"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Merkür Yengeç takım yıldızında: “Buraya kadarmış demeyi bilmek lazım”

Günaydın hepinize sevgili dostlarım,

Günlerden bir cumartesi…

Gökyüzü önemli durumlarda…

Öyle olmasaydı zaten bu mektubu size yazmazdım…

Her şeyin daha iyi olmasını isterken daha mı kötü yapıyoruz bilmiyorum.

Merkür gezegeni yengeç takım yıldızında uzunca bir süredir ilerliyor. Elbet ki bu alanda olmasının özel bir anlamı var. Her takım yıldızında farklı bir anlam taşıyor bizim Merkür….

Aynı bizler gibi…

Her insanda farklı anlamlar taşımıyor muyuz?

Biri sizi çok severken biri sizden ölümüne nefret etmiyor mu?

Bazı insan hayatımızdan çıkarlar. Siz aslında kendiniz çıkarsanız çoktan çıkarmanız gerekirdi ama ne yazık ki o tüm haklı düşünceleri ile sizi hayatından çıkarmıştır.

Şaşırırsınız!

Yahu, çıkarsam benim çok sebebim vardı. Sen şimdi ne yaptın diye söylenirsiniz. Kendinize kızarsınız, gereğinden fazla verdiğiniz değere üzülürsünüz. Her şeye rağmen birinin mutsuzluklarını mutluluk yapmak için mücadele vererek yaşamak çok zordur. İnsanlar sizinle mutsuzluklarını, depresyonlarını ya da zorluklarını paylaşıyorsa bu çok değerlidir. Ama bunu sürekli hale getirip sizin hayatınızdan çalıyorsa sizin hayatınızı kıskanıp sizi cezalandırıyor olabilir. Bunu bir süre, kişiye yardım etmek olarak anlarsınız. Aslında o kişi uzman bir doktorun yardımına ihtiyaç duyuyordur. Onu sürekli bir terapiste ya da psikoloğa yönlendirin.

Ben bu hatayı çok yaptım. Sürekli hayatını iyileştirmek için dostlarımın hayatına müdahil olmaya çalıştım. Hatta bazen telefon çaldığında uzun bir telefon konuşması yapacağımı ve sonucun değişmeyeceğini bildiğim için çok çaresiz kaldığım anlar oldu.

Ne yapacağım diye telefona baka kalıyordum. Karşımdaki insan daha hırçınlaşıyor ve sen beni dinlemiyorsun diye bana sesini yükseltiyordu. Senin mutlu bir hayatın var ve benim yok diye iyice bağırıyordu. Halbuki benimde müthiş bir hayatım da yoktu. Hatta karşımdaki insanın benden çok daha rahat ve varlıklı bir hayatı vardı. Sorumlulukları yoktu vs… Bunun bedelini arkadaşlığımı kaybederek ödemiştim. Bunu her seferinde yaşamaya başlayınca herkesin benim içimdeki umudun onu mutlu etmeyeceğini anladım. Umudumu saklamayı öğrendim. Her yerde herkese çarçur etmemeye karar verdim. Bu hayatımın en önemli kararıydı. Çünkü bazı insanları iyileştiremezsiniz. Onlar iyileşmezler…

Her şeye rağmen her şeye göz yumup hayatınızı zorlaştıran insanlara bir alan sağladıkça onlar kendi depresyonlarını o alana yaymaya devam ediyorlar. Siz onları iyileştirebildiğinizi sanırken onlar sizi hasta ediyorlar. Neyse aslında kimi kimin hayatından çıkarttığının bir önemi yok... Çünkü ikisi arasında büyük bir farkta yok.

Bunu ben niye yapamadım diye kendimce düşünürken tek bir sonuca varıyorum: Bir insan beni ne kadar üzerse üzsün benim yüzümden üzülmesini istemiyorum çünkü biri yüzünden üzülmenin ne kadar çaresiz bırakan insanın içini çürüten bir duygu olduğunu biliyorum. Kimseye bunu yaşatacak kadar kötü olmak istemiyorum…Hepsi bu… İşte diyorum ya, sizi kötü biri yapan insanlardan uzak durun diye…

Sonuç o insanın hayatınızdaki vaktinin bitmesidir… Keza aynısı sizin içinde geçerlidir. Bazen buraya kadarmış demeyi bilmek lazım arkadaşlar. Bunu demeyi başarırsanız üzüntünüzle öfkenizi birbirinize karıştırmamış olursunuz. Güzel anılar her zaman özlenir ve özlenecektir. Buna sakın engel olmaya çalışmayın. Ya da anıları özlerken bu anıların yine olması için yeni şanslar vermeyin. Her zaman söylediğim bir söz vardır.

