GeriAysun KABA Gökhan Dumanlı ile 5 soru 5 cevap
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gökhan Dumanlı ile 5 soru 5 cevap

Gökhan Dumanlı... O, Türkiye’nin ilk Zarafet Akademi’sini kuran kişisel gelişim ve zarafet uzmanı. Haliyle de “Zarafetin beyefendisi” denildiğinde akla gelen ilk isim oluyor.

Doğuştan gelen bir yeteneği var. Tabii bu yeteneği, eğitimlerle birleştirmiş. Hele hele, ‘imaj’, ‘iletişim’ ve ‘zarafet’ konularında gerek yazdıklarına, gerekse söylediklerine kulak kesilmek gerekin biri.
Bu hafta, böylesine özel bir ismi yakalamışken, siz okurlarımız için şu 5 soruyu sevgili Gökhan Dumanlı’ya sordum.

Gökhan Dumanlı ile 5 soru 5 cevap

1-Zarafet Akademisi’nden ve verilen eğitimlerden biraz bahseder misiniz?

Öncelikle, Zarafet Akademi 6’ncı yılında. Bu 6 yıl içinde 7’den 70’e binlerce akla ve kalbe dokunmanın mutluluğunu yaşıyorum. Eğitimler bireylere, kurumlara, okullara( öğrenci ve öğretmen) olmak üzere üç başlıkta gerçekleşiyor. Bireysel eğitimler, 10 kişilik sınıflarda (genel katılıma açık) veriliyor. Kurumsal eğitimler e-posta adabı, toplantı yönetimi, telefonda iletişim, iş yemekleri, davetler ve benzeri konu başlıklarından oluşuyor. Bu eğitimler arasında protokol kuralları, imaj yönetimi, işte adabı muaşeret gibi başlıklar da var. Okullarda ise çocuklarımıza ve öğretmenlerimize özel hazırladığım iletişim, imaj ve zarafet başlıklı seminerlerim de yoğun ilgi görüyor.

2- Zarafet kurallarından en önemli 3 tanesi nelerdir?

İlk ve önemli kural, kişinin kendini çok iyi tanıması ve zarafeti başkaları için değil öncelikle kendine duyduğu saygının ve sevginin (öz saygı-öz değer) bir göstergesi olarak kendi yaşamında uyguluyor olması. Çünkü siz kendinize nasıl davranırsanız, başkalarına da öyle davranırsınız ve başkalarına olan davranışınız da onların size olan tavrını belirler. Bu bir zincirdir.
İkinci olarak da ne söylediğinizden daha çok onu nasıl söylediğiniz önemlidir. Yani ağzınızdan çıkan her sözü, tavır ve davranışlarınızla da hissettiriyor olmanız gerekir. Bunun içinde beden dilini bilinçli ve doğru kullanmak, içinde bulunduğunuz anın farkında olarak hareket etmek, ses tonunuzu iyi ayarlayıp kullandığınız kelimelerin de duruşunuzu yansıtan bir üslupta olmasına özen göstermeniz gerekiyor.

Son olarak da ‘insan görüntüsüyle karşılanır, bilgi ve kültürü ile uğurlanır’ sözünden yola çıkarak; kişinin hayattaki duruşunu, iş yaşamındaki profesyonelliğini ve yukarıda saydığımız özellikleri ilk intibaında da hissettirecek bir imaja, giyim-kuşam bilgisine sahip olması gerekir.

3-Sizin, 8 Şubat İstanbul’da gerçekleşecek ‘İş’te ve İlişkide Tutku Yaratmak’ konu başlıklı atölyeniz var. Hayatımızda tutkuyu nasıl yaratırız?

Evet, ‘İş’te ve İlişkide Tutku Yaratmak’ atölyesi çok sevildi. Hem iş, hem de özel hayatta aldığımız kararların arkasında durmamızı sağlayan motivasyon düzeyi, hedeflerimizin gücüne ve çekiciliğine bağlıdır. Eğer yeterince istek ve arzu duyuyorsak vazgeçmez, çaba gösteririz. Bunu belirleyen şey de bu istek ve arzuların tutku düzeyine erişmiş olmasıdır. Eğer bir tutku yaratmışsak o zaman azim ve istekle gereken her şeyi yerine getirebilir ve her türlü sonucu büyük bir güçle göğüsleyebiliriz. Engel ya da başarısızlık olarak gördüğümüz şeylerin de birer yorumdan ibaret olduğunu anlar ve hiç durmadan yürümeye devam ederiz.
O tutkuyu hissettiğinizde gelecek size daha çekici gelir. Sabahları zinde ve motive olmuş şekilde uyanır, günün her dakikasını dolu dolu yaşarsınız. İçinizdeki çokluk ve coşku ortaya çıkar. Size hizmet etmeyen söz, düşünce ve duygulardan arınırsınız.
Hayatın getirdiği olasılıklara kendinizi açar; omuzlarınızdaki gereksiz yükleri atarak kendinizi ön plana alırsınız. İşinizde, sosyal hayatınızda ve insanlarla olan iletişiminizde sizinle beraber hareket eden bir başka güç bir başka enerji açığa çıkar. İnsanları etkilemek için fazladan hiçbir şey yapmanıza gerek kalmaz. Gözlerinizin içi parlar ve insanlar, siz de gördüğü bu ışığın ve enerjinin bir parçası olmak için çaba gösterirler.
Tutku size gücünüzün sınırlarını gösterir ve izleyecek sadece tek bir yolun olmadığını anlarsınız.

4-Zarafet kurallarını bilmek kişiyi ne kadar ‘fark edilir’ yapar?

Dünyada bilgiye sahip olmaktan daha önemli bir şey var ki, o da sahip olduğumuz bilgiyi sunma şeklimiz. Zarafet kurallarını bilen insan öz güvenlidir. Çünkü nerede, ne zaman, nasıl ve ne şekilde davranacağını bilir. Kiminle konuştuğuna dikkat eder ve ona göre bir üslup kullanır. Böylelikle insanları etkilemek için fazladan bir şey yapmasına gerek kalmaz. Karşılaştığı herkesle hızla bir bağ kurar. Ve onlara da kendilerini iyi, mutlu ve değerli hissettirir. Zarafet kurallarını bilmek, kişiler arası bağlarının kopmasına neden olan bir takım iletişim hatalarını söylememenizi ve yapmamanızı engeller. Bu da hem iş hayatında hem de sosyal yaşamınızda sizi bir adım öne çıkarır.

5- Son sorum modadan. Stili nasıl yorumlarsınız?

