Mars-Plüton karesi: Olmuyorsa olmuyordur…

Günaydın yıldız savaşçıları,Gökyüzünde gerçekleşmeye başlayacak olan bir görünümün sizlerin bilincine nasıl sirayet edebileceğinden söz edeceğim.

 

Bu açıyı önemsiyor. Çünkü bu açı insanı öfkeli ve bedeli neyse öderim noktasında aşırı büyük bir dürtü verebiliyor. Daha kötüsü daha sonrasında çok hızlı bir şekilde pişman ediyor. İçinizdeki enerjiyi nereye kullanacağınızı bilemezseniz sizi saldırgan biri yapabiliyor. Ya da daha farklı bir senaryo ile düşünürsek bugüne kadar içinizdeki tükenmeyen enerjiyi hep kontrol ettiniz ve nazik biri oldunuz. İşte şimdi ise patlamaya hazır bir bomba gibi olabilirsiniz. Her halükârda içinizde bir şeyin dürtülme ihtimali yüksek görülmektedir.

**

Eeee, Ne yapalım o zaman?

İnsan uzun süre haksızlığa uğradığında ya da manipülasyon gördüğünde karşısındaki insana kendi ceza kesmek istiyor. Bunu yaparken de aslında kendine ceza kestiğini bilmiyor. Uzun süre bir insana acımasızca davranırsanız karşı tarafta aynen bu biçimde şekil alabiliyor. Bu kişinin içsel gücüne bağlı elbet. Aksini yapan insanlarda var. Bu tür zorlayıcı açıları bilip kontrol etmeyi başarırsanız böyle dönemlerde kendinizi disiplinsize etmiş ve yeni başarılar yakalama fırsatları oluşturmuş olursunuz.

**

Bu tür açılarda insanın akıl ve irade gücü denenebilir.

İçinizdeki gücü doğru kullanamazsanız kendi çıkarlarınızı kollamaya başlarsınız. Bunu kollarken bazı detayları atlar. Ahlaki, etik ve sosyal değerleri hiçe sayarsınız. İşleri sadece güç yoluyla başarma isteği ve arzusu atar. Belki babanıza, annenize ya da dayınıza gidersiniz ve dersiniz ki “beni de şu yere yerleştiremedin” ya da “yok mu tanıdık beni buraya yerleştir” gibi güç zehirlenmeleri içine girebilirsiniz. Bu dönemde emeksiz geldiğiniz her nokta daha sonraki dolunay ve yeniaylar da sizi zorlayacaktır. Altı dolu olan işlerin peşinde olmanız gereken bir süreçtesiniz. Ya da diyelim ki 5-6 yılınızı bir göreve adamışsınız. Tam siz bir noktaya gelecektiniz ama başka birinin tanıdığı geldi oturdu. Bir de size hesap soruyor. Nasıl sindireceksiniz?

**

O an size bu kişinin gelip geçici olduğunu,onun yetersizliğinin anlaşılacağını ama bunun için zaman olması gerektiğini kim söyleyecek?

Kendiniz kendinize söyleyeceksiniz…

*

Bu tür zorlayıcı açıları önceden bilerek daha insancıl ve şefkatli yaklaştığınızda dönüştürürsünüz. Mümkün değil diye düşündüğünüz güzelliklerle karşı karşıya kalabilirsiniz. Bir tavrın kaderinizde nasıl değişimler ve dalgalar yarattığını bilseydiniz…

***

Hayat böyledir.

Bizler sadece zorlayıcı kuvvetler gördüğümüzde potansiyeli açığa çıkartırız.

Gücünüzü yapıcı ya da yıkıcı kullanmak elinizdedir. Aslında bakıldığında güç illa kullanılması gereken bir olgu mudur?

 

Bu nasıl bir tatminsizliktir ki bu duyguya ihtiyacımız vardır?

İnsan adanmışlık duygusunun peşini bırakamıyor. Neye kendimi adadım?

Ya da bunca zaman kendimi adadığım şey benim değildi öyle mi?

İşte tam bu nokta insanın kendisini değiştirdiği yerdir.

***

Kendinize aşırı acımasız ve sert olmayın. Kendinizi başarılı ya da başarısız olarak değerlendirmek yerine huzurlu muyum değil miyim kısmıyla değerlendirin.

*

1-Bir mevki mi istiyorsunuz, özgürlük mü istiyorsunuz?

2-Büyük sorumluluklara sahip olmak mı ya da daha huzurlu bir hayat mı?

3-Güçlü olmak mı sonra bu gücün bedelini ödemek mi?

4-Kendinize büyük içsel gerilimler yaratacak hırsların peşine düşmeyin.

5-Kendinizi bu süreçte daha fazla tanıyacaksınız. Bu sizde daha büyük öfke patlamaları yapabilir. Bugüne kadar nasıl fark edemedim gibi cümleler söyler durursunuz.

