Merkür-Güneş Kavuşuyor… Bir şey yapmak zorunda değilsin.

Dün bir tartışmaya girmemek ve restleşmemek için bulunduğum ortamı sakince terk ettim.

Giderken geride maskemi unutmuşum. Sırt çantamla haldur huldur sahile yürürken bir baktım ki maskem yok. Hoppa geri dönsem dönemem.

Bir yerden maske istesem kim verir?

Birkaç markete girdim. Yok maskemiz dediler yolladılar.

Nöbetçi eczanelere bakıyorum ama uzakta birçok yer.

 

İyice gerildim. Tartışmayayım diye kaçtığım alanda unuttuğum maskeme mi yanayım, çantamda yedek olmayışına mı? Arabamın anahtarının yanımda olmayışına mı?

Eve dönemeyişime mi?

Evde tazecik yaptığım kızılcık şurubum vardı…Buz gibi… Onu içemediğime mi?

Kendime mi güleyim? Mars-Plüton karesini idare ederken maskeyi unutuşuma mı?

 

Sistem diyor ki illa git dövüş.

Git o maçı al gel.

 

Yok arkadaş yapmayacağım :)

Sonra ara sokakta bir kaldırıma oturdum. Sırt çantamı açtım.

Laptop arasında beyaz bir şey gördüm.

Gözlerime inanamadım. Bir baktım maske…

Nasıl takıp sevinçten sahile yürüdüğümü bilmiyorum.

Sonra güldüm, sonra biraz gözlerim doldu.

Ama hoş bir andı…

Neyse bir şekilde sisteme direndim. Dövüş yok demiştim:)

*

Sonrasını düşünmedim. Ama sadece o an bunu yapmayacaktım. Başardım.

İnsanlar neden sakin kalamıyor?

Neden kaos bu kadar hoşlarına gidiyor.

Ben yüksek sese dayanamıyorum?

Ben kabalığa dayanamıyorum?

Artık açıklama da yapmıyorum.

Ne kötü bir huyum oldu benim böyle…

Kimseye haber vermeden gidiyorum.

Yaşlanmak bu mu acaba?

Yahu kafam hiç kaldırmıyor. Ne kimseye kendimi izah etmek ne savaşmak ne ben bildim demek…

Bu işlere hiç kafam çalışmıyor.

*

Sonra yolda yürürken düşündüm... Bu akşam o korkunç gecenin 21.yılı.

 

Neyse 21 yıl önce 16 Ağustos 1999 akşamı aklıma geldi. Babam evde terör estiriyordu. Küçük kız kardeşimin 40’ı çıkıyordu. Yeni doğmuştu. Ona bakıyordum evde. Ben 15 yaşındaydım. Annem o gece tüm buzdolabını temizledi. Hatta kardeşimi uyuttuktan sonra annemin o buzdolabını nasıl öyle bembeyaz yaptığına inanamamıştım.

Nasıl babama kırgın ve üzgünse tüm hıncını dolaptan almıştı.

O gün Kızılcık şurupları yapmıştı ve çilek reçelleri elleri ile dolaba yerleştirmişti.

 

Gece babam huysuz ve huzursuz. Sürekli kızgın. Sürekli talimat veriyor. Babam uyusa da bende müzik dinlesem diye bekliyorum. ABD’den bana getirdiği son model Walkman ’im var elimde. Tonla kaset çantam var. Ha bire BENDENİZ dinliyorum. Herkes uyudu annem gece 12 kardeşimi emziriyor ve üç saatte bir yine emzirecek diye başında uyuyor. Gece 03:00, ben radyoda MUZO’yu dinlerken uyuya kalmışım. Büyük bir gürültü ile uyandım.

 

O an olanlara inanamıyorum. Hayatımda öyle bir gürültü duymadım ve görmedim. Kardeşimin salonda giden gelen beşiğini görüyorum. Babamın beni ensemde tutup kapı arasına koyup sarıldığını hatırlıyorum. Bu arada beşikteki kardeşime ulaşmaya çalışıyor. Diğer kardeşlerim ve hepimiz sarıldık. Annem bize dua okutuyor. Tekrarlayın dediklerimi diyor. Ağlamıyoruz bile. Tam durdu deprem dedik ve o sırada merdivenlere koştuk.