Ben, stilimde tıpkı dinlemekten çok keyif aldığım caz müzikte olduğu gibi doğaçlamayı, özgünlüğü ve armoniyi bir araya getirmeye çalışıyorum.
Stilim, yaşamdaki duruşumu yansıtmalı, insanların kafalarında imajımla ilgili iz bırakmalı. Ayrıca, çok hareketli bir yaşam sürdüğüm için de rahatlık sağlamalı.
İş giysilerimde kol düğmelerim ve cep mendillerim vazgeçilmezlerimdir ve insanların giyimimle ilgili ilk akıllarına gelen taşıdığım bu parçalardır. Günlük yaşamda ise kaliteli koyu renk jean, şık beyaz bir gömlek, blazer ceket ve Oxford tipi bir ayakkabı ile günün her saatindeki etkinliğe, toplantıya ve akşamındaki bir kokteyle rahatlıkla katılabilirim.
Eğitimlerimin imaj bölümünde de altını sürekli çizdiğim bir şey var ki, iyi giyinmek için hem kendinizi içsel olarak tanımak (Ben kimim? Kendimi nasıl görüyorum? Başkaları tarafından nasıl algılanıyorum?) hem de fiziki olarak artılarınızı ve eksilerinizi görüp iyi taraflarınız ile eksi yanlarınızı kapatmayı öğrenmeniz gerekiyor. İyi bir giyimde kıyafet değil, siz göze çarparsınız. Bunun içinde kişinin ten rengine uygun renklerde ve vücut tipine uygun kalıplarda kıyafet seçimi çok önemli.

X

Stil kimliğinizin ipucudur

Antika, vintage eşyalar hayatımızda giyimden aksesuara gittikçe yerini almaya başladı. Günümüzde bu tarz ürünlere olan ilgi her geçen gün artıyor. Geçmişe, eskiye özlemi yansıtan eski eşyalar, bizlere tarihe yolculuk yaptırıyor. Sanatçı Deniz Doğruyol da antikacılardan, eskicilerden, sahaflardan topladığı materyallerle asamblaj ve mixed media kolaj tablolar yapıyor. Bu çalışmalarını ise dünyanın birçok sanat merkezine taşıyor. Eski eşyalar onun elinde bir esere dönüşüyor ve her eseri yaşanmışlığın hikâyesini anlatıyor. Uzun yıllar Los Angeles’ta yaşayan ve resim üzerine eğitim alan Deniz Doğruyol, Amerika ile Avrupa’da birçok sergi açtı. 2018’de İstanbul’a döndü ve çalışmalarını halen İstanbul’da sürdürüyor. Sevgili Deniz ile, projelerini, modayı konuştuk.

DENİZ DOĞRUYOL İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Deniz Doğruyol’u tanıyabilir miyiz?

Deniz Doğruyol sanat ve tasarım üzerine işler üreten biri. Ekolojik ve sürdürebilir tasarım anlayışı ile upcycle, recycle ev eşyaları, projeler üreten bir atölye olan Dadaistudio’nun kurucusuyum. Aynı zamanda da senede iki kere, sınırlı sayıda ürettiğimiz retro ev eşyaları koleksiyonunu da satışa sunuyoruz.

2-Yeni projeler geliyor mu?

Yeni bir kişisel sergim geliyor, Carnival. İnsanın söylediği ‘hayır’lar kadar özgür olduğu üzerine kurguladığım bir sergi ve ‘kendine evet’in bir kutlaması. Mayıs ayında izleyici ile buluşacak. Bir de sadece upcyle ürettiğim yeni bir koleksiyon geliyor, ağırlık ev eşyası üzerine.

Yazının Devamını Oku

Genç girişimciler yarının ihtiyaçlarını belirlemeli

Evde en çok vakit geçirdiğimiz kış ayları bitti, bahar aylarındayız. Baharda her evde detaylı temizlik başlar. Bu temizlik sadece evin temizlenmesi anlamına gelmez, yeni eşyalar da alınır, çünkü bahar ayı yenilenme ayıdır. Bahar ayı, yeni ve güzel enerjilerin evlere dolmasını da sağlar. Küçük dokunuşlarla nokta atışlara ne dersiniz? Evlerinizde ilk koltuk kumaşlarıyla, sonra koltuklarınızın üzerine koyduğunuz kırlentlerle abajur, vazo, çerçeve gibi objelerle enerji getirebilirsiniz. Bitkileri unutmayalım, rengarenk güzel yaz bitkileriyle evlerini canlandırabilirsiniz. Nasıl kıyafetlerimizi aksesuarlarla güncelliyorsak, eşyalarımızı da yenileyebiliriz. İster satın alarak isterseniz de kiralayarak eşyalarınızı yenileyebiliyorsunuz. Girişimci Ayla Şahanoğlu Ceyhan, Türkiye’ye mobilya kiralama sistemini getirerek ulaşılabilir fiyatlarla evlere, ofislere enerji getiriyor. Sevgili Ayla ile ufak dokunuşlarla şık evin sırları, girişimcilik yolculuğu ve genç girişimcilere önerilerini konuştuk.

AYLA ŞAHANOĞLU CEYHAN İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Evlerde ulaşılabilir fiyatlara konforlu, şık mobilyalar ve objelerle yenilik getirebilir miyiz? Ne gibi önerilerde bulunursunuz?

Elbette ulaşılabilir fiyatlara konforlu şık mobilyalar ve objelerle yenilikler getirebiliriz. Örneğin aynı renkte yastıklar yerine zıt renklerde yastıklarla kanepeniz daha çok dikkat çeker. Beyaz duvarlarla evinize hem lüks hem de daha geniş bir görünüm verebilirsiniz. Zarif ve özel tasarım aydınlatmalarla evin havasını değiştirebilirsiniz. Parlak objelerle, mesela renkli bir vazoyla evinizin bir köşesini süsleyebilirsiniz. Gramofon gibi eski eşyalarla retro dokunuşlar yapabilirsiniz.

2-İş hayatına atılmak isteyen genç girişimcilere ve özellikle kadın girişimcilere neler söylemek istersiniz?

Gençlerimiz bugünün değil yarının talep ve ihtiyaçlarını doğru belirlemeli, yapılmamış olanları yapmaya çalışmalılar. Yeniliklere açık, yılmadan sabırla bu yolda ilerlerlerse başarı kesin olacaktır. Kadın girişimcilerimiz inandıkları yolda ilerleyebilmek için düşündüklerini hayata geçirebileceklerine güvenmeliler. İzleyecekleri yolda önlerine çıkabilecek engelleri aşabilmek için disiplinli ve planlı bir şekilde çalışarak işlerine tutkuyla bağlansınlar. Kadın girişimcilere sunulmakta olan destek ve teşvikleri çok iyi araştırmalılar.

Yazının Devamını Oku

Ceketler kıyafetin en güçlü kalemidir

Ceket her kadının gardırobunun olmazlarındandır. Zamansız stilin vazgeçilmezidir, modası geçmez. Genç, yaş almış, kilolu, kilosuz farketmeksizin tüm kadınların kurtarıcısıdır. Giydiğinizde bir anda sizi yukarı çeken, daha dinamik, daha elegan bir görüntü verme gücü vardır. Ceket güçtür, duruştur.