 

İnsanları affetmekten daha önemli bir işiniz var aslında…

Kendinizi affetmek…

Kendinize bağışlayıcı olmak…

Tövbe etmek…

Şükür etmek… vb. gibi…

 

Dememiz o ki; ilk yapmanız gereken kendinizdeki karışıklığı anlamanızdır. Neyden hoşnut değilsiniz.

*

Kendinizi affedemediğiniz bir konu var mı?

Bu öfke bu intikam nereye kadar…

*

Affetmelerin içinde en zorudur insanın kendiyle hesaplaşmaları…

Bitmeyen ve kapanmayan hesaplar…

Ben OLDUM diyen her bireyin zaman zaman yapmaya çalıştığı bir şeydir kendini AFFETMEK….

Aklınıza olmadık şeyler düşer…

*

Bir pazar sabahı annenize bağırdığınız kahvaltı sabahı gelir aklınıza...

Anneniz ise şimdi yoktur…

Dönülmez bir yoldadır; yutkunursunuz.

Puslu kış sabahlarında “onun” geçmesini beklerken diğer kapının önünde saatlerce ağaç olmuşsunuzdur ve parmaklarınız buz kesmiştir. Sadece tek isteğiniz tesadüfen karşılaşma gibi görülme ümidinden sonra onu görmektir.

*

Parmaklarınızı ovuştururken soğukta; o halinizi hatırlayıp, onun sizi hiç anlamayacak oluşunu anlarsınız yıllar sonra...

Anlamak bile insanın kendisini affetmesine yetmez oysa.

Çocukluğunuzu düşünürsünüz bazen; belki yanınızda olsa, KENDİNİZİ affetmeniz kolaylaşır. Şöyle içerden bir ses duysanız belki “gel hadi parka gideceğiz” “ya da “ekmeğine çikolata sürdüm” evladım diye…  

 

Çünkü bazı anlar anlamanıza yardım eder, bazı şeyleri….

*

Evet anlamak yetmez affetmeye ama bir yerden başlamak gerek sanki.

İlk atmaya başladığınız imzanızla şimdi atmaya çalıştığınız imza bile tutmaz…

Geçmişinize bakarsınız, özlediklerinize bakarsınız ve hiçbir şeyin sizin olmadığınızı görürsünüz….

Korkularınız veya umutlarınız, belki siz başka bir isim koyuyorsunuz bunlara bilmiyorum…. Ama her neyse hepsi yıllanır.

***

Her şeyi ve herkesi kıra döke yaşadığınız bu hayatın özeti sadece bir duvarın altında kalmış eski bir günlük gibidir.

***

Eğer önünüze gelen her şeyi devire devire yürüdüyseniz utanarak bakarsınız sayfalarına zira nazik bir yürüyüş sergilediyseniz her şeye rağmen, gurur duyarsınız kendinizle… Daha güzeli her sayfası çevirinizde gülen ve ıslak gözleriniz vardır…

***

İnsan içindeki yangınlarını hatırlamakta zorluk çekmez. Çünkü yanmak o an için değil sonrası için hep Türk filmi sonları gibidir… Mutlu sonla biter… O yüzden hep sonunda iyi ki yanmışım deriz. Ama o an o acı başkadır…

Kendinizi affetmek istersiniz gün geçtikçe…

 

Dünyayı da affetmeye doğru giden yoldaki duraklardan biridir. İnsan olmanın ağırlığı altında ezilirken doğrulmaya başlamaktır. Sen kendin olmak için yaşıyorsundur ve bununla da yaşamayı öğrenmen gerekmektedir. Bunun da tek bir çözümü vardır, nerde yanlış yaptığını analiz edip yola bu şahane bilgi ışığında devam etmektir.

*

Elinizden gelen her şeyi yaptığınıza inanıyorsanız ve zamanı tersine döndürmeye imkânınız yoksa ilerlemeye devam etmek en mantıklısıdır. İnsanları hiçe sayarak ya da uzak kalarak değil kendinizi yetiştirip hem diğerlerine hem de kendinize saygılı olmayı öğrenerek yapılabilirsiniz. 


Olmuyorsa olmuyordur…

Mutlu günler dilerim…

 

Not: Ağustos sonuna kadar bu etkiler devam edecektir…Çıktı alıp yastığınızın altına bu yazıyı koymak serbesttir :)

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Merkür Gerilemesi Akrep Burcunda Başlıyor! Sürprizlere Hazır Mısınız?

Evrendeki hiçbir gezegen geriye gidemez. Geriye dönük bir gezegen, sadece bir optik illüzyonun sonucudur.

Tüm gezegenler Güneş'in etrafında döner. Dünya ile ilgili bakış açımıza göre, bazen bir gezegenin durup geri hareket denilen geriye doğru gittiği ve sonra tekrar durup doğrudan hareket olarak adlandırılan ileri gideceği görülmektedir.