Bir daha gümleyerek bir ses. Geri yerimize döndük. Bu sefer elektrikler gitti. Her yer zifiri karanlık. Kardeşlerimle aşağıya indik. Sadece hatırladığım şey apartmandan çıkarken her yer ıslaktı. Ayağımda terlik yoktu. Dokunarak sağa sola gidiyorduk. Neden her yer ıslaktı onu düşünüyordum. Aklım almadı. Meğerse sitenin havuzu boşalmış ve o sarsıntı ile taşmış. Sabah oldu gün aydınlandı. Eve çıkamıyoruz bile. Her yer sallanıyor. Birkaç gün sonra çıktık. Buzdolabında kızılcık şurupları ve reçeller dolaba yapışmış. Güzelim kızılcık şurupları dağılmış. O sahneyi unutamıyorum. Annemin ağlayarak temizleyip hıncını aldığı dolap bile kendini infilak etmiş. Gözyaşı ya da kırgınlıkla iş yaparsan olacağı bu işte…

 

17 Ağustos unutulacak bir şey değildi. Biz şansımız vardı böyle kurtulduk. O gün kurtulamayan şu an yaşasaydı 21 yaşında olacak ne çocuklar vardı. Arkadaşımın annesi evladını gölcükte kaybetti. Ananesine ve dedesine tatile göndermişti çocuğunu.

O gece depremde kaybetti. Hala hastanede doktor gözetiminde tedavi görüyor.

Yani 21 yıldır yaşayan bir ölü…

Belki milyon tane böyle hikâye…

Sesini duyan var mı?

Yok…

Büyük bir sessizlikle yaşıyor.

Allah bir daha böyle bir acı ile imtihan etmesin hiçbirimizi…

17 Ağustos unutulmaz…

Bende eve döndüm, 10 bin adım atmışım.

Müzik dinledim yolda ve bunları düşündüm.

Bu sefer 21 yıl sonradan farklı olarak baktığımda ne değişti diye düşündüğümde artık kendi kontrol edebildiğim bir huzur ortamı sağlamışım. Birde o dolapta buz gibi yaptığım kızılcık şurubunu ertelemeden size bu yazıyı yazarken içtim. Sonuçta insan hep aynı noktaya dönüyor ama aynı insan olarak değil…

 

Hepimize afiyet olsun…

Mutlu günler diliyorum.

 

Merkür-Güneş kavuşuyor ne yapayım?

 

Her yerde milyon tane yazı okuyacaksınız. Merkür-güneş kavuşuyor. Şu saatte dilek dile, kâğıda bir şey yaz ya da onu yak bunu yakma. Yok ben bunu suya mı atsam gibi bir sürü konu gündeminizde olacak. Allah aşkına bu işlere bulaşmayın. Allah sizin dualarınızı belli saatlerde kabul etmiyor arkadaşlar. Allah bir insanın kalbini 40 defa yoklarmış. Bunun saati olmaz. Bilmeniz gereken şey sadece Merkür-güneş kavuşumunda yaralayıcı konuşmalar yapmayın. Dil yarası unutulmaz. Kibar olun. Nazik olun. İyi insan olun. Bugünlerde sipariş usulü iyi olacaksanız hiç olmayın daha iyi…

 

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

"İyi yaşamı kendi dışında arayan biri, iyi bir yaşam aramıyor demektir."

Günaydın yepyeni bir haftadan ve yeni bir günden….

Günler birbirini kovalıyor ve nasıl geçtiğini hiç anlamıyoruz.

Biliyorum bazı insanları affetmeyeceksiniz,

Affedilir gibi de değil…

Bu zaman bu şekilde yangınını sürdürürken siz kendinizi söndürerek ilerlemeyi başarmalısınız. Bizler sürekli sizlere gökyüzünden haberler sunuyoruz. Sizi en çok ilgilendirenin iyi mi kötü mü olduğu hususu oluyor. Aslında bizler hafta genelini gökyüzü şifrelerimizi çözerek Ay’ın konumuna göre bu haftayı nasıl geçireceğinizi deşifre etmeye çalışıyoruz. Zaman zaman isabetli oluyor zaman zaman olmuyor. Kendinizi sürekli astroloji ile ilgilenerek delirtmeyin. Kararında ve tadın da hareket etmenizi öneriyorum. Bunun için bende elimden geldikçe sosyal medyamda sizlere burçları daha esprili ve komik anlatmaya çalışıyorum. Astro Şifa 2021 Ajandanız artık basıma verildi. Bunları 2021 içinde sürekli elinizde bakarak inceleyebileceksiniz. Önceden planlar yapıp kendinizi daha kolay kontrol edebileceksiniz.