Ceketler yılın her mevsimi giyilebildiği için kadınların severek kullandığı bir kıyafettir. Ceket denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri Başak Barlas’tır. Sevgili Başak Barlas’ın tasarımları, ince detayları, hoş kesimleriyle dikkatleri çekiyor. Sorbe markasıyla kaliteli kumaşlar eşliğinde kadınlara hem spor hem de şık bir tarz sağlayan Başak Barlas, “Kıyafetin en güçlü kalemi ceketlerdir” diyor. Genç girişimci ve başarılı tasarımcı Başak Barlas ile ceket modasını konuştuk. Dahası mı sohbetimizde...BAŞAK BARLAS İLE 5 SORU 5 CEVAP

1- Başak Barlas neler yapıyor?

Hem çalışıyor hem annelik yapıyor. Aslında hayatından daha çok tatmin bir döneminde olup, hayatını kendi beklentisi doğrultusunda yönlendiriyor.



Yazının Devamını Oku

Saçlar geçmişten günümüze stilin belirleyici unsurudur

Kadın, erkek herkes güzel, bakımlı saçlara sahip olmak ister. Saçımızın görüntüsünün bakımlı, kesiminin başarılı olması sosyal yaşantımızda öz güvenimizi arttırır daha mutlu olmamızı sağlar. Bakımlı saçlar, pozitif bir enerji sağlar. Türkiye’de bir çok saç tasarım salonunda Paris Kuaför’den eğitim almış, muhteşem sihirli elleri görebilirsiniz. Stil ikonu diyebileceğimiz sayılı isimler vardır. Ben de ülkemizin saç tasarımının ikonu rahmetli Hakkı Kutlugün derim... 64 yıldır hizmet veren, koltuklarında Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Muazzez Abacı, Ajda Pekkan, Sertab Erener gibi sanatçılar ile Tansu Çiller gibi siyasetçileri salonlarında ağırlamış Paris Kuaför, kurucusu Hakkı Kutlugün’ün oğlu Hakan Kutlugün’ün yenilikçi vizyonuyla ilk günkü enerjiyi barındırıyor.

HAKAN KUTLUGÜN İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Hakan Kutlugün neler yapıyor, yeni projeler var mı?

Hakan Kutlugün, kalite standartlarını yükseltmek adına yatırımlar yapıyor, saç kozmetiği ürünlerinde daha doğal organik ürünleri tercih ediyoruz. Yıl 2021, bu dönemde harika saçlarla müşterilerimi motive edip ayakta tutmaya çalışıyorum. İnternetteki bilgi kirliliğine karşı YouTube’da saç bakımı ve saç bakım ürünleri hakkında videoları çekip paylaşıyorum.

2-Saç tasarımcısı olarak kadınlarımıza neler önerirsiniz?

Sarı, koyu, uzun, kısa, hatta pembe, mor saçlar... Hayat kısa, alışılmış saçlara mecbur değilsiniz. Tüm bu değişiklikleri yaparken saçlarınızın bakımını hep ön planda tutun, öz bakımın ilk adımı saçlardır, saçınızı besleyin. Saçlarından mutlu olan kadın bir başka güzeldir.



Yazının Devamını Oku

Modanın renklerine her zamankinden çok ihtiyacımız var

Aytül Ayke Fıratoğlu... Moda ve lüks marka iletişimi denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri. 20 yılı aşkın bir süredir dünya markaları için iletişim danışmanlığı yapan Aytül Ayke Fıratoğlu, marka iletişimi ve organizasyon alanında belirleyici kararlar alıyor

Dünyaca ünlü lüks moda markalarının da Türkiye’deki iletişimini üstlenen Fıratoğlu, Aytül Ayke Studio ile uzun yıllar emek verdiği lüks marka iletişimini organizasyon sektörüyle birleştirdi. Stilini, zarafetini her zaman çok beğenerek ve keyifle takip ettiğim Aytül Ayke Fıratoğlu ile keyifli bir pazar sohbeti gerçekleştirdik.

AYTÜL AYKE FIRATOĞLU İLE 5 SORU 5 CEVAP


1-Aytül Ayke Fıratoğlu neler yapıyor?

20 yıldan fazla süredir sektörünün lideri olan global ve lokal markalar için iletişim danışmanlığı yapıyorum. Aynı zamanda iletişimin bir başka önemli kolu olan etkinlik tasarımı konusunda da Aytül Ayke Studio çatısı altında hizmet veriyoruz.
2-Sürdürülebilirlik yaşam tarzını dikkate alırsak neler söylemek istersiniz?

Sürdürülebilirlik, artık üzerinde çok ciddi düşünmemiz gereken, bizlerin hatta daha da önemlisi gelecek nesillerin yaşam kalitesine katkıda bulunacak çok önemli bir kavram. Kuşkusuz hem bireysel hayatlarımızın hem de iş hayatımızın merkezine oturtmamız gereken bir düşünce biçimi haline gelmesi gerekiyor. Dünya nimetlerini maalesef çok hızlı bir şekilde tükettik ve kaynakların sonuna gelmeye başladık. Artık büyüklü, küçüklü tüm sektörlerin çok ciddi önlemler alması ve iş süreçleri içine sürdürülebilirlik konusunda maksimum önlemlerin alındığı yapılara geçilmesi gerekiyor. Bireylerin de aynı şekilde tüm alışkanlıklarını gözden geçirmesi ve küçücük değişikliklerle gezegenimiz için aslında ne kadar önemli adımlar atabileceklerinin farkına varması gerekiyor.

Yazının Devamını Oku

Modanın renklerine her zamankinden çok ihtiyacımız var

Aytül Ayke Fıratoğlu... Moda ve lüks marka iletişimi denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri. 20 yılı aşkın bir süredir dünya markaları için iletişim danışmanlığı yapan Aytül Ayke Fıratoğlu, marka iletişimi ve organizasyon alanında belirleyici kararlar alıyor

Dünyaca ünlü lüks moda markalarının da Türkiye’deki iletişimini üstlenen Fıratoğlu, Aytül Ayke Studio ile uzun yıllar emek verdiği lüks marka iletişimini organizasyon sektörüyle birleştirdi. Stilini, zarafetini her zaman çok beğenerek ve keyifle takip ettiğim Aytül Ayke Fıratoğlu ile keyifli bir pazar sohbeti gerçekleştirdik.

AYTÜL AYKE FIRATOĞLU İLE 5 SORU 5 CEVAP



1-Aytül Ayke Fıratoğlu neler yapıyor?

20 yıldan fazla süredir sektörünün lideri olan global ve lokal markalar için iletişim danışmanlığı yapıyorum. Aynı zamanda iletişimin bir başka önemli kolu olan etkinlik tasarımı konusunda da Aytül Ayke Studio çatısı altında hizmet veriyoruz.
2-Sürdürülebilirlik yaşam tarzını dikkate alırsak neler söylemek istersiniz?

