"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

İnsanların kusurlarını söylemek için bir köşede beklemeyin.

Günaydın güzel dostlarım,

Bugün karantinamızı sonlandırdığımız bir gün,

Bayramda son 4 günlük karantinamız var.

Sonrası artık 40’ı çıkmış bir bebek gibi topluma karışmak ve bağışıklığımızı, aklımızı, kendimizi korumak olacak.

 

Hadi gelin, aşağıya doğru akalım…

Kendi merkezinizi bulduğunuzda insanlarla konuşmaya ve kendinizi mutlu hissetmeye başlarsınız. Çünkü insanları ve kendinizi anlama süreciniz başlamıştır. Bunun insanları sevmekle ve dolaylı yoldan sevilmekle ilgilisi olduğunu söylememe gerek yok. Yani siz sevmeye başladığınızda sevilmeye de başlıyorsunuz. Ya da sevmeyen sevmesin ben insanları seviyorum zaten diyebiliyorsunuz. Bir müddet sonra insanlarla kavga etme isteğiniz giderek azalıyor. Bir sonraki aşama laf anlatmaktan da vazgeçiş...

*

Çünkü kendinizle bir kavganız kalmayınca kimseyle bir geriliminiz olmuyor. İnsanların kendini bilmez tavırlarını gördüğünüzde onlara üzülmeye başlıyorsunuz. Öyle biri olmadığınıza şükrediyorsunuz. Başkalarının ne dediği ya da hırsları sizleri asla yolunuzdan döndürmüyor. Buna izin vermiyorsunuz. Artık sizler sevdiğiniz insanlar için değişmek zorunda kalan biri olmaktan çıkıp sadece kendi için değişimi seçmiş biri oluyorsunuz. Çünkü bazı meselelerin gerekliklerini biliyorsunuz. Bir süre sonra kendiniz bile kendinize rakip olamayacak şekilde kendi yolunuzda gitmeyi seçiyorsunuz. Öyle iddiasız ve öyle yarışsız bir yol başlıyor ki…

 

Kimseye benzemek ya da kimse gibi olmak diye bir derdiniz de yok.

Hiç aldırış etmeyin. Siz artık güvensiz değil temkinli olmayı seçmişsinizdir.

Tedbirin size takdirin Allah’a ait olduğunu bilen ve bu anlaşmaya tüm gücünüzle bağlı kalan birisi olmuşsunuzdur. Kendiniz için istediğiniz şeyleri bir kenara bırakmış ve artık ne yapıyorsanız dünya için yapıyorsunuzdur.

 

İnsanların kusurlarını söylemek için bir köşede beklemekten vazgeçin.

Dünya bu kadar işte, dostlarım…

Bir virüs hayatımızı aldı başımızdan gitti.

Neyi gördük finalde?

Mutlu musunuz?

Hep kaçtığımız merkezimize dönmemiz için mecburi hizmet gibi konuldu önümüze.

Hep kaçtık merkezden. Bu yalan değil.

Astrolojiyi bilenler kaçamaz da bilmeyen fena tosladı denilebilir.

Hayatın, özgürlüğün ve sokakların kıymetini bilemedik diye hayıflananlar var. Herkes kendi adına konuşsun ben her içtiğim çayda, her yürüdüğüm sokakta hep şunu tekrarlardım:

“Ya ertesi gün buraları göremezsem ya da bu sokakta belki son yürüyüşüm…”

 

Herkes kendi yaşamının ayrıntısıdır!

Kaygılı olduğunuzu, korktuğunuzu zaman zaman bu direksiyonu hiç toparlayamayıp uçurumdan yuvarlanacağınızı düşünüyor olabilirsiniz. Bu hepimize oluyor. Burada bunları dile getiriyorum diye bana olmuyor mu sanıyorsunuz. Mis gibi de oluyor. Ama ben bununla baş edebileceğimi biliyorum çünkü umutluyum. 15 yıllık bir arkadaşım çok sebepsiz beni hayatından çıkartmıştı. Mesaj atmıştım, aramıştım.

Neden açmıyorsun sana ne yaptım, kırdıysam bileyim dedim. Senin sürekli umut dolu konuşmalarından sıkıldım dedi. Benim böyle bir umudum yok, beni ciddiye almadığını düşünüyorum diye kapattı. Bu kadar mı dedim, bu kadar dedi. Evlenemediğine ve kötü giden bir hayatı olduğuna kafayı çok ciddi takmıştı. Ona bunun olumlu ve hayırlı olması ihtimalini söylediğim zamanlar meğer son konuşmamızmış.