Geriye dönük bir dönemde, herhangi bir pratik girişimi ilerletmek iyi bir fikir değildir. Bunu yapmaktansa hazırlanmak ve daha sonra Merkür'ün doğrudan evresinde ilerlemek daha iyidir.

Merkür, her yıl üç kez gerilemeden geçer. Gerileme döneminden önce yavaşladığı için biz buna durağanlaşma diyoruz. Merkür o zaman güç kaybetmeye başlar ve bu nedenle yeni girişimler bu dönemde iyi sonuç veremez. Merkür gerilemesi döneminde, herhangi bir yeni işe girmemeniz veya olduğunuz yerde kalmanız en iyisidir. Aslında Merkür, her zaman aynı yönde ve aşağı yukarı aynı hızda, Güneş'in etrafında dönmeye devam eder. Merkür gerilemesi dönemlerini bilmek, girişimlerinizi önceden planlamanıza yardımcı olabilir, böylece yoldan çıkmazlar.

3 Kasım’a kadar devam edecek olan Merkür gerilemesi bize ne hissettirecek?

Merkür gerilemesinde iç yansıma o kadar güçlü olacak ki belki de göremediğiniz ne varsa görmek zorunda kalacaksınız.Akrep burcu, demek olayları daha net görmek demektir. Çünkü Akrep gerçeği ortaya çıkarmanın işaretidir.İlişkimize ya da yaptığımız işlere nasıl bağlandığımız veya birbirimize verdiğimiz sözlerdir.

Akrep gizemleri bulmak ve çözülmeyen her şeyi çözmek ister. Önümüzdeki 3 hafta aslında harika ötesi olaylarla karşılaşacaksınız. Biliyorum bu size pek inandırıcı gelmedi ama bu konuda samimiyim.11 derecede başlayacak bu gerileme çok önemli bir derecede gerçekleşmektedir. Eski astrologlar buna 'yaşamın kapısı' olarak tabir eder. Merkür’ün bu gerilemesinin zaten Uranüs’e karşıt olması bunun ne kadar sürprizli ve harika olacağını bize zaten işaret etmektedir. Bazı durumları aşırı dramatize etmediğiniz sürece oldukça güçlü bir dönem içinde olduğunuzu söylemek doğru olur.

Gelecek için endişelenmek yerine zamanın içinde çözümler bulmak ve zamanın tadını yakalamak çok önemli olacak. 

11. derece ustalıktır. Sizi bir konuda ustalaştırmaya gelecek bir gerileme yaşayacaksınız. Bunun için kendinizi bu ustalık zamanına hazırlayın ve büyüyün. Korkularınıza yenilmeyin. Aksi halde kendinizi öfkeli ve sinirli hissedersiniz. Ya da çevrenizde herkes size böyle davranıyor gibi gelir.

Yazının Devamını Oku

Mars gerilemesi : “İçimde yılgın rüzgârların ayak sesleri…”

Günaydın yepyeni bir haftadan hepinize değerli dostlarım,

Güzel bir haftaya daha başlıyoruz. Bugün pek bir ayağımı sürüdüm.Yazı yazmakla yazmamak arasında kaldım. Sonra içimdeki bu boş durgunluğun biraz köpürmesine yazı yazmanın iyi geleceğini düşünerek bilgisayar başına geçtim.

Size de oluyor mu bilmiyorum. İnce düşünülmemiş ve ucunda kırılmış olduğum her şeyden ışık hızıyla soğuyorum. Neden?

Biraz dur kızım hemen soğuma yapma diyorum ama başaramıyorum. İçimde bir şey kırgın ve yorgun kalıyor. Kendime dönüyorum ve hemen kendimle sohbet ederken şu cümleyi söylerken buluyorum “ben olsaydım yapmazdım”…

Ben olsaydım yapmazdım dediğim her şeyi neden yaşıyorum. Halbuki ben “yapmıyorum”…

Belki de yapmadığımı sanarak mı hareket ediyorum?

Bu hafta kimsenin tavuğuna kışşşt denmemesi gereken, gözünün üstünde kaş var diye söylenmemesi gereken bir hafta içine girdik. Gerçeklerle her an yüzleşebilirsiniz.Eğer siz bir “gerçekseniz” bu asla büyük bir problem olmaz. Sahi siz “gerçek” kalmayı başardınız mı?

Bugün dedemin mektuplarına ihtiyaç duydum. Bakim bugün 40 yıl önce ne yazmış dedim.

Sonra 72 yaşında kaleme aldığı bir mektubu buldum.Ekim ayında yazmış.Pek manidar,pek hoş.. Hadi gelin gidelim yıllar önceye…

Yazının Devamını Oku

"İyi yaşamı kendi dışında arayan biri, iyi bir yaşam aramıyor demektir."

