"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Değişiklikler ne olursa olsun, daha uygar bir toplum için yüzleşeceğiz.

Günaydın güzel dostlarım,

Nasıl bir şey ile mücadele ediyoruz, öyle değil mi?

Aslında şu an hiçbirimiz bu yaşanılanlara anlam veremiyoruz. Öyle değil mi?

Titanik filminde gibiyiz. Gemi su alıyor kimi keman çalıyor kimi yemeğine devam ediyor, kimi yan odadakini kurtarıyor kimi ise hayatta kalmak için kafasında birçok şeyler geliştiriyor.

 

Gemi batıyor derken hemen moralleri bozmayın. Yeni bir gemiye bineceğimiz için eski olanın değişmesi gerekiyor. Bunu sürekli söyledik. Bu gemide yedik, içtik ve kimseyi düşünmedik. Dünya bizden bıktı. Egodan, kötülükten, insanların kendini düşünmesinden çok sıkıldı. Bizler bu yeni dünya düzenine ayak uyduran ve ayakta kalan kişiler olacağız.

Neden mi?

Çünkü her şeyin farkındayız.

Her gün okuyoruz ve araştırıyoruz.

Önümüzdeki günler için fikrimiz oluşuyor.

 

Allah’ın ilk emrine uyuyoruz. “İkra”

 

İçimizi ısıtan ve aklımızı düşünmeye verecek surelerden;

 

- “Elbette gece ile gündüzün birbiri ardınca değişip durmasında ve Allah’ın göklerde ve yerde yarattıklarında sakınan bir kavim için birçok delil vardır.”

 

- Biz gök ile yeri ve aralarındaki şeyleri, boş bir eğlence için yaratmadık.

 

-Eğer seni yalancı saymakta ısrar ederlerse de ki: "Benim yaptığım bana ait, sizin yaptığınız da size. Benim yaptıklarımla sizin, sizin yaptıklarınızla da benim ilişiğim yoktur."

 

-Yunus suresin de der ki; Allah insanlara asla zulmetmez. Lâkin insanlar kendi kendilerine zulmederler.

 

-Eğer Allah sana bir sıkıntı, bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Şayet sana hayır dilerse, o durumda O'nun bu lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, lütfunu ihsanını kullarından dilediğine eriştirir. O, öyle gafur, öyle rahîmdir! (Affı, merhamet ve ihsanı boldur).

 

-Göklerde ve yerde Allah'ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren nice deliller vardır ki, insanlar yanından geçip gittikleri halde yüzlerini çevirdiklerinden farkına varmazlar.

 

Okuyucularıma Hafta sonu ödevi:

 

1991-1992-1993 Yılları arasında neler kurulmuş ya da neler yıkılmış?

Tarihin akışını değiştiren şeyler neler olmuş. Bunları incelemenizi ve araştırmanızı istiyorum. Bulduğunuz ve günümüzle bağlantı kurduğunuz şeyleri bana mail atarak paylaşabilirsiniz.

 

Nasıl bağlantı kuracağım?

 

Mesela size bir örnek olsun. 1 Kasım 1993 Yılında Avrupa Birliği kurulmuş. Kuruluş tarihi bu.

Ve bu Satürn kova sürecine denk geliyor. Demek oluyor ki AB ciddi bir süreçten geçecek. Kapanabilir mi? Ya da burada bir dağılma mı yaşanacak? Peki böyle bir şey olsa biz nasıl etkileniriz? Gibi bir takım beyin fırtınası ve öngörü içine girmenizi istiyorum. Sizlerde gökyüzü derslerinize çalışın. Öngörülerinizi zevkle paylaşacağım. En azından bizim nasıl bir iş yaptığımıza dair bir fikriniz olsun.

 

Neyi düşünüyorum biliyor musunuz?

 

The economist diye bir derginin kapağı, herkes tarafından her yıl yorumlanarak yıl içinde neler olacağının düşüncelerine giriyorlar. Ama kimse gökyüzüne kafasını kaldırıp oradaki kadim bilgileri okuyup önünü aydınlatmayı ve o matematiksel hesapları yapmayı seçmiyor. Bunu yapanlarda ekonomistler, uzmanlar, profesörler vs… Ama biz Satürn ve Uranüs gezegenlerin birbirlerine yaptıkları 90 derecelik açının geçmiş yıllardaki benzer ne gibi durumlara neden olmasını açıklamaya çalışırken başımıza gelmeyen kalmıyor. Ne diyeyim astroloji bir gün kazanacak diyorum…

