Stil kişinin kendi olmasıdır

Cansın Hacısoyu genç, başarılı bir girişimci. Geleneksel ve modern tıp uygulamalarının birlikte sunulduğu sağlıklı yaşam merkezi Vitalica Wellness’ın kurucularından. Bir yandan üç kızını büyütürken diğer yandan kendi sektöründe başarılı adımlar atan Cansın Hacısoyu, şıklığıyla da dikkatlerden kaçmıyor. “Benim için stil, kişinin kendi olmasıdır” diyen Cansın Hacısoyu, zamansız kullanabileceği parçalar almayı tercih edenlerden. Sevgili Cansın ile hedeflerini ve modayı konuştuk.

CANSIN HACISOYU İLE 5 SORU 5 CEVAP

Stil kişinin kendi olmasıdır

1-Neler yapıyorsunuz? Sizi tanımak isteriz.

Ben öncelikle anneyim, dünya tatlısı üç tane kızım var. En büyük amacım onları hayata en iyi şekilde hazırlamak. Severek yaptığım bir işim var. Myc Partners grup şirketi yönetim kurulu üyesiyim. Grup bünyesinde genel bir sigorta şirketi, genel hastane, dört estetik hastanesi, iki Wellness Klinik’ten oluşan sağlık grubu, inşaat şirketi ve bodrumda resort hotel var. Ben Wellness’tan sorumlu yönetim kurulu üyesiyim. Bundan sonra yurt dışında Amerika, İngiltere ve Almanya’da olmak üzere Vitalica Wellness klinikleri oluşturmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda Vitalica Cafe olacak şekilde bir iş modeli geliştiriyoruz.

2- Sağlık merkezinizde en son yenilikler neler oldu?

Le Meridien Bodrum Beach Resort Hotel içinde bulunan Vitalica Wellness Kliniği 2 bin 500 metrekareden 10 bin metrekareye çıkarıldı. Vitalica Wellness’ın diğer bir yatırımı olan Maçka Residences İstanbul’da 2 bin 500 metrekarelik kliniğinde yeni programları ve daha kapsamlı içerikleri ile hizmet veriyor.
Merkezimiz dünyaya açılacak. Mevcutta olan Estethica, Vitalica Wellness ve Vitalica Cafe iş modelini geliştiriyoruz. 29 Ekim itibarıyla Le Meridien Beach Resort Bodrum Vitalica Wellness de, yurt dışından gelecek olan özel yoga eğitmenleri ile yoga kampları ve özel mental terapi uzmanlarıyla yeni çalışmalar yapacağız. Bunun yanı sıra akademi oluşturma adımlarımızı atıyoruz.

3- Siz stili nasıl yorumlarsınız? Stil kodlarınız neler?

Benim için stil, kişinin kendi olmasıdır. Yaşam tarzı, duruşu ve ruhuyla bir bütün olmalıdır aksi takdirde olmadığınız biri gibi davranmış, giyinmiş, yaşamış olursunuz diye düşünüyorum. Sadece birbiriyle uyumlu kıyafetler giyinmek tarz sahibi olmak değildir bana göre.

4- Alışverişe çıktığınızda en çok nelere yatırım yaparsınız?

Modayı yakından takip ederim. Marka takıntım yok, zamansız kullanabileceğim parçalar almayı daha çok tercih ediyorum. Eskisi gibi alışverişe fazla zaman ayırmak artık biraz zor geliyor, genellikle her sezon için almayı planladığım ürünler oluyor ve nokta atışı yapmayı seviyorum. Çocukluğumdan beri ayakkabı en ilgi duyduğum unsurdu. Hâlâ da öyle, almaktan hiç vazgeçemediğim ayakkabıdır.

5-Mottonuz?

Her şey dengede kalmalı, hayattaki dengeni hiç kaybetme.

ZAMANSIZ BİR İKON

Stil kişinin kendi olmasıdır
Tıpkı günümüz kadını gibi, kendini yenilemekten asla vazgeçmeyen zamansız bir ikon: Lady Dior. Kadınlığın çoğulcu doğasına övgü niteliğindeki bu modern manifesto, farklı tarzlara uyum sağlayabilme yeteneğini bir kez daha kanıtlıyor. Doğası gereği rafine, kendine güvenen ve nesiller arası bir tavrın sembolü olan bu çanta; Dior ruhunun özünü, imza kodlarını ve yüksek terzilik bilincinin yön verdiği olağanüstü işçiliği temsil ediyor. Dior Lady Art’ın beşinci edisyonu için tüm dünyadan 10 sanatçı, ikonik Lady Dior’un başlı başına bir sanat eseri olarak resmedildiği bir metamorfoz oyununa dahil oldular. Sanatçıların her biri bu projede kendi çalışmalarının pratiğini yapan birer virtüöz rolünü üstlendi. Hem de bir ufuktan diğerine... Çin’den Madagaskar’a, Hindistan’dan Güney Afrika’ya, Rusya’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne. Joël Andrianomearisoa, Judy Chicago, Gisela Colon, Song Dong, Bharti Kher, Mai-Thu Perret, Recycle Group, Chris Soal, Claire Tabouret ve Olga Titus. Her biri kendi stilleriyle Lady Dior’u yücelten, mimarisine ve tılsımına hayal dünyalarını ve ilhamlarını katan tasarımlar ortaya çıkardılar. Hayatın gizemleri ile şiir, doğa ile evren arasında köprüler kuran bu sanatçıların iş birliğiyle ortaya çıkan her bir model; geçmiş, şimdi ve geleceği harmanlayarak sınırları aşan bir ortak yaşam niteliğinde. Olağanüstü bir tarihe sahip Lady Dior, şimdi her zamankinden daha çok bir arzu nesnesi, mükemmellik ve özgürlüğün bir virtüöz hassasiyetiyle bir araya getirildiği bir kutlama.

X

Eşarp, şal ve fular her kadın için vazgeçilmezdir

Eşarp, şal ve fular... Bu muhteşem üçlü, her kadının dolabında olması gereken aksesuarlardandır.