Günaydın yepyeni bir haftadan ve yeni bir günden….

Günler birbirini kovalıyor ve nasıl geçtiğini hiç anlamıyoruz.

Biliyorum bazı insanları affetmeyeceksiniz,

Affedilir gibi de değil…

Bu zaman bu şekilde yangınını sürdürürken siz kendinizi söndürerek ilerlemeyi başarmalısınız. Bizler sürekli sizlere gökyüzünden haberler sunuyoruz. Sizi en çok ilgilendirenin iyi mi kötü mü olduğu hususu oluyor. Aslında bizler hafta genelini gökyüzü şifrelerimizi çözerek Ay’ın konumuna göre bu haftayı nasıl geçireceğinizi deşifre etmeye çalışıyoruz. Zaman zaman isabetli oluyor zaman zaman olmuyor. Kendinizi sürekli astroloji ile ilgilenerek delirtmeyin. Kararında ve tadın da hareket etmenizi öneriyorum. Bunun için bende elimden geldikçe sosyal medyamda sizlere burçları daha esprili ve komik anlatmaya çalışıyorum. Astro Şifa 2021 Ajandanız artık basıma verildi. Bunları 2021 içinde sürekli elinizde bakarak inceleyebileceksiniz. Önceden planlar yapıp kendinizi daha kolay kontrol edebileceksiniz.

Bunun için elimizden geldikçe sizlerin Ay’ın hareketleri ve açıları hakkında bilgiler sunarak kendi hayatınızdaki tezahürünü anlamanızı istiyoruz. Bu demek değil ki iyi ya da kötü olarak gelişen durumu tanımlanmak zorundasınız. Hiçbir astrolog size gününüzün iyi ya da kötü olacağını söyleyemez. Bunu siz nasıl kontrol eder ve nasıl bakarsanız bu öyle şekillenir. Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ demiş atalar…

Boşa demiş olamazlar dimi?

Ay’da gökyüzünde boşuna duruyor olamaz?

Gökyüzündeki 12 eşit parçaya bölünmüş burçlar takımyıldızları da boşuna orda durmuyor sanırım.

Yazının Devamını Oku

1 EKİM KOÇ DOLUNAY! Yoksunluktan daha ağır yoksulluk mu var?

Ekim ayına hoş geldiniz…

Koç dolunayı ile giriş yapmak gerçekten heyecan verici olacak.

Genellikle Koç ve terazi burcundaki dolunaylarında insanlığın çok zorlandığını gözlemliyorum. Ekim ayı biraz daha fazla etrafımızı değil kendimizi kontrol etmemiz gereken bir ay olarak değerlendirilmelidir.

Dün biraz yoksunluk sendromunu araştırdım. Okuduğum bir kitap da önüme yoksunluk cümlesi çıktı. Sonra oradan bu cümlenin ne ifade ettiğine doğru yola çıktım. Ne kadar fazla koç burcundaki yaşayacağımız dolunay etkilerini anlatıyordu…

Yoksunluk sendromu demek; Madde bağımlılarının maddeye ulaşamadığında ya da ara verdiğinde yaşadığı krize deniliyormuş. Bazen de annelerin bebeklerini memeden kesmek istediklerinde yaşanılan bağımlılık sorunlarının adına verilen isimmiş.

Ne tuhaf dimi?

Yoksunluğunu çektiğimiz şeylerin de hastasıyız aslında…

Sanırım hepimiz birer hastayız :)

Bir şey istemek o şeye duyulan açlıkla ilgilidir

Yazının Devamını Oku

Savaşı Başlatan Kaybeder. Azerbaycan Doğum Haritası Ne Diyor?

Günaydın yeni bir haftadan hepinize merhaba... Bu hafta hayatımızdaki en önemli ve güçlü etkiler barındıran haftalardan biri olacak. Yaşam bize bu hafta tüm taşları yerine oturtmamız için fırsatlar sunacak. Tabi ki taşları bulmak için biraz sarsılmak gerekli olabilir. Taşlar nasıl dökülsün yoksa değil mi?

Mars gerilemesi savaş atmosferi dedik, 2020 yılı salgın hastalık dedik, yeni bir düzen kurulacak vs. diye söz ettik.

Acaba hala astrolojinin varlığından şüphe eden ve bunu araştırmayan insanlar var mı diye merak ediyorum. Yani bunun bir inanç meselesi üstünde olduğunun farkında olmayan var mı? Astroloji muazzam bir şekilde çalışıyor.

Bu hafta elinize, kolunuza, dilinize hakim olun lütfen. Hiçbir tuzağa çekilmemeye özen gösterin.1 Ekim'de Koç dolunayı gerçekleşecek. Bu yönetilmesi en zor dolunaylardan biri olabilir. Bunu lütfen iyi yönetelim. Bunun için yazıyı ayrı hazırlıyorum.