Sürdürülebilirlik, artık üzerinde çok ciddi düşünmemiz gereken, bizlerin hatta daha da önemlisi gelecek nesillerin yaşam kalitesine katkıda bulunacak çok önemli bir kavram. Kuşkusuz hem bireysel hayatlarımızın hem de iş hayatımızın merkezine oturtmamız gereken bir düşünce biçimi haline gelmesi gerekiyor. Dünya nimetlerini maalesef çok hızlı bir şekilde tükettik ve kaynakların sonuna gelmeye başladık. Artık büyüklü, küçüklü tüm sektörlerin çok ciddi önlemler alması ve iş süreçleri içine sürdürülebilirlik konusunda maksimum önlemlerin alındığı yapılara geçilmesi gerekiyor. Bireylerin de aynı şekilde tüm alışkanlıklarını gözden geçirmesi ve küçücük değişikliklerle gezegenimiz için aslında ne kadar önemli adımlar atabileceklerinin farkına varması gerekiyor.

Yazının Devamını Oku

Türk kadınları şıklıklarıyla göz kamaştırıyor

Afrika etnik tasarımları, yaratıcılığı ve sofistikeliğiyle dikkat çekiyor. Giysilerin güzelliği, ülkenin kültürünü ve doğasını yansıtıyor. Afrika modasında etnik desenler, geometrik ve grafik formlar ile canlı renkler öne çıkıyor. Günümüzde moda endüstrisi de modern tasarımlarında Afrika kültüründen yararlanıyor. Bu hafta köşemde, Afrika kıtasının batı bölümünde yer alan Gine Cumhuriyeti’nden bir konuğum var. Gine Cumhuriyeti Devlet Başkanı’nın kızı sevgili Gnalen Kaba ile İstanbul’da bir araya geldim.

GNALEN KABA İLE 5 SORU 5 CEVAPGnalen Kaba, Türk yatırımcılara Afrika’nın potansiyellerini anlattı, ülkesinde tasarımlarının mutlaka olması gerektiğinin altını çizdiği Türk tasarımcılarıyla bir araya geldi. Ben de Gnalen Kaba’yla küçük bir İstanbul gezisi yaptım ve Türk tasarımcılarıyla olan ziyaretlerinin bir kısmına eşlik ettim. Ülkemize ve bizlere olan sevgisi, hayranlığı, samimiyeti, stili beni de çok etkiledi. Türk kadınlarının güçlü olduğunun altını çizen Gnalen Kaba ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.



1- Türkiye’ye hoş geldiniz. Türkiye hakkında ne düşünüyorsunuz? İstanbul ziyaretinizi öğrenebilir miyiz?

Benim için Türkiye, dünyanın en güçlü ülkelerinden biri, çok eski bir medeniyet, kendi dini modernitesi ve mimarisiyle çok gelişmiş, dünyayı etkilemiş bir ülke. Zengin bir tarihi ve insanları var. İstanbul’u çok seviyorum, muhteşem bir şehir. Buradaki insanlar çok samimi, herkes güler yüzlü ve büyüklerine karşı çok saygılılar.
Türk tasarımlarını Afrika’da görmek için Türk tasarımcılarını ziyaret ettim. Bizim etnik tasarımlarımızın yanında Türk tasarımlarının modern tasarımlarıyla bir arada olması için görüşmeler gerçekleştirdim.

2- Türk tekstili hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yazının Devamını Oku

Mücevher sade bir kıyafeti şıklaştırma gücüne sahiptir

Milka Karaağaçlı, dünyaca tanınan bir mücevher tasarımcısı. Hayallerinin peşinden giderek, bugün birçok şubesi olan Kısmet by Milka’yı kurdu. Farklı bir tarz kattığı tasarımlarının ünü Türkiye’yi aştı ve dünyaca ünlü yıldızların tercihi haline geldi. İlk gününden itibaren bir dünya markası olması hayallerini gerçekleştirmesi ve dünya starlarının tasarımlarını kullanması ise bir Türk markası için gurur. Samimiyeti, çalışkanlığı ise kendisine hayran bıraktırıyor.Mücevherin kişiye farklı bir hava kattığını söyleyen sevgili Milka Karağaaçlı ile markasının hikâyesini, projelerini, tasarımlarının ilham kaynağını ve stili konuştuk.

MİLKA KARAAĞAÇLI İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Kısmet by Milka’nın hikayesini öğrenebilir miyiz? Neden Kısmet?

Mücevher ve tasarım kendimi bildim bileli hayatımda vardı, fakat başka bir kariyer yolculuğundaydım. İletişim alanında uzun yıllar çalıştıktan sonra farklı birşeyler yapmak istediğimi fark ettim. Kendimi bir şekilde ifade etmek, tasarımla insanlara hikâyeler anlatmak gibi düşünceler içimde her zaman vardı. Hayatımda bir yenilik istediğimin farkına varmaya başladığım dönemde sık sık Londra’ya seyahat ediyordum ve bu seyahatlerimde oradaki arkadaşlarıma nazar boncuklu, minik takılar getiriyordum. O kadar ilgi gördüler ki, acaba ‘kendim bir şeyler mi tasarlasam’ diye düşünmeye başladım ve İstanbul’a döner dönmez ufak bir atölyede, içimden ne geçiyorsa üretmeye başladım. Nazar boncuğu fikriyle yola çıkarak hazırladığım ilk koleksiyonum “Protect Me” ile Kısmet by Milka’nın ilk tohumlarını atmış oldum. Öyle bir marka ismi istedim ki, hayatımızın içinde olsun, cümle içinde kolay kullanılabilsin, yabancılar tarafından da kolay telaffuz edilsin ve hayat felsefemi yansıtsın. Benim kararım, benim tercihim, benim kısmetim diye düşünerek isme karar verdim.



2-Milka Karaağaçlı’ya ilham veren şeyler neler oluyor?

Yazının Devamını Oku

Eşarp, şal ve fular her kadın için vazgeçilmezdir

Eşarp, şal ve fular... Bu muhteşem üçlü, her kadının dolabında olması gereken aksesuarlardandır.

Şık bir görünüm sağlamanın en basit yollarından biri kesinlikle fular, şal kullanmaktır. Dolabınızda, kıyafetleri şıklaştıracak modelde ve renkte mutlaka bulundurmalısınız. Kıyafetinizin tamamlayıcı parçalarıdır ve giyiminizin havasını değiştirir. TheFAD.co markasının kurucusu sevgili Gülsün Öner de eşarp, şal, fular gibi günlük kullanıma hitap eden aksesuarları, moda, sanat ve bilim üçgeninde fraktal formüllerle tasarlayan bir girişimci. Emekçi kadınlara öncelik veren Öner, eşarp, şal veya fuların taşıyana ayrı bir kişilik kattığını söyleyerek söze başlıyor. Dahası ise sohbetimizde...GÜLSÜN ÖNER İLE 5 SORU 5 CEVAP

1-Gülsün Öner neler yapıyor?