Bunun için elimizden geldikçe sizlerin Ay’ın hareketleri ve açıları hakkında bilgiler sunarak kendi hayatınızdaki tezahürünü anlamanızı istiyoruz. Bu demek değil ki iyi ya da kötü olarak gelişen durumu tanımlanmak zorundasınız. Hiçbir astrolog size gününüzün iyi ya da kötü olacağını söyleyemez. Bunu siz nasıl kontrol eder ve nasıl bakarsanız bu öyle şekillenir. Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ demiş atalar…

Boşa demiş olamazlar dimi?

Ay’da gökyüzünde boşuna duruyor olamaz?

Gökyüzündeki 12 eşit parçaya bölünmüş burçlar takımyıldızları da boşuna orda durmuyor sanırım.

Yazının Devamını Oku

Savaşı Başlatan Kaybeder. Azerbaycan Doğum Haritası Ne Diyor?

Günaydın yeni bir haftadan hepinize merhaba... Bu hafta hayatımızdaki en önemli ve güçlü etkiler barındıran haftalardan biri olacak. Yaşam bize bu hafta tüm taşları yerine oturtmamız için fırsatlar sunacak. Tabi ki taşları bulmak için biraz sarsılmak gerekli olabilir. Taşlar nasıl dökülsün yoksa değil mi?

Mars gerilemesi savaş atmosferi dedik, 2020 yılı salgın hastalık dedik, yeni bir düzen kurulacak vs. diye söz ettik.

Acaba hala astrolojinin varlığından şüphe eden ve bunu araştırmayan insanlar var mı diye merak ediyorum. Yani bunun bir inanç meselesi üstünde olduğunun farkında olmayan var mı? Astroloji muazzam bir şekilde çalışıyor.

Bu hafta elinize, kolunuza, dilinize hakim olun lütfen. Hiçbir tuzağa çekilmemeye özen gösterin.1 Ekim'de Koç dolunayı gerçekleşecek. Bu yönetilmesi en zor dolunaylardan biri olabilir. Bunu lütfen iyi yönetelim. Bunun için yazıyı ayrı hazırlıyorum.

Yıl 1992, Şubat sonu Mart başları ve yine gökyüzünde Satürn-Mars gezegenleri Kova burcunda kavuşuyor. Bu zaman aralığında neler yaşandığını sizler de araştırıp okuyabilirsiniz. Ben bugün biraz yazı içinde Azerbaycan’daki kardeşlerimizin merakını giderecek ve biraz olsun fütüristtik bir bakış açısı yakalamalarına yardımcı olacak bir harita analizi hazırladım. Umarım işlerine yarar.

Şimdi zaman tüneline binip 1992-93-94 yıllarına yolculuğa çıkıyoruz:

İlk dikkat çeken tarihteki olay: 

Ermenistan ile Azerbaycan arasında Karabağ Savaşı yaşanıyor. Ermeniler, Karabağ’da bulunan Hocalı kasabasına ansızın baskın yapıyor. Ermeniler acımasızca Azeri vatandaşları öldürüyor. Hocalı katliamı diye geçiyor. Bu büyük bir katliam ve asla unutulmaması gereken bir olaydır.

Bunu 28 Mart 2020 tarihinde Twitter'da ve Satürn Kova yazısı içine yazmıştım. Yani geçmişteki bu olayın aynı gökyüzü ile geldiğinden söz etmiştim. Astroloji muazzam incelikli bir şekilde çalışıyor.

Yazının Devamını Oku

EKİM-KASIM ÖZET: Gerçek renklerimiz cesaretimizden gelir.

Günaydın yeni bir günden…

 

Gündemimiz yoğun ve telaşlı…

Hayatımızı tamamen değiştiren Satürn-Plüton ve Jüpiter gezegenleri dizilimi Mars gezegeni tarafından tetiklenmeye başladı. Tüm ekim ayı hatta kasım ayı da dahil bu durum yüksek bir etkileşim içerisine bizleri sokacak.

 

Bunu korku ve endişe duymanız için değil farkında olmanız için konuşuyorum. Bu durum illaki kötü şeyler olacak anlamı taşımaz. Hayatınızda sizi zorlayan şeyleri artık değiştirme zamanı olduğunu gösterir. Ama siz bunun ne olduğunu tanımlayamazsanız kendinizi hareketsiz ve yönsüz bir şekilde hisseder ve kötü yorumlarsınız.

