Paylaş
Sustuğumuz anlar vardır... İstesek de konuşamadığımız, dilini yutmak filan gibi. Dut yemiş bülbül misali... Bıçağın dahi ağızları açamadığı durumlar. Dünyayla iletişimin koptuğu, aklın bir karış havalanması. Bilirsiniz elbette, herkes yaşamıştır mutlaka... İnsani bir durum çünkü kaçarı yok. Ne kadar geveze olsak bile; an geldiğinde susuyor ve kalbimizin çağırdığı yere gidiyoruz... Neresi olduğu belli değil aslında... Kimi yürüyüşe, parka... Bazısı odasına... Kimisi sevdiğine gidiyor. Ancak emin olun gittiğinizin farkında olmuyorsunuz. “Leyla olma hali” anlayacağınız. Bu an’a yakalandığınızda samimi hislerinizi doyasıya yaşamanızı öneririm. Pek de seçme şansınız olduğunu söyleyemem. Yaşadığınız o an her neyse tarif edecek kelime bulamıyor olmak yüce bir duygu olmalı... Çoğumuz kendine dahi tercüme edemediği bu duyguyu anlayabilmek için astral seyahat ve benzeri yolculuklar düşler. Önceleri çok uzak değildir gittiği yer; bir göz yummalık kadar yakın yani. Susturan o an’ın, zihinde canlandığı görüntüleri seyrederken kendini anlamak ile bir şeyler söylemek arzusu canlanır içten içe... İşte o zaman sanat devreye girer. Duygularını ifade ederken aynı kelimelere sarılmaktansa susmak ve zihninde canlanan sahneyi somutlaştırma havasına kapılır. Ve belki de kendi ruhuyla birlikte sevda avına çıkar... Bu yüzden bazı sabahlar, hiçbir şey yapmadan sadece gideriz... Orhan Veli’nin “Dalga” şiirinde söylediği gibi “Mesut sanmak için kendimi ne kâğıt isterim ne kalem, parmaklarımda cıgaram, dalar giderim mavisinden içeri karşımda duran resmin... Giderim deniz çeker, dünya tutar...”
SOMUTLAŞMA (EMBODIMENT)
İNSANIN yaşarken en büyük sorunu kendiyledir. Sürekli çelişir, çatışır, inatlaşır... Evet evet, bunu kendiyle yapar... Hiçbirinin farkında olmadığını düşünürken bile sahtekârdır. Kendiyle ilişkisinde belirsizliği sever... Doğruyla, yanlış arasında bir yerde olmaktan hoşlanır, daha güvende hisseder... Bir şey kaçırmamak adına takındığı belirsizlik durumu hareket kabiliyetini kolaylaştırdığından netliği sevmez... Hep yarım ağızdır. Geçenlerde konusu ilgimi çekti, Üsküp Caddesi’ndeki Artapolis Sanat Galerisi’nde kurulan “Embodiment (somutlaşma) isimli sergiye gittim. Serginin küratörlüğünü genç psikolog ve ressam Elif Şule Şanlı yapıyor; “İnsan psikolojisinin sanatla doğrudan ilişkisi var” dedi. İç dünyasıyla yaşadığı çatışmaları kontrol edebilmek ve olumlu anlamda durulabilmek için insanın sanatın herhangi bir dalına ihtiyacı var. Sanatçılar, Gülten Bumin, Elif Şule Şanlı, Soner Çakmak, Emre Acarer, Zafer Malkoç ve Tevfik Talha Okan duygularını somutlaştırmışlar. Düşünmeden gidin derim.
NEŞELİ KADIN ‘FÜSUN DİRİKER’
GEÇEN hafta sergisini duyurmuş ancak henüz tanışmamıştım. Kendisi ile tanışıp, resimlerini de yakından görünce içim ferahladı. Füsun Diriker’in güler yüzü, yaydığı olumlu havası ve elbette neşesi sergiyi izlemeye gelen herkesi etkiledi. Resimler, Mira Koldaş Sanat Galerisi’ni de canlandırmış. Resimleri izlerken gülümsüyorsunuz. Hayalleriniz canlanıyor aniden... Gitmeyi planladığınız şehirlerin en göz alıcı enstantaneleri ile göz gözesiniz, nefesiniz kesiliyor. Paris, New York, Prag, Viyana, İspanya... Klasik arabalar, kafeler, sokaklar, dans edenler ve anı yaşayanlar var. Hepsini yerine giderek canlı canlı “Sokağın Ritmi”ni resimlemiş... Bitmeden, küçük bir dünya turu için sergiyi izlemeye gitmelisiniz. Çook seveceksiniz.
SANATIN AVLUSU ‘DOĞANBEY KÖYÜ’
PLATFORMA Galeri’nin kurucusu Aynur Pehlivanlı’yı anmak ve anlamak için eşi Faruk Pehlivanlı galeri yöneticisi kızı Elif Dündarlı ile birlikte Söke’ye bağlı Doğanbey’deki otantik evlerinde “Avluda Sanat” buluşmaları adıyla bir çalıştay düzenlediler. Bir hafta civarı süren çalıştayda ortaya çıkan eserler PlatformA Sanat Galerisi’nin Taurus AVM’deki yerinde sergilendi. Resim, seramik, heykel ve fotoğraf sanatçıları Bala Kavlakoğlu, Bekir Kıraç, Bilal Hakan Karakaya, Malik Bulut, Oktay Ünalan, Samed Arda Selim, Serpil Erdem, Sibel Ünalan ve Tuğçe Diri katıldı. Aynur-Faruk Pehlivanlı çiftinin yönetmen oğlu Can Pehlivanlı’nın hazırladığı belgesel filmin gösterimi esnasında duygusal anlar yaşandı. Eserler 20 Ocak’a kadar PlatformA’da sergilenecek. Gitmenizi öneririm.
Paylaş