GeriAygül Aydın Satürn-Jüpiter kavuşumuna ilerliyor! Yeni düzenle, eski düzen arasında köşeye sıkışmak…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Satürn-Jüpiter kavuşumuna ilerliyor! Yeni düzenle, eski düzen arasında köşeye sıkışmak…

Günaydın yıldız savaşçıları;

Hava nasıl oralarda üşüyor musun kar yağıyor buralara biliyor musun diye bir şarkı vardı eskiden. Sınıfa matematik hocası girerken böyle girerdi. Ben ortaokuldaydım o zamanlarda…

Sonra hepimiz gülerdik ve döner derdi ki şarkı söylediğime bakmayın ben sinirli bir öğretmenim. Ama hepimiz mest bir şekilde onu izlerdik. Sinirli olması umurumuzda bile değildi. Öyle neşeliydi ki neşesi her şeyin çok üstündeydi. Matematik dersinin bile üstündeydi. Burada öyle sert ve disiplinli biriydi ki verdiği ödevi yapmadığınızda ya da onu ciddiye almadığınızı anladığında hemen tüm sınıfa tepki gösterirdi. Sonra barış imzalıyorsa yine bir şarkı tutturur içeri girerdi.

Özlüyorum arkadaşlar…

Neyi mi?

Neşeli insanları özlüyorum.

Gülmenin, güldürmenin neşenin bir zayıflık olarak görülmediği o günleri özlüyorum.

Hiçbirimiz birimizden farklı değiliz. Hepimiz hayatın ya biraz daha zor ya da biraz daha daha zor kısımlarında dolanıyoruz. Bazılarımızda mümkünlüğün kıyılarında yürüyor. Bazı şeylerin mümkün olması için…

 

Satürn Kovaya doğru ilerliyoruz. Yeni düzenle eski düzen arasında bir yerlerde köşeye sıkıştık.

 

Köşeye sıkışmayı bazen bilinçli bir savunma mekanizması olarak kullanıyoruz. Hayatın zorluklarına karşı yüzeyden savunma parolasını benimseyip düzenli bir düzensizlik içinde savaşırken, bazı özel durumlarda, nizami geri çekilme manevralarıyla göstere göstere kaçıp karşımızdakinin hareketlerini takip ediyoruz.  Ne yazık ki hemen hemen hiç şaşmadan her seferinde insanlar kendilerini hep haklı görüyorlar. Bazı insanlar için köşeye sıkışmadan önceki o hallerinden vazgeçmesi için çok gayret gösteriyorum ve dua ediyorum ama genellikle bu koşullar altında dualarım pek kabul olmuyor. Çünkü hayat köşeli bir yer ve köşeye birilerinin sıkışması gerekiyor. Bunun kim olacağına herkes seçimleri ile karar veriyor. Son 1 yıldır sürekli bahsettiğimiz şey Mart 2020 yılı sonrasını aynı şekilde aralık sonrası yaşayacağımızdan söz ettik. Şimdi sonuçlar ortada ilerlemektedir.21 Aralık sonrası ne gibi olaylar gelişecek pek kestiremiyorum. Öngörülmesi zor olabilir ama ne gelişecekse önümüzdeki 2 yıl bu duruma bağlı yaşayacağımızı söyleyebiliriz. O zaman kendimize yeni yollar ve yöntemler geliştirmeliyiz. Bunları daha uzun ve daha geniş bir şekilde bahsedeceğim.

*

Kendinizi çevrenizin ve koşullarınızın kısıtlanması ile tatsız ve derbeder hissedebilirsiniz. Yoksunluk, umutsuzluk veya yalnızlık dönemleri insanların hayatlarından en güzel dönemlerdir. Çünkü bunun sonrası hep zirve olmuştur. Bir hayat tıkanıklığı ve talihsizlik zinciri nedeniyle en sonunda insan gemileri yakma kararı alabiliyor. Bu köşeye sıkışma olarak ifade edilebilir. Sistemle uyuşamayanlar, sürekli canı sıkılanlar, sürekli yalan söylemek zorunda kalanlar, sürekli bir utanç içinde olanlar, kaşı gözü ayrı oynadığı için kurdukları yalan dolan ağı karışan çakallar, işsizler, yetenekleri sınırlı olanlar, kafaya takılanlar, hastalıklar, müzmin tembeller, bu hayatı kendine yakıştıramadığı için o hayatı da kaybedenler, havai hayatların sonuna gelenler, yaşlılığın sürprizlerini yaşayanlar, yanlış tercihleri yaptığı ancak bu duruma düştüğünde kanıksananlar, şanssız olduklarını düşünenler, düşkünlük yaşatan aşklar yaşayanlar, çalışmayı bilmeyen hayatlardan gelenler, zamana uymayan idealleri olanlar,  burnunun dikine gidenler, hayatın sonsuz olduğunu sananlar, fırsatları değerlendiremeyenler ve genel olarak hayatlarını yeterince yoluna koyamayanların yaşadıkları köşeye sıkışmalardır. Köşeye sıkıştıktan sonra yorgunluk nedeniyle boşvermekle ilerleyemezsiniz. İşte orası

*

 

Niyet önemli velhasıl…

Geçen hafta sosyal medyada bir şekerci dükkânı gördüm. Nasıl hoşuma gitti. Çocukluğuma gittim sanki. Şekerlerle, yılbaşı süsleri ve masal kahramanları ile süslenmiş olan bu dükkân öyle ilgimi çekti ki…

Böyle biri elimden tutsa gel seni götüreyim dese gidecek kadar içim kıpırdadı.

Aslında böyle çok sevdiğim yerlere hep yalnız giderim. Hiç kimseyi bağlamam peşime.

