GeriAygül Aydın Mars-Plüton karşıtlığı: Bu oyunun kazananı yok!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mars-Plüton karşıtlığı: Bu oyunun kazananı yok!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Mars-Plüton karşıtlığı etkileri içerisine giriş yaptık. Bu açıyı önemsiyorum. Çünkü Mars Yengeç burcunda savaşmayı bilmiyor ama Plüton çok güçlü bir konumda…Çevrenizdeki insanların tatlılıktan ve güzellikten anlamadığı bir dönem olarak tanımlayabiliriz. Güçlerini dener ve bunu kullanırlar. Bu açıyı neye benzetebiliriz biliyor musunuz?

Mesela sokağa çıkma yasağı vardır ve her yer kapalıdır ama babanız sizi ekmek almaya gönderiyor gibi bir duygudur. Anlatamazsınız. Anlamasını beklersiniz. Sizden güçlü pozisyondaki insanların halden anlamasını beklersiniz. Maalesef bu mümkün değildir. Siz de kendi kendinize hasta olur ve dolaylı yoldan çözümler bulmaya çalışırsınız. Sizi anlayan birileri yoktur. Narsist insanların duygularının tetiklendiği zamanlardır.

Bir nokta vardır ya, işte o noktaya gelmemek için çok savaşırsınız ama maalesef o noktaya gelinir. Savaştığınızla kalırsınız. O savaşma sizi siz yapan tasarımdır. O süreçten sonra kendinizi hiçbir yere ait hissetmezsiniz. Bu durum bir müddet sonra sizin kendinizi bir şeyin parçası olarak hissetmemenize neden olur. Kendimizle ilgilenmeyi, kendimize öncelik vermeyi, ne istediğimizi ve nerede olduğumuzu keşfetmeyi reddederek kendimizi açıkça “tablonun dışına” yerleştiririz.  Burada veya hiçbir yerde olmama duygumuz yüzünden insanların çektirdikleri acılar bizim aslında kendimize yaptıklarımızın tam yansımasıdır. Bu dünyada özümüze odaklanmazsak kendimizi görmezden gelmeye başlarız. Kendi merkezimizi ve dünya ile ilgili farkındalıklarımızı kolayca yitirebiliriz. Acı çekmek bu yüzden var. Bu yüzden bu tüm kayboluşlar…

Bir sürü mücadele verip, kendini yaptıklarının bir parçası olarak hissedememek korkunç bir duygudur.

Bu sanki psikolojik bir yok oluş ya da bir kayboluş gibidir. Çözümü nedir tabi onu da aramak lazım. Ben bunu fiziksel kaybolsam ne yapardım olarak kendimde tanımlamaya çalışıyorum.

Yardım isterdim, arabanın hızını keser bir yere soru sorardım. Birinden beni aşina olduğum bir noktaya götürmesini isterdim ya da bana yolu tarif etmesini isterdim. Belki de onu yanıma davet ederdim beni gitmem gereken yere götürebilir mi diye sorardım.

İnsan kaybolduğunda bildiği yere gitmek istiyor. Kaybolduğunuz yeri bırakıyor ve aşina olduğunuz yere geçmek istiyorsunuz. Çünkü kaybolma duygusu korkunç geliyor. Aslında burada kaybolmanın sebebi kendi merkezinize dönüp öz saygınızı toparlamak oluyor. İnsan kendini bulmak için tanıdık bir yer arayarak bunu yapamaz.

Yani bu tanıdık yerler sizin genelde mutsuz olduğunuz ama tanıdığınız yerler olarak düşünülebilir.

Kaybolmadan önce neden kaybolduğunuzu hatırlıyor musunuz?

Aşina olduğunuz o yerde canınız yanmıştı ve siz yeni bir yol bulmaya çıkmıştınız ama kaybolunca bunu unuttunuz. Geçmişe dönemezsiniz ve onu yeniden canlandıramazsınız. Birçok insan kaybolmaktan korktuğu için aşina olduğu yerlerde acı çekmiyor mu?

Tanıdık bir noktaya dönseniz bile o yerin değiştiğini ve eskisi gibi olmadığını görürsünüz.

En güzeli insanın bu yüzden kendine dönmesidir. Tüm yollar hep insanın kendine çıkar. Merkez noktası burasıdır. Bir kez merkezi buldunuz mu bir sürü yollar deneme cesaretiniz olur. Çünkü kaybolsanız da döneceğiniz yer bellidir. Kaybolsanız bile korkmazsınız.

Eğer korkuyorsanız kendi merkezinizi hiç tanımamışsınızdır. Nerede olursanız olun ait hissedersiniz çünkü bu duygu artık içinize tanımlanmıştır.

Paniklemeyin, yavaş yavaş ilerleyin. Gerçekte kim ve ne olduğunuzu keşfetme süreci yakında size tanıdık gelmeye başlayacak. İnsan bu hayatta en çok kendini özlüyor. Kendine ihtiyaç duyuyor. Düşünsenize bu yazıyı ben kendi merkezimden yazıyorum. Bugüne kadar çok kaybolmuş biri olarak yazıyorum.

Şimdi iki güneş tutulması arasındayız ve Merkür gerilemesi güçlü bir şekilde buna eşlik ediyor. Kendinizi kaybetme noktasında olmayın. Sakince olayları izleyin ve sonrasında kararlarınızı kendinize sorun. Şu an hiçbir şey görüldüğü gibi değil…

Sabırlı olun ve kimseyle restleşmeyin. Bırakın güç zehirlenmesi yaşayanlar, geçmişten ders almayanlar haksızlıklarına devam etsin. Bu oyunda kimse kazanmıyor.

Mutlu günler dilerim.

X

Kendini sevenlerin, rakibi olmaz

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bu haftanın gündemini artık biliyorsunuz. Dün RadyoD programımızda sizlere uzunca anlattım.

Şayet haftalıklarınızı dinlemek isterseniz:

Bu haftanın en önemli konusu Mars-Jüpiter karşıtlığı olacak. Oldukça öfkenizi kontrol etmek ya da ani gelişen olayları kontrol etmek bir bakıma zor gibi gelebilir.

Sıkı durun ve ayağınızı yere sağlam basın. Kararlı olun ve ilerleyin. Kimseyle savaşmayın.

2009 yılını oldukça önemsiyorum. O yıllarda neler yapıyordunuz ve ne gibi kararlar almıştınız. Tereddütleriniz var mıydı? Ya da kararlı olmak o dönem hayatınızı mı kurtardı? Bu zaman dilimini bir inceleyin. Neler vardı ve neler gelişiyordu. Bu dönemin sanki benzer gücünde bir zaman dilimine giriş yapıyoruz. O zamanda kötü şeyler yaşamıştım diyorsanız korkmayın. Bu kötü bir durum olacak anlamı değil. Aksine hayatınızla ilgili yeniden bir sayfa açacağınızı açıklıyor.

Düzenli ve disiplinli olan kazanır!

Venüs Başak burcunda ilerliyor ve Mars gezegeni de başak burcuna geçiş yapacak. Başak burcu kurallar ve disiplin demektir. Aynı zamanda sağlık ve hizmet sektörünü bizlere anlatır. Bununla birlikte pandeminin başladığı etkileri anlatan Jüpiter kova süreci yeniden başlıyor. Ve ilk temasını 29 Temmuz’da gerçekleştiriyor.

