EKİM-KASIM ÖZET: Gerçek renklerimiz cesaretimizden gelir.

Günaydın yeni bir günden…

 

Gündemimiz yoğun ve telaşlı…

Hayatımızı tamamen değiştiren Satürn-Plüton ve Jüpiter gezegenleri dizilimi Mars gezegeni tarafından tetiklenmeye başladı. Tüm ekim ayı hatta kasım ayı da dahil bu durum yüksek bir etkileşim içerisine bizleri sokacak.

 

Bunu korku ve endişe duymanız için değil farkında olmanız için konuşuyorum. Bu durum illaki kötü şeyler olacak anlamı taşımaz. Hayatınızda sizi zorlayan şeyleri artık değiştirme zamanı olduğunu gösterir. Ama siz bunun ne olduğunu tanımlayamazsanız kendinizi hareketsiz ve yönsüz bir şekilde hisseder ve kötü yorumlarsınız.

 

Asıl burada anlatılmak istenen gezegenlerin bizim hayatımızı değiştirdiği değil. İçinde bulunduğumuz zamanı anlamamız için bize yıldızların diziliminin bir açıklama yapmasıdır. Gezegenler yüzünden bunlar yaşanmaz. Her şey benim, senin ve diğerleri yüzünden olur.

Gezegenler masumdur…

Masum olmayan biz dünyalılarız…

 

Gezegenler sadece kurguyu okuyabildiğimiz bir araçtır. Bunu şöyle düşünün: Bir arabaya binip bir yere gidiyorsunuz.

 

“Araç suçlu çünkü o geldi buraya” diye kızamazsınız. Ya da kimseyi bu durumla kandıramazsınız. Arabayı kim sürdü? Oraya gitmek kimin seçimiydi?

 

Araba sizi bir yerden bir diğer yere taşıdı. Hepsi bu…

Gezegenlerde sizi bir yerden bir yere taşır. Onlar size bir şey yapmaz. Herkes ne yaparsa kendine yapar. Hani eskiler der ya bir kapı kapanır bir kapı açılır…

 

Hangi kapı?

Kapı nerde?

Benim kapanan kapıyla açılan kapıyı görebilecek kadar yüksek bir bilince erişmem nasıl mümkün?

 

Tüm cevaplar gezegenler, yıldızlarda saklı…

 

Kendi hayatınızda bir otoriteye savaşmanız gerekebilir.

Hayatında bildiğin bir rolü resetlemek ve yeniden kurgulamak için bir şansın var. Sanırım şu an oynadığın rolden mutlu değilsin. Çünkü sen o kişi değilsin.

 

Tuhaf bir şey var….

Kaderin, var olduğun koşullar ve bireysel isteklerin ile aşırı gerilim halindesin. Kendi hayatını geri almak istiyorsun ve bunun için artık ödün vermekten yoruldun.

Hangi esaret içindesin?

Ödün verecek miyim?

 

Mars gerilemesi devam ediyor. Ta ki 14 Kasım’a kadar...

Mars gerilemesi, ödün vermez…

Satürn, duvarlarınızdır…

Mars, duvarlarınızı yıkmak için elinizden geleni yapacaktır…

Kendinize verdiğiniz sözler var. Bunlara ulaşmak için bir zirveye tırmanmak zorundasınız.

Bir dağa tırmanıyorsunuz….

Ama korkuyorsunuz….

 

Bu dönem hayatınızda yeni bir sayfa açacaksınız. Kaderinizin bir geçiş töreni olduğunu söyleyebilirim. Bu inanılmaz heyecan verici bir tören… Buna hazırlanmalısınız. Yeterli güç ve değişim burada hayatınıza bir şekilde girebilir.

 

Bazen unutmayın ki;

Bir dağa tırmanırken ayağınız kayabilir, başarılı olamayacağını düşünebilirsin. Acele etmeden bir önceki hamleni hayal ederek mücadeleni vermelisin.

Belki başarılı olamayacaksın.

 

Başarısızlığa da ihtiyacımız olduğunu unutmamalıyız.

Başarısızlık ve geri çekilmek bazen bizi daha güçlü biri yapabilir.

Bu dönemde yaşadığın başarısızlık seni buna hazırlıyor olamaz mı?

