"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Çabalarınız karşınıza muhakkak çıkacaktır.

Günaydın yepyeni bir günden hepinize…

Aslan burcunda gerçekleşen dolunay sonrası bazı değişimlere doğru ilerlediğimizi fark edebiliyoruz. Zaman zaman gururumuzu kırıcı, ruhumuzu incitici veya hala neden aynı duyguları yaşadığımızı kendimize sorgulatıcı olabiliyoruz. Şu an inançlarınızı kaybetme ya da umutsuz bir hayatın içinde olduğunuzu düşünme zamanı değil. 

Toplum içinde yaşayan insanlar olarak problem çözme yeteneğimizi geliştirmemiz gerekmektedir. Bir toplumda yaşıyorsak elbet ki sorunlarımız olacaktır. Bizlerin görevleri kendi içimizdeki iç görüyü kaybetmemiz ve hızlı problem çözerek umudumuzu hep ayakta tutmayı başarmamızdır. 

Astroloji sizin içinizdeki iç görüyü tekrar kazanmanıza yardım eder! 

Doğum haritası, insanın kendisiyle alakalı gelişen durumları bir tür kabullenme şeklidir.

Kendi kafanızda yarattığınız dünyayı kabul ederseniz sosyal yaşamdan uzaklaşırsınız.

Bu sizi yalnızlaştırır. İnsan gerçeği kabul edince sorunları aşabiliyor. Bu çok az insanın başarabildiği bir şey aslına bakıldığında. Çok kolay olmadığını da biliyorum. 

Bazen bir şey oluyor ve neden olduğunu anlamıyorsunuz. İnsanların insanlarla empati yapması öylesine zorlaşmaya gidiyor ki… 

İnsanın şu dünya şartlarında kendini idare edebilmesi, aklını koruması, iç görüsünü kaybetmemesi için mücadele vermesi gerekirken bununla birlikte para kazanması, çalışması, sevmesi, sevilmesi gibi hayatta kalabilmesi için vermesi gereken savaşları da var. Bir de bunlarda yetmez gibi yok trafikte korna basanı, yok işyerinde yerinden etmeye çalışanı, anlamsız güç savaşları içinde birbiriyle kavga edenleri de var. İnsanlar tüm egolarını bir kenara bıraksa da sarılsa birbirine çok mu zor? 

İşte sizler neden astrolojiyi seviyorsunuz ya da neden her gün bu köşeyi okuyorsunuz? 

Çünkü hayatı ve yaşadıklarını anlamak istiyorsunuz. Bu sizin en doğal hakkınız. 

Bugünün en önemli iç görü geliştirilmesi gereken konumuz nedir? 

Ay transiti bugün başak burcunda ilerliyor.

Bireysel ihtiyaçlarınızla, toplumsal ihtiyaçlar arasında bir denge kurmayı başarmamız gerekiyor.

Neyden besleniyorsunuz? 

Huzur ve güvenlik sağlamak isterken bazı şeyleri inkâr edip, acılarınızı uyuşturmayın.

Duygusal zorluluklarla başa çıkmak için önce güçlü bir bedene ihtiyacınız var.

Bugün gerçekten özlem duymak istediğin ve tam olarak ulaşamayacağın bir şey olabilir. Hatta tanımlayabileceğin bir özlem hissedebilirsin.  Biraz daha sabırlı olursanız daha iyi bir şekilde anlaşacağınız birisiyle iletişim kurabilirsiniz, ancak bu kısa geçiş sırasında, karamsar ve hassas hissedebilirsiniz. Gelişmemiş, terkedilmiş veya suçluların daha fazla olduğu bir yerde yaşıyor gibi hissedip kendinizi manipüle etmeyin. Merhametinizi koruyarak kendinizi savunmayı öğrenme zamanındasınız. 

Gelelim günün hikayesine; 

Eski çiftlik evini restore etmek için tuttuğum marangoz, işteki ilk gününü zorlukla tamamlamıştı. Arabasının patlayan lastiği onun işe bir saat geç gelmesine neden olmuş, elektrikli testeresi iflas etmiş ve şimdi de eski püskü pikabı çalışmayı reddetmişti.

Onu evine götürürken yanımda adeta bir taş gibi oturuyordu.

Evine ulaştığımızda beni, ailesiyle tanışmam için davet etti.

Eve doğru yürürken küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına her iki eliyle dokundu. 

Kapı açıldığında; adam şaşırtıcı bir şekilde değişti. Yanık yüzü tebessümle kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine kocaman bir öpücük verdi. Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye geldiğinde; ağacın yanından geçerken merakım daha da arttı ve ona eve giderken gördüğüm olayı sordum.

"O, benim dert ağacım," dedi. "Elimde olmadan işimde bazı sorunla çıkıyor, ama şundan eminim ki o sorunlar, evime, eşime ve çocuklarıma ait değil.

 

Bunun için bu sorunları her akşam eve girerken o ağaca asıyorum. Sabahları tekrar onları oradan alıyorum.

 

Ama komik olan ne biliyor musunuz?

Ertesi sabah onları almaya gittiğimde, astığım kadar çok olmadıklarını görüyorum.

 

"Öfkeyle geçen her dakikanız, mutluluğunuzdan çalınmış 60 saniyedir."

 

Dememiz o ki; Küçük bir öfke, manalı bir bakış, bir anlık bir coşku kılığına girebilen “sıfırlar” ile çarpıldığınızda sıfırlanmış olursunuz.

Küçücük bir sıfıra çarpan yüz milyonlarca rakamınız, sıfır olur gider.

Bu yüzden en iyi yapacağınız şey bu zorlayıcı süreçlerle başa çıkarken inancınızı kaybetmemenizdir.

İnanç maddi ve manevi kuvvetin bir arada yoğunlaşmasını sağlayan katalizördür.

İnanç yetersiz olduğunda, konsantrasyon yetersiz kalır.

 

 

Mutlu günler dilerim…

X