Barbaros Tapan

MJ hayatı boyunca öldürüleceğini söyledi

29 Ağustos 2021
29 Ağustos 1958 tarihinde doğan “popun kralı” Michael Jackson, hayatta olsaydı bugün 63 yaşına girecekti. Müzik efsanesi, yaşamı boyunca başarılarının yanı sıra hakkındaki skandal iddialarla da konuşuldu. O iddialar, hazırlanan belgesellerle ölümünden yıllar sonra yeniden gündeme oturdu. Jackson ailesinin üçüncü çocuğu, The Jackson 5’ın üyesi Tito Jackson’ın oğlu Taj Jackson, şimdilerde amcasının adını temize çıkarmak için savaşıyor. Taj Jackson ile Michael Jackson’ı, hakkındaki söylentileri ve ölümüyle ilgili şüphelerini konuştuk.

◊ Michael Jackson’la anılarınızla başlayalım mı? MJ ile ilişkiniz nasıldı?

- Beni bebekken kucağında tutup çektirdiği fotoğraflar var. Tüm hayatım boyunca yanımdaydı. Akıl hocası gibiydi. Bana nasıl iyi bir insan olunacağını öğreten, MJ’di. “Mesleğini iyilikler için kullanıyor musun?” diye sorardı. Kardeşlerimle birlikte ilk şarkımız İngiltere’de listelerin zirvesine çıktığında aradı. Tebrik etmek için aradığını düşündük ama aslında azarlamak için aramış. Çünkü hiçbir hastaneye yardım amaçlı gitmemiştik. Michael, “Gittiğim her şehirde çocuk hastanesini ziyaret ederim, bunu yapmak sizin de sorumluluğunuz” dedi. Haklıydı, çünkü biz onun yardımlarını izleyerek büyüdük.
O yüzden şimdi ona atılan iftiraları duymak benim için çok zor. MJ kendini savunmak için burada değil ve söylenenler gerçeklikten çok uzak. Onu tanıyan herkes nasıl biri olduğunu biliyor. Onunla büyümüş biri olarak benim için de en zor şey, onun hakkındaki tüm bu yalanları duymak. Bu çok sinir bozucu. Arkadaşları, ailesi, iş arkadaşları, eski çalışanları, hepsi MJ’in nasıl biri olduğunu söyledi. Ama bunlar asla su yüzüne çıkmıyor. Medya sadece skandallarla ve yalanlarla ilgileniyor. MJ insanların hayatlarını değiştirdi, onlara yardım etti. Ve yaptıkları için asla bir şey istemedi. Karşılığında bir şey istemeden birinin bu kadar iyi olabileceğine inanamadığımız bir toplumda yaşıyoruz. Ve bu korkunç bir şey...


Taj Jackson, görüntülü görüşmeye Los Angeles’tan bağlandı.

Yazının Devamını Oku

Neden Çırağan Sarayı?

24 Ağustos 2021
Benim için çok özel...


1993’te Galatasaray-Manchester United maçı için İstanbul’a gelen Eric Cantona ile tanışmak, Çırağan Sarayı’ndaki stajyerlik günlerimin en unutulmaz anıydı...

Turizm ve otelcilik okuduğum sırada, yani 30 yıl önce, 17 yaşında stajyer olarak çalışmaya başladığım ilk işim...
İlk maaşım...
Sosyal medya, internet, akıllı telefonun olmadığı günlerde dünyaca ünlü misafirleriyle genç Barbaros’un gözlerini dünyaya açan, hayatımın akışını değiştiren bir pencereydi Çırağan Sarayı...
İstanbul için de çok özel bir yer...
Çünkü, Saray’ın güzelliği ve saygınlığı zamansız...

Yazının Devamını Oku

Dünyayı değiştirmeyi deneyeceğim

22 Ağustos 2021
Ünlü oyuncu Sienna Miller, son olarak bağımsız yapım “Wander Darkly” için kamera karşısına geçti. Etkileyici performansıyla olumlu eleştiriler alan oyuncuyla görüntülü olarak konuştuk. Gönüllü yardım faaliyetlerinde de bulunan Miller, “Tek bir fark yaratabilirsem bile ne mutlu bana. Yapmak istediğim sadece böyle şeyler. Ve evet, dünyayı değiştirmeyi çok isterim” diyor.

◊ Güzel bir kariyeriniz var. Sizi doğru seçimler yapmaya neler yönlendiriyor?
- İçgüdüler. Sanırım başka bir şeye dayanarak seçim yapmıyorum ve karar vermiyorum. Aslında kumar oynuyorum. Sadece belli bir kesimin izlediği küçük bağımsız filmler yapıyorum. Harika işler yaptığınızda filminizi herkesin görmesi için arkasında para olmaması çok üzüyor.
Kariyerimde uzun bir yola çıktım. Oynamak istediğim türden kadınları oynuyorum. Görmek istediğim türden insanları canlandırıyorum. Onların hikayelerinin anlatılmasını istiyorum. Sanırım 80-90 yaşında hâlâ çalışacağım. Hedefim bu. Ve bana otantik gelen şeyleri yapmaya devam etmek istiyorum. En akıllı seçim gibi görünenleri değil.