Pıtır pıtır kafama koyar gider gezer, yemeğini yer ya da tatlısı neyse onu yer, yazımı yazar, kitabımı okur, geri dönerim. Öyle kimseye hadi gidelim mi dediğimi bilmem.

Çalışma koşulları, pandemi vs. derken Kadıköy’e akşam kim gidecek diye içimden geçirdim. Neyse bir ara giderim dedim. Ama bu kadar aklımda ve kalbimde olan uzun zamandır görmek istediğim bir yer yoktu.

Şimdi diyeceksiniz ki kadının anlattığına bak altı üstü Kadıköy’deki şekerci dükkânı. Aygül hanım her gün ben önünden otobüse binip işe gidiyorum diyebilirsiniz. Atış serbest J

 

Eşe, dosta fotoğrafları gösteriyorum ve her önüme gelene son 1 haftadır dükkânı anlatıyorum. Herkes bir resme bakıyor sonra kafayı geri çekiyor. Fena değilmiş gidilir bir ara diyor. Biri dese ki hadi kalk gidelim. İnanın kalkıp gideceğim ama işte…

 

İki gün önce pandemiden ötürü aksattığım arka dişim birden kırıldı ve dilimi kesmeye başladı. Saat 16:00 civarlarında…

Tam eve dönüyorum yoldayım…

Bakırköy taraflarında trafikteyim…

Canım yanıyor ve gece ağrı yapabilir mi emin değilim.

Hemen çok sevdiğim diş hekimi arkadaşım dünya tatlısı ikizler kadınını aradım. Dedim ki dişim böyle oldu. Nasıl yapsak? Uygun musun bir geçici çözüm olabilir mi?

Dememe kalmadı.

 Dedi ki ben hemen bir bakayım arkadaşlardan muayenesi açık olan kim var.

Telefon çaldı. Ben sana konum atıyorum oraya gel. Tek arkadaşım o uygun.

Sana biraz uzak olabilir ama diğer yerler pandemiden dolayı randevu veremiyor.

Buraya gelebilirsen hemen halledelim. Hemen konumu açtım. Rota hesaplandı.

 Avrasya tünelinden geçmem lazım dedim. Karşıya gidiyorum demek ki…

Daha detaya bakamadım bile düşünün.

Zaman kaybetmemek adına dönüş aldım…

Karşıya geçtim…

Sonra yol beni Kadıköy’e götürdüğünü fark ettim.

İçimden gülmeye başladım.

Düşünsene dedim çat diye önüne çıkarmışsın Aygül.

 

Neyse aracı otoparka park ettim. Muayeneyi buldum. Karşı yola bir baktım. Benim şekerci ışıl ışıl akşam parlıyor. Nasıl bir sevinç bendeki görseniz gülersiniz. Koşa koşa dişimi yaptırıp oraya gitmeyi hayal ediyorum. 30 dk. işlemle dişim halloldu. Canım doktor dedi ki gel kahve içelim senle Kadıköy sokağında biraz yürüyelim şuradan da sana şeker alayım.

Annem aslında yıllar önce uyarmıştı: “Sana Şeker, çikolata alacağım diyenlerle gitme sakın diye” dedim. Güldük :)

Ama anneme söylemezdim ne olacak ki diyerek koştum.

*

Bu hikâyeden anlayacağınız, niyetinizin çok önemli olmasıdır. Hayatınızda milyonlarca benzer hikaye vardır hepinizin. Çok sevdiğim bir insanla oraya gittim. Öyle eğlendim. O masal kahramanlarının hikayelerini dinledim. Çünkü Allah’ın planında gideceğim kişi ve zaman belliydi. Böyle olması gerekiyordu ve öyle oldu. Çünkü bu benim için en hayırlısıydı. Hırslanmadım ya da illa gideceğim diyemedim ama hep istedim ve düşündüm. İşin içinde ruh olan her şeyi seviyorum. Bana yüklediği hisler o kadar önemli ki…

Bir şey olacaksa dişin bile kırılabiliyor :)

*

Diyorum ya 7 aydır görmediğim arkadaşım benim orayı isteyeceğimi, seveceğimi ve nasıl mutlu olacağımı bilerek bir anlayışla zaman ayırdı. Ama burnunuzun ucundaki dostlar, eş, aile vs. bunu önemli görmedi. Ya da nasıl olsa onlarla olmanın kolaylığı içinde kayboldular. Böyle değil mi hayat.?

İnsan ulaştığı şeyin nankörü ulaşamadığı şeyin hayranı oluyor.

Sonra döndüm uzunca düşündüm. Arabam benim düşünme merkezimdir.

 

Düşünme merkezinde şunu düşündüm.

Aygül, sen kızım kimlere böyle davrandın hayatında.

Kolayında gördüğün ya da duygularını önemsemediğin birileri oldu mu?

Dönüş yolunda 40 KM yaptım ve bulamadım.

Sanırım daha uzun bir yola çıkmam lazım diye düşündüm.

O zamanda bulamazsam belki daha uzun yola çıkmam gerekiyordu…

Çünkü yol bitmiyor ve hiçbirimiz masum değiliz…

Şekerler hep güzel kalacak…

Dişim kırık yiyemesem bile :)

Hayat her yerden tam puan vermiyor dostlar,

Sevgiyle mutlu kalın.

 

X

Ay tutulması bitti. Peki şimdi ne olacak?

Günaydın yıldız savaşçıları;

Yaşanılan son ay tutulması ile yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Hayatınızda değişmesi gereken şeylerin köklü değişimlerine şahitlik ederken bir yanda da kabul etmesi çok zor oluyor. 