Yazının Devamını Oku

26 Temmuz haftası: Dolunay sonrası kurallar değişiyor!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bu haftanın gündemi oldukça önemli! 

Sizler elbet ki sürekli şunu söylüyorsunuz. Ne gezegen gerilemesi bitiyor ne de dolunayı, tutulması bitiyor. Aslında hayat hep döngüseldir. Gökyüzünü isterseniz takip edin isterseniz etmeyin. Hayat bir şekilde sizi gökyüzüne bakma durağına götürüyor. Tabi elbet her alanda olduğu gibi bu alanda da karışıklıklar mevcut olabilir. Bunu ayırt etmek ise sadece sizin zekanıza ve iç görünüze bağlı. Astrolojide tarot, ritüel, fal gibi konumlandırmalar yoktur. Ciddi bir durum tespiti ve öngörü sistemidir. Aslında astroloji sizin şu an yaşadığınız duyguların daha sonra nereye varabileceği konusunda fikirler veriyor. Her zaman söylüyorum 80 yaşındaki ninenizin ya da dedenizin bu işten bir şey olmaz demesi ya da bu iş buraya varır demesi gibi düşünebilirsiniz. Bu yüzden bu ilmi değerlendirirken ruhsal anlamda kendinizi ayakta tutmak ve kendinizi güçlendirmek için kullanın. Eğer sizin moralinizi bozuyor ve mutsuz ediyorsa lütfen takip etmeyin. Gerekiyorsa beni de okumayın. 

Düzenli ve disiplinli olan kazanır! 

Venüs Başak burcunda ilerliyor ve Mars gezegeni de başak burcuna geçiş yapacak. Başak burcu kurallar ve disiplin demektir. Aynı zamanda sağlık ve hizmet sektörünü bizlere anlatır. Bununla birlikte pandeminin başladığı etkileri anlatan Jüpiter kova süreci yeniden başlıyor. Ve ilk temasını 29 Temmuz’da gerçekleştiriyor. 

Sosyal kurallar değişiyor! 

Bu dönem sosyal ve toplumsal kuralların değiştiğini göreceğiz. Aslında devlet büyüklerimiz astroloji ile ilgileniyor olsaydı emin olun ki yeni yeniden bu gökyüzü olaylarının tekerrür edeceğini öngörerek mesela kesinlikle saatlerde bir esneklik getirmezlerdi. Bu şekilde insanlar daha agresif ve isyankâr olabiliyor. Bazı kuralları yap boz şeklinde yapmak yerine yeni dünya düzenin kuruluşuna hızlı bir geçiş yapsak iyi ederiz. Bu durum aynı şekilde eğitim sistemi içinde geçerli olacak. Eğitim sisteminin daha güçlendirilmesi ve belirli kurallar konulması gerekmektedir. Bu zamana kadar bunlar öngörülerek uzaktan sistemler daha fazla geliştirildi mi? Öğretmenler daha fazla manevi anlamda desteklendi mi ya da bu duruma karşı hazırlandı mı? Şimdi eylül asıl bizlerin insanlık derslerini alıp almadığımıza dair bir test sürecidir. 

Mars/Jüpiter karşıtlığı: 27-30 Temmuz arasında etkisi sürecek! 

Asi ve sabırsız olabilirsiniz. Kendinizi kullanıldığınızı hissedebilirsiniz. Bu büyük enerjiyi birilerini suçlamak için değil sıkı çalışma ve disiplinli olma noktasında kullanın. 

Yazının Devamını Oku

8. Ev: Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin?

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bayramı da yavaş yavaş bitiriyoruz. 24 Temmuz da kova burcunda bir dolunay yaşayacağız ve ilk çalışma haftasına giriş yapacağız. Dolunaylı bir çalışma haftası içinde olacağız. 

Artık biliyorum ki hepiniz astroloji ile ilgileniyor ve kendi haritanızın görüntüsünü çıkartacak kadar başarılı işler çıkartıyorsunuz. 

Espriler elbet havada uçuşacak…

Ne evi Aygül Hanım benim evim filan yok!

Ya da hadi canım 12 evim mi varmış? 

Müge anlının dediği gibi “senin kocanın bir evi yok” 

Belki de dediği noktadayızdır kim bilir… 

Neyse konuyu dağıtmayalım. Bir çoğunuz 8.evi görüp telaşlanan veya çocuğunun haritasında açıp telaşlanıp birkaç gün morali bozan insanlar kategorisine girmişsinizdir. Hangimiz sevmedik öyle değil mi :) 

Yazının Devamını Oku

KOVA DOLUNAYI! Kafeste doğan kuşlar uçmayı hastalık zanneder

Günaydın yıldız savaşçıları; 24 Temmuz'da Kova burcunda önemli bir dolunay gerçekleşecek. Bu dolunay sizleri bambaşka özgürlüklere taşıyacak. Bu ayın başlarında Yengeç burcundaki Yeni Ay'dan bu yana eylemlerimizin ve zihniyetlerimizin sonuçlarıyla dolup taşıyor.

Eylemlerimizin sorumluluğunu almaya odaklanıyoruz.

Bu dolunay etkisi altında ve tüm bu sabit enerji nedeniyle, kendimizi biraz eksik hissediyor olabiliriz. Gerilim içinde hissetmek son zamanlarda kaygı gibi yaygın bir duygu haline geldi. Baskı altındayız, itilip kakılıyor ve dürtülüyoruz; değişime direniyoruz ve tam olarak nereye işaret edeceğimizi bilemesek de bu acı veriyor…

Şimdi bu deneyimlere daha net bir anlam vermeye başlamanın zamanı geldi. Bana güvenin. Bu değişimin yeni ayak seslerini hissedeceksiniz. Bu hemen bu dolunay ile de tamamlanmayacak. Ağustos ayında bu dolunayın devamı olacak.

Bu dolunay, bu tür bir gerilimin doruk noktasıdır. Bir dönüm noktasına ulaştık ve şimdi tüm bu baskıdan bir şekilde kurtulma, bir şekilde gitmesine izin verme ihtiyacına çok fazla vurgu yapılıyor. Bununla birlikte, geriye doğru hareket eden birçok gezegenimiz olmasına rağmen, içimizde biriken tüm stresin bu serbest bırakılması beklenmedik, şiddetli ve ani olabilir. İçselleştirilmesi muhtemel bir süreçtir. Her iki durumda da biraz daha dikkatli olmak önemli.

Hassas ve alıngan olabiliriz; patlamaya hazır. Ve eğer patlarsak, bazı insanlar yaralanabilir.

Merkür ve Plüton karşıtlığı bizi bazı konularda zor konuşmalar yapmaya itekleyebilir. Gizli bir şeyler ortaya çıkacak ama bunun için konuşmaya değecek mi ya da gizlilikler ortaya çıktığı ile mi kalacak size bağlı olacak. Stresliyiz ve bir şekilde bu stres, bırakmamız gereken bir şeyle bağlantılı. 

Son 6 ay kariyerinizde alamadığınız başarıları alıyor olacaksınız.

Bir kin, bir hatıra olabilir.  Ayrıca, geçmişte birinin bize kötü bir davranışı veya geçmişimizden bir kişinin aniden hayatımıza geri dönmesi tam ilerlerken birdenbire nerden çıktı bu hissi verebilir. Tam özgürleşmek için yeterli cesaretiniz vardı ama ne oldu?