Şık bir görünüm sağlamanın en basit yollarından biri kesinlikle fular, şal kullanmaktır. Dolabınızda, kıyafetleri şıklaştıracak modelde ve renkte mutlaka bulundurmalısınız. Kıyafetinizin tamamlayıcı parçalarıdır ve giyiminizin havasını değiştirir. TheFAD.co markasının kurucusu sevgili Gülsün Öner de eşarp, şal, fular gibi günlük kullanıma hitap eden aksesuarları, moda, sanat ve bilim üçgeninde fraktal formüllerle tasarlayan bir girişimci. Emekçi kadınlara öncelik veren Öner, eşarp, şal veya fuların taşıyana ayrı bir kişilik kattığını söyleyerek söze başlıyor. Dahası ise sohbetimizde...GÜLSÜN ÖNER İLE 5 SORU 5 CEVAP

1-Gülsün Öner neler yapıyor?

Ege’nin güzel kasabalarından birisi olan Eski Foça’da doğdum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümü mezunuyum. 20 yılın üzerinde kamu sektörlerindeki görevimden sonra, oğlumun dünyaya gelmesiyle belli bir süre için çalışma hayatıma ara verdim. Sonrasında sosyal sorumluluk anlayışım gereği çeşitli kadın derneklerinde yönetim kurulu üyesi olarak aktif olarak görev aldım ve halen bu çalışmalarıma severek devam etmekteyim. Bu çalışmalarım devam ederken, aktif iş hayatına dönme arzusu her daim içimde var oldu. Bu nedenle, kurumsal iş yaşamına dönmektense yine profesyonel bir iş alanına dönüştürebileceğim ve aynı zamanda kendimi daha iyi ifade edebileceğim, mutlu olabileceğim, inandığım değerlere uygun bir sosyal fayda yaratabileceğim iş fikrini hayata geçirmek istedim ve şu anda sahip olduğum markamın temellerini oluşturmaya başladım.

2- Markanızın hikâyesini öğrenmek isteriz?

Yazının Devamını Oku

Moda benim için aşırı olmadan şık olmaktır

Selin Barlas... Annesi İtalyan ve bir tarafı İsveç asıllı Amerikalı, babası Türk olan ve bu güzel karmanın donanımlı, başarılı kızı... Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldu. Bir dönem, Tarihin Arka Odası isimli televizyon programını sundu. 7 dil bilen ve çok iyi derecede İngilizce konuşan sevgili Selin Barlas, çocuk kitapları seslendiriyor, kültür-sanat sitelerine içerik hazırlıyor. Şalom gazetesinde Amerikan siyaseti ve politikalarını yorumladığı bir köşesi bulunuyor. On parmağında, on marifet... Kuzeni Pınar Söylemez’in kurucusu olduğu PS ONE markası için de bir koleksiyon hazırlığı içerisinde. Modayı “Kendi tarzı ve tavrını bilen insanların sahip olduğu stil” olarak yorumlayan Selin Barlas modanın yanı sıra sürdürülebilir yaşam tarzı ve projelerini konuştuk. Dahası mı? Hepsi sohbetimizde...

SELİN BARLAS İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Selin Barlas neler yapıyor? Projeler var mı?

Kızımın doğumundan sonra işlere ara vermiştim. Onun büyümesini kaçırmak istemedim. Zaman zaten çok hızlı akıyor. O keyifli vakti onunla doya doya geçirmek istedim. Şimdi büyüdü artık başlamamın zamanı derken küresel bir sağlık krizi hepimizi allak bullak etti. Pandemiden önce bir iki televizyon kanalı ile seyahat, yeme-içme, kültür-sanat üzerine programlar üzerine kafa yoruyorduk. Şekillendi ve başlayalım derken pandemi patladı. Şalom gazetesinde Amerikan seçimini, sonuçlarını ve politikalarını takip ettiğim Yeşil Mercek isimli köşem var. Youtube’da Amerikalı turistler için Türkiye’nin tarihi önemini anlatan bir proje üzerine yazıp çiziyorum. Madem onlar buraya gelemiyor, biz onlara gidelim. Hayatın yavaşlaması kendimizi geliştirmemize engel değil elbet. Kuzenimin bir mücevher markası var. Onunla ortak bir koleksiyon fikrimiz var.

2-Modayı nasıl yorumlarsınız?

Moda benim için ‘popüler olanı giymekten ziyade kendi tarzı ve tavrını bilen insanların sahip olduğu stil’ demek. ‘Aşırı olmadan şık olmak’ demek. İyi bir saç kesiminden, güzel küpelere, klasik bir çantadan, piercinglere kadar herkesin kendini anlattığı bir stili var. Galiba en önemli mesele kendini bilmek. Benim için rock&roll tişörtlerim, şallarım, kulaklarımdaki onlarca küpelerim, dövmelerim değişmez sabitlerim. Onlara bazen jean, etek, tayt, sneaker, babet veya bot eşlik edebiliyor. Özellikle son yıllarda kendimi yerli tasarımcılarda çok bulabiliyorum. Yine en önemli şey, her kadının kendini zaman içinde ait hissettiği bir parfümü olması. Yani o kadını anlatan parfüm, tenine yakışan, kendini büyülü hissettiren şey vazgeçilmez bir aksesuardır bence.

Yazının Devamını Oku

Tasarımlarımı önce kendi üzerimde hayal ediyorum

Melda Akın Abra... Ankaralı, Ankara’yı seven ve Ankara’da da üretim yapan başarılı bir tasarımcı. Çocukluğunda itibaren kumaşlara ve modaya olan ilgisi, tasarım yolculuğunda başarılı işler yapmasını sağladı. Kurduğu Bluesmelly markasıyla dikkatleri çekti. Kısa süre sonra faaliyete geçirmeye planladığı Bluesmelly E-Commerce akademi ile başarılı tasarımcı ve markaların önemli yurtdışı online pazar yerlerine taşımak, onlara online satış yöntemlerini öğretecek bir akademiyi hayata geçirmek planlıyor. “Tasarımlarımı önce kendi üzerimde hayal ediyor ve neyi beğeniyorsam onları tasarlayıp üretiyorum” diyen sevgili Melda Akın Abra ile markasını, sürdürülebilir modayı ve hedeflerini konuştuk. Dahası, sohbetimizde...