2022 yılı, ABD için çok farklı bir yıl olacak. Akrep güney düğüm, Hades'in ağzı gibi bir Pandora kutusunu açacak ve tüm kötü suçlar gün ışığına çıkacak. En şok edici açıklamaları göreceğiz. Akrep çok karanlık bir kara delik olabilir. Kötü bir koku her yeri sarar ve sen kaçmak için çabalarsın. 

Akrep Güney düğüm ekseni; 19 Kasım boğa ay tutulması ve akrep yeniayı ile 2022 senesinin fragmanı zaten göstermeye başladı. Tüm dünyada, özellikle de en savunmasız kişilerin başında dizginsiz bir güce sahip olanlarla ilgili sırlar ve karanlık meseleler gün ışığına çıkmaya başladı. Pandora belgeleri, Facebook ve diğer sosyal medya devlerinin yaşadıkları aksilikler ve arka planda yapılan haksızlıklar ortaya çıkmak için yola çıkmış durumdadır.  

Facebook ve Instagram kesintisinden sonra haber akışlarında bazı ölülerin hesaplarının açıldığını fark ettik diye açıklamalar yapıldı. Daha önce engellenen veya esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan insanlar yeniden ortaya çıktı. Kendimden bir örnek vermem gerektiğinde İnstagram’da bir sabah uyandığımda takipçi sayım 945K görünüyordu. Hala ekran görüntüsü bulunmaktadır. Sonra ertesi gün tekrar eski haline geldi 745K döndü. Yurtdışında herkeste 945K görünüyordu ve 745K sadece Türkiye’de görünüyordu. Instagrama e-posta attım. Bu itibarsızlık taşıyor benim için dedim. Açıklama gelmedi ama 1-2 saat içinde hemen düzeldi. 

Buralarda değişen ve şaşırtıcı olaylar yaşayacağımızın izlerini sürmeye başladım. Dünyanın sarsıcı olaylar içine çekilmesi elbet ki bizlerde nasıl bir durum yaratacaktı? 

Gerçekten büyük değişimlere gidiyoruz. Bunun içinde kendine yer bulmalısın. 

Genel olarak, en iyi saklanan korkularınızı ve duygusal güvensizliklerinizi ortaya çıkaran bir kriz meydana gelmeden insan kendini değiştirmiyor. Tehlike ve savunmasızlık duygusu, insanlarda daha fazla şüphe, kıskançlık veya karşılıklı bağımlı ilişkilere sahip olmanıza neden oluyor.  

Korktuğunuzda veya bir tehditle karşı karşıya kaldığımızda, korunmaya, ilgilenilmeye ihtiyaç duyuyoruz ve çoğu zaman yanlış insanlara veya her derde deva bir çözüme güvenmek için değişmekten ödümüz kopuyor.  

Yazının Devamını Oku

19 Kasım Ay tutulması yirmi senelik döngüyü bitiriyor!

Günaydın gökyüzü savaşçıları;

Sabah 9 civarlarında başlayan tutulma 11:57’de zirve noktasında olacak ve akşam 17:30’dan sonra bitecek.

Bugün sığınaklara falan kaçmanıza gerek yok. Olay ve durumları sakın ola abartmayın. Sadece gün içinde sizi aşacak sorumlulukları gereğinden fazla üstlenmeyin. Daha sakin ve yavaş bir gün geçirmeyi seçin. Kimsenin sizin dengenizi bozmasına izin vermeyin. 

İçinizden de dışınızdan da bu nasıl tutulma böyle dediğinizi ya da diyeceğinizi duyar gibiyim. 

Bu hayatınızı evirdi çevirdi, sağa büktü olmadı biraz da sola büktü. Geçmişe sıçradı sonra geçmişi aldı geleceğe kattı. Elinizdeki sebepler sizleri kör bir noktaya taşıdı. Kendi hayatınızı dışarıdan izlemek istiyorsunuz. Çünkü içinden çıkamayacağınızı düşünüyorsunuz. Bu düşünce  o kadar yanlış ki… 

Tüm hizmetlerinizde yaşam tarzınızda ve anlayışınızda eksik olan empati, dolunay ve tutulmalar zamanlarında krizler ya da yüzleşmeler olarak bize yansır. Lakin canınız yanıyorsa bir yerlerde az empati yapmış olabilir miyim sorusunu kendiniz için doğru soru olarak sorabilirsiniz. 

Ezber, empati yoksunu insanların kullandığı bir yöntemdir. Konun içine girip gerçekten öğrenmeye niyet ederseniz bir şeyleri ezberlemek ya da akılda tutmak zorunda kalmazsınız. Ay tutulması sizden ezberleri bozmanızı istiyor. Hem ezberler bozulmak için değil midir :) 

Ay tutulması var olan içgörü ve ilerleme için bir fırsat olduğuna işaret eder. İnsanlar genellikle çaresizlik hissi nedeniyle bu zamanlarda duygusal olarak tepki verirler. Hayatlarının olmasını istedikleri yer ile şu anda olduğu yer arasındaki mesafenin farkına varırlar. 

Çoğu zaman, bu boşluğu gördüklerinde üzülürler. Hayata çok fazla boşluk vermemeniz için sürekli üretmeyi ve çalışmayı seçmelisiniz. Yaşam boşlukları sevmiyor maalesef… 

Yazının Devamını Oku

Ay tutulmasına geri sayım başladı!

Günaydın gökyüzü savaşçıları;

Ne demiş astromatik hanım; Düşmek bir kaza, yerde kalmak bir seçimdir. 

Ay tutulmasına doğru yaklaşıyoruz. 

19 Kasım sabah saatlerinde başlayıp öğlen zirveyi görüp 15:00 civarlarında tamamlanacak ve sonra 17:00 civarında ay ikizler burcuna geçiş yapacak. 

Elbet o gün bir şeyler olmayacak ama o gün içinizde bazı şeylerin yer değiştirdiğini hissedeceksiniz. Ruh o kadar önemli bir değerdir ki… Bu tutulmalar sadece ruhumuzu, aklımızı bize resmeder.

