Güneş ve Ay Tutulmaları sizin esaretinizi çözer…

Günaydın sevgili dostlarım yepyeni bir günden ve yepyeni bir haftadan…

 

Haziranın bile ortasına geldik… Gerisini siz düşünün…Bu haftayı da bitirince bir bakacağız temmuz ayını konuşuyoruz. Tabi önümüzdeki günler özellikle 15 Haziran sonrası oldukça hareketli ve aksiyonlu geçeceğe benziyor. Bu sabah kalktığınız kadar sakin ve dingin olmayabilir. Âmâ olsun bizler önümüze gelen sorun ve problemleri en güzel şekilde çözüme kavuşturacağız.

 

Neden mi hareketli?

Çünkü bu hafta artık ay tutulmasının etkilerini hissetmeye başlayacaksınız. Arkasından 21 Haziran’da gerçekleşecek olan bence yılın en önemli güneş tutulması var. Bunlar hayatınızda sizin değiştiremediğiniz bazı şeyleri değiştirme gücü vermeye geliyor. Özellikle tutulmanın olduğu takım yıldızında doğanlar için 2 yıllık bir süreç başlıyor denilebilir. (Oğlak-İkizler-Yengeç-Yay)

Bu hayatınızda bir değişimi işaret eder. Şu an hemen olmaz. Bunu yüksek bir farkındalık ile çözebilirsiniz. Yani yavaş yavaş ayak seslerinden hayatınızın ne yöne evirildiğini çözebilirsiniz. Korkulacak tarzda kendinize yorumlar getirmeyin. Ben sizlere bilgiyi sunuyorum ama lütfen sizler de kendi hayatınıza göre yorumlayın.

Genelde gözlemlediğim üzere bir kişi “ne yani her şey yine mi kötü olacak diye soruyorsa” yorumlama becerisinin zayıf olduğunu görüyorum. Sonra o kişiye kendi hayatı ile ilgili sorular sorup kendi hayatından yorum yapmasını istiyorum (bunun da farkında olmuyor) kendi hayatının üzerinde de yorum yapamıyorum. Yani bilgi ortada vardır ama sizin yorumlama beceriniz ya da şuurunuz bu konuda size yardımcı olabilir. Bizim toplumumuzda astrolojinin çok fazla kabul görmemesinin sebebi yorumlama becerisi zayıf olan bir kitleye sahip olmamızdır. Zamanında astrologlar bunu anlatamayacaklarını anladıkları için daha kesin cümleler kurarak bu işi kurtarmaya çalışmış. Aslında bu durumda onlara falcılık, medyumculuk olarak dönmüş. Halbuki keşke bunun bir bilgi ve deney olduğunu herkesin kendi şuur seviyesinde bunları anlayabileceğini anlatsalardı. Şimdi ise herkes astrolojiyi okuyor, kendi haritasını çıkartıyor ve birçok yazı, video var. Bu yüzden işimiz daha kolay ama hala “ne yani iyi mi kötü mü” olacak sorusu soran bir kesim var. Lütfen siz yorumlayın. Değişim sizin için kötü olabilir ama benim için iyi bir şeydir.

 

GÜNEŞ ve AY TUTULMASI HİKAYESİ ÖRNEĞİ ANLATACAĞIM:

Mesela bir hanımefendi; 10 yıldır çok kötü bir şekilde şiddet gördüğü bir evlilik içindeydi. Aynı zamanda aldatılıyordu ve çocuğu yoktu. Hanımefendinin korkusu kendisinin babasının evine 10 yıl sonra dönüp kısır lakabını almasıydı. Hâlbuki çocuğu olmayan kişi eşiydi. Belki biz bu hikâyeyi dinlediğimizde ne var yani boşan gitsin diyoruz. Ama işte o kendini büyük bir esaretin içerisine gizlemiş ve çıkaramıyordu. Bir yanda “kısır” denilecek diye kimse onla tekrar evlenmez diye korkuyordu. Tekrar evlenmek önemli miydi?

Evlenmek önemli miydi?

Kısır olmak ayıp mıydı?

Hiç çocuğu olmasa ne olurdu?

Sadece kısır olmadığını ispatlamak için dayak yenmeye değer miydi?

Korkular, korkularımız…

Tam Güneş’inin üzerinde bir tutulma yaşadı. 2017 mayıs ayında kocası başka biriyle onu aldatırken başka bir kadının evininde kalp krizi geçirdi. Adamın tüm sağlık problemleri ile ilgilendi. Onu iyileştirdi. Bu esarette kalmaya kararlıydı. Adam ayağa kalkar kalmaz yine içiyor ve onu dövüyordu. Aynı zamanda ölümle tehdit ediyor ve kısır diye herkese yayacağımı söylerim diyordu.

Öleceksen kısır olmanın ne anlamı kalıyor değil mi?

Bunu bile düşünemiyordu?

Ölüm daha masum geliyordu herhâlde. Ya da şuur seviyesinde ne vardı? Kısır diye bilinmek neden böyle korku verirdi?

Bu gizli çok derinlerde bir ego olabilir miydi?

Ya da neyi kime ispatlaması gerekiyordu. Bu neyin bedeliydi?

İşte Allah burada ruhunu inceltmesini istiyordu belki. Ama kişi bunu anlamıyordu…

Neyse güneş tutulmasından tam 6 ay sonra adam yine kalp krizi geçiriyor ve vefat etti.

Bu arada vefat anında adamın sevgilisi hastaneye geliyor. Senin yüzünden öldü diyor karısına…

Sen kısırsın ve bunu herkese söyleyeceğim diye orada devam ediyor.

Hanımefendinin sınavı bitmiyor. Bu kadın tehdit ediyor ve para istiyor. Söyleyeceğim diyor. Düşünün kadın o kadar büyük bir esaretin içindeki hala bu duruma uyanamıyor. Elinde aldatıldığına dair belgesi var ve birçok haklı olabileceği konu varken kendini büyük bir haksızlık içinde mahvediyor. Hanımefendi bu kadına para vermeyi düşünüyor.

Bu 2019 yılının sonuna kadar sürüyor. Hanımefendi dayanamıyor artık.

Kısır olmanın ayıp ve rezil bir şey olmadığını ve daha çocuğu zaten olmasını istemediği kararına varıyor. Bu idrak seviyesine ulaştığı an 5 Haziran 2020 tarihindeki Ay tutulmasına denk geliyor.

