İçimdeki gizli sorular…

Yepyeni bir günden daha sıcak bir merhaba yolluyorum ve ay akrep burcundaki içinizde konuşan şeyleri aşağıya seslendiriyorum.

Gün geçtikçe, özlü düşünmeye kendimi zorlarken,

Bir adım daha ileri attığımı sanırken,

Bilinmeyen bir noktayı geçmek üzere olduğumu görüp,

Birdenbire kendimi boşlukta,

Özden çok uzaklarda,

Birçok dayanaktan yoksun hissediyorum. 

Aramızdaki farklılıkları veya aynılıkları da düşünüyorum. Aslında hepimiz aynıyız. Hiçbirimiz birbirimizden farklı değiliz.
Peki, Her varlık hemen hemen aynı nesnelerin bir başka türevi, bir kök beraberliği içindeyken, bu denli ayrılık, bu denli farklılık ve bu denli farklı olma hırçınlığı neden?

Bu çıkmazı bir kenara koyup şunu soruyorum:

İnsanları, düşünebildikleri için öncelikle ele alıyorum.

“Evet, düşünüyorlar” ama hepsi de kendi doğrularının izinde olmayı tercih ediyorlar. Bu doğrular neden bu kadar çok?

Doğrular bu denli sonsuz olunca genel anlaşma, toplum olma, beraber yaşama, kaderde, kıvançta birlik nasıl sağlanacak?

Canlılar zaten kendiliğinden kendi içlerinde ve kendi dışlarında bir çıkar çatışmasını sürdürmüyorlar mı?

Bu çıkar çatışması nasıl oluyor da tüm özü yok edemiyor? Etoburlar sürekli et, ot oburlar sürekli ot buluyorlar, yaratılıştan beri böyle gelmişler! Kurt, kuzu, keklik, tilki, yılan, aslan, kaplan hep varlar. Hem de kendi geleceklerini koruyarak gidiyorlar. Kuşku duyuyorum, acaba bütün bu gerçekler neyi ifade ediyordu?


Düşüncenin henüz var olmadığı günlerde, kendi iç kuramları içinde akıl günlerine ulaştık. Akıl neyi değiştirmiş oluyor ki?

Belki kendi iç düzeni, iç ritmi içinde oluşup geçen sıradanlıklar bizce bir olay kaynağı olarak var sayıldı. Medeniyet tarihi öyle de olduğunu da düşündürüyor.

İnsan ruhundaki bitmez çelişkiyi, belli bir çizgide tutmak için, yine insanlar eliyle ortaya konulmuş, birtakım tabular, varsayımlar aklı nasıl bağlamıştır? Hala akıl onun gölgesinde dinleniyor. Yanıtını bulamadığı nedenler zincirinde, isteseniz de istemeseniz de evrenin bir varoluş nedeni vardır.

Cırcır böceği vardır, siz ona yaklaşınca, sesinin yönünü, tonunu değiştirir, yerini bulmanızı imkânsız kılar. Evet bir böcek sesi duyuyorsunuz, tipi tonu belli, ama sesin kaynağı, sesi üreten şu anda nerede? 

İnsanlık tarihi çok eski, ama insan gençtir.

Yaradılışın bir uzun gelişimle, ortaya koyduğu doğal yapı, onun içinde yaşam biçimleri vardır. Bunların her biri, bir ve binlerce diğerleriyle bağımlı kılınmışlardır. Bu tezi savunmamız için ortada binlerce neden var. Bulduklarımızla öz olan insana hangi mutluluğu getirdik?

Hızlı yaşıyoruz, neye göre hızlı?

Zaten insanın algılama hızı bellidir, bu hızı aşmak mümkün müdür?
Görme olayını örnek olarak alırsak, biyolojik olarak eşyaya çarpan ışık ışınlarının yönümüzde uyandırdığı duyumların her birine renk diyoruz. Bunların yoğunluğu bizde haz veya tepki uyandırıyor. Bu olay saniyenin belli bir süresinde ve belli oranda beynimize ulaşıyor, onları algılıyorum ve tepkimeye geçiyorum. Sonrası için, düşünmek istiyorum. Bunları yapamazsam ben görmüş olamam. Bu durum bütün canlılarda, belli sürelerde oluşur, hızlandırılamaz. Her değişkenin bu varsayım üzerine kurulması gerekmez mi mutluluk için.?