Yazının Devamını Oku

Gücümü, içimdeki güçsüzlükle boğuşurken tükettim

Günaydın yıldız savaşçıları;

Gökyüzünde şu sıralar güneş patlamaları gerçekleşiyor. Gökyüzü bilimcileri bu manyetik olayı çok önemsiyor. Her ne kadar insan üzerindeki etkisi bizi bağlamaz deseler de okuduğum tüm makalelerde insanların aşırı öfkeli ve kontrolsüz olabilme ihtimalinden söz ediyorlar. Elektrik kesintileri, teknolojik cihazların bozulması ve aşırı ısınmaların söz konusu olacağı konuşuluyor. İçimden bir ses hani ilgilenmiyordunuz ne olduuuuuu diye yüksek sesle sorma ihtiyacı içerse de güneş patlaması olduğunu duyup kendimi kontrol etme fikrine büründüm :)

İster inanın ister inanmayın bu gezegen içinde yaşıyorsak dünya dışında olan her manyetik olayın etkisi altındayız. Dün akşam kavga eden alt komşunuzun seslerini duyarak uyuduysanız bugün biraz daha kaygılı kalmış olabilirsiniz. Ya da patronunuz covid olduysa sizde acaba bana da geçti mi diye düşünmek durumunda kalacak gerekli huzursuzluğu içinde taşıyacaksınız. Yani demek oluyor ki gökyüzünde olanın bana nasıl etkisi olsun gibi beylik laflar etmeye pek gerek yok. Çünkü gökyüzüne gelene kadar çevrendeki insanların sana ettikleri bile yeterli geliyor. Çünkü sen bir dünyasın ve çevrendekiler gezegen…

Astroloji burada çevreyi hedef alıyor. İnsanlar nasıl bir psikolojide olabilir ya da bilinç seviyem ne düzeyde olacak.

Hani bir laf var ya: “Şimdiki aklım olsaydı”

Hayatınızdaki bazı anları büyük başarı ve refah getirdiğini, bazılarının ise üzüntü ve keder getirdiğini biliyorsunuz.

Peki neden böyle şeyler birdenbire oluyor? Tüm bu olayların sorumlusu nedir?

Yaşam döngüsü kaçınılmaz olduğu için iyi veya kötü aşamalarla karşılaşmamamızda kaçınılmazdır. Hayatın gerçeğini gerçekten tanımlayan bir söz vardır:

'Hiçbir şey kalıcı değildir' sonsuza dek…

Yazının Devamını Oku

Dünyanın en zor hissi; kendini ait hissetmediğin bir yerde bulunma zorunluluğudur.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Güçlü ve dönüştürücü olarak tanımladığımız bir haftaya giriş yapıyoruz. Bu hafta hem yeniayın etkilerini hissetmeye başlayacaksınız hem de VENÜS/MARS kavuşumunun gücünü kendi hayatınızda hissedeceksiniz. 

Bunlar çok abartılacak durumlar değil. Bu gökyüzü olayları sürekli oluyor. Hatta size yansıtmadığımız daha nice kavuşumlar nice gökyüzünde gezegen çatışmaları var. Önemli olan geçmişte kadim bilginler hangi olayları daha fazla önemsemiş ve günümüze taşınmış diye bunları size duyurusunu yapmak. 

Ne demiş Ömer HAYYAM; 

“Gönlünü hoş tut, sonu gelmez kaygıların Gök kubbede çatışması bitmez yıldızların Senin toprağa karışacak bedenlerinse Tuğla olacak sarayına başkalarının.” 

Yoksa bunları bilmeden yaşayan milyonlarca insan var. İnanmıyorum deyip işin içinden çıkan bir sürü kişi… 

Bir zamanlar bende öyleydim…

Bu saçmalıklara inanmıyorum aptalca diyordum, bundan tam 20 yıl önce… 

Sonra öyle bir aydınlanma yaşadım ki …

Yazının Devamını Oku

Yengeç burcunda olan yılın ilk ve tek yeniayı

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bugün sabah saatlerinde bir yeniay gerçekleşti. Bu yeniayın etkileri duygusal olarak çok köşeye sıkıştırıcı noktada olabilir. 

Aşk hayatınız veya mali durumunuz ile ilgili ciddi bazı kayıplar ya da sorunlar şu an için yaşıyor olabilirsiniz. Bu yeniayın bu kadar sizde baskı yaratıyor olması Satürn-Uranüs karesinin ve Venüs/Mars-Uranüs karesinin sert etkileri yüzündendir. Kısıtlayıcı değişiklikler veya beklenmedik kısıtlamalar içerisine girmiş olabilirsiniz. İstemediğiniz değişiklikleri getirebilir. Ayrıca, istediğiniz türde değişiklikleri yapmayı da zorlaştırır. Bu çok sinir bozucu ve gergin bir zaman içinde kendinizi hissedebilirsiniz. Ancak açık fikirli, sabırlı ve esnek kalırsanız, ilk bakışta zorluklar gibi görünen şeyler, hayatınızdaki olumsuz, kısıtlayıcı ve sınırlayıcı şeylerden kurtulmak için fırsatlara dönüştürülebilir. 

Yengeç yeri geldiğinde cesur, inatçı ve esnektir 

Yengeçlerin sert bir kabuğu ve yumuşak bir iç yapısı vardır; bu, savunmasızlığın onurlandırılması, korunması ve saygı gösterilmesi gerektiği gerçeğini hatırlatır. Yengeçler bize her şeye ve herkese açık olamayacağımızı, duyarlılığımıza ve yumuşaklığımıza dikkat etmemiz gerektiğini, sınırlarımız olması gerektiğini, ayırt edici olmamız gerektiğini öğretir. Bir Kardinal Su burcu olarak Yengeç, değişiklikleri uygulamak, harekete geçmek, kendimizi ve başkalarını savunmak ve korumak, yaşam yaratmak ve beslemek için duygusal enerjiyi kullanmakla ilgilidir. 

Bu yeniaydan en çok Yengeçler ve yükselen yengeçler etkilenecek! Bu yüzden lütfen sakin kalsınlar ve olayları doğru yönetsinler. 

Plüton karşısında Yengeç burcunda Yeni Ay: Konforumuza Yönelik Tehditler  

Yengeç burcundaki Güneş ve Ay, 25 derece Oğlak burcunda Plüton'a karşı konumlanıyor ve bir kez daha tüm ekseni harekete geçiriyor. Zıtlıklar, kutuplaşma ve aşırı uçlar arasında devam eden bir ileri geri hareketle ilişkili 180° açılardır. Bunları genellikle başka insanlar veya dış olaylar aracılığıyla yaşarız. Bu açılarda genelde olaylar dışarıdan bir sebepten ötürü gelişir. 

Hem Güneş hem de Ay Yengeç'teyken, bize rahatlık ve güvenlik sağlayan şeylere tutunma eğilimindeyiz: 

Yazının Devamını Oku

Venüs ve Mars Aslan burcunda kavuşuyor. Ruh eşini harekete geçirecek!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Ruh eşi ne tuhaf bir isim öyle değil mi? 