Ailesiyle konuşuyor. Bütün iki yıl içinde olanları ve yaşadıklarını anlatıyor. Aile inanamayarak gözleri dört bir şekilde olayları dinliyor. Anne ve baba büyük bir şok içinde korku dolu bakışlarla birbirlerine bakıyor ve ağlamaya başlıyorlar. Hanımefendi anlam veremiyor. Tehdit eden kadına dava açılıyor vs. derken kadın korkup kaçıyor. Evde anne ve baba inanılmaz bir ilgi ve hürmet gösteriyor hanımefendiye. Halbuki bu hanımefendi köyde yaşayan ailesinin onu mutsuz edeceğini düşünerek büyük korkular besliyordu. Dün baba ve anne 40 yaşındaki kızlarını karşısına alıyor ve öz annesi babası olmadığını açıklıyor. Kız inanılmaz bir şok yaşıyor. Babasının aslında amcası olduğunu annesinin aslında yengesi olduğunu öğreniyor. Nasıl diye çılgına dönüyor ama tepki veremiyor. Sonra baba ağlayarak açıklama yapıyor. Ben kısırdım diyor. Yengen de beni bırakmadı. Amcanın yani babanın 5 çocuğu oldu. Sana bizim için hamile kaldılar. 6.çocukları sendin. Ben kısırım diye ve çocuğum olmuyor diye deden bana mülkleri bırakmayacaktı. Babanın da paraya ihtiyacı vardı. Bende onları ona verdim ve sen evladım oldun. Ben seni öyle sevdim ki diye cümlesini tamamlarken fenalaşıyor. Zaten 80’li yaşlarda baba ve annesi. Kime ne hesap sorsun ya da ne yapsın. Babasının yani amcasını durumu iyi ama kendi ne yapacağını bilemiyor. Sadece şu an yaşadığı şeyleri anlamlandırdığı için çok mutlu. Bu açıklamaya öyle seviniyor ki.. Neden bu eziyeti yaşadığını anlıyor.

İşte size bir ay ve güneş tutulması hikayesi …

Bu gökyüzündeki döngülerin nasıl çalıştığının evrenin nasıl bir hafızası olduğunu ve nasıl hesap sorduğunu, yaşadıklarımızın sadece bizimle değil genetik miraslarımızla da alakalı olduğunun birçok ispatı…

Kendisine 2017 yılında ailesi ile ilgili bir zorluk ya da aile ile ilgili zor bir imtihan içinde olup olmadığını sordum. Kaç yaşında anne baba size sahip oldu diye sormuştum. Burada aileler arasında gizli bir sır açığa çıkabilir mi diye sormuştum. Cevap olarak: “Valla Aygül Hanım ne olacak işte köyün hepsi benim ailemin” Aralarında hepsinin tek mevzusu para, arsa ve güç savaşı demişti. Sürekli kocasının düzelip düzelmeyeceğini sormuştu. Ben çok sıkıştırınca ve hayatının esaretini anlamaya çalışınca sadece tek bir cümleden bahsetti “Amcam beni görmek hiç istemez. Yengemde sürekli bana bakar ağlar ve gider” Bundan çok sıkıldım demişti…Yani amcası öz babası, ağlayan öz annesi… Sen gel bunu 40 yaşında öğren…

Bundan sonrasını bahsedip ya da gelişen süreci anlatmak bana düşmez. Zaten kendisi beni arayıp “Aygül Hanım bunu lütfen yazın” astrolojinin nasıl bir döngü ve farkındalık olduğunu anlatın dedi. 2017 yılındaki ses kaydımı bana attığında bende şaşırdım. Öyle zorlamışım ki ve karşımdaki hanımefendi öyle umursamaz yaklaşmış ki…Bunu keşfedip kendi hayatında yaşadıklarıyla kalp gözünü ve esaretini çözdü. Böyle olması gerekiyordu böyle oldu. 2017 yılında belki de boşansa cesur olsaydı bunu başka bir şekilde öğrenecekti.

Daha affedici olmayacak mıydı?

Bakın, döngüler döngü içinde dönüyor…

Bu inanılmaz değil mi?

Yaşam mucizevi görevler sunmuyor mu?

Bunların hepsi bana böyle geliyor olamaz dimi?

Bu incelikler sizde hep ince duruyor değil mi?

Allah çok büyük, hiçbir kötülüğü ya da hiçbir yalanı geride bırakmıyor.

Bir yalan söylüyorsunuz kader programınız o yalana göre yeniden şekilleniyor.

Bir doğru iş yapıyorsunuz kader programınız o doğruya göre yeniden şekil kazanıyor. Hatta torunlarınıza ya da çocuklarınıza kadar sürüyor.

Kader hep aynı aslında…

Kader bir davranış bilimi olabilir mi?

Ama gidiş yolumuz bizim yaptıklarımızla değer kazanıyor…

Neyse konu derin,

Mevzu karışık,

Gökyüzünde tutulmalar sıraya girmiş…

Birde ben karıştırmayayım…

Tüm karanlıklarınızın aydınlığa kavuşması dileğiyle…

Ben şimdilik buralardayım siz de oralarda olun… Birlikte atlatalım…

Mutlu günler dilerim….

 

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

13 Ocak  Yeniay Sabahı! Kova  Çağının İlk Ders Zili Bugün Çalıyor!

İnsan hayatı boyunca değişime dönüşüme direnir, istemeden de olsa dönüşüm gerçekleşince “Ben neden şimdiye kadar yapmadım?” diyerek iç geçirir. Gökyüzü bize bu öngörüyü sunarken verdiği mesajı da sonuna kadar anlamamızı bekliyor olacak. 

13 Ocak Çarşamba günü Oğlak burcunun 23. Derecesinde Plüton’un yakın teması ile kibir, ün, gösteriş, şekilcilik temalarına sahip Peacock sabit yıldızı üzerinde bir yeniay gerçekleşiyor. Gösterişe merak salan ve yaptığı işin altını sağlam temellere dayandırmayan kişileri, dürüst bir şekilde düzenli bir emeği olanlar kişilerden ayıracak.

Oğlak disiplininin hayatımıza tezahür ettiği sorumluluk alanlarımızda, Plüton etkisiyle birlikte derin dönüşümlerin temellerini atmaya hazırlanacağız. Bu günlerin başlangıcını yapıyoruz. Plüton yer altının sahibidir, en derinlerde kalanı ortaya çıkarmak ve herkesi derinden sarsmak onun asli görevleri arasında yer alır. Onun derinlik ustalığı üzerinizdeki baskıyı kırarak gerçek sorumluluklarınızın farkına varmanızı sağlayacak. Zihin kütüphanenizde kalmış, sakladığınız, kimse görmesin diye dolaba kilitlediğiniz her şeyi ortaya çıkarmak için gerekeni yapacaktır.

Hayatınızda yer alan konuların değerinde yeni başlangıçlar yapmaya doğru gidiyorsunuz. İş değişikliği, sorunlu aile hayatı, öğrencilik değerlendirmeleriniz, geleneksel bakış açılarınız Plüton ile yıkılmaya zorunlu tutuluyor. Yeni çağa uyarlanmak üzere her biri yeniden inşa edilecek. Oğlak burcu için geleneklerinden, kendisine ait doğrulardan ayrılmak çok zordur fakat bunu başarabilirse işte o zaman gerçekten disiplinli yapısını bütün alanlarına taşıyacaktır. Bunu kırmak için gerekli cesarete sahipsiniz aslında. Korkularınız ya da direnciniz yerine cesaretinize tutunmalısınız.