Yıl 1992, Şubat sonu Mart başları ve yine gökyüzünde Satürn-Mars gezegenleri Kova burcunda kavuşuyor. Bu zaman aralığında neler yaşandığını sizler de araştırıp okuyabilirsiniz. Ben bugün biraz yazı içinde Azerbaycan’daki kardeşlerimizin merakını giderecek ve biraz olsun fütüristtik bir bakış açısı yakalamalarına yardımcı olacak bir harita analizi hazırladım. Umarım işlerine yarar.

Şimdi zaman tüneline binip 1992-93-94 yıllarına yolculuğa çıkıyoruz:

İlk dikkat çeken tarihteki olay: 

Ermenistan ile Azerbaycan arasında Karabağ Savaşı yaşanıyor. Ermeniler, Karabağ’da bulunan Hocalı kasabasına ansızın baskın yapıyor. Ermeniler acımasızca Azeri vatandaşları öldürüyor. Hocalı katliamı diye geçiyor. Bu büyük bir katliam ve asla unutulmaması gereken bir olaydır.

Bunu 28 Mart 2020 tarihinde Twitter'da ve Satürn Kova yazısı içine yazmıştım. Yani geçmişteki bu olayın aynı gökyüzü ile geldiğinden söz etmiştim. Astroloji muazzam incelikli bir şekilde çalışıyor.

Yazının Devamını Oku

EKİM-KASIM ÖZET: Gerçek renklerimiz cesaretimizden gelir.

Günaydın yeni bir günden…

 

Gündemimiz yoğun ve telaşlı…

Hayatımızı tamamen değiştiren Satürn-Plüton ve Jüpiter gezegenleri dizilimi Mars gezegeni tarafından tetiklenmeye başladı. Tüm ekim ayı hatta kasım ayı da dahil bu durum yüksek bir etkileşim içerisine bizleri sokacak.

 

Bunu korku ve endişe duymanız için değil farkında olmanız için konuşuyorum. Bu durum illaki kötü şeyler olacak anlamı taşımaz. Hayatınızda sizi zorlayan şeyleri artık değiştirme zamanı olduğunu gösterir. Ama siz bunun ne olduğunu tanımlayamazsanız kendinizi hareketsiz ve yönsüz bir şekilde hisseder ve kötü yorumlarsınız.

 

Asıl burada anlatılmak istenen gezegenlerin bizim hayatımızı değiştirdiği değil. İçinde bulunduğumuz zamanı anlamamız için bize yıldızların diziliminin bir açıklama yapmasıdır. Gezegenler yüzünden bunlar yaşanmaz. Her şey benim, senin ve diğerleri yüzünden olur.

Gezegenler masumdur…

Yazının Devamını Oku

Hoş geldin sonbahar! Gökyüzünde 2.Sezon başlıyor….

Günaydın hepinize yepyeni bir günden daha…

Bugün sonbahara giriş yapıyoruz…Terazi mevsiminin havadar duyarlılığı, Başak mevsiminin dünyevi, topraklı doğasından hoş bir değişikliktir. İşte bu zamandan en iyi şekilde nasıl yararlanacağınız?

 

Kendinizi çok yorgun ve halsiz hissedebilirsiniz. Bu bir Başaktan teraziye geçiş dönemidir. Toprak elementinden hava elementine geçiş öyle kolay değildir.

 

Şu an fonda Ricky Nelson çalıyor. “Lonsome town” dinliyorum.

Bir milyon şey düşünüyorum…

Kafamdakiler o kadar çok ki.

Aynı zamanda kafamdakiler öyle boş ki…

Yazının Devamını Oku

Abartı, gerçeğin öfkesine yenilmiş halidir.

Günaydın hepinize yepyeni bir günden ve yepyeni bir haftadan…

Biliyorum aslında insanın en büyük ihtiyacı bir gram ilgi, bir gram güzel söz, bir gram güler yüz değil mi?

Birinin sana inanıyor olması…

Dünya haksız bulsa onun seni haklı bulması…

 

Bazen hayatta her şeyle başa çıkabilecek gücü sadece bunların bir gramıyla bulabilirsiniz ama…

İşte…

Bazı şeylerin zamanı ve nedeni var…

Zamanı kabul etmek öyle kolay değil.

Yazının Devamını Oku

Yeniay sabahı: Hayatınız bir kitap olsaydı nasıl bir önsöz yazardınız?

Yeniay sabahından günaydınlar hepinize…

Hayatınızı bir pergel gibi yaşamak bu dönem cazip olabilir. Kendi hikâyenizi kuruyormuşsunuz gibi yaşamak…

Ömer Hayyam’ın mısralarında dediği gibidir belki de;

“Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz iki başımız var, bir bedenimiz ne kadar dönersem döneyim çevrende er geç baş başa verecek değil miyiz?”