Enteresan dimi…

3-4 yıl çok üzüldüm. Yaklaşık 4 yıl nerede hatam olduğunu anlamak için hep düşündüm.

Ben düşünürken o bu sırada astroloji eğitimi alıyormuş.

Geçenlerde instagram keşfette astroloji ile ilgili online seminer verdiğine dair post gördüm.

Şaşırdım mı? Ben hiç şaşırmam… Dünyadaki tek astrolog ben mi olacağım. Bir sürü astrolog var zaten. Ben de onlardan biriyim. O da onlardan biri. Bu çok önemli bir detay değil. Güzel olan gücünü astrolojiden almayı seçmesi. Bu muhteşem. Çünkü beni aptalca buluyordu. Sürekli astroloji sohbetleri yaptığım için beni eleştirirdi.

Neyse kadınlarla olan ilişkilerimde bu benim ilk vakam değil. Buna benzer çok vakam var.

 

Ay-Venüs karşıtlığım akslarda çalışıyor.

Hatta bu astroloji yolculuğuna çıkmamda emeği ve desteği olan astroloji eğitimleri almış bir kız arkadaşım da sürekli bana “Kızım senin bu Ay-Venüs karşıtlığın kadınlardan yana korkunç çalışıyor. Aslında ne kadar iyi ve verici bir insansın ve kadınları hiç kıskanmıyor sürekli destekliyorsun ama buna rağmen finalde tüm kadınlar seni kıskanarak gidiyor. Bunu kontrol etmelisin. Biraz kibirli ve destek vermeyen taraf mı olman gerekiyor demişti.” Ben de benim neyimi kıskanacaklar demiştim? Ben Allahtan bu açıyı biliyorum. Korkma ben dururum senle diye gülüşmüştük…

Gülmeyin, o da gitti…

O da onun sorunlarını küçülttüğümü ve sürekli umutlu biri olmamın sıkıcı olduğunu söyledi. O da evlilik ve yuva kurma ile ilgili problem yaşıyordu. Bu durum onu korkunç agresif ve acımasız biri haline getirmişti. Neyse ki neyse…

 

Her gün okuyup da bir gitmeyen siz varsınız… Teşekkür ederim hepinize…

Yazmak o yüzden çok güzel…

Fonda Göksel Baktagir-Hayal gibi çalıyor ve gezegenler gerilerken tüm sorulara yanıt buluyorum…

Neyse ikisi de arkadaş olmuş birlikte iş yapıyorlarmış…Mış, mış, muş…

Onlara ömür boyu yetecek kadar umut verilmiş… Bu bir zafer…Bu bir insanlık zaferi…

Onlara göre ben kaybetmiş olabilirim. Hiç önemi yok.

Çok mutlu oldum. Kazanan yine umutlu insanlar oldu… Hepinizin hayatında buna benzer milyon hikâye vardır. Kardeşlerinizle, akrabalarınızla ya da eşlerinizle yaşadığınız. Hikâyeler aynı ama kişiler farklı olabiliyor. Kendinize hiç kızmayın. Aldatılmış hissediyor ya da kaybetmiş hissediyorsanız bu gerçek olan değil.

 

Dememiz o ki; Umutlu insanları, umutlu olduğuna pişman edemezsiniz. Aksine umutlu birini görünce sebeplenmeye ve ufacık bir kırıntısına tutunmaya çalışın. Kimseye zarar vermeden hayatından ayrılabilirsiniz. Ama nazik olacaksınız. Kırmayın, incitmeyin.

Her ne olursa olsun, bir parça ihtirasınız için karakterinizden ödün vermeyin.

Teşekkür etmeyi başaramıyor olabilirsiniz ama bu kötü biri olmanızı gerektirmez.

Size yapılanları hatırlayıp en azından Allah için kendi içinizde teşekkür edin.

Yolunuz açılsın.

Karşınızdaki insanlar umut doluysa sizin hayatınızı ciddiye almıyorlar anlamına gelmez.

 

Umutlu insanlar sizin durumunuzun ciddiyetini anlayamadıkları için değil, yaşamın ne kadar ciddi yaşanması gerektiğini anladıkları için umutludurlar. Herkesin yolu açık, bahtı güzel olsun.

Ne de olsa vefasızın yası tutulmaz…

Mutlu günler dilerim…

 

 

 

X