Sivri bir dil, ruhsatsız bir tabanca gibidir.

Günaydın yepyeni bir günden hepinize…

Çok oldu yazmayalı sizlere…

Bir ara acaba çok ara verdim beni unutmuşlar mıdır diye düşünmedim değil :)

*

Bugün duruma el atmak istedim. Çünkü gökyüzü pek bir düşük ritimle çalışıyor. İzlerinde yeryüzünde yeterli uyumu yakalaması için en azından iki kelam bir şeyler karalayayım dedim.

*

Bu hafta gerçekten yönetmesi önemli bir haftaydı.

Bu konuda size katılıyorum. Geriye bugün ve yarınımız kaldı. Biraz bizlere sert ve mesafeli duygular getirmeye açık görülüyor. İşler pek yolunda gitmiyor gibi gelebilir. Sanki engelleniyormuş gibi ya da çevrenizden bir baskı görüyormuş gibi hissedebilirsiniz.

*

Ay’ın oğlak burcu geçişi hep bu duyguları insana veriyor. Birde bu açıda doğanlar var.

Öyle değil mi? Ay oğlak olmak çok kolay değildir. Sıcaksındır, samimisindir ama böyle görünemezsin. İnsanlara güvenmek seni hep korkutur. Çok çalışmak ve başarmak içlerindeki eksikliği hep tamamlayan bir unsur olmuştur. Saygıyı önemserler. Bugün ve yarın mümkün oldukça duygusal konuları çözme noktasında ısrarcı olmayın. Bu konumun bugünlerde olmasının anlamı daha önemli. Çünkü koç burcunda geriye giden bir Mars var. Buraya sert bir meydan okuma yapacak. Aynı zamanda Jüpiter-Satürn-Plüton ile kavuşacak ve içinizdeki derinliklerde bir yerde sizi bazı durumları değiştirme yönünde harekete geçirecek.

 

Bugün ve yarın sorumlulukların bilincinde hareket edip, kariyer bağlantılarınızla ilgili görüşmeler için harekete geçmeyi seçerseniz daha iyi sonuçlar alabilirsiniz. Aşk ve ilişkiler mevzusunu bu iki güne pek sığdırmayın. Bu iki gün ilişkilerde gönül almak sizi korkutmasın. Hiçbir durumu ego haline getirmeyin. Bir şeyleri sabırla beklemek işlerin soğuması anlamına gelmez. Tam tersi öfke durumu da taşıyabilir. Çekingen ve nasıl yaklaşacağınızı bilmediğiniz yaklaşımlar çevrenizden soğuk ve ilgisiz olarak anlaşılmaya çok açık olabilir. Kendinizi yalnızlaştırma eğiliminde olmayın. Duygusal bağlar kurmakta zorlanacağınız için yapmacık ve zorlama hareketler sizi agresif biri gibi gösterebilir.

*

Astrolojide hepiniz Aslan burcunun egolu olduğunu okursunuz öyle değil mi?

Bu çok doğru değildir. Aslında gizli ego oğlak ve başak burçlarında daha yoğundur. Aslan burcunda görünürdür. Bu iki gün bu egonuz tetiklenebilir. İnsanların hassasiyetlerine daha derin bakış açıları geliştirmeyi deneyin. Muhtemelen geliştiremeyen insanlarla da karşılaşabilirsiniz.

 

Kendinizi talihsiz olarak değerlendirmekten vazgeçin. Bir kitapta şöyle geçer:

 

“Talih, Alkibiades’e güzellik, Sokrates’e bilgelik, Aristeides’e adalet, Spartalılara toprak, Atinalılara deniz verdi. Sonra bunları sırayla geri alıp başkalarına verdi. İnsan ömrü her gün karşılaşılan değişimlerle bir gösteri gibidir”.

 

Talih’i iyi kullanmak mı gerekir yoksa talih bir oyun mudur kısmını hala düşünüyorum…

 

Dedem bir mektubunda şöyle yazmış:Anahtarlığında az sayıda anahtar bulunduğunda bile kapının önüne geldiğinde kendisine lazım olan anahtarı en sonuncu seçenek olarak bulabildiğinden, tavlada en atılmaması gereken zamanlarda en olmadık talihsiz zarları attığından yakınırdı benim babam. Bu talihsizliğin aslında başkalarında bulunmadığını, kendisinde ve bende bariz olduğunu söylerdi benim babam. Bende hayatımda hep bunu yaşadığımı düşünürdüm ama bana bunun bir üstünlük olabileceğini söylerdi. Üstünüz biz derdi. Bu talihsizlik bir üstünlüktür.

 

Talihsizlik size bir müddet sonra ılıman bir ortamda, şerefli, onurlu, vefalı, özveri sahibi, karanlık günlerimizin biricik güvencesi olan kalbimizin derinliklerinde kalmış en ufak sevgi parçacıklarını bulmanıza izin verir.”

Astroloji, bizi uyandıran sivrisinek gibidir. Hep vızıldar. Allah kullarının uyanık durmasını ister. Bu yüzden bu ilmi sunmuştur. Yaşam şu sıralar hepimizi bilardo topuna döndürmüş bir o yana bir bu yana yuvarlıyor.

