Evrende her şey sürekli bir hareket halindedir. Varoluş sizin dünyadaki kimliğinizi belirlemek için gereken harcı içinde taşır. Bu harcı karmak ve bundan bir heykel yaratmak sizin hayal gücünüzle bağlantılıdır. İşte hayallerini görebilen insanlar dünyada kalıcı izler bırakmak için bir yolculuğa çıkarlar. Ve bizlerde bu yolculuğun hikayesine ya tanık oluruz ya da o yolculuğun başkahramanı olarak o hikâyeyi tekrar yazarız.
Çünkü tarih, kendi kahramanlığını ilan edenlerin hatıralarını anımsar!
İşte bugünkü yolculuk hikayesinin başkahramanı Albert Einstein!
Einstein, 14 Mart 1879 Almanya’da doğmuş. Bir ailenin tek erkek çocuğu olan balık burcu kişisi.
Bilime meraklı kafasının dikine giden, hayalleri için ailesine kafa tutan, inatçı hayalperest…
Albert Einstein, fizikçiydi. Bilime olan düşkünlüğü onu bugüne kadar sorulmamış olan soruları sormaya itiyor ve çılgın düşüncelerine zemin bulmak için araştırmalar yapıyordu. Görünür olma isteği onu düşüncelerini anlatabileceği yolları ararken bulduğu bir teori sayesinde tarih sahnesine çıkmaya sebep oldu. Ve bundan sonra bilim dünyasında hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı…
******
20.yy. henüz başlarıydı… Savaşlı, buhranlı yılların altında bilim için atan kalpler kendini yeni icatlar ve teoriler yoluyla ortaya çıkarıyordu.
Zaman hızlıca akarken o çok meşhur 07 mart tarihine doğru ilerliyoruz.
Ne var bu 7 Mart tarihinde diye düşündüğünüzü biliyorum.
Türkiye saatiyle 07 Mart Saat 15:40’ta Başak burcunda dolunay gerçekleşecek.
Aslında bu tarihin önemi bir dolunay tarihi olduğu içindir. Bu zaman diliminde gökyüzündeki bazı gezegenlerin birbirine çok daha yakın olması yeryüzünde gergin bir enerjiyi ortaya çıkartabilir. Yapılan yüzbinlerce araştırma sonucu güneş ve ay tutulmaları ya da dolunay yeniay gibi zamanlarda güçlü bazı depremleri tetiklediğine dair bilgiler var. Bunlarda elbet bir kesinlik aramak zor ama en azından sağlam nedenler var.
Bu durum zaman zaman bizi strese sokuyor ve yüksek kaygı bozukluğu yaratıyor. Siz sanıyorsunuz ki biz bunları kolay dile getiriyoruz. Ben bölge olarak bazı şeylerin açılarını gördüğüm zaman bilgisayar başında hüngür hüngür ağladığım zamanlarımı biliyorum. Bu yazıları yazmak, doğru cümleleri kurmak inanın tahmin ettiğiniz kadar kolay değil. Bazen hevesim kaçıyor yazmak istemiyorum. Ne kayıplar içinde savaşan insanlar belki bir gram umut için bu yazıyı okumak istiyor.
Ben burada o kadar doğru bir cümle kurmalıyım ki…
Kimsenin umudunu çalmamalıyım. Neticede söylediğim herhangi bir durumun olma ihtimalide yüksek değil. Olmadığında daha fazla seviniyorum. Ne yalan diyeyim.
Önümüzde önemli tarihler var.
Düşüncelerini hayata geçirmekte zorlanabileceğin bir gün olabilir.
Duygusal ve bitik hissedebilirsin.
Bazı isteklerinin gerçeklikle örtüşmüyor olması harekete geçmende olumsuz etkilere sahip olabilir. Dürtüsel davranışların yerine bekleyerek ve gerçeklik payı yüksek ihtimalleri seçerek yolunu açabilirsin. Yeniden başlama cesareti içinde ol ve sana olumsuzluk veren her şeyden uzaklaş.
Motivasyon sözü: “Her şeyin bittiğini sandığınız anda kader birini yollayıveriyor.”
Yeniaylar insanın farkına varma zamanlarıdır.