Benim hazmetme süremi hesap etmeden bana en zengin çeşnide yiyecekleri verseniz neye yarar, neyi değiştirir? Mayalanma olayına bir süre tanıyor, bir virüsün çoğalma süresini kabul ediyor, ama insana gelince büyük yanılgıya düşüyoruz. Veya zaman kazanmak için ister istemez uyum sağlıyoruz bu çelişkiye.
Normal bir yapıda hiç de önemli bir görev üstlenmeyen duygular, günün birinde bütün yapıyı yıkacak güce ulaşıyorlar. Tek başlarına en büyük neden olabiliyorlar. Çağımız insanının sorunlarını ve de sorumsuzluklarını bu netlikte ortaya koyabiliyor…. Düşünmek güzel şey…

Mutlu günler dilerim…

 

X

Kimsenin bir beklentisi yok. Yeter ki dünyamızı dar etmeyin

Günaydın yıldız savaşçıları;

Mart Ayına hızlı bir giriş yaptık. Yeni dünya düzeni ve yeni kararlar tam düşündüğümüz gibi başak dolunayı zamanı içinde açıklandı. Her karara adapte olmak ve yeniden değerlendirmek çok kolay olmuyor olsa da en azından bireysel olarak ne katkımız olur bunu düşünmeden edemiyoruz.

 

Önümüzdeki günler aydınlık mı karanlık mı? diye düşünüyoruz.

Bunun için gökyüzüne bakıyoruz. Aydınlık görmek isteyende karanlık görmek isteyende baktığı penceresinden kendi hayat görüşü kadar görüyor. Ben aydınlık yarınlara yürümek istediğim için bunu böyle değerlendirmeyi seviyorum. Olur ya da olmaz. Bu kısmı ile ilgilenmiyorum. Benim pencerem aydınlık günlere bakıyor. Bu türbülanstan sağ salim çıkacağımızdan eminim. Tabi bunun için gerekli olanların yapılması gerekir.

 

Yorgun gezegen Mars, 04 Mart’ta İkizler burcuna geçiş yapacak.

 

Mars gezegeni artık son derecelerinde ve boğa burcundan çıkış yapıp 4 martta ikizler burcuna geçiş yapacak. Tabi bir de Mars şu sıralar Algol sabit yıldızı ile de kavuşum gerçekleştirmektedir. Mars’ın zaten dermanı kalmamıştır ve algol yıldızı artık son travmaları önümüze sermektedir. Kendinizi köşeye sıkışmış hissediyor olabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Başak burcunda Dolunay: Sil baştan başlamak gerek bazen

27 Şubat Cumartesi günü Başak burcunun 8. derecesinde bir dolunay gerçekleşiyor.

Neptün’ün yönettiği Balık'ın enerjisini de güçlü bir şekilde ortaya sunmaktadır. Daha da önemlisi, Güneş aynı zamanda bize yumuşak ve yatıştırıcı bir enerji bahşederek, Venüs balık ile tatlı bir kavuşumda olacaktır. 

 

Bildiğiniz gibi, Balık burcu arketipinin teslim olmakla ilgili bir konusu vardır ve bu yön bizi bir adım geri atmaya ve akışa devam etmeye teşvik eder.

 

Ne de olsa Venüs, Balık burcunun değişken sularının derinliklerinde yüzerken teslimiyetin gücünü bizlere hissettirir. Ama bu duyguları verirken aslında başak burcunun çalışkanlığını, emeğini sizlere gösterir.

 

Yavaş yavaş, ruhunuzun gerçeği ile uyum sağlamak için yapılması gereken değişiklikleri yapmalısınız.

 

Yazının Devamını Oku

Her şey bir anda kontrolden çıkmaya meyilli. Merkür düze dönmedin mi?

Günaydın yıldız savaşçıları; 

Merkür ileri hareketine başladı ama gerekli hızı tam olarak kazanamadı. Şu an belki de dün ve bugün bunu daha güçlü hissedebilirsiniz.

 

Özellikle hem ekonomik hem de sosyolojik birçok etken hayatımıza değerli bir yönden bakmayı engelliyor. Bu gezegen yavaşlaması tam hız kazanacağı zamanlarda 27 Şubat’ta gökyüzünde bir dolunay gerçekleşecek. Bu başak burcunda olacak. Yani tam hız kazanmaya başladığında sizlerde duygusal anlamda oldukça dolu olabilirsiniz.

 

Buna “Meltdown” adını verebilirsiniz. Bu bir çeşit nükleer erime gibi düşünülebilir.

 

Bir nükleer reaktörün soğutma sistemlerinin çalışmaması ve yakıtının tepkimesinin yavaşlatılmaması durumunda nükleer yakıtın tamamen eriyerek çok sıcak ve yoğun bir sıvı hale gelmesi durumudur.

 

Yazının Devamını Oku

Güneş balık burcunda: Bilgeleşmek boş zaman işi değildir, asli görevimizdir.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Güvenmek, bilgeleşmek ve sürekli kendi gelişimimize katkı içinde olmak ne farklı şeyler değil mi?

Güvenmek kelimesini ele alacak olursak sanki her şey burada başlıyor gibi.

