kendi kabuğumdan çıkmanın bir yolu gibi gördüm.

Haberin Devamı

Hiçbir zaman bunu ciddiye almadım. Büyürken kendimi oyunculuk dünyasında hayal etmedim. Benim dünyam daha çok spordu. Şimdi ise tamamen farklı bir zihinsel yerdeyim. Aklım artık gerçekten oyunculukta ve bunu sürdürmek istiyorum.

Michael Jackson’ın misyonu insanları birleştirmekti

ÇOK FAZLA YANLIŞ ANLAŞILMA VAR 

* Film, Michael’ın müziğini yeni bir nesille buluşturdu. Bu mirasın yeniden doğuşunu siz nasıl görüyorsunuz?

- Benim için bütün bu sürecin en heyecan verici ve en ödüllendirici taraflarından biri de bu. Yepyeni bir neslin Michael Jackson’ın dünyada nasıl bir etki yarattığını; müziğiyle, sanatıyla ve verdiği mesajlarla yeniden keşfetmesini izlemek gerçekten çok özel.Çünkü Michael’ın kim olduğuna, nasıl biri olduğuna dair çok fazla yanlış anlaşılma var.

* İnsanlar Michael Jackson hakkında neyi yanlış anlıyor?

- Bence Michael hayattayken gezegenin en ünlü insanıydı. Böyle bir şöhretin içinde olduğunuzda, insanlar sizi bir insan olarak görmekten uzaklaşabiliyor. Herkesin kafasında o kişiye dair kendi fikri oluşuyor. Özellikle de Michael gibi gizemli ve özel hayatını koruyan biri söz konusuysa...

Çocuk yaşta böyle bir spot ışığının içine atılmak normal bir şey değil. Michael’ın kim olduğuna, nasıl biri olduğuna dair çok fazla yanlış anlaşılma var. Ama umuyorum ki bu film, insanların onu daha derinden hissetmesine, çok genç yaşlarından itibaren nasıl biri olduğunu daha iyi anlamasına alan açar.

Müzik elbette bunun bir parçası. Ama asıl güzel olan, onun kalbine, dünyaya ne vermek istediğine, onu içeriden hareket ettiren temel duyguya bakabilmek.

Ben bunu özellikle onun kişisel yazılarını, günlüklerini okurken çok daha derinden gördüm. Dünyaya ne katmak istediğini, nasıl bir etki yaratmak istediğini yazıyordu. Bence Michael bir anlamda fütüristti. 5 yıl, 10 yıl, 20 yıl sonra başarmak istediği şeyleri not alırdı. Ve bunların merkezinde hep insanları bir araya getirmek vardı. Bunu müzikle, sanatla nasıl yapabileceğini; insanları bu konuda daha bilinçli hale getirebileceğini düşünürdü. Bence birçok insanın tam olarak anlamadığı şeylerden biri de bu: Michael, insanları birleştirme fikrine gerçekten adanmıştı. Bu onun her gün taşıdığı bir misyondu.

Michael Jackson’ın misyonu insanları birleştirmekti

 

Yazarın Tüm Yazıları