GeriAysun KABA Zarafet ve şıklık insanın içinden gelir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Zarafet ve şıklık insanın içinden gelir

Deniz Üzel ve İklim Güneş... Onlar, “zerafetin ve şıklığın insanın içinden geldiğine inanan” iki kız kardeş.

Zarafet ve şıklık insanın içinden gelir

DENİZ ÜZEL VE İKLİM GÜNEŞ İLE 5 SORU 5 CEVAP

“Stil sahibi olmak” ya da “rahat olmak” arasında seçim yapmadan da pijama tercih edilebileceğini düşünerek çıktıkları yolda, “Pijamare” karmasını kurdular.
Hatat markanın, DNA’sını bile çıkarmışlar:
“Günün her saati giyilebilecek; şık, rahat ve zamansız pijamalar.”
İşte, bu iki kardeşin moda yolculuğunu ve artık şehir şıklığında da giyilebilir halde tasarladıkları Pijamare markasını konuştuk.

Zarafet ve şıklık insanın içinden gelir1- Markanızın oluşumunu ve sizi tanımak isteriz?
Zarafetin ve şıklığın, insanın içinden geldiğine inanan iki kız kardeşiz. Tarzımızı ve ruhumuzu kıyafetlerimize yansıtmak ve günün her saati kendimizi iyi hissetmek istiyoruz. Stil sahibi olmak ya da rahat olmak arasında seçim yapmak zorunda kalmayacağımız pijama arayışlarımız sonucunda, 2017’nin temmuz ayında Pijamare doğdu. Sevdiğimiz tarz ürünleri bulmakta zorlanınca, piyasada bu konuda bir ihtiyaç olduğunu düşündük. Benim (Deniz Üzel) perakende ve marka yönetimi tecrübelerimle, ablamın (İklim Güneş) kumaş sektöründeki tecrübesini birleştirerek bu yola çıkmaya karar verdik. Çocukluktan beri çizim yapmayı, kendi kıyafetlerimi tasarlamayı çok sever, modayı ve trendleri yakından takip ederdim. Şimdi, Pijamare sayesinde yaratıcı yönümüzü ortaya çıkarmaktan ve insanların zevkle kullanabildikleri ürünler tasarlamaktan çok mutluyuz. Pijamare, tüm gün üzerinizden çıkarmak istemeyeceğiniz pijamalar ile kendinizi özel hissetmenizi sağlamayı hedefliyor.
Markanın DNA’sı, günün her saati giyilebilecek, şık, rahat ve zamansız pijamalar. Koleksiyonumuzda pijamaların yanı sıra gecelikler, kimonolar, şort takımlar, anne-çocuk takımlar da bulunuyor.

2- Evde giydiğimiz pijamalarımızı artık şehirde de giyiyoruz. İlgi nasıl?
İlgi oldukça fazla diyebiliriz. Kumaş ve model seçimlerimizi de bu yönde yapıyoruz. Pijamare’yi tercih edenlerden en çok duyduğumuz yorum, “Sadece evde giyilemeyecek kadar şık” oluyor. Biz de pijama takımlarımızı ve kimonolarımızı jean’lerle, stilettolarla kombinlemeyi seviyoruz. Instagram sayfamızda zaman zaman bu yönde stil önerileri paylaşıyoruz.

3- Modayı nasıl yorumlarsınız?
Trendleri takip ederek, içinde kendini iyi hissettiğin parçalarla tarzını oluşturmak şeklinde yorumluyoruz. Kendi tarzımızı zarif, abartıdan uzak ve spor–şık olarak tanımlayabiliriz.

4- Peki mottonuz?
Ne tarzınızdan ne de rahatlığınızdan ödün verin. Pijamare ile günün her saati kendinizi şık ve özel hissedin.

5- Pijama alırken nelere dikkat etmeliyiz?
Kumaş seçimi çok önemli. Artık tüketiciler de çok bilinçli ve herkes doğal olanı tercih ediyor. Biz de bu konuda hassas davranıyor ve sadece yüzde 100 koton ya da yüzde 100 viskon gibi doğal, terletmeyen, sentetik içermeyen kumaşları tercih ediyoruz. Yurt dışı fuarlarına da katılarak trendleri takip etmeye, böylece müşterilerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamaya gayret ediyoruz.

72. CANNES FİLM FESTİVALİ'NDE KIRMIZI HALI GEÇİŞLERİ!

Fransa’nın Cannes şehrinde, sinema dünyasının en önemli etkinliklerinden biri olarak gösterilen 72. Cannes Film Festivali devam ediyor.
25 Mayıs’ta sona erecek Cannes Film Festivali’nde film gösterimleri ve ödüller kadar kırmızı halı görünümleri de konuşuluyor. Ve tabii ki festivalde yine şıklık ve rüküşlük öndeydi...

Elbisesini beğendim.-Tilda Swinton

Zarafet ve şıklık insanın içinden gelir

Beğenmedim.-Selena Gomez

Zarafet ve şıklık insanın içinden gelir

AYSUN KABA’YA SORUN

SORU: Doğru ve güzel giyinmeyi çok seven biriyim. Ama renkler konusunda çok başarısızım. Hangi renkleri birlikte kullanmalıyım?
Ahmet TİMUR
CEVAP: Ahmet Bey... Doğru giyinmeyi bilmek aslında stil konusunda çok şeyi başarmaktır. Renkler konusunda artık hemen hemen her renk her renkle giyilebilir, yeterki bir stiliniz olsun. Lacivertle siyah, kahve ile gri, kahve ile siyah, mavi gömlekle kahve rengi pantolon, lila rengi gömlekle lacivert jean, beyaz la krem, gri ile lacivert... En önemli konu, gündüz gideceğiniz bir davete siyah takım elbise olmamalı. Siyah takımı akşam için tercih edin.

X

Uzun süre kullanılabilecek kıyafetleri seçiyorum

Aynur Tattersall, Türkiye’de uzun yıllar sürdürdüğü meslek hayatını Londra’da devam ettiren başarılı bir serbest gazeteci. Dünyanın dört bir tarafında liderlik üzerine eğitimler, yaşam koçluğu, iletişim danışmanlığı yapıyor. Yeni yerleri keşfetmeyi isteyen, bu sebeple dünyayı gezen, izlenimlerini güçlü kalemiyle, okuyucularına hissederek, yaşayarak, hissettirerek ve yaşatarak ulaştırıyor. İnsanların hayatına dokunmayı seven, hakikate inanan ve Sait Faik Abasıyanık’ın “Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey” sözünü hayat düsturu edinmiş bir yazar. Özellikleri saymakla bitmeyen Aynur Tattersall için ‘on parmağında on marifet’ dersek tam yeridir. Aynı zaman da stiliyle de dikkat çeken sevgili Aynur ile yaşamını, modayı ve insanlar arasındaki iletişimi konuştuk.