Ege’nin güzel kasabalarından birisi olan Eski Foça’da doğdum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümü mezunuyum. 20 yılın üzerinde kamu sektörlerindeki görevimden sonra, oğlumun dünyaya gelmesiyle belli bir süre için çalışma hayatıma ara verdim. Sonrasında sosyal sorumluluk anlayışım gereği çeşitli kadın derneklerinde yönetim kurulu üyesi olarak aktif olarak görev aldım ve halen bu çalışmalarıma severek devam etmekteyim. Bu çalışmalarım devam ederken, aktif iş hayatına dönme arzusu her daim içimde var oldu. Bu nedenle, kurumsal iş yaşamına dönmektense yine profesyonel bir iş alanına dönüştürebileceğim ve aynı zamanda kendimi daha iyi ifade edebileceğim, mutlu olabileceğim, inandığım değerlere uygun bir sosyal fayda yaratabileceğim iş fikrini hayata geçirmek istedim ve şu anda sahip olduğum markamın temellerini oluşturmaya başladım.

2- Markanızın hikâyesini öğrenmek isteriz?

Yazının Devamını Oku

Moda benim için aşırı olmadan şık olmaktır

Selin Barlas... Annesi İtalyan ve bir tarafı İsveç asıllı Amerikalı, babası Türk olan ve bu güzel karmanın donanımlı, başarılı kızı... Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldu. Bir dönem, Tarihin Arka Odası isimli televizyon programını sundu. 7 dil bilen ve çok iyi derecede İngilizce konuşan sevgili Selin Barlas, çocuk kitapları seslendiriyor, kültür-sanat sitelerine içerik hazırlıyor. Şalom gazetesinde Amerikan siyaseti ve politikalarını yorumladığı bir köşesi bulunuyor. On parmağında, on marifet... Kuzeni Pınar Söylemez’in kurucusu olduğu PS ONE markası için de bir koleksiyon hazırlığı içerisinde. Modayı “Kendi tarzı ve tavrını bilen insanların sahip olduğu stil” olarak yorumlayan Selin Barlas modanın yanı sıra sürdürülebilir yaşam tarzı ve projelerini konuştuk. Dahası mı? Hepsi sohbetimizde...

SELİN BARLAS İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Selin Barlas neler yapıyor? Projeler var mı?

Kızımın doğumundan sonra işlere ara vermiştim. Onun büyümesini kaçırmak istemedim. Zaman zaten çok hızlı akıyor. O keyifli vakti onunla doya doya geçirmek istedim. Şimdi büyüdü artık başlamamın zamanı derken küresel bir sağlık krizi hepimizi allak bullak etti. Pandemiden önce bir iki televizyon kanalı ile seyahat, yeme-içme, kültür-sanat üzerine programlar üzerine kafa yoruyorduk. Şekillendi ve başlayalım derken pandemi patladı. Şalom gazetesinde Amerikan seçimini, sonuçlarını ve politikalarını takip ettiğim Yeşil Mercek isimli köşem var. Youtube’da Amerikalı turistler için Türkiye’nin tarihi önemini anlatan bir proje üzerine yazıp çiziyorum. Madem onlar buraya gelemiyor, biz onlara gidelim. Hayatın yavaşlaması kendimizi geliştirmemize engel değil elbet. Kuzenimin bir mücevher markası var. Onunla ortak bir koleksiyon fikrimiz var.

2-Modayı nasıl yorumlarsınız?

Moda benim için ‘popüler olanı giymekten ziyade kendi tarzı ve tavrını bilen insanların sahip olduğu stil’ demek. ‘Aşırı olmadan şık olmak’ demek. İyi bir saç kesiminden, güzel küpelere, klasik bir çantadan, piercinglere kadar herkesin kendini anlattığı bir stili var. Galiba en önemli mesele kendini bilmek. Benim için rock&roll tişörtlerim, şallarım, kulaklarımdaki onlarca küpelerim, dövmelerim değişmez sabitlerim. Onlara bazen jean, etek, tayt, sneaker, babet veya bot eşlik edebiliyor. Özellikle son yıllarda kendimi yerli tasarımcılarda çok bulabiliyorum. Yine en önemli şey, her kadının kendini zaman içinde ait hissettiği bir parfümü olması. Yani o kadını anlatan parfüm, tenine yakışan, kendini büyülü hissettiren şey vazgeçilmez bir aksesuardır bence.

Yazının Devamını Oku

Tasarımlarımı önce kendi üzerimde hayal ediyorum

Melda Akın Abra... Ankaralı, Ankara’yı seven ve Ankara’da da üretim yapan başarılı bir tasarımcı. Çocukluğunda itibaren kumaşlara ve modaya olan ilgisi, tasarım yolculuğunda başarılı işler yapmasını sağladı. Kurduğu Bluesmelly markasıyla dikkatleri çekti. Kısa süre sonra faaliyete geçirmeye planladığı Bluesmelly E-Commerce akademi ile başarılı tasarımcı ve markaların önemli yurtdışı online pazar yerlerine taşımak, onlara online satış yöntemlerini öğretecek bir akademiyi hayata geçirmek planlıyor. “Tasarımlarımı önce kendi üzerimde hayal ediyor ve neyi beğeniyorsam onları tasarlayıp üretiyorum” diyen sevgili Melda Akın Abra ile markasını, sürdürülebilir modayı ve hedeflerini konuştuk. Dahası, sohbetimizde...

MELDA AKIN ABRA İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Markanızın oluşumu nasıl oldu?

Moda, tasarım ve üretmek senelerden beri yapmak istediğim bir uğraşıydı. Pandemi süreci başlangıcında Bluesmelly markasını yaratmaya karar verdim ve bu işe ilk önce beğendiğim değerli tasarımcıların ürünlerini 2020 yaz koleksiyonum için bir araya getirerek başladım. Ardından bu kış sezonu için kendi beğendiğim şeyleri hayal edip, tasarlayarak kendi kış kapsül koleksiyonumu hazırladım. İlk Kış koleksiyonumda, kışın vazgeçilmezi tivit kumaşlar, peluşlar, kürkler (sadece yapay kürk kullanıyoruz) ve inciler kullandım. Yılın rengi tütün, taba başta olmak üzere bordo, haki ve petrol renklerini kullandım. Markam Ankara’da Barners mağazasında, İstanbul’da Openhaus’da beğeniye sunuldu.

2-Tasarımlarınızda nelerden ilham alıyorsunuz?