 

Asıl burada anlatılmak istenen gezegenlerin bizim hayatımızı değiştirdiği değil. İçinde bulunduğumuz zamanı anlamamız için bize yıldızların diziliminin bir açıklama yapmasıdır. Gezegenler yüzünden bunlar yaşanmaz. Her şey benim, senin ve diğerleri yüzünden olur.

Gezegenler masumdur…

Yazının Devamını Oku

Hoş geldin sonbahar! Gökyüzünde 2.Sezon başlıyor….

Günaydın hepinize yepyeni bir günden daha…

Bugün sonbahara giriş yapıyoruz…Terazi mevsiminin havadar duyarlılığı, Başak mevsiminin dünyevi, topraklı doğasından hoş bir değişikliktir. İşte bu zamandan en iyi şekilde nasıl yararlanacağınız?

 

Kendinizi çok yorgun ve halsiz hissedebilirsiniz. Bu bir Başaktan teraziye geçiş dönemidir. Toprak elementinden hava elementine geçiş öyle kolay değildir.

 

Şu an fonda Ricky Nelson çalıyor. “Lonsome town” dinliyorum.

Bir milyon şey düşünüyorum…

Kafamdakiler o kadar çok ki.

Aynı zamanda kafamdakiler öyle boş ki…

Yazının Devamını Oku

Abartı, gerçeğin öfkesine yenilmiş halidir.

Günaydın hepinize yepyeni bir günden ve yepyeni bir haftadan…

Biliyorum aslında insanın en büyük ihtiyacı bir gram ilgi, bir gram güzel söz, bir gram güler yüz değil mi?

Birinin sana inanıyor olması…

Dünya haksız bulsa onun seni haklı bulması…

 

Bazen hayatta her şeyle başa çıkabilecek gücü sadece bunların bir gramıyla bulabilirsiniz ama…

İşte…

Bazı şeylerin zamanı ve nedeni var…

Zamanı kabul etmek öyle kolay değil.

Yazının Devamını Oku

Yeniay sabahı: Hayatınız bir kitap olsaydı nasıl bir önsöz yazardınız?

Yeniay sabahından günaydınlar hepinize…

Hayatınızı bir pergel gibi yaşamak bu dönem cazip olabilir. Kendi hikâyenizi kuruyormuşsunuz gibi yaşamak…

Ömer Hayyam’ın mısralarında dediği gibidir belki de;

“Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz iki başımız var, bir bedenimiz ne kadar dönersem döneyim çevrende er geç baş başa verecek değil miyiz?”

Mesela bir kez kilo verdiğinizde devamı gelir…

Bir kere paranız olduğunda yeniden cesaretlenirsiniz.

Bir kere okuldan mezun olduktan sonra ya da bir kere gerçek bir ilişkide olduğunuzda gerisi gelir.

Bir gün o sigarayı içmediğinizde nihayet yeniden yaşamaya başlayacaksınız ve bu noktaya kadar yaptığınız her şey bir tür yaşanmamış sayılacak. İçindeki tüm güç yeniden şekil alacak ve iyi haber bunu yapabilecek tüm gücü bulabileceksiniz. Buna inanmak zor şimdilik ama bu bir gerçek.

Bu yeniay sabahı ile tamamen varoluşunuzun zenginliğine odaklanmalısınız.

Yazının Devamını Oku

Herkesle iyi geçinemezsiniz.

Şu sıralar insanlara tahammül etmeniz ve sabır göstermeniz iyice zorlaşıyor. Kariyerinizde ilerlerken herkesle arkadaş olmaya çalışmanız normal bir şey. Müşterilerle, iş arkadaşlarınızla, patronunuzla… Fakat herkesle anlaşmak mümkün değildir. Sizin davrandığınız gibi karşılık göremediğinizde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bu yüzden herkesle iyi geçinmek için zorlamayın kendinizi.

Bu dönem kendinizi zorlamaktan daha çok sakin olmanız gereken bir dönemdir. Bir okuyucum mail atmış, Aygül Hanım sizi kanyonda gördüm konuştuk. Bundan öncesinde sizi çok kibirli ve ukala buluyordum. Benim derdimi dinlediniz ve uzunca konuştunuz. Bunun için hakkınızı helal edin. Sizin için o kadar çok bunu düşünmüştüm ki. Bunu bilin ve ben bu yükten kurtulayım diye yazmış. Bir yandan hoşuma gitti, gülümsedim. İçinde insanlık adına güzel duygular beslemeye devam etmek için özür diliyor.

