Kırkağaç gurme kent olma yolunda

DOĞMA büyüme İzmirliyim, ama evlendikten sonra kaydım eşimin memleketi Kırkağaç’a geçti. Kırkağaç Manisa’ya bağlı, arkasında ihtişamlı Yunt Dağı, ufkunda ise Bakırçay ile bereketlenmiş Kırkağaç Ovası bulunan tarihi bir ilçe. Osmanlı döneminde şehzadeler yetiştirilen bir yer olduğundan Medreseler Şehri de deniyor.


Ben Kırkağaç ile yakınlaşmaya başlayınca, bir yemek düşkünü olarak en çok dikkatimi çeken kendine has mutfağı oldu. İzmir’e sadece 1,5 saat uzakta olmasına rağmen hiç duymadığım yemeklerle tanıştım. Şimdi bunları daha fazla tanıtmak ve geleneksel tatları yaşatmak adına Kırkağaç Tarihi Gurme Şehri Grubu ile birlikte çabalıyoruz. Eşim Alp Özerdem’in kurduğu bu grubun üye sayısı iki ayda 6 bin kişiye yaklaştı. Grubun amacı Ege’nin bu güzel ilçesini bir çekim merkezi haline getirmek. Bunu da Kırkağaç yemekleri, tarihi binaları yoluyla yapmak.

MAHREÇ’LERİNİ İSTİYOR
Aslında Kırkağaç denilince akıllara hemen kavun gelir. Şimdi tıpkı Kırkağaç kavununun aldığı coğrafi işaret gibi öne çıkan farklı lezzetleri hem ‘Kırkağaç Çakal Pideli Paça’, hem de ‘Çakal Pidesi’ için Mahreç adı verilen coğrafi işareti almak için çalışılıyor. Böylelikle Kırkağaç’a gelecek insan sayısını artırmak ve restoran, lokanta ve esnafın da bundan faydalanmasını sağlamak planlanıyor. Kırkağaç’ın tarihi binaları restore edilerek kadınların ev yemekleri servis edebileceği, gençlere de iş imkanı olabilecek bir gastronomi merkezi yaratmak için çalışan grubun girişimi birçok ilçe için örnek olacak nitelikte. Tamamen sivil insiyatif ile başlayan ve yerel yöneticilerin de gereken yerlerde desteğini alan bu girişim Ege’nin bu güzel ilçesini hakettiği yere getirme yolunda oldukça önemli bir adım atıyor.

X