Büyük Dönüşüm başlıyor!

Bu etkiler bugün hemen olmayacak ama seslerini bugün duyabilirsiniz. Bu yeniayın etkisi yaklaşık 2-3 hafta tüm gücüyle hayatımızda olacak. Dünya olarak benzer olayları gözlemleyeceğiz. Yıkılmaz dediğiniz liderler, gitmez dedikleriniz, menfaatleri için birbirlerini tanımayanlar vs. birçok oyuna şahitlik edeceğiz. Özellikler 20-21-22 Ocak tarihleri en güçlü haliyle bunlara şahitlik edeceğiz. Oğlak burcu demek, hırs, kariyer, başarı, para ve tutku demektir. Maddesel olan şeylerini çok paylaşmayı sevmez. Hayatınızda bu acıdan miadı dolan şeylerin artık bir sonu olduğunu gösteriyor.

Bu adeta bir kova çağına geçişin ilk ders zili!

İlk ders zili çalıyor bugün.

Hayatınızda artık köhneleşmiş ve sizi yıpratan her şeyi bırakın.

Yazının Devamını Oku

13 Ocak Oğlak Yeniayı: İnsanın hakkını vermek, insanın gelebilecek en onurlu konumudur.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Çok güçlü bir Yeniay’ın başlangıcına doğru ilerliyoruz. Hiç olmadığınız kadar halsiz, yorgun ve mental anlamda tükenmiş hissedebilirsiniz. Bu durum sadece biraz yavaşlamanız ve akışta kalmanız içindir. Sadece düşünün ama düşündüğünüzü kimseyle şu an için paylaşmayın. Öfkeli asla olmayın. En büyük tuzak öfke ve intikam.

Dünyayı ve kendinizi bir akış içinde rahat bırakın.

 

Yıldız savaşçılarından bir ricam bulunmaktadır.

 

“Astroloji gelecekten haber vermez, sizi geleceğe taşır. Bu yüzden bir şeyi öngörmek önüne geçmek anlamı taşımaz. Olması gereken olacaktır. Yağmur yağacaksa yağacaktır. Bu durumda siz yağmur neden bana yağıyor diye şikâyet ederseniz bu sizler için sadece ayağınızın takılıp düştüğü yerde kalmanız demektir. Âmâ astroloji bilgisine sahipseniz ya da kaliteli bir astroloji okuyucusuysanız bunun yerine ayağınızın neden o taşa takıldığını ve neyi fark etmeniz gerektiğine yardımcı olur. Bir astroloji araştırmacı olarak sizlere sunduğum bu bilgiler ışığındaki tek görevim sizlere bir aydınlık sağlamaktır. Sizleri düşündürmektir. Ne yapacağınızı söyleyemem. Bunu size kimse söyleyemez. Ne kadar okursanız ve ne kadar bulunduğunuz çağın ve zamanın ruhun okursanız ne yapacağınızı daha iyi bilirsiniz. İçinizdeki korkulara, kaygılar bir son verebilirsiniz. Dünyada bulunduğunuz yerin hakkını vermeyi unutmayın. Bu koordinatlarla bu zamana boşuna geldiğinizi düşünmüyorum. Bu evrende sebepsiz bir kuş dahi uçmaz…”

 

Lütfen bu unsuru unutmayın olur mu?

Yazının Devamını Oku

Merkür Kova: Whatsapp mı ? Telegram mı? Hangisinin haritası?

Günaydın yıldız savaşçıları;Gündemimiz yine yoğun. Çok uzatmadan bende hızlı bir giriş yapıyorum.

 Önce Whatsapp’tan başlıyorum:

24.Ocak.2009 olarak aldım. Ama yayınlanma tarihi 03.05.2009’muş.

Yani kova ve boğa aksında bir harita dinamiği olması bizleri şaşırtmadı herhalde.

 

Şirket kuruluş haritasını incelediğimiz de Güneş-Jüpiter Mc noktası kova burcu ve birbirlerine kavuşum halindedirler. Şirket sözleşme istediği gün transit Jüpiter döngüsü başlamış. Geleceğe yönelik ve kendini düşünerek alınan bu karar iyimserlik ifadesi ile kararlaştırılmıştır. Kariyer evinde gerçekleşen bu durum toplum önünde kendisinin itibar kaybetmesine yol açmıştır. Bu kararı almasında Merkür-Mars kare açısı tetikleme yaparken transit güneş ve transit Neptün arasındaki 60 derecelik açı gözleri önüne sis perdesi çekerek hatalarını görmelerini engellemiştir.

 

8 Şubat tarihinde Merkür Retro’su ile birlikte verdikleri bazı kararları geri çekme ihtimalleri olabilir. Hatanın farkına varmalarını sağlayacaktır. Transit güneş natal chiron kavuşumu ise yaralandıkları noktayı tekrar tamir etmek için harekete geçeceklerini gösterirken tamamen sözleşmeden vazgeçiş veya iyileştirme altında bir takım olumlu gelişmeler olabilir.

Ay düğümleri ikizler-yay aksında şirket yapısında değişikliğe gitmelerini sağlayabilir. Yeni birleşmeler, satın almalar veya yeni ortaklıkların önünü açabilir. Bu durumu fark edip geri adım atıp daha sonrasında bunu başka bir şekilde ilerletme stratejisine girebilirler.

Yazının Devamını Oku

13 Ocak Oğlak Burcunda Yeni Ay: İyi Günlerin Cesur Kararlara İhtiyacı Vardır

İnsan hayatı boyunca değişime dönüşüme direnir, istemeden de olsa dönüşüm gerçekleşince “Ben neden şimdiye kadar yapmadım?” diyerek iç geçirir. Gökyüzü bize bu öngörüyü sunarken verdiği mesajı da sonuna kadar anlamamızı bekliyor olacak.

13 Ocak Çarşamba günü Oğlak burcunun 23. Derecesinde Plüton’un yakın teması ile kibir, ün, gösteriş, şekilcilik temalarına sahip Peacock sabit yıldızı üzerinde bir yeni ay gerçekleşiyor. Gösterişe merak salan ve yaptığı işin altını sağlam temellere dayandırmayan kişileri, dürüst bir şekilde düzenli bir emeği olanlar kişilerden ayıracak.

