Aziz Devrimci

Aziz Devrimci

atdevrimci@gmail.com

'Ekim’de her şey güzel...

“Ekimde herhangi bir harika, beklenmedik şey mümkün olabilir.” (Elizabeth George Speare)

Haberin Devamı

Yılın tüm aylarının kendine has bir güzelliği, özelliği elbette var. Her ayın temsil ettiği bir düşünceyi, bir sembolü, efsane veya mitolojik bir hikâyesini mutlaka duymuşuzdur. Mitolojik veya anonim efsaneleri dinlediğimizde yaşamın aslında duygu yüklü anlamlar bütünlüğünde ilerlediğinin farkına varmamız gerek. Varır mıyız sizce de? Ben emin değilim... Emin olamıyorum. Son yıllarda benimsediğimiz gösteriş esaslı yaşam tarzının yaygınlaşmasıyla kaybolan ruhumuz ve değerlerimiz adına ürkütücü değil mi? Gittikçe ve hızla anlamsızlığa kapılıyoruz dersem bana katılacağınızı biliyorum... Zira herkes aynı dertten muzdarip ancak bununla ilgili adımı yok... Başta kendimizinkine sonra da doğallığın ruhuna yabancılaşıyoruz. Yaşamı doğanın bir parçası olarak değil, doğaya inat, doğal olmayan zevkler ve aykırılıklar uğruna feda ediyoruz. Binlerce yılda oluşturabildiğimiz insan duygusunu, ruhunu ve estetiğini “kullan-at” düşüncesiyle yok sayıyoruz. Güzel anlamlar yükleyerek kurguladığımız dünyamızdan, gerçek nimetlerinden ve güzelleştiren duygular kattığımız anlamından vazgeçiyoruz. Bence vazgeçmeyelim... Ne dersiniz? Aksine sıkı sıkıya sarılalım... Güzel şeyler düşünüp mucizeyi mümkün kılabiliriz... Ben doğdum diye söylemiyorum; çoğu zaman mucizelerin habercisi gibidir bu ay... Şaka bir yana, ekim ayının güzellik ve estetik sadeliğinin büyüsüne inanın... Yaşadığımız hayata ekleyeceğimiz sadelik; yüreğimizin renk tonunu, ruhumuzun estetik yaratıcılığını daha da zenginleştirecektir. İstersek beklentilerimizi bile dönüştürebiliriz... Şatafattan sadeliğe... Kibirden alçakgönüllülüğe... Yalandan, sahtelikten arınarak her şeyin içine gerçek sevgiyi koyduğumuzda ne olur bilir misiniz? Tahmin edin...

Haberin Devamı

UZAKLAŞAN GELECEK HATIRLANAN MANZARALAR ‘ŞENİZ AKSOY’

Ekim’de her şey güzel...

GAZİ Eğitim Fakültesi Güzel sanatlar Eğitim Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeniz Aksoy’un 18 Eylül’de CerModern’de başlayan sergisini gezdim. Serginin manifestosunun giriş cümlesi Lübnanlı kadın şair ve ressam “Etel Adnan”dan alıntı... “Manzara resmetmek kozmik bir olay yaratmaktır. Resmin gerçek mekânı -onun derinlikleri- hafızanın mekânıdır.” Gezinirken bu sözün etkisine kapılmış olmalıyım... İçinde bulunduğumuz zamanın dışında bir yerdeydim sanki... “Big Bang” ve sonrasının, tek düze ve doğal bir yaratılıştan sıyrılarak vardığı noktanın karmaşıklığı zihnimi zorladı... Doğallıktan makineye dönüşmesi muhtemel gelecek yaşamın; ürkütücü belirsizliğini gayet gerçekçi olasılıklarını derinden hissettim... Doğanın ve doğallığın giderek tükendiğinin içimi karartan çığlıklarını duydum belki de... Ürperdim hatta... Sergi, 26 Ekim’e kadar sürüyor... Gidip muhtemel geleceğinize göz atsanız iyi olur...

Haberin Devamı

GERÇEK İTALYAN HAKİKİ PİZZA... ‘NICO’NUN PİZZASI’


Ekim’de her şey güzel...

Ekim’de her şey güzel...

SEVGİLİ “Nico” Ankara ve Ankaralılar için büyük bir şans... Pişirdiği pizzalar, sosyeteye uyarlanmamış gerçek İtalyan sokak ağız tadını veriyor... Ben yıllar yıllar önce tepside pişirilen “Pizza Romana”yı (Roma pizzası) Roma’da bir mahalle bakkalından yemiştim. Tezgâhta odun fırından henüz çıkan tepsi pizzasını görünce kokusundan gözüm dönmüştü. Kendilerine yaptırdıklarını düşünmüştüm ki; dilimleyip kâğıda sardılar ve bekleyenlere verdiler... “Ben de istiyorum” dedim. İlk ısırığın zarif çıtırtısı halen kulağımda, o gün bugündür aklımdan da gitmedi. Büklüm Sokak’ta Nico’nun yerinde Pizza Romana ile ilk karşılaştığımda havalara uçmuştum... Geçenlerde Nico La Pizza’ya gidip Nico ve yardımcısı Mardinli hemşehrim Şehmus’u tepsi pizza yaparken izledim. Hem yapımı hem lezzeti mest ediciydi. Pinsa Romana ile de tanıştım... İtalyanlar Pinsa’yı “Bir bulutu ısırmak gibi...” diye tarif ederler. Tepsi pizzadan biraz daha farklı bir hamur içeriği var. Nico “Truvalı pizza” diye adlandırmış. Ben içinde taze ve salamura mozzarella peyniri, fesleğen, şeftali ve pastırma olanını denedim. Şahaneydi... Finalde de Şeyhmus’un gerçek İtalyan mascarpone ile hazırladığı tiramisu bence Ankara’nın en iyisi ve mutlaka denemelisiniz.

Haberin Devamı

9. ANKARA KAHVE FESTİVALİ

Ekim’de her şey güzel...

ANKARA ve Bilkent’le özdeşleşmeye başlayan ve bu yıl 26-28 Eylül’de 9’uncusu gerçekleşen Ankara Kahve Festivali (ACF) yine mükemmel bir atmosfer içinde geçti... İkramlar, tadımlar, gösteri ve konserler nefisti... İlgi her yıl olduğundan fazlaydı... Ben çok beğendim, eğlendim ve epey vakit geçirdim. Hem festivale katılan kahvecilerin hem biletle içeri giren izleyicilerin ödedikleri paranın karşılığını fazlasıyla aldıkları bu şahane etkinliğin başarısının arkasında iki kadın var. Festivalin direktörü Burcu Hanım ile Ankara temsilcisi Ülkü Hanım’ı bu başarılarından dolayı yürekten kutluyorum.

Yazarın Tüm Yazıları