 

Bir okuyucumdan mail var: Ben Sabah’ın 7’sinde ağladım. Aslında 2 gün önce atmış maili. Ben yayınlamak için kendisinden izin istedim. Onu beklediğim için yayınlayamadım. Cumanız mübarek olsun diye paylaşıyorum. Hem kendi yazısını dinleyince çok hoşuna gidecek. Mektuba başlamadan teşekkürlerimi sunuyorum hayal ortağıma…

 

Sevgiyle merhabalar,

Saygı değer Aygül Hanım,

Öncelikle sizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

16.06.1979 Antakya doğumluyum.

Doğuştan görme engelli, teknoloji delisi, kitap düşkünü, müziği seven ve Piyano çalan bir insanım.

Çeşitli ailevi nedenler ile birlikte ailemin de aşırı koruyucu olmaları nedeniyle işsizim. Bağımsız hareketim biraz zayıf olduğu için ve (siz bizimle sırlarınızı paylaşıyorsunuz ben de bir sırrımı paylaşayım.) biraz da korktuğum için sosyal yaşamım biraz zayıf.

Şu anda anımsayamadığım bir hikâyenin yazınızdan alıntılanması sayesinde sizinle tanışma mutluluğuna eriştim.

O günden beri yani yaklaşık iki yıldan beri her gün köşe yazarlarını takip ettiğim Hayal ortağım uygulamamda ilk sizi bulup okuyorum.

Sayenizde Astrolojinin bir sanat olduğunu; sizin gibi değerli insanların da çabaları sayesinde bilimsel öğeler içerdiğini öğrenmiş oldum.

Bense önceleri gelecekten haber veren, kahinlik yapan ve fal ile ilgilenen bir şey sanıyordum.

İnanın Maddi nedenlerden dolayı evimizin satılması, Babamın Mide kanseri süreci ve birçok zorluk yaşadığım zamanlarda yazılarınız ve yazılarınızın içerisinde paylaştığınız hikayeler bana umut ve güç verdi.

Bilhassa Ethem Dedenin mektupları ışık, umut ve yol oldu.

Bir sabah mutsuz uyanmıştım ve kendi kendime Sınıf arkadaşlarımın hepsi bir yerlere vardı, işleri ve güçleri var. Bense evde oturuyorum nerede yanlış yaptım?  Neden eve mahkum oldum dedim.

Hemen telefonumdaki hayal ortağım uygulamasından favorilere girip sizin o günkü yazınızı açtım.

Siz O gün: “Yaşadığımız her şeyin bir sebebi var.” Diyordunuz.

Kahvaltıdan sonra Annem ile keyif çaylarımızı içerken annem bana:

“İyi ki evdesin oğlum. Sen yanımda olmasan ve ben seninle derdimi paylaşmasam bu günleri nasıl atlatırdım?” dedi.

Ben de demek ki benim evde kalma nedenim annemin sırdaşı, devası olmakmış dedim.

İnanın geçiştirme falan değil, aksine yazılarınız birçok gün bana ilaç, umut ve güç oluyor.

Bugünkü hüznünüz bana da sirayet etti ve ben de üzüldüm adınıza.

Ne mutlu bize ki, Gönül pınarınızdan damıttığınız güzellikleri bizlere sunuyorsunuz.

Ve ne mutlu bana ki, Gönül pınarınızdan damıttıklarınız gönül bahçemin sevgi tomurcuklarına can suyu oluyor.

Biz görmeyenler için üç B çok değerli:

Bilişim, Beyaz Baston ve Bağımsız hareket.

Beyaz baston kullanımım ile bağımsız hareketim zayıf.

Lakin Bilişimde bilgisayar kullanımı ile telefon kullanımı konusunda iyi sayılırım.

İyi ki bu konuda iyiyim ki, size, kitaplara ve başka birçok bilgiye erişebilme hazını duyuyorum.

Bu zor günleri sizin gibi sevmenin, sevilmenin ve bir olmanın anlamını kavramış güzel insanlar sayesinde atlatacağız inşallah.

Yüreğiniz, kaleminiz ve sevginiz daim olsun.

Antakya’dan sıcacık sevgilerimle.

Saygılarımla

 

Dememiz o ki; iyi insanlar ve güzel ruhlar iyi ki var…O zaman sıradaki şarkı gibi, bugün ki yazı sana gelsin değerli okuyucum…

 

Mutlu günler dilerim…

X