MELDA AKIN ABRA İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Markanızın oluşumu nasıl oldu?

Moda, tasarım ve üretmek senelerden beri yapmak istediğim bir uğraşıydı. Pandemi süreci başlangıcında Bluesmelly markasını yaratmaya karar verdim ve bu işe ilk önce beğendiğim değerli tasarımcıların ürünlerini 2020 yaz koleksiyonum için bir araya getirerek başladım. Ardından bu kış sezonu için kendi beğendiğim şeyleri hayal edip, tasarlayarak kendi kış kapsül koleksiyonumu hazırladım. İlk Kış koleksiyonumda, kışın vazgeçilmezi tivit kumaşlar, peluşlar, kürkler (sadece yapay kürk kullanıyoruz) ve inciler kullandım. Yılın rengi tütün, taba başta olmak üzere bordo, haki ve petrol renklerini kullandım. Markam Ankara’da Barners mağazasında, İstanbul’da Openhaus’da beğeniye sunuldu.

2-Tasarımlarınızda nelerden ilham alıyorsunuz?

Ben her zaman giyim, aksesuar, saç tarzı ve dekorasyona ilgi duyar ve kim ne giymiş, nasıl giymiş, nasıl bir tarza sahip, ne olsa daha iyi olur ya da nasıl olmalı diye devamlı dikkatimi çeker ve gözlemlerdim. Tasarımlarımı önce kendi üzerimde hayal ediyor ve neyi beğeniyorsam onları tasarlayıp üretiyorum.

Yazının Devamını Oku

Zamansız parçalar tasarlamak işimizin en önemli parçası

Duygu Alptekin ve Ahsen Uğurlu... Onlar, moda alanında son derece başarılı olan iki güzel ve bir o kadar da özel isimler. 2012’de “JU ISTANBUL” ismini vererek yola çıktıkları markaları ile ülke sınırlarını aştılar. Ve geçen yıl marka isimlerini yenileyerek “MAISON JU” adı ile yurt dışındaki ilk satış noktalarını Almanya’nın Münih kentinde açtılar. Ayrıca, güncel ve enerjik JU kadınınından da ilham alarak JU STUDIO ready-to-wear serisini yarattılar. Uzun yıllar çeşitli Avrupa markalarına kadın ve erkek giyim koleksiyonları hazırlayan Duygu Alptekin ve Ahsen Uğurlu’nun şimdi kendi markaları ile Avrupa’ya atmış oldukları bu önemli adımı konuştuk. Ve ben de Duygu Alptekin ve Ahsen Uğurlu ile hem kişiye özel tasarımları hem de hazır giyim koleksiyonu ile dünyanın her yerine ulaşmaya devam eden markalarını konuştum. Pandemi nedeniyle herkesin zorlandığını ama heyecanlarını hiç kaybetmeyip üretimlerine keyifle devam ettiklerini anlattılar.Dahası mı? İşte sohbetimiz:

DUYGU ALPTEKİN VE AHSEN UĞURLU İLE 5 SORU 5 CEVAP


1) Merak edilenlerle başlayalım. Bu sezon markanızda neler var?

DUYGU ALPTEKİN: Günümüz koşullarında artık küçük davetler, kutlamalar yapabiliyoruz ve kıyafet seçimlerimiz de bu duruma göre şekilleniyor. Kendimiz de uzun tuvaletler yerine kısa ve eğlenceli parçalar tercih ettiğimiz için bu sezon birçok mini elbise tasarladık ve bu koleksiyon tam olarak istediğimiz etkiyi yarattı. Her kesimden ve her yaş grubundan Ju kadınları bu değişimi büyük beğeniyle karşıladı.

Yazının Devamını Oku

Mücevherin giyimi değiştirme gücü var

Begüm Kıroğlu, genç ve yetenekli bir mücevver tasarımcısı. Mistik doğu kültürü ile modern zarafeti buluşturuyor.

Lüks marka yönetimi eğitimini, Milano’daki Bocconi Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, doğu kültürlerine karşı duyduğu giderek artan ilgi ve merak onu Uzak Doğu’ya Şangay’a yöneltti. Fudan Üniversitesi’nde Çin kültürü üzerine yüksek lisans eğitimi aldı. Begüm’ün doğanın harikaları ve yaptığı gezilerden esinlenen tasarımları kısa sürede büyük ilgi gördü. Begüm Kıroğlu mücevheri en iyi taşıyan, çabalamadan şıklığı en iyi yorumlayan isimlerden. Begüm Khan markasıyla günden geceye taşıdığı o kocaman özel tasarım küpeleri ve kolyeleri ise hayranlık uyandırıyor. Türk zanaatkârlar tarafından İstanbul’da el emeğiyle üretilen tasarımları kendine has bir kişilik ve ruh taşıyor. Sevgili Begüm Kıroğlu ile projelerini ve tasarımlarını konuştuk. BEGÜM KIROĞLU İLE 5 SORU 5 CEVAP1- Begüm Kıroğlu neler yapıyor? Yeni projeler var mı?

Sevgililer Günü’nde yepyeni, hayal dünyamızı anlatan, içinde sihirli karakterlerin olduğu bir koleksiyonumuz çıkacak. Heyecanla ona hazırlanıyoruz. Adı ‘Magically Ever After.’ Ayrıca, dünyaca ünlü bir kozmetik devi ile sürpriz dolu bir iş birliği gelecek. Şimdilik ismini açıklayamıyoruz. Bizi izlemeye devam edin.



2- Sürdürülebilirlik yaşam tarzını dikkate alırsak neler söylemek istersiniz?