Ben her zaman giyim, aksesuar, saç tarzı ve dekorasyona ilgi duyar ve kim ne giymiş, nasıl giymiş, nasıl bir tarza sahip, ne olsa daha iyi olur ya da nasıl olmalı diye devamlı dikkatimi çeker ve gözlemlerdim. Tasarımlarımı önce kendi üzerimde hayal ediyor ve neyi beğeniyorsam onları tasarlayıp üretiyorum.

Yazının Devamını Oku

Zamansız parçalar tasarlamak işimizin en önemli parçası

Duygu Alptekin ve Ahsen Uğurlu... Onlar, moda alanında son derece başarılı olan iki güzel ve bir o kadar da özel isimler. 2012’de “JU ISTANBUL” ismini vererek yola çıktıkları markaları ile ülke sınırlarını aştılar. Ve geçen yıl marka isimlerini yenileyerek “MAISON JU” adı ile yurt dışındaki ilk satış noktalarını Almanya’nın Münih kentinde açtılar. Ayrıca, güncel ve enerjik JU kadınınından da ilham alarak JU STUDIO ready-to-wear serisini yarattılar. Uzun yıllar çeşitli Avrupa markalarına kadın ve erkek giyim koleksiyonları hazırlayan Duygu Alptekin ve Ahsen Uğurlu’nun şimdi kendi markaları ile Avrupa’ya atmış oldukları bu önemli adımı konuştuk. Ve ben de Duygu Alptekin ve Ahsen Uğurlu ile hem kişiye özel tasarımları hem de hazır giyim koleksiyonu ile dünyanın her yerine ulaşmaya devam eden markalarını konuştum. Pandemi nedeniyle herkesin zorlandığını ama heyecanlarını hiç kaybetmeyip üretimlerine keyifle devam ettiklerini anlattılar.Dahası mı? İşte sohbetimiz:

DUYGU ALPTEKİN VE AHSEN UĞURLU İLE 5 SORU 5 CEVAP


1) Merak edilenlerle başlayalım. Bu sezon markanızda neler var?

DUYGU ALPTEKİN: Günümüz koşullarında artık küçük davetler, kutlamalar yapabiliyoruz ve kıyafet seçimlerimiz de bu duruma göre şekilleniyor. Kendimiz de uzun tuvaletler yerine kısa ve eğlenceli parçalar tercih ettiğimiz için bu sezon birçok mini elbise tasarladık ve bu koleksiyon tam olarak istediğimiz etkiyi yarattı. Her kesimden ve her yaş grubundan Ju kadınları bu değişimi büyük beğeniyle karşıladı.

Yazının Devamını Oku

Mücevherin giyimi değiştirme gücü var

Begüm Kıroğlu, genç ve yetenekli bir mücevver tasarımcısı. Mistik doğu kültürü ile modern zarafeti buluşturuyor.

Lüks marka yönetimi eğitimini, Milano’daki Bocconi Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, doğu kültürlerine karşı duyduğu giderek artan ilgi ve merak onu Uzak Doğu’ya Şangay’a yöneltti. Fudan Üniversitesi’nde Çin kültürü üzerine yüksek lisans eğitimi aldı. Begüm’ün doğanın harikaları ve yaptığı gezilerden esinlenen tasarımları kısa sürede büyük ilgi gördü. Begüm Kıroğlu mücevheri en iyi taşıyan, çabalamadan şıklığı en iyi yorumlayan isimlerden. Begüm Khan markasıyla günden geceye taşıdığı o kocaman özel tasarım küpeleri ve kolyeleri ise hayranlık uyandırıyor. Türk zanaatkârlar tarafından İstanbul’da el emeğiyle üretilen tasarımları kendine has bir kişilik ve ruh taşıyor. Sevgili Begüm Kıroğlu ile projelerini ve tasarımlarını konuştuk. BEGÜM KIROĞLU İLE 5 SORU 5 CEVAP1- Begüm Kıroğlu neler yapıyor? Yeni projeler var mı?

Sevgililer Günü’nde yepyeni, hayal dünyamızı anlatan, içinde sihirli karakterlerin olduğu bir koleksiyonumuz çıkacak. Heyecanla ona hazırlanıyoruz. Adı ‘Magically Ever After.’ Ayrıca, dünyaca ünlü bir kozmetik devi ile sürpriz dolu bir iş birliği gelecek. Şimdilik ismini açıklayamıyoruz. Bizi izlemeye devam edin.



2- Sürdürülebilirlik yaşam tarzını dikkate alırsak neler söylemek istersiniz?

Yazının Devamını Oku

Hayattaki duruşunuz stilinizi belirliyor

Sevgili Derin Mermerci, Türkiye’nin en güzel ve stil kadınları arasında yer alıyor. Kendine has tarzı, duruşuyla yıllardır her bulunduğu ortamda dikkat çekiyor. Türkiye’de stilini, duruşunu hep beğenerek takip ettiğim isimlerden. Sokak hayvanlarına olan bağlılığı ise beni ve birçok kişiyi hayran bıraktırıyor. Moda sektöründe emin adımlarla ilerleyen Derin Mermerci, moda anlayışını, havalı ve yaratıcı stilini Boyner’e özel olarak hazırladığı koleksiyon ile devam ettiriyor. Koleksiyonu, her zamanki gibi çok ilgi gördü. Sevgili Derin Mermerci’yle online röportaj yapmak çok keyifli oldu. Sohbetimizde o kadar güzel konulara dokundu ki...

DERİN MERMERCİ İLE 5 SORU 5 CEVAPTürkiye’nin stil sahibi kadınına stil kodları sormak isterim?

‘Şudur’ demek biraz zor. Stil sadece kıyafetle olamıyor. Hayattaki duruşunuz sizin stilinizi belirliyor. Buradan bakınca sanırım ‘cool olmak’ diyebilirim. Giyim stilimle ilgili bir yanıt vermem gerekirse, tamamen gününe ve moduma göre giyinen biriyim. Yalın ve zarif olmayı tercih ediyorum. Ve tabii ki rock’n roll duruştan vazgeçemiyorum.

Sürdürülebilirlik yaşam tarzını dikkate alırsak neler söylemek istersin?

Dünyada akıl almaz bir hızla her şeyin değiştiğine tanıklık ediyoruz. Fazlasıyla tüketen bir toplum olmuştuk. Yavaşlamamız lazımdı, pandemi sanırım bu süreci hızlandırdı. Yaşadığımız bu süreç, var olanı değerlendirmenin ne kadar kıymetli olduğunu anlamamızı sağladı. Düşünsenize sokaktan simit alıp yiyemediğimiz zamanları yaşadık. Umarım bundan sonra da yaşam tarzımızdan gıdaya, enerji kullanımından kaynak tüketimine kadar oluşan bu farkındalığımız artarak devam eder. Yaşamak için başka bir dünyamız yok maalesef.

Yazının Devamını Oku

Yeni yıla şık ve konforlu girelim

Pandemi tedbirleri kapsamında 4 günlük sokağa çıkma kısıtlaması sebebiyle, bu sene yeni yılı evlerimizde karşılayacağız.