Oğlak disiplininin hayatımıza tezahür ettiği sorumluluk alanlarımızda Plüton etkisiyle birlikte derin dönüşümlerin temellerini atmaya hazırlanacağımız günlerin başlangıcını yapıyoruz. Plüton yer altının sahibidir, en derinlerde kalanı ortaya çıkarmak ve herkesi derinden sarsmak onun asli görevleri arasında yer alır. Onun derinlik ustalığı üzerinizdeki baskıyı kırarak gerçek sorumluluklarınızın farkına varmanızı sağlayacak. Zihin kütüphanenizde kalmış, sakladığınız, kimse görmesin diye dolaba kilitlediğiniz her şeyi ortaya çıkarmak için gerekeni yapacaktır.

Hayatınızda yer alan konuların değerinde yeni başlangıçlar yapmaya doğru gidiyorsunuz. İş değişikliği, sorunlu aile hayatı, öğrencilik değerlendirmeleriniz, geleneksel bakış açılarınız Plüton ile yıkılmaya zorunlu tutuluyor. Yeni çağa uyarlanmak üzere her biri yeniden inşa edilecek. Oğlak burcu için geleneklerinden, kendisine ait doğrulardan ayrılmak çok zordur fakat bunu başarabilirse işte o zaman gerçekten disiplinli yapısını bütün alanlarına taşıyacaktır. Bunu kırmak için gerekli cesarete sahipsiniz aslında. Korkularınız ya da direnciniz yerine cesaretinize tutunmalısınız.

Hayat hikayenizde nasıl bir etkiyle karşılaşacağınızı öğrenmek için, doğum haritanızda Oğlak burcunun bulunduğu eve bakın ve bu evin konularını okuyun. Çünkü yeni ve köklü olanı başlatacak olan bu yeni ay, söz konusu ev üzerinde Oğlak burcunun düzeni, kuralları, sistemin parçası olarak hareket etmemiz gerektiği şeklindeki mesajlarını hatırlatmaya geliyor. Yeni ay 23. derece ile 3. dekanda yer almaktadır. Merkür dekanı yani Başak ve İkizler temaları yeni ay düzene koyulması gereken konular hakkında size ipuçları verecektir. Kısıtlandığınızı düşünebilirsiniz fakat kısıtlanmanın nedeninin sorumluluklarınızla baş başa kalmak, görevlerinizi yerine getirmekte saklı olduğunu anlamalısınız. Tam da burada nasıl bir başlangıç yapmanız gerektiğini çok iyi anlamanız bu süreçten karlı bir şekilde çıkmanızın önünü açacaktır. Cesaret en büyük destekçiniz olacak.

Yazının Devamını Oku

30 Ocak Yılın İlk Merkür Gerilemesi Kova Burcunda! Planlı Olun

En çok duyduğunuz ve duyduktan sonra şu gezegenler bir bitmiyor bir huzur vermiyor diye söylendiğiniz gökyüzü olayı gerçekleşemeye başlayacak.

Aslında astroloji ile ilgilenmeseniz bundan da haberiniz olmayacak ama süreç içinde yaşarken başınıza gelen bir aksilik ya da bir problem size hayatın neden böyle aktığını sorgulatacak. Astroloji bulmacasına bir kere giriyorsanız çok zevkli bir şekilde bol düşünerek olayları çözebiliyorsunuz.

2021'de Merkür gerileme tarihleri nedir?

Merkür gerileme dönemleri genellikle iki işareti kapsar. Bu tarihleri ​​takviminize işaretleyin!

30 Ocak-20 Şubat (Kova)

19 Haziran- 12 Temmuz (İkizler)

16 Ekim- 3 Kasım (Terazi) olarak geçiş yapacaktır.

Tüm yıl yaşanacak olan gerilemelerin hepsinin hava elementinde olduğunun farkındasınız değil mi?

Merkür gerilemesi hayatınızı alt üst eden bir astroloji olayı değildir!

Yazının Devamını Oku

Merkür Kova Burcuna geçti! Hınç duymayın, özgür düşünün.

Günaydın yıldız savaşçıları;

8 Ocak 2021'de astrolojide iletişim şeklini temsil eden Merkür gezegeni değişti.

Kova'daki Merkür 8 Ocak'tan 15 Mart 2021'e kadar sürecek.30 Ocakta Merkür yılın ilk gerilemesini yapacak.

Mars’ın boğa burcuna geçişiyle bu tarihi dönem uzun yıllar unutulmayacak gibi görülüyor. ABD’de yaşanan olaylar basit ve geçici türden olmayacak. Burada sert ve devrimsel olaylar gelişirken kişisel hayatlarımızda da devrim niteliğinde önemli değişimlere ve ayaklanmalara doğru ilerleyeceğiz. ABD bir müddet sonra hiçbir şey olmamış gibi ilerlerken aslında 20 Ocak 2021 tarihi ile birlikte yine olayların yükselmesiyle karşınıza çıkabilecek.

 

Öyleyse bu tarihi zamanı kendi yararımıza nasıl kullanabiliriz? 

 

Sizler 04 Mart tarihine kadar yeni bir şeyler başlatmayı seçebilirsiniz. Şimdi anlamlı bir şeyi başlatma zamanının geldiğini söylüyor.

 

Yazının Devamını Oku

Dünya, Büyük Bir Finansal Krize Hazırlıklı Olmalı!

Astrolojik olarak görüldüğü üzere birçok konu öngördüğümüz şekilde ilerlemektedir. Hayatın bilinmezliklerinde en azından bize fikir veren astroloji önümüzdeki süreçlerde dünya üzerinde 'finans ve ekonomi' alanında şok edici çöküşleri beraberinde getirebilir diyor. Finans alanında eski verileri incelediğimizde ve ABD kuruluş haritasına baktığımızda sonuçlar ilgi çekici görülmektedir.

ABD haritasını incelediğimiz Mars Boğa geçişi ile birlikte spekülatif olayların sarsıcı yönlerini ortaya çıkartacağını gösteriyor. Yaşanan bugünün olayları geçmişin bedellerinden başka bir şey değildir. Mars Boğa ülke yöneticilerini de etkileyerek Uranüs Boğa etkisi ile birlikte büyük bir dönüşüme taşıyacaktır.

ABD iç karışıklık ile uğraşırken finans dünyası da bu olaydan olumsuz etkilenmeye devam edecektir. ABD borsaları, büyük ticari şirketler, uluslararası fonlar ABD karışıklığından nasibini alabilirler. Önümüzdeki dönemde tüm yatırımcılar ve borsa ile ilgilenenlerin çok dikkat etmesi gerekmektedir.

Ünlü Blackstone bünyesinde bulunan Blackrock, ABD global yatırım şirketi başta olmak üzere birçok finans kuruluşu olumsuz etkileyerek global bir krizin tetikleyicisi olabilir. Hisse senedi piyasasında büyük yer alan blackrock yatırım şirketi Uranüs Boğa ve Mars Boğa transitlerinden olumsuz etkilenerek bir çöküş sürecine adım atabilir. Global boyutta yatırımcısı bulunan şirket olumsuzlukta birçok yatırımcısını şaşırtabilir. Burada bazı mağduriyetler söz konusu olabilir.