Yazının Devamını Oku

Hayattaki duruşunuz stilinizi belirliyor

Sevgili Derin Mermerci, Türkiye’nin en güzel ve stil kadınları arasında yer alıyor. Kendine has tarzı, duruşuyla yıllardır her bulunduğu ortamda dikkat çekiyor. Türkiye’de stilini, duruşunu hep beğenerek takip ettiğim isimlerden. Sokak hayvanlarına olan bağlılığı ise beni ve birçok kişiyi hayran bıraktırıyor. Moda sektöründe emin adımlarla ilerleyen Derin Mermerci, moda anlayışını, havalı ve yaratıcı stilini Boyner’e özel olarak hazırladığı koleksiyon ile devam ettiriyor. Koleksiyonu, her zamanki gibi çok ilgi gördü. Sevgili Derin Mermerci’yle online röportaj yapmak çok keyifli oldu. Sohbetimizde o kadar güzel konulara dokundu ki...

DERİN MERMERCİ İLE 5 SORU 5 CEVAPTürkiye’nin stil sahibi kadınına stil kodları sormak isterim?

‘Şudur’ demek biraz zor. Stil sadece kıyafetle olamıyor. Hayattaki duruşunuz sizin stilinizi belirliyor. Buradan bakınca sanırım ‘cool olmak’ diyebilirim. Giyim stilimle ilgili bir yanıt vermem gerekirse, tamamen gününe ve moduma göre giyinen biriyim. Yalın ve zarif olmayı tercih ediyorum. Ve tabii ki rock’n roll duruştan vazgeçemiyorum.

Sürdürülebilirlik yaşam tarzını dikkate alırsak neler söylemek istersin?

Dünyada akıl almaz bir hızla her şeyin değiştiğine tanıklık ediyoruz. Fazlasıyla tüketen bir toplum olmuştuk. Yavaşlamamız lazımdı, pandemi sanırım bu süreci hızlandırdı. Yaşadığımız bu süreç, var olanı değerlendirmenin ne kadar kıymetli olduğunu anlamamızı sağladı. Düşünsenize sokaktan simit alıp yiyemediğimiz zamanları yaşadık. Umarım bundan sonra da yaşam tarzımızdan gıdaya, enerji kullanımından kaynak tüketimine kadar oluşan bu farkındalığımız artarak devam eder. Yaşamak için başka bir dünyamız yok maalesef.

Yazının Devamını Oku

Yeni yıla şık ve konforlu girelim

Pandemi tedbirleri kapsamında 4 günlük sokağa çıkma kısıtlaması sebebiyle, bu sene yeni yılı evlerimizde karşılayacağız.

Evlerimizde daha fazla zaman geçirdiğimiz bu günleri motivasyonumuzu kaybetmeden, doğaya ve insana duyduğumuz saygıyı arttırarak kendimizi daha güçlü, güzel ve özgüvenli hissetmemiz hissetmeliyiz. Ev dekorasyonunuzda yapacağımız küçük değişikliklerle ve o gece giyeceğimiz şık kıyafetlerimizle yeni yıla güzel bir ‘merhaba’ diyebiliriz. “Yeni yıla girerken evlerimizde konforlu ve şık olmamız adına neler giyelim” derseniz işte buyurun size seçenekler.



* Beyaz triko bir takım, saçlar toplu, güzel bir küpe eşliğinde...
* Kırmızı v yaka kaşmir bir kazak, bordo yumuşak dokulu yüksek bel pantolon, ayaklarınız için tüylü babetler.

Yazının Devamını Oku

Hikâyesi olan objeler masanızda bulunsun

Küçük yaşlardan beri tutkusu olduğu sofra ve dekorasyonu mesleğe çeviren Berrin Ak, renkli ve farklı tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Sofra ve dekorasyona yön veren sevgili Berrin Ak, Amerika’nın popüler dekorasyon markası MacKenzie-Childs’i Türkiye’ye getirerek dekorasyona olduğu tutkusunu, başarılı bir kariyere çevirdi. Pandemi dolayısıyla uygulanacak tedbirler kapsamında evlerimizde gireceğimiz yeni yılda, yıl başı akşamı için de şık bir sofranın tüyolarını veren Berrin Ak ile sofra, dekorasyon ve modayı konuştuk.

BERRİN AK İLE 5 SORU 5 CEVAP1- Dekorasyon alanındaki yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Çok küçük yaşlardan beri sofra, dekorasyon aslında içinde renk ve tasarım olan her şey ilgi alanıma giriyordu. Bu merakım sanırım algılarımın bu konularda daha açık olmasını sağladı. Kurumsal hayattan ayrılıp kendi işimi yapmaya karar verdiğimde, ithal lüks marka ve perakende deneyimim Türkiye’de mevcut olmayan markalar üzerine dikkatimi çekmeye başlamıştı. Tam da bu sırada ikinci çocuğumu dünyaya getirdiğimde, bende farkındalık yaratan bir marka olarak başladı bu renkli serüven. Neden MacKenzie-Childs Türkiye’de olmasın dedim? Bugün çok şükür 8. yılımızın içindeyiz.

2- Yeni yıl akşamı evde geçireceğimiz kesin, sizden stil sofra önerileri alabilir miyiz?

Sevdikleriniz için bir şeyler hazırlama fikri beni hep çok canlı tutmuş ve yaratıcılığımı harekete geçirmiştir. İçinizden gelen sesi dinleyin. Ufak da olsa canlı bir çiçek ve kesinlikle mumlar, masaya şıklık katacak detaylardır. Bu basit ama bir o kadar özel ikilinin enerjilerinin varlığıyla güzelleşemeyecek masa dekoru yoktur diyebilirim. Kendinizi sınırlamayın, farklı ve hikâyesi olan objelerin masanızda olmasını sağlayın. Minik detaylarla misafirlerinizi özel hissettiren ayrıntılar dekorunuza eşlik etsin. El yazılı isim kartlarının cazibesini kullanın.

Yazının Devamını Oku

Stil vücut tipine uyumlu olandır

Başarılı tasarımcı Ayşen Armağan, bedenin stile değil, stilin bedene uyduğu özgün tasarımların yaratıcısı... Stili ve şıklığı, “Kişiye ve vücut tipine uyumlu olan” diye tanımlayan Armağan, özgün, zamansız, şık, gün ve geceyi birleştiren tasarımlarla dikkat çekiyor. ‘Şıklık detayda gizlidir’ felsefesiyle çalışmalarını sürdüren Armağan ile tasarım yolculuğu ve modayı konuştuk.