AYNUR TATTERSALL İLE 5 SORU 5 CEVAP

 1-Sizi tanıyabilir miyiz?
Londra’dan hem dünya hem de Türkiye basını için serbest gazeteci olarak çalışıyorum. Hem Türkiye’de sürekli basın kartı sahibiyim hem de İngiltere’de Ulusal Gazeteciler Birliği üyesiyim. Yerel ile küresel bağdaştırmaya çalışmak, ikisi arasında gidip gelmek, mesajlar yaratmak, renkler, kokular, tatlar keşfetmek, daha fazlasını yapmak en büyük tutkum. Liderlik üzerine özel eğitimler veriyor, UNESCO’nun dünya mirası projelerine stratejik danışmanlık sağlıyorum. Bugüne kadar Boris Johnson’dan Nicolas Sarkozy’ye, Tayyip Erdoğan’dan Angela Merkel’e, Roger Federer’den İlham Aliyev, Melinda Gates’den Jens Stoltenberg’e uzanan menzilde liderlerle özel mülakatlar gerçekleştirdim. Şimdi bu konularda bir kitap üzerinde çalışıyorum, son revizyonları yapıyorum. Seyahat ettiğim ülkeleri, gördüklerimi, tecrübelerimi kaleme alıyorum. İzlenimlerimi okuyuculara içimden yaşayarak, hissederek kendi penceremden anlatmayı seviyorum. İnsanların hayatına dokunmayı seviyorum. Sevgi her şeyde ve onu her zaman her şeyde görebilirsek büyük yol almış olacağız diye düşünüyorum. Londra ve Urla’da kendi yarattığım doğal, dingin ve yaratıcı ortamda yaşamımı seyahatler yaparak sürdürüyorum.

2-Alışveriş alışkanlıklarınızda neler değişti? Artık “yavaş moda” diyoruz, siz bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Hep kendim gibi olmayı ve kendime yakışanı giymeyi tercih ettim. Modayı takip etmiyorum ve hiçbir zaman bir kıyafeti moda olduğu için aldığımı hatırlamıyorum. Sadece ihtiyacım olduğunda alışveriş yapıyorum ve çok az sayıda giysim, ayakkabım, çantam var. Sanırım alışveriş alışkanlığım bundan 15 yıl önce değişti. Kendim hakkımda farkındalığım arttığında ve bilinç düzeyim değiştiğinde başka bir yaşam tarzım oldu. Giydiklerim ve yaşadığım yer de yaşam tarzıma göre şekillendi. Çok seyahat ettiğim için kıyafetlerimi ona göre seçiyorum. 15 yıldır bulunduğum bir yerde 10 günden fazla kalmadığımı fark ettim. Bunu bilinçli olarak yapmıyorum ama yaptığım iş ve kendi iç dinamiklerim böyle çalışıyor. Bu sebeple fonksiyonel, basit, uzun süre kullanılabilecek kalitede ve bana yakışan kıyafetleri seçiyorum. Alışveriş yaparken de buna dikkat ediyorum. Ayrıca evdeki gardıroplarımın da kapakları yok. Tüm eşyalarımı askıda görmek istiyorum. Bir çorabım koyduğum yerde olmasa farkına varırım. Tüm eşyalarımın tek tek yerini biliyorum ve seyahat için hazırlanırken en fazla 15 dakika içinde bavulumu hazırlayıp evden çıkabilirim.

3-Londra ve Urla iki farklı yaşam ortamı, sizin için ne ifade ediyorlar?

Londra’yı “sevgilim” gibi seviyorum. Beni heyecanlandıran, gelişmem yenilenmem için fırsatlar sunan hiç vazgeçemeyeceğim bir tutkum. Urla’yı ise “annem” gibi seviyorum. Beni her halimle kabul edeceğini bildiğim, huzur bulduğum, köklerim. Londra; kalabalıklar içinde yalnız kalabileceğiniz, gerçekten ne istediğinizi biliyor ve hedef koymuşsanız iyi para kazanabileceğiniz hem madden hem de manen doyum içinde yaşayabileceğiniz bir yer. Londra’dan değişik şekillerde besleniyorum. Kendimi entelektüel ve spritüal anlamda geliştirebildiğim bir şehir Londra. Urla’da önce hayalini kurduğum, sonra yavaş yavaş gerçekleştirdiğim bir yaşam tarzım var. Bundan yıllar önce annem için aldığım zeytinliğim ve pandemi döneminde içinde tamamlayarak yaşama fırsatı bulduğum bir taş evim var. Burada organik zeytinyağı üretiyorum. Dünyanın geri kalanını bir kenara bırakıp bir çiftçi hayatı yaşayabiliyorum. Kendi tereyağımı, yoğurdumu yapıyorum. Domatesimi, biberimi, patlıcanımı mümkün olan mevsimindeki her türlü sebzeyi yetiştiriyorum. Ben yokken benim için bakan yardımcım var.

4-İletişim konusunda nerede hata yapıyoruz?

Yazının Devamını Oku

Hayal kurmak önemli ama adımlar sağlam atılmalı

Burcu Tandoğan, genç ve başarılı bir girişimci. Ankara’da doğdu, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi viyola bölümünden mezun olduktan sonra kariyerine modayla devam etme kararı verdi, New York Moda Enstitüsü’ndeki Moda Tasarım ve Moda Etkinlik Planlama bölümünde eğitim aldı. Türkiye’ye birçok markayı getirerek adından söz ettirdi, şimdilerde ise kendi hazır giyim markasının hazırlığında. İstanbul-Londra arasında mekik dokuyor çünkü çok yakın zamanda ‘İyi kumaşlarla az al, iyisini al’ sloganıyla hazır giyim markasını dünyaya ihraç etmeyi planlıyor. Son derece enerjik, samimi ve doğal biri. Bu özelliklerini tarzına da yansıtan fazlasıyla yansıtan sevgili Burcu Tandoğan ile kariyer yolculuğu, hedefleri, moda ve stili konuştuk.

BURCU TANDOĞAN İLE 5 SORU 5 CEVAP

 1-Burcu Tandoğan’ı sizden dinlemek isteriz, neler yapıyorsunuz?

Londra’ya yeni yerleştim. 8 yıllık ithalat deneyimimin ardından yeni bir şirket daha kurdum. Artık sadece ithalat yapmak istemiyorum. Türkiye’de üretip Londra’ya ihracat yapmayı planlıyorum. Nomadic State of Mind hasır ip sandaletleri ile başka birçok markayı Türkiye’ye getirdim. Ve bunların ithalatında öğrendiğim tüm deneyimimi kullanarak kendi hazır giyim markamı yaratıp dünyaya ihraç etmek istiyorum. Sadece ithalat değil aynı zamanda e-ticaret ve sosyal medya konularında da ciddi bir bilgi birikimim olduğu için yeni kuracağım markanın dijital anlamda hızlı yayılmasını hedefliyorum. Bunun için ilk önce Londra’da bir şirket kurdum ardından Ankara Anlaşması’na başvurdum ve kabul edildim. Şu an her iki şirketim için de Londra-İstanbul arası mekik dokuyorum.

2- Sizin gibi genç ve başarılı birisi, genç girişimciler için neler önerir?

Hayal kurmak çok önemli fakat benim önerim ideallerin daha gerçekçi ilerlemesi adına atılan adımların da sağlam olması yönünde olacaktır. Örneğin yapılacak iş özelinde detaylı araştırma çok önemlidir; deneyimli ekip hayat kurtaracaktır ve dışarıdan, güvenilir danışman firmalarından alınan danışmanlıklar eğer yolun başındaysanız size çok fazla şey öğretecektir. Benim ekibimdeki herkes kendi alanında çok başarılı ve gayretli isimler. Bu yüzden bir girişimci olarak eğer ortaya bir başarı koymak istiyorlarsa bu iş asla tek bir kişiye ait olmuyor, bunu bilsinler. Bazen birileri bazı alanlardaki bir işi sizden daha iyi bile yapabiliyor, size de bir girişimci olarak üretmek ve kendi vizyonunuzu ortaya koymak için daha fazla zaman kalıyor. Bu konuda örnek vermek istiyorum. Bahsettiğim sadece muhasebe, finans veya gümrük gibi spesifik konular değil. Elbette bu konularda alanında uzman kişilerle çalışmak gerekir ancak sizin neye vakit ayırmak istediğiniz de çok önemli. Mesela eğitimim veya deneyimim gereği ben de hesaplamalar, tasarımlar yapabilirim ama enerjimi hangi alanda kullanırsam daha faydalı olacak, bunu bilmek ve uygulamak çok önemli. Böylece ben sevdiğim ve iyi olduğum alanda çalışırken diğer konuları güvendiğim ekibime bırakıyorum. Kendinize inanın, size inanmayan herkes aslında kendisine inanmıyordur.