 

Belki patronunuzla savaşmanız ya da ondan ayrılmanız gerekmektedir. Çünkü sen eski sen değilsin…Tahammül azalıyor…Hakkettiğinizi bildiğinizi kanıtlamak istiyorsunuz.

Bu yüzden tahammül yok!

Kolektif düzeyde savaştığınız şeyin hak ettiğiniz şey olduğuna inanıyorsunuz. Bende size inanıyorum ama işte…

 

Ekim-Kasım ayına hazırlık!

Özellikle ekim ve kasım dönemleri sürekli gerçeği ifşa etmek ve bazı durumları protesto etmeye bizleri yönlendirebilir.. Mars gerilemesi ekim ortasında Güneş’e karşıtlık yaparak her konuda olayları zirveye taşıyacaktır. 13-20 Ekim arası planlarınızı yaparken her koşulda temkinli ve küresel, ekonomik, sosyal refah noktasında her türlü değişime açık olmanızı önerebilirim. Bazı şeyleri değiştirmek için yeterli nedenlerimiz olabilir. Bu dönemde yapacağınız işlerinizde ya da aldığınız sorumluluklarınızda bazı kimlik karmaşaları yaşayabilirsiniz. Bu tarihlerde daha sakin ve gerçekçi olun. İnsan kendine gerçekten ne yapmak istediğini genelde bu zamanlarda soruyor. Ya da bu soruyu kendine sormak zorunda kalacağı olaylar içine çekiliyor. İnsan bu soruyu kendine sormadan zirveyi zaten bulamıyor ama durduğu yerde de bu soruyu sormuyor.

 

Bu hayatın dönüm noktası olabilir.

Eğer doğum harita planınıza 20 derecelerde koç-terazi-oğlak ve yengeç burçlarında gezegenleriniz varsa bu sizler için bir kavşak olarak görülebilir. Yeni bir geleceği yeniden keşfediyor olacaksın. Bu dönemde verdiğin kararlarda net olurken bir o kadarda nazik ve düşünceli olursan sınavı geçebileceksin. Biliyorum şu an kafan çok karıştı ama düşünmen gerekiyor. Kimsenin senin hikâyenin zirvesini tahmin etmesini bekleme. Bu her şey olabilir. İşini bırakabilirsin, ilişkini bırakabilirsin, evcil hayvanını bırakabilirsin, şehri terk edebilirsin bunların hiçbir önemi yok. Çünkü bunlar varken de kendini güvenli hissetmiyordun. Güven arayışı içinde olman gereken bir dönem değil. Sadece kendine güvenmen ve zamana güven duyman gereken bir dönem içinde olduğunu unutma. O zaman kalbini aç ve uyuduğun uykundan uyan. O zaman bu hissettiklerin sana yardımcı olacak.

 

Bilgi enerji demektir. O zaman bu bilgilere yani bu enerjiye ihtiyacın olacak. Bu yazının çıktısını al ve telefonuna bir alarm kur. 13 Ekim’de bu yazıyı masana koy ve bir daha oku. Senin için tahmin etmeye çalıştığım o zamanın ruhunu daha kolay yakalayabilirsin.

 

Zaman çok vahşi davranır. Sen anlayana kadar senin ruhunu paramparça eder. Ama zamandan önce koşar ve onu önden yaşarsan ruhun dinlenir. Zamansızlık buna denir…Olması gereken olur. Allah her şeyi hayrımıza tasarlamıştır.

Zamanla savaşamazsınız…

O zaman o yırtıcı hayvan sizi yer.

Ama zamanla dost olursanız onun gücünden fayda sağlarsınız. Seni asla incitmez…

 

Bu yazının amacı çapraz bir ateşin içinde kalmamanız içindir. Bunu sadece astroloji okuyucuları bilir. Sizler bu farkın sahiplerisiniz.

 

Her şey yolunda gittiğinde herkes herkesi sever…

Ya her şey yolunda gitmediğinde yine sevecek misiniz?

 

Bu tarihsel geçiş dönemlerinde sizinle yol arkadaşlığı yaptığım için mutluyum. Daha barış dolu bir dünya için çok fazla çevremizde insanlara yardımcı olmalıyız. Bol bol iyilik, az küstahlık ve yardım bizleri daha iyi bir dünyaya hazırlar.