Bir yandan da üzüldüm. Nasıl onu bu kadar meşgul etmişim. Neden böyle düşünmesine neden oldum. Yargılamanın aslında insanın üzerine ne denli bir yük oluşturduğunu gördüm. Görmediğiniz ve yaşamadığınız bir hayatı yargılayarak bir fikre ulaşıyorsunuz. Düşünsenize bu yük öyle ağır geliyor ki karşınızdaki kişiye bunu bilmesi ve kabul etmesi için bilgi veriyorsunuz. Çünkü iyi bir insansanız bir müddet sonra o yükü taşıyamıyorsunuz. Birileri sizin kalbinizi kirletiyor. Sonra böyle düşünmesine neden olacak sebebi bulmaya çalışırken benimle yıllarca küs olan bir arkadaşımın kendisine bunları söylediğini söyledi.

 

Oooo sordukça baktım bir bilinmeze doğru gidiyorum. Dur orada dedim.

İsmini söyleme sakın. Tamam dedi.

Ben helal ettim deyip işin içinden kaçtım.

Sevmiyorum bu tarz muhabbetleri yahu,

O onu dedi, bu bunu dedi…

Yazının Devamını Oku

17 Eylül Başak Burcunda Yeni Ay: İhtiyacın Olan Tüm Desteğe Artık Sahipsin

Evren bize her ay küçük bir hediye verir. Bu o kadar küçük ki, kolayca gözden kaçabilir. Bu hediyeyi kaçırmamak için gökyüzü çizelgesi bize yardımcı olur. Bu güzel hediyenin adı 'yeni ay’dır. Her 28-30 günde bir oluyor.

Astrolojik terimlerle ifade edersek yeni ay, ayın birçok evresinden biridir. Özellikle, ay ve güneşin hizalandığı evredir. Güneş, ayın arkasında parlayarak bizi onun görüşünden alıkoyar. Yeni ay, yeni bir ay döngüsünün başlangıcını işaret eder ve genellikle beraberinde bir dizi yeni başlangıç ​​getirir. Bu, yeni ayların kendini yansıtma, rota düzeltme ve hedef belirleme için özellikle ideal bir zaman olduğunu gösterir.

Yeterince ilginç bir şekilde, çoğu insan bilinçsizce bu enerjiye uyum sağlıyor, yeni alışkanlıklar yaratma, yeni projeler başlatma ve yeni ayla aynı zamanda yaşam değişikliklerini başlatma eğiliminde oluyorlar.  Daha da güzeli, yeni ayın taze enerjisini bilinçli olarak kucaklamanın, bu geçişleri daha da ileriye taşımanıza izin vermesidir. Yani bilmek sizi büyütür. Evrende hiçbir şeyin tesadüf olmadığını görmek başka bir boyuttur.

Duygularınızdan kurtulmaya hazır mısınız? 

Tam da ihtiyacınız olan desteğe sahip olduğunuzu duymaktan göreceğiniz bir yeni ay gerçekleşiyor. 17 Eylül saat: 14:05’te gerçekleşecek olan yeni ay yılın en iyi dönemlerinden biri. Bir şey başlatmak için daha iyi bir zaman olamaz. Bu yeni ay, geleceğinizin temelini oluşturmak için planlar yaparken geçmişinizle bağlantı kurmanız ve eksikleri tamamlamanız için size ilham verecek. 

Son zamanlarda astrolojik hava oldukça çalkantılıydı. 

Mars, 9 Eylül'de geriye doğru gitti, bizi 14 Kasım'a kadar yavaşlatacak ve aynı zamanda Satürn ile sert bir yüzleşmeye başlattı. Kimin size yar olacağını ya da yar olmayacağını göreceğiniz bir süreç başlıyor. Bu tür bir duygular en sakin kişiyi bile ortaya fırlatabilir! 

Bir çekişme içindeki Mars ve Satürn, egoların çatışmasına dönüşmesidir.

Yeni projelere, işlere veya alışkanlıklara başlamak, genellikle yeni bir ay sırasında harika bir harekettir, ancak bu sefer, Mars ve Satürn arasındaki açı sizleri yavaşlatıyor ya da nasıl başa çıkacağım duygusunu verebilir. Kendinize yeni bir düzen kurmak zorundasınız ve bunun bedelini göğüslemeniz gerekmektedir.

Yazının Devamını Oku

Kimsenin sırtına koyduğu yastık ya da duygusal iyileşme stratejisi değilsiniz!