Kendine güvenmek, ilişkiye güvenmek, patronunuzun size güvenmesi ya da çalıştığınız insanların siz güvenmesi…

 

Birey olmak için ne kadar önemli bir özelik değil mi kendine güvenmek…

Çok gerekli özellik olsa da fazlası olduğunda komik duruma düştüğünüz ama kendinizi sevebilmek ve akabinde başkalarını sevebilmek için gerekli olmazsa olmaz bir davranış biçimi…

 

İnsan kendisine güvendiğinde başkalarına ne kadar güvenmesi gerektiğini daha kolay ayarlayabiliyor. Müzik bilmeyen biri enstrüman akorttu yapabilir mi? Bunun gibi düşünebilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Satürn-Uranüs karesi: Gözlerini kapatan sadece kendine gece yapar.

Günaydın hepinize yıldız savaşçıları;

Son bir yıldır 2021 yılı için bahsettiğimiz o önemli kare açı bugün kesinleşiyor.

Satürn ve Uranüs kare açısı hakkında bir sürü makale yazdım. Hepsini Google’dan tekrar aratarak okuyabilirsiniz. Bugün sadece farkında olmanız gereken konu, içinizde veya dünyanızda bir şeylerin değişmeye başladığını fark ettiğiniz an olacak.

Özellikle kendi hayatınızda bu nasıl tezahür edecek bunu en iyi siz anlayacaksınız. Kendinizi bıkmış ve her şeyi olduğu gibi bırakmış bir duygu içinde hissedebilirsiniz.

Bu kare açıya Venüs ve Mars arasındaki 90 derecelik açıda eşlik ediyor. Bu durumda önümüzdeki birkaç hafta için önemli olacak. Bulunduğunuz ilişkilerde özellikle yakın ilişkiler içinde yoğun bir sevgi ya da nefret duyguları taşıyabilirsiniz. Sevdikleriniz ile ilgili yanlış bir iletişim şekli hızlı öfke nöbetlerine dönüşebilir. Yine de bu duygu yoğunluğu, eğer tarafınızdan doğru kontrol edilebilirse çok iyi bir şekilde azalabilir.

Hayat kaybetmeyi öğrenme sanatıdır.

Sevdiklerinize ya da iş hayatınızda ortak arkadaşlarınıza kızgınlık hissine kapılabilirsiniz. Başkalarının en beklemediği zamanlarda sinirlenebilir ve aşırı tepkisel duygular geçirebilirsiniz. Bunu yönetmek için kontrol edemediğiniz ortam ve durumlar içerisine girmemeye özen gösterin.

Sevgi ve kızgınlık arasında köprü kurmak,

İnsanların yaptıklarınızı görmesini istemeniz,

Yazının Devamını Oku

Büyük değişimin ilk adımlarını atacağınız hafta başlıyor!

Günaydın herkese yepyeni bir haftadan…

Yeni bir dönemin ilk günündeyiz. Bugün hayata her şeyi daha fazla fark eden ve bilen taraf olarak başlıyorsunuz. Çünkü tüm yılı bize açıklayacak olan Satürn-Uranüs karesi kesinleşmeye başlıyor. Özgürlük anlayışınız ve özgürlük yapınız değişim gösteriyor. Hayatınızı yeniden yapılandırıyorsunuz.

17 Şubat günü Kova burcundaki Satürn ile Boğa burcunda hareket eden Uranüs arasında zorlayıcı, fark ettirici, dönüştürücü, harekete geçilmesini sağlayan kare açı meydana gelecektir.

Gökyüzündeki boks ringinde bir köşede Satürn ağırlık, irade, sorumluluk olarak yer alırken diğer köşede Uranüs Yenilikçi, isyankâr, bağımsız özellikleri ile birbirlerine meydan okumaktadır.

Kare açı zorlayıcı, çatışmacı olduğu kadar gizli sırların açığa çıktığı bir patlama enerjisine de sahiptir. Kişiler bu etkiye maruz kalarak benliğindeki gerçek potansiyeli açığa çıkararak tabiri caizse süper kahramana dönüşecek güce sahiptir.

Kova çağına doğru adım adım ilerlerken Satürn Kova transiti korkular ile baş etmeyi öğreterek canlı yaşamında yeni bir sürdürülebilir sistemin başlangıcı olacaktır. Uranüs Boğa transiti konfor alanında değişime götürürken ekonomik sisteminde değişimini sağlayacaktır.

Türkiye hem ekonomik, gıda, ticaret ve siyaset noktasında büyük bir yön değiştiriyor.

Şu an hem hava koşulları hem de pandemi koşulları oldukça zorlayıcı ve bunaltıcı gelebilir. Hayatınızdaki büyük değişimin gücünü hissedeceğiniz ve ülke olarak bu değişimin başladığını gözlemlediğiniz bir haftaya girdiğinizi söyleyebiliriz.