*
İnsan insanda çoğalıyor. Yaratılış hep iyidir. Düşünceden bu yana; İyiyi, kötüyü, yararlıyı, yararsızı biz, yani insanın belirlediği için seçicilerin işi zordur. 

Ekinci yağmur ister, yolcu kurak…

Yani size kötü olan başkasına iyidir…

*

Neyse duyguların bu kadar soğuk olduğu bir günde içinizi ısıtacak bir mektup seçtim size. Dedemin ölmeden 17 gün önce bir öğrencisine yazdığı mektubu paylaşıyorum. Düşünsenize birine mektup yazıyorsunuz ve 17 gün sonra öleceğinizi bilmiyorsunuz. Siz ölüyorsunuz ama geriye o mektup yazılı olduğu için bu dünya da kalıyor.

Bu çok etkileyici….

Başlıyoruz…

“Sevgili Ayşe kızım;
Yıllar akıp gidiyor. Ömür dediğin bir karış…
Sana bir baston veremediğime hala üzülüyorum.
Yetenekli, ileriye açık bir gençsin. Yola da çıkmış bulunuyorsun. Ama nedense sessizliği seçtin. Şimdi susacak zaman değil. Konuşman gerek…


Başlatan olduğum, umutlandıran olduğum için ileriye dönük düşüncelerini bana yazmalısın diye bekliyorum. Ama yine konuşmak bana düştü.
Burada kaldığın sürece edindiğim izlenim: Özgür düşüncelisin, zekisin, tuttuğunu koparan bir yapı sahibisin.


Geleceğe dönük düşünceler üret, bana da yaz. Körelmenden korkuyorum.

Böyle gelmiş olabilir ama böyle gitmemeli.

Seninle burada (Adana'da) her şeyi konuşurken şimdi (orada) sessiz oluşunu kadercilik diye niteleyeceğim. Sen kaderci olacak bir kız değilsin…

Kadere karşı çık. Düşünce üret, bana da muhakkak tez elden mektup yaz.

İkimizde biliyoruz…Yine kaderin dediği olacak…

Ama sen karşı çıkmış olacaksın.

Allah kaderine boyun eğmeyenlere yardım eder…

Okuyabilirsin. Yeniden üniversiteye başlayabilirsin…

Sessiz kalma Ayşe kız, yaz olur mu?

Sessizlik bazen insana hata yaptırır…

Sessizliğinde minik bir ses olup seni sana inandırmak istiyorum.

Belki bu mektuba da cevap vermeyeceksin yine sessiz kalacaksın…

Belki ben bu mektubu sana son kez yazıyorum ama en azından kadere boyun eğmiyor…

Bir şansım bugün vardı ve bunu sana talih olarak sunmak istiyorum.

Yapacaksın biliyorum…

 

Sana, annene, kardeşlerine, babana selamlar eder hepinizi öperim…”

 

İnsan bazen sessizliğinde minik bir ses arıyor ama söyleyemiyor. Bu mektup size de ses olsun. Bana gözyaşı oldu ama size ses olsun…

Mutlu günler dilerim…

 

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Akrep yeniayı! Kendi sırrını bilmek, kendini nasıl feda edeceğini bilmektir.

15 Kasım sabah 08:00’de Akrep yeniayı gerçekleşiyor.

Gökyüzünde aksiyon bitmiyor. Artık hepiniz öğrendiniz.15 günde bir yeniay ve dolunaylar her ay içinde var ve hep olacak. Bazı aylar daha şenlikli oluyoruz. Ay tutulmaları ya da güneş tutulmaları gerçekleşiyor. Bunlar belirli takımyıldızlarında oluyor. Bu takım yıldızlarında olan geçişleri sizlere nasıl bir iç görü kazandırması gerekiyor diye yazıyorum. Bu bir akrep yeniayı olduğu için her zamankinden daha fazla bilinmeyene merakınız artacak. Acaba üstümde büyümü var acaba şu ritüelimi yapsam geçer. Aaaa duydun mu şuradaki hoca her şeyi çözüyor. Bak gördün mü …astrolog Esma okuma zinciri kurmuş ona katılalım gibi birçok duygusal tuzağa çekilme ihtimalinizin olduğu bir sezondasınız. Bu durumları lütfen aşın. Bunlara ihtiyacınız yok. Gerçekten bazı duygusal durumlarla başa çıkamadığınızı hissediyorsanız namaz kılın, Allah ile konuşun. Kuran-ı kerim okuyun, sadaka verin. Birine iyilik yapın. Başkalarının size dikte etmediği ve kendinizi güçlü hissettiğiniz dualarınızı okuyun, tövbe edin. Şifayı Allah ile aranızdaki bağı kuvvetlendirerek kurun. Kimse size aracı olamaz. Bazen modem nasıl olurda wi-fi şifresini görmez. İşte hayatta böyledir. Ne yaparsınız böyle durumda bilgisayarı alır modemin yakınına gelirsiniz. Yaşamda böyledir. Sizde belki bu dönemde iyi bir bağlantı için buna ihtiyaç duyuyorsunuz. Kendinizi ritüeller ya da boş vaatlerle yormayın. Yedi mahalleyi birbirine katmış birinin, her önüne gelenin canını acıtmış birinin suya okuduğu şeyle mutluluğu bulacağına gerçekten inanıyorsanız o sizin bileceğiniz iş. Ben karışamam ama kendinizi böyle dönemlerde bir hesaba çekin. Üzdüğüm biri var mı? Kırdığım biri var mı? Diye sorun. Bu durum oturduğunuz yerden de modemin wi-fisini sizin bilgisayarınızı iyi görmesi anlamı taşıyabilir.

