Aziz Devrimci

Aziz Devrimci

atdevrimci@gmail.com

Yaşamın sınırında...

“İnsan bazen gitmez; yalnızca unuttuğu yere geri döner." (Nusaybin Kronikleri-Aziz Devrimci)

Haberin Devamı

Suriye sınır direklerine ve arada kalan mayınlı sahadaki tren yoluna paralel uzanan, tarihi İpek Yolu’nda Nusaybin’e doğru ilerliyoruz. Biraz buruk, biraz kızgınım ancak içten içe sevinç ve özlemim de var. Yüzlerce hatta binlerce kez gittiğim bu yol her seferinde farklı duygular yaşattı bana. Farklı beklentiler, planlar ya da geride bıraktığım duygular ruh halimi belirliyordu. Bir yerin yakınlığını anlatmak için söylenen “hemen yanı başımızda” ya da “birkaç adım ötede” tanımlamalarının en önemli örneği, burnumuzun dibindeki Suriye... Akrabalarımızın, dostlarımızın yaşadığı,tarihsel güçlü bağlarımızın olduğu, aynı böceğin topraklarını paylaştığımız, komşuda yaşanan dramın dışında kalabilmek, etkilenmemek mümkün değildi. Neredeyse birlikte nefes aldığımız; kalp atışlarımızın uyumunu derinden hissettiğimiz... Annemin de şehri Kamışlı ya da Al Qamishli. Birkaç hafta önce yakın bir akrabamızın taziyesine gitmiştim. Taziyelerini iletmek isteyen yüzlerce Nusaybinli geliyordu... Sınıra hemen 40-50 metre uzaklıktaki taziye evine. Merhume’nin kızı Prof. Dr. Ayfer Gözü bir anda yığılınca herkes başına toplandı. Bir hüzün-yas baygınlığı sanıldı haliyle... Değildi. Yorgun bir mermiydi Kamışlı’dan, Nusaybin’e uzanan. Omura birkaç milim yakın durmuş mermi. Ölümün sınırında da denebilir. Ya bir bebek olsaydı diye isyan etti sevgili Ayfer... Haklıydı. Bu ilk kez olmuyordu, bebeğe de, çocuğa da olmuştu... Bir Anadolu kasabası olarak bilinirdi ve her türlü düzeni ona göre kurulmuştu ancak bir detay gözden kaçıyordu. Nusaybin, hem ülkenin hem de yaşamın sınırında bir Güneydoğu Anadolu kasabasıydı. Kader mi?

BAGOK DAĞI, BADİBE KÖYÜ VE KADİM ‘SÜRYANİLER’

Haberin Devamı

Yaşamın sınırında...

Yaşamın sınırında...

MEZOPOTAMYA dediğimiz kadim toprakların; kadim sakinleri, kadim Süryanilerdir... Kendi topraklarında yabancı hale gelen Süryanilere gerekli ihtimamı göstermek adına öncelikle esas ev sahibini belirtmek istedim. 2005 yılıydı ilk gidişim Bagok Dağı ve Dibek (Badibe) Köyü’ne. Köy uzun yıllar sonra sakinleriyle yeniden buluşacaktı... Kilisesi onarılmış, birkaç taş ev restore edilmişti. Dibek Köyü Papazı Huri İbrahim’in davetiyle şose yoldan ağır ağır gitmiştik. Ben, “Mazot Başkan” lakaplı Girmeli Belediyesi Başkanı Yusuf Turgay... Yanımızda da o sıralar Eskihisar Köyü’nde çekimleri süren Şener Şen’in “Gönül Yarası” filmi yapımcısı Mine Vargı ile Hürriyet Gazetesi’nin efsane foto muhabiri Kutup Dalgakıran vardı. Kutup abi şahane fotoğraflar çekmiş ve gazeteye de manşetten girmişti. Geçenlerde Dibek Köyü Derneği’nin düzenlediği çok amaçlı salon açılışı vardı. Yine Yusuf Başkanla gittik. Açılışa Avrupa’dan gelen Dibekli Süryaniler, Mor Gabriel manastırı Matran Gabriel Aktaş ile Süryanilerin TBMM’deki temsilcisi George Aslan katıldı. Süryani çöreği ile başladık... Et kavurma, Alabalık ve Süryani halayıyla devam ettik... Açılış da, Süryaniler de şahaneydi.

BODRUM’A ‘AŞK MAVİSİ’NE GİDİYORUZ...

Haberin Devamı

Yaşamın sınırında...

KADİM Mezopotamya’dan çıkıp Karya Prensesi’nin billur koylarına yani Bodrum’a gidiyoruz. Ankara’nın en güzel manzaralı barı Atakule’deki Artsy’e bütün Ankaralılar ve hatta eğlencenin ütopyasını Artsy’de bulabilen Ankaralı olmayanlar da hayran. Ece Kaleli yaptığı etkinliklerle mutluluğun formülünü barın atmosferine tütsülüyor ve her şeyin parayla değil duygularla alakalı olduğu hissiyatını aşılıyor. Bununla da yetinmiyor üst üste çocuk doğurup kendinin ve sevgili eşi Kutay’ın da mutluluğunu perçinliyor. Aşk olsun Ece Kaleli... Artsy’i Bodrum’a da açıyorsun. Hem de Aşk mavisi manzaralı Bodrum Loft ve Demirbükü koyuna. Karya Prensesi’ne nispet yapar gibi göz kırpıyorsun üstelik... Şaka bir yana... Orada değilim ama fotoğraflara bakınca içim gitti. Aşk mavisi denize ve manzaraya bayıldım. Yan komşusu Michelin Guide’da yer alan “Elia Restoran”ın Akdeniz mutfağıyla, Artsy’nin mistik lezzetli kokteylleri hemhâl olunca; ruhunuza kapılsın bedeniniz... Sonrasını anlatırsınız.

Yazarın Tüm Yazıları