Satürn kararlılığı ve dayanaklılığı ile yolunu ilerletirken Uranüs yeniliği ve ani manevraların kontak çatışma gibi görünse de aslında her ikisi de hatalı ve aksak yürüyen sistemi modernize ederek iyileştirmek niyetindelerdir. Satürn ağır ve emin adımlarla ilerlemek ister, her ihtimali ölçüp tartıp geleneksel bilindik yöntemlerle çözümü sunmaya çalışır. Uranüs ise kaybedecek vaktin olmadığını düşünerek hemen o an harekete geçmenin planını yapar. Uranüs, şans verir yoklar, uyarır, alarm çalar ama bu uyarıyı dikkate alan kişi veya sistem hazırlıklı yakalanırken dikkate almayan ise neye uğradığını şaşırabilir.

Yazının Devamını Oku

'Gençliğimi Bıraktım Orada. Birini Sevdim Ama Bana Vermediler…'

Bugün malum 14 Şubat. Herkesin fazlasıyla anlam yüklediği ve sevgiyi daha fazla sorguladığı bir gün. Birçoğunuz için pek öyle olmasa da yine de bugünü güzel bir aşk hikayesi ile taçlandıralım. Bilen bu hikâyeyi biliyor ama ben yine de böyle soğuk bir kış gününde içimizin ısınması ve gönlümüzü genişletmesi için paylaşmak istedim.

Tarihte nice aşk öyküleri vardır. Ama beni Atatürk’ün bir cümlesi her zaman dağıtır.

Bugün de, bunu anmak istedim.

Hadi gelin gerçek bir aşk öyküsüne doğru yolculuğa çıkalım...

Mustafa Kemal Atatürk görev icabı Sofya’ya gider…

İlk görev yeridir.

Oraları pek bilmez ve insanlarla yeni yeni tanışmaya başladığı bir dönemdedir. Hiç kimsesi de pek yoktur. Günlerden bir şubat günü olduğu söylenir. Atam, o zamanlarda bir yemeğe davet edilir. Hem yeni arkadaş edinmek hem de zaman geçirmek ister. Davete girer ve içeride birden çok güzel bir kız görür. O güzel kızın adı Dimitrina’dır. Yani tarihte kısaca Miti olarak da bilinir. Miti’ye aşık olur. Tarih kitaplarında Miti’nin çok güzel ve çok kaliteli bir kız olduğu konuşulur. O dönemin en asil ailesinin kızlarından biridir. Gözde bekarlardandır. Miti’yi görür görmez ne yapacağını bilemez Atatürk…

Bu arada fonda harika bir vals çalıyordur. Aşk bu ya, insana hiç tereddüt ettirmez. Arkadaki çalan vals’ten cesaret alarak tüm tereddütlerini bir kenara bırakır ve dans etmek için Miti’ye bir teklifte bulunur.

Miti çok etkilenir ve kabul etmesinin büyük bir cesaret olduğu bu ortamda tereddüt etmeden ona yaklaşır. Dansı kabul ettiğini söyler. Salonda herkes şaşkındır. Onlar için o an o salonda kimse yoktur ama o salon hiç olmadığı kadar kıskanç bakışlar ve dedikodularla çalkalanmaya başlamıştır.

Yazının Devamını Oku

17 Şubat Satürn-Uranüs karesi: Ne Edersen Kendine Edersin

17 Şubat günü Kova burcundaki Satürn ile Boğa burcunda hareket eden Uranüs arasında zorlayıcı, fark ettirici, dönüştürücü, harekete geçilmesini sağlayan kare açı meydana gelecektir.

Gökyüzündeki boks ringinde bir köşede Satürn ağırlık, irade, sorumluluk olarak yer alırken diğer köşede Uranüs Yenilikçi, isyankâr, bağımsız özellikleri ile birbirlerine meydan okumaktadır.

Kare açı zorlayıcı, çatışmacı olduğu kadar gizli sırların açığa çıktığı bir patlama enerjisine de sahiptir. Kişiler bu etkiye maruz kalarak benliğindeki gerçek potansiyeli açığa çıkararak tabiri caizse süper kahramana dönüşecek güce sahiptir.

Kova çağına doğru adım adım ilerlerken Satürn Kova transiti korkular ile baş etmeyi öğreterek canlı yaşamında yeni bir sürdürülebilir sistemin başlangıcı olacaktır. Uranüs Boğa transiti konfor alanında değişime götürürken ekonomik sisteminde değişimini sağlayacaktır.