 

Bu yazıyı birbirimizi daha kolay anlamaya yardımcı olmak ve düşünmeye teşvik etmek için yazdım. Astroloji sizlere zor yollardan ders almak yerine destekleyici yollardan ders almanıza yardımcı olur. Astrolojiyi bu yüzden çok seviyorum. Keşke liderlerde destekleyici yollardan bunu yapmayı öğrenebilseydi…

Belki dünya bu kadar acı çekmezdi…

 

O zaman satırlarımı epiktetos’un sözleri ile sonlandırıyorum:

 

“Güneş’in, ayın, yıldızların, yerin ve denizin tadını çıkaran kişi ne yalnızdır ne de çaresiz…”

 

Mutlu günler dilerim…

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

"İyi yaşamı kendi dışında arayan biri, iyi bir yaşam aramıyor demektir."

Günaydın yepyeni bir haftadan ve yeni bir günden….

Günler birbirini kovalıyor ve nasıl geçtiğini hiç anlamıyoruz.

Biliyorum bazı insanları affetmeyeceksiniz,

Affedilir gibi de değil…

Bu zaman bu şekilde yangınını sürdürürken siz kendinizi söndürerek ilerlemeyi başarmalısınız. Bizler sürekli sizlere gökyüzünden haberler sunuyoruz. Sizi en çok ilgilendirenin iyi mi kötü mü olduğu hususu oluyor. Aslında bizler hafta genelini gökyüzü şifrelerimizi çözerek Ay’ın konumuna göre bu haftayı nasıl geçireceğinizi deşifre etmeye çalışıyoruz. Zaman zaman isabetli oluyor zaman zaman olmuyor. Kendinizi sürekli astroloji ile ilgilenerek delirtmeyin. Kararında ve tadın da hareket etmenizi öneriyorum. Bunun için bende elimden geldikçe sosyal medyamda sizlere burçları daha esprili ve komik anlatmaya çalışıyorum. Astro Şifa 2021 Ajandanız artık basıma verildi. Bunları 2021 içinde sürekli elinizde bakarak inceleyebileceksiniz. Önceden planlar yapıp kendinizi daha kolay kontrol edebileceksiniz.

Bunun için elimizden geldikçe sizlerin Ay’ın hareketleri ve açıları hakkında bilgiler sunarak kendi hayatınızdaki tezahürünü anlamanızı istiyoruz. Bu demek değil ki iyi ya da kötü olarak gelişen durumu tanımlanmak zorundasınız. Hiçbir astrolog size gününüzün iyi ya da kötü olacağını söyleyemez. Bunu siz nasıl kontrol eder ve nasıl bakarsanız bu öyle şekillenir. Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ demiş atalar…

Boşa demiş olamazlar dimi?

Ay’da gökyüzünde boşuna duruyor olamaz?

Gökyüzündeki 12 eşit parçaya bölünmüş burçlar takımyıldızları da boşuna orda durmuyor sanırım.

Yazının Devamını Oku

1 EKİM KOÇ DOLUNAY! Yoksunluktan daha ağır yoksulluk mu var?

Ekim ayına hoş geldiniz…

Koç dolunayı ile giriş yapmak gerçekten heyecan verici olacak.

Genellikle Koç ve terazi burcundaki dolunaylarında insanlığın çok zorlandığını gözlemliyorum. Ekim ayı biraz daha fazla etrafımızı değil kendimizi kontrol etmemiz gereken bir ay olarak değerlendirilmelidir.

Dün biraz yoksunluk sendromunu araştırdım. Okuduğum bir kitap da önüme yoksunluk cümlesi çıktı. Sonra oradan bu cümlenin ne ifade ettiğine doğru yola çıktım. Ne kadar fazla koç burcundaki yaşayacağımız dolunay etkilerini anlatıyordu…

Yoksunluk sendromu demek; Madde bağımlılarının maddeye ulaşamadığında ya da ara verdiğinde yaşadığı krize deniliyormuş. Bazen de annelerin bebeklerini memeden kesmek istediklerinde yaşanılan bağımlılık sorunlarının adına verilen isimmiş.

