GeriAhmet KARABIYIK Şirketler için vergi barışı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şirketler için vergi barışı

TÜM şirketler faaliyetlerini yürütürken çok sayıda riski de üzerlerinde taşır. Tahsilat riski, iş kazası riski, hırsızlık riski gibi…

Hemen hemen tüm riskler sigorta poliçesi ile güvence altına da alınabilir. Vergi cezası riski için de yeni vergi barışı bir sigorta poliçesi aslında. Vergi barışı yasası ile şirketlere ‘Maliye ile barış imzala, düşük sayılabilecek bir ödeme yap, geçmiş beş yıl için vergi inceleme riskini ortadan kaldır.” deniliyor. Henüz zamanaşımı süresi dolmayan yıllar için Maliye her an inceleme yapma imkanına sahip… 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları… Matrah artırımı yapan şirketler içinse bu yıllar için artık vergi incelemesi yapılmayacağı belirtiliyor 7326 sayılı kanunla. (Md. 5) 

Vergi barışının matrah artırımının genel çerçevesini bu şekilde özetledikten sonra yasanın şirketler için merak edilen kritik ayrıntılarını açıklayalım.

BAŞVURU VE ÖDEME 

En son 31 Ağustos 2021 tarihine kadar matrah artırımına başvurulabilecek. Matrah artırımı sonrası hesaplanan vergiler, peşin ödenmek istenirse 30 Eylül’e kadar tek seferde ödeme yapılabilecek. İlk taksit ödeme süresi içerisinde peşin ödeme yapanlara hesaplanan vergiler üzerinden yüzde 10 indirim de uygulanacak. Taksitle ödeme yapacaklar için ilk taksit 30 Eylül’e kadar ödenebiliyor. İkişer ay arayla toplam 6 eşit taksitte (1.09 oranında katsayı ilave edilerek) ödeme yapılabilecek.

ARTTIRIM NE KADAR? 

Örneğin; 2018 yılı için vergi incelemesi riskini kaldırmak isteyen anonim ve limited şirketler, daha önce beyan ettikleri Kurumlar Vergisi (KV) matrahını, yüzde 20 oranında arttıracak, bunun da yüzde 15’ni ödeyecekler. Arttırımda bulunulan yıla ait yıllık beyannamelerin; yasal süresinde verilmesinde ve tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmesi konusunda aksama yaşanmışsa vergi oranı olarak yüzde 15 değil, yüzde 20 oranı dikkate alınacak. Her bir dönem için ayrı ayrı 10 TL’yi aşmayan tutardaki eksik ödemeler, 5 puanlık oran avantajından yararlanmayı engellemiyor. Ancak her yıl için belirlenmiş asgari matrah tutarları da mevcut. 2018 yılı örneği için; bildirilecek asgari matrah (o yıl için zarar beyan edilmiş olsa dahi) en az 105.800 TL olabilecek. Bu matrah üzerinden de yüzde 20 oranında vergi barışı karşılığı olarak (2018 yılı için) 21.160 lira ödenecek. Arttırım oranı ve bildirilmesi gereken asgari matrahlar, Tablo-1’de yıllar itibariyle yer almakta. 

Şirketler için  vergi barışı

KOŞULLAR NELER?

Tablo 2’de yer alan oranlarda geçmiş beyannamelerinde yer alan (hesaplanan) KDV’leri arttırıldığında vergi barışı hükümlerinden yararlanılabiliyor. Şirketler, muhtasar beyanname ile beyan etmeleri gereken ücret GV Stopajı için de vergi barışından Tablo 3’de yer alan oranlarda artırım yaparak vergi barışı hükümlerinden yararlanabiliyor.

Şirketler için  vergi barışıHangi vergiler için barış yapılamıyor? 