Yaşadığımız şu zor zamanlarda bazı durumların farkında tamamen vardığımız bir süreci bize anlatıyor. 15 gün önce gerçekleşen aslan dolunayının vermiş olduğu yıkımı belki de tüm noktaları ile fark etme zamanı olarak nitelendirebilirsiniz. Bunu fark etmemiz balık burcunda olacağı için kendimizi terkedilmiş, yalnızlaşmış ve kurban edilmiş gibi görebiliriz. Ama bu bakış açısı doğru değildir.
Bu duygularla gerginleşmeniz mümkün olabilir. Belki bu yazıyı okuyan kişi ailesini kaybetmiş, evini kaybetmiş biri ve bana neresi doğru değil diyor. Aslında hayat bize yalnız geldiğimizi ve yalnız gideceğimizin mesajını veriyor. Tekâmül etmek ve bunu idrak etmenin o ruhsal yükselişi olarak tanımlanabilir.
Venüs gezegenin 29.derecelerde balık burcunda olacağı ve artık kendinizi kurban etme psikolojisinin sonuna geldiğinizi gösteriyor. Bir şeyler için feda olmak istemiyorsunuz. Celal Şengör hocanın dediği söz aslında tam bu dereceye uyuyor “Senin cahilliğin benim hayatımı engelliyorsa” dediği yer burası işte.
Kendinizi yeniliklere hazırlayın ve alışkanlıklarınızı değiştirin.
Her sabah Radyo 104 frekansından saat 07:00-10:00 arasında sizlerle birlikte oluyorum. Aygül Aydın ile GÜNAYDIN canlı yayın Show’umuza katılmak isterseniz bekleriz. Düşündürücü, öğretici ve birlikte dünyayı kurtarmaya çalıştığımız programımızda sizleri de bekliyoruz.
27 Ocak tarihinde Venüs balık burcuna geçiyor.
20 Şubat’ta Venüs koç burcuna geçiş yapacak.
Balık veya yükselen burcu balık olanların çok keyif alacağı bir zaman dilimi başlıyor. Bu dönem çok ilahi ve güçlü bir dönemdir. Allah iyi olan ve iyi kalan insanlara her zaman yardım eder ama bu transit geçişini bilerek ve hissederek yaşarsanız çok daha kolay ilerlersiniz.
Venüs balık geçişi size der ki; Zamanınız kısıtlı onu bir başkasının hayatını yaşayarak harcamayın. Yani başka insanların düşüncelerini yaşama tuzağına düşmeyin. Başkalarının düşüncelerinin gürültüsünün kendi iç sesinizi mahvetmesine izin vermeyin.
5 Şubat Venüs-Mars ikizler burcunda kareleyecek.
Farklılıkları kabul etme ve uyum sağlama zorluğu söz konusu olabilir. Venüs’ün balık burcunda olması ve marsın ikizler burcunda hareket ediyor olması bizlere hayal kırıklığı getirebilir. Bu noktada sözsel zorbalıklardan uzak durmayı öğrenmemiz gerekiyor. Bu kare birlikte başarılı olmak için birbirlerinin farklılıklarına değer vermeye çalışanların ya da uzlaşanların kazandığı zamanlardır. Eğer empati yapmaz ise kişi uzun süreli ilişkileri ile vedalaşmak zorunda kalabilir. Bu açı insanı çok öfkeli yapabilir.
Gelelim bu yeniaya;
0°- 2° Kova burcunda doğan insanlar yani 20 Ocak-22 Ocak tarihlerine denk geliyor, keskin ve net insanlardır. Bu doğum gününde doğanlar bu yeniaydan daha fazla etkilenecek.
Bu yeniay 1 derecede gerçekleşiyor. Bilimsel anlamda aşırı derece mantıklı şeyler arayacağınız bir sürece giriyorsunuz. Çevrenizde olup biten her türlü teoriyi çok iyi inceleyip ve yenilikçi yönleri keşfetmeyi seçeceksiniz. Özellikle şu sıralar birtakım organizasyonlar yapmak istiyorsanız tam zamanı olduğunu söyleyebiliriz. İş hayatında pratik ve yetenekli olanların ön plana çıkacağı bir zaman. Bu derecelerde doğan insanlar biyoloji, psikoloji, genetik veya eğitimle ile ilgili konulara kendilerini çok yakın hisseder ve bununla ilgilenirler. Kararlı, dirençli ve cömert olanlar kazanacak.
Kendinizi, elinde iki kuş, masanızda açık bir kitap yanınızda bir pusula ve önünüzde bir kum saati olarak hayal edin. Düşünceli ama fırsatları nasıl dönüştüreceğini bilmeyen artık eskisi gibi olmak istemeyen ama yön arayan bir bilge gibisiniz.