Goldman Sachs 1929 ve 2008 – 2009 krizlerinde de başrol oynayarak dünya finans krizinde adından çokça söz ettirmiştir. Satürn Kova dönemi goldman için bir karma ödetme dönemi içerisine girişini bizlere göstermektedir. Sadece insanların karması yoktur. Şirketlerinde karması vardır. Geçmiş yıllarda yaşattığı global krizler neticesinde ABD karışıklıkları ve kendi karması nedeniyle çöküş dönemi içerisine girebilir. Karları yüksek olarak gösterilse bile sonucu değiştirmek ani bir Uranüs etkisi ile ters düz etmeye yatkın olabilir. Bu noktada temkinli olmakta fayda olacaktır.

ABD iç karışıklıkları, başkan seçimleri ve seçilmeme durumları tüm dünya da büyük yankı uyandıracaktır. Özellikle zor günlerden geçen AB oluşumu tehditle karşı karşıya kalacaktır. Finans sistemini yara alması ve olası bir global krize dönüşmesi ardından Avrupa yatırım bankası fonlamaları ihtiyacı artacağından kendisi de olumsuz etkilenebilir.

Olumsuzluğun devam etmesi neticesinde Avrupa Yatırım Bankası tüm dünya da yerinden oynatacak bir çöküşü hazırlayabilir. Kredilere yetişemeyen yatırım bankası Satürn kova etkisi ile AB’ye büyük yara aldırarak zaten zorlanan AB’nin tamamen bitiş sürecini hızlandırabilir. Her şeyin yeniden oluşması için bazı krizler yaşanmak zorunda olabiliyor. Küresel isyanlar ve finans alanındaki manipülasyonlar zorlayıcı etkileri beraberinde getirebilir. Şirketlerin 2008 yılında 'mış' gibi yapmasının bir bedeli olacaktır. Sonuç olarak bireyin yükselişine neden olmayan her şey çökmeye mahkum kalacak.

INSTAGRAM

Yazının Devamını Oku

Mars boğa: Korku büyük ama cesaret daha büyük…

Günaydın Yıldız savaşçıları;

Mars gezegeni son derecelerde geziniyor…Son 6 aydır koç burcunda kalıp hepimizi çılgın mücadeleler ve çılgın öfkeler içerisine çekti. Herkes patlamaya hazır bir bomba misali…

İşler kaygı dolu ve yüksek dozda fırtınalı ilerliyor gibi gelebilir. Sanki içinizde bir şeyler kopuyor ama bu kopan şey çok sessiz. Rüyada başınıza gelen bir olay sırasında atamadığınız çığlık gibi…

Bağırırsınız ve sesiniz çıkmaz…

Dünyanın yaşadığı bu global kriz bir müddet sonra hatırlanmayacak. Unutulup gidecek. Bu pandemi geçecek. Tıpkı 1918 yılında yaşanan salgının birdenbire bittiği gibi…

Geçmişte yaşanan salgın ve dünya savaşları içerisindeki bizler bu çağ değişimine de denk geldik. Dünya savaşlarına bakıldığında daha korkutucu ve zorluklarla doluydu. Şu an yaşadığımız pandemi en azından hepimizin birlik içinde olmaya çalıştığı ve durumu çözmeye odaklandığı bir zaman dilimi. En azından bu pandemi ile yaratıcılığımızı ortaya sunmak ve kendimizi geliştirmek adına bir dünya ortamı var.14.yy gibi ya aynı anda savaşlar da olsa veya kimsenin birbirinden haber alamadığı bir süreç olsaydı?

Hayat hep zıtlıklarla dolu değil mi?

Kimi yüksek tansiyondan ölebilirken kimi düşük tansiyondan da ölebiliyor.

Kimi açlıktan hayatını kaybedebilirken kimi de obezite hastalığından hayatını kaybedebiliyor.

Yazının Devamını Oku

Aynı anda hem zorba hem de öğütler veren biri olamazsınız.

Günaydın Yıldız savaşçıları;

Dünkü Radyo D’ deki canlı yayınımda beni yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ederim. Muhteşem bir yayın geçti. Bunca yıllık yaşantımda ne işler yaptım ama bu kadar heyecanlandığım bir zaman daha hatırlamıyorum.

 

Her Pazar bundan sonra Radyo D’de 13:00-17:00 arasında inşallah buluşacağız. Telefonlar, canlı yayınlar, haftalık burç şarkılarınız hepsi ve daha fazlası orada olacak.

 

Mars artık koç burcundan ayrılıyor ve boğa burcuna geçiş yapıyor!

 

Göz ardı ettiğiniz veya aceleye getirdiğiniz konular, şimdi ensenize yapışıyor olabilir.

Etrafında kimseyi bulamamak zor ama insanın içinde kimseyi bulamaması daha zordur. Söylenecek sözleriniz var ve bunları nasıl tutacağınızı bilmiyorsunuz. Bir insanın yaşamının anlamı kendindeki 'ben' fikrini aştığı yerde oluşuyor. Tüm mesele garip bir şekilde burada çözülüyor. Durup düşünüp aslında size söylenen fikre değil ama size dayatılan şeye sinirlendiğinizi görebilirsiniz. İnsan sürekli hayatını daha anlamlı kılmaya çalışıyor. Fedakârlık yapmadan hayatınıza anlam katamazsınız. Kendi ayarlarınızı iyi yapın. Yeni bir düzen içine giriyorsunuz. Bunu farkedin ve tadını çıkarın.

Yazının Devamını Oku

Hoş geldin 2021! Küresel ısınma ile ilgili herkes bir görev üstlenmelidir

Günaydın hepinize

Güzel ve umut dolu bir pazar günü dilerim. Her yerde bir sürü kaos ve yeni senaryo okuyorsunuz. Herkesin, her şey için bir fikri var. Dünya bir şekilde öyle ya da böyle tüm gücüyle ilerliyor. Dün malum bir İzmir depremi oldu ve arkasından mutasyon haberini aldınız. Herkes söylenmeye başladı. 2021 tüm hızıyla başladı vs. diye…

Lütfen 2021 yılını manipüle etmeyin değerli yıldız savaşçıları… 

Mutasyon haberi 2020 yılında da vardı.

Deprem’in en büyüğü 2020 yılında yaşandı.2021 yılını dakika bir gol bir gibi ifadelerle lütfen mutsuzlaştırmayın. Bunu hep birlikte el birliği ile daha güzelleştirelim. Her şey şu an yeterince iyi gidiyor. Lütfen moralleri bozmayalım. Bizler 2020 gibi bir yılda ayakta kalmayı başardık. 