Şirketler yıllık kurumlar vergisi için matrah artırımı yapabiliyor. Ücret, kira, serbest meslek ödemeleri üzerinden hesaplanan stopajlar için de matrah artırımı yapılabiliyor. Kâr dağıtımı stopajı, damga vergisi ve ÖTV gibi vergilerde matrah artırımı imkânı ise sağlanmıyor. Vergi barışı düzenlemesinde; matrah artırımında bulunanlar hakkında; VUK’nun 367.nci madde kapsamında (Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul) inceleme yapılabileceği belirtiliyor. Ancak bu incelemelere göre de; matrah veya vergi artırımında bulunulan dönemler ve vergiler için tarhiyat (vergi hesaplaması) yapılamayacağı da ayrıca belirtiliyor. (7326 sayılı kanun, Md.5/13) Matrah artırımı yapılan yılda zarar varsa bu zararın ancak yarısının 2021 ve izleyen yılların karlarından indirilebileceğini de ayrıca belirtmekte yarar var. Yani artırım yapılan yıla ilişkin mali zararın yarısının mahsup hakkı 2021 ve izleyen yıllarda kaybedilmiş olacak. 

Vergi barışından hangi şirketler yararlanamaz? 

Kısaca; naylon fatura düzenleyenler matrah artırımından yararlanamaz diyebiliriz. “Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” (Vergi Usul Kanunu Md. 359/b) matrah artırımından yararlanamıyor. Naylon faturayı kayıtlara alan, kullananlar ise vergi barışından yararlanabiliyor. Asıl veya suretleri tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenen belgeleri kullananlar, matrah arttırımı hükümlerinden yararlanabiliyor. Ayrıca terör suçundan hüküm giyenler ve yasada (5.inci maddesinin 9.ncu fıkrası) sayılan terör örgütleri ve milli güvenlikle ilgili yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenler de matrah artırımı imkânından yararlanamıyor.  

 Ödeme yapılmazsa barış bozuluyor mu? 

Yasada belirlenen koşullara uygun olarak ödeme yapılmaması durumunda, vergi barışı-matrah artırımı hükümlerinden yararlanılamıyor. Yani barış bozuluyor, ‘incelenmeme güvencesi’ ortadan kalkıp, Maliye’nin dilediği zaman ‘vergi incelemesi yapma hakkı’ tekrar devreye giriyor. Ayrıca gecikme zammıyla (aylık 1.60 oranında) beraber yeni hesaplanan (arttırılan) vergilerin takip ve tahsiline de devam edilebiliyor.

X

Düğün takısında vergiye dikkat

Yasakların hafifletilmesi ve evlilik sezonunun açılmasıyla birlikte düğünler arttı. Düğünlerin olmazsa olmazı da takılar, hediyeler... Yeni çiftler ailelerinden ve yakınlarından gelen hediyelerin vergisi var mı merak ediyor. Yasaya göre düğün hediyeleri için vergi istisnası var. Ama düğün hediyesi otomobil olursa ya da geline yüklü bir çeyiz parası verilirse durum değişiyor.

Pandemi takı törenlerini de değiştirmişti… Geçen yaz okuduğum bir haberdi. Tekirdağ’daki bir düğünde, davetlilerle gelin ve damat arasındaki sosyal mesafeyi korumak için, takılar cansız vitrin mankenlerine takılmıştı. Bu yaz da pandemi yasaklarının kalkmasıyla yine bir düğün ve hediye haberi okudum… Bu kez Amasya Taşova’dan bir düğün: ’Dedesinden torununa sıfır otomobil.’ Takı olsun, otomobil olsun... Düğün sezonunun açılmasıyla birlikte gelin ve damata verilen düğün hediyeleri sonuçta bir değer ifade ettiğinden yeni çiftler “Acaba bu hediyelerin vergisi var mı?” diye de soruyorlar.

İSTİSNA TANINIYOR

Normalde anne-babadan dededen, nineden, kardeşten dahi olsa alınan hediyelerin (belirli tutarın üzerindeyse) vergisi de var. Ancak düğünde takılan para, altın vb. hediyeler için Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu (VİV) istisna tanıyor. Yasadaki ifadesiyle belirtirsek ‘örf ve âdete göre verilmesi mutat (alışılmış) bulunan hediye, cihaz, yüz görümlüğü ve drahomalar’ için istisna tanınıyor, vergisi istenmiyor. (VİV Kanunu Md. 4/c)



HEDİYE OTOMOBİLSE

Yazının Devamını Oku

Çalışan ve işveren açısından asgari ücrette neler değişiyor?

Öncelikle işveren açısından konuya bakalım...