Mesela bir kez kilo verdiğinizde devamı gelir…

Bir kere paranız olduğunda yeniden cesaretlenirsiniz.

Bir kere okuldan mezun olduktan sonra ya da bir kere gerçek bir ilişkide olduğunuzda gerisi gelir.

Bir gün o sigarayı içmediğinizde nihayet yeniden yaşamaya başlayacaksınız ve bu noktaya kadar yaptığınız her şey bir tür yaşanmamış sayılacak. İçindeki tüm güç yeniden şekil alacak ve iyi haber bunu yapabilecek tüm gücü bulabileceksiniz. Buna inanmak zor şimdilik ama bu bir gerçek.

Bu yeniay sabahı ile tamamen varoluşunuzun zenginliğine odaklanmalısınız.

Yazının Devamını Oku

Herkesle iyi geçinemezsiniz.

Şu sıralar insanlara tahammül etmeniz ve sabır göstermeniz iyice zorlaşıyor. Kariyerinizde ilerlerken herkesle arkadaş olmaya çalışmanız normal bir şey. Müşterilerle, iş arkadaşlarınızla, patronunuzla… Fakat herkesle anlaşmak mümkün değildir. Sizin davrandığınız gibi karşılık göremediğinizde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bu yüzden herkesle iyi geçinmek için zorlamayın kendinizi.

Bu dönem kendinizi zorlamaktan daha çok sakin olmanız gereken bir dönemdir. Bir okuyucum mail atmış, Aygül Hanım sizi kanyonda gördüm konuştuk. Bundan öncesinde sizi çok kibirli ve ukala buluyordum. Benim derdimi dinlediniz ve uzunca konuştunuz. Bunun için hakkınızı helal edin. Sizin için o kadar çok bunu düşünmüştüm ki. Bunu bilin ve ben bu yükten kurtulayım diye yazmış. Bir yandan hoşuma gitti, gülümsedim. İçinde insanlık adına güzel duygular beslemeye devam etmek için özür diliyor.

Bir yandan da üzüldüm. Nasıl onu bu kadar meşgul etmişim. Neden böyle düşünmesine neden oldum. Yargılamanın aslında insanın üzerine ne denli bir yük oluşturduğunu gördüm. Görmediğiniz ve yaşamadığınız bir hayatı yargılayarak bir fikre ulaşıyorsunuz. Düşünsenize bu yük öyle ağır geliyor ki karşınızdaki kişiye bunu bilmesi ve kabul etmesi için bilgi veriyorsunuz. Çünkü iyi bir insansanız bir müddet sonra o yükü taşıyamıyorsunuz. Birileri sizin kalbinizi kirletiyor. Sonra böyle düşünmesine neden olacak sebebi bulmaya çalışırken benimle yıllarca küs olan bir arkadaşımın kendisine bunları söylediğini söyledi.

 

Oooo sordukça baktım bir bilinmeze doğru gidiyorum. Dur orada dedim.

İsmini söyleme sakın. Tamam dedi.

Ben helal ettim deyip işin içinden kaçtım.

Sevmiyorum bu tarz muhabbetleri yahu,

O onu dedi, bu bunu dedi…

Yazının Devamını Oku

17 Eylül Başak Burcunda Yeni Ay: İhtiyacın Olan Tüm Desteğe Artık Sahipsin

Evren bize her ay küçük bir hediye verir. Bu o kadar küçük ki, kolayca gözden kaçabilir. Bu hediyeyi kaçırmamak için gökyüzü çizelgesi bize yardımcı olur. Bu güzel hediyenin adı 'yeni ay’dır. Her 28-30 günde bir oluyor.

Astrolojik terimlerle ifade edersek yeni ay, ayın birçok evresinden biridir. Özellikle, ay ve güneşin hizalandığı evredir. Güneş, ayın arkasında parlayarak bizi onun görüşünden alıkoyar. Yeni ay, yeni bir ay döngüsünün başlangıcını işaret eder ve genellikle beraberinde bir dizi yeni başlangıç ​​getirir. Bu, yeni ayların kendini yansıtma, rota düzeltme ve hedef belirleme için özellikle ideal bir zaman olduğunu gösterir.

Yeterince ilginç bir şekilde, çoğu insan bilinçsizce bu enerjiye uyum sağlıyor, yeni alışkanlıklar yaratma, yeni projeler başlatma ve yeni ayla aynı zamanda yaşam değişikliklerini başlatma eğiliminde oluyorlar.  Daha da güzeli, yeni ayın taze enerjisini bilinçli olarak kucaklamanın, bu geçişleri daha da ileriye taşımanıza izin vermesidir. Yani bilmek sizi büyütür. Evrende hiçbir şeyin tesadüf olmadığını görmek başka bir boyuttur.

Duygularınızdan kurtulmaya hazır mısınız? 