AYŞEN ARMAĞAN İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Ayşen Armağan neler yapıyor?
Zamanını, geçmişinde tüm moda ve sanata dair biriktirdiklerini şu an içinde bulunduğumuz ve tüm dünyayı sağlık ile sosyo ekonomik olarak büyük bir çıkmaza sokmuş COVID 19’un negatif etkilerini şifalandırmak, mutlu olabilmek için yılmadan sığınağı olan atölyesinde üretim yapmakla geçiren, her güzel tasarımla, (bu bir çiçek buketi de olabilir, bir resim ya da ertesi gün hayalindeki bir resmi kıyafete de yansıtmakta olabilir) heyecanlanan bir kadındır. Çevresindeki herkesi hayal ettiği gibi giydirmek isteyen ve bunun için ciddi çaba sarf eden bir kadındır. Çevremin güzelliği, mutluluğu beni geliştirir ve besler. Bulunduğum her ortamda minik bile olsa bir dokunuşum ve payım olsun isterim.


2-Markanızın oluşumunu öğrenebilir miyiz?

Türkiye’nin sayılı erkek kumaş üreticisi ve sanayiciliği ileri teknolojiyi mükemmelliyetçiliği ve tekstile büyük bir aşkla bağlı aslen hukukçu olan bir babanın kızı olma şansının büyük bir etkisi var. Yine küçüklüğümden beri resim yapmanın, sanata aşkını ilk resim koleksiyonerliği ve tüm boş zamanını resme adamış babayla geçirmemin büyük bir katkısı var.

Yazının Devamını Oku

Atıkların güzelliğini keşfedin

Her yıl dünyada milyonlarca atık çöpe gidiyor. Bu atıkların özellikle plastik olanları doğada ayrışmıyor ve canlılar için tehlike oluşturuyor. Birçok alanda sürdürülebilir bir dünya için geri dönüşüm çalışmaları yapılırken moda sektöründe de bu farkındalık oluştu. Tekstil sektöründe de pek çok marka geri dönüşüm tasarımlar hazırlamaya başladı.



Giyim markası H&M de geri dönüşüm projeleriyle sürdürülebilir modaya katkıda bulunuyor. H&M’nin AW20 Conscious Exclusive koleksiyonu kelimenin tam anlamıyla atıklardan güzellik yaratmakla ilgili. Muhteşem parçaların neredeyse hepsi atıklardan elde edilmiş, sürdürülebilir kaynaklı malzemelerden yaratıldı. Gıda mahsulü atığını doğal liflere, sürdürülebilir kaynaklı odun posasından yapılmış kumaşlara dönüştüren veya benzersiz bir giysiden -giysiye işlemi kullanan yenilikçi kumaşlar ile işlemler; siyah ve yeşil jakarlı tafta bol gece elbiseleri, sarı jakar yahut nefti yeşil çiçeklerle süslenmiş, hacimli üstlerle karışan, özel dikim takım elbise gibi parçalar da bulunabilir.
Erkek giyim aynı zamanda klasik smokin, lüks takım elbise ve ayrılan çiçek desenli tek parçalarla Conscious Exclusive’e dönüş yapıyor. Koleksiyondaki baskılar, zamanla sıyrılan çiçekli duvar kâğıtlarından veya geçmiş dönemlerden yadigâr duvar halılarından ilham alırken, çiçek aplikleri ve güve motifleri hem yaşamı hem de eskimeyi ima ediyor.
H&M Kreatif Danışmanı Ann-Sofie Johansson, “AW20 için, atığa odaklanarak, yaratıcılığın ve sürdürülebilir modanın sınırlarını zorlayarak gerçek anlamıyla öncü olmak istedik. Sonuç olarak bu koleksiyondaki her bir parça atıktan elde edilmiş gerçek birer şaheser ister gıda mahsulü atığından ister sürdürülebilir kaynaklı odun posasından olsun. Güzel kavramı üzerinden konuşacak olursak, israf sürdürülebilir modanın geleceği olabilir” diyor.


Yazının Devamını Oku

Özgün olmayan stil olmaz

Gül Ağış, ünü yurt dışına da yayılan başarılı bir moda tasarımcısı. Çocukluğundan beri modayla ilgili olan Ağış, Milano Istituto Marangoni ve Politecnico Di Design’da Moda eğitimi aldı. Uzun yıllar Milano’da Costume National’de tasarımcı olarak çalıştı. 2010’da kendi markası Lug Von Siga’yı kurdu. Bugün dünyanın birçok ülkesinde tasarımlarını görebileceğimiz sevgili Gül Ağış, yaratıcı ve öğrenmeye aşık birisi. Birbirinden özgün tasarımlarıyla dikkat çeken Ağış, bugünlerde ise güzel projeyle Sürdürülebilir Yaşam Derneği (SUYADER) ile iş birliği içine girdi. “Doğaya olan borcumuzu bir parça geri ödeme hali, şuursuz tüketime son vermenin bir ifade biçimi” diyen Ağış, her alışveriş yapan kişi için 5 ağaç dikildiğini ve hedeflerinin önümüzdeki yaza kadar bir orman oluşturmak olduğunu söylüyor.

GÜL AĞIŞ İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Gül Ağış neler yapıyor?

Lug Von Siga SS2021 Koleksiyonu’muzun eylül/ekim ayında yurtdışı siparişlerini tamamladık, şu anda onun üretimi sürüyor, diğer yandan High Summer HS 2021 Koleksiyonu hazırlıyoruz. O koleksiyon da sunumu global platformda ocak ayı içerisinde gerçekleşecek ve diğeri biter bitmez onun üretimine başlıyor olacağız. Bu arada 6 aydır üzerinde çalıştığımız ve Homemade Aromaterapi ile iş birliği yaptığımız yüzde 100 doğal Lug Von Siga ‘LoVerS’ kokusunu çıkarıyoruz. Bu benim yıllardır hayalini kurduğum bir şeydi, bir markanın her duyuya hitap edebiliyor olabilmesi çok önemli hele de gönül koyduğum ve kendi özel ilgi alanımda olan bitkilerle ve enerjisel dönüşümü olan aromalarla bir şeyler ortaya çıkarmak paha biçilmez. Unisex ve yüzde 100 doğal bitki özlerinden, o yüzden adını ‘LoVerS’ olarak düşündüm.