Ne tuhaf dimi?

Yoksunluğunu çektiğimiz şeylerin de hastasıyız aslında…

Sanırım hepimiz birer hastayız :)

Bir şey istemek o şeye duyulan açlıkla ilgilidir

Yazının Devamını Oku

Hoş geldin sonbahar! Gökyüzünde 2.Sezon başlıyor….

Günaydın hepinize yepyeni bir günden daha…

Bugün sonbahara giriş yapıyoruz…Terazi mevsiminin havadar duyarlılığı, Başak mevsiminin dünyevi, topraklı doğasından hoş bir değişikliktir. İşte bu zamandan en iyi şekilde nasıl yararlanacağınız?

 

Kendinizi çok yorgun ve halsiz hissedebilirsiniz. Bu bir Başaktan teraziye geçiş dönemidir. Toprak elementinden hava elementine geçiş öyle kolay değildir.

 

Şu an fonda Ricky Nelson çalıyor. “Lonsome town” dinliyorum.

Bir milyon şey düşünüyorum…

Kafamdakiler o kadar çok ki.

Aynı zamanda kafamdakiler öyle boş ki…

Yazının Devamını Oku

Abartı, gerçeğin öfkesine yenilmiş halidir.

Günaydın hepinize yepyeni bir günden ve yepyeni bir haftadan…

Biliyorum aslında insanın en büyük ihtiyacı bir gram ilgi, bir gram güzel söz, bir gram güler yüz değil mi?

Birinin sana inanıyor olması…

Dünya haksız bulsa onun seni haklı bulması…

 

Bazen hayatta her şeyle başa çıkabilecek gücü sadece bunların bir gramıyla bulabilirsiniz ama…

İşte…

Bazı şeylerin zamanı ve nedeni var…

Zamanı kabul etmek öyle kolay değil.

Yazının Devamını Oku

Yeniay sabahı: Hayatınız bir kitap olsaydı nasıl bir önsöz yazardınız?

Yeniay sabahından günaydınlar hepinize…

Hayatınızı bir pergel gibi yaşamak bu dönem cazip olabilir. Kendi hikâyenizi kuruyormuşsunuz gibi yaşamak…

Ömer Hayyam’ın mısralarında dediği gibidir belki de;

“Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz iki başımız var, bir bedenimiz ne kadar dönersem döneyim çevrende er geç baş başa verecek değil miyiz?”

Mesela bir kez kilo verdiğinizde devamı gelir…

Bir kere paranız olduğunda yeniden cesaretlenirsiniz.

Bir kere okuldan mezun olduktan sonra ya da bir kere gerçek bir ilişkide olduğunuzda gerisi gelir.

Bir gün o sigarayı içmediğinizde nihayet yeniden yaşamaya başlayacaksınız ve bu noktaya kadar yaptığınız her şey bir tür yaşanmamış sayılacak. İçindeki tüm güç yeniden şekil alacak ve iyi haber bunu yapabilecek tüm gücü bulabileceksiniz. Buna inanmak zor şimdilik ama bu bir gerçek.

Bu yeniay sabahı ile tamamen varoluşunuzun zenginliğine odaklanmalısınız.

Yazının Devamını Oku

Herkesle iyi geçinemezsiniz.

Şu sıralar insanlara tahammül etmeniz ve sabır göstermeniz iyice zorlaşıyor. Kariyerinizde ilerlerken herkesle arkadaş olmaya çalışmanız normal bir şey. Müşterilerle, iş arkadaşlarınızla, patronunuzla… Fakat herkesle anlaşmak mümkün değildir. Sizin davrandığınız gibi karşılık göremediğinizde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bu yüzden herkesle iyi geçinmek için zorlamayın kendinizi.

Bu dönem kendinizi zorlamaktan daha çok sakin olmanız gereken bir dönemdir. Bir okuyucum mail atmış, Aygül Hanım sizi kanyonda gördüm konuştuk. Bundan öncesinde sizi çok kibirli ve ukala buluyordum. Benim derdimi dinlediniz ve uzunca konuştunuz. Bunun için hakkınızı helal edin. Sizin için o kadar çok bunu düşünmüştüm ki. Bunu bilin ve ben bu yükten kurtulayım diye yazmış. Bir yandan hoşuma gitti, gülümsedim. İçinde insanlık adına güzel duygular beslemeye devam etmek için özür diliyor.