Hem bir yanınızı heyecanlandırıyor hem bir yanınızı acıtıyor hem bir yanınıza aptalca geliyorken gerçekliğine ister inanın ister inanmayın bir gün kapı muhakkak onun varlığını sorgulama noktasına çıkıyor. 

Ruh eşinizle tanıştığınızda, anında bir “bilme” ve bağlantı hissi oluşuyor. 

İnsanlar, birbirinize benzediğinizi veya “birlikte iyi” göründüğünüzü yorumlayabilir. Çoğu zaman, ikiniz çok benzer kişiliklere sahip olacaksınız ve birbirinizin ışık ve gölge taraflarını yansıtacaksınız. 

Esasen her şey kendini sevmeye geri döner. 

Yaşam böyle değil midir aslında…

Finalde öğrendiğimiz tek bir gerçeklik kalıyor. Kendinizi sevme gerçekliği… 

Venüs ve Mars, 13 Temmuz 2021'de, 19 derece Aslan burcunda gökyüzünde hizalanacak, yaratıcılığı aydınlatacak, herhangi bir dengesizliği uyumlu hale getirecek ve ruh eşi hislerinizi harekete geçirecek. Venüs ve Mars gezegenleri 2019 yılından bu yana uzak ilerlediler ama ilk kez şimdi tam derecelerde kavuşum gerçekleştirecek. 2019 pandemisinden beri aslında ilişkilerde hep mesafeli olmak zorunda kaldık. Şimdi sanki artık bunun bitişi olarak yorumlayabiliriz. 

Yazının Devamını Oku

Sirius Yıldızı: Kaderim bugün mü yazılıyor?

Günaydın yıldız savaşçıları;

Biliyorsunuz ki bu konudan çok bahsetmedim. Çünkü beni ruhsal anlamda oyalayacak şeylere karşı bir çizgim var. Bazen düşünüyorum verdiğim bilgi kullanılmayacak bir bilgiyse ya da işe yaramıyorsa neden vereyim. Astrolojik olarak sırf bana popülarite sağlayacak diye sizlere astrolojiyi karışık bulmanıza neden olacak şeylere karşı daha özenli ilerlemeyi seçiyorum. Bir sürü soru gelmesi hususunda benden de duymanız gerekenlerden kısaca bahsedeyim.

SİRİUS: En parlak yıldız. Muazzam güce sahip ruhsal yıldızlardan biri. Geleneksel olarak ün ve başarı sunar. Çalkantılı ve tehlikeli olabilir. Büyünün yıldızı! Yoğun yaratıcılık. Büyük riskler ve büyük ödüller. Evren hakkında derin ve zor kazanılmış bir anlayış ve teklifler sunar.

Bu yıldız her yıl bu zamanda güneş ile kavuşuyor.

Dünya'dan sadece 8,7 ışık yılı uzaklıkta olan Sirius, bize en yakın beşinci yıldızdır. Alpha Centauri hariç, çıplak gözle görebildiğimiz tüm yıldızların en yakınıdır. Bu kadar yakındaki bir yıldızın bile güneşimizden 550.000 kat daha uzak olması, uzayın enginliğini çarpıcı bir şekilde göstermektedir.

Eski Mısırlılar tarafından gökyüzündeki en önemli yıldız olarak kabul edilen Sirius, astronomik olarak tüm dini sistemlerinin temeliydi. Göksel hareketleri Mısır takvimini belirledi... Sirius'un sarmal yükselişi (Sirius 70 gün boyunca güneş ışığı tarafından gizlendikten sonra tekrar görünür hale geldiğinde) Mısır yılının başlangıcını işaret etti ve kabaca Nil'in taşması ile aynı zamanda oldu ve büyük olaylar şölen ve kutlama ile işaretlendi.

Mısırlılardan önce gelen Sümer uygarlığında, epik şiirleri Gılgamış Destanı, kahramanın büyük çabalara rağmen kaldırılamayan "ağır bir yıldıza" karşı konulmaz bir şekilde çekildiği bir Gılgamış rüyasını anlatır. Bu yıldız ona gökten iner ve çok "güçlü bir öz"e sahip ve "Cennetin Tanrısı" olarak tanımlanır. Gılgamış, yoldaşları için büyük gemi 50 kürekçiye sahipti (bu takımyıldız, Sirius'un bulunduğu Canis Major ile sınır komşusudur). Bu öğeler, Sirius B'nin neredeyse tam bir tanımını içerir.

Sirius bir kurtuluşu simgeler!

Kadim öğretilere göre, bu yıldız sisteminin etkisinden dolayı özgürlük kavramının kendisi insan bilincinde bulunur.

Yazının Devamını Oku

Hoş geldin Temmuz! Yeni bir şeye başla!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Temmuz ayına giriş yaptık mı yaptık valla…

Ne demiş ünlü şair Teoman; Nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken yıllar zamanlar geçiyor… 

Mayıs ve Haziran aylarındaki Tutulmalar ve Merkür gerilemesi döngüsünden sonra, Temmuz'dan daha sorunsuz bir seyir bekleyebiliriz. Son birkaç ayda meydana gelenlerin çoğu, enerjimizi yeni yollara yönlendirmek için bizi harekete geçirdi. 

7 Temmuz'da Merkür gerilemesinin son döngüsünün gölge evresini temizleyeceğiz ve 10 Temmuz'da bir Yengeç Yeni Ayından gelen enerjiyi başlatmanın artışını hissedeceğiz. 

Bu, yeni bir şeye başlama ayı! 

Uzlaşma, uyum yakalama ve anlayış sergileme noktasında bu ay güçlü temalar olacak. Güneş, temmuz ayının çoğunu korumacı Yengeç burcunda geçirirken, birbirimize bakmamız, sahip çıkmamız ve korumamız gerektiğini hatırlayacağız. 

11 Temmuz'da Merkür Yengeç burcuna geçerek gelecekteki güvenliğimiz için en iyi kararları vermemize yardımcı olacak. Satürn-Uranüs karesi hala devrece ve Uranüs temmuz başlarında oldukça sert bir şekilde burayı tetikleyecek. Ancak Satürn geri giderken ay geçtikçe kare gevşeyecek. İçeriden yeniden yapılanma desteklenecektir. Alanımızdaki şeylerin sorumluluğunu üstlenmeye ve önceliklerimizi sıraya koymaya yönlendirileceğiz. 

Mars ve Venüs'ün, temmuz ayı ortasında Aslan burcunda birleşmesi, tutkularımızı (Mars) esnek ve yeni fikirlere açık olma yeteneğimizle (Venüs) dengeleme yeteneğimizi vurgulayacaktır. Bu birleşme iki yılda bir gerçekleşir ve yaratıcı girişimler kadar ilişkiler için de yeni bir döngüye işaret eder. Gerçek bir Aşk’ın hayatınıza dahil olması da bu konuya dahil olabilir. 

Yazının Devamını Oku

Temmuz Astrolojisi: “Ne istemediğimi çok iyi biliyorum”

Günaydın yıldız savaşçıları,

Korkutucu astrolojik teorilerle başlayan haziran ayının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Elbet ki çok kolay geçmeyen şeyler oldu ama bizleri güçlendiren olaylar olarak birçok konuyu tecrübe edindik. 

