Sapık müdür 82 yıl ceza aldı: Suç yarına kalmadı, yanına da!

BUDUR! Saadet Öğretmen’i bir kere daha alkışlıyoruz. Müthiş bir şey yaptı. Tek başına değildi, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ve İzmir Barosu avukatları da vardı ama olsun, bayrağı o taşıdı. Vazgeçmedi, pes etmedi ve sonuç aldı.

Haberin Devamı

İzmir-Menderes’teki 6 çocuğa cinsel istismarda bulunan o sapık müdür için 82 yıl ceza çıktı. Bütün pedofili vakalarına emsal olabilecek bir sonuç. Saadet Öğretmen’e de mahkeme heyetine de TKDF’ye de İzmir Barosu avukatlarına da cesur yürek çocuklara ve ailelere de sonsuz teşekkürler...

Bizim güzel Saadet Öğretmenimiz... Canımız Saadet Öğretmenimiz... Senin öğretmenlik yaptığın İzmir Menderes’teki okulda cinsel istismara uğrayan 6 küçüğün davası sonuçlandı. Müdür, 82 yıl gibi rekor bir ceza aldı! Hepimizin yüzü güldü. Bu defa adalet yerini bulunca sevindirik olduk. Evet, pek çok insanın payı var, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun, İzmir Barosu avukatlarının, ailelerin ve küçüklerin ama en çok senin!!! Sen bizim bi’tanemizsin. Hiç yılmadın, sonuna kadar bu işin üzerine gittin...

Haberin Devamı

- Beni mahcup ediyorsunuz, çok çok teşekkür ederim.

Karar açıklandığında ne hissettin?

- Karar açıklanırken nefesimi tutmuş, elimle hâkimin verdiği cezaları hesaplıyordum. Parmak hesabı yapmayalı yıllar olmuştu. Bir baktım, 82 yıl 6 ayı bulmuş! Önce inanamadım, doğru mu diye... Sonra teyit edildi. Ayaklarım birden yerden kesildi sanki. Ve gözyaşlarım akmaya başladı. Mutluluktan hıçkıra hıçkıra, sarsıla sarsıla ağladım. Bir anda bunca zamanın gerginliği boşalıverdi...

Sonra?

- Sonra bağrışlar, çağrışlar, “Adalet yerini buldu! Kamu toplum vicdanı yerini buldu!” çığlıkları. Biz bu davada 4’üncü seneye girdik. Uzun ve çok zorlu bir mücadeleydi. Sanki bir çocuk doğurmuşum ve 4’üncü yaşına girmişti. Yanlış anlaşılmasın, bizimki sadece o çocuk için mücadele eden kadınların zaferi değildi, başka çocuklar için de atacağımız adımlardı. Her çocuk için bir adalet ışığı var ve biz adaleti sağlayabiliriz. Bunu bu davada gördük...

O sırada çocuklar da orada mıydı?

- Yok hayır, aileler var, basın var, biz varız. Annelerden biriyle göz göze geldim. Ne zaman bu meseleyi konuşsak ağlar. Ben de hep onu teselli eder, her seferinde “Ağlama! Adalet yerini bulacak” derim. Bu sefer baktı ben ağlıyorum, elimi tuttu, “Adalet yerini buldu Saadet Öğretmen!” dedi. Müthiş duygusal anlardı.

Haberin Devamı

Müdür orada mıydı?

- Evet. Ben onun yüzüne hiç bakmıyorum. Onun o kötü enerjisini, yaptıklarını, aklıma bile getirmek istemiyorum. Ne nefret ne öfke hiçbir şeyi hissetmek istemiyorum ona karşı. Yok, gibi davranıyorum. Ama karar açıklandığında gözüm kaydı, 82 yılı duyunca sendeledi. Jandarmalardan biri onu böyle hafif tuttu. Çünkü bence hâlâ yırtacağını zannediyordu. Ama bu sefer olmadı. Suç yarına da kalmadı, yanına da kalmadı!

Sapık müdür 82 yıl ceza aldı: Suç yarına kalmadı, yanına da

VAZGEÇMEDEN 4 YIL MÜCADELE ETTİK

Şu geçtiğimiz 4 yıl senin için nasıl geçti?