2-Sürdürülebilir bir yaşam, sürdürülebilir moda dikkate alındığında hangi önerilerde bulunursunuz?

Sürdürülebilirlik oldukça geniş bir yelpaze, biz LVS olarak yaklaşık 7 sezondur halihazırda geri dönüşümlü vegan ve organik koton gibi kumaşlar kullanıyorduk koleksiyonda. Hatta pek çok markanın da kullanmasına ön ayak olduk diyebilirim. Bunun dışında, geçen sezonlardan elimizde kalan kumaşları yeni tasarımlarla kullanarak değerlendirdik. Ben sürdürebilirliğin bir yaşam biçimi olduğunu düşünüyorum, o nedenle ev içerisinde ve dışında, işte de her türlü geri dönüşümü olmayan malzemeleri yaşamımızdan çıkarmamız gerekiyor. Bunun yansıra da alışverişlerimizde daha duyarlı olmamız gerekiyor, yeni dünya düzeni içinde bizlerin daha da büyük hassasiyetle tasarım yapmamız gerekirken, tüketicinin de aynı hassasiyetle satın alması gerekiyor.
Bir de sürdürülebilirliğin fikir ve tasarımda da olması gerektiğini savunuyorum. Yani her sezon tasarımcılar farklı model bulmaya çalışırken, özgünlükten giderek uzaklaşmaları ve zamanla piyasadaki tüm ürünlerin birbirine benzemesi de oldukça dikkat edilmesi gereken bir konu. Mesela Bir tasarımcı yıllarca emek verdiği ve inandığı bir silüete devam etmeli. Artık onun imzası haline gelmiş bir tasarımı yıllarca devam ettirmeli ve bu anlamda da sürdürülebilirliğin keyfini çıkarmalı.


Yazının Devamını Oku

Kadınlar hem feminen hem de güçlü olabilirler

Gökay Gündoğdu, başarılı bir tasarımcı. 19 ülke arasında en iyi 10 tasarımcı marka arasına girmeyi başarmış bir marka. 10 yılın en iyileri arasında da yerini alarak tekrar Open My Med ödülüne layık görüldü. TAGG markasının kurucusu Gündoğdu, ilk koleksiyonundan beri güçlü kadın hikâyeleri anlatıyor ve koleksiyonlarını her sezon bir hikâye ile sunuyor. Bunun için sanattan, tarihten ve edebiyattan besleniyor. Sevgili Gökay Gündoğdu, “Kadınlar hem feminen hem de güçlü olabilirler” diyor.

GÖKAY GÜNDOĞDU İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Gökay Gündoğdu neler yapıyor?
TAGG markasının kurucusu ve tasarımcısı olarak yoğun bir iş hayatının içindeyim. İlk kez dijital olarak gerçekleşen Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’da sergilediğim koleksiyonumun üretimiyle ilgileniyorum şu sıralar. Yurtdışı basınından ve satın almacılardan gelen ilgiyi devam ettirmek için yeni içerikler tasarlıyorum. Koleksiyonlarımı her sezon bir hikâye ile sunuyorum. Bunun için sanattan, tarihten, edebiyattan ve yabancı kaynaklı yayınlardan besleniyorum. Çokça okuyor ve araştırıyorum. TAGG’in dışında bir de yurtdışındaki iki büyük marka için kapsül koleksiyonlar hazırlıyorum.



2-Markanızın hikâyesi nasıl oluştu?

Yazının Devamını Oku

Ayakkabı kıyafetin en büyük tamamlayıcısı

Ayakkabı, kıyafetin en önemli parçasıdır. Ayakkabınızın formu iyi değilse ne giyerseniz giyin, kıyafetinizi iyi gösteremez ve kendinizi iyi hissetmezsiniz. Kıyafet ve ayakkabı birbirini tamamladığında, kendinizi daha iyi ve şık hissedersiniz. Uyumlu giyinmeyi sevenler özellikle hangi kıyafet ile ayakkabıyı kullanacağına dikkat eder. Kıyafette, şık ve konforlu ayakkabı seçimi yaparsanız kendinizi daha göz alıcı hale getirirsiniz. Sevgili Ebru Canyakmaz ve eşi Cemil Canyakmaz için ‘ayakkabı üstatları’ dersek tam yerinde olur. Markaları Canes’i Türkiye’de bir çok ünlü ismin ayağında görebiliyoruz. “Kıyafetimizdeki en önemli dokunuş ayakkabı seçimimizdir” diyen Ebru Canyakmaz ile ayakkabının önemi ve bu sezon hangi ayakkabı modellerinin öne çıkacağını konuştuk.

EBRU CANYAKMAZ İLE 5 SORU 5 CEVAP1)Ebru hanım sizi tanıyabilir miyiz?
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdikten sonra, havacılık sektöründe deneyim kazanırken, hayatımın akışı Cemil beyle tanışmam ile değişti. 2000 yılında evlendikten sonra kendimi bu sektörün içinde buldum. Gerek tasarım gerek satış aşamasında yer almaya başladım ve bugüne kadar da devam ediyorum. Bu hayatımın bir yarısı. Diğer ve daha önemli yarısı ise kızım. Hukuk Fakültesi’nde okuyan bir kızım, daha doğrusu en iyi arkadaşım var ve iş dışındaki tüm zamanımızı birlikte geçiriyoruz. Kısacası iş ve kızım arasında bir hayat.



2) Ayakkabının kıyafetimizdeki önemi nedir?

Yazının Devamını Oku

Yuvarlak yüzde katlı modeller

Bakımlı, sağlıklı ve özenle yapılmış saçlar, kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan en önemli etkenlerden biridir. Saç hem kadın hem de erkek için güzellik simgesi. Sağlıklı ve bakımlı saçlar hepimiz için şüphesiz vazgeçilmezlerimiz arasında. Tasarımından bakımına saçlarımızı emanet ettiğimiz eller de çok önemli. Metin Kaya, Ankara’nın başarılı, yenilikçi saç sanatçısı. Kendisini her zaman yenileyen, dünyayı takip eden bir sanatçı. Sevgili Metin Kaya ile bu kışın renklerini, saç modellerini konuştuk.