2021 yılında en önemli kuralınız:

Negatif ve karanlığı ifade eden hiçbir şeyi hayatınıza dahil etmemek olsun. Korku senaryolarından özgürleşin. Kendi içsel yolculuğunuzla ilgilenin. Olması gereken olacak zaten. Endişe, korku ve kaos döngüsüne kapılırsanız hayatınızı sürdüremezsiniz. 

Hava çağında olduğunuzu ve bol bol havanızı temiz tutmanız gerektiğini hatırlatmak isterim. Güzel kokular içinde yaşamak ya da kötü kokular içinde olmak sizin seçiminizdir. Lütfen ruhsal hava kirliliğine bir son verin. 

Astrolojiyi verimli kullanın. Her gün astrolojide ne oluyor diye bakmak yerine genel anlamda süreç içinde kendinize planlar yapın. Haftalık ve aylık yorumlar üzerinden ilerleyin. Size korku veren bir durum söz konusuysa astrolojiyi takip etmeyin. Psikoloğa mı gidim yoksa astroloğa mı gibi düşüncelere girenleriniz olduğunu görüyorum. Bu iki ayrı konulardır.

Yazının Devamını Oku

Dolunay sabahı! Bu bir duygusal türbülans!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Sabah 06:28 Dolunay gerçekleşti…

08 derece 53.dakikasında Ay’ın kendi yönettiği burcu olan Yengeç Burcunda kendini tamamladı. Bugün duyguları denetlemek zor olabilir. Yarından sonra daha fazla hafifleyecektir.

 

Duygular ne tuhaf şey dimi.

Ya belirsizlik?

Ne belirliydi ki bugüne kadar hayatımızda şimdi önümüzdeki günlerin belirsizliğinden şikayet eder olduk.

Dünyayı geldiği gibi yaşamayı öğrenmeden göçüp gideceğiz.

Üstünüze bir bulut inebilir,

Yazının Devamını Oku

Yılın son dolunayı! Kendimi savunmayı bırakıyorum.  

Günaydın yıldız savaşçılarım,

 

Bu hafta 2020 yılının son haftası!

Acısıyla, tatlısıyla öyle ya da böyle koskoca bir yılı geride bırakıyoruz. Sizlerle burada yıllarca her anımızı ve günümüzü paylaştık. Hayat beni sizlerle meşgul olmakla ödüllendirdi. Bu dünyanın en güzel ödüllerinden biriydi. Ben sizle bu denli meşgul olmak isterken siz bana karşı ilgisiz ve kayıtsız kalmadınız. Bu içimdeki gökyüzü Aşk’ına karşılık verdiniz. Öncelikle hepinize teşekkür ederim. Bu yaşam yoluculuğunu sizlerle paylaşmak olağanüstü güzel bir duygu…Koskoca bir yılı sizlerle geride bırakmak çok güzel…

Geriye ne kadar ömrümüz kaldığını bilmiyorum ama ne kaldıysa artık, sizlere yazmaya devam edecek gücüm olması için hep dua edeceğim…

 

Yılın kapanışı “30 Aralık yengeç dolunayı”

Tamam kabul ediyorum…

Ülke olarak son bir yengeç tutulmasına daha sabrımız kalmadı.

Yazının Devamını Oku

Amacın yüceliği yolun sıkıntısından belli olur

Günaydın yıldız savaşçıları,

Jüpiter ve Satürn yan yana geldi. Dünya başka bir boyutun başka bir algısına doğru yola çıktı. Görüldüğü gibi onlarda aslında kavuşmadı. Kimse kimseyle sonsuza kadar kavuşamıyor. Sadece aynı yoldan geçtiler. Hala da geçiyorlar…

Zamanla ayrılacaklar…

Kötülük yapan, bizleri inciten İnsanlara karşı güçlü bir hoşgörü ile yaklaşmak isterken bazen aklımızı kaçırdığımızı düşünüyorum.

Kendimden örnek vermem gerekirse böyle anlarda kendimi kontrol edebildiğimi gördüğüm için beni kendimle gururlandırıyor. Şuursuz bir zekâ, aptallık olabiliyor. Birine iyi niyetle ya da hoşgörüyle yaklaşmak bana kendimi hiç aptal hissettirmiyor. Kavga etme fikri kadar aptal gösteren bir şey bilmiyorum.

 

Koskoca bir yılı bitiriyoruz.

30 Aralık Yengeç burcunda bir dolunay yaşanacak. Bu bir final dolunayı tadında olacak. Sosyal medyamda dün gece mezuniyet töreni videonuzu paylaştım. İzleyenler bilirler. Kep atacağız ama bazılarımızın alttan dersleri var ve kapatması gereken hesapları olacak. Bir üst bilince ve akla çıktınız ama daha önemlisi gerçek anlamda neredesiniz ve neye ihtiyacınız var bunları göreceksiniz. Bazı şeyleri bitirmeniz gerekiyor. Göz ardı ettiğiniz veya aceleye getirdiğiniz konular, şimdi ensenize yapışıyor. Etrafında kimseyi bulamamak zor ama içinde kimseyi bulamamak ise daha zordur. Söylenecek sözleriniz olduğunu biliyorum. Herkesin söylenecek sözleri vardır. Ama aslında Allah’a bırakmayı başarırsanız size bu sözleri o çok güzel bir zamanda söyletebilir. Söylenecekleri toplayın. Bir insanın yaşamının anlamı kendindeki 'ben' fikrini aştığı yerde oluşuyor.

Tüm mesele garip bir şekilde burada çözülüyor. Durup düşünüp aslında size söylenen fikre değil ama size dayatılan şeye sinirlendiğinizi görebilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

21 Aralık 2020: Satürn-Jüpiter Kavuşuyor! 20 Yıllık Bir Döngünün İlk Adımına Hazır mısın?

1802'den beri Satürn ve Jüpiter kavuşmaları toprak burçlarında meydana geldi.Son olan aksiyon 28 Mayıs 2000'de Boğa'da gerçekleşti. Jüpiter ve Satürn'ün 2020'de Kova burcunda birleşmesinden sonra 2159 yılına kadar hava elementinde devam edecek. Böylece 2020 yılının sonu, Jüpiter ve Satürn'ün toprak elementinden hava elementine geçiş yapmasıyla iki yüz yıllık bir dönemin sonuna geldiğini söyleyebiliriz.

Geçmişten günümüze baktığımızda maddi güvenliğe, ihtiyaçlarımıza ve hiç olmadığı kadar maddeselliğe önem verdik. Şimdi zaman değişiyor. Yerleşik düzenleri ve alışılmışı değiştiren bu dönem aynı zamanda kolektif fikirlerde ve iletişim şeklimizde şaşırtıcı değişiklikler getirecektir.

Jüpiter ve Satürn Kova burcunda birleşmekle kalmayacak, aynı zamanda Boğa burcundaki Uranüs gezegeni ile yıl boyunca muhalefet içinde olacaktır.