Satürn kararlılığı ve dayanaklılığı ile yolunu ilerletirken Uranüs yeniliği ve ani manevraların kontak çatışma gibi görünse de aslında her ikisi de hatalı ve aksak yürüyen sistemi modernize ederek iyileştirmek niyetindelerdir. Satürn ağır ve emin adımlarla ilerlemek ister, her ihtimali ölçüp tartıp geleneksel bilindik yöntemlerle çözümü sunmaya çalışır. Uranüs ise kaybedecek vaktin olmadığını düşünerek hemen o an harekete geçmenin planını yapar. Uranüs, şans verir yoklar, uyarır, alarm çalar ama bu uyarıyı dikkate alan kişi veya sistem hazırlıklı yakalanırken dikkate almayan ise neye uğradığını şaşırabilir.

Gökyüzünde tamamen matematiksel bir kombinasyon çalışmaktadır.

Her bir ev 30 derecelik ana sınırlara sahip olurken, 30 derecelik kısım da kendi içinde 10 derecelik ayrı bölümlere ayrılmaktadır. Bu 10 derecelik her bir bölüme dekan adı verilerek kendine has özellikler tayin edilmiştir. Satürn ve Uranüs arasındaki bu etkileşimde bölümlere baktığımızda Satürn kova burcunda, Uranüs bölümünde yer alırken, Uranüs boğa burcunda ise Venüs dekanında yer almaktadır.

Kare açının çatışmasını incelediğimizde Uranüs gezegeninin finale daha yakın olduğunu gözlemliyoruz. Yani yenilik kazanacaktır.

İnsan doğar, büyür, gelişir öğrenir nihayetinde yaşlanır ve ebediyete uğurlanır.

Yazının Devamını Oku

11 Şubat Kova Yeniayı: Kendisinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir

11 Şubat’ta Kova burcunun 23. derecesinde çağın zamanını yeniden başlatacak bir yeniay gerçekleşiyor.

Kum saatinin son kum tanesinin dökülmesi ile birlikte yeni bir döngünün başlangıcı için zaman yeniden akmaya başlayacak. Gökyüzünde hava elementinde büyük bir yoğunluk ve toplanma söz konusu. Tüm bu etkilerin ışığında gerçekleşen Kova yeniayı, sevgi ve özgürlüğü buluşturmaya geliyor. Duygu ve kimliğin ele vererek attığı yeni çağın bu ilk adımı, diğer kum tanelerinin de önünü açacak ve ortaya daha öncesinde görmediğimiz güzellikte bir tablo çıkaracak.

Kova Burcu, mitolojide Mısırlılar’da Nil Nehri’nin bereketle taşmasını resmederken elinde bulunan kova ile de çevresindeki herkese bu bereketin dağıtmayı üstlenen bir adamı tasvir ediyor. Yunan mitolojisinde ise Zeus tarafından ölümsüzlüğe layık görülen Ganymedes’i tanımlıyor.

Entelektüel sistemi, icatları, yeni fikirleri, adaleti ve insani değerleri temsil eden Kova burcu bireysellik yerine toplumsal hizmeti benimseyen bir anlayışı fıtratında taşır. Bu yüzden de yaşadığı yeri, dünyayı daha iyi bir hale getirmek için her zaman yenilikten yana bir duruş sergiler. Bunu başarmak için gücünü iki gezegenden alır. Geleneksel yöneticisi Satürn’dür. Disiplin, mesafe ve sabırla Kova burcu ve bu burç etkisini taşıyan kişilere adaletle ve düzenli bir emekle ilerleme yetisi verir. Modern yöneticisi Uranüs’ün bu duruma yenilikçi düzen, kimsenin bakmadığı yerden bakma ve entelektüel yapı ile katkıda bulunur.

Yeni bir dönemi konuşurken geceyi aydınlatan ışığı ve göz alıcı güzelliğiyle bir şeyleri yapmak ve başlatmak için vesile olan yeniayın, Kova burcunda gerçekleşmesi tüm bu konuları hayatımıza daha fazla dahil edeceğimize dair sinyaller veriyor. İkili ilişkilerden hayata bakış açısına kadar herkesi etkileyecek gelişmeler yaşanabilir. “Değer” olgusunu yeniden yapılandırarak yeryüzünden gökyüzüne uzanan yolculuk için insanlığı destekleyecek. Hayat hikayenize göre, içinde bulunduğunuz durumu masaya yatırarak yanlışı doğruyu, eksiği fazlayı bulmanızı sağlayacak.

Yeniayın yanında Venüs ve Jüpiter’in de bulunması ve ona destek veriyor olması, kesinleşen bazı durumların sonuçlarına büyüyen etkiler getirebilir. Bu her birimizin umudunu ayrı ayrı büyütebilecek, gelecek nesillere bırakmak için bir eser bırakabilecek bir güce sahip. Eserlerin kapsamı ve niteliği, tamamen bizim tutumlarımız ve niyetlerimizle ilgili olacak. Umudu nereye bağladığımıza dikkat etmek oldukça önemli. Her zaman umudu başkasının gözünde görmeye alışkın olan insanoğlu, kendi gözünden bakabilmeyi ve ne kadar değerli olduğunun farkına varmayı deneyimleyecek.