Asgari ücrete 75 liralık devlet desteği geçtiğimiz hafta mecliste yasalaştı. ( 7333 sayılı kanun) Aslında geçen yıl da uygulanan bu desteğin devam edeceği yetkililerce söylenmiş ancak yasal düzenlemesi yapılmamıştı. Normalde asgari ücretli bir çalışanın işverene maliyeti 4.203,56 lira iken 75 lira devlet desteği sonrası bu maliyet 4.128,56 liraya düşmüş oluyor. (Yüzde 5 SGK primi desteği de dikkate alındığında) 2016’dan sonra verilmeye başlanan asgari ücret desteğinden bu yıl; yaklaşık 1.4 milyon işyerine, 9.5 milyon asgari ücretli işçi için toplam 6.2 milyar liralık destek sağlanacağı öngörülüyor.

ÇALIŞAN İÇİN NE DEĞİŞİYOR

Asgari ücret yılın başında 2021’in tüm ayları için aylık brüt 3.577,50 lira olarak belirlenmişti. Ve bu brüt aylık üzerinden hesaplanan net maaş ise 2.825,90 lira olarak açıklanmıştı. Brütten nete gelirken vergiler ve sigorta prim kesintilerinin tutarı 1.019,91 liraya denk geliyor. (Damga vergisi: 27,15 lira, Gelir vergisi: 456,13 lira ve SGK primleri: 536,63 lira) Net ücrete (2.557,59) ilaveten 268,31 liralık AGİ (Bekar için) ödenmesiyle net ücret toplam 2.825,90 lira olarak hesaplanıyor.

2021’in ilk yedi ayı için bu hesaplamada hiçbir değişiklik olmadı. Ancak gelecek beş ay için çalışanın bordrosunda brüt ücret değişmeyecek olsa da, kesilecek gelir vergisinde (yüzde 15’den, yüzde 20’ye) artış yaşanacak. Ve bu artış normalde çalışanın net maaşını da düşürür. Ancak asgari ücretlinin yıl içi net ücretinde düşüş yaşamasının önüne geçmek için işverenler AGİ’yi daha yüksek ödeyerek, vergiden kaynaklı net maaştaki düşüşü telafi ediyorlar. İşverenler yüksek AGİ ödeyerek çalışanın net maaşındaki düşüşü engellerken diğer yandan devlete ödeyecekleri gelir vergisini de bu tutar kadar daha az ödüyorlar. Yani işverenlerin çalışanlarına ödeyecekleri yüksek AGİ’nin kendilerine bir yükü olmuyor, çalışana ödenen yüksek AGİ’nin maliyetini devlet üstlenmiş oluyor.

Aşağıdaki tabloda aylar itibariyle değişimler görülebilir. İlk yedi ayda çalışanın bordrosunda yüzde 15 oranında 456.13 lira vergi kesildi. Gelecek ay; ağustos ayında vergi 472.48 liraya yükselecek. Asgari ücretlinin son dört ay bordrosunda ise 608,18 lira gelir vergisi kesintisi yapılacak. Ancak her durumda asgari ücretlinin net maaşı önceki aylarda olduğu gibi 2.825,90 liranın altına düşmeyecek.


Yazının Devamını Oku

Emlak vergisi için muhtarlıklara gitmeyi unutmayın

Beş-on yıl öncesine kadar herkesin bir şekilde muhtarlığa yolu düşerdi. İkametgâh belgesi, mahalle muhtarından alınırdı, nüfus kayıt örneği de muhtarlıklardan çıkartılabiliyordu. Şimdi bu belgeler ya nüfus müdürlüklerinden ya da daha kolayı e-devletten alınabiliyor. Dolayısıyla vatandaşların muhtarlıklara başvuru sayısı, o dönemlere göre ciddi oranda düştü.

Ancak şu günlerde; bazı kişilerin belki daha önce hiç ziyaret etmedikleri muhtarlığı ziyaret etmesi kritik öneme sahip. Emlak vergisi ödeyen mülk sahiplerini kastediyorum. Gelecek 4 yılda ödenecek emlak vergisinin hangi değerler üzerinden hesaplanacağı bu günlerde kesinleşiyor. Ayın başından itibaren muhtarlıklara mülklerin yeni arsa değerleri asıldı. Konut olsun, işyeri olsun mülklerin arsa değerleri eğer fahiş oranda artmışsa ve itiraz da edilmezse artık gelecek dört yıl (2022, 2023, 2024 ve 2025) boyunca emlak vergisi hesabı için bir itiraz hakkı olamayacak.