METİN KAYA İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Metin Kaya’yı sizden tanıyalım?

Meslek hayatım boyunca kendimi, ekip arkadaşlarımı hem mesleki anlamda hem de vizyon ve beden dili eğitimi anlamında sürekli geliştiriyorum. Yurt içi ve yurt dışı eğitimlerine katılıyor, yurt dışındaki fuarları her yıl takip ediyorum. Pandemiden dolayı bu aralar uzak kaldık ama bir an önce eski günlerimize dönmeyi bekliyorum.

2-Saçlarda bu sezon hangi tonları ve modelleri tercih edelim?

Sonbahar kış renklerinde bu sezon, sarı saçlarda daha sıcak sarılar ve bal köpüğü tonlarını çok göreceğiz. Koyu renklerde bitter kahveleri ve karamel kahve tonları kendini gösterecek.

3-Yuvarlak yüzlerde hangi modeller daha dinamik gösterir?

Yazının Devamını Oku

Çanta ve saatte ikinci el akımı

Ülkemizde ikinci el çanta, saat gibi aksesuarların kullanımına ilgi her geçen gün artıyor. Kimileri ekonomik tasarrufta bulunmak amacıyla ikinci el ürüne yönelirken kimileri de vintage (nostaljik) ürünleri tercih ediyor. Marka ekspertizi Emirhan Karayalçın da hikâyesi olan, yaşanmışlıkları bulunan ürünleri müşterilerine sunuyor. Türkiye’de ikinci ele olan ilginin nedenlerini anlatan Karayalçın, ikinci el marka ürünlerin sahtesinin de satıldığına dikkat çekerek alınacak ürünün mutlaka bir uzmana gösterilmesi gerektiğini söylüyor. Emirhan Karayalçın, “Bana göre, modern bir kıyafeti vintage parçalar ile süslendirmek modaya yön verebilmek anlamına gelir” diyor.

EMİRHAN KARAYALÇIN İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Sizi tanıyabilir miyiz?

1986 İstanbul doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Ekonometri bölümü mezunuyum. Ailem tarafından 2000’de kurulan Bernaboutique firmasında üniversite eğitimi sonrasında çalışmaya başladım. Küçüklüğümden beri lüks markalara ilgi duyduğumdan ikinci el lüks sektörüne girmek benim için çok kolay ve keyifli oldu. Aynı zamanda üniversitede vermiş olduğum arbitraj konulu tezle de ikinci el lüks sektörüne hazırlıklı bir şekilde giriş yaptım.



2-İkinci el ve vintage ürünlere Türkiye’de ilgi nasıl?

Yazının Devamını Oku

İletişime açık olabilirsek çok daha mutlu olabiliriz

İletişim denildiğinden Türkiye’de önemli birkaç isimden biridir sevgili İpek Özgüden... O bir halkla ilişkiler koçu, iletişimci, sporcu ve Ankaralı... Hayatında çok sayıda başarılı projelere imza atan, sporcu kimliğinin dinamizmini çalışma stiline yansıtan İpek Özgüden, iletişimin birleştirici güç ve yaşam biçimi olduğunu söylüyor. İpek Özgüden, “İletişime açık olabilirsek, egolarımızı bir kenara bırakabilirsek çok daha mutlu olabiliriz” diyor.

İPEK ÖZGÜDEN İLE 5 SORU 5 CEVAP1-İpek Özgüden neler yapıyor?

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümü mezunuyum. Yaklaşık 30 yıldır halkla ilişkiler sektöründe çalışıyorum. RAM Dış Ticaret, adidas Türkiye, Beşiktaş Jimnastik Kulübü gibi kurumsal deneyimlerden sonra 2001’de kurduğumuz ajansımız ON İletişim ile markaların, kurumların iletişim süreçlerine değer katmak, iyi ve güzel işler yapmak için ekibimle birlikte çalışmaya devam ediyorum. Türkiye Halkla İlişkiler Derneği Yönetim Kurulu üyeliğimin yanı sıra Türkiye Atletizm Vakfı’nın Başkanı’yım. Eski bir voleybolcuyum. Güzel İstanbul’da yaşasam da aslen Ankaralıyım. Çocukluğum Ankara’da harika anılarla dolu. Mithat Fenmen Bale Okulu, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konserleri, Devlet Bale ve Opera Sahnesi’nde sahnelenen harika eserler, Atatürk Orman Çiftliği’nin doğal atmosferi çok güzel izler bıraktı. Birbirini çok seven, kaliteli zaman geçirmeyi önemseyen bir aile olarak hafta sonlarında yaptığımız yolculuklarda gezdiğimiz şehirler, deneyimlediğimiz lezzetler, antik kentlerde tarihi yaşamamız hayal dünyamızı zenginleştirdi.
Hayatı aktif ve dolu dolu yaşamayı seviyorum. Güne erken başlamayı, gündemi takip etmeyi, müdavim olmayı, pozitif olmayı, arkadaşlarımla, ailemle vakit geçirmeyi, keşfetmeyi, öğrenmeyi, üretmeyi, bildiklerimi paylaşmayı, öncü olmayı ve çalışmayı seviyorum.



Yazının Devamını Oku

Bu kış renkler canlanacak

Derya Pazarcı ile Sezin Ünlü... Genç ve başarılı iki tasarımcı, iki yakın arkadaş ve aynı zamanda kendi markaları olan Payeds’in kurucuları. İki tasarımcı moda eğitimi aldıktan sonra uzun yıllar moda sektöründe çalıştı. Daha sonra kendi markalarını kurarak, doğadaki renkler ve desenleri birleştirip, gündüzden geceye kombinleyebileceğiniz ürünler tasarladılar, kısa sürede dikkatleri çekmeyi başardılar. Stilin bir kadının karakterini ve tarzını yansıttığını belirten ikili, kıyafetlerde bu kış canlı renklerin daha çok görüneceğini söyledi.