*

Şimdi gelelim asıl meseleye.

Bu durum sizleri yaklaşık 2 hafta ilgilendirecek ve arkasından yılın son Ay tutulmasını 30 Kasım’da ikizler burcunda yaşayacağız. Bu durum daha büyük önem kazanacak. Sadece bu akrep yeniayını bir hafta boyunca kendiniz ve çevreniz üzerinde nasıl kontrol edebilirsiniz bundan bahsedeceğim.

*

Diğer makalelerde söylediğim gibi, bu geçişlerin gerçekleştiği tarihte olaylar ya da durumlar ortaya çıkmaz. Bunun doğrusal bir hareket olmadığını unutmayın. Bu geçişler bazen hayatınızda bir başlangıç ​​noktası, bir uyanma çağrısı veya bir geçiş görevi görür. Ay yavaşça bir aşamadan diğerine geçerken, etkileri bugün veya yarın tek başına hissetmiyor olabilirsiniz. Bu an bir süre içinizde ve çevrenizde derinden hareket edecek. Belki de ortaya çıkan tetikleyiciler veya sorunlar bir veya iki hafta içinde çözülmeyecektir ancak hayatınızda çok ihtiyaç duyulan bir iyileşme sürecini başlatacak ve kesinlikle hayatınızı sizin için yankılanan şeylerle aynı hizaya getirmenize yardımcı olacaktır.

*

 

Yazının Devamını Oku

Bitirmekle başlamak arasındaki çizgide cambazlık yapıyorum. Bana kalsa sana kalmam… 

Günaydın herkese, 

2020 Yılından beri en önemsediğimiz haftaya girdik.

09 Kasım-15 Kasım arasındaki haftaya merhaba diyoruz.

 

Zaman çabuk akıyor ve hızlıca ilerliyor. Önümüzde önemli ve farkındalığımızı çok daha yüksek tutmamız gereken günler var. Bu yıl en önemsediğimiz Plüton-Jüpiter ve Satürn oğlak kavuşumu 3. kez gerçekleşti. Bu gökyüzü konumunu biliyorsunuz ki çok önemsedik ve bizlere karanlık olan bir yerleri aydınlatma yolunda bazı gösterimlerde bulundu.

Şimdi sonuncusu bu hafta sonu temas ediyor ve hayatımızdaki birçok sır perdesini aralıyor.

Geçtiğimiz nisan Ay’ında verdiğim bir danışmanlıkta İzmir’den bir okuyucuma şöyle demişim:

Bana dün ses kaydını attı.

Ben soruyorum:

Yazının Devamını Oku

Merkür ileri hareketine başladı! Göğsünüzdeki fil kalkıyor

Günaydın uzun bir aradan sonra yıldız savaşçılarım,

Uzun bir zamandır yazı yazmıyordum. Bu benim kendi haritama göre yazmamam gereken ve açıklama yapmamam gereken günlerdi. Bunu kendim tercih ettim. Sonra 5-6 ay önce kendi haritamda bugünleri öngörürken ekim sonu kasım başı biraz içe çekilmeli ve değerlendirmeler yapmam gerektiğini öngörüyordum. Gerçekten benim bir şey yapmama gerek kalmadan meğerse evren her şeyi planlamış. Bazı şeyler olacaksa olacak ve önüne geçemeyeceğiz.

İzmir depremi hepimizi hem duygusal anlamda hem de psikolojik anlamda yıprattı.

Dün apartmana girdiğimde ışıklar söndü ve elimde su şişesi kapağı açıktı. Işığı birden açmak isterken su şişesini elimden çevirdim. Malum koç aceleciliği ve sakarlığı diye bir gerçekçilik var. Spor ayakkabım ıslandı. Parmak uçlarımın ıslanmasıyla o karanlıkta yaklaşık o şekilde 10 saniye kadar donup kaldığımı hatırlıyorum. Sonra arkamdan biri geldi ve ışığı yaktı. Merhaba dedi geçti.

O an ne oldu biliyor musunuz?

99 depreminde binanın yıkıldığını sanmıştım. Son ikinci dalga geldikten sonra (bilen bilir)…

İkinci dalga büyük bir şoktu bizim için…

30 Saniye süren şiddetli depremin ardından tam bitti diye aşağıya kaçarken 15 saniye daha elektrikler kesilerek bir daha hızlanmıştı.

O bittiğinde aşağıya kaçmaya çalıştık.

Yazının Devamını Oku

Bugün dolunay gerçekleşiyor! Özlem yalnızlığın başkalaşımıdır.