Hayat yolculuğumuzun bu önemli anında, Jüpiter, Satürn ve Uranüs'ün etkileri sadece eski toplumsal yapıları yıkmakla kalmayacak, aynı zamanda bizi bağlı olduğumuz eski kişisel hayallerimizi ve geçmişte acı çektiğimiz büyük sorunları kolayca bırakmaya yöneltecek. Jüpiter ve Satürn'ün yirmi yılda bir gerçekleşecek olan bu kavuşumları muhteşem bir öneme sahiptir. Jüpiter ve Satürn, on beşinci yüzyılın başından on yedinci yüzyılın başına kadar olan su elementinde kavuşurken, on yedinci yüzyılın başından itibaren ateş burçlarında kavuşmuş. 2020 Yılında toprak elementinde kavuştu ve şimdi en son 21 Aralık’ta hava burcunda kavuşup yepyeni bir çağa adım atacağız. Artık uzunca bir süre hava elementi momentumu içinde kalacağız.

Kendinize yeni yer açın! Eskiyi düzeltmekten vazgeçin.

Yaşamlarımızda yer açmamız gereken yeni bir Jüpiter ve Satürn çağına başlarken ortaya çıkan yeni zorluklar ve bilinmeyen potansiyeller muhakkak olacak. Artık yılın sonuna geliyoruz ve kendinize neyi geride bırakmanız gerektiğini sormalısınız ya da gerçekten neyin hayatınızda olmasını istediğinizi düşünün.

Hava elementi çağına geçmek demek gerçekten başkalarının ayakkabılarını giymek demektir. Başkasının ayakkabısını giyip bir mil yürümeden kimsenin yargıda bulunmayacağı önemli bir çağa adım atıyorsunuz.  İşbirlikçi ve gerçekten daha iyi bir dünya yaratmaya doğru herkesin seferber olduğu bir süreç olduğunu düşünün. Bu çağda bilim var, felsefe var ve önyargı yok. Sadece insanlık için çok şey başarabilecek güçlü idealler var. Kova burcu iletişimsel, entelektüel, zeki ve adildir. Ama unutmamalısınız ki hava yine de sıcak ve soğuk olarak değişebilir. Bu yüzden soğuk hava akımına girdiğinizde cereyanda kalmamanız için kendinize dikkat etmelisiniz.

Dünyayı neler bekliyor!

*2020 yılı bir çöküş yılı gibi algılandı ama büyük zayıflıklarımızı görme ve düştüğümüz tuzakları fark etme yılıydı. 2021, bir kurtuluş yılı olarak açıklanabilir ama kurtuluşun kendimizde olduğunu fark edersek... 2020, radikal bir değişim yılıyken, 2021 tüm bu değişikliklerin nihai sonucunu alacağımız bir yıl olacak.

Yazının Devamını Oku

Bugün yeni dönem başlıyor! Satürn 2023 yılına kadar KOVA burcunda!

Günaydın yıldız savaşçıları;

2018 ekim ayından bu yana verdiğiniz yorgun mücadelenin sonuna geldiniz. İçinizdeki acıtan yolun bir sonu olduğunu gördünüz. Belki hala sanki devam ediyor gibi geliyor olabilir ama birkaç güne bu duygularınızda kalmayacak. Kendinizin aslında ne kadar değerli ne kadar yeterli ve ne kadar güçlü olduğunuzu göreceksiniz. Sizlerde artık gerçek bir yıldız savaşçısı olarak buna kendinizi hazırlayın. Şöyle çevrenize bir bakın…

Siz bu yazıyı okurken kimin şuan bu muhteşem değişimden haberi var? Kimsenin…

Çok farklı ve aydınlıksınız…

Önce kendinizle gurur duyup yola devam edin.

 

Yeni düzen başlıyor!

 

Dikkatimizi belirleyen, yeni yapıları inşa eden hatta yeniden düzenleyen değişimin kaptanı Satürn gezegeni kova burcuna bugün saat 8:04’te geçti. Satürn gezegeni doğum harita planınızda hangi evinize geçiş yapıyorsa o alana çeki düzen vermeye gelir ve uzun vadeli bir başarı için bu alanınızı derler toplar.

Yazının Devamını Oku

İçinde nasıl hareket edeceğini bildiğin zaman “karanlık” bir sorun değil.  

Bazı insanlar var yara tutmuyor,Bazı insanlar var yola bakmıyor,Bazı insanlar acınızı görmüyor,

Bu bazı insanlar maalesef bir gün hep kendine mahkûm kalıyor.

Ne sizi kırdıklarını anlıyorlar ne de zerre kaygıları var.

 

Sabah kaldıkları yerden devam ediyorlar. Olmaz öyle efendim…

Sabah kaldığınız yerden uyanamazsınız…

O yeni bir sabahtır. Bazı olaylara yeniden hayat verebilirsiniz. Bir şeyler dün öyle oldu diye bugün de böyle olmak zorunda değildir. Değişebilir…

Sizin bir cümlenizle, bir tavrınızla, bir mesajınızla, bir sesinizle değişebilir. Soracağınız bir soru ile değişebilir.

 

Yazının Devamını Oku

Uranüs ve Satürn: Durdurucu, tutucu ve çelişkili

2021 yılına heyecanla ilerliyoruz öyle değil mi?

Kendi içimizde milyon tane sorumuz olsa da kırgınlık, kaygı, korku vs. ne derseniz diyebilin ama yine de ilerliyoruz.

Sizlere mümkün oldukça benim anladığımı anlatmamdan daha çok neyi nasıl anlamanız gerektiğini anlatıyorum. Bir okuyucum şöyle yazmış: “Sizi çok seviyorum ve hiçbir yazınızı kaçırmıyorum ama yazılarınızı okurken acı çekiyorum. O kadar devrik ve yazım yanlışı var ki”

Haklı olabilir.

Yazım yanlışları için özür dilerim ama benden devrik cümlelerimi düzeltmemi istemeyin :)

Ben o devrik cümlelerimden vazgeçseydim ortaokulda edebiyatım zayıf geldiğinde vazgeçerdim. Türkçe öğretmenim derdi ki kızım çok devrik cümle yazıyorsun. Lütfen bunu düzelt. Diğeri bana aşırı samimiyetsiz gelirdi ve anlamazdım. Ortaokulda baya zorlanmıştım. Üniversitede okurken ilk yıl Türk dili dersi vardı ve sadece kompozisyonla dersi geçebileceğimizi hocamız söylemişti. Ben o an kesin bu dersten kaldığımı düşünmüştüm.