Temmuz ayıda çevremizde korkutucu senaryolarla lanse edilmeye başlamıştır. İnsanı ne yıkıyorsa korkuları yıkıyor. Bu korku kaosunu yaymak ve bizi ele geçirmek oldukça kolay. Çünkü zamanında bende bu yollardan geçmiş biriyim. Astrolojik olarak teorileri duyunca ya da bir günlük, haftalık okuduğumda kendimi çukura girmiş gibi hissederdim. O yüzden bunu empati kurarak sizin de ben gibi okuduğunuzu düşünüp bunu yapmamaya özen gösteriyorum. 

Benim sizin için yapacağım tek şey bu ay içerisinde nasıl bir bilinç içinde olacaksınız? Duygularınızı ve ruhsal iç görünüzü tahmin etmeye çalışacağım. Ne yapacağınızı ve bu şekilde hissedince neler olacağını en iyi siz biliyorsunuz. Çünkü sizi ve tepkilerinizi ben tanımıyorum. Nasıl koşullarda, nasıl bir aile ve nasıl kültür ile büyüdüğünüzü bilmiyorum. Bunlar sizin davranışlarınıza yansır ve davranışlarınızda kaderinizdir. 

Kaderinizi gerçekten merak ediyorsanız şu anki halinize, tavrınıza ve hissettiklerinize bakın. Temmuz ayı boyunca zaten önemli gökyüzü olaylarını burada sizlere yazıyor olacağım. 

Yaklaşık 20 Temmuz’a kadar gerçek bir Satürn, Mars ve Uranüs etkisi içerisinde olacağız. 

Satürn kova burcunda gerileme yapıyor, Mars aslan burcu seyrinde ilerliyor ve Uranüs yaklaşık bir 5 yıl daha boğa burcunda kalacak. 

Satürn-Mars karşıtlığı sanki sizi aracınızda takip eden biri var ve sizi hızlı gitmeye zorluyor gibi hissettirebilir. Hani arabanın dikiz aynasından bakarsınız ve arkadan birinin sizi takip ettiğini düşünürsünüz. Aracınıza yaklaşır ve siz daha hızlı gitmek ya da yol değiştirme ihtiyacı içine girersiniz. Bu metafordan ilerleyecek olursak sizlerde aslında duygusal anlamda bu noktadasınız. Biri sizi köşeye sıkıştırıyor ve siz hızlanmak zorunda kalıyorsunuz. Bu biri belki sağlık, belki iş belki ev sahibi belki aileniz belki sevgiliniz… 

Peki Uranüs ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Hissiz olmak kolaydır. Bir şeyi önemsemekse cesaret ve ahlak ister.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Hayat ne tuhaf dimi? 

İnsanlar, sizi dayanılmayacak bir noktaya kadar getiriyor ve sizi görmezden geliyor. Sonra üzerine siz deliymişsiniz bundan siz sorunluymuşsunuz gibi gözünüzün içine bakıyor.

İnsan diyor ki bende bu noktaya gelmezdim. Hiç kendilerine öz eleştiri yapabiliyorlar mı acaba çok merak ediyorum ama kötüler hep kötü kalıyor maalesef. Bir kere kötülük yapmış biri asla iyi olamıyor. Bir kere iyilik yapmış biri de asla kötü olamıyor. Bu ne enteresan bir tat dimi. Neyin tadını alırsan onunla ilerliyorsun. 

Dün çok severek okuduğum bir kıssadan hisseyi paylaşmak istiyorum. 

Ünlü İslam komutanı Tarık bin Ziyad, komutasındaki ordusu ve gemilerle, bugün adına Cebeli Tarık dediğimiz boğazdan İspanya’ya geçmiş. Tarık Bin Ziyad ve askerleri karaya ayak bastıklarında, İspanya kralının yüz bin kişilik bir ordu hazırladığı ve saldırıya geçeceği söylenmiş.

Tarık bin Ziyad, askerlerinin endişe duymaya başladığını fark eder. Bütün askerlerin yüksekçe bir tepeye çıkmasını emreder ve sahilde bıraktığı birkaç askere ise gemilerin yakılmasını söyler.

Tarık b. Ziyad, askerleri ile bulunduğu tepeden gemilerin alev alev yanışını izlemiş. Durum karşısında ne yapacaklarını şaşıran askerlere dönüp, tarihe iz bırakan şu konuşmayı yapmıştır: 

“Gördüğünüz gibi artık geriye dönüşümüzün bir yolu yok. Gemileri yaktık…

Yazının Devamını Oku

28 Haziran haftası: Cesurlar bir kere ölür, korkaklar bin kere.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bu haftayı oldukça önemsiyor ve sizlere de öneminden oldukça bahsediyoruz. Gökyüzünde restleşmeler sürerken, iç dünyamızdaki gelgitleri nasıl kontrol edeceğimizi düşünüyoruz.

Dün RADYO D yayınımız da bu konuda sizlere uzunca bahsettim. Podcast’i bulup dinleyebilirsiniz. 

Bu haftaya damgasını vuracak gökyüzü olayımız Mars-Satürn karşıtlığı ama tabi süregelen Uranüs/Satürn karesinin de tetiklenmesi. 

Doğum haritanızda Mars gezegeni, sizin nasıl mücadele ettiğinizi ve ne tür bir çaba gösterdiğinizi size açıklar. Olaylara karşı mücadele etme ve başa çıkma tarzınızın ne olduğunu anlarsınız. 

Bu hafta ve önümüzdeki 15 temmuza kadar çabalarınızın bir süredir engellendiğini düşüneceksiniz. Çevrenizde suçlayacak birini ya da bir şey ararken fazladan yargılayıcı olabilirsiniz ancak genelde böyle bir niyetinizin olmadığını söyleyeceksiniz. Çünkü gerçekten yargılamak gibi bir niyetiniz yok. Sadece kızgınlıklarınız, öfkeniz ve anlaşılmayan duygularınız var. Onurlandırılmadığınızı ve takdir görmediğinizi düşündüğünüz her şeyden vazgeçiyorsunuz. Çevrenizde bu tarz insanlarla da çok karşılaşabilirsiniz. 

Size olayları daha iyi anlamanız için kendimden örnek vereyim; 

Benim hayatımda 20 yıllık bir kamu tecrübesi vardır. Yaklaşık tam 4 tane belediye başkanı ile çalıştım ve halen çalışıyorum. Çok küçük yaşta stajyer olarak girdiğim belediyede asla kimsenin torpili olmadan 6 yıl sonra kadro aldım. Zaten eğer herhangi bir torpilim olsaydı şu an bunları yazmıyordum ve iş hayatımda hak ettiğimi düşündüğüm yerde olurdum. Kendini bilmeyen, hizmet verdiğiniz yıllara saygı duymayan torpille gelmiş birkaç kötü insanın iki dudağı arasında nereye savrulacağımı düşünmekten harap olmazdım. Yıllarım böyle geçti. Mübalağa etmiyorum. Mevzuata göre yani eğer bir görevde yükselme sınavı olsaydı tüm seneler hesaplansa verdiğim emek ve edindiğim tecrübelere baktığımda yöneticilik pozisyonunu hak kazanıyordum. Ama maalesef bu hiçbir zaman mümkün olmadı! Çünkü böyle bir sınav hiçbir zaman yapılmadı. 

