Paylaş
Hedef 64 milyar dolar
Dünyanın en büyük turizm fuarı olarak adlandırılan World Travel Market’te (WTM) Türkiye, fuarın Avrupa ülkeleri bölgesindeki dev standıyla adeta gövde gösterisi yaptı.
Türkiye’den birçok otelin katılım gösterdiği, yerel gastronomik ürünlerin de tanıtıldığı pavilyona ilgi büyüktü.
Açıkçası özellikle ekranlarda dönen videoların çekim ve içerik kalitesini çok beğendim.
Fuarın ilk günü Mısır’dan ayağının tozuyla gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’la sohbet etme imkânımız da oldu.

Ersoy, Türkiye’nin 2025 yılında 50 milyon ziyaretçi ve 50 milyar dolar gelire ulaştığını, hedefin ise 64 milyar dolar olduğunu söyledi.
İngiltere pazarı özelinde ise hedefin 4.5 milyonun üzerine çıkmak olduğunun altını çizdi.
Ersoy, “Açıkçası ülke olarak zor bir süreçten geçtik. Depremler ve bölgedeki iki büyük savaş rezervasyonları etkilemiş olsa da Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) kampanyaları sayesinde rakamları yine de yükselttik” dedi.
Kanımca TGA’nın kurulması Ersoy’un göreve geldiği andan itibaren yaptığı en katma değerli girişimlerden biri oldu. Bu yapının turizm odağında sanki profesyonel bir şirketmişçesine çalışıyor olması turizmde olması gereken emeği ortaya koyuyor.
İngilizlere Türk kolonyası
Londra’da Türk kültürünün tanıtımına dair bir diğer güzel gelişme de Atelier Rebul markasının şehrin ünlü semtlerinden Marylebone’da açtığı mağaza oldu.
Marylebone için Nişantaşı ile Cihangir karşımı bohem bir semt diyebiliriz.
Açılış günü markanın kurucu ortakları Nükhet Filiba ve Kerim Müderrisoğlu ile mağazayı gezdim.
Şişelerinde İstanbul, Pera, Bosphorus gibi kültürümüze dair isimlerin yazdığı ürünleri Londra’nın göbeğinde görmek gurur verdi.
Mağazanın alt katına müşterilere, gazeteci ve fenomenlere ürün deneyimleri sunacakları bir alan da kurmuşlar.
Umarım parfüm ve mum gibi diğer ürünlerin yanında pandemide değerini bir kez daha anladığımız kolonyanın kıymetini İngilizler de anlar ve kullanmayı alışkanlık haline getirir.

Türk girişimi 2 yaşında
Churchill’in II. Dünya Savaşı’nda karargâh olarak kullandığı tarihi bina 2 yıl önce Raffles Otel olarak açılmış ve bünyesinde Paper Moon restoran hizmet vermeye başlamıştı.
Türk iş insanları İlhan Ekşioğlu ve Serdar Kianni’nin açtığı mekânın 2’nci yaş partisine katıldım.
Şehirdeki Türk zenginlerin uğrak yeri olan restorana Londra cemiyet hayatından da ünlü isimlerin geldiğini gördüm.
Rekabetin yüksek olduğu Londra’da hiç de kolay bir iş değil doğrusu.
Romalı şef Leonardo Pieri Buti’nin lezzetlerini Londra’ya yolunuz düşerse denemenizi öneririm.
Paylaş