Truman Capote’nın romanı “Tiffany'de Kahvaltı”dan kısa bir alıntı ile başlıyorum:

Amerikalı yazar Truman Capote'nin 28 Ekim 1958'de yayımladığı romanı yine bir boğa burcu dolunayına denk gelmiş. Roman akrep burcu. Özgün adı Breakfast at Tiffany's olan bu kısa roman şöyle der: 

 

"Kediye hâlâ sarılmaktaydı. Başını gıdıklayarak, "zavallı aptal" dedi, "zavallı adsız aptal. Bir adı olmaması biraz güç oluyor. Fakat ona bir ad takmaya da hakkım yok. Birinin oluncaya dek beklemesi gerek. Biz birbirimize bir gün ırmak kenarında rastladık; o özgür bir hayvandı. Gerek kendimin gerek benim olacak her şeyin ait olduğu yeri buluncaya dek hiçbir şeye sahip olmak istemiyordum. Henüz bu yerin de nerede olduğunu bilmiyorum. Ama bu yerin nasıl bir yer olduğunu biliyorum. Gerçek yaşamda bana Tiffany'nin verdiği bu duyguları verebilecek bir yer bulursam, hemen birkaç eşya alıp kediye de bir ad takardım."

 

Ne kadar güzel ifade etmiş öyle değil mi?

Bazı şeyleri hayatımıza ne kadar hızlı alıp aitlik veriyoruz veya ait oluyoruz. Sonrası hüsran ve sonrası yıkılan hayaller olmuyor mu? Kendimizi kendimize ait hissetmeden ne çok işler yapıyoruz halbuki…

Beni en çok etkileyen cümle “kediye bir ad takardım” oldu. Şayet buna kendimi hazır hissedersem diyor. Bir şeye dahil olmak ya da kendinizde bu güveni hissetmek ne büyük bir sorumluluktur.

Yazının Devamını Oku

Boğa Burcunda Mavi Ay: Karanlıkta Bir Süslü Yılbaşı Ağacının Altındaki Hediyeler…

Duyduk duymadık demeyin… 31 Ekim Cumartesi günü 17:49’da boğa burcunda dolunay gerçekleşecek. Bir mavi ay kapıya dayandı…

 

Neden mavi ay diyoruz?

Bir ay içinde iki tane dolunay yaşanırsa buna mavi ay diyoruz. Bu iki hafta hayatınıza dahil olan konular 19 Ekim 2021 yılına kadar sürecek.

Karanlıklar içinde bir kapı açıyorsunuz ve süslenmiş bir ağaç görüyorsunuz.

Ne hissedersiniz?

Işıl ışıl ve üzerinde bir sürü süslü şey var.

Gözleriniz büyüyor ve ışıltısına hayran kalıyorsunuz.

Doğal bir ağacın nazar boncukları ile süslü olmasına hayranlık duyarım. Ya da bir evde gördüğüm yılbaşı ağacı beni kısa süreli mutlu eder. Altında hediyeler vardır muhtemelen derim. Gözüm hemen süslü ağacın altındakilere bakar.

Yazının Devamını Oku

İlahi adalet vardır! Birinin emeğini, iyi niyetini harcarsanız zamanda sizi harcar.

Hızlı bir hafta başlıyor!

Dünyada neye sahip olursanız olun,

En şöhretlisinden,

En zenginine,

En mükemmel hayatı olandan en mükemmel olmayanına kadar….

Herkes bir arayış içinde…

Neyi arıyor bu insanlar…

Neyin peşindeyiz hiç durup düşündünüz mü?

Sabah kalktınız bir panik ve telaşla işe koşuyorsunuz. Ya da şu an koşacak bir işiniz yok…

Yazının Devamını Oku

Terazi Yeni Ayı! Mutlu ve Huzurlu Olmadığın Bir Yerde Zaman Kaybetme

16 Ekim Cuma günü saat 22.30’da Terazi burcunun 23 derecesinde yeni ay gerçekleşecektir. Yeni ay enerjisi yeni başlangıçlara, yeni kararlara, yeni umutlara insanı hazırlamaktadır. Yaşamınızda görünmeyen şeylerin ya da “mış” gibi yaptığınız konuların ortaya döküldüğü bir etki içindeyiz.

Ruhsal gücünüzün tükendiği ve artık dayanmak zorunda olmadığınıza inandığınız konuların ayyuka çıkması denilebilir. Öncelikli konusu ilişkiler, evlilikler ve ortaklıklar olacaktır. Bu konularda süregelen denge arayışlarımızın sonuna geldik diyebiliriz.

Yeni ay, iyi bir gelecek destekçisi olan şans vurgusu yapan oldukça güçlü Spica sabit yıldızı üzerinde gerçekleşecektir. Terazi naifliği ile sabit yıldızın birleşimi yeni ay ile birlikte başarı merdivenlerinin basamaklarını birer birer yürümenizde büyük söz sahibi olacaktır. Bu önümüzdeki gerçekleşecek 15 günlük süreç oldukça heyecan verici görülebilir. Tabi ne yapıyorsunuz ya da neyin peşindesiniz bu hikayenize göre değer kazanacaktır.

Ortaklıklar, insan ilişkileri, aile konuları ön planda olurken telafi edilmesi gereken olaylarda öfke ve sinir şeklinde gerginlikler yaratabilir.

Yeni ay, İkizler ve Yay aksındaki ay düğümlerine olumlu açı yaparak kadersel değişimlerin önünü açacaktır. İlk başta sizlere olumsuz gibi görünen gelişmeler ilerde iyi ki gerçekleşmiş dedirterek hayatınızda dönüm noktası olmasına neden olabilir.

Yazının Devamını Oku

Merkür Gerilemesi Akrep Burcunda Başlıyor! Sürprizlere Hazır Mısınız?