Her insan ikinci bir şansı hak eder ve maalesef onu da mahveder :)

Zamanında yaşanırken tüketmemiş olduklarınıza şükredin. Her şey hep yoluna girer ve yolunda kalır. Bundan şüphe duymayın. Bazen gitmeliyiz ve bazen birbirimizi bırakmalıyız. Çünkü bu hep olmaz. Olmuşsa bir nedeni vardır…Ya da bir nedeni yoktur…

Giden gitmiştir ….

 

Merkür 12 Temmuz’da ileri hareketine geçecek!

Yengeç burcunda Merkür Retro’su bizleri geçmişe, acılara belki çocukluk anılarına kadar götürdü. Eski aşklar geldi, yeniden başlama kararları aldınız ama zihinlerde acabaların kol gezdiği bir dönem yaşandı ve belkide yaşanmaya devam ediyor.

Merkür bizim hafızamız yani kütüphanemizdir. 18 Haziran’dan bu yana yengeç burcunda gerileme olması ise aitlik olarak gördüğümüz şeylerin temelini gördük ve içe yöneldik. Merkür Yengeç, ailemizdir veya yuvamızdır.

Şöyle düşünebilirsiniz:

Farklı bir şehir de yaşıyor olup tatil de memlekete gelmiş ve bütün akrabalarla hasret gidermiş gibi düşünün. Tabi sevmediğimiz, hoşlanmadığımız tanıdıkların da karşımıza çıkması gayet normal. Bu süreç biraz buna benzemiş olabilir.

Peki ne yapacağız, daha doğrusu ne yaptık onlarla karşılaşınca yine üzüldük mü?  Bir yanımız yeniden samimiyeti kur derken, diğer yanımız uzak kalmaya devam et dedi. Kimimiz değişime ayak uydurduk, kimimiz ise eskide kalıp devam ettik.

Son değişimle kendisini telafi etmek isteyenler kazançlı çıkacak fakat, yeniye geçtim diyerek eski davranışları sergileyenler ise bir daha aynı hataları belki de başa sarıyorlar.

Merkür Retro’su bitip yeniden düz hareketine başlayınca iletişimimiz, ters giden iş hayatımız artık yavaş yavaş yoluna girecektir. İçe kapanmalar yerini uzun soluklu, samimi sohbetlere bırakacaktır.

Aile tartışmaları, hata ile imzalanan sözleşmeler, ruhsal baskılanmış hareketler artık yerini, doğal neşeli yaşama bırakacaktır.

Merkür Retro’su zaman makinesi gibi çalışarak bizim geçmişte yaptığımız hataları da, geçmişe gidip düzetme imkânı verir. Evet dersi alır ve özür dileme kabiliyetini gerçekleştirebilirsek, samimi ve sezgi dolu yeni bir başlangıç geçmişteki hatayı telafi edecektir. Ne biz geçmişte ki gibiyiz ne de çevremiz.

Retro da içsel çekilme ile ailemize, çocuklarımıza gereken özveriyi gösterip göstermediğimizi anlamamıza yardımcı olacaktır. Sevgi aile de insan da hayatın anlamın da ne kadar önemli bir yer teşkil ediyorsa Retrolar da bu eksikliklerimizi, yanlış davranışlarımızı düzeltme imkânı veriyor bize.

Tabi herkes değerlendiremiyor.

Neden peki?

Sevgi yitirildikçe bağlar kopuyor. Bağ kopunca öfkelenmeler, haksızlıklar, umursamamalıklar çok kolay yaşanır oluyor maalesef.

12 Temmuz günü yeni başlangıçlar sizinle olacaktır. İş başvurularınızı devam ettirin. Merkür gerilemesinde anlaştığınız işler ileri harekete geçince başlıyorsa bu durum daha iyidir. Demek oluyor ki hakkınız olanı gerilemede bulup uzunca bir zaman bu işte başarı hakkını yakalama fırsatlarınız olacak. Yılmadan emek verince beklediğiniz umut ettiğiniz başarılar da size doğru gelecektir. Sizi sıkıntıya sokacak insanları ve durumları elinizin tersiyle itin. Pişman olmayacaksınız…Yıldızlara güvenin…

Dememiz o ki: Hafızan geçmişte takılı kalırsa geleceğin geçmişin gibi olur…

Mutlu günler dilerim…

 

X