Bu işi birilerinin canı istediği gibi takdir etmesi ya da ruh haline göre karar vermesi inanılmaz ağır bir yüktü içimde…. Yorulmuştum artık. Daha iyi işler yapmanız ve daha projelerinizi anlatmanız için yönetici olmanız gerekiyor. Şöyle bir geçmiş tarihime baktım. Dedim ki kendi kendime vay arkadaş biri de çıkıp sen yıllarca çeşitli ihale dosyaları yapmış, belediyecilik mevzuatına hâkim, Türkiye’nin en önemli konularından biri olan siber güvenlik uzmanlığı almış, 3 üniversite bitirmiş, bunlara rağmen alanı dışında görünen başka bir alan ile ilgilide Türkiye de uzmanlık kazanmış ve Türkiye’de bu konuda çeşitli makaleler yayınlamış ve görüşü alınan kolektife hizmet eden bir bireysin. Hiç mi gerçekten devlet içinde değerlendirilebilecek ya da görev alacak bir yerin olmaz? Hadi yöneticiliği filanda geçtik. Daha fayda sağlayacağın bir alanda olman yıllarca bu kadar mı zor? 

Yazının Devamını Oku

Oğlak burcunda dolunay! Zaten hiç halim yok!

Günaydın yıldız savaşçıları;

24 Haziran Perşembe günü saat 21:39 Oğlak burcunda bir dolunay gerçekleşiyor. Bu nedenle gün boyu duygusal olarak yoğun olabilirsiniz. İşleriniz ve çalışma koşullarınız zorlaşabilir. Hiç olmadığı kadar yoğun bir iş programı içine çekilebilirsiniz. Bu dolunay Merkür durağanlaşmasına ve Jüpiter gerilemesine denk geldiği için daha şaşırtıcı gelişmeleri içinde barındırıyor.

Dolunay, hayatımızın bazı alanlarında bir şeyleri başarma veya sıkı çalışmamızın sonuçlarını görme eğiliminde olduğumuz bir doruk noktası anlamına gelir. Oğlak burcu toprak elementine ait olduğu için yaşamın materyalist yönü, kariyerimiz ve uzun vadeli hedeflerimizle çok bağlantılı olabilir. Sonuçları ve başarıları bu dolunay altında somut bir şekilde görebilir ve emeğimizin meyvelerini alabiliriz. Maddi istikrarımız ve güvenliğimiz ile ilgili yeni girişimlere ve projelere yer açmak amacıyla hayatımızın bazı bölümlerinde bir bölümü kapatma eğilimindeyiz. Dolunay, Zodyak'ta Oğlak – Yengeç ekseninde ortaya çıkıyor. Bu nedenle kişisel ve mesleki hayatımızla ilgili olayları tetikleyebilir. Her iki durumda da dolunay döneminde maddi ve duygusal istikrar duygusu ve sonraki adımlarımızı planlarken ve organize ederken sıkı çalışma ve kararlılık önemli bir amaç olacaktır. Özellikle uzun vadeli projeler söz konusu olduğunda, daha köklü, gerçekçi olmaya ve önemli kararlar alıyorsanız farkındalığınızı kullanmaya çalışın. Bu dolunay gerçekçi ve maddi açıdan faydalı hedefleri değerlendirmek için sezginizi, hayal gücünüzü ve yaratıcılığınızı kullanabilirsiniz.

Bunların genel olduğunu ve bu enerjinin sizi tam olarak nasıl etkileyeceğini, kişisel doğum haritanıza bağlı olduğunu unutmayın, ancak bu astrolojik olayları şu veya bu şekilde, özellikle hayatınızın bazı alanlarında kesinlikle hissedeceksiniz.

Sürpriz aşklar ve sevgi bağlarının temelini hissetme fırsatı yakalayacaksınız!

Bu dolunay enteresan bir şekilde duygusal ilişkileri tetikleyici bir noktada olabilir. Aşk meşk konularında çok fazla yorum yapmam ama bu dolunay gerçekten önümüzdeki 15-20 günü sürpriz aşk ve ilişkiler konusunda bir doruk noktasına getirecektir. Yeniden sevmek, yeniden inanmak, yeniden içinizdeki solan çiçekleri açmak mümkün olabilir. Durum düşündüğünüz kadar vahim değil diye düşünüyorum. İnsan bir yıkım yaşadıktan sonra zannediyor ki bir daha asla sevemeyecek. İnsanın laneti bu galiba çok yanlış bir düşünceymiş. İnsan yaşadığı müddetçe sevmeye mahkum bence. Sevin, sevilin bundan güzel hiçbir şey yok. Yine, yeni, yeniden sevin.

Parasal ve finansal konularda ani gelişmelere açık bir dönemdesiniz.

Bu dolunay ile baş ağrısı ve halsizlik biraz daha artabilir. Bu enerjiyi siz doğru yönetebilirsiniz. Sizi aşağıya çeken insanlardan ve tutsak olduğunuz saçma ilişkilerden çıkın.

"Ben daha ölmemişim" hissiyatı yaratan yeniden doğma hali. Tam da her şeyden ümidi kestiğiniz ve ummadığınız anda başa gelir ki; gelişiyle hayatınızı şenlendirir. Bu dolunay ile başınıza gelmesi dileğiyle… Mutlu günler dilerim. 

Yazının Devamını Oku

Bir Merkür Retro’sunun daha sonuna geldik!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Şimdi her yerde okuyacaksınız. Merkür durağanlaşıyor!

Hopppaa, Merkür gerilemesinde ne yapılacağını öğrenmem birkaç yılımı aldı. Şimdi bu durağanlaşma neyin nesidir. Napayım ben şimdi. Neden bu Merkür tuhaf işler peşinde.

Bu Merkür’ün işi gücü yok mu?

Dön kardeşim hızlıca eski yerine dediğinizi duyuyorum :)

Merkür durağanlaşmayı grip sonrası yataktan kalkmak ve ilk iş gününe başlamak olarak yorumlayabilirsiniz. İnsanlar size ya biraz daha dinlense miydin diye söyleyebilir ya da tempoya sanki ayak uyduramazsınız gibi düşünebilirsiniz. Böyle bir zaman aralığında daha yeni iyileşmeye başladığınızı ve hemen ayaklanmak yerine kendinizi daha koruyarak ilerlemeyi seçebilirsiniz. Ne yapsanız anlaşılmıyor gibi hissedebilirsiniz. Bu uzun süredir zaten böyleydi artık bu noktada sizin olayları artık daha net görmeniz ve kendinize yeni bir yöntem seçmenizle götürmelisiniz.

Hayatımızda kime izin verdiğimizi (bir dereceye kadar) seçebilir ve bunu hayatımızda tutabiliriz.

Birinin peşinden koşuyorsak ya da birini seçiyorsak aslında bu olmayı seçtiğimiz şeyin kararıdır. Ama bunu maalesef çok sonra anlarız. Kendimiz için tasarlayabileceğimiz en yüksek potansiyeli ifade eden sahip olduğumuz benlik duygusunu yansıtan insanları seçtiğimizde, kendimize otomatik olarak bu yönde geliştirmek için büyürüz. Aynı harekette, bozulmuş ya da sınırlı bir potansiyel algısını yansıtanlarla karşılaştığımızda kendimizi kaybederiz.

Başka bir deyişle: İlişkilerimiz, dünyamızı oluşturan ve bizi var etmeye hizmet eden unsurlardır.