3-Burcu Tandoğan’nın stil kodları neler?

Benim giyim tarzım çok sade gibi gözükse de cesur kıyafetleri tarzıma çok yakıştırırım. İş yerinde güçlü, maskülen, tek renk takımları tercih ederim. Ancak günlük hayatımda çok uğraşılmış parçalar seçmem. Sade, rahat ve net olmayı severim. Desenli hiçbir kıyafetin içinde mutlu olmam. Fırfırlı eteklerim hiç olmadı mesela. Dolabım çok renkli değildir. Bu durum hızlı seyahat planlarıma bavul hazırlarken de kolaylık sağlıyor. Geceleri iddialı giyinmeyi severim ama yine tek renk tercih ederim. Dolabımda olmazsa olmaz dediğim parçalar ise kesinlikle kendi markamın mini elbiseleridir.

4-Türk kadınlarını şık buluyor musunuz? Neler eksik, neler fazla?

Yazının Devamını Oku

İçten dışa doğru gelen güzellik

Kıyafetlerimizin şıklığı ve güzelliği için büyük özen gösteriyoruz ve elimizden geleni yapıyoruz. Peki ya iç giyiminiz için de aynı özeni gösteriyor muyuz? Dış güzelliğiniz kadar, iç güzelliğiniz de o kadar önem taşıyor. Ne giyerseniz giyinin, iç giyiminizin düzgün olması da giydiğiniz kıyafetleri daha muntazam gösterir. Eskiden beyaz gömleğin içine beyaz ve ten rengi çamaşır haricinde giyilmezdi ama son yıllarda, beyaz gömleğin içine leopar bir çamaşır çok iyi durabiliyor. Her sabah güne başlarken vücuduna ilk değen iç giyim insanın modunu belirlenmesinde o kadar etkili ki.


İç çamaşırı dünyası en az dış giyim dünyası kadar iddialı. Bu hafta işlerini tutkuyla yapan, kadınların iç güzelliğine tasarımlarıyla katkıda bulunan tasarımcılar Raquel Alhale Rodrig ve Melis Piroğlu’nu sizlerle buluşturuyorum. Raquel Alhale Rodrig ve Melis Piroğlu, “Her kadın güzeldir ve kendini güzel hissetmeyi hak eder” diyor. Giyinmenin birinci kuralının iç çamaşırıyla başladığını belirten,
Fifth Sense’nin kurucuları Rodrig ve Piroğlu, şunları söylüyor.

HER KADIN GÜZELDİR

“Kadınlara önce ‘ben’ demeyi hatırlatmayı amaçlıyoruz. Gün içinde birçok role giren kadın, her gün eşine, işine, çocuklarına vakit ayırırken kendini unutabiliyor. Aslında her sabah güne başlarken vücuduna ilk değen iç giyim, kadının modunu belirlenmesinde o kadar etkili ki. Gözünüze hitap eden ruhunuzu da okşar. Kendiniz için seçeceğiniz bir iç giyim, sizi gün içinde hem kadın hissettirir hem de öz güveninizi arttırır. Bu, duruşunuza ve güzelliğinize yansır. Her kadın güzeldir ve kendini güzel hissetmeyi hak eder.

DOĞRU SEÇİM YAPILMALI

Güzel ve zarif bir görünüm yaratmak istiyorsanız, iç çamaşırını da doğru seçmelisiniz. Giyinmenin birinci kuralı iç çamaşırıyla başlar. Bu sebeple takı, çanta, kıyafet alışverişinden çok Fransız kadınlarının alışveriş sepetinden en çok aldığı ürünlerin ilk sırasında iç çamaşırı gelir. Biz de tamamen kadınlardan oluşan ekibimizle, kadınlara güzelliğini içten yakalamalarına vesile olduğumuz için çok mutluyuz.

ŞIKLIK VE GÜNLÜK KONFOR

Yazının Devamını Oku

Ülkeleri keşfederken kendimi de keşfettim

Sevgili Özlem Avcıoğlu, modern seyyah ve seyahat danışmanı...Başka kültürleri, insanları merak eden Özlem Avcıoğlu, hayatı gezerek öğrenen, aynı zamanda çok okuyan, gezdiği ülkelerde edindiği izlenimleri, deneyimleri de yazdığı yazılarla insanlara ulaştıran bir seyahat gurusu. Seyahati çok seven bir anne-babanın kızı olan Özlem Avcıoğlu, ailesinden gelen bu özellik ile dünyanın 80’den fazla ülkesini ziyaret etti. İlk seyahatini 4 yaşında İsviçre’ye yapan Avcıoğlu, o gün bugündür gezmeye devam ediyor. Dinamik, eğlenceli ve çevresinde çok sevilen Özlem Avcıoğlu ile seyahat tutkusunu, bu tutkunun kendisine katkılarını ve modayı konuştuk.

Özlem Avcıoğlu ile 5 Soru 5 Cevap

1-Özlem Avcıoğlu neler yapıyor? Tanıyabilir miyiz?

İstanbul’da doğdum, İstanbul Alman Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünü okudum. 15 sene üst düzey yönetici olarak Leo Burnett, Ogilvy gibi uluslararası reklam ajanslarında çalıştım ve aynı zamanda Galatasaray Üniversitesi’nde reklamcılık dersleri verdim. 2001’de New York’a taşınarak ‘34 Dergisi’nin Kuzey Amerika sorumlusu olarak da çalıştım ve New York University’de fotoğrafçılık okudum. Yazı ve fotoğraflarım uluslararası birçok dergi ve gazetede yayınlandı. Çocukluğumdan beri (4 yaşından itibaren) seyahat hep bir tutku oldu benim için ve dünyanın 80’den fazla ülkesine yaptığım seyahat deneyimlerini 2010’da kurduğum seyahat sitesi travelmodus.com ile herkesle paylaşmaya başladım. 2011’den beri Haaz Galeri’nin sahibiyim, aynı zamanda seyahat ve luxury life style deneyimlerimi sosyal medyada, çeşitli dergi ve gazetelerde yazarak paylaşıyorum.

2-Bir seyahat gurusu olarak bize bu aşkı anlatır mısınız?

Seyahati çok seven bir anne-babanın tek kızıyım. Babam benim doğumuma Los Angeles’ten son anda zar zor yetişmiş. Her buldukları fırsatta seyahate çıkarlardı. Ben, teyzem ve anneannem ile kalırken annem-babamdan gelen ‘New York, Paris, Roma kartpostallarına bakarak büyüdüm’ desem yalan olmaz. İlk seyahatimi 4 yaşında iken İsviçre’ye yaptım. Sonrasında da tüm yazları yurtdışında yaşayan dayım ve ailesiyle Avusturya, İsviçre ve Almanya’da geçirmeye başladık, ta ki ben 12 yaşında isyan edip arkadaşlarımla birlikte olmak istediğim zamana kadar. Yıllar içinde anladım ki seyahat etmek benim için kendini tanımak oldu. Seyahat ederek nelerden hoşlandığımı, neleri sevip sevmediğimi, nasıl bir hayat yaşamam, seçimlerimin ne olması gerektiğini hatta geçmişte kim olduğumu anladım. Kısaca bir yerleri keşfe yola çıkarak aslında kendimi keşfettim.

3-Sizin hayalinizdeki rota neresi?