◊ Afet ve hastalıklardan etkilenenlere yardım sağlayan International Medical Corps’un dünya çapında elçiliğini yapıyorsunuz. Dünyaya geri vermenin ve insanların hayatını değiştirmeye yardımcı olmanın sizin için anlamı nedir?

Yazının Devamını Oku

Gençler rollerini aşırı derecede ciddiye almasın

15 Ağustos 2021
Anthony Hopkins, bu yıl nisan ayında düzenlenen 93’üncü Oscar Ödülleri’nde “The Father” filmindeki performansıyla “En iyi erkek oyuncu” seçildi. Oyuncu kategorisinde bu ödülü kazanan en yaşlı aktör olarak Oscar tarihine geçen 83 yaşındaki Hopkins, Los Angeles’tan görüntülü olarak Barbaros Tapan’ın sorularını yanıtladı. Genç oyunculara tavsiyelerde bulunan usta aktör, “Gençken çok iyi oyuncu olmak için zorlayabilirsiniz. Ben William Holden veya Robert Mitchum gibi harika adamların hayranıyım. Onlarda gördüğüm sadece rahat bırakmalarıydı. Gençler, bence aşırı derecede ciddiye almamaya çalışsınlar, inanın bu işleri daha kolay hale getiriyor. Rolün içinden geçsinler, diyalogların hakkını versinler ve sakin olsunlar” diye konuştu.

◊ Yoğun iş temposu olan bir aktörsünüz. Pandemiyle birlikte evlere kapanmak zorunda kalınca bu durumla nasıl başa çıktınız?

- Sadece kabullenip hayatıma devam etmeye karar verdim. Okudum, resim yaptım, piyano çaldım. Yapacak uğraşlarım vardı. Yaklaşık 5-6 yıldır durmaksızın çalışıyorum. Ağır projeler yaptım. Hiçbir şey yapmamak güzeldi...

◊ 83 yaşındasınız... Zihin ve beden arasındaki dengeyi sağlamak ve sağlığınızı korumak için nelere dikkat ediyorsunuz?

- Spor yapıyorum. Bir spor salonum var. Koşu bandım var. Biraz ağırlık çalışıyorum. Oldukça güçlüyüm. Güçlü ve kaslı biri olarak doğdum. Gallerli geçmişim yüzünden sanırım oldukça kaslıyım. Bu yüzden hâlâ egzersiz yapıyorum ve elimden geldiğince esnek kalmaya çalışıyorum.

BU KADAR UZUN YAŞADIĞIM İÇİN MİNNETTARIM

◊ Haftada kaç gün spor yapıyorsunuz?

- Haftanın 5 günü spor yapıyorum. Yorucu değil tabii... Çok okuyorum ve meditasyon yapıyorum. Ne zaman üzerime karanlık ruh halleri gelse neşeli kalmaya çalışıyorum. Pandemi mesela... Dünya daha önce de krizlerden geçti. Dünyanın bu yönünü kabul etmemek ve bu konuda duygusal konuşmak istemiyorum. Hayatımda başıma gelen ne varsa teşekkür ediyorum.

Yazının Devamını Oku

Çok param var çalışmak zorunda değilim

8 Ağustos 2021
Dünya çapında birçok başarısıyla tanınıyor Arnold Schwarzenegger. Dünya şampiyonu vücut geliştiricisi, Hollywood’un gelmiş geçmiş en büyük aksiyon kahramanlarından, başarılı iş insanı, çevreci, hayırsever, en çok satanlar listesinde yer alan bir yazar ve Kaliforniya’nın 38’inci valisi, eski bir politikacı... Geçen hafta 74’üncü yaşını kutlayan aktörle görüntülü olarak görüştük. İşe dönmek konusunda acele etmediğini söyleyen Schwarzenegger, “Şahsen acil işe ihtiyacım yok. Aslına bakarsan çok param var ve bir daha asla çalışmak zorunda değilim. Her zaman yatırımlarım konusunda çok akıllıydım. Çok para kazanıp sonra birdenbire parası kalmayan, vergilerini ödeyemeyen oyuncular ve sporcular var...Milyonlarca milyonlarca dolar kazanıp sonunda hiçbir şeyi kalmayan insanlardan bahsediyorum” diyor.

◊ Neredesiniz şu anda?

- Los Angeles’ta Brentwood’da evimdeyim... Şu anda mutfağımdayım ve burası kahvaltı, öğle ve akşam yemeği yediğim mutfak. Arkamdaki rafta gezerken dünyanın her yerinden topladığım bazı resimler var...

◊ Los Angeles’ta henüz öğlen bile değil ama gördüğüm kadarıyla şu an kurabiye yiyip puro içiyorsunuz. Alışkanlıklarınızla başlayalım. Mesela kurabiye ve puro için doktorunuz ne diyor?