Bir yandan da üzüldüm. Nasıl onu bu kadar meşgul etmişim. Neden böyle düşünmesine neden oldum. Yargılamanın aslında insanın üzerine ne denli bir yük oluşturduğunu gördüm. Görmediğiniz ve yaşamadığınız bir hayatı yargılayarak bir fikre ulaşıyorsunuz. Düşünsenize bu yük öyle ağır geliyor ki karşınızdaki kişiye bunu bilmesi ve kabul etmesi için bilgi veriyorsunuz. Çünkü iyi bir insansanız bir müddet sonra o yükü taşıyamıyorsunuz. Birileri sizin kalbinizi kirletiyor. Sonra böyle düşünmesine neden olacak sebebi bulmaya çalışırken benimle yıllarca küs olan bir arkadaşımın kendisine bunları söylediğini söyledi.

 

Oooo sordukça baktım bir bilinmeze doğru gidiyorum. Dur orada dedim.

İsmini söyleme sakın. Tamam dedi.

Ben helal ettim deyip işin içinden kaçtım.

Sevmiyorum bu tarz muhabbetleri yahu,

O onu dedi, bu bunu dedi…

Yazının Devamını Oku

17 Eylül Başak Burcunda Yeni Ay: İhtiyacın Olan Tüm Desteğe Artık Sahipsin

Evren bize her ay küçük bir hediye verir. Bu o kadar küçük ki, kolayca gözden kaçabilir. Bu hediyeyi kaçırmamak için gökyüzü çizelgesi bize yardımcı olur. Bu güzel hediyenin adı 'yeni ay’dır. Her 28-30 günde bir oluyor.

Astrolojik terimlerle ifade edersek yeni ay, ayın birçok evresinden biridir. Özellikle, ay ve güneşin hizalandığı evredir. Güneş, ayın arkasında parlayarak bizi onun görüşünden alıkoyar. Yeni ay, yeni bir ay döngüsünün başlangıcını işaret eder ve genellikle beraberinde bir dizi yeni başlangıç ​​getirir. Bu, yeni ayların kendini yansıtma, rota düzeltme ve hedef belirleme için özellikle ideal bir zaman olduğunu gösterir.

Yeterince ilginç bir şekilde, çoğu insan bilinçsizce bu enerjiye uyum sağlıyor, yeni alışkanlıklar yaratma, yeni projeler başlatma ve yeni ayla aynı zamanda yaşam değişikliklerini başlatma eğiliminde oluyorlar.  Daha da güzeli, yeni ayın taze enerjisini bilinçli olarak kucaklamanın, bu geçişleri daha da ileriye taşımanıza izin vermesidir. Yani bilmek sizi büyütür. Evrende hiçbir şeyin tesadüf olmadığını görmek başka bir boyuttur.

Duygularınızdan kurtulmaya hazır mısınız? 

Tam da ihtiyacınız olan desteğe sahip olduğunuzu duymaktan göreceğiniz bir yeni ay gerçekleşiyor. 17 Eylül saat: 14:05’te gerçekleşecek olan yeni ay yılın en iyi dönemlerinden biri. Bir şey başlatmak için daha iyi bir zaman olamaz. Bu yeni ay, geleceğinizin temelini oluşturmak için planlar yaparken geçmişinizle bağlantı kurmanız ve eksikleri tamamlamanız için size ilham verecek. 

Son zamanlarda astrolojik hava oldukça çalkantılıydı. 

Mars, 9 Eylül'de geriye doğru gitti, bizi 14 Kasım'a kadar yavaşlatacak ve aynı zamanda Satürn ile sert bir yüzleşmeye başlattı. Kimin size yar olacağını ya da yar olmayacağını göreceğiniz bir süreç başlıyor. Bu tür bir duygular en sakin kişiyi bile ortaya fırlatabilir! 

Bir çekişme içindeki Mars ve Satürn, egoların çatışmasına dönüşmesidir.