Benim hayalimdeki rota her zaman, henüz gitmediğim ve gitmek istediğim yerdir. Mesela şu anda kasım ayında yapacağım Florida Keys ve ocak ayında gideceğim Mexico City seyahatleri. Sonrasında çok sevdiğim ve 4 kere gittiğim Japonya’nın henüz görmediğim yerleri.

4-Sizi en çok etkileyen şehir nereler oldu?

Yazının Devamını Oku

Antik şehir Laodikeia’da 2022 koleksiyonları

Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) projesi olan Denizli Fashion Week(DFW) bu yıl 5. sezonunda dijital olarak gerçekleşti. Usta moda tasarımcısı Özlem Süer kreatif direktörlüğünde toplamda 12 markanın yer aldığı ilkbahar/yaz 2022 koleksiyonları, birbirinden farklı moda filmleri ve başarılı çekimler ile moda severlerden tam not aldı.


DFW, Özlem Süer kreatif direktörlüğünde geçen hafta Laodikeia Antik Şehri’nin büyüleyici atmosferinde, dev bir gala ile gerçekleşti. Ben de bu galaya davetli olarak katıldım, şehrin dokusu, Denizli halkının ilgisi görülmeye değerdi. Sevgili Burcu Esmersoy’un sunduğu, Metin Hara’nın koleksiyon hikâyelerinden ilham alarak yaptığı konuşma sonrası, markaların dijital sunumları tüm moda severlerin beğenisine sunuldu. Gala öncesi, Özlem Süer ev sahipliğinde özel konuklar ile gerçekleşen Long Table davetine; Burcu Esmersoy, Metin Hara, Damla Aslanalp, Akasya Asıltürkmen, Beliz Baran, Ümit Temurçin, Nazmiye Saral, Alexandra Ceylan ve DETGİS Başkanı Mukaddes Başkaya ile yönetim kurulu üyeleri katıldı.

DETGİS Başkanı Mukaddes Başkaya, bu özel projelerinde, koleksiyonlarla birlikte dijital sunumlar yapmanın verdiği avantajı; Denizli’nin tarihi, kültürel ve coğrafi zenginliklerini de ön plana çıkartarak çekimlerle çok yönlü fayda sağlamaya çalıştıklarını ifade etti.


DFW marka danışmanlığını 5 yıldır üstlenen moda yazarı Ümit Temurçin, Türkiye’nin ikinci en büyük moda projesini hayata geçirmekten, sürdürülebilir bir moda ve tasarım platformu yaratmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. DFW’in bu yılki proje ekibinde Rönesans Fashion Management kurucusu Akif Örük koreografileri ve tüm organizasyonun yönetimini gerçekleştirdi. Fotoğraf ve video çekim ekiplerine ise Oktay Bingöl liderlik etti.


Yazının Devamını Oku

Bir yeri, bir şehri kokusuyla hatırlarız

Sevgili Fulya Sarman, bir yandan reklamcılık diğer yandan da yayıncılık sektöründe başarılı çalışmalarını sürdürüyor. Uzun zamandır organik esanslı kokulara ilgi duyan Fulya Sarman, bu ilgisini ileriye taşıyarak özel kokular üretmeye başladı. Kurduğu Redolence Home markası ile evler ve işyerlerine özel kokular üreten Fulya Sarman, “Koku duygulara giden en önemli damarlardan biri. Bir yeri, bir dönemi hatta bir şehri en çok kokusuyla hatırlarız” diyor. Fulya Sarman ile kokuları ve modayı konuştuk..

Fulya Sarman ile 5 Soru 5 Cevap

1-Sizi tanıyabilir miyiz?

İstanbulluyum, uzun yıllardır Antalya’da reklamcılık yapıyorum. Antalya Face dergisinin de imtiyaz sahibiyim. Hayatı üç boyutlu kucaklamayı seviyorum. Katıldığım eğitimlerin yansıması olarak aromaterapi beni çok etkiledi. Doğanın şifalı etkilerini önce yakın arkadaşlarımla tanıştırdım sonra taleplerin artmasıyla Redolence Home’u kurdum. Ortam kokusu sektöründe Türkiye ve dünyada tercih edilen Redolence Home’un beni en mutlu eden yönü, sevilen bir marka olması.

2-Kokuların da modası var mı?

Kokuların modası diyemesek de dönemsel olarak daha fazla tercih edilenler var. Evinin her odasına farklı koku tercih edenler, haftalık olarak koku değişimi isteyenler bir de hep aynı kokuyu benimseyenler olarak ayırabiliriz bu yönde koku severleri. Biz müşterilerimizi ‘tüketici’ olarak değil ‘doğal yaşam ustaları’ olarak görüyoruz. Zira tüm ürünlerimiz organik. Dolayısıyla hem doğayı koruyoruz hem kullanıcılarımızın sağlığını. Yani moda olabilirler ancak modalarının geçmesi mümkün değil.

3-Evlerimizin de özel kokuları olmalı mıdır? Her eve özel bir koku hazırlıyor musunuz? Neleri baz alıyorsunuz?

Evlerimizde kokularımızı değiştirsek de profesyonel alanlarda koku sadakati tercih ediliyor. Çünkü biliyorsunuz koku duygulara giden en önemli damarlardan biri. Bir yeri, bir dönemi hatta bir şehri en çok kokusuyla hatırlarız. Büyük markalar ve çok sayıda otel misafirlerini kendilerine özel geliştirdiğimiz kokularımızla ağırlıyor. Kokularımızın ortak özellikleri organik, benzersiz ve kişilikli oluşları. Kurumsal müşterilerimiz için ve kişiye özel tonlarda kokular hazırlıyoruz ve çok geniş bir skalamız mevcut bu yönde. Evlere özel kokularda ise kişilere iyi gelecek frekanslarda aromatik esanslar kullanıyoruz, böylelikle aromaterapinin tedavi ediciliğinden faydalanmış oluyoruz. Örneğin konsantrasyon arttırıcı, uyumayı kolaylaştırıcı ve hatta istek arttırıcı gibi farklı kokular yapıyoruz.

4-Siz modayı nasıl yorumlarsınız?

Yazının Devamını Oku

Moda kişinin kendini ifade etme şeklidir

O bir sanatçı, o bir muhteşem ses ve sahnelerin stil gurusu. Ödül Turan, Ankara’da dünyaya geldi ve yaşamının bir bölümünü Ankara’da geçirdi. Çok küçük yaşlardan itibaren müzik ile iç içe olan Ödül Turan, 2001’de sahneye adımını attı. Stili ve farklı bir sahne hakimiyetiyle izleyicilerini büyüleyen Ödül Turan, bu ayın ilk haftası yeni şarkısını çıkarmanın heyecanını da yaşıyor. Sahnede ablasının tasarımlarını giyen Sevgili Ödül Turan ile çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

 

Ödül Turan ile 5 Soru 5 Cevap


1-Ödül Turan neler yapıyor? Sizi tanıyabilir miyiz?


Evliyim, beş yaşında bir oğlum var, minik ışığım, Arden. 22 yıldır sahnedeyim. Grubumun adı Funk Alaturka, popüler dünya müziği ile kendi kültürümüzün nadide parçası alaturka eserleri harmanlıyoruz. Diğer yandan da kendi şarkılarımı yapıp yayınlıyorum. 8 Ekim’de yeni şarkım ‘Düşünecektin’ çıktı, yepyeni bir heyecan içindeyim şu günlerde. Üç sene önce, ustam Okan Bayülgen’in teşviki ve eğitimiyle tiyatroya başladım, tiyatro sahnesinde olmaya bayıldım. Üç sezondur Harem Kabare adlı müzikli oyunda rol alıyorum. Gülüyorum, eğleniyorum, hayatın, ışığımı söndürmemesi için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Bir sanatçı olarak doğduğumu fark ettiğim günden beri sanatçı olmaya çalışıyorum.

