Aziz Devrimci

Aziz Devrimci

atdevrimci@gmail.com

Değiş-tokuş...

“İnsanlar hastalıklardan ölmez, asla iyileştirmedikleri duygulardan ölürler.” (Alfred Adler)

Haberin Devamı

Size de olur mu, bilmiyorum... Yaşamın sunduklarının hepsini olmasa da bazılarını kendime uyarlarken zorlanıyorum. Hep “daha iyisi olabilir miydi” sorusu kurcalıyor kafamı... İşin garip tarafı neyin daha iyi olması gerektiği konusunda da tereddütlerim var. Duygular mı, konfor mu? Hangisi daha doyurucu ve yönlendirici olmalı? İkisi bir arada olur mu ondan da emin değilim... Konforun rahatlatıcı etkisini biliyorum elbette... Konfor derken lüks yaşam değil kastım... Biraz kendine dönük yaşamak... Vurdumduymazlık, tembellik, hedonizm... Duyguların, yaşamı anlamak ve üretmek için çok belirleyici olduklarının da farkındayım... Şekilci ve hazcı yaşamdan uzaklaşma... Sevgi, sorumluluk ve üretim... Hangi tarz olduğumuzu da tam anlamıyla kavrayamıyoruz... Başkasında olup da bizde olmayana gıpta etmiyor ama nedense kıskanıyoruz. Kaba tabirle “Bir öyle, bir böyleyiz.” Kiminle konuşsam aşağı yukarı aynı şeyleri söylüyor. Bize göre çoğunlukla hayatımızda hep adını ve tadını bilmediğimiz bir şeyler eksik... Özelimizde olmayan herhangi bir şey ya da duyguya duyduğumuz özlemi “eksik” olarak değerlendiriyor olabiliriz. Mesela kiminde cesaret duygusu yoktur ama sabır vardır... Kimi cesur olmak yerine sabırlı, bazısı da tam tersini ister. Kimi orman içinde kocaman bir malikânede oturur ancak yalnızdır ve korku içindedir. Kimisi bir apartman kalabalığında sessizlik ve huzur aramaktadır. Biri diğerine gıpta eder... Durumları değiştirsek iyileşir miyiz? Düşünür müsünüz, var mı değiş-tokuş’a meyliniz?

Haberin Devamı

‘BANA YÜREĞİNİ ÖDÜNÇ VER’ ALİ KOTAN

Değiş-tokuş...

RESSAM Ali Kotan’ı yazar Selim İleri’nin edebi metinlerini tuvale yansıttığı çalışmalarını sergilediği “Gecenin sirenleri” isimli sergisinden biliyor olmalısınız. Bilmiyorsanız lütfen bir an önce; Şili Meydanı’ndaki Galeri Siyah Beyaz’da 15 Ekim’de başlayan “Bana yüreğini ödünç ver” sergisine gidip Ali Kotan eserleriyle tanışmalısınız. 15 Kasım’da sona erecek sergiyi daha önce gezmediğim için hayıflandım. Zira ara ara birkaç defa ve farklı ruh haliyle gezilmesi gereken bir sergi olduğunu fark ettim. Farklı ruh hali derken, farklı gözler olarak algılayabilirsiniz. Mutlu olduğumuzu sandığımızda gördüğümüz dünya ile çoğu zaman kendimizden bile sakladığımız mutsuzluğun gözlerimize yansıttığı görüntü hiçbir zaman aynı olmuyor. Yukarıdaki metinde bahsettiğim “değiş-tokuş” yerine, Ali Kotan Usta’nın dediği gibi; “Birbirimizden duygu mu ödünç alsak acaba?” Cevabı Siyah Beyaz’daki sergide, uğrayın.

Haberin Devamı

MATCHA ÇAYI ‘KYO MATCHA’

Değiş-tokuş...

BEN yaştakiler farkında değiliz ama kahve dükkânlarının yeni trendi “Matcha.” Son zamanlarda kahvenin önüne de geçti dersem abartı olarak düşünmeyin. Yeni nesil gençler hem sosyal medyadaki popüler görüntü ve paylaşımların çekiciliği, hem de sağlıklı bir içecek olmasının etkisiyle yoğun ilgi gösteriyorlar. Japonya’nın ünlü Kyoto şehrine has çay bitkisinin en üst kısmından hasat edilerek yeşilliği kaybolmadan gölgede kurutulup toz haline getirilmesine “Matcha” deniyor. Ben de merak ettim tabii ki... Bülten Sokak’ta çok sevdiğim Miso Ramen’in hemen bitişiğinde açılacağını önceden biliyordum. İşletmeci sevgili Ümit Poyraz’ı gördüm. Gururla önünde durduğu “Kyo Matcha” dükkânının bitmiş şık görüntüsü göz kamaştırıcıydı. Ramen’den biliyorum her şeyi olması gerektiği gibi yapıyorlar... Matcha’nın da doğrusu buradadır dedim kendime. İlk defa denedim... Hindistan cevizli olanı önerdi, bayıldım.

HOUND COFFEE

Haberin Devamı

Değiş-tokuş...

ANKARALI tadı, Ankaralı tarzı anlamında ayırdığım çok sevdiğim özel yerlerim hep var. Öncelikle Ankaralı fikri olmasını takdir ediyorum. “Hound Coffee” Ankara’nın en iyi butik kahve ve tatlı dükkânlarının başında geliyor... Sürdürülebilirlik ve kalite sunumu anlamında öncü olabilecek adımlarıyla çoğu girişime örnek oldular. 4-5 yıl önce yazdığımda “Hound” isminin bir çeşit tazı veya av köpeği cinsi olduğunu öğrenmiş ve mekânın havasını, dokusunu, tarzını çok sevmiştim. Geçenlerde fırsat bulunca Hilal Mahallesi’ndeki yerine uğradım. Her şey eskiden olduğu gibi gayet etkileyiciydi. Ve hatta daha da iyiydi diyebilirim. İnsanların memnuniyeti yüzlerine yansımıştı. Belli ki kahve kavurma ve tatlılar konusundaki özenleri sürüyor. Orman meyveli çikolatalı kek yedim, kortado içtim... Birbirlerine çok yakıştılar. Bence gidip siz de bir şeyleri eşleştirin.

Yazarın Tüm Yazıları