Yeni projelere, işlere veya alışkanlıklara başlamak, genellikle yeni bir ay sırasında harika bir harekettir, ancak bu sefer, Mars ve Satürn arasındaki açı sizleri yavaşlatıyor ya da nasıl başa çıkacağım duygusunu verebilir. Kendinize yeni bir düzen kurmak zorundasınız ve bunun bedelini göğüslemeniz gerekmektedir.

Yazının Devamını Oku

Kimsenin sırtına koyduğu yastık ya da duygusal iyileşme stratejisi değilsiniz!

Günaydın herkese…

Mars gerilemesi başladı ve sizlerde bu sabah biraz kırgın biraz yorgun uyandığınızı görüyorsunuz.

Bir yanınız buruk, bir yanınız küs, bir yanınız sizi hiç anlamayan insanlarla dolu öyle değil mi?

Hayat tuhaf bir yolculuk…

Bir sabah uyanırsınız aşk acısı ile,

Bir sabah uyanırsınız parasızlıkla,

Bir sabah uyanırsınız iyi bir test sonucu alabilmek için,

Bir sabah uyanırsınız hayal edemeyeceğiniz güzelliklerle karşı karşıyasınız…

Bir gün gelir bir sabah uyanamazsınız…

Yazının Devamını Oku

Dolunay: Senelerce sürünmüş durmuş şeylerin son kavşağı.

Günaydın herkese, dolunay yarışı başladı.

Duygular ve arzular yüksek ama bir o kadar da donuk öyle değil mi? Size bir sır vereyim mi?

Bu tam bir kendinizi “soğutma” ve “bırakma” dolunayı…

 

Ne savaşlar veriyor kalbiniz?

Belki de bedeniniz ne savaşlar veriyor?

Bi dakka! ya aklınız nasıl savaşıyor?

 

Vücutta her şey hiç durmadan çalışıyor. Bir makine düşünün.

Yazının Devamını Oku

02 Eylül Balık dolunayı; “bir hakikat buldum”

Günaydın yepyeni bir günden hepinize,

 

Hoş geldin eylül diyerek açılışı yapıyoruz.

Her ay gibi bu eylül de gelip geçecek. Yaşama fazla anlam yükleyen yine bizleriz.

Eskiden kendimi iyi hissetmek ve mutlu olmak için çok çaba harcardım. Şimdi hiç öyle telaşlarım yok. Önüme ne gelirse mutlu olmayı başarıyorum. Bazen öyle bir kırılıyorum ki başka türlü bir kırılma yok gibi. Sonra bir şey oluyor yine kırılıyorsun. Sanki öncekiyle hiç aynı değil gibi…

 

Yıllar önce bir olay yaşamıştım. O olayın neden böyle geliştiğini eğer şöyle olsaydı böyle olacağına dair tezlerim vardı. Aynı harita döngülerinde o olayı yaşadığım kişiyi bulup 15 yıl önce yaşanılan o yanlış anlaşılmayı çözmek için tekrar bir açıklama getirdim. Evet, doğru her şey yanlış anlaşılmış ve gerçekten anlaşılmamıştı.

Bunu gördüm.

Ama daha fena bir şey gördüm. 

Yazının Devamını Oku

Mars gerilemesi: Problemleriniz üzerinde kuluçkaya yatın!

Biliyorum, her yerde okuyorsunuz eylül senaryolarını…

Yok şöyle olacak, yok geliyor yaklaşmakta olan gibi ifadelerle ömrünüzden ömrünüzden gidiyor…

Bu insanoğlunun her şeyi bilme isteği neden hep başına bela oluyor diye düşünüyorsunuz. Ama bir türlü iki konuyu birbirinden ayıramıyorsunuz.

Geleceği bilmemiz gerekseydi Allah zaten bize bunu takdir ederdi.

Mars gerilemesini kafanıza takmayın! Bu dönem hayatınızın en gerçek ve başarılı dönemi olmaya aday!

İnsanlar çoğu zaman karşılaştıkları problemlerin, kendi çözme kabiliyetlerinden çok daha büyük olduğundan şikâyet ederler. Çözümün tamamen kendi elimizde olduğunu genelde bilmeyiz. Oysa sadece sımsıkı kapalı yumruğu açmak yeterlidir. Aslında çözüm, kapalı olan elimizdedir ama biz onu fark etmeden aramaya devam ederiz. Şimdi avcunuzu açacaksınız ve o sıkıca sıktığınız şeyleri serbest bırakıp çözeceksiniz. İçe dönme zamanı geldi. Bu sizi ürkütmesin.