Günler o kadar hızlı akıyor ki….
Şu an ocak ayının sonuna doğru ilerlediğimizin inşallah farkındasınızdır.
24 saat sanki yetmiyor.
Adeta, biz zamanı harcamıyoruz zaman bizi harcıyor
Her güne bir odak noktası seçelim.
Ne için zaman yaratıyoruz, bir düşünün.
Dikkatinizi dağıtan şey nedir?
Reşat Nuri Güntekin ne güzel demiş; biz hayır demeyi bilmeyen insanlarız bizim işimiz gücümüz bitmez…
Artık faydası varsa yeter diyor ve yola devam ediyoruz.
Uzun süredir köşe yazılarına ara verdim. Zaman zaman yazıyordum. Çünkü Mars ikizler burcunda 3.evimde geriliyordu ve biraz daha yavaşlamam gerektiğini söylüyordu. Zaten buna rağmen malum bir sürü saçma sapan olaya, iftiraya, dedikoduya maruz kaldım. Bunların şimdi haklılığını alma dönemine doğru ilerlediğimi bilerek ilerliyorum.
12 Ocak Mars ikizler burcunda ileri hareketine geçecek!
Mesela 2022 aralık ayı ve kasım sonları Mars Retro’sunu çok sert yaşadığımız zamanlardı. Hayatlarınızda bu alanda yaşadığınız konu ve durumlara dönebilirsiniz.
Mesela size kendimden örnek vereyim.
5 Aralık 2022 tarihinde, kendim sosyal medyadan bir şahıs tarafından çok ağır küfür, hakaret ve iftiraya uğradım. Kişisel egosu ve kişisel sorunlarına beni alet etmeye çalıştı. Olması ihtimal dahilinde bile olamayacak bir konuya beni kullandı. Namusumla, şerefimle oynamaya çalıştı. Bilenler, tanıyanlar ve şahsın daha önceki dava dosyalarını, hakaret dosyalarını bilenler zaten beni sakinleştirdi. Daha sonra şahsın üzerindeki hakaret dosyalarında aynıları olunca, konun kendimle alakalı olmadığını gördüm.
Tabi ondan sonraki süreçte yaklaşık bir aydır hukuksal mücadelemi veriyorum. Şimdi bu şahsa karşı hem maddi hem manevi açmış olduğum ve bu haber başlıkları yüzünden iptal olan işlerim, imza günlerim, kitabımın uğradığı hakaretler, çocuğumun yaşadığı mağduriyet ve benim psikolojik aldığım destek dahil olduğu için konu yargıda baya uzayacak gibi duruyor. Gönül ister ki adalet daha hızlı tecelli etsin. Kimse salonda oturup çay içer gibi rahatça böyle insanlara çamur atamasın.
Mars gerilemesi, 3.evimden geçerken bana verdiği bu hediyesi aslında hak arama konusunda sizlere ayna olmam içindi. Davanın başlama tarihleri şubat aylarına denk geliyor. Yani, Mars ikizler derecelerinde bana iftira atılan o zaman gökyüzü konumunda ilerleyerek Mars oraya bir hak ediş vermeye gelecek. Sizlerde kendi durum ve konularınız üzerinde fikir yürütmek adına bu teknikleri kullanabilirsiniz diye paylaşıyorum.
Daha dün dedemle ben salonda balon şişirip oyun oynuyordum.
Babamın işten gelmesini bekliyorken annem sofrayı hazırlıyordu ve babaannem namaz kılıyordu…
Şimdi oğlum dedesiyle top oynuyor,
Annem yan odada namaz kılıyor,
Ben bir yandan çay koyuyor ve size iki satır bir şeyler karalıyordum. Bu sahneyi gördükçe zamanın çok acımasızca geçtiğini görüyorum. Bir gün onların olmayacağını bilmek daha da kalbimi yoruyor. Bazı gerçekleri bilmek ve farkında olmak hiç kolay değil…
Daha 38 yaşındayım ama yaş ilerledikçe çok daha fazla duygusal biri oluyorum.
Son 1 haftada yaşadıklarım ve üzerimdeki o iftira ile aslında Allah’a daha fazla yaklaştığımı hissettim. Zor bir hafta geçti benim için…
Biri sanki içime fısıldadı ve bak bunun sana bir hediyesi var dedi….