Ruhunuz ya da aklınızı ispat etmek ne zordur dimi? Bedeninizin olduğunu hemen ispat edebiliriz. Oradasınız işte el, kol ve bacak orada duruyor.

Beden var ama ruh nerde? 

Ruhu, kalbi aynı titreşimde olan insanlar birbirini çekiyor. Olmayanların birbirinden haberi yok. Siz bu yazıyı okuyorsunuz. Benim verdiğim titreşimi alıyorsunuz. Sonra alıp bu yazıyı başka birine atıyorsunuz belkide umurunda olmuyor. Bu kim ki diyor? Ya da şansı varsa onuda bu frekansa çekiyorsunuz. Sizce bizler her akşam Radyo D’de 20:00’ de toplanmaktan neden mutluyuz. İyi ruhlar yalnız olmadığını gördüklerinde daha fazla direnirler. Biz yalnız değiliz duygusu öyle anlamlıdır ki.. 

2021 Senesi bitiyor ve yıl boyunca bizi en çok zorlayan Satürn-Uranüs karesinin gücünü daha fazla hissettiğimiz günlerdeyiz.

Yazının Devamını Oku

Akrep Yeniayı! Bazen ne yaparsan yap olmaz!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bu geceyi 5 kasıma bağlayan sıradan 00:05’te akrep burcunda yeniay gerçekleşiyor. Öyle bir bıkmışlık var ki içinizde bunu çok iyi anlıyorum. Duygularınız şu an ne yöne savrulacak ya da nerde olmanız gerekiyor bunu bilmiyorsunuz. Şu an ay Yeniay’a doğru ilerliyor. Bugün diğer günlerden biraz daha karanlık ve kaygılı geçebilir. Kendinizi bunaltmak yerine daha iyi hissettiğiniz yerlerde olmayı seçin. Kendi dünyanızda çözemediğiniz ne varsa artık çözüme doğru ilerliyor. Şu an asla yapmam dediğiniz her şeyi yapmaya hazırlanıyor gibisiniz. 

Neden olması gerekenler için savaşmak zorundayız? 

Mars/Satürn arasındaki kare açı ve Yeniay’ın Uranüs’e karşıtlık yapması beni düşündürtüyor elbet ama korkutmuyor. Bu açılar sarsıcı olayları ve devrimleri önümüze getirir. Buna asla hazır olmayacaksınız. Ne yaparsak yapalım hiçbir zaman kendimizi hazır hissetmeyeceğiz. Belki astroloji takip edenler olarak diğerlerine göre daha az sarsılacağız ama en azından iç görümüzü kaybetmemiş olacağız. Güneş ve Ay’ın belli ölçümlerle hareket ettiğini unutmazsak yaratanın da bizler için planları elbet vardır. 

Korku çok güçlü ama bir o kadar da insanın hayatta kalmayı ve yaşamı sürdürebilmeyi sağlaması için önemli bir duygudur. Korkuyu en iyi umut etmek yıkar. Hedefler, umutla beslenir. Beklentisi olan, yaşamı önemseyen insanlar aslında korkar. Korku varsa yaşam vardır. Ama bunun yanında umut gelişir. Bu bir savaştır. Umut olmazsa hayat biter. Anlam bulamazsınız. Umudu daha yüksekten tutarsanız korku kalmaz. Korkular kaybolur.
Korku sessizleşir. Ama tamamen gitmez, gitmemelidir. 

Mesela asansör korkusu ya da dişçi korkusu…

O koltuktayken ya da asansör içindeyken kendine 'geçecek' dersin. Bu korkuyu yenmemin değil, bastırmamın bir yoludur. Sonra zamanla bir şey olmadığını gördüğünde bunu belki yenersin. Ya da yenmiş gibi yaparsın…

Yazının Devamını Oku

Akrep yeniayı! Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Artık adım adım akrep burcundaki yeniaya doğru ilerliyoruz. 5 Kasım gece saatlerinde yeniay doğacak. Garip bir bilinçaltı doluluğu içindeyim. Dün bazı rüyalar gördüm. Öyle karışık ki hiç net değil. Bilinçaltı ne kadar karışıksa artık kafamın arka planında neler yatıyorsa… 

Düşünmekten yorulmuşluk olduğunu anladım...Konuşulmayan ve baskılanan her şeyin zihnimde ağırlık yaptığını fark ettim… 

Neyi bırakmam gerektiği korkusunu bile taşıyamaz oldum.

Eskiden adabımla bir korkum vardı. Onu bile elimden aldılar. 

Hayat muazzam döngüsel bir yer…

Sizi mutlaka ne olursa olsun çözemediğiniz ve yarım bıraktığınız olaylarla ya da kişilerle karşı karşıya koyuyor. Hayatımda öyle çok örneğini yaşadım ki…

Bunu zamanı gelince size anlatacağım. 

Şu an o kadar eminim ki hak etmediğiniz muamelelerle karşı karşıya kaldığınıza…

Yazının Devamını Oku

Yine aylardan kasım, sende kaldı bir yarım…

Günaydın yıldız savaşçıları;

Kasım ayından hepinize selam olsun. Zaman oldukça hızlı geçiyor ve gerçek bir kova çağına doğru tüm hızımızla ilerliyoruz. 

Kasım ayı gündemimizde neler var? 

Ayın Gündemi 

05 Kasım Cuma saat 00.14’te Akrep burcunda bir Yeni Ay gerçekleşiyor.

05 Kasım Cuma saat 13.44’te Venüs, Oğlak burcuna geçiyor.

06 Kasım Cumartesi saat 01.35’te Merkür, Akrep burcuna geçiyor.

19 Kasım Cuma saat 11.57’de Boğa burcunda bir AY TUTULMASI gerçekleşiyor.

22 Kasım saat 05.34’te Güneş, Yay burcuna geçiyor. 

Yazının Devamını Oku

Ay Tutulması Sezonu! Kasım ayında neler bekliyoruz?