- Doktorlar bu alışkanlıklardan nefret ediyor. Günde bir puro içiyorum ve muhtemelen sağlığınız için en iyi şey bu değil. Bu kurabiyeler, vegan. O kadar da tatlı değil. Kurabiye yeme alışkanlığını zayıflık olarak değerlendiren birkaç kişiyle karşılaştım. Bunu bir zayıflık olarak görmüyorum. Avusturya’da büyüdüğüm için genel olarak tatlıya düşkünüm. Belki de bir bakıma zayıflık, çünkü yemek için en sağlıklı şeyler değiller. Dondurmayı çok seviyorum, elmalı strudel’i seviyorum, kremalı pufları seviyorum, kurabiyeleri seviyorum, içinde fındık olan siyah çikolatayı seviyorum. Biri gelirken bana tatlı getirirse cennetteyim. (Gülüyor) Maalesef tatlıları seviyorum.


Yazının Devamını Oku

Mete üç yaşından beri yay çekiyor

3 Ağustos 2021
Olimpiyat atleti olmanın, oraya gidebilecek seviyeye gelmenin zorluğunu ve özverisini hiç düşündünüz mü?

“Mete üç yaşından beri yayı çekiyor, beş yaşından beri ok atıyor. 2012’den beri milli takım çalışmalarına başladı, Rio’dan sonra daha yoğun çalıştı. Bir senede yeri geldi, 20 gün görüştük. Yoğun çalışmaktan kız kardeşini bile fazla göremedi, en son gördüğünde ‘Bayağı büyümüş’ dedi. Çok büyük bir özveri var. Biz onu efsane yaptık. Onu görmek istediğimizde açıyoruz, videolarını izleyerek onu her zaman görebiliyoruz.”

İşte 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda ‘Erkekler Bireysel-Okçuluk’ kategorisinde altın madalya alan Mete Gazoz’un babası Metin Gazoz, evladının çalışmalarını bu sözlerle özetledi.

Sporcular ellerinden gelenin en iyisini yapabilmek, olimpiyat standartlarına ulaşmak için hayatlarını adıyor.

Bazı araştırmalar, olimpiyat sporcusu standardına ulaşmanın 10 yıl sürdüğünü söylüyor.

İşte bu yüzden çalışmalara çok erken yaşta başlıyorlar ve her gün saatlerce antrenman yapıyorlar.

Çünkü dünyanın en elit, en zirvedeki sporcularına karşı yarışıyorlar.

Keşke her şey fiziksel hazırlıkla ve yetenekle sınırlı kalsa...

Yazının Devamını Oku

Uzun zamandır böyle bir komedi izlemedik

1 Ağustos 2021
Disneyland’de bulunan aynı isimli tema parkındanilham alan “Jungle Cruise”, Kaptan Frank ile sonsuz şifaya sahip ‘Hayat Ağacı’nı aramakta olan Doktor Lily’nin maceralarını anlatıyor. Pandemi nedeniyle 1.5 yıl gecikmeli olarak 30 Temmuz’da vizyona giren filmin detaylarını, yönetmeni Jaume Collet-Serra, başrol oyuncuları Dwayne Johnson ve Emily Blunt ile konuştuk.

◊ “Jungle Cruise”, temel olarak bir aşk hikayesi ve macera filmi, öyle değil mi?

- Jaume Collet-Serra: Öncelikle bu bir macera filmi. Macera tarzında bir romantik komedi. Filmin komedi kısmı, romantik taraftan geliyor. Hani birbirlerine âşık olmuşlardır ama anlaşamazlar. İşte orada çok fazla malzeme vardır.
Romantik bir film yapmak istedim. Ayrıca komedi yapmak istedim. Filmin romantik yönü komedide bana yardımcı oldu.
Ormanda iki karakter birbirinden hoşlanıyor, şakalaşıyor, kavga ediyor... Uzun zamandır böyle bir komedi izlemedik.



Yazının Devamını Oku

Pandemiye rağmen yükselen Bodrum

29 Temmuz 2021
Pandemi yüzünden Bodrum’da ev kalmadı.


Kiralar fırladı, şehrin nüfusu ikiye katlandı. Kalabalık, trafik derken yine yaz geldi çattı ve turizm sezonu açıldı...
Her şeye rağmen Bodrum, hem yerli hem de yabancı turistin en çok tercih ettiği lokasyon.
Evet, pandemi tüm dünyada turizme büyük darbe vurdu, lakin Bodrum’da pandeminin olumsuz etkilerine rağmen yeni yatırımlar son sürat devam etti.
Ve görülen o ki insanlar evde çok sıkılmış.
Herkes gezip tozmak, yeni mekanları keşfetmek, pandemiyi bir müddet de olsa kafasından çıkarmak ve en önemlisi rahatlamak istiyor...

MGallery

Bodrum’daki yeni yatırımlardan biri, beldenin en popüler destinasyonlarından Yalıkavak’ta temmuz ayının başında açılan MGallery Otel.

Yazının Devamını Oku