Günaydın herkese…

Mars gerilemesi başladı ve sizlerde bu sabah biraz kırgın biraz yorgun uyandığınızı görüyorsunuz.

Bir yanınız buruk, bir yanınız küs, bir yanınız sizi hiç anlamayan insanlarla dolu öyle değil mi?

Hayat tuhaf bir yolculuk…

Bir sabah uyanırsınız aşk acısı ile,

Bir sabah uyanırsınız parasızlıkla,

Bir sabah uyanırsınız iyi bir test sonucu alabilmek için,

Bir sabah uyanırsınız hayal edemeyeceğiniz güzelliklerle karşı karşıyasınız…

Bir gün gelir bir sabah uyanamazsınız…

Yazının Devamını Oku

Dolunay: Senelerce sürünmüş durmuş şeylerin son kavşağı.

Günaydın herkese, dolunay yarışı başladı.

Duygular ve arzular yüksek ama bir o kadar da donuk öyle değil mi? Size bir sır vereyim mi?

Bu tam bir kendinizi “soğutma” ve “bırakma” dolunayı…

 

Ne savaşlar veriyor kalbiniz?

Belki de bedeniniz ne savaşlar veriyor?

Bi dakka! ya aklınız nasıl savaşıyor?

 

Vücutta her şey hiç durmadan çalışıyor. Bir makine düşünün.

Yazının Devamını Oku

02 Eylül Balık dolunayı; “bir hakikat buldum”

Günaydın yepyeni bir günden hepinize,

 

Hoş geldin eylül diyerek açılışı yapıyoruz.

Her ay gibi bu eylül de gelip geçecek. Yaşama fazla anlam yükleyen yine bizleriz.

Eskiden kendimi iyi hissetmek ve mutlu olmak için çok çaba harcardım. Şimdi hiç öyle telaşlarım yok. Önüme ne gelirse mutlu olmayı başarıyorum. Bazen öyle bir kırılıyorum ki başka türlü bir kırılma yok gibi. Sonra bir şey oluyor yine kırılıyorsun. Sanki öncekiyle hiç aynı değil gibi…

 

Yıllar önce bir olay yaşamıştım. O olayın neden böyle geliştiğini eğer şöyle olsaydı böyle olacağına dair tezlerim vardı. Aynı harita döngülerinde o olayı yaşadığım kişiyi bulup 15 yıl önce yaşanılan o yanlış anlaşılmayı çözmek için tekrar bir açıklama getirdim. Evet, doğru her şey yanlış anlaşılmış ve gerçekten anlaşılmamıştı.

Bunu gördüm.

Ama daha fena bir şey gördüm. 

Yazının Devamını Oku

Mars gerilemesi: Problemleriniz üzerinde kuluçkaya yatın!

Biliyorum, her yerde okuyorsunuz eylül senaryolarını…

Yok şöyle olacak, yok geliyor yaklaşmakta olan gibi ifadelerle ömrünüzden ömrünüzden gidiyor…

Bu insanoğlunun her şeyi bilme isteği neden hep başına bela oluyor diye düşünüyorsunuz. Ama bir türlü iki konuyu birbirinden ayıramıyorsunuz.

Geleceği bilmemiz gerekseydi Allah zaten bize bunu takdir ederdi.

Mars gerilemesini kafanıza takmayın! Bu dönem hayatınızın en gerçek ve başarılı dönemi olmaya aday!

İnsanlar çoğu zaman karşılaştıkları problemlerin, kendi çözme kabiliyetlerinden çok daha büyük olduğundan şikâyet ederler. Çözümün tamamen kendi elimizde olduğunu genelde bilmeyiz. Oysa sadece sımsıkı kapalı yumruğu açmak yeterlidir. Aslında çözüm, kapalı olan elimizdedir ama biz onu fark etmeden aramaya devam ederiz. Şimdi avcunuzu açacaksınız ve o sıkıca sıktığınız şeyleri serbest bırakıp çözeceksiniz. İçe dönme zamanı geldi. Bu sizi ürkütmesin.

 

Astroloji ilmi ile ilgilenen çok kişiyiz ve hepimiz başka bir şey söylüyoruz!

Neden?

Yazının Devamını Oku

Kendinizi yetersiz ve değersiz hissetmeyin

Günaydın yıldız savaşçıları,

Hep aklım sizde…Napıyorlar acaba diyorum içimden. Ama bu hafta girişine hemen bir yazı kondurmak istedim. Çünkü yılın en önemli ve yönetilmesi gereken haftasına giriş yapmış bulunmaktayız.