Evlerimizde daha fazla zaman geçirdiğimiz bu günleri motivasyonumuzu kaybetmeden, doğaya ve insana duyduğumuz saygıyı arttırarak kendimizi daha güçlü, güzel ve özgüvenli hissetmemiz hissetmeliyiz. Ev dekorasyonunuzda yapacağımız küçük değişikliklerle ve o gece giyeceğimiz şık kıyafetlerimizle yeni yıla güzel bir ‘merhaba’ diyebiliriz. “Yeni yıla girerken evlerimizde konforlu ve şık olmamız adına neler giyelim” derseniz işte buyurun size seçenekler.



* Beyaz triko bir takım, saçlar toplu, güzel bir küpe eşliğinde...
* Kırmızı v yaka kaşmir bir kazak, bordo yumuşak dokulu yüksek bel pantolon, ayaklarınız için tüylü babetler.

Yazının Devamını Oku

Hikâyesi olan objeler masanızda bulunsun

Küçük yaşlardan beri tutkusu olduğu sofra ve dekorasyonu mesleğe çeviren Berrin Ak, renkli ve farklı tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Sofra ve dekorasyona yön veren sevgili Berrin Ak, Amerika’nın popüler dekorasyon markası MacKenzie-Childs’i Türkiye’ye getirerek dekorasyona olduğu tutkusunu, başarılı bir kariyere çevirdi. Pandemi dolayısıyla uygulanacak tedbirler kapsamında evlerimizde gireceğimiz yeni yılda, yıl başı akşamı için de şık bir sofranın tüyolarını veren Berrin Ak ile sofra, dekorasyon ve modayı konuştuk.

BERRİN AK İLE 5 SORU 5 CEVAP1- Dekorasyon alanındaki yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Çok küçük yaşlardan beri sofra, dekorasyon aslında içinde renk ve tasarım olan her şey ilgi alanıma giriyordu. Bu merakım sanırım algılarımın bu konularda daha açık olmasını sağladı. Kurumsal hayattan ayrılıp kendi işimi yapmaya karar verdiğimde, ithal lüks marka ve perakende deneyimim Türkiye’de mevcut olmayan markalar üzerine dikkatimi çekmeye başlamıştı. Tam da bu sırada ikinci çocuğumu dünyaya getirdiğimde, bende farkındalık yaratan bir marka olarak başladı bu renkli serüven. Neden MacKenzie-Childs Türkiye’de olmasın dedim? Bugün çok şükür 8. yılımızın içindeyiz.

2- Yeni yıl akşamı evde geçireceğimiz kesin, sizden stil sofra önerileri alabilir miyiz?

Sevdikleriniz için bir şeyler hazırlama fikri beni hep çok canlı tutmuş ve yaratıcılığımı harekete geçirmiştir. İçinizden gelen sesi dinleyin. Ufak da olsa canlı bir çiçek ve kesinlikle mumlar, masaya şıklık katacak detaylardır. Bu basit ama bir o kadar özel ikilinin enerjilerinin varlığıyla güzelleşemeyecek masa dekoru yoktur diyebilirim. Kendinizi sınırlamayın, farklı ve hikâyesi olan objelerin masanızda olmasını sağlayın. Minik detaylarla misafirlerinizi özel hissettiren ayrıntılar dekorunuza eşlik etsin. El yazılı isim kartlarının cazibesini kullanın.

Yazının Devamını Oku

Stil vücut tipine uyumlu olandır

Başarılı tasarımcı Ayşen Armağan, bedenin stile değil, stilin bedene uyduğu özgün tasarımların yaratıcısı... Stili ve şıklığı, “Kişiye ve vücut tipine uyumlu olan” diye tanımlayan Armağan, özgün, zamansız, şık, gün ve geceyi birleştiren tasarımlarla dikkat çekiyor. ‘Şıklık detayda gizlidir’ felsefesiyle çalışmalarını sürdüren Armağan ile tasarım yolculuğu ve modayı konuştuk.

AYŞEN ARMAĞAN İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Ayşen Armağan neler yapıyor?
Zamanını, geçmişinde tüm moda ve sanata dair biriktirdiklerini şu an içinde bulunduğumuz ve tüm dünyayı sağlık ile sosyo ekonomik olarak büyük bir çıkmaza sokmuş COVID 19’un negatif etkilerini şifalandırmak, mutlu olabilmek için yılmadan sığınağı olan atölyesinde üretim yapmakla geçiren, her güzel tasarımla, (bu bir çiçek buketi de olabilir, bir resim ya da ertesi gün hayalindeki bir resmi kıyafete de yansıtmakta olabilir) heyecanlanan bir kadındır. Çevresindeki herkesi hayal ettiği gibi giydirmek isteyen ve bunun için ciddi çaba sarf eden bir kadındır. Çevremin güzelliği, mutluluğu beni geliştirir ve besler. Bulunduğum her ortamda minik bile olsa bir dokunuşum ve payım olsun isterim.


2-Markanızın oluşumunu öğrenebilir miyiz?

Türkiye’nin sayılı erkek kumaş üreticisi ve sanayiciliği ileri teknolojiyi mükemmelliyetçiliği ve tekstile büyük bir aşkla bağlı aslen hukukçu olan bir babanın kızı olma şansının büyük bir etkisi var. Yine küçüklüğümden beri resim yapmanın, sanata aşkını ilk resim koleksiyonerliği ve tüm boş zamanını resme adamış babayla geçirmemin büyük bir katkısı var.

Yazının Devamını Oku

Atıkların güzelliğini keşfedin

Her yıl dünyada milyonlarca atık çöpe gidiyor. Bu atıkların özellikle plastik olanları doğada ayrışmıyor ve canlılar için tehlike oluşturuyor. Birçok alanda sürdürülebilir bir dünya için geri dönüşüm çalışmaları yapılırken moda sektöründe de bu farkındalık oluştu. Tekstil sektöründe de pek çok marka geri dönüşüm tasarımlar hazırlamaya başladı.