 

Astroloji ilmi ile ilgilenen çok kişiyiz ve hepimiz başka bir şey söylüyoruz!

Neden?

Yazının Devamını Oku

Kendinizi yetersiz ve değersiz hissetmeyin

Günaydın yıldız savaşçıları,

Hep aklım sizde…Napıyorlar acaba diyorum içimden. Ama bu hafta girişine hemen bir yazı kondurmak istedim. Çünkü yılın en önemli ve yönetilmesi gereken haftasına giriş yapmış bulunmaktayız.

 

Bu hafta Venüs gezegeni Plüton, Jüpiter ve Satürn ile karşı karşıya kalacak. Aynı zamanda 29-30-31 Ağustos civarında Ay oğlak burcuna geçerek burayı tetikleyecek. Malumunuz biliyorsunuz ki 9 Eylül sonrası Mars koç burcunda gerileme hareketine başlayacak. Gündem yoğunlaşmaya doğru gidiyor.

 

Bunlar topluca bakıldığında bizlere çok şey ifade ediyor ama sizlere bunları açıklarken doğru cümleler kullanarak anlatmak hepsinden önemli diyebiliriz.

Yani bu açılar gelir geçer ama siz ne okuduğunuz ve hissettiğinizi asla unutmazsınız. Bu yıllarca benimde başıma geldi. Bu yüzden en doğru şekilde anlatmayı umut ediyorum.

 

Kendinizi yetersiz ve değersiz hissettiğiniz bir dönemde olabilirsiniz ama GEÇECEK!

Yazının Devamını Oku

Merkür-Güneş Kavuşuyor… Bir şey yapmak zorunda değilsin.

Dün bir tartışmaya girmemek ve restleşmemek için bulunduğum ortamı sakince terk ettim.

Giderken geride maskemi unutmuşum. Sırt çantamla haldur huldur sahile yürürken bir baktım ki maskem yok. Hoppa geri dönsem dönemem.

Bir yerden maske istesem kim verir?

Birkaç markete girdim. Yok maskemiz dediler yolladılar.

Nöbetçi eczanelere bakıyorum ama uzakta birçok yer.

 

İyice gerildim. Tartışmayayım diye kaçtığım alanda unuttuğum maskeme mi yanayım, çantamda yedek olmayışına mı? Arabamın anahtarının yanımda olmayışına mı?

Eve dönemeyişime mi?

Evde tazecik yaptığım kızılcık şurubum vardı…Buz gibi… Onu içemediğime mi?

Yazının Devamını Oku

Yıl 2011: Misillemeye dikkat edin ve kimseyi sizin gibi düşünmeye zorlamayın!

Günaydın yepyeni bir günden

Her sabah düşünürüm acaba yarın sabah uyanır mıyım diye.

Çocukluğumdan beri…

Bunu düşünmemi sağlayacak reel bir şey yaşamadım ama her sabah acaba diğer sabah dünyada dünyalılarla olur muyum diye sorarım :)

 

Her akşamda tavana bakar ve Allah’ım hastanede değil evimde yatıyorum. Ne büyük bir lüks diye şükrederim.

 

50 yaşına gelmiş her insana çok özel bir şekilde bakıyorum. Nasıl güzel ya diyorum.

Sağlıkla bu zamana kadar gelmiş. Çok özel buluyorum.

Yazının Devamını Oku

Bu hafta farkındalık haftası. Peki, farkındalık derken?

Günaydın hepinize yepyeni bir günden sevgili dostlarım,Yeni hafta yeni bir gün ve yeni umutlarla hayata devam etmeye çalışıyoruz.

Dün sosyal medyamda Mars gerilemesi başlayacak diye bildirimde bulundum. Bunun için ön hazırlık yapılmasından ve hangi yıllardaki kişilerin daha farkındalıklı olması gerektiğinden bahsettim.

 

Çok şaşırdığım bir soru ile karşılaştım.