Günaydın yıldız savaşçıları;

Tüm hızımızla kasım ayına giriş yapıyoruz. O zaman gelmez, bu zaman gitmez derken bugünler nasıl geçecek diye söylenirken 2022 yılına giriyoruz. 

Güçlü, dönüştürücü ve sadece paranın, değerlerin konuşulduğu bir ay içine giriyoruz. 

Doğum haritanıza bir göz atın: Ay düğümleriniz Boğa-Akrep burcundaysa, Güneş, Ay, Yükselen burcunuz buralardaysa kemerlerinizi bağlayın. Önümüzdeki bir buçuk yıl değiştirici ve güçlü olacak.2023 yılına kadar her şey farklı olacak. Endişelenmeyin, muhtemelen daha iyisi sizi bulacak. Bu durum sizi korkutmasın. 

Boğa-Akrep tutulması döngüsü için, Kasım 2012 ile Ekim 2014 arasına bakın. Sizin için hangi hayat dersleri başladı? 

Hayatınız hayalinizdeki yolda mı? 

Yoksa sonunda hayalleri gerçeğe dönüştürmek için irade gücünüzü veya tutkunuzu kullanmanız gerektiğini mi anlıyorsunuz? 

Özellikle savaşçı gezegen Mars ve yeraltı dünyasının hükümdarı Plüton tarafından yönetilen Akrep, istediğini elde etmek için eski deriyi nasıl dönüştüreceğini ve dökeceğini biliyor.

Bazı haritalar diğerlerinden daha fazla etki olsa da herkes bu tutulmalardan etkilenecek. 

Yazının Devamını Oku

Koç dolunayı: Yaptığınız işi ciddiye alın, kendinizi değil...

Günaydın yıldız savaşçıları;

Ekim ayı bir çoğunuzu zorladı ve ne yöne gideceğinizi netleştirmeniz konusunda birçok kararsızlıklar içine çekti. 

Gökyüzünde şu an Güneş, Merkür ve Mars, Terazi'de ilerlerken adım adım Merkür gezegenin düz hareketine geçmesini bekliyoruz. Venüs yay burcunda gökyüzünde Terazi burcu çetesinin önünde ilerliyor... 

19 Ekim’de Merkür düz hareketine geçecek! 

Bu ekim ayı gerileme sezonun en düşük noktasıdır. Hava puslu, algılar biraz bozuk olabilir. Koç burcunda gerçekleşecek dolunaya ilerlerken kendi içinizde artık derin bir mevsimsel temizlik yapmak için harika bir döneme ilerliyoruz. Artık size hizmet etmeyen şeyleri hayatınızdan çıkartmanız için doğru zamanlama olabilir.  

Bu ay gerçekleşen büyük değişimler var! 

Dolunay sonrası her şeyin birdenbire hızlandığını göreceksiniz. Bu Ay’ın sonuna doğru Güneş ve Mars Akrep'te, Plüton, Satürn, Jüpiter ve Merkür'ün doğrudan hareket etmesiyle bitireceğiz. Gezegenler dururken hareketsiz kaldıklarında, hayat da duruyormuş gibi hissedilebilirsiniz. Artık o durağanlık geçiyor. 

Sanki 20 Ekim’e kadar bir sisin içine girmiştik ve 20 ekimden sonra çıkacağız diye düşünebilirsiniz. Tabi 20 Ekim sabahı uyandığınızda her şey değişmiş olmayacak ama sizlerde ruhsal olarak daha başka bir duygu belirecek. Bu duygu daha farklı harekete geçmenize yardımcı olacak. 

Tekrar ediyorum: Şu anda kendinizi çaresiz hissedebilirsiniz, ancak her zaman yapacağınız bir şeyler olduğunu unutmamalısınız. En iyi sığınak kendinizsiniz.

Yazının Devamını Oku

Merkür Retro’su ne zaman bitiyor! Ben bitmeden…

Günaydın yıldız savaşçıları; uzun oldu size yazmayalı… Biliyorum benden gelecek haberi bekliyorsunuz…

9 Ekim 2021 gece 22:45 saatini not alın olur mu?

 

O akşam çok şey değişti dedim…

Bir daha eskisi gibi olmayacağız…

 

Ne gizemli bir laf dimi…

Bir daha eskisi gibi olmayacağız…

Olmak isteyende yok zaten…

Yazının Devamını Oku

Sana kapanan kapıyı yine çalma, aciz değilsin…

Günaydın yıldız savaşçıları;

Günaydın dünyalılar,

Size de günaydın kalbi kötüler,

Size de günaydın sevgisiz insanlar,

Hoş, sizin bu yazıda ne işiniz var dimi neyse.

Belki bir sebepten uğrarsınız belli mi olur?

Merkür gerilemesinin ilk günü birçok şeyi hızlıca sorguladım. Sonra Kanyon Avm’de şöyle bir bank buldum. Oraya çöktüm. Sağa baktım sola baktım. Gökyüzüne baktım. Dedim ki anlaşıldı bu bizi zorlayacak. İnsan ilişkileri dört bir yandan sarmış gibiydi. İnsan ne yöne gideceğini bilemediği zaman mı çok yalnız hissediyordu ya da yalnız mıydı?

Garip gizli mobbingler, saçma sapan baskılar, ne yöne gideceğine karar veremediğin şeyler…

Korkular…

Yazının Devamını Oku

Doğum haritanızı basitçe nasıl okursunuz?