Giyim markası H&M de geri dönüşüm projeleriyle sürdürülebilir modaya katkıda bulunuyor. H&M’nin AW20 Conscious Exclusive koleksiyonu kelimenin tam anlamıyla atıklardan güzellik yaratmakla ilgili. Muhteşem parçaların neredeyse hepsi atıklardan elde edilmiş, sürdürülebilir kaynaklı malzemelerden yaratıldı. Gıda mahsulü atığını doğal liflere, sürdürülebilir kaynaklı odun posasından yapılmış kumaşlara dönüştüren veya benzersiz bir giysiden -giysiye işlemi kullanan yenilikçi kumaşlar ile işlemler; siyah ve yeşil jakarlı tafta bol gece elbiseleri, sarı jakar yahut nefti yeşil çiçeklerle süslenmiş, hacimli üstlerle karışan, özel dikim takım elbise gibi parçalar da bulunabilir.
Erkek giyim aynı zamanda klasik smokin, lüks takım elbise ve ayrılan çiçek desenli tek parçalarla Conscious Exclusive’e dönüş yapıyor. Koleksiyondaki baskılar, zamanla sıyrılan çiçekli duvar kâğıtlarından veya geçmiş dönemlerden yadigâr duvar halılarından ilham alırken, çiçek aplikleri ve güve motifleri hem yaşamı hem de eskimeyi ima ediyor.
H&M Kreatif Danışmanı Ann-Sofie Johansson, “AW20 için, atığa odaklanarak, yaratıcılığın ve sürdürülebilir modanın sınırlarını zorlayarak gerçek anlamıyla öncü olmak istedik. Sonuç olarak bu koleksiyondaki her bir parça atıktan elde edilmiş gerçek birer şaheser ister gıda mahsulü atığından ister sürdürülebilir kaynaklı odun posasından olsun. Güzel kavramı üzerinden konuşacak olursak, israf sürdürülebilir modanın geleceği olabilir” diyor.


Yazının Devamını Oku

Özgün olmayan stil olmaz

Gül Ağış, ünü yurt dışına da yayılan başarılı bir moda tasarımcısı. Çocukluğundan beri modayla ilgili olan Ağış, Milano Istituto Marangoni ve Politecnico Di Design’da Moda eğitimi aldı. Uzun yıllar Milano’da Costume National’de tasarımcı olarak çalıştı. 2010’da kendi markası Lug Von Siga’yı kurdu. Bugün dünyanın birçok ülkesinde tasarımlarını görebileceğimiz sevgili Gül Ağış, yaratıcı ve öğrenmeye aşık birisi. Birbirinden özgün tasarımlarıyla dikkat çeken Ağış, bugünlerde ise güzel projeyle Sürdürülebilir Yaşam Derneği (SUYADER) ile iş birliği içine girdi. “Doğaya olan borcumuzu bir parça geri ödeme hali, şuursuz tüketime son vermenin bir ifade biçimi” diyen Ağış, her alışveriş yapan kişi için 5 ağaç dikildiğini ve hedeflerinin önümüzdeki yaza kadar bir orman oluşturmak olduğunu söylüyor.

GÜL AĞIŞ İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Gül Ağış neler yapıyor?

Lug Von Siga SS2021 Koleksiyonu’muzun eylül/ekim ayında yurtdışı siparişlerini tamamladık, şu anda onun üretimi sürüyor, diğer yandan High Summer HS 2021 Koleksiyonu hazırlıyoruz. O koleksiyon da sunumu global platformda ocak ayı içerisinde gerçekleşecek ve diğeri biter bitmez onun üretimine başlıyor olacağız. Bu arada 6 aydır üzerinde çalıştığımız ve Homemade Aromaterapi ile iş birliği yaptığımız yüzde 100 doğal Lug Von Siga ‘LoVerS’ kokusunu çıkarıyoruz. Bu benim yıllardır hayalini kurduğum bir şeydi, bir markanın her duyuya hitap edebiliyor olabilmesi çok önemli hele de gönül koyduğum ve kendi özel ilgi alanımda olan bitkilerle ve enerjisel dönüşümü olan aromalarla bir şeyler ortaya çıkarmak paha biçilmez. Unisex ve yüzde 100 doğal bitki özlerinden, o yüzden adını ‘LoVerS’ olarak düşündüm.

2-Sürdürülebilir bir yaşam, sürdürülebilir moda dikkate alındığında hangi önerilerde bulunursunuz?

Sürdürülebilirlik oldukça geniş bir yelpaze, biz LVS olarak yaklaşık 7 sezondur halihazırda geri dönüşümlü vegan ve organik koton gibi kumaşlar kullanıyorduk koleksiyonda. Hatta pek çok markanın da kullanmasına ön ayak olduk diyebilirim. Bunun dışında, geçen sezonlardan elimizde kalan kumaşları yeni tasarımlarla kullanarak değerlendirdik. Ben sürdürebilirliğin bir yaşam biçimi olduğunu düşünüyorum, o nedenle ev içerisinde ve dışında, işte de her türlü geri dönüşümü olmayan malzemeleri yaşamımızdan çıkarmamız gerekiyor. Bunun yansıra da alışverişlerimizde daha duyarlı olmamız gerekiyor, yeni dünya düzeni içinde bizlerin daha da büyük hassasiyetle tasarım yapmamız gerekirken, tüketicinin de aynı hassasiyetle satın alması gerekiyor.
Bir de sürdürülebilirliğin fikir ve tasarımda da olması gerektiğini savunuyorum. Yani her sezon tasarımcılar farklı model bulmaya çalışırken, özgünlükten giderek uzaklaşmaları ve zamanla piyasadaki tüm ürünlerin birbirine benzemesi de oldukça dikkat edilmesi gereken bir konu. Mesela Bir tasarımcı yıllarca emek verdiği ve inandığı bir silüete devam etmeli. Artık onun imzası haline gelmiş bir tasarımı yıllarca devam ettirmeli ve bu anlamda da sürdürülebilirliğin keyfini çıkarmalı.


Yazının Devamını Oku

Kadınlar hem feminen hem de güçlü olabilirler

Gökay Gündoğdu, başarılı bir tasarımcı. 19 ülke arasında en iyi 10 tasarımcı marka arasına girmeyi başarmış bir marka. 10 yılın en iyileri arasında da yerini alarak tekrar Open My Med ödülüne layık görüldü. TAGG markasının kurucusu Gündoğdu, ilk koleksiyonundan beri güçlü kadın hikâyeleri anlatıyor ve koleksiyonlarını her sezon bir hikâye ile sunuyor. Bunun için sanattan, tarihten ve edebiyattan besleniyor. Sevgili Gökay Gündoğdu, “Kadınlar hem feminen hem de güçlü olabilirler” diyor.

GÖKAY GÜNDOĞDU İLE 5 SORU 5 CEVAP1-Gökay Gündoğdu neler yapıyor?
TAGG markasının kurucusu ve tasarımcısı olarak yoğun bir iş hayatının içindeyim. İlk kez dijital olarak gerçekleşen Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’da sergilediğim koleksiyonumun üretimiyle ilgileniyorum şu sıralar. Yurtdışı basınından ve satın almacılardan gelen ilgiyi devam ettirmek için yeni içerikler tasarlıyorum. Koleksiyonlarımı her sezon bir hikâye ile sunuyorum. Bunun için sanattan, tarihten, edebiyattan ve yabancı kaynaklı yayınlardan besleniyorum. Çokça okuyor ve araştırıyorum. TAGG’in dışında bir de yurtdışındaki iki büyük marka için kapsül koleksiyonlar hazırlıyorum.



2-Markanızın hikâyesi nasıl oluştu?

Yazının Devamını Oku