Farkındalık ne demek?

 

Hani genelde şu sorulara çok hazırımdır.

İyi mi kötü mü?

Ne zaman kurtulacağım?

Yazının Devamını Oku

KOVA DOLUNAYI! Seni yok sayacaklar ama sen daha çok var olacaksın.

Günaydın yepyeni bir günden hepinize merhaba,

Buraları biraz boşladım gibi görüyor olabilirsiniz ama kitabın tamamlanmasına çok az kaldı.

İçinizdeki hazineyi bulmanız için bir küçük astroloji el kılavuzu hazırlıyorum.

Umarım bu işten alnımın akıyla çıkarım.

Az kaldı…

*

Kova dolunayının buhranlığı üzerinizde…

Ani öfke patlamaları…

Vazgeçişler…

Yazının Devamını Oku

Kova Dolunayı! Sessizlik En Asil İsyandır

03 Ağustos 18:56’da Kova burcunda isyankâr bir dolunay gerçekleşiyor. Şu an ne hissedeceğinizi ne istediğinizi bilmiyor ve gittikçe bir şeylerin anlamını kaybettiğini düşünüyor olabilirsiniz. Bunun için panik yapmayın.

Hayattan nasıl zevk alacağını bilen insanların doğduğu bu ay yılın en iyi yükseliş yakalayacağınız ayı denilebilir.

Son iki aydır üç tutulma yaşadığımıza göre, derin bir nefes alma ve mevcut konumumuzu değerlendirme zamanı. Haziran ve Temmuz bir çoğumuz için çılgınca geçti.

Aslında bakacak olursak 2020 yılı oldukça çılgınca geçiyor ve birçok belirsizliği de yanında götürüyor. Kova burcu dolunayı ile başlayacağımız bu ay önemli gelişmeleri önümüze getirecek. Asi ve yenilikçi Uranüs gezegenin ışınları bizleri bambaşka bir yolculuğa taşıyor. Kova genel anlamda astrolojik açıklamalarda “İnsanı” temsil eder. Genelde hümanist olmak kavramı kovaların taşımaktan mutlu oldukları en önemli kavramdır. Farkındaysanız Satürn kova burcuna geçtiğinden bu yana yani mart ayından beri insan hakları ve sosyal adalet arenalarında bazı değişiklikler ortaya çıkmaya başladı. İstanbul sözleşmesi, LGBT, George Floyd’un öldürülmesi gibi örnekler verilebilir. Bu tür konularda bu ay daha fazla ileriye doğru ivme yakalayacak ve yeniden gruplanmalara şahit olacağımız konularla karşılaşılabilir.

Bununla birlikte, Mars gerilemesinin gölgesinde olacağız, bu yüzden bu ayı trafikteki bir “sarı ışık” olarak görmek önemli olacak. Çok dikkatle ilerleyin ama ne yapın ne edin ilerleyin, çünkü önümüzdeki aylarda işler yavaşlamadan önce hedeflerimizi biraz ilerletmek için harika bir fırsatımız var.

Ağustos 2020 birçok gezegenin geriye doğru hareket ettiği bir ay. Bununla birlikte, Jüpiter, Satürn, Neptün, Uranüs ve Plüton 15 Ağustos ayında sonra hepsi geriye dönük olacak. Bu gezegenlerin çoğu birkaç aydır geriliyordu şimdi buna 15'inde Uranüs'ün gerilemesi katılacak. Uranüs devrimi ve özgürlüğü yönettiği için bu tarihten sonra bazı şaşırtıcı tetiklenmeler hayatımıza dahil olabilir. Kova Burcu’nun yöneticisi olan Uranüs bu ayın en önemli dinamiği olacaktır.

Bununla birlikte, Merkür, Mars ve Venüs doğrudan hareket ederken, bir şeyleri başlatma yeteneğini kendimizde hissedip nasıl ilerleyeceğimizi ya da nasıl bir iletişim içinde olmamız gerekli bunu bilemiyor olabiliriz.

Eylül ayından kasım ayına kadar ağır bir aşamaya girmeden önce anlaşmalar yapmak ve birkaç yeni fikir edinmek için bu aydan en iyi şekilde yararlanın.

Yazının Devamını Oku