Yeniay günü gökyüzünün mecnunu Eros ile beyaz ay Selena Yay burcunda kavuşuyor. İnsanın ruhuna, ilişkilerindeki fedakarlığına şefkatle cila çekerek ruh eşlerini bir araya getirebilir.  Kadersel etkileri gittiği yere taşıtan ay düğümleri İkizler- Yay aksında seyrederken, mitolojik ruh eşleri olan Psych ve Eros da bu aksta karşılaşarak birbirlerine birbirleri için zamanın kum tanesi olacak kişiler bir bağ kurmaya hazırlanıyor. Etrafınıza iyi bakın, kendinize iyi bakın. Gözünüzün değdiği yerden duyguların açığa çıktığına şahitlik edebilirsiniz.

11 Şubat itibariyle zamanı yönetmek konusunda hem bireysel hem de toplumsal açıdan yeni başlangıçlara ilerleyebiliriz. Hayatımızdaki önem sırasına göre amaçlarımızı, yaşamımızda yer almasını istediğimiz hedeflerimizi belirlerken hata yapmamak adına takip edilmesi gereken yolun kademelerini ortaya çıkaracaktır. Sıra atlamak veya sonuca çabuk ulaşmak adına yer değişikliği yapılan her harekette, sarsıcı sonuçlarla karşılanılması olasıdır. Basamakları tek tek çıkmak daha sağlam bir ilerleme sağlayacaktır. Hızın ve hırsın felaketiniz olmaması sizin elinizde.

Ülkemiz açısından baktığımızda, özellikle ekonomi ve banka sistemlerinde yeni reform paketleri açıklanabilir. Sistemsel yeniliğe gidebiliriz. Yer altı zenginlikleri ile yeni açıklamalar gelebilir. Yeni rezervler hesaplanabilir. Devlette yönetici atamaları yaşanabilir, beklenmedik tayin ve emeklilikler gündeme gelebilir. Müttefik olduğumuz ülkelerle yeni anlaşmalar üzerine bazı gelişmeler söz konusu. Arka planda olan olayların gün yüzüne çıktığına şahitlik edebiliriz. Sağlık alanında ileriye doğru pozitif bir ivme yakalayabiliriz. Pandeminin zirveye ulaştığı döneme nazaran bir iyileşmeye doğru hareket edebiliriz. Buna bağlı açıklamalar yapılabilir. Genel itibariyle ülkemizin ulusal amaçları doğrultusunda kararlılığımız yenilenerek ve güçlenerek devam edecektir.

Yazının Devamını Oku

Günün birinde herkes kendi yıldızını bulsun diye parlaktır yıldızlar

Günaydın yıldız savaşçıları;

Yeniay’a kalkış için son gün! Yarın akşam 22:00 civarında bir yeniay doğuyor. Yeniçağın ve 2021 yılının ilk başlangıcını yapacağını düşündüğüm gün.

Hayat inişler ve çıkışlarla dolu…

Yaşam içinde hep bir sınavımız var.

Şu sıralar garip bir kaygı, garip bir korku ve anlamını bilmediğiniz bir köşeye sıkışmışlık içinde ilerliyorsunuz. Değişimin bir parçası olmak maalesef kolay değil.

Bir yanımız hiç doğmamış gibiyken bir yanımız hiç ölmeyecek gibi...

Vakit başka,

Süre daha başka,

Zaman ise bambaşka…

Yazının Devamını Oku

Satürn/Uranüs Karesi 2021 Yılına Damgasını Vuracak

Satürn sıkı çalışma, zor dersler ve çok çaba sarf etmekle ilişkilendirilen bir gezegendir.

Satürn gezegeninin zorluklarının üstesinden gelene kadar, genellikle yaşamanızın belirli bir alanına gecikmiş bir başarı getirebilir. Satürn’ün derslerini daha ciddiye almayı öğrendiğimizde ise ödüllendirilmeye başlarız.

Dünyada ise bu Satürn ve Uranüs karesi, otoritelere karşı daha fazla isyanı ateşleyebilir. Bu nedenle sosyal medyayı, haber kanallarını veya sosyal kuralları dayatanları yöneten ve bunlar üzerinde gücü olanları sorgulatabilir.

Kova enerjisi merkezi bir otoriteyi göz ardı ederek toplumun tüm kesimlerinin eşitlikçi katılımını gerektirir. Bu nedenle sosyal isyan, benzer düşünen işbirlikçi gruplar diğerine ait olmak isteyen insanlar olarak ortaya çıkıyor.

Dünyanın hiçbir bölgesi ya da ülkesi, iktidardakiler onu ne kadar kavrayacak olursa olsun derin bir dönüşümden, gerçek bir çöküşten ve yeniden yapılanmadan kaçınmayacaktır.