Sınıfta tek iki kişi o dönem dersi geçmiştik. Hoca beni özel odasına davet etmişti. Ben devrik cümleyi bu kadar iyi kullanabilen birini tanımadım demişti. Gözlerimin için parlamıştı. O yıl haritama göre Jüpiter döngüsü yaşıyordum. Aynı ortaokulda üzüldüğüm ve zorlandığım şeyin aslında karşılığının bir ödülü gibiydi. Türk dili hocam, asla cümlelerinden vazgeçme dedi bana…Çok iyi bir roman yazarı olabilirsin diye devam etti cümlesine…

Bende işte böyle bir şey oldum sonrasında :)

Sizin için bir kusur olarak görülebilir ya da bir eksiklik. Bazınızın umurunda değil :)

Yazının Devamını Oku

Ay tutulması etkisi ile güneş tutulması etkisi arasındayız. Gerçeklik Algınızı Zorlaştırıyor

Günaydın yıldız savaşçıları,

İki tutulma haftası arasında darda kalmış bir haftadayız. Bu hafta pek büyük aksiyonlar almanızı tavsiye etmeyeceğim. Sadece ayağınıza gelen topu karşılamanız önerebileceğim bir hareket olacaktır. Özellikle kimsenin ayağından top almayı denemeyin.

Ruhsal aygıtımınızın karışık yapısı bizleri bir dizi olaya nüfuz etmeye sebep verebilir. Dürtü tatmini mutluluk olabileceği gibi, dış dünya bize yoksunluk çektirdiğinde ihtiyaçlarımızın doyurulmasını kabule yanaşmadığında ağır acı çekmelerin nedenleri başlar. Demek ki dürtü uyarımlarının bir kısmına hakim olup onları yönlendirerek acı çekmenin bir kısmından kurtulunabilir. Zevk aşağıya çekildiğinde acı bilinç artar. Zaten şu dönemde baktığımızda hayattan zevk alma biçimlerimizde değişim göstermeye başlıyor.

Aslında astroloji size koşulları ve gidişatı açıklar. İnsan bu durumu kendi yeteneklerine göre yaşam içinde bir kazanıma götürür. Ben size yağmur yağabilir dediğimde sizin kalkıp bu yağmur neden benim üzerime yağıyor demeniz ile kovaların, oğlakların yüzü güler mü demeniz ile aynıdır :)

Yağmur yalnız size yağmaz ya da bazı doğal afetler sadece siz mahvolun diye olmaz. Bu zaten yüzyıllar öncesinden planlıdır. Gezegenlerin ve dünyanın dönmesiyle depremlerin olması aynı olaydır.

Dün bir arkadaşım şöyle diyor; “Astroloji bilim dışı gibi görünüyor ama bilimden daha bilim duruyor. Bu nasıl bir imtihan. Bilim dışı olduğunu kabul ettim ama inanmak istiyorum, o kadar çok inanıyorum ki hayatımı bu bilgilere göre dizayn etmekten kendimi alıkoyamıyorum.” işte sebeplerden birisi bu; kişi inanmak istiyor. Ve hayatını da ona göre düzenliyor. Peki, bu neden böyle?

 İnsanın dünya hayatı formatı sebebiyle!

Bir kişi “Yağmur insanları ıslattı” dese, aklımıza yağmur yağarken “Gideyim de şu insanları bir ıslatayım” dedi gibi bir düşünce gelmez. Çünkü yağmurun öyle bir düşüncesi olmaz. O kendine ait fenomenin içerisinde yağar ama altında olan insanlar ıslanırlar. İşin gereği doğal olarak ıslanırlar, o yağmur damlalarının özelliği neyse onunla ıslanırlar. Örneğin, saf yağmur suyuysa onunla ıslanırlar, asit yağmuruysa, hava kirliliği olan bir yerde eğer o yağmur başka bir hal alır vs… Yani dünyaya kattığımız şeyin bize dönmesi gibi düşünmelisiniz.

Hareketli bir Aralık-Ocak-Şubat 2021 bizi bekliyor!

Yazının Devamını Oku

Hoş geldin Aralık! 2020 Yılına veda ayı!  

Günaydın hepinize yıldız savaşçıları,

Ne bitmez çilemiz varmış diyorsunuz içinizden değil mi?

Ne planlar ne hayaller yine mi kaldı ortada diye söyleniyorsunuz?

Ama konuşmadık mı biz bunları, dertleşmedik mi?

Sizler herkesten bir adım önde değil misiniz?

Bugünleri hep birlikte öngörmedik mi?

 

Dün yasaklar açıklandığında Satürn tam 28.derecelerdeydi. Bu konum aynen 09-10 Mart günü sağlık bakanın ilk vakamıza rastladık dediği günün aynı gökyüzü derecesiydi.

O zamanda yasaklar tam ne yönde gidecekti ne olacaktı belli değildi. Hatırlıyorsanız işe gidip geliyorduk ama korkuyorduk. Birdenbire 22 Mart günü Satürn Kova burcuna geçti ve olan oldu. Seyahat etmek, adliyeler, kuaförler, oteller, uzaktan çalışma sistemine birdenbire geçiş oldu. Şimdi 22 Marttan farklı olarak bu sefer Satürn yanına Jüpiter de kavuşacak. Burada Jüpiter durumu biraz daha abartarak bize farklı kısıtlamalar getirirken bir yandan da bazı konularda şans ve fırsatta sunacak. Bu deneyim ilginç ve şaşırtıcı olacak diye değerlendiriyorum. Mart’ın aynısı olmayacak ama farklı bir şeyler olacak ve bu sefer yapılandan gerçek bir sonuç alınacak diye düşünüyorum.

Yazının Devamını Oku

İnsanlarla öyle iyi geçininiz ki düşmanınız bile, ölümünüze ağlasın.

Günaydınlar hepinize yeni bir haftadan ve yeni bir günden yıldız savaşçıları;

Zaman çabuk geçiyor ve adım adım yılın sonuna doğru yaklaşıyoruz. Daha dün gibi 2020 yılı için bu satırları yazdığımı hatırlıyorum. Sorduğumuzda herkes 2020 yılının ne felaket bir yıl olduğunu söylüyor. 2021 Yılı için ise ne yani daha mı felaket olacak diye cevaplar alıyoruz.

 

Orta Çağ’dan sonra ilk kez Jüpiter ve Satürn Kova burcunda kavuşacak.

 

İşte kızıyorsunuz ya da sürekli bu ne ya bir bitmediler diye….

İşte bizde bu çağa denk geldik.

21 Aralık yılın en uzun gecesi olmakla kalmayıp bir de iki gezegenin birbirine 20 yıl sonra yaklaşmasını konuşacak. Daha öncesinde 4 Mart 1226 yılında bu denli bir mesafede yakınlaşma olmuş. Bir daha 15 Mart 2080 yılında olacak. Sonrasında 2400 yılına kadar yaşanmayacak. Bizler olmayacağız ama belki bu yazılanlar o zamanlarda kalacak.

 

Yazının Devamını Oku