Evrendeki hiçbir gezegen geriye gidemez. Geriye dönük bir gezegen, sadece bir optik illüzyonun sonucudur.

Tüm gezegenler Güneş'in etrafında döner. Dünya ile ilgili bakış açımıza göre, bazen bir gezegenin durup geri hareket denilen geriye doğru gittiği ve sonra tekrar durup doğrudan hareket olarak adlandırılan ileri gideceği görülmektedir.

Geriye dönük bir dönemde, herhangi bir pratik girişimi ilerletmek iyi bir fikir değildir. Bunu yapmaktansa hazırlanmak ve daha sonra Merkür'ün doğrudan evresinde ilerlemek daha iyidir.

Merkür, her yıl üç kez gerilemeden geçer. Gerileme döneminden önce yavaşladığı için biz buna durağanlaşma diyoruz. Merkür o zaman güç kaybetmeye başlar ve bu nedenle yeni girişimler bu dönemde iyi sonuç veremez. Merkür gerilemesi döneminde, herhangi bir yeni işe girmemeniz veya olduğunuz yerde kalmanız en iyisidir. Aslında Merkür, her zaman aynı yönde ve aşağı yukarı aynı hızda, Güneş'in etrafında dönmeye devam eder. Merkür gerilemesi dönemlerini bilmek, girişimlerinizi önceden planlamanıza yardımcı olabilir, böylece yoldan çıkmazlar.

3 Kasım’a kadar devam edecek olan Merkür gerilemesi bize ne hissettirecek?

Merkür gerilemesinde iç yansıma o kadar güçlü olacak ki belki de göremediğiniz ne varsa görmek zorunda kalacaksınız.Akrep burcu, demek olayları daha net görmek demektir. Çünkü Akrep gerçeği ortaya çıkarmanın işaretidir.İlişkimize ya da yaptığımız işlere nasıl bağlandığımız veya birbirimize verdiğimiz sözlerdir.

Akrep gizemleri bulmak ve çözülmeyen her şeyi çözmek ister. Önümüzdeki 3 hafta aslında harika ötesi olaylarla karşılaşacaksınız. Biliyorum bu size pek inandırıcı gelmedi ama bu konuda samimiyim.11 derecede başlayacak bu gerileme çok önemli bir derecede gerçekleşmektedir. Eski astrologlar buna 'yaşamın kapısı' olarak tabir eder. Merkür’ün bu gerilemesinin zaten Uranüs’e karşıt olması bunun ne kadar sürprizli ve harika olacağını bize zaten işaret etmektedir. Bazı durumları aşırı dramatize etmediğiniz sürece oldukça güçlü bir dönem içinde olduğunuzu söylemek doğru olur.

Gelecek için endişelenmek yerine zamanın içinde çözümler bulmak ve zamanın tadını yakalamak çok önemli olacak. 

11. derece ustalıktır. Sizi bir konuda ustalaştırmaya gelecek bir gerileme yaşayacaksınız. Bunun için kendinizi bu ustalık zamanına hazırlayın ve büyüyün. Korkularınıza yenilmeyin. Aksi halde kendinizi öfkeli ve sinirli hissedersiniz. Ya da çevrenizde herkes size böyle davranıyor gibi gelir.

Yazının Devamını Oku

Mars gerilemesi : “İçimde yılgın rüzgârların ayak sesleri…”

Günaydın yepyeni bir haftadan hepinize değerli dostlarım,

Güzel bir haftaya daha başlıyoruz. Bugün pek bir ayağımı sürüdüm.Yazı yazmakla yazmamak arasında kaldım. Sonra içimdeki bu boş durgunluğun biraz köpürmesine yazı yazmanın iyi geleceğini düşünerek bilgisayar başına geçtim.

Size de oluyor mu bilmiyorum. İnce düşünülmemiş ve ucunda kırılmış olduğum her şeyden ışık hızıyla soğuyorum. Neden?

Biraz dur kızım hemen soğuma yapma diyorum ama başaramıyorum. İçimde bir şey kırgın ve yorgun kalıyor. Kendime dönüyorum ve hemen kendimle sohbet ederken şu cümleyi söylerken buluyorum “ben olsaydım yapmazdım”…

Ben olsaydım yapmazdım dediğim her şeyi neden yaşıyorum. Halbuki ben “yapmıyorum”…

Belki de yapmadığımı sanarak mı hareket ediyorum?

Bu hafta kimsenin tavuğuna kışşşt denmemesi gereken, gözünün üstünde kaş var diye söylenmemesi gereken bir hafta içine girdik. Gerçeklerle her an yüzleşebilirsiniz.Eğer siz bir “gerçekseniz” bu asla büyük bir problem olmaz. Sahi siz “gerçek” kalmayı başardınız mı?

Bugün dedemin mektuplarına ihtiyaç duydum. Bakim bugün 40 yıl önce ne yazmış dedim.

Sonra 72 yaşında kaleme aldığı bir mektubu buldum.Ekim ayında yazmış.Pek manidar,pek hoş.. Hadi gelin gidelim yıllar önceye…

Yazının Devamını Oku

"İyi yaşamı kendi dışında arayan biri, iyi bir yaşam aramıyor demektir."

Günaydın yepyeni bir haftadan ve yeni bir günden….