İçinizdeki tüm duygular “insanların yaşama ve gelişme hakkı vardır” noktasında olacak.

Yavaş gezegenlerin yönleri, insanları nesilleriyle özdeşleştiren ve bir ömür  boyunca ancak yavaş yavaş değişen inançların dönüşmesine atıfta bulunur. Bu açı, yeni bir dönemi şekillendiren ve devir kapatan bir açıdır.

Satürn ve Uranüs gibi daha ağır ilerleyen bu iki gezegen 2021 yılına damgasını vuracak değişimlere bizi ilerletiyor.

11 Şubat’ta Kova burcundaki yeniay sonrası; hayatımızın genel teması son derece özgürlük olacaktır. Ama her şeye rağmen olacağını söyleyebiliriz.

Yazının Devamını Oku

8 Şubat Güneş-Merkür kavuşum! Kendimi bir zamana ait hissetmiyorum.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Yeni bir haftadan herkese merhaba.

Her gün ısı ve ışık veren bir top geçiyor. O gidince daha sönük ama geceyi aydınlatan başka bir şey daha geliyor. O yıldızlar, o gökyüzü büyük bir gizem olarak karşımıza çıkıyor.

Gökyüzüne büyük bir şaşkınlık içinde, dehşet içinde bakan bizler…

Güneş-Merkür Kavuşuyor!

Bugün her yerde okuyacağınız malum bilgi “Güneş-Merkür” kavuşuyor olacak. Arkasından okuyacağınız en bariz cümle “dilek tutun” “düşündüğünüz kaderiniz olur” gibi cümlelerdir.                                                                                                                                                                          

Bu alanda sizlerin daha rasyonel bilmeniz gereken bir şey varsa hayatınızda sürekli düşündüğünüz şeyleri pozitif değerlendirmenizdir. Çünkü hücrelerinize kadar bu pozitiflik işleyebilecek bir durumdur.

Hukuk kitabına göre aydınlanma şu şekilde ifade edilir, daha doğrusu aydınlanma ile şu şekilde dalga geçilir: “Siz gördüğünüze inanırsınız, gözünüz hiçbir işe yaramaz.”

Yani bildiklerinizden daha üstün gerçekler vardır.

Yazının Devamını Oku

Satürn-Uranüs karesi:Özgür olmak ve insan olmak eş anlamlıdır.

Satürn gezegeninin zorluklarının üstesinden gelene kadar, genellikle yaşamanızın belirli bir alanına gecikmiş bir başarı getirebilir. Satürn’ün derslerini daha ciddiye almayı öğrendiğimizde ise ödüllendirilmeye başlarız.

Dünyada ise bu Satürn ve Uranüs karesi, otoritelere karşı daha fazla isyanı ateşleyebilir. Bu nedenle  sosyal medyayı, haber kanallarını veya sosyal kuralları dayatanları yöneten ve bunlar üzerinde gücü olanları sorgulatabilir.

 

Kova enerjisi merkezi bir otoriteyi göz ardı ederek toplumun tüm kesimlerinin eşitlikçi katılımını gerektirir. Bu nedenle sosyal isyan, benzer düşünen işbirlikçi gruplar diğerine ait olmak isteyen insanlar olarak ortaya çıkıyor.

 

Dünyanın hiçbir bölgesi ya da ülkesi, iktidardakiler onu ne kadar kavrayacak olursa olsun derin bir dönüşümden, gerçek bir çöküşten ve yeniden yapılanmadan kaçınmayacaktır.

İçinizdeki tüm duygular “insanların yaşama ve gelişme hakkı vardır” noktasında olacak.

Yavaş gezegenlerin yönleri, insanları nesilleriyle özdeşleştiren ve bir ömür  boyunca ancak yavaş yavaş değişen inançların dönüşmesine atıfta bulunur. Bu açı, yeni bir dönemi şekillendiren ve devir kapatan bir açıdır.

Satürn ve Uranüs gibi daha ağır ilerleyen bu iki gezegen 2021 yılına damgasını vuracak değişimlere bizi ilerletiyor.

Yazının Devamını Oku

Eyvah Merkür geriliyor! Ne yapmalıyım?  

Günaydın Yıldız savaşçılarım,

Ne çok soru sormuşsunuz Merkür gerilemesi ile ilgili anlatamam. Bunu bir aydınlığa kavuşturmak için kısa bir yazı hazırlamak istedim.

 

Yıl içinde 3-4 kez gerçekleşebilen bu Çin işkencesine gelin daha yakından bakalım:)

 

20 Şubat tarihine kadar gerilemeye devam edecek olan Merkür sizlere elbet ufak tefek dokunuşlar yapacaktır. Bunları hemen felaket olarak okumak ve görmek ise her kişinin olaylara bakış açısı ve yeteneklerine göre anlam kazanır.

