Ey benim ¨doları olan düşünsün¨cü güzel kardeşim

Müjdeler olsun şanlı yurduma, Dolar 4 lira! BDK verilerine göre Türkiye’deki toplam mevduatın yarısı 65 bin kişinin hesabında, geri kalan yarısı ise 61 milyon kişinin hesabına bölünmüş durumda. O 65 bin kişinin yanından  geçemeyeceğimize  göre, sen de haklısın. Doları olan düşünsün.

 

Ama biliyor musun ki Dolar’daki artış, onları değil, en çok seni beni ETKİLİYOR.

 

Öyle tatlı tatlı yükseldi ki, birikimi dövizde olanların ruhuna neşe, ihracat yapanların ekmeğine bal; dolarla mal alanlara korkulu rüya, dolarla borçlananlara Fredi’nin kabusu oldu.

 

Ama asıl sokaktaki ¨biz istemezük¨çü güzel kardeşimi etkiledi. Onlar dolmuşta, bakkalda, kahvede, vapurda, her yerdeler. Ve enteresan bir biçimde dövizdeki artışın kendi hayatlarını etkilemediğine inanıyorlar.

 

Eve geldin pilavda domates yok.

 

Neden? Çünkü ekonomimiz kapalı ekonomi değil. Ekonomistlerin "kur geçişkenliği" dediği bir kavram yüzünden dolar kuru direkt fiyatlara yansıyor ve bu da hepimizin satın alma gücünü etkiliyor. Salatayı geçtim. Pilavın içindeki domatesi, çorbanın içindeki tarhanayı bile ithal ettiğimiz için işte bunlar hep dolar! Bir gün işten yorgun argın eve geldin, şöyle bir mis gibi domatesli pilav çekti canın; işte o pilavın kaşığı artık 4 Lira!

 

Arabanın parçalarını birleştir, bakalım ne çıkıyor?

 

Sanayide yerli üretim bir ülkenin can damarı. Bursa’da, Kocaeli’nde

bir çok fabrikamız, dünyaya otomobil ihraç eder oldu, eyvallah. Ama gel gör ki, o arabanın bütün parçaları yurt dışından, dolarla, avroyla geliyor. Bu durumda senin burada birleştirip sattığın arabadan ülkene getireceğin kazanç, etse etse araba 12 kutu lego fiyatı ediyor.

 

Saçını kuruttun dolar, çocuğu uyuttun dolar.

 

Önce iyi haber: Türkiye'nin elektrik ithalatı, ocak-mart döneminde yüzde 36 azaldı. En fazla elektrik ithal edilen ülke Bulgaristan oldu.

 

Şimdi kötü haber: Yılın ilk çeyreğinde, benim güzel ülkem Bulgaristan, Azerbaycan ve Yunanistan’dan getirttiği elektriğe, 30 milyon 594 bin 671 dolar ödedi. Hakkındır memleketim elektrik tüketmek ama ¨saçını kuruttun¨ dolarla, ¨elektrikli sobayı yaktın, doğal gazı açtın, çocuğu uyuttun¨ dolarla. Doları olan düşünsüncü tatlış zihniyet, elektrik idaresiynen doğal gazcı abilere sökmüyor be güzel kardeşim.

 

 

¨Semra çal bir kaset, neşemizi bulalım¨ büyük mazi oldu

 

90’ların başında çocuk olanlar ne dediğimi anladı. Çünkü arabalara ¨gezmek¨ için doldurulacak benzin, ¨neşelenmek¨ için konacak motorin, ¨kaynımgile gidiyoruz¨ için basılacak LPG artık hep dolarla.

 

Nasıl dolarsa öyle boşalıyor meret. Su gibi içiyor benzini kör olasıca. Vergisine girmiyorum bile çünkü biliyorum çıkamam. Sadece şu kadarını söyleyeyim: Dünyada benzinin litre fiyatı ortalama 4,02 TL iken Türkiye’de satılan 1 litre benzinin fiyatı 5 Nisan 2017 itibariyle 5,60 TL.

 

Sana Nokia 3110 alayım bit pazarından

 

Boyacı, sıvacı, doktor, hemşire, öğrenci, sanayici. Hepimizin aynı anda, aynı marka telefonları kullanması biraz tuhaf bir durum değil mi? Her şeyin en iyisini hak ediyoruz tabii ama dar gelirli bir ailenin lisede okuyan evladının elinde, 24 ay taksitle aldığı son model akıllı telefonun ne işi var diye insan düşünüyor tabi. Haa, ¨sana ne kardeşim evladım değil mi borca girer yine alırım¨ derseniz o ayrı! Dolar artışından mütevellit, o telefonların bir üst modeline biraz daha zam geldi, ben söyleyeyim de.

 

Doları olanlar düşüncüler toplanın

 

Çünkü ben hepinizin hastasıyım. Bankada 5 kuruş dolarım yok, doların, Euro’nun yükselmesine en çok ben kahroluyorum. Çünkü biliyorum ki en çok doları olmayanların cebi yanacak yine.

 

Bilmem anlatabildim mi?

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X