 

Bu hafta Venüs gezegeni Plüton, Jüpiter ve Satürn ile karşı karşıya kalacak. Aynı zamanda 29-30-31 Ağustos civarında Ay oğlak burcuna geçerek burayı tetikleyecek. Malumunuz biliyorsunuz ki 9 Eylül sonrası Mars koç burcunda gerileme hareketine başlayacak. Gündem yoğunlaşmaya doğru gidiyor.

 

Bunlar topluca bakıldığında bizlere çok şey ifade ediyor ama sizlere bunları açıklarken doğru cümleler kullanarak anlatmak hepsinden önemli diyebiliriz.

Yani bu açılar gelir geçer ama siz ne okuduğunuz ve hissettiğinizi asla unutmazsınız. Bu yıllarca benimde başıma geldi. Bu yüzden en doğru şekilde anlatmayı umut ediyorum.

 

Kendinizi yetersiz ve değersiz hissettiğiniz bir dönemde olabilirsiniz ama GEÇECEK!

Yazının Devamını Oku

Yıl 2011: Misillemeye dikkat edin ve kimseyi sizin gibi düşünmeye zorlamayın!

Günaydın yepyeni bir günden

Her sabah düşünürüm acaba yarın sabah uyanır mıyım diye.

Çocukluğumdan beri…

Bunu düşünmemi sağlayacak reel bir şey yaşamadım ama her sabah acaba diğer sabah dünyada dünyalılarla olur muyum diye sorarım :)

 

Her akşamda tavana bakar ve Allah’ım hastanede değil evimde yatıyorum. Ne büyük bir lüks diye şükrederim.

 

50 yaşına gelmiş her insana çok özel bir şekilde bakıyorum. Nasıl güzel ya diyorum.

Sağlıkla bu zamana kadar gelmiş. Çok özel buluyorum.

Yazının Devamını Oku

Bu hafta farkındalık haftası. Peki, farkındalık derken?

Günaydın hepinize yepyeni bir günden sevgili dostlarım,Yeni hafta yeni bir gün ve yeni umutlarla hayata devam etmeye çalışıyoruz.

Dün sosyal medyamda Mars gerilemesi başlayacak diye bildirimde bulundum. Bunun için ön hazırlık yapılmasından ve hangi yıllardaki kişilerin daha farkındalıklı olması gerektiğinden bahsettim.

 

Çok şaşırdığım bir soru ile karşılaştım.

Farkındalık ne demek?

 

Hani genelde şu sorulara çok hazırımdır.

İyi mi kötü mü?

Ne zaman kurtulacağım?

Yazının Devamını Oku

Mars-Plüton karesi: Olmuyorsa olmuyordur…

Günaydın yıldız savaşçıları,Gökyüzünde gerçekleşmeye başlayacak olan bir görünümün sizlerin bilincine nasıl sirayet edebileceğinden söz edeceğim.

 

Bu açıyı önemsiyor. Çünkü bu açı insanı öfkeli ve bedeli neyse öderim noktasında aşırı büyük bir dürtü verebiliyor. Daha kötüsü daha sonrasında çok hızlı bir şekilde pişman ediyor. İçinizdeki enerjiyi nereye kullanacağınızı bilemezseniz sizi saldırgan biri yapabiliyor. Ya da daha farklı bir senaryo ile düşünürsek bugüne kadar içinizdeki tükenmeyen enerjiyi hep kontrol ettiniz ve nazik biri oldunuz. İşte şimdi ise patlamaya hazır bir bomba gibi olabilirsiniz. Her halükârda içinizde bir şeyin dürtülme ihtimali yüksek görülmektedir.

**

Eeee, Ne yapalım o zaman?

İnsan uzun süre haksızlığa uğradığında ya da manipülasyon gördüğünde karşısındaki insana kendi ceza kesmek istiyor. Bunu yaparken de aslında kendine ceza kestiğini bilmiyor. Uzun süre bir insana acımasızca davranırsanız karşı tarafta aynen bu biçimde şekil alabiliyor. Bu kişinin içsel gücüne bağlı elbet. Aksini yapan insanlarda var. Bu tür zorlayıcı açıları bilip kontrol etmeyi başarırsanız böyle dönemlerde kendinizi disiplinsize etmiş ve yeni başarılar yakalama fırsatları oluşturmuş olursunuz.

**

Bu tür açılarda insanın akıl ve irade gücü denenebilir.