Günler birbirini kovalıyor ve nasıl geçtiğini hiç anlamıyoruz.

Biliyorum bazı insanları affetmeyeceksiniz,

Affedilir gibi de değil…

Bu zaman bu şekilde yangınını sürdürürken siz kendinizi söndürerek ilerlemeyi başarmalısınız. Bizler sürekli sizlere gökyüzünden haberler sunuyoruz. Sizi en çok ilgilendirenin iyi mi kötü mü olduğu hususu oluyor. Aslında bizler hafta genelini gökyüzü şifrelerimizi çözerek Ay’ın konumuna göre bu haftayı nasıl geçireceğinizi deşifre etmeye çalışıyoruz. Zaman zaman isabetli oluyor zaman zaman olmuyor. Kendinizi sürekli astroloji ile ilgilenerek delirtmeyin. Kararında ve tadın da hareket etmenizi öneriyorum. Bunun için bende elimden geldikçe sosyal medyamda sizlere burçları daha esprili ve komik anlatmaya çalışıyorum. Astro Şifa 2021 Ajandanız artık basıma verildi. Bunları 2021 içinde sürekli elinizde bakarak inceleyebileceksiniz. Önceden planlar yapıp kendinizi daha kolay kontrol edebileceksiniz.

Bunun için elimizden geldikçe sizlerin Ay’ın hareketleri ve açıları hakkında bilgiler sunarak kendi hayatınızdaki tezahürünü anlamanızı istiyoruz. Bu demek değil ki iyi ya da kötü olarak gelişen durumu tanımlanmak zorundasınız. Hiçbir astrolog size gününüzün iyi ya da kötü olacağını söyleyemez. Bunu siz nasıl kontrol eder ve nasıl bakarsanız bu öyle şekillenir. Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ demiş atalar…

Boşa demiş olamazlar dimi?

Ay’da gökyüzünde boşuna duruyor olamaz?

Gökyüzündeki 12 eşit parçaya bölünmüş burçlar takımyıldızları da boşuna orda durmuyor sanırım.

Yazının Devamını Oku

1 EKİM KOÇ DOLUNAY! Yoksunluktan daha ağır yoksulluk mu var?

Ekim ayına hoş geldiniz…

Koç dolunayı ile giriş yapmak gerçekten heyecan verici olacak.

Genellikle Koç ve terazi burcundaki dolunaylarında insanlığın çok zorlandığını gözlemliyorum. Ekim ayı biraz daha fazla etrafımızı değil kendimizi kontrol etmemiz gereken bir ay olarak değerlendirilmelidir.

Dün biraz yoksunluk sendromunu araştırdım. Okuduğum bir kitap da önüme yoksunluk cümlesi çıktı. Sonra oradan bu cümlenin ne ifade ettiğine doğru yola çıktım. Ne kadar fazla koç burcundaki yaşayacağımız dolunay etkilerini anlatıyordu…

Yoksunluk sendromu demek; Madde bağımlılarının maddeye ulaşamadığında ya da ara verdiğinde yaşadığı krize deniliyormuş. Bazen de annelerin bebeklerini memeden kesmek istediklerinde yaşanılan bağımlılık sorunlarının adına verilen isimmiş.

Ne tuhaf dimi?

Yoksunluğunu çektiğimiz şeylerin de hastasıyız aslında…

Sanırım hepimiz birer hastayız :)

Bir şey istemek o şeye duyulan açlıkla ilgilidir

Yazının Devamını Oku

Savaşı Başlatan Kaybeder. Azerbaycan Doğum Haritası Ne Diyor?

Günaydın yeni bir haftadan hepinize merhaba... Bu hafta hayatımızdaki en önemli ve güçlü etkiler barındıran haftalardan biri olacak. Yaşam bize bu hafta tüm taşları yerine oturtmamız için fırsatlar sunacak. Tabi ki taşları bulmak için biraz sarsılmak gerekli olabilir. Taşlar nasıl dökülsün yoksa değil mi?

Mars gerilemesi savaş atmosferi dedik, 2020 yılı salgın hastalık dedik, yeni bir düzen kurulacak vs. diye söz ettik.

Acaba hala astrolojinin varlığından şüphe eden ve bunu araştırmayan insanlar var mı diye merak ediyorum. Yani bunun bir inanç meselesi üstünde olduğunun farkında olmayan var mı? Astroloji muazzam bir şekilde çalışıyor.

Bu hafta elinize, kolunuza, dilinize hakim olun lütfen. Hiçbir tuzağa çekilmemeye özen gösterin.1 Ekim'de Koç dolunayı gerçekleşecek. Bu yönetilmesi en zor dolunaylardan biri olabilir. Bunu lütfen iyi yönetelim. Bunun için yazıyı ayrı hazırlıyorum.

Yıl 1992, Şubat sonu Mart başları ve yine gökyüzünde Satürn-Mars gezegenleri Kova burcunda kavuşuyor. Bu zaman aralığında neler yaşandığını sizler de araştırıp okuyabilirsiniz. Ben bugün biraz yazı içinde Azerbaycan’daki kardeşlerimizin merakını giderecek ve biraz olsun fütüristtik bir bakış açısı yakalamalarına yardımcı olacak bir harita analizi hazırladım. Umarım işlerine yarar.