2-Duygusal mısınız? Duygularınızla mı hareket edersiniz?


Yazının Devamını Oku

90’ların enerjisi geri dönüyor

Kadın modasının öncüsü adL ile güçlü ve özgür kadın imajıyla modayı farklı kılan Raisa Vanessa iş birliğinde hazırlanan ‘adL x Raisa Vanessa’ sezonun enerjisini yükselten bir koleksiyona imza atıyor. 'adL’nin renkleri ve canlı desenleri ile Raisa Vanessa’nın cesur ruhunu, 90’ların modasında günümüze yorumlayan koleksiyon; özgür, güçlü ve özgün kadına bir övgü niteliği taşıyor.


Türkiye’nin kadın modasında öncü perakende markası adL ile doğallıkla şık, feminen ve özgün görünmek isteyen kadın için tasarlayan Raisa Vanessa, kadın ruhunu modanın kışkırtıcılığında bir koleksiyonla buluşturuyor. Raisa Vanessa’nın güçlü kadın ruhunun feminen çizgileriyle adL’nin renkli ve canlı dünyasının yeniden yorumlandığı adL x Raisa Vanessa koleksiyonu ile sezonun enerjisi yeniden yükseliyor. adL x Raisa Vanessa, 90’ların ışıltısını, geçmişten ilham alan renk paletleri, geleceğin formlarına aktaran tasarımlarıyla zamansız bir yolculuğa çıkarıyor.

HAYATA IŞILTI KATIYOR

Yaşanan monotonluğu, enerjik, parıltılı ve umut dolu bir sezonu müjdeleyen renkli tasarımlarıyla yıkan adL x Raisa Vanessa koleksiyonu; çizgili ve ekoselerde yer alan gösterişli düğme detaylar, feminen, aynı zamanda güçlü bir tarz sunan pantolon ve bluzlar, neon renkli parçaların birleşimi ve fırfırların gücüyle birleşen elbise ve alt üst parçalar, sade tasarımların parlak kumaşların kullanımıyla canlılık katıyor. Her kadının, dans ederken içinde ışıl ışıl parlayacağı tasarımlar ise koleksiyonun hayata ışıltı katan parçaları arasında yerini alıyor.

 

AYSUN KABA’YA SOR

Kızım 11 yaşında. Benim gibi giyinmek istiyor (Biraz gösterişli giyinmeyi seven biriyim.) Makyaj yapmak, topuklu giyinmek hep isteği. 11, 12 yaş grupları nasıl giyinmeli? Kızım da sizi takip ediyor, sizden fikir almak istiyorum?  (Sezin Zorlu)

Sezin hanım bu yaş grupları aslında yaşları gibi giyinmeli, renkli, spor...

Yazının Devamını Oku

Moda kişinin vücut tipi ve duruşuyla bütünleşmeli

Berna Ataman, başarılı bir girişimci, bir anne. İşine, eşine, çocuğuna aşkla bakan çalışkan birisi. Dede ve baba mesleği ayakkabıcılık onu hayallerindeki sandaletlerle buluşturdu. Berna Ataman, uzun süredir hayalindeki sandaletleri tasarlayıp, üretiyor. Ve birçok ünlünün ayağında onun tasarladığı sandaletler dikkat çekiyor. Sevgili Berna Ataman ile hikâyesini, tasarımlarını ve modayı konuştuk:

BERNA ATAMAN İLE 5 SORU 5 CEVAP


1- Berna Ataman neler yapıyor? Tanıyabilir miyiz?

İzmirliyim ama 19 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. 12 yıllık evliyim ve 11 yaşında bir oğlum var. Güzel Sanatlar Fakültesi Moda ve Aksesuar bölümü mezunuyum. Okul sonrası moda alanında bir çalışmam olmadı. Bir dönem yaptığım modelliği saymazsak. Uzun seneler spor sektöründe yöneticilik yaptım. Sonrasında eşimin yoğun temposu dolayısıyla işi bırakmayı tercih ettim. Bir senelik bir mola sonrası içimdeki çalışan kadın duramadı ve planlar yapmaya başladı.

2- Neden Ayakizi sandalet? Hikâyesi nasıl başladı?

Bir sabah evimin yakınındaki ormanda yürüyüş yapıyordum. ‘Ne güzel yakında yaz gelecek’ diye geçirdim içimden. ‘Yazın kesin Çeşme’ye, Bodrum’a gideriz, belki Kaleiçi’ne gider sandalet bakarım kendime’ diye düşündüm. ‘İstediğim gibi bir sandalete ulaşmak bu kadar zor olamamalı’ diye düşünürken aydınlanma yaşadım. Dedem ve babam ayakkabıcıdır, onların izinden yürümek istedim. Kaldı ki kendi giyim tarzımda sandalet yazın tek tercihim. Ama istediğim gibisini de bulmak epey zordu. ‘Acaba yapar mıyız, olur mu, babamın atölyesi çıkarabilir mi’ diye düşünürken ilk modeller, ilk numuneler derken 10 modelden birer seri, yani toplamda 80 sandalet üretimiyle 2016 yazında ilk kez vitrinlere çıktık. Bugün tek bir satış noktasına 500 çift veriyoruz. Yüzde 100 doğal deriden ve tamamı elde üretilen bir üründe bu adetler oldukça iddialı.

Yazının Devamını Oku

Değişime ayna tutan koleksiyon

Kadın girişimci ve tasarımcı Dicle İpek Öztaşkın tarafından kurulan Rivus, moda sektöründe yarattığı zamansız ve ikonik tarzıyla, özgünlüğe önem veren kadınların favorisi olarak öne çıkıyor. Her koleksiyonu ve tasarımında önemli mesajlar da veren Rivus, yeni sonbahar–kış 2021/2022 koleksiyonunda New Reset temasıyla tüm dünyayı saran pandeminin hayatlarımızda yarattığı değişimlere ayna tutuyor.



Zamansız tasarım anlayışı, üretim kalitesi, fark yaratan marka dünyası ile kadınlara sadece moda alanında değil, yaşam felsefesi olarak da ilham veren, Rivus, yeni koleksiyonuyla yine iddiasını ortaya koyuyor. Sadelikten ve özgünlükten ilhamını alan tasarımlarıyla gayet kimlikli bir marka olarak kendini gösterdiği andan itibaren moda dünyasında farkını belli eden Rivus, yeni koleksiyonunda da zamansız, mevsimsiz, çabasız ve tamamlayıcı parçalara yer veriyor. Dış giyimden bir kadının dolabında ihtiyaç duyduğu gömleğe, eteğe, elbiseye, spor giyime, pantolona ve hatta aksesuarlara kadar oldukça geniş bir yelpaze sunan Rivus, kumaş kalitesinden, işçiliğine, kalıplarından renklerine kadar asla modası geçmeyen tasarımlar yaratıyor.


İLHAM VEREN RENKLER

Koleksiyondaki ana teması New Reset olan Rivus, ilhamını pandemi dönemiyle birlikte yaşadığımız tüm değişimlerden, hayatımızdaki etkisi daha da çok artan sosyal dijitalizmden ve değişen alışkanlıklarımızdan alıyor. COVID-19 ile birlikte gündelik yaşantımızdaki yeni değişimleri, yeni tasarımlarında resmeden koleksiyonda, deri montlar, deri pantolonlar, şortlar ve etekler, baskılı supersize vatkalı tracksuitler, deri tulumlar, renkli oversize trikolarla kombinli pantolonlar, triksuitler, tshirtler ve bodyler olmak üzere toplam 60 parça yer alıyor.