İçinizdeki gücü doğru kullanamazsanız kendi çıkarlarınızı kollamaya başlarsınız. Bunu kollarken bazı detayları atlar. Ahlaki, etik ve sosyal değerleri hiçe sayarsınız. İşleri sadece güç yoluyla başarma isteği ve arzusu atar. Belki babanıza, annenize ya da dayınıza gidersiniz ve dersiniz ki

Yazının Devamını Oku

KOVA DOLUNAYI! Seni yok sayacaklar ama sen daha çok var olacaksın.

Günaydın yepyeni bir günden hepinize merhaba,

Buraları biraz boşladım gibi görüyor olabilirsiniz ama kitabın tamamlanmasına çok az kaldı.

İçinizdeki hazineyi bulmanız için bir küçük astroloji el kılavuzu hazırlıyorum.

Umarım bu işten alnımın akıyla çıkarım.

Az kaldı…

*

Kova dolunayının buhranlığı üzerinizde…

Ani öfke patlamaları…

Vazgeçişler…

Yazının Devamını Oku

Kova Dolunayı! Sessizlik En Asil İsyandır

03 Ağustos 18:56’da Kova burcunda isyankâr bir dolunay gerçekleşiyor. Şu an ne hissedeceğinizi ne istediğinizi bilmiyor ve gittikçe bir şeylerin anlamını kaybettiğini düşünüyor olabilirsiniz. Bunun için panik yapmayın.

Hayattan nasıl zevk alacağını bilen insanların doğduğu bu ay yılın en iyi yükseliş yakalayacağınız ayı denilebilir.

Son iki aydır üç tutulma yaşadığımıza göre, derin bir nefes alma ve mevcut konumumuzu değerlendirme zamanı. Haziran ve Temmuz bir çoğumuz için çılgınca geçti.

Aslında bakacak olursak 2020 yılı oldukça çılgınca geçiyor ve birçok belirsizliği de yanında götürüyor. Kova burcu dolunayı ile başlayacağımız bu ay önemli gelişmeleri önümüze getirecek. Asi ve yenilikçi Uranüs gezegenin ışınları bizleri bambaşka bir yolculuğa taşıyor. Kova genel anlamda astrolojik açıklamalarda “İnsanı” temsil eder. Genelde hümanist olmak kavramı kovaların taşımaktan mutlu oldukları en önemli kavramdır. Farkındaysanız Satürn kova burcuna geçtiğinden bu yana yani mart ayından beri insan hakları ve sosyal adalet arenalarında bazı değişiklikler ortaya çıkmaya başladı. İstanbul sözleşmesi, LGBT, George Floyd’un öldürülmesi gibi örnekler verilebilir. Bu tür konularda bu ay daha fazla ileriye doğru ivme yakalayacak ve yeniden gruplanmalara şahit olacağımız konularla karşılaşılabilir.

Bununla birlikte, Mars gerilemesinin gölgesinde olacağız, bu yüzden bu ayı trafikteki bir “sarı ışık” olarak görmek önemli olacak. Çok dikkatle ilerleyin ama ne yapın ne edin ilerleyin, çünkü önümüzdeki aylarda işler yavaşlamadan önce hedeflerimizi biraz ilerletmek için harika bir fırsatımız var.

Ağustos 2020 birçok gezegenin geriye doğru hareket ettiği bir ay. Bununla birlikte, Jüpiter, Satürn, Neptün, Uranüs ve Plüton 15 Ağustos ayında sonra hepsi geriye dönük olacak. Bu gezegenlerin çoğu birkaç aydır geriliyordu şimdi buna 15'inde Uranüs'ün gerilemesi katılacak. Uranüs devrimi ve özgürlüğü yönettiği için bu tarihten sonra bazı şaşırtıcı tetiklenmeler hayatımıza dahil olabilir. Kova Burcu’nun yöneticisi olan Uranüs bu ayın en önemli dinamiği olacaktır.

Bununla birlikte, Merkür, Mars ve Venüs doğrudan hareket ederken, bir şeyleri başlatma yeteneğini kendimizde hissedip nasıl ilerleyeceğimizi ya da nasıl bir iletişim içinde olmamız gerekli bunu bilemiyor olabiliriz.

Eylül ayından kasım ayına kadar ağır bir aşamaya girmeden önce anlaşmalar yapmak ve birkaç yeni fikir edinmek için bu aydan en iyi şekilde yararlanın.

Yazının Devamını Oku