Günaydın yıldız savaşçıları;

En basit şekilde biri hakkında ya da kendi hakkınızda nasıl fikirleriniz olabilir diye size bir makale yazma kararı aldım. Artık gelişen yeni dünya düzeninde doğum haritanız sizin bir çeşit “GBT”niz şeklinde yer alıyor. Çok sevdiğim syn başkan Murat Aydın (Beykoz belediye başkanı) kendisi bir yengeç burcudur. Onunla çalıştığım zamanlarda bir konu geçtiğinde bazen şunun GBT’sine bir bakalım derdi. Bu yakıştırmayı ondan öğrenmiştim. Gerçekten de bu durum aynen öyle :) 

O gündür bugündür adını bende ismini böyle koydum. Şimdi biriyle tanıştığınızda kısa bir sorgulama yapmak isterseniz öncelikle sahip olmanız gereken bilgi doğum tarihi, doğum saati ve doğum yeridir. Bunlarda biri eksikse hakkında fikir sahibi olma ihtimaliniz oldukça düşüşe uğrar. Bunları biliyorsanız astro.com sayfasına gidip oradan bu bilgileri girip gezegen bilgilerinizi öğrenebilirsiniz.

Sizden bilmenizi istediğim 3 unsur var:

ADIM 1: Gezegenler, burçlar ve evler arasındaki farkı bilin.

Gezegenler hayatımızı etkileyen enerji kaynaklarıdır. Örneğin, Jüpiter bolluğun kaynağıdır, Venüs güzelliğin kaynağıdır ve Merkür zekanın kaynağıdır.

İşaretler, kişiliklerimizin kategorileridir. Örneğin, Yengeç besleyici bir kişiliktir, Terazi uyumlu bir kişiliktir ve Balık sezgisel bir kişiliktir.

Evler, hayatımızın alanlarıdır. Örneğin, İkinci ev paramızın alanıdır, Altıncı Ev sağlığımızı, sorumluluklarımızın alanıdır ve Yedinci Ev ortaklıklarımızın, ilişkilerimizin alanıdır.

KISACA GEZEGENLER

Yazının Devamını Oku

Sonbaharın tek gerçek çocuğu “Terazi dönemi” başladı!

Günaydın yıldız savaşçıları; bugünden itibaren artık sonbahar ekinoksuna giriş yaptık.

Güneş Terazi burcunda ilerliyor.

Sonbahar mevsimine girdik ve artık yılın sonuna doğru yaklaşıyoruz.

Sonbahar, gecelerin uzamaya başlayacağının habercisidir. Yağmura, soğuğa, rüzgâra, ters dönen şemsiyeye, kapalı mekanlara, battaniyenin eşlik ettiği kahve zamanlarına ve sıcak radyo programlarına doğru ilerlediğimiz günlerdeyiz….

Ekinokslara ve gündönümlerine ayrı bir merakım var. Hayatta; ivmelerin, yönelimlerin, doğrultuların değiştiği yönleri çok güzel simgeler. Sonbahar ekinoksu bize yeni bir ivme getiriyor.

Birkaç aya kalmayacak kış bastıracak…

8 Ekim sonrası Güneş ve Mars’ın Terazi burcundaki yeni döngüyü başlatmasının heyecanını duyuyorum. 2019’dan beri yaşadığımız haksızlıkların aslında bir çeşit hakkını almak diyebilir miyiz?

Evet.

Diyebiliriz…

Yazının Devamını Oku

21 Eylül balık burcunda inziva dolunayı!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bugün saat 02:45’te balık burcunda bir dolunay gerçekleşti. 

Bu, insan sevmeyen bir dolunay olarak görülebilir. Bu ne demek şimdi diye düşünmeye başladınız. 

Çok fazla insanla iç içe olmamanız gereken bir dolunay yaşıyoruz.

Odaklanamıyoruz, kimseyi dinleyemiyoruz ve tahammül edemiyoruz. 

Önemli olan gökyüzü olaylarının size verdiği etkileri çözüp ona göre davranmak değil mi?

O zaman bizde bu dolunayı anlamaya çalışalım. 

Kendinizi duygusal bir izolasyonda ya da şansızlık rüzgarlarına terk edilmiş bir zihin içinde hissedebilirsiniz. 

Böyle bir inisiyatif eksikliği ya da yönünü kaybetme korkusu sarmış olabilir. Kaybolmuş gibi hissedebilirsiniz. Bunlar gayet normal ama normal olmadığını düşündüğünüz bir şey var. O çok savaştığınız şey için bir gram elinizi kolunuzu kaldıracak haliniz kalmamış.

Yazının Devamını Oku

Kısaca; söylenen söz vücut bulur

Günaydın yıldız savaşçıları; bu hafta Güneş-Neptün karşıtlığı ve Mars terazi geçişini oldukça güçlü bir şekilde hissedeceğiz. Geçtiğimiz hafta sizlerle ilgilenemedim.

9 yaşındaki oğlum sünnet oldu.

Zaman çabuk geçiyor deyip duruyorum ya…

İşte al sana zaman Aygül Hanım dedim…

Her şey dün gibi…

Sizler de biliyorsunuz ki tüm duygularımı bu köşede paylaşıyorum. Eminim ki bir gün buradan sizlere onun mezuniyeti ya da evliliği gibi dönüm noktalarından da söz ederek paylaşacağım.

Sözler büyüdür! Evrende ne söylerseniz söyleyin gelip sizi bulur!

26 Yıl önce erkek kardeşim Kemal Özkan da sünnet olmuştu.

Kemal bey (Allah rahmet eylesin) erkek kardeşimin sünnet düğününde öyle bir laf ediyor ki şaşırtıcı!

