Paylaş
Sentetik biyoloji, organizmaların genetik yapısını değiştirerek yeni yetenekler kazandırmayı ve tıp, tarım, endüstri gibi alanlarda faydalı uygulamalar geliştirmeyi hedefleyen bir bilim dalı.
Doğada var olan organizmaların yeni yeteneklere sahip olacak şekilde yeniden tasarlanması ve yararlı amaçlar için kullanılması, sentetik biyolojinin çalışma alanı. Tıp, eczacılık, endüstriyel üretimlerin verimliliğinin arttırılması ve tarım sentetik biyolojinin çalışma alanı içinde yer alıyor.
Uzun DNA parçalarının bir araya getirilmesi, yeni plazmid dizaynlarının yapılması ve hedeflenen organizmaya entegre edilerek tasarlanan sistemin çalıştırılması sentetik biyoloji işleyişi. Sentezlenen genler, tasarlanan sistem içerisinde kendilerine yer buluyor ve bu genler, hedeflenen organizmanın kendisinde var olan ya da başka bir organizmaya ait olan genleri içerebiliyor. Özetle, yaşamı yeniden şekillendirme gücü sentetik biyoloji ile mümkün olabiliyor.
International Genetically Engineered Machine (iGEM) yarışması; öğrencilere sentetik biyoloji projeleri yapma imkânı sunarak, biyolojik sistem tasarımlarıyla dünya sorunlarına yenilikçi çözümler üretmelerini teşvik ediyor.
Dünya genelinde araştırma ve geliştirme potansiyeli çok yüksek ve çalışma alanı çok geniş olan bu bilim dalı için pek çok organizasyon mevcut. International Genetically Engineered Machine (iGEM), bu organizasyonların en kapsamlı ve "kült" olanlarından. İnsanların sentetik biyoloji anlayışını geliştirmeyi ve aynı zamanda gruplar arasında açık bir topluluk ve işbirliği geliştirmeyi amaçlayan akademik bir yarışma olan iGEM, öğrenciler için "çılgın proje" fikirlerini hayata geçirme platformu. iGEM, herhangi bir konuda Dünya’ nın yararına olacak bir değişimi biyolojik sistem tasarımları kullanarak hayata geçirmeyi teşvik ediyor. 2004 yılında başlayan yarışma; günümüzde, dünyanın dört bir yanından 300'den fazla takımın mücadele ettiği büyük bir organizasyon hâlini almış durumda.
Türkiye’ yi iGEM 2025’te temsil eden tek kurum olan İstanbul Saint-Joseph Fransız Lisesi; gluten hassasiyetine yönelik geliştirdiği “GluClear” projesiyle, dünyanın dört bir yanından üniversite ve lise takımlarının yarıştığı platformda altın madalya kazanarak uluslararası düzeyde önemli bir başarıya imza attı.
Genetik, mikrobiyoloji, moleküler biyoloji ve kodlama gibi farklı disiplinleri bir araya getiren “GluClear” projesi; gluten hassasiyeti ve çölyak dışı gluten hassasiyeti (NCGS) yaşayan bireylerin kazara gluten maruziyetiyle başa çıkmalarına yardımcı olmayı amaçlayan enzim temelli yenilikçi bir çözüm sunuyor.
İstanbul Saint-Joseph Lisesi iGEM Takımı sorumlusu, biyoloji öğretmeni Simge Şenay; elde edilen altın madalyanın yalnızca bir yarışma sonucu olarak görülmemesi gerektiğini söylüyor. Bu başarının, aylar süren yoğun emeğin, bilime duyulan tutkunun ve güçlü bir birlikte çalışma kültürünün doğal bir yansıması olduğunu belirten Şenay, çalışkanlık, merak duygusu ve zorluklar karşısında vazgeçmeyen yaklaşımın sürecin temelini oluşturduğunu ifade ediyor.
Şenay, asıl ilham verici olanın öğrencilerin bilimi bir tutku ve sorumluluk duygusuyla sahiplenmesi olduğunu belirterek, bu yaklaşımın kendisi için kazanılan altın madalyadan bile daha değerli olduğunu dile getiriyor.
İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi Müdürü Paul Georges ise; “GluClear” projesinin, kurumlarında geliştirmeyi hedefledikleri yenilikçilik, özverili ve toplumsal sorumluluk anlayışını mükemmel bir şekilde ortaya koyduğunu söylüyor.
“GluClear” projesi, Polifil Ambalaj Sanayi ve Ticaret ile Uludağ İçecek gibi önde gelen markaların sponsorluğunda yürütülmüş ve sanayi–bilim iş birliğinin güçlü bir örneği olan çalışma, bu desteklerle uluslararası platformda başarıyla temsil edilmiş bulunuyor.
Saint-Joseph Lisesi, 2023 yılında, iGEM’ de Behçet Hastalığı’ nın teşhisine yönelik geliştirdiği tanı kiti projesiyle gümüş madalya kazanmış; aynı yıl yarışmada Türkiye’ yi temsil eden tek kurum olarak dikkat çekmişti. İki yıl aradan sonra yeniden yarışmaya katılan ekip; bu kez elde ettiği altın madalya ile, başarısını bir üst seviyeye taşımış oldu.
Sentetik biyolojiyi kullanarak yeni bir iyileştirme yöntemi tasarlamayı ve geliştirmeyi içeren iGEM’ de;
Çevremizi iyileştirmekten, yeni ilaçlar veya materyaller üretmeye ve diğer gezegenleri kolonileştirmeye kadar uzanan geniş bir konu kapsamı bulunuyor. Lisans ve lise seviyelerindeki öğrencilere yönelik yarışmada pek çok akademisyen, yüksek lisans ve doktora öğrencileri de mentor olarak takımlara projelerinde destek verebiliyor.
Öğrencilere, dünyanın karşı karşıya olduğu günlük sorunları ele alarak sentetik biyolojinin sınırlarını zorlama fırsatı veren iGEM, her yıl bir önceki yıllara ait çalışmaların geliştirilmesi ve bir adım daha ileriye taşınmasını da desteklemekte.
Çok disiplinli ekipler; değiştirilebilir biyolojik parçalar ve standart moleküler biyoloji teknikleri kullanarak kendi tasarımlarına sahip bir sistemi tasarlamak, inşa etmek, test etmek ve ölçmek için birlikte çalışıyorlar. Ekipler, yapılan tasarım ve uygulanabilirliğinin yanı sıra; yarışma içerisinde sentetik biyolojinin sosyal bilincinin oluşturulması ve dünyaya olumlu bir katkı sağlamaya çalışan sosyal projeler yaratılmasından da sorumlu oluyorlar. Her yıl yüzlerce takımdan yaklaşık 6.000 kişi yazlarını iGEM' e adıyor ve ardından; sonbaharda, çalışmalarını sunmak ve tekrar yarışmak için, yılda bir kez düzenlenen Giant Jamboree' de bir araya geliyor.
Türkiye’ yi iGEM 2025’te temsil eden tek kurum olan İstanbul Saint-Joseph Fransız Lisesi’ ni, yarışmaya katılan ekibi ve öğretmenlerini gösterdikleri üstün başarı ve neticesinde Ülkemiz’ e getirmiş oldukları altın madalya için yürekten kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Engellerimizi hissettirmeyecek engelsiz bir yaşam dileği ile…
Not: Bu yazının hazırlanması sırasında, sentetik biyoloji ve iGEM hakkında daha detaylı bilgi sahibi olabilmek amacıyla https://evrimagaci.org/ adresli web sitesinden yararlandım.
Paylaş