- O mahkeme salonuna ilk gittiğim gün yalnızdım. Hiç unutmuyorum o günü. Orada verdiğim o uzun ifadeyi de çocukların bana korkuyla sarılmasını da. 2014 Mayıs’tı. Sadece küçükler, aileler ve bendik. Biz zannettik ki, ifadelerimizi verdik, o sapık müdür cezasını alacak, hemen hak yerini bulacak, öğrencilerim de ben de bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Ama öyle olmadı. Çok çok zorlu bir mücadeleydi. Dava bittiğinde kemiklerimin ağrıdığını hissettim, dayak yemiş gibiydim. Üstümden müthiş bir yük kalktı. Ben o çocuklara, onların mutlu yarınları için söz vermiştim. Onların, kendi çocuğum ve çocukluğum kadar güzel bir çocukluğa sahip olmalarını istiyordum. Hep bunun için uğraştım. Olur mu bilmiyorum ama şu anda pek mutlular...

Haberin Devamı

BU DAVA EMSAL OLSUN!

Bu emsal bir dava oldu mu sence?

- Kesinlikle evet! Cinsel istismar vakalarının yüzde 73’ü eğitim kurumlarında ve okullarda yaşanıyor. Bu davada gördük ki suçlu hak ettiği cezayı aldı. Sonucun caydırıcı olması en büyük dileğimiz.

CEZAEVİNDEN ‘OKUNDU’ İBARESİYLE ÇOCUKLARA MEKTUP YAZDI

Karşı taraf, bütün bu gelişmeler sırasında hiçbir şey yapmadı mı?

- Yapmaz olur mu? Öğrencilerimden birine cezaevinden mektup yazdı. O mektupta bile, “Ben öyle şeyler yapmadım. Geri al ifadeni. Şöyle yap, böyle yap!” gibi talimatlar veriyordu. Devam bir manipülasyon. Amacı çocukların şikâyetini geri almasıydı. Hep ince bir planı vardı. Ben şunu da gördüm, bu sapıklar cezaevinden bile çocuklara ulaşabiliyor. Şaşırtıcı olan, o mektubun üzerinde “Okundu” ibaresi vardı. Ve o mektup, istismar ettiği çocuğa ulaştı. Şunu anlatmaya çalışıyorum: Pedofili ruh hastaları, inanılmaz planlar yapıyor. Ve çocuklardan ellerini çekmiyorlar. Bence içeriden yazdığı o yazı bile tatmin ediyor onu. Bir şekilde bırakmıyor peşini, o yüzden bu durumdaki hastalar kesinlikle tutuksuz yargılanmamalılar. Onların sokakta dolaşmaları bile çocuklar için bir tehdit. Çünkü bir şekilde çocukları rahatsız ediyor, huzursuz ediyorlar ve çocuklar içlerine kapanıyor. Bizim tek bir yolumuz var, ısrarla söylüyorum: İhtisas mahkemeleri. Bir an evvel kurulmaları lazım. Dünyanın birçok uygar ülkesi bunu yapıyor. Bizim ülkemizde de hayata geçmeli...

Haberin Devamı

Bu dava, daha mı kısa sürerdi ihtisas mahkemesi olsa...

- Elbette. Bizim çocuklar 7-8 kez dinlendiler mesela. Böyle bir şeyin olmaması lazım. Zaten dünyanın en korkunç travmasını yaşadılar, bir de biz onlara yaşadıklarını, felaketi unutturmuyor, tekrar tekrar yaşatıyoruz. Çocukların her biri tükendi. Ama biz psikolojik destek sağladık. Bunlar bireysel insani çabalarla oldu. Bu sürecin onların açısından ne kadar zor olduğunu içim yanarak
öğrendim. Birtakım şeylerin gerçekten bu ülkede değişmesi gerekiyor. İnşallah bu karar bir başlangıç olur.

SAPIK ZİHNİYETLERLE MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Cesaretin Amerika tarafından ödüllendirildi. Sonrasında ne tür gelişmeler oldu?

Haberin Devamı

- Amerika dönüşü, Türkiye’nin her yerinden çok ciddi biçimde vakalar aramaya başladı. Tüm bunlar beni bir sivil toplam örgütü kurmam gerektiği konusunda harekete geçirdi. Bir dernek kurduk. Saadet Öğretmen Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği. Platformumuzun adını da UCİM. Yani Umut ve Çocuk İstismarıyla Mücadele. Pek çok görüşme yaptık. Üniversitelerle, akademisyenlerle, hukuki boyutta da hizmet verebilmek istiyoruz. Sistemimizin içinde kadın ve çocuk komisyonlarında yıllarca görev yapmış hukukçularla birlikte eski bir baro başkanı da var. Psikolog ile psikiyatrlar var. Hep birlikte sapık zihniyetlerle mücadele etmeye devam
edeceğiz.

Yazarın Tüm Yazıları