Şimdi zaman tüneline binip 1992-93-94 yıllarına yolculuğa çıkıyoruz:

İlk dikkat çeken tarihteki olay: 

Ermenistan ile Azerbaycan arasında Karabağ Savaşı yaşanıyor. Ermeniler, Karabağ’da bulunan Hocalı kasabasına ansızın baskın yapıyor. Ermeniler acımasızca Azeri vatandaşları öldürüyor. Hocalı katliamı diye geçiyor. Bu büyük bir katliam ve asla unutulmaması gereken bir olaydır.

Bunu 28 Mart 2020 tarihinde Twitter'da ve Satürn Kova yazısı içine yazmıştım. Yani geçmişteki bu olayın aynı gökyüzü ile geldiğinden söz etmiştim. Astroloji muazzam incelikli bir şekilde çalışıyor.

Yazının Devamını Oku

EKİM-KASIM ÖZET: Gerçek renklerimiz cesaretimizden gelir.

Günaydın yeni bir günden…

 

Gündemimiz yoğun ve telaşlı…

Hayatımızı tamamen değiştiren Satürn-Plüton ve Jüpiter gezegenleri dizilimi Mars gezegeni tarafından tetiklenmeye başladı. Tüm ekim ayı hatta kasım ayı da dahil bu durum yüksek bir etkileşim içerisine bizleri sokacak.

 

Bunu korku ve endişe duymanız için değil farkında olmanız için konuşuyorum. Bu durum illaki kötü şeyler olacak anlamı taşımaz. Hayatınızda sizi zorlayan şeyleri artık değiştirme zamanı olduğunu gösterir. Ama siz bunun ne olduğunu tanımlayamazsanız kendinizi hareketsiz ve yönsüz bir şekilde hisseder ve kötü yorumlarsınız.

 

Asıl burada anlatılmak istenen gezegenlerin bizim hayatımızı değiştirdiği değil. İçinde bulunduğumuz zamanı anlamamız için bize yıldızların diziliminin bir açıklama yapmasıdır. Gezegenler yüzünden bunlar yaşanmaz. Her şey benim, senin ve diğerleri yüzünden olur.

Gezegenler masumdur…

Yazının Devamını Oku

Hoş geldin sonbahar! Gökyüzünde 2.Sezon başlıyor….

Günaydın hepinize yepyeni bir günden daha…

Bugün sonbahara giriş yapıyoruz…Terazi mevsiminin havadar duyarlılığı, Başak mevsiminin dünyevi, topraklı doğasından hoş bir değişikliktir. İşte bu zamandan en iyi şekilde nasıl yararlanacağınız?

 

Kendinizi çok yorgun ve halsiz hissedebilirsiniz. Bu bir Başaktan teraziye geçiş dönemidir. Toprak elementinden hava elementine geçiş öyle kolay değildir.

 

Şu an fonda Ricky Nelson çalıyor. “Lonsome town” dinliyorum.

Bir milyon şey düşünüyorum…

Kafamdakiler o kadar çok ki.

Aynı zamanda kafamdakiler öyle boş ki…

Yazının Devamını Oku

Abartı, gerçeğin öfkesine yenilmiş halidir.

Günaydın hepinize yepyeni bir günden ve yepyeni bir haftadan…

Biliyorum aslında insanın en büyük ihtiyacı bir gram ilgi, bir gram güzel söz, bir gram güler yüz değil mi?

Birinin sana inanıyor olması…

Dünya haksız bulsa onun seni haklı bulması…

 

Bazen hayatta her şeyle başa çıkabilecek gücü sadece bunların bir gramıyla bulabilirsiniz ama…

İşte…

Bazı şeylerin zamanı ve nedeni var…

Zamanı kabul etmek öyle kolay değil.

Yazının Devamını Oku

Yeniay sabahı: Hayatınız bir kitap olsaydı nasıl bir önsöz yazardınız?

Yeniay sabahından günaydınlar hepinize…

Hayatınızı bir pergel gibi yaşamak bu dönem cazip olabilir. Kendi hikâyenizi kuruyormuşsunuz gibi yaşamak…

Ömer Hayyam’ın mısralarında dediği gibidir belki de;

“Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz iki başımız var, bir bedenimiz ne kadar dönersem döneyim çevrende er geç baş başa verecek değil miyiz?”

Mesela bir kez kilo verdiğinizde devamı gelir…

Bir kere paranız olduğunda yeniden cesaretlenirsiniz.

Bir kere okuldan mezun olduktan sonra ya da bir kere gerçek bir ilişkide olduğunuzda gerisi gelir.

Bir gün o sigarayı içmediğinizde nihayet yeniden yaşamaya başlayacaksınız ve bu noktaya kadar yaptığınız her şey bir tür yaşanmamış sayılacak. İçindeki tüm güç yeniden şekil alacak ve iyi haber bunu yapabilecek tüm gücü bulabileceksiniz. Buna inanmak zor şimdilik ama bu bir gerçek.

Bu yeniay sabahı ile tamamen varoluşunuzun zenginliğine odaklanmalısınız.

Yazının Devamını Oku

Herkesle iyi geçinemezsiniz.