 

İletişimdi, randevuydu, mesajdı ve çeşitli teknoloji anlaşmazlıklardı bunlara zemin hazırlayan bir yavaşlığı hissedeceksiniz.


Yazının Devamını Oku

Hoş geldin Şubat! Ekinci yağmur ister, yolcu kurak…

 Günaydın hepinize değerli gökyüzü okuyucuları;

Bu Ay’a oldukça hızlı ve farklı başlıyoruz. Gökyüzünde neredeyse tüm gezegenler kova burcunda olacak. Bu ay 11 Şubat’ta Kova burcunda bir yeniay gerçekleşecek.17 Şubat zamanında Satürn/Uranüs karesi yaşanacak. Bu durum yer yüzü için oldukça önemli bir açıdır.

 

Küreselleşen Dünyanın ilk sesleri geliyor.

 

Dijital gelişen her durum beraberinde şaşırtıcı olmamaya da başlıyor. İki gündür Clubhouse uygulamasını kullanıyorum. Bir çeşit radyo kanalı kuruyorsunuz ve orada yayın yapmaya başlıyorsunuz. Bilginizi ve aktarmak istediklerinizi hemen bir tuşa basarak aktarıyorsunuz. Bu uygulama şu an sadece ios kullananlarda var. Henüz android kullananlarda yok. Ama çok yakın zamanda gelecek. Dün birçok siyasetçi ve vekil orada seçim çalışmalarına başlamıştı bile diyebiliriz. Aslında bir çeşit dijital yatırım olarak düşünebiliriz.

 

Ne varsa dijital anlamda hayatımızda büyük değişime gidiyor. Sabah Elon Musk bir tweet attı ve clubhouse olacağını söyledi. İnanılmaz bir yığılma oldu konuşma odasında. Yurtdışında tanınmış, ünlü insanlarla konuşmak çok önemli bir durum değildir. Çünkü buna kimse çok fazla anlam yüklemez. Bizim Türkiye’de bu böyle değildir. Popüler birileri ile konuşmak ve ulaşmak her zaman çok farklı gelir. Bunun neden böyle olduğunu vs. kısmına giremeyecek kadar daha önemli konularımız var. Bunun neden böyle olduğunu tartışmaya gerek yok.

 

Yazının Devamını Oku

Yılın ilk Merkür gerilemesi bugün başlıyor! Planlı ol.

En çok duyduğunuz ve duyduktan sonra şu gezegenler bir bitmiyor bir huzur vermiyor diye söylendiğiniz gökyüzü olayı gerçekleşemeye başlayacak.

Aslında astroloji ile ilgilenmeseniz bundan da haberiniz olmayacak ama süreç içinde yaşarken başınıza gelen bir aksilik ya da bir problem size hayatın neden böyle aktığını sorgulatacak. Astroloji bulmacasına bir kere giriyorsanız çok zevkli bir şekilde bol düşünerek olayları çözebiliyorsunuz.

2021'de Merkür gerileme tarihleri nedir?

Merkür gerileme dönemleri genellikle iki işareti kapsar. Bu tarihleri ​​takviminize işaretleyin!

-30 Ocak-20 Şubat (Kova)

-30 Mayıs-22 Haziran (İkizler)

-27 eylül-18 ekim (Terazi)olarak geçiş yapacaktır.

Tüm yıl yaşanacak olan gerilemelerin hepsinin hava elementinde olduğunun farkındasınız değil mi?

Merkür gerilemesi hayatınızı alt üst eden bir astroloji olayı değildir!

Yazının Devamını Oku

Güneş-Jüpiter kavuşum! Yumruğunu sıktıktan sonra mutlaka açarsın.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Dolunay sonrası harika bir güne merhaba diyoruz…

En azından harika olması için elimizde nedenler var.

Güneş ve Jüpiter Kova burcunda bugün kavuşuyor.

Klasik astroloji camiasında   bugün en şanslı günlerden biridir.

Ben bu tarz anlamlar yüklemeyi pek sevmiyorum biliyorsunuz.

 

Ama bugünü hayatınız içinde pozitif davranışlar ile şekillendirirseniz çok hızlı karşılığını göreceğinizi fark edebilirsiniz.

 

Yazının Devamını Oku

Dikkat dikkat! Bu bir dolunay günüdür.

Günaydın gökyüzü savaşçıları;

TK28012021 Sayılı uçağımız saat 22:15’te uçuşa kalmaktadır :)

 

Hepinize harika bir uçuş diliyorum :)

 

Bu uçuşumuz neden önemlidir?

 

Çünkü bulutlar ve rüzgâr biraz yönsüzdür. Çünkü bu dolunay güçlü bir Merkür gerilemesi başlangıcı da taşımaktadır. Olmakla olmamak arasında bir yerde bir duygu vermesi bu sebeptendir.

 

Yazının Devamını Oku