Yazının Devamını Oku

Başak yeniayı! Çıkılamayan yolculukların dönüşü…

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bu gece 03:00 civarlarında başak burcunda bir yeniay doğdu. 

Bunu yazmasak sizde gökyüzüne bakmasanız bundan nerden haberiniz olacak, öyle değil mi? 

Astrolojiyi kullanırken gökyüzünde gerçekleşen yeniay ve dolunaylara göre nasıl ilerlemeniz gerekiyor diye bakmalısınız. Hayatınızın içinde gelişen süreçler için bir sonraki aşamaya nasıl geçmeniz gerektiğini anlatıyor. Astrolojinin sizi ele geçirmesini istemiyorsanız yapacağınız çok basit. Kendiniz gökyüzündeki aksiyonları takip edip nasıl uyumlanmanız gerekiyor bunu incelemelisiniz. Ya da başaramıyorsanız hiç okumayın diyeceğim ama hayat sizi bir yerde tökezletip kendini sorgulamaya illaki götürüyor. İşte orada çok ilginç olacak ki yine bu ilim ile yüzleşeceksiniz. Defalarca denedim. Bırakmak istedim, saçma buldum ama olmadı…O beni bırakmadı… İyi ki de bırakmadı…Yolumu buldum. Sizde bulabilirsiniz. Asla vazgeçmeyin. 

Haftalık yeniay yorumlarınızı dinlemek için: https://youtu.be/3amdqzuQPfE 

Bu yeniay bize bazı kuralları anlatıyor! 

1-Açık bir yürek, açık bir zihindir.

2- Kendi içimizde barış yapmadan dışarıyla barışı sağlayamayız.

3-Asıl hedef diğerlerinden daha iyi olmak değil, eski halinizden daha iyi olmaktır.

Yazının Devamını Oku

Mars-Neptün karşıtlığı: Gemileri yakmak mı, limanı ateşe vermek mi?

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bugün ay yengeç burcunda Plüton’a son karşıtlığını yapıp açısız bir şekilde ilerleyecek. 18:53’e kadar biz bu duruma ay boşlukta diyoruz. Ay boşlukta yaptığımız işler daha fazla sonuçsuz kalıyormuş gibi bir his veriyor. Uzay boşluğu gibi düşünebilirsiniz. Bu zamanlar mümkün oldukça bir şeyleri başlatma enerjisi kullanmamak doğru olacaktır. Yani böyle zamanlarda yapacağınız görüşmelerde daha baskın olmak yerine ya da karşı taraftan cevap beklemek yerine daha fazla kendinizi anlatan konuşmalar yapabilirsiniz. Bu süreçte size gelen teklifler ya da iş birliklerini daha fazla değerlendirebilirsiniz.Mesela dün iş toplantılarınız ya da hayat rutinleriniz biraz zorlayıcı geçtiyse bugün, sağlığın ve alışkanlıkların önemini vurgulayan kararlar verebilirsiniz. 

Arkanızdan dönen dedikodulara ya da söylentilere cevap vermeyin. 

Günlük aktivitelerinizi yaparken sistematik ve organize olun. Dolabınızı ve evraklarınızı büyük bir temizlik ile düzenlemek için ideal bir zaman. Ayrıca işle ilgili konularda daha duygusal olacaksınız. Normalden daha huysuz olabilir, iş meselelerinizi fazla kişiselleştirebilir veya diğer yandan duygularınızı bir kenara bırakıp işinize çok fazla konsantre olabilirsiniz. 

Mars/Neptün karşıtlığına dair; 

aklıma bir fıkra geldi:

- mutluluğun sırrı aptal insanlarla tartışmamaktır.

- ama hocam, tartışmadan olur mu?

- haklısın evladım... 

Yazının Devamını Oku

Her ömrün bir Eylül’ü vardır.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bereketli ve güzel bir ay içine daha giriş yapıyoruz. Aylara nasıl girip nasıl çıkıyoruz bilinmez. Her şey dün gibi…

Sanki zaman yok gibi… 

Eylül gündemi! 

AstroŞifa 2021 ajandamızdan sizlere alıntı yapıyorum. 

7 Eylül'de Başak burcunda bir Yeni Ay gerçekleşiyor. Kalbini mi yoksa mantığını mı takip edeceksin? Kendinden şüphe duyacağın bir dönem. 

10 Eylül'de Venüs, Akrep burcuna geçiyor. Şöyle bir dönüp hayatına bak! Senin ihtiyaçların mı önemli, yoksa başkalarının ihtiyaçları mı? Hayat hassas dengeler ve görünmeyen yasalarla yönetilir. İyi şeyler yap! 

15 Eylül'de Mars, Terazi burcuna geçiyor. Üzerine gereğinden fazla yük alıyorsan, taşımakta güçlük çekebilirsin. ‘Hayır’ demeyi öğrenmen gerekiyor. 

21 Eylül'de Balık burcunda bir Dolunay gerçekleşiyor. Çok çalışman gereken bir dönem içindesin. Etrafındaki insanların senin çalışmalarını engellediğini düşünüyor, buna dayanamıyorsun. Şikâyet etmek yerine eyleme geç! 

Yazının Devamını Oku

Mars/Neptün karşıtlığı! Eylül’e son 1 gün…

Günaydın yıldız savaşçıları;

Ve bu varoluşsal ikilem arasında sıkışmış kalmış gibiyiz.

İyi ya da kötü…

Güzel ya da çirkin…

Kalmak ya da gitmek…

Sevmek ya da sevmemek…

Bu içsel anlaşmazlıkları gidermek için derin bir sorguya ve iç görüye ihtiyacımız var.