Şu sıralar insanlara tahammül etmeniz ve sabır göstermeniz iyice zorlaşıyor. Kariyerinizde ilerlerken herkesle arkadaş olmaya çalışmanız normal bir şey. Müşterilerle, iş arkadaşlarınızla, patronunuzla… Fakat herkesle anlaşmak mümkün değildir. Sizin davrandığınız gibi karşılık göremediğinizde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bu yüzden herkesle iyi geçinmek için zorlamayın kendinizi.

Bu dönem kendinizi zorlamaktan daha çok sakin olmanız gereken bir dönemdir. Bir okuyucum mail atmış, Aygül Hanım sizi kanyonda gördüm konuştuk. Bundan öncesinde sizi çok kibirli ve ukala buluyordum. Benim derdimi dinlediniz ve uzunca konuştunuz. Bunun için hakkınızı helal edin. Sizin için o kadar çok bunu düşünmüştüm ki. Bunu bilin ve ben bu yükten kurtulayım diye yazmış. Bir yandan hoşuma gitti, gülümsedim. İçinde insanlık adına güzel duygular beslemeye devam etmek için özür diliyor.

Bir yandan da üzüldüm. Nasıl onu bu kadar meşgul etmişim. Neden böyle düşünmesine neden oldum. Yargılamanın aslında insanın üzerine ne denli bir yük oluşturduğunu gördüm. Görmediğiniz ve yaşamadığınız bir hayatı yargılayarak bir fikre ulaşıyorsunuz. Düşünsenize bu yük öyle ağır geliyor ki karşınızdaki kişiye bunu bilmesi ve kabul etmesi için bilgi veriyorsunuz. Çünkü iyi bir insansanız bir müddet sonra o yükü taşıyamıyorsunuz. Birileri sizin kalbinizi kirletiyor. Sonra böyle düşünmesine neden olacak sebebi bulmaya çalışırken benimle yıllarca küs olan bir arkadaşımın kendisine bunları söylediğini söyledi.

 

Oooo sordukça baktım bir bilinmeze doğru gidiyorum. Dur orada dedim.

İsmini söyleme sakın. Tamam dedi.

Ben helal ettim deyip işin içinden kaçtım.

Sevmiyorum bu tarz muhabbetleri yahu,

O onu dedi, bu bunu dedi…

Yazının Devamını Oku

17 Eylül Başak Burcunda Yeni Ay: İhtiyacın Olan Tüm Desteğe Artık Sahipsin

Evren bize her ay küçük bir hediye verir. Bu o kadar küçük ki, kolayca gözden kaçabilir. Bu hediyeyi kaçırmamak için gökyüzü çizelgesi bize yardımcı olur. Bu güzel hediyenin adı 'yeni ay’dır. Her 28-30 günde bir oluyor.

Astrolojik terimlerle ifade edersek yeni ay, ayın birçok evresinden biridir. Özellikle, ay ve güneşin hizalandığı evredir. Güneş, ayın arkasında parlayarak bizi onun görüşünden alıkoyar. Yeni ay, yeni bir ay döngüsünün başlangıcını işaret eder ve genellikle beraberinde bir dizi yeni başlangıç ​​getirir. Bu, yeni ayların kendini yansıtma, rota düzeltme ve hedef belirleme için özellikle ideal bir zaman olduğunu gösterir.

Yeterince ilginç bir şekilde, çoğu insan bilinçsizce bu enerjiye uyum sağlıyor, yeni alışkanlıklar yaratma, yeni projeler başlatma ve yeni ayla aynı zamanda yaşam değişikliklerini başlatma eğiliminde oluyorlar.  Daha da güzeli, yeni ayın taze enerjisini bilinçli olarak kucaklamanın, bu geçişleri daha da ileriye taşımanıza izin vermesidir. Yani bilmek sizi büyütür. Evrende hiçbir şeyin tesadüf olmadığını görmek başka bir boyuttur.

Duygularınızdan kurtulmaya hazır mısınız? 

Tam da ihtiyacınız olan desteğe sahip olduğunuzu duymaktan göreceğiniz bir yeni ay gerçekleşiyor. 17 Eylül saat: 14:05’te gerçekleşecek olan yeni ay yılın en iyi dönemlerinden biri. Bir şey başlatmak için daha iyi bir zaman olamaz. Bu yeni ay, geleceğinizin temelini oluşturmak için planlar yaparken geçmişinizle bağlantı kurmanız ve eksikleri tamamlamanız için size ilham verecek. 

Son zamanlarda astrolojik hava oldukça çalkantılıydı. 

Mars, 9 Eylül'de geriye doğru gitti, bizi 14 Kasım'a kadar yavaşlatacak ve aynı zamanda Satürn ile sert bir yüzleşmeye başlattı. Kimin size yar olacağını ya da yar olmayacağını göreceğiniz bir süreç başlıyor. Bu tür bir duygular en sakin kişiyi bile ortaya fırlatabilir! 

Bir çekişme içindeki Mars ve Satürn, egoların çatışmasına dönüşmesidir.

Yeni projelere, işlere veya alışkanlıklara başlamak, genellikle yeni bir ay sırasında harika bir harekettir, ancak bu sefer, Mars ve Satürn arasındaki açı sizleri yavaşlatıyor ya da nasıl başa çıkacağım duygusunu verebilir. Kendinize yeni bir düzen kurmak zorundasınız ve bunun bedelini göğüslemeniz gerekmektedir.

Yazının Devamını Oku