Tam da ihtiyacınız olan desteğe sahip olduğunuzu duymaktan göreceğiniz bir yeni ay gerçekleşiyor. 17 Eylül saat: 14:05’te gerçekleşecek olan yeni ay yılın en iyi dönemlerinden biri. Bir şey başlatmak için daha iyi bir zaman olamaz. Bu yeni ay, geleceğinizin temelini oluşturmak için planlar yaparken geçmişinizle bağlantı kurmanız ve eksikleri tamamlamanız için size ilham verecek. 

Son zamanlarda astrolojik hava oldukça çalkantılıydı. 

Mars, 9 Eylül'de geriye doğru gitti, bizi 14 Kasım'a kadar yavaşlatacak ve aynı zamanda Satürn ile sert bir yüzleşmeye başlattı. Kimin size yar olacağını ya da yar olmayacağını göreceğiniz bir süreç başlıyor. Bu tür bir duygular en sakin kişiyi bile ortaya fırlatabilir! 

Bir çekişme içindeki Mars ve Satürn, egoların çatışmasına dönüşmesidir.

Yeni projelere, işlere veya alışkanlıklara başlamak, genellikle yeni bir ay sırasında harika bir harekettir, ancak bu sefer, Mars ve Satürn arasındaki açı sizleri yavaşlatıyor ya da nasıl başa çıkacağım duygusunu verebilir. Kendinize yeni bir düzen kurmak zorundasınız ve bunun bedelini göğüslemeniz gerekmektedir.

Yazının Devamını Oku

Kimsenin sırtına koyduğu yastık ya da duygusal iyileşme stratejisi değilsiniz!

Günaydın herkese…

Mars gerilemesi başladı ve sizlerde bu sabah biraz kırgın biraz yorgun uyandığınızı görüyorsunuz.

Bir yanınız buruk, bir yanınız küs, bir yanınız sizi hiç anlamayan insanlarla dolu öyle değil mi?

Hayat tuhaf bir yolculuk…

Bir sabah uyanırsınız aşk acısı ile,

Bir sabah uyanırsınız parasızlıkla,

Bir sabah uyanırsınız iyi bir test sonucu alabilmek için,

Bir sabah uyanırsınız hayal edemeyeceğiniz güzelliklerle karşı karşıyasınız…

Bir gün gelir bir sabah uyanamazsınız…

Yazının Devamını Oku

Dolunay: Senelerce sürünmüş durmuş şeylerin son kavşağı.

Günaydın herkese, dolunay yarışı başladı.

Duygular ve arzular yüksek ama bir o kadar da donuk öyle değil mi? Size bir sır vereyim mi?

Bu tam bir kendinizi “soğutma” ve “bırakma” dolunayı…

 

Ne savaşlar veriyor kalbiniz?

Belki de bedeniniz ne savaşlar veriyor?

Bi dakka! ya aklınız nasıl savaşıyor?

 

Vücutta her şey hiç durmadan çalışıyor. Bir makine düşünün.

Yazının Devamını Oku

02 Eylül Balık dolunayı; “bir hakikat buldum”

Günaydın yepyeni bir günden hepinize,

 

Hoş geldin eylül diyerek açılışı yapıyoruz.

Her ay gibi bu eylül de gelip geçecek. Yaşama fazla anlam yükleyen yine bizleriz.

Eskiden kendimi iyi hissetmek ve mutlu olmak için çok çaba harcardım. Şimdi hiç öyle telaşlarım yok. Önüme ne gelirse mutlu olmayı başarıyorum. Bazen öyle bir kırılıyorum ki başka türlü bir kırılma yok gibi. Sonra bir şey oluyor yine kırılıyorsun. Sanki öncekiyle hiç aynı değil gibi…

 

Yıllar önce bir olay yaşamıştım. O olayın neden böyle geliştiğini eğer şöyle olsaydı böyle olacağına dair tezlerim vardı. Aynı harita döngülerinde o olayı yaşadığım kişiyi bulup 15 yıl önce yaşanılan o yanlış anlaşılmayı çözmek için tekrar bir açıklama getirdim. Evet, doğru her şey yanlış anlaşılmış ve gerçekten anlaşılmamıştı.

Bunu gördüm.

Ama daha fena bir şey gördüm. 

Yazının Devamını Oku

Mars gerilemesi: Problemleriniz üzerinde kuluçkaya yatın!

Biliyorum, her yerde okuyorsunuz eylül senaryolarını…

Yok şöyle olacak, yok geliyor yaklaşmakta olan gibi ifadelerle ömrünüzden ömrünüzden gidiyor…

Bu insanoğlunun her şeyi bilme isteği neden hep başına bela oluyor diye düşünüyorsunuz. Ama bir türlü iki konuyu birbirinden ayıramıyorsunuz.

Geleceği bilmemiz gerekseydi Allah zaten bize bunu takdir ederdi.