DERYA PAZARCI VE SEZİN ÜNLÜ İLE 5 SORU 5 CEVAP1- Markanızın hikâyesi nasıl başladı?
Biz iki ortak, üniversiteden sonra moda üzerine eğitimler alıp önemli Türk tekstil firmalarında çalıştıktan sonra gönlümüzde olan tasarım işini butik bir şekilde online olarak sunmaya başladık. Çok da güzel geri dönüşler aldık ve yaklaşık 2.5 senedir devam etmekteyiz.

2- Kış sezonunda hangi renkleri ve modelleri daha fazla göreceğiz?
Bu kış yine canlı renklerin yanı sıra yine doğadan ilham alınarak doğa temalı safari renkleri ön planda olacak. Kırmızılar, siyahlar, taba renkleri, haki yeşiller. Kendini mutlu hissettirip fark yaratacağını düşündüğümüz hem rahat hem şık modeller. Sezonun ve bizim de koleksiyonumuzdaki olmazsa olmaz parçamız ceketleri tekrardan bu sezonda da göreceğiz.

3- Siz stili nasıl yorumlarsınız?
Stil, bize göre bir kadının hem karakterini hem yaşam tarzını yansıtan giyim tarzıdır. Kendinizi nasıl mutlu hissediyorsanız enerjiniz yükselir ve insanların aklında da bu şekilde yer edinebilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Aslını keşfet

Bizler her zaman bir arayış ve keşfetme merakı içinde olduk. Sürekli araştırmak, yenilikler öğrenmek isteriz. Ama çevremizi keşfetmeden önce yapmamız gereken ilk şey kendimizi keşfetmektir. Kendimizi keşfetmek, içimizde derinlerde saklı olan özelliklerimizi ve yeteneklerimizi de ortaya çıkartmaktır. Bazen kendimizi keşfederken mutlaka bir yardım eli de almamız gerekebilir. İşte sevgili Senem Ataseven de, “Aslını keşfet... En değerliniz ve dönüp dolaşıp gideceğiniz tek kişi kendinizsinizdir” diyor. Profesyonel koç ve eğitmen Senem Ataseven işine aşık biri ve kişinin içindeki potansiyeli keşfetmesine, en üst seviyelere çıkartmasına, kendisini keşfetmesine yol arkadaşlığı yapıyor.

SENEM ATASEVEN İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Sanem Ataseven neler yapıyor?

Kendi keşif yolculuğumda ben de kim olduğumun cevabını birçoğumuz gibi yanıtlamakta zorlanıyordum. Koçlukla tanıştıktan sonra, kendimle ilgili keşfettiğim her şey, beni çok heyecanlandırdı. Neyi niye yaptığımın, ulaşmak istediğim hedefe hangi yollarla, nasıl varacağımın, bugüne kadar farklı bakış açıları ile göremediklerimin farkına vardım. Bu yaşadığım olağanüstü duygu, bu mesleği seçmemi sağladı. Amacım; tüm insanların bu harikulade yolculuğa çıkarak kendi öz farkındalıklarıyla hayatlarını ileriye taşımaları. Bu mesleği seçtiğim andan itibaren kendi öz farkındalığımı elde ettim. Kim olduğumu, neleri yapabileceğimi, değerlerimi ve güçlü yanlarımın neler olduğunu keşfettim. Evet; bilgiyi paylaşmak, öğrenmek, öğretmek bunlar benim değerlerimdi. As Koçluk Danışmanlık merkezimi kurarak bireysel ve kurumsal alanda çalışmalar yapmaktayım. Bununla birlikte kişisel gelişim eğitimleri ve seminerler düzenlemekteyim.

2-Kariyer koçluğuna ilgi nasıl? Kariyer yolculuğunun önemini sizden öğrenebilir miyiz?

Gelecekteki kariyerini belirlemek konusunda kararsız olan, kariyerini değiştirmeyi arzulayan veya mevcut kariyerlerinde daha başarılı olmayı hedefleyen bireylere destek olmak ve bu süreçte karşılaşılan problemlere, ortak çözümler geliştirmeyi amaçlayan bir koçluk türüdür. Hangi yaşta olursa olsun, kişilerin sahip oldukları potansiyeli fark etmelerini sağlayarak, maksimum verimle ve keyif alarak yapabilecekleri iş alanlarına yönelmeleri konusunda, farklı bakış açıları ortaya koymaktadır. Potansiyelin kapasiteye dönüşmesi, kapasitenin performansı arttırması, performansın da başarılı ve mutlu bir kariyere ulaştırması için, gerekli olan gelişim alanlarına ışık tutmaktadır. Güçlü sorular yardımıyla, doğru bir kariyer planı oluşturmaya ve bu planın hayata geçirilmesi aşamasında, danışanlara yardımcı olmaktadır.

Yazının Devamını Oku

Stil sahibi içinden geldiği gibi giyinir

Genç moda girişimcisi Sinan Odak... İki farklı üniversitede sivil havacılık ve ekonomi eğitimi aldıktan sonra ilgisi olduğu modaya yöneldi. Sokak giyimine merakı ve girişimciliği tasarımcılık yolunda adımlar atmasını sağladı. Belli kalıplar içinde kalmadan sokak modasının rahatlığını tasarladığı The Slash markasını kurdu. “İçimizden geldiği gibi giyindiğimiz zaman gayet güzel bir stil sahibi olacağımıza inanıyorum” diyen Sevgili Sinan ile girişimciliğini, hedeflerini ve modayı konuştuk.

SİNAN ODAK İLE 5 SORU 5 CEVAP

1- Sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba ben Sinan Odak, moda girişimcisiyim. İki farklı üniversitede sivil havacılık ve ekonomi eğitimi gördüm. Bu süreçlerde farklı disiplinler edinerek Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminde aktif olarak yer aldım, birçok genç girişimciyi destekleyerek girişimciliği yaymaya çalıştım ve kendi teknoloji girişimlerimi kurdum. Tüm bunların ardından, yıllardır hayalim olan The Slash’i hayata geçirdim.



Yazının Devamını Oku