Düşünsenize bir yandan mutluluğu bulduktan sonra hemen bir kriz yaşanır ve acı veren bir durum ortaya çıkar. Bazılarınız şahsi olmayan bir yaklaşım sergileyerek kaderi olduğu gibi kabullenirler. Herkes bir gün ölecek yaklaşımı ile kişisel duygularından kopar ve acı çekmeyi kabullenirler. Bu yaklaşımlardan biri ne pahasına olursa olsun masumiyeti kurma çabasının yansıtırken diğeri ise duyarsızlaşmıştır.

Yaşamla uyum içinde olmanın doğru çözümü yalnızca yaşamın temel anlamlarının ortaya çıktığı zamansızlık boyutunda bulunabilir. Bir yerde okumuştum. “Zamansızlık âlemine ulaşmak, üzeri örtülü hakikatlerin egomuzdan feragat ederek ortaya çıktığı büyük bilinmezliğe doğru yapılan bir yolculuktur.”

Yazının Devamını Oku

Hayatınızı objektif olarak görme fırsatını kaçırmayın.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Dolunay çevresindeki üç gün boyunca oldukça önemlidir. Yani genel itibariyle Dolunay’ın ışığını daha iyi hissettiğimiz bir haftaya girdik. Belki önemli bir ilişkide nerede değişiklik yapmanız gerektiğini ya da iş hayatınızda ne konuda bir yön belirlemeniz gerektiğini görebilirsiniz.  Bu etkileşimin iyice farkında olduktan sonra, yaşam hedeflerinize ulaşabilmeniz için yaklaşımınızı en iyi nasıl ayarlayabilirsiniz? 

Dolunay'da ilerleme için bir fırsat vardır. İnsanlar genellikle Dolunay günlerinde çaresizlik hissi nedeniyle duygusal olarak tepki verirler. Yaşamlarının olmasını istedikleri yolla şu anki şekli arasındaki mesafenin farkına varırlar. 

Genellikle bu boşluğu gördüklerinde üzülürler. Güçsüzlük duygusu, olmasını istediğimiz şeyler ile gerçekte olanlar arasındaki tutarsızlığın farkında olmasından gelir.  

Çevrelerimizden gelen yansıma ile ilişkilerde gerçekçi bir bakış açısı kazanırız. Kendinizi güçlendirme; kendinizin farkında olduktan sonra işleri başarılı bir şekilde değiştirme şansına sahip olmanızdır. 

Genelde Satürn döngüsü zamanına kadar (27-30) yaş zamanlarına kadar çok fazla düşünmeden kaderimizin peşinde sürüklenir dururuz. Kendimizi güçlendirmenin de önemini bilmeyiz. 

Satürn döngüsünden çıkınca (30 yaş sonrası) İstikbalimizi elimize almaya kalkışınca da bir çarkın parçası gibi kalıveririz. Uyku hayatımızın üçte birini alır. Sıradan günlük işler, giyinmek, yemek yemek, sindirmek, hastalıklar, huzursuzluklar derken verimli çalışmaya ayıracağımız zaman çok az kalır. Günler birbirini takip eder ve olayın farkına varınca da yaşlanmış oluruz. Satürn döngüsü zamanları ile bizlere bunu böyle olduğunu anlatır. 

Eski alışkanlıkları öldürün ve ileriye doğru yürüyün. 

Bu hafta zorluk olarak gördüğünüz her şey aslında sizin için geleceğinizi hazırlayan gerçek aşamalar olabilir. Ne kadar çok kabul ederseniz, bu aşamadan o kadar çok faydalanırsınız. Esnek olmazsanız diğer insanlarla çatışmaya girebilirsiniz. Diğer insanları değiştirmeye çalışmak yerine kendinizde değişiklik yapmaya odaklanmanız daha iyi olur. Sakin ve diplomatik kalma yeteneğiniz ciddi bir şekilde test edilecek, ancak bu özellikler hayatınızın bu aşamasında başarılı bir şekilde ilerlemek için gereken şeydir. Bunun bir dönüşüm zamanı olduğunu hatırlamakta fayda var ve değişimin dış koşullar tarafından size zorlandığını hissediyor olsanız bile, geçmişin derilerini atmak için bu zorlanmayı kabul etmelisiniz. Bu meydan okumadan korkmayın. Gerçek bir özgürlük keşfedeceksiniz. Aslında, şu an için sizi zorladığınızı düşündüğünüz şeylere birkaç ay sonra teşekkür edeceksiniz. Ama bunu henüz bilmiyorsunuz. 

Yazının Devamını Oku

29. derece Kova dolunayı

29. derece Kova dolunayı: “İnsan zulmetse de kader adildir.

Günaydın yıldız savaşçıları; 

Artık dolunay hizasına girmiş bulunmaktayız. İrtifa kaybetmeminiz için elimden geldikçe önümüzdeki bir haftanın gündemine uygun fikirlerimi paylaşacağım. 

İnsan gaybı bilemez; karşılaştığı olayın yalnızca bir yönünü görür ve o yönüyle doğru bir değerlendirme yapması da zordur. Allah’ın yarattığı kaderde sebepler de sonuçlar da şahit olunan süreç de çirkinlikten, eksiklikten, kusurlardan münezzehtir, zulmedici değildir. Allah asla bize zulmetmez. Çok sevdiğim bir söz vardır. İnsan cennetini de cehennemini de yanında götürür diye… 

Kova dolunayına girerken mümkün oldukça şu bir hafta kendinize kurallar belirleyin. Mesela neler olabilir? 

-Karşınızdaki insanı ne demek istediğini iyice anlayıncaya kadar dinleyin,

-Karşınızdaki insanın o an neler hissediyor olabileceğini tahmin etmeye çalışın,

-Tepki verirken hangi konuyla ilgili konuşuyorsanız, o konunun dışına çıkmayın,

-Düşünmeden tepki vermeyin,

Yazının Devamını Oku