Yazının Devamını Oku

21 Haziran: Yaz dönümü başladı! Yeni bir sayfa açıyorsun.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Yepyeni bir güne ve haziranın son haftasına merhaba diyoruz. Dün radyo d’ deki “astromatik cevaplıyor” programımızda 3 saat sizlerle bu haftayı uzun uzun konuştuk. Mottoları ve haftanın şarkılarını sizler için paylaştık. Bakmak için Radyo D sayfasından podcast’i dinleyebilirsiniz.

21 Haziran Yaz Gündönümünde yılın en uzun günü yaşanmaktadır. En uzun gün sadece Kuzey yarımküreyi değil, aynı zamanda güney yarımküreyi de etkilemektedir. Bu tarihte Güney Yarımkürede kış başlamaktadır. Güney yarımküre de en uzun gece en kısa gündüz yaşanmaktadır. Hayatta böyle değil midir?

Birilerinin yazı başlar birilerinin kışı başlar…

Biri sizi terk eder başka birine gider. Bu sizin için kış gibi görünür diğerine yaz gibi…

Başka biri hakkınızı yer sizi müdür yapmaz bu sizin kışınızdır, diğerini yapar, bu onun yazıdır… Milyonlarca bu şekilde düşünebileceğiniz şey vardır…

Önemli olan kimsenin mevsimini kışa değiştirmeden işler yapmaktır. En mühim olanı budur. Daha mühim olanı vardır. Bunun gerçek bir yaz mı ya da kış mı olduğunu sadece Allah bilir…

Dün en sevdiğim astrologlardan, Hocalardan Değerli isim Yasemin Boran çok güzel bir şey paylaşmış.

Diyor ki “21 Haziran Yaz Gündönümü...en uzun gündüz. Yani güneşin en uzun zaman dünyayı aydınlattığı zaman. Ve aklı temsil eden Merkür’ün öğrenme ve merak ile bütünleşen İkizler Burcunda durma noktasında bulunuyor olması bir tesadüf değil. Çağ değişti. Aklımız da değişiyor. Öğrenme zamanı”

Yazının Devamını Oku

Yeryüzünde 40 bin ek atama bekleyen yıldızlar, gökyüzünde işler yolunda!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Yüzyılın pandemisi ile birçok noktada engellendiğimizi düşünsek de hayatın insanı engellendiği yerden yürüttüğünü gördük aslında. “Çocuklarımız okula gidemedi, eyvah ne olacak?” derken Satürn Kova burcuna giriş yaptı, bizim dahiyane öğretmenlerimiz krizi fırsata çevirip yemek masalarını yazı tahtası yaptı ve yeni bir eğitim modeliyle tanıştık. Çocuklarla anne-babalarından daha çok ilgilenmek durumunda kalan öğretmenlerimiz, bu sürecin gizli kahramanlarından oldu.

Kahraman olmak sizin onayınızla olabilecek bir şey değildir. Çünkü kimsenin amacı kahraman olmak değildir. Zorlukları kolaylaştıran insanlara kahraman deriz. En zor zamanlarımızda “öğretmenlerimiz ve sağlıkçılarımızın” kahramanlıkları ile ilerledik. Bu süreçte bilmediğimiz ya da görmediğimiz neler yaşadılar acaba. Dün twitter'da gezerken #40binEkatama etiketine rastladım. Seslerini duyurmak isteyen yalnız kahramanlar birbirlerine tutunmuş uğruna inandıkları meslekleri için haklarını istiyorlardı. İnsan onurlandırılmayınca kendini yalnız hissediyor ve takdir görmek istiyor. Bu ne olursa olsun hayatın her noktasında böyle oluyor.

Öğretmenler EK ATAMA taleplerinin Haziran bitmeden sonuçlanmasını istiyor!

Çok sık soruldu, merak edildi, umut edildi ve üzerine bir araştırma yaptım. Bunu Ocak ayında sosyal medya hesabımdan paylaşmıştım. Öngörülerim, Şubat-Mart ayında atama konusunda bir ivme yakalanacağı yönündeydi ve Mart’ın ilk haftasında, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından bir duyuru yapılarak 20 bin öğretmen alımı için takvimi hazırlandığı müjdesi paylaşıldı. Tahmin ettiğimiz gibi, yine Mart ayında başlayan ve yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğretmenlerin görevlerine başlamasını öngören takvim şu an işlemeye devam ediyor. Konuya çok hakim olmamakla birlikte burada da bazı eksiklikler olduğunu Twitter da yazmışsınız.

Öğretmenlerim soruyor, daha fazla atama olacak mı?

Açıkçası olacağı yönünde umudum da var. Mevcut atama takvimine ek olarak, pandemi sürecinin etkilerinin azalması ve açığın daha hızlı kapanması adına Ağustos ayı içerisinde yeni bir takvim ile adaylar müjdelenebilir. Ağustos’un ilk günleri bu konuda güzel gelişmeler öngörülebilir. Bu süreç Eylül ayına da kapsayacak. 1-10-20-25 Eylül gibi önemli tarihlerde de öğretmen atamalarıyla ilgili gelişmeler yakalayabilirsiniz.

28 Temmuz Jüpiter’in gerileyerek Kova burcuna geçmesi ile bu konularınız çok hızlı bir şekilde sonuç bulacak denilebilir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuyla ilgili güzel cümlelerinin ve müjdelerinin olduğundan eminim. Yıldızlar öyle diyor, ben sadece tercüme ettim. Konun sonuna kadar takipçisiyiz. Bazı şeylerin zamanı vardır. Elbet ki bu durum en iyi şekilde ulaşacak ve gerekli çözümler bulunacaktır. Sizler elinizden geldikçe var gücünüzle bu durumda iyi organize olarak çalışın. Bende zamanında sözleşmeli bir memurdum.2010 yıllarında 5393 sayılı sözleşmeli personelin kadroya geçmesi durumu vardı. Öyle güzel organize olmuştuk ki 2013 yılında gerçekten bu yaşandı. Kadro hakkını devlet verdi. Sonra mı ne oldu? Başka mücadeleler ile konular hep devam ediyor.

Yazının Devamını Oku

Mars Aslan: 'Gerçek bir insan gücünün büyüklüğüyle değil, kalbinin gücüyle ölçülür'

Günaydın yıldız savaşçıları;

Gökyüzünde yaşadığımız güneş tutulması sonrası tüm gizli kalmış olayların ortaya döküldüğünü gördüğümüz bir süreç başladı. Bu hem sizlerin kişisel hayatlarında olmaya başlarken hem de dünya ve magazin gündeminde bazı gerçeklerin ortaya çıkması gibi konular gündeme geliyor.

İkizler güneş tutulması tüm dedikoduları ve gizlilikleri ortaya döküyor. İftiralar, yalanlar, kötülükler ve söylentiler ne varsa her şey bu sezonda mevcut…

Bu tarz zamanlarda insanların nasıl bir çaba ve eylem içinde olacağını anlamak için Mars gezegenine bakarız. Görüldüğü üzere Mars Aslan burcunda 29 Temmuz'a kadar hareket edecek. Bu demek oluyor ki oldukça rekabetçi ve egosal savaşacağız.

Her zaman söylerim. Astroloji bilmek hayat kurtarır.

