Aziz Devrimci

Aziz Devrimci

atdevrimci@gmail.com

‘Yalan’ olmasın...

“İnsanlar kendilerini avutan, hoşnut eden ya da onlara bir çıkar vaat eden her şeye inanırlar.” (George Bernard Shaw)

Haberin Devamı

Hep birlikte el ele verdik, koca bir yılı daha afiyetle yedik bitirdik. Her sene yılbaşında olduğu gibi bu yıl da iştahla yediğimiz 365 günün çoğundan şikâyet ettik. Kimisi yiyip tükettiği günlerin farkında bile olmadı, yıl bittiğinde güncel tabirle, “şaka mı bu...” diyerek rol kesti. Bazısı için geçirdiği günler midesine oturdu, hazmedemedi, yıl bir an önce bitsin istedi. Ahlar, vahlar, oflar, arada sırada da ohlar, geçen günlerin en vazgeçilmez eşlikçileri oldular. Şimdi de sadece güzel günler ve mucizelerle dolu yeni bir 365 gün için hevesleniyoruz. Umutlanıyoruz diyemiyorum; zira umutlanmak, gerçek duygular, hakiki istekler, ciddi bir disiplin gerektiriyor... Ve bunlarla beraber adım atmaya, harekete meyleden güçlü bir iradeyi yanında istiyor. Heveslenmek ise saçmalamaktan ibaret bir şımarıklıkla, maymun iştahlılık durumu değil midir? Cümle biraz kaba olsa da; biz insanların dizginlenemeyen hırslarına yenilmelerine kızıyorum. Acıtan hakikatin yerine yanılsamanın büyüsüne kapılmak da ne demek Allah aşkına? Kendi kendimizi kandırmaktan öteye gidemeyen bir avuntu biçimi olduğu muhakkak... Bugünle birlikte çoğunlukla diyete ve spora heveslenenler kaç gün veya hafta dayanır dersiniz? Sigara ve alkol bırakma hevesi ise umumiyetle ilk sorunla karşılaştıkları anda bitecek. Para dileyenler harcayabilmek için sağlık, aşk dileyenler de yanına birini isteyecek... Daha neler var neler... Bence tek dileğiniz olsun. O da “yalan” olmasın.

Haberin Devamı

BİR ANADOLULUK RUHU  ‘YALÇIN GÖKÇEBAĞ’

‘Yalan’ olmasın...

ÇOĞUNLUĞUMUZUN doğum yeri değil midir Anadolu? Her ne kadar sabahları ayna kaplı apartmanlarda uyanarak şehirli havasına girsek de kiremit veya toprak damlı evlerimizle, Anadolulu olduğumuz gerçeği değişmeyecek. Anadolu ve “bizim oralar” dediğimiz diyarlarımız, gönlümüzün en insani yerinde, istemesek de duracak. Keşke yeniden hatırlayabilsek... Ve özümseyebilsek. Hem duygusunu hem de Anadoluluk ruhunu... Doğallıkla saflığın toprakla harmanlandığı yoğun insani hislerden oluşan analık ve Anadoluluğu. Yüreklilik, naiflik, içtenlik der gibi yazıyorum Anadoluluğu... Tıpkı Yalçın Gökçebağ Hoca’nın resimlerine koyduklarının aynısına özeniyorum. Görmeyi umduğum doğası, renkleri ve insanının ruhuyla elbette... Köyünüze gidemiyorsanız, sergisine gidin... Yalçın Hoca’nın tuvale yansıttığı gerçek Anadolu düşlerini Armoni Sanat Galerisi’nde 14 Ocak’a kadar izlemelisiniz.

Haberin Devamı

BİR PEYZAJ OLASILIĞI  ‘GÖZDE MULLA’

‘Yalan’ olmasın...

İNSANIN doğada önemli bir bileşen olduğu gerçeğinden kaçmakla, kendi benliğinden kaçmak arasında pek bir fark olduğunu düşünmüyorum. Neyiz biz... Sosyal medyadaki avatar mı, yoksa doğayla birlikte var olan diğer bileşenler gibi biyolojik bir canlı mı? Doğal ihtiyaçlarımızın en başına koymamız gereken doğa ve doğallığı bir saksıya koyup balkonumuza ya da salonumuza sığdırmakla kendimizi teselli ettiğimizi mi varsaymamız gerek... Asıl amacınız doğayı sevmek mi yoksa onu kontrol etme arzusu mu? Bana göre doğanın sonsuzluğunu insanın sınırlamaya çalışması etik de değil adil de... Sevgili Gözde Mulla’nın uyarıcı ve çarpıcı bakış açısından çok etkilendim. Benim de hem fikir olduğum doğayla güçlü iletişim kurulması gerektiği gerçeğine siz de katılın. Siyah Beyaz Galeri’de 10 Ocak’a kadar sürecek, “Bir Peyzaj Olasılığı” sergisine gitmelisiniz.

Haberin Devamı

BİR DİLEĞİNİZ  ‘KİTAP’ OLSUN

‘Yalan’ olmasın...

SON yıllarda sıkça duyduğum yeni yıl için 12 üzüm 12 dilek ritüeli var. Masanın altındayken, bir üzüm tanesi yiyip bir dilek diliyorsunuz ve bunu 12 kez tekrarlıyorsunuz. Dilekler kabul olsun diye dualarla birlikte yeni yıla hevesle giriyorsunuz... Bence gece saatler 00.00’ı gösterdiğinde ağzınızdan çıkacak ilk kelime “kitap” olmalı ikinci kelime de “aşk.” Üçüncüsü de “Aşk Pişirmek Kitabı” olsun isterim... “Aşk Pişirmek” benim kitabımın adı... Kitapta 12 değil sadece 7 hikâye var. Hikâyeler; aşka da, kitaba da, yemeğe de çok yakışıyor... Hepsi bir arada pişiyor çünkü... Şayet 12 dileğinizden biri “kitap” olursa; size kendi kitabımı imzalayıp hediye edeceğim. Kitap aşkınız bitmesin diye de sizin için gerçek bir dilek dileyeceğim.

Yazarın Tüm Yazıları