Mars gerilemesini kafanıza takmayın! Bu dönem hayatınızın en gerçek ve başarılı dönemi olmaya aday!

İnsanlar çoğu zaman karşılaştıkları problemlerin, kendi çözme kabiliyetlerinden çok daha büyük olduğundan şikâyet ederler. Çözümün tamamen kendi elimizde olduğunu genelde bilmeyiz. Oysa sadece sımsıkı kapalı yumruğu açmak yeterlidir. Aslında çözüm, kapalı olan elimizdedir ama biz onu fark etmeden aramaya devam ederiz. Şimdi avcunuzu açacaksınız ve o sıkıca sıktığınız şeyleri serbest bırakıp çözeceksiniz. İçe dönme zamanı geldi. Bu sizi ürkütmesin.

 

Astroloji ilmi ile ilgilenen çok kişiyiz ve hepimiz başka bir şey söylüyoruz!

Neden?

Yazının Devamını Oku

Kendinizi yetersiz ve değersiz hissetmeyin

Günaydın yıldız savaşçıları,

Hep aklım sizde…Napıyorlar acaba diyorum içimden. Ama bu hafta girişine hemen bir yazı kondurmak istedim. Çünkü yılın en önemli ve yönetilmesi gereken haftasına giriş yapmış bulunmaktayız.

 

Bu hafta Venüs gezegeni Plüton, Jüpiter ve Satürn ile karşı karşıya kalacak. Aynı zamanda 29-30-31 Ağustos civarında Ay oğlak burcuna geçerek burayı tetikleyecek. Malumunuz biliyorsunuz ki 9 Eylül sonrası Mars koç burcunda gerileme hareketine başlayacak. Gündem yoğunlaşmaya doğru gidiyor.

 

Bunlar topluca bakıldığında bizlere çok şey ifade ediyor ama sizlere bunları açıklarken doğru cümleler kullanarak anlatmak hepsinden önemli diyebiliriz.

Yani bu açılar gelir geçer ama siz ne okuduğunuz ve hissettiğinizi asla unutmazsınız. Bu yıllarca benimde başıma geldi. Bu yüzden en doğru şekilde anlatmayı umut ediyorum.

 

Kendinizi yetersiz ve değersiz hissettiğiniz bir dönemde olabilirsiniz ama GEÇECEK!

Yazının Devamını Oku

Merkür-Güneş Kavuşuyor… Bir şey yapmak zorunda değilsin.

Dün bir tartışmaya girmemek ve restleşmemek için bulunduğum ortamı sakince terk ettim.

Giderken geride maskemi unutmuşum. Sırt çantamla haldur huldur sahile yürürken bir baktım ki maskem yok. Hoppa geri dönsem dönemem.

Bir yerden maske istesem kim verir?

Birkaç markete girdim. Yok maskemiz dediler yolladılar.

Nöbetçi eczanelere bakıyorum ama uzakta birçok yer.

 

İyice gerildim. Tartışmayayım diye kaçtığım alanda unuttuğum maskeme mi yanayım, çantamda yedek olmayışına mı? Arabamın anahtarının yanımda olmayışına mı?

Eve dönemeyişime mi?

Evde tazecik yaptığım kızılcık şurubum vardı…Buz gibi… Onu içemediğime mi?

Yazının Devamını Oku

Yıl 2011: Misillemeye dikkat edin ve kimseyi sizin gibi düşünmeye zorlamayın!

Günaydın yepyeni bir günden

Her sabah düşünürüm acaba yarın sabah uyanır mıyım diye.

Çocukluğumdan beri…

Bunu düşünmemi sağlayacak reel bir şey yaşamadım ama her sabah acaba diğer sabah dünyada dünyalılarla olur muyum diye sorarım :)

 

Her akşamda tavana bakar ve Allah’ım hastanede değil evimde yatıyorum. Ne büyük bir lüks diye şükrederim.

 

50 yaşına gelmiş her insana çok özel bir şekilde bakıyorum. Nasıl güzel ya diyorum.

Sağlıkla bu zamana kadar gelmiş. Çok özel buluyorum.

Yazının Devamını Oku

Bu hafta farkındalık haftası. Peki, farkındalık derken?

Günaydın hepinize yepyeni bir günden sevgili dostlarım,Yeni hafta yeni bir gün ve yeni umutlarla hayata devam etmeye çalışıyoruz.

Dün sosyal medyamda Mars gerilemesi başlayacak diye bildirimde bulundum. Bunun için ön hazırlık yapılmasından ve hangi yıllardaki kişilerin daha farkındalıklı olması gerektiğinden bahsettim.

 

Çok şaşırdığım bir soru ile karşılaştım.

Farkındalık ne demek?

 

Hani genelde şu sorulara çok hazırımdır.

İyi mi kötü mü?

Ne zaman kurtulacağım?

Yazının Devamını Oku