Yazının Devamını Oku

Görkemli kış gelinleri

Özlem Süer, birbirinden şık ve başarılı tasarımlarıyla Türkiye’nin ismini dünyaya duyuran başarılı bir tasarımcı.

Tasarımları Londra, Milano ve Paris başta olmak üzere birçok ülkede satılıyor. Uzun yıllar birbirinden güzel ve dikkat çeken işlere imza atan Özlem Süer, moda ve tasarım serüveninde 30 yılı geride bırakırken, sonbahar–kış gelinlik koleksiyonunu hazırladı. Jakar, ipek saten doubleface kumaş, brokar, dantel, ipek mikado ve ziberlin kumaşlardan hazırlanan Özlem Süer White gelinliklerinde ihtişamlı kollar, derin V sırt dekolteleri, uzanan kuyruk etkileri ve drapajlar öne çıkıyor. Pelerin ve kaftan gibi gelinlik tamamlayıcıları da bu sezonun karakteristik detayları arasında yer alıyor. Renk tonlarında ise uzun süredir hakim olan beyaz yer yer pudramsı, mavi, bebek pembesi gibi tonlara yerini bırakıyor.

RETROYA ÇAĞDAŞ YAKLAŞIM

Özlem Süer yeni koleksiyonu ile ilgili olarak, “Pandemi sonrası gelen bu sezon ertelenen zamanların yaşamlarımıza yeni perspektifler kattığı ve böylece beklentilerimizin de farklılaştığı bir dönem oldu. Bizim için romantizm artık ertelediğimiz değil öncelediğimiz bir yere sahip. Bu sezon ki koleksiyon, yeni dünyanın yeni konseptlerinden ilham alıyor. Parlak beyazdan inci beje uzanan ton geçişleri, ışık yansımaları ve parıltılarla zenginleşen yarı transparan bir his başını usulca kaldırıyor. Çağdaş bir yaklaşımla retro, romantik, tutkulu, yalın ama yine de görkemli olan sürreal bir masalsılıkta gelinler göreceğiz” diyor.

DİOR ATÖLYELERİNDEN YEŞİL SAHALARA

Dior, Paris Saint-Germain futbol takımının resmi giyim sponsoru oldu. Erkek Koleksiyonları Artistik Direktörü Kim Jones, önümüzdeki iki sezon için Paris Saint-Germain futbol takımının kıyafetlerini tasarladı. Günlük ve resmi giyim için hazırlanan gardıropta yer alan görünümler, siyah ve lacivertin tonlarıyla çalışıldı. Günlük giyim için tasarlanan görünüm, tümü Paris Saint-Germain logosunu ve “CD” baş haflerini taşıyan Harrington ceket, triko kazak ve polo yaka tişört ile birlikte, ikonik Dior Oblique motifinin vurgulandığı siyah deri Dior Explorer ayakkabılardan oluşuyor. Formal giyim için tasarlanan görünümde ise kaşmir palto, ceket, gömlek ve pantolonun yanında Dior Timeless siyah deri ayakkabılar yer alıyor. Tüm parçalar, Dior atölyelerinde çalışılan kusursuz işçiliği yansıtan incelikli detaylarla dikkat çekiyor. Aralarında siyah damarlı deriden üretilen Saddle çanta, Paris Saint-Germain logosuyla uyumlu jakar kravat, çift taraflı kullanılabilen siyah ve lacivert renklerdeki kaşmir atkı ve kemerin yer aldığı; rafineliğin sembolü olarak ikonikleşen aksesuarlar ise takım için çalışılan her iki görünümü de kusursuz bir biçimde tamamlıyor. Ayakkabıların iç tabanında, oyuncuların gümüş tonda işlenmiş forma numaraları yer alıyor.

Yazının Devamını Oku

Kiralanabilir moda

Kadın girişimciler Ayşe Kefli ve Gözde Atasoy, Türkiye’de lüks kiralık kıyafet aboneliği modelini başlatan iki isim. Kurdukları UnoMoi isimli platformla, lüks kıyafetleri satın almadan kısa süre kullanmaya imkân sağlıyorlar.

Envanterinde bulunan dört kıyafeti sabit ücret karşılığı bir ay boyunca kiralıyor ve sınırsız kullanım hakkı veriyor. Bir ay sonunda ürünler kuryeyle platforma üye olan kişiden alınıyor ve kullanıcıya seçtiği dört yeni ürün teslim ediliyor. Paylaşım ekonomisini destekleyen platform, kullanıcılarına lüks kıyafetlerden oluşan bir dolap sunuyor.

ORTAK BİR GARDIROP HAYALİ



Ayşe Kefli, “İstediğimiz zaman istediğimiz kıyafeti giyip, sonrasında da yerine koyduğumuz, kıyafetlerimizle kendimizi özgürce ifade edebildiğimiz ortak bir gardırop hayaliyle çıktık yola. Çoğu kadın sokağa çıkarken dolabın karşısına geçer ve genelde giyecek bir şey bulamaz. Alışverişe çıktığında da fiyatından dolayı ya da ‘Bunu kaç kere giyeceğim ki?’ diye düşünerek satın almaktan vaz geçiyor. Kadınlara daha az para harcayarak, daha fazla kıyafete ulaşma ve her sabah dolabın karşısında geçip ‘Giyecek hiçbir şeyim yok’ diye düşünmeme imkânı sunuyoruz. Günümüzde, paylaşım ekonomisi önem kazanırken özellikle lüks kıyafet kiralamanın modanın geleceği olacağını düşünüyoruz” diyor.

Yazının Devamını Oku

İndirim sezonunda star parçalara yatırım yapın

Güzel ve doğru giyinmek; çok çeşit giyinmek demek değildir. Doğru zamanlarda, doğru parçalara yatırım yaparak şık görünüme sahip olabilirsiniz. Kıyafet zevkinizin iyi olması, sizin iyi ve güzel giyinmeniz için büyük bir artıdır.

Stil sahibi olabilmek, her an güzel kıyafetler içerisinde olmak için pahalı harcamalar yapmanıza da gerek yok. Az ama star parçalara para harcarsanız uzun seneler birlikte olursunuz. İndirim sezonunu kaçırmayın, yok gibi ürünleri tercih edin. Sabah giyindiğinizde eve gidip çıkarma hissi uyandırmayan dokulara yatırım yapın. İlk önce evde bir liste yapın, kıyafetinizi kombinlerken en çok neye ihtiyaç duyuyorsanız onları listeye dahil edin...
İndirimde almanız gereken ve doğru giyinmenizi sağlayacak 8 parçayı şöyle sıralayabiliriz.



1-Beyaz gömlek (Her sezon, her yaşın, her mevsim ve her bedenin dolabında olmalı)
2-Trençkot (Her yaş, her beden zamansız, sonsuz)

Yazının Devamını Oku

Louis Vuitton’dan 200.doğum günü kutlaması

Maıson’un arkasında her zaman bir adam, Louis Vuitton vardı. Doğum günü, 4 Ağustos 1821.

Doğumundan tam iki yüz yıl sonra, dünya genelinde gerçekleştirilecek bir dizi kreatif oluşumla, Louis’in hâlâ yaşamakta olan vizyoner ruhu kutlanıyor. Önümüzdeki birkaç ayda; maceracı, girişimci, tasarımcı ve yenilikçi bir kimlik olan Louis’in yaşamı ile mirası, Louis 200 ile dünyadaki farklı kolaborasyon ve medyalar aracılığıyla kutlanacak. NFT içerikli bir video oyunu; 200 farklı kimlik tarafından ikonik sandığın yorumlandığı vitrinler, Alex Katz’ın devasa Louis triptych’ı, Caroline Bongrand’ın Louis’in hayatı ve amaçlarını kaleme aldığı, ekim ayında Fransızca ve İngilizce olarak Gallimard tarafından yayınlanacak bir roman ve bu genç girişimcinin yaşamını konu alan “Looking for Louis” belgeseli kutlamalara dahil olacak.

