Paylaş
8 MİLİMETRELİK ÇİMDE REKABET
Tenis tutkunlarının merakla beklediği Wimbledon turnuvası geçen hafta İngiltere’de başladı. Dünyanın dört bir köşesinden sporseverlerin, jet-set misafirlerin ve ünlülerin akın ettiği turnuva yine renkli görüntülere sahne oldu. Annesiyle katılan David Beckham dışında, Bad Bunny, Ben Stiller bu yılın ilk günü turnuvada göze çarpan isimlerdi. 1877 yılından beri düzenlenen turnuva dünya spor tarihinin en eski müsabakalarından.

1884 yılına kadar kadın tenisçilerin yer almadığı turnuva aslında ilk Wimbledon’da değil, bu bölgeye yakın Worple Road denilen yerde başlıyor.
1992’de ise bugünkü Wimbledon merkezine taşınıyor. Wimbledon, Avustralya Açık, Fransa Açık ve Amerika Açık ile beraber 4 büyük Grand Slam tenis turnuvasından biri.
Bu ünlü tenis turnuvasını diğerlerinden ayıran ise çim kortta oynanması.
Çim dediğime bakmayın. Turnuvadaki teknik detayları belirleyenler, çimin yüksekliğini dahi düşünmüş. 8 mm olacack şekilde. Yani bir halı inceliğinde.
Lolium perenne dedikleri yüzde 100 kaymaz dokudaki bir çim türünden halı üretmekteler. Bu standart için İngiltere’nin o ünlü bahçıvanlık ve çim biçme geleneğinin en çılgın örneğini dememiz sanırım yanlış olmaz.
Tüm turnuvada bu nitelikte her gün bakımları yapılan ve bu inceliğin korunduğu 18 farklı kortta oyuncular ter atmakta...
YAZILI OLMAYAN KURALLAR
Wimbledon’da “yenilikten önce gelenek” anlayışı hâkim.
◊ Gereksiz gösteriş veya provokatif davranışlar hoş karşılanmaz.
◊ Servis atılırken seyirci sessiz kalır.
◊ Oyun devam ederken alkışlamaz ya da tezahürat yapmaz.
◊ Puan elde edildikten sonra alkışlanır.
Bunun gibi sessiz kurallar mevcut.
1963’ten beri ise tenisçilerin sadece beyaz renkte giyimine izin veriliyor.
Buna ayakkabı bağcıkları dahi dahil. Wimbledon’daki tamamen beyaz kıyafet geleneğinin kökeni, kraliçe Victoria döneminde insanların kıyafetlerde görünen ter lekelerini uygunsuz bulmasına dayanıyor.
Bu kural ilk kez 2023 yılında kadın oyuncular için esnetilerek iç çamaşırlarının oyun esnasında gözükmesinden kaynaklı olarak siyah iç çamaşırına izin verilmiş.
Turnuvanın geleneksel lezzeti ise çilek ile beyaz krema.
Kraliçe Victoria dönemine dayanan eski bir geçmişe sahip bu lezzet turnuvanın resmi lezzeti.
Her yıl turnuvuda ortalama 28 ton çilek ve 7 bin litre krema tüketiliyor.
20C DERECEDE SOĞUTULAN TOPLAR
Wimbledon’da kanımca en ilginç uygulamalardan biri de soğutulan tenis topları.
Bu her ne kadar kulağa tuhaf gelsede aslında arkasında çok mantıkı sebepler yatıyor. Turnuvadaki tüm tenis topları, sabit 20 derece sıcaklıkta muhafaza ediliyor. Amaç topları soğuk tutmak değil, sıcaklığı sürekli aynı seviyede korumak.
Çünkü sıcaklık, topun iç basıncını ve sekme özelliklerini etkiliyor. Ayrıca her top, turnuvaya çıkmadan önce ağırlık, sıkıştırma direnci ve sekme yüksekliği açısından test ediliyor.
Hatta tenisçilerin kortta tenis topunu inceler bakışların zaman zaman TV ekranında denk gelmemizin de sebebi bu.
Oyuncular işte böylesine teknik detayları düşünüyor. Buradan turnuvanın ne kadar zorlu bir müsabaka olduğunu ve kıl payı sayıların nasıl da ufak ama önemli teknik detaylarla kazanılıp kaybedildiği gerçeğini de anlamış oluyoruz.
Paylaş