Mars Aslan burcuna geçtiğinde, hedeflerimizi ve hırslarımızı kovalama, öfkemizi ifade etme ve çatışmalara tepki verme şeklimiz değişecek. Mars Yengeç burcundan geçerken asıl amacımız güvenlikti ve buna yönelik çalışmaya odaklandık. Kişisel olarak hayatınızda bir güvenlik duygusu olarak gördüğünüz şey her neyse, amaçladığınız şey bu olma noktasındaydı. Şimdi ise asıl hedefimiz öne çıkmak, ön plana çıkmak ve rakiplerimize karşı kazanmak olacak.

Hedeflerimiz için çalışırken inatçı ve hırslarımıza bağlı olacağız, bizi ileriye taşıyacak ve hedefimize bir adım daha yaklaştıracak büyük ve cesur hamleler yapmaya çalışacağız.

Herkes kendini çok rekabetçi hissedecek ve etrafındakileri aşmaya çalışacak, bu yüzden çok fazla rekabet etmeniz gereken bir zamana hazırlanın. Kazanmaya ve parlamaya kararlı olacaksınız ve yenilgiyi asla hafife almayacaksınız.

Bu duygular 24 ve 30 Haziran arası yükselecek! 1 Temmuz tarihinde Mars-Satürn karşıtlık yapacak. Bu tarihi yazın. Satürn'ün Mars karşıtlığı gerçekleştiğinde, işleri hafife aldığınızdan emin olun çünkü aşırı tepki vermek yalnızca stresi artırabilir.

Yazının Devamını Oku

Varan 2: Satürn-Uranüs karesi; Kalmadı bir sabrım…

Günaydın yıldız savaşçıları;

Haftaya arkamızda güneş tutulmasını bırakarak başlıyoruz. İnsanların, buna bizde dahil tüm yüzlerinin açığa çıktığı bir dönem. Ne kadar tahammüllüyüz ya da değiliz her şey tüm gerçekliği ile ortada olacak. Kendimizi hiç olmadığı kadar sabırsız ve isyankar duygular içinde hissediyoruz. Belki şu an bulunduğunuz olayların tüm genel gelişimi önce şubat ve mart zamanlarında da olmuştu. Şimdi o dönemde hissettiğiniz ve çözüm bulamadığınız şeyler yine sizden çözüm bekler gibi… 

Şimdide pek çözülemeyecek gibi görülüyor ama biraz zamana ihtiyaç var. 28 Temmuz sonra gerileyen Jüpiter tekrar kova burcuna geçecek. İşte o zaman yarım kalan şeyler artık konuşulup yoluna girme noktasına gidecektir. 

Uranüs, bireysellik gezegenidir. Uranüs bize kendi yolumuzu gösterir.

Uranüs, ebeveynlerimizin, kültürümüzün veya dinimizin bize istemeyi veya düşünmeyi öğrettiklerini değil, ne istediğimizi bilmemizi ister. Öğrenilmiş çaresizlikten çık der. Uranüs, her zaman inançlarınızı savunmanız veya çoğu insandan farklı hissetmeniz gerekebileceğini gösterebilir. Bunun Satürn ile kare yapması ise hissettiklerinizi değiştirememe ve engeller ile karşılaşma durumunu getirir. 

Doğum haritanızdaki Uranüs neye isyan etmeye istekli olduğumuzu ortaya koyuyor. 

Uranüs ani bir gezegendir. Parlaklık kıvılcımlarının yeni bir şey tasarlamasından sorumludur. 

Uranüs bir jenerasyon gezegenidir. Bu nedenle bir burçta daha uzun süre kalır ve bütünü etkiler. Uranüs'ün kuşak etkisine bir örnek, 1996 ve 2003 geçişleri sırasında; Uranüs Kova burcundaydı. Teknolojide büyük ilerleme gördük. Bilgisayarların, cep telefonlarının ve internetin kullanımı, iletişim ve ticaret şeklimizi değiştirdi. Uranüs tamamen bilgi alışverişi ve paylaşımla ilgilidir; teknoloji buna izin veriyor. Şimdi Satürn kova da olmasıyla bu teknolojiye bir şekil veriyor. 

Şu an gökyüzünde kova enerjisi bizi benzersiz konseptlere, bağımsızlığa ve özgün olmanın çekiciliğine sürüklüyor.

Yazının Devamını Oku

Güneş tutulması gerçekleşiyor! Kemerlerinizi bağlayın

Günaydın yıldız savaşçıları;

Bu büyük an içerisine giriş yapıyoruz. Kendinizi oldukça halsiz, umutsuz ve yorgun hissedebilirsiniz. Enerjinizi tüketecek davranışlarda bugün bulunmayın. Kaygı ve korkudan uzak durun. Baş ağrısı ya da çeşitli dalgınlıklardan ötürü ufak tefek kazalar olabilir. Sakin kalmayı seçin. Bazı kesiminiz aşırı enerjik ve mutlu hissedecektir. Bunun sebebi doğum haritalarınıza göre aldığınız etkiler olacaktır.

Halkalı Güneş Tutulmasının Türkiye saatiyle başlangıcı (parçalı) saat 11:12 olacak. Halkalı Tutulma; Kanada’nın kuzeyi, Grönland, Rusya’nın kuzey doğusu Parçalı Tutulma: Kuzey Amerika’nın kuzeyi, Atlas Okyanusu’nun kuzeyi, Avrupa, Orta ve Kuzey Asya'da görülecek. Ülkemizden ise izlenemeyecektir. Ay'ın Güneş'i tam olarak kapatmadığı ve Güneş'in Ay etrafında bir halka gibi gözüktüğü tutulma türüne, halkalı Güneş tutulması adı veriliyor.

10 Haziran 2021'de gerçekleşecek 19 derece İkizler Güneş tutulmasının etkileri başlıyor!

Güneş Tutulmaları, ay düğümlerini harekete geçiren dinamik kozmik olaylardır. Basitçe söylemek gerekirse, ay, zodyak çevresinde sürekli dönen bir eliptik üzerinde kayar. Bu yörüngenin en yüksek ve en alçak noktaları, doğum haritalarımızda güney ve kuzey düğümleri olarak görünen ay düğümlerine karşılık gelir. Genellikle Kader Düğümleri olarak adlandırılan güney ve kuzey düğümleri, geçmişimizi ve geleceğimizi, yani karmik yolumuzu sembolize eder. Buna göre tutulmalar, doğum haritalarımızdaki bu düğümleri harekete geçirerek kaderimizi aydınlatır. Bu güneş tutulmaları kaderimizi aydınlatacak olayları bizlere işaret edecek.

Bugünden sonra hiçbir şey gizli kalmayacak!

Bu tutulmaya Merkür gezegenin geri hareketiyle kavuşarak olması ve Neptün ise sert açısıyla karşılık vermesi bazı hayal kırıklıklarımızı ortaya çıkartacak. Hiç olmadığı kadar kendinizi köşeye sıkışmış hissediyorsunuz. Üzerinizde bir tembellik, ağlama hissi ve hiçbir şeyin değişmeyeceği düşüncesi yer almış olabilir. Bu durumlar sadece birer illüzyon. Ay, duygularımızı anlatı ve güneş irademizi tanımlar. Şimdi saklanan duyguların irademizin önüne geçip dışarı taştığı zamana ilerliyoruz.

2015-2017 yıllarından yaşadıklarınızın rövanşını alacaksınız.

Yazının Devamını Oku