GELENEKSEL ANMALARIN ÖTESİNDE

Louis 200, geleneksel anmaların ötesine geçiyor. Louis’in yolculuğunun toplumun gözleri önüne serildiği kolektif bir tecrübe ve sonsuz ilham kaynağı oluyor. Louis 200, bizi tekrardan Louis’in efsanevi başlangıçlarıyla buluşturuyor. İster kader ister adanmışlık diye tanımlansın; Fransa’nın Jura bölgesindeki Anchay’daki evinden 14 yaşında ayrılan ve Paris’e yürüyerek iki yılda ulaşan bir gencin, tanınmış bir sandık yapımcısı ve düzenleyicisi Romain Marechal ile çalışmaya başlaması, 1854 yılında kendine ait ilk Maison’u, Paris’te Place Vendome’a yakın 4 Rue Nueuve-Des-Capucines’de, büyük modaevlerine konsantre olarak açması.

ALTERNATİF VE EĞLENCELİ FORMAT

Çok meşhur bir couturier olan Charles Frederick Worth ile yakın ilişkileri, İmparatoriçe Eugenie’nin sandık yapımcısı ve düzenleyicisi olarak atanması, ulaşımda yaşanan gelişmelerle birlikte valizlerle devrim yapması. Sonsuz yetenek ve vizyonuyla su geçirmez kanvası üretmesi, üzeri düz sandıkları tasarlaması, böylece fonksiyonelliğin radikal olarak değişmesi. Louis 200; öncü sandık üreticisi ve düzenleyicisiyle, yaptıkları işlerle sınırları aşan günümüzün vizyonerleri arasında bir köprü kuruyor. Özel bir ürün sunulmadan gerçekleştirilen bu kutlama; yaratıcılığın, aydınlanmanın ve farklı nesillerin saf bir yansıması niteliği taşıyor. Geleneksel bir sergileme yerine, bu alternatif ve eğlenceli formatla Louis Vuitton kitlesi Maison’un tarihini güncel bir bakış açısıyla keşfedebiliyor.

10 MADDEDE STİL OLMANIN İPUÇLARI

Yazının Devamını Oku

Yorgan zaanatından çağdaş tasarımlar

Başarılı tasarımcılar Güneş Mutlu Mavituncalılar ve Ayca Sarc iş birliğinde, geleneksel Türk yorgan zanaatı çağdaş çanta tasarımlarına dönüşüyor. Mehry Mu’nun tasarımcısı Güneş Mutlu Mavituncalılar ve koleksiyoner-tasarımcı Ayca Sarc’ın çantaları, benim el işi yorganlara duyduğum tutkudan dolayı en çok etkilendiğim tasarımlar arasında yer alıyor. Aynı dili konuşan iki yaratıcı kadın, hızla bu kültürel mirası çağdaş bir el işi çanta koleksiyonunda canlandırmaya ve böylece gelir gücü tehlike altındaki zanaat ustalarına destek çıkmaya karar veriyor.Güneş Mutlu Mavituncalılar’ın çantaları her bütçeye, her mevsime, her yaşa uygun ve zamansız diyorum. Markanın ilk kurulduğu yıllarda ilk müşterilerindenim ve her zaman keyifle kullandım. Kendisiyle samimi, içten bir sohbet gerçekleştirdik. Mavituncalılar ile tasarımlarının hikâyesini konuştuk:

GÜNEŞ MUTLU MAVİTUNCALILAR İLE 5 SORU 5 CEVAP1-El emeği göz nuru yün ve pamuk yorganlar, yüzyıllar boyu çeyizlerin en önemli parçası oldu. Sizin yorgan çantaların hikayesi nasıl başladı? Nasıl bir araya geldiniz?

Ayca’nın ‘Yorganlar Fora’ sergisini hem sosyal medyada görüyordum hem de arkadaşlarım ‘Güneş, bir sergi var, mutlaka görmelisin’ diyorlardı. Çok da yoğun bir dönemimdi ama sonunda ne yaptım ne ettim son gününe yetiştim. Tabii ki nutkum tutuldu, aşık oldum, içimde bir şeyler uyandı. ‘Bu serginin sahibi ile tanışıp bir şeyler yapmalıyım’ diye düşünürken Ayca’yı gördüm ve kendimi tanıttım. Kahveye sözleştik ve hemen iş birliğimizi konuşmaya başladık. Kıymet bilen, tutku dolu iki insan bir karar verince yolun yarısı gidilmiş oluyor, başarı kaçınılmaz oluyor.



2-Yorganlar Fora iş birliği sizdeki yeri ayrı mı?

Yazının Devamını Oku

Gardıropta yaz temizliği

Kendi vücudunuza göre giyinin. Eski vücudunuza ya da sahip olmak istediğiniz vücuda göre değil...

Bu sıcak günlerde gelin gardırop temizliği yapmaya ne dersiniz? Sıcak günlerde giyim odalarımız da hava alsın ve serinlesin, fazlalıklardan kurtulsun. Arkadaşlıklarımızda olduğu gibi mesafeli, bir o kadar da yakınımızda uzun ömürlü dostluklar gibi olsun. Bizi yoran arkadaşlıklar gibi değil az ama güzel dostluklar gibi. Saklıyorsak da sakladığımıza değsin. Giysilerimiz de arkadaşlarımız da ev eşyalarımız da... ‘Az çoktur.’ Ne kadar az o kadar mis.
Her şeyi ilk seferde temizlemeye hazır olmayabilirsiniz. Tamam. Artık istemediğinizi bildiğiniz parçaları ayırdıktan sonra, başka bir odadaki dolapta veya garajda yer tasarrufu çantalarında, kutu içinde 30 giysiyi saklamayı öneririm. Sadece onları görüş alanınızın dışına çıkarın. Kendimize aşağıdaki soruları sorarak cevaplarımıza göre gardırobumuzda temizliğe başlayabiliriz...




-Hâlâ bu kıyafetten hoşlanıyor muyum?

Birçok durumda, bu kıyafet için çok fazla para ödediğimden o parçayı tutuyordum, gerçekte onu sevmiyordum.

-Herhangi bir zamanda bunu giyer miyim?

Yazının Devamını Oku

Zeynep Tanrıkul ve Zuhal Çınar Elmasulu ile 5 Soru 5 Cevap

İki başarılı mimar, sevgili Zeynep Tanrıkul ve Zuhal Çınar Elmasulu ile mimari tasarım ofislerinde bir araya geldik. Dönemsel olmaktan çok zamansız olana karşı ilgileri ortak dilleri olmuş. Çok keyifli, içerisinde kendinizi kaybedeceğiniz bir tasarım mağazaları var. Sizi alıp çok uzak yerlere götürüyor, zamansızlığı hissettiriyor ve en önemlisi birçok tasarımın el işciliği olması ise ayrı hoşluk katıyor. Zeynep ve Zuhal hanım eski iki arkadaş. Aynı yöne bakmaları, aynı zarafette olmaları ise başarının bir göstergesi dedirtiyor...

1-İki başarılı iş ortağını tanıyabilir miyiz?

Zeynep Tanrıkul: Mimarlık eğitimi almış iki ortak, 10’ar yıllık tecrübelerimiz sonrası, 2000’de mimari tasarım ofisi olarak yola çıktık. 2015’de kendi tasarımlarımızla Z mix’i kurduk. Zaman içinde çok sayıda sevdiğimiz tasarımcının işlerini çatımız altında topladık. Hep gönlümüzde yeri olan, ruhumuza dokunan işleri seçtik. Aynı duyguları paylaştığımız müşterilerimizle Nişantaşı mağazamızda ve zmix.com.tr adresinde buluşmaktan mutluyuz.

2-Markanızın hikâyesi nasıl oluştu?

Zuhal Çınar Elmasulu: Farklı tarzları ortak bir dilde buluşturmak bizim mimari projelere yaklaşımımız. Dönemsel olmaktan çok zamansız olana karşı ilgimiz. Markamız da bu hikâyenin bir parçası.

3- Evlerimizi dekore ederken neleri dikkate alalım? Neler tavsiye edersiniz?

Yazının Devamını Oku

Moda kendinize yakışandır

Sevsen Sümer, başarılı bir girişimci, birçok projeye imzasını atan ve ticareti seven çalışkan, vizyoner birisi. Yıllarca hayali, çalışan kadınlar için konforlu iş kıyafetleri üretmekti. Konforlu ve iyi dokuları arayan Sümer, hayalini gerçekleştirerek kendi markasını kurdu. Üretime başladıktan kısa süre tasarımlarını birçok ünlü ismin üzerinde görünce işini büyüttü, kendi atölyesini kurdu. Güzel bir sohbet gerçekleştirdiğim sevgili Sevsen Sümer’le, başarının ip uçlarını ve modayı konuştuk.

SEVSEN SÜMER İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Sevsen Sümer neler yapıyor?

Uzun yıllar yönetim alanında önemli projelerde çalıştım ve hâlâ bir girişimci olarak çalışmaktayım. Tekstil alanına hep ilgim vardı ve ticareti çok sevdiğimden, farklı bir alanda da çalışmak, üretim yapmak istedim. Çalışan bir kadın olarak alışverişe çıktığımda hep konforlu ve iyi dokuları arardım. Bu konuda bazı eksikler görünce, kendim tasarlayıp üretmeye karar verdiğimde C For You hikâyem başlamış oldu. Tasarımlarını beğendiğim bir tasarımcı ile sektöre adım attım, şimdi ise kendi atölyemi kurdum.

2- Markanızı nerede görmek istiyorsunuz?

Markamı ileride birçok şehirde ve yurt dışında şubeleşmiş olarak görmek hedeflerimin başında geliyor.

3- Kişiye özel tasarımlar yapıyor musunuz?

Kişiye özel tasarımlar yapıyorum. Kendi beğendiğimden ziyade kişinin ne istediğini anlayarak, karşılıklı fikirleri paslaşarak ortaya çıkarıyoruz.

4- Başarı denildiğinde ne dersiniz?

Yazının Devamını Oku

Stil kişinin kendini yansıtma biçimidir

Gülsüm Tanyıldız, başarılı bir girişimci ve tasarımcı. Hayal etmeyi ve tasarlamayı çok seven, çocukluğundan beri sanata, modaya karşı tutkusu olan Tanyıldız, finans sektöründeki kariyerinin ardından hayallerinin peşinden gitmeye karar verdi. Moda tasarımı eğitimi aldıktan sonra kurduğu marka ile sanatı modada kullanılabilir hale getirdi. İş birliği yaptığı sanatçıların eserlerini moda ile birleştirdiği tasarımlarıyla, sanatı gündelik yaşamımızın bir parçası yaptı. Gardırobunu ve evini sanatla tanıştırmak isteyenlerin aradığı isimlerden olan Gülsüm Tanyıldız, “Kendimiz için doğru seçilmiş kıyafetlerle sadece fiziksel olarak iyi görünmez aynı zamanda kendimizi iyi hissederiz, enerjimiz yükselir ve bu güzel enerji çevremize de yansır” diyor. Sevgili Gülsüm Tanyıldız’la keyifli bir söyleşi yaptık.

GÜLSÜM TANYILDIZ İLE 5 SORU 5 CEVAP1- Gülsüm Tanyıldız’ı tanıyabilir miyiz?

Uzun yıllar finans sektöründe çalıştım. Bir kızım var. Çocukluğumdan beri sanat ve modaya karşı hep bir tutkum var. Kendi çapımda sanat koleksiyonu yapmaya çalışıyorum. Dünyaca ünlü takip ettiğim tasarımcı ve markalar var. Kaliteli ve zamansız giyinmeyi tercih ediyorum. Kumaşları, renkleri, desenleri, vücut hatlarına uygun farklı kesimleri seviyorum. Çevremdeki her şey bana bir fikir veriyor hemen kafamda bir şeyler tasarlıyorum. Hayal etmeyi ve hayata geçirmeyi, tasarım yapmayı seviyorum.

2- Markanızın oluşumu nasıl oldu?

Profesyonel iş hayatındayken kızımla daha fazla ilgilenebilmek için zamanımı kendim yönetebileceğim ve severek yapacağım bir iş yapmak istiyordum. Bu tabi ki sanat ve moda ile ilgili bir iş olmalıydı ve sanatı modada kullanılabilir hale getirmek üzere kafamda iş planı yapmaya başlamıştım. İşi bıraktıktan sonra moda tasarımı eğitimi alarak ilk adımı atmış oldum. Wagonist markası olarak Ali Elmacı, Ekrem Yalçındağ ve Ebru Uygun gibi çok değerli sanatçımızla iş birliğimiz var. Sanatçılarımızın eserlerinden ilham alarak, kadın-erkek giyim, aksesuar, dekorasyon ürünleri tasarlıyoruz.

Yazının Devamını Oku

TV ekranında sade olmaktan yanayım

Elçin Ateş Ersoy...Genç, güzel, başarılı bir sunucu ve spiker. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu olan Elçin Ateş Ersoy, yüksek lisans eğitimini Yeditepe Üniversitesi’nde tamamladı. Annelik Sanatı Dergisi’nin genel yayın yönetmenliğini sürdüren Ersoy, birçok kanalda sunuculuk yaptı. Şimdi ise FOX TV’de başarılı kadınların başarı hikâyelerine yer verdiği güzel bir programla izleyicilerin karşısında. Televizyon programlarını beğeniyle, dikkatle takip ettiğim sevgili Elçin ile modaya ve hayata dair güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

ELÇİN ATEŞ ERSOY İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Neler yapıyorsunuz?

Yeni bir heyecan içindeyim son zamanlarda. FOX’ta, Kadının Eseri adlı bir programa başladım. Türkiye’nin başarılı kadınlarının ilham veren hikâyelerini ekranlara getiriyoruz. Çok iyi bir başlangıç yaptık, çok şükür. Tepkiler harika, o yüzden ayaklarım yerden kesik bu aralar. 3.5 yıllık Habertürk macerasının ardından, yine kendimi ilk andan itibaren yuvamda gibi hissettiğim bir kanalda olmaktan dolayı mutluyum.

2-Programınıza hazırlanırken nelere dikkat edersiniz? Stil danışmanıyla çalışıyor musunuz?

Programa hazırlanırken genellikle her ayrıntıya hâkim olmaya çalışıyorum. Harika bir ekibe sahibim, bu da benim en büyük şansım. Sevgili Derya Balkan ile çalışıyorum. İlk andan itibaren enerjimiz tuttu Derya ile. Benim için önemli bir detay bu. Genellikle yalın bir şıklık yakalamaya çalışıyoruz, abartıdan uzak ve tabii rahat bir stil.

Yazının Devamını Oku