EMLAK VERGİSİNE ETKİSİ

Konut olsun, işyeri olsun mülklerin emlak vergi değeri; arsa değeri ve inşaat maliyetinin toplamından oluşuyor. Arsa değerleri 4 yılda bir belirleniyor, inşaat metrekare maliyet değerleri de her yıl düzenli olarak yayımlanıyor. Arsa değeri ve inşaat maliyetinin toplamı üzerinden belirlenen emlak vergi değeri, yeniden değerleme oranı dikkate alınarak her yıl ayrıca güncelleniyor. Vatandaşlar bu emlak vergi değeri üzerinden konutlarda binde 1, işyerlerinde binde 2 oranında emlak vergisi ödüyorlar. (Büyükşehirlerde vergi oranları iki kat artırımlı uygulanıyor.)

DEĞERİ KİM BELİRLİYOR

Her dört yılda bir ‘takdir komisyonları’ tüm mülklerin arsa değerlerini yeniden belirliyor. En son 2017 yılında belirlenmişti. Takdir komisyonlarına; belediyeden, Maliye’den, tapu müdürlüğünden, ticaret odasından, ilgili muhtarlıklardan üyeler katılarak değer tespit çalışması yapılıyor. Cadde-sokak bazında mülklerin belirlenen arsa metrekare değeri belediyelere teslim ediliyor.

Gelecek 4 yılın ödenecek emlak vergisi hesabına esas olan arsa-arazi değerleri de (en son) 30 Haziran’da muhtarlıklara asıldı. Mülklerinin arsa değerinin yüzde 100 ve daha da yüksek oranlarda artırılarak belirlendiğini gören mülk sahipleri de var. Söz konusu artış oranına itiraz etmek isteyenlerin ilandan sonraki 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açma hakları var.

YASAYLA SINIRLANDIRILMIŞTI

2017 yılında belirlenen arsa değerlerinde fahiş oranda artışlar söz konusu olmuştu. Birçok mülk sahibi dava da açmıştı bu artış oranlarının iptali için.  Önceki değerine göre yüzde 100, yüzde 200 hatta yüzde 500’lük artışlar görülmüştü. Bu oranlar kamuoyundan çok tepki görünce; birçok vatandaş mahkemelere gitmiş, daha mahkemeden kararlar çıkmadan da yasa değişikliği yapılmış ve arsa değerlerinin artış oranı yüzde 50 ile sınırlandırılmıştı. (Emlak Vergisi Kanunu, Geçici Md. 23)

Yazının Devamını Oku

Arabulucuda el sıkışıldığında vergi nasıl hesaplanacak?

İşten ayrılmalar yaşandığında kıdem ve ihbar tazminatının koşulları genel olarak herkes tarafından bilinir.

Kıdem tazminatı her bir çalışma yılı için; bir aylık (30 günlük) ücret kadar hesaplanır.

İhbar tazminatı; çalışanın kıdemine göre değişen tutarda, en az 2 haftalık ücreti kadar, en çok sekiz haftalık ücreti tutarında hesaplanır.

En az 30 işçinin çalıştığı işyerlerinde, çalışanlara kıdem ve ihbar tazminatına ilaveten iki kalem ödeme daha (diğer koşullar da uygunsa) yapılabiliyor. “İşe başlatmama tazminatı” ve “boşta geçen süre ücreti”.

ZORUNLULUK GELDİ

Çalışana yapılabilecek bu dört kalem ödemenin ana koşulları ve vergiye tabi olup olmadıkları tablodan görülebilir. Arabuluculuk devreye girmeden önce; kıdem ve ihbar tazminatı ya işten çıkışta ödenirdi veya mahkeme sonucunda işverenden alınabiliyordu. (Boşta geçen süre ücreti ve işe iade tazminatı ise ancak mahkeme kararıyla ödenebilirdi.) 2018’den itibaren 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile; mahkemeye gitmeden önce arabulucuya gitmek zorunluluğu geldi. Ve önceden mahkeme kararıyla ödenen tazminatların hangisi vergili hangisi vergisiz bir tereddüt de olmazdı. Şimdi; “hiç mahkemeye gitmeden arabulucuda işveren ve çalışan anlaşırsa vergi hesabı değişiyor mu?” şeklinde tereddütler oluşuyor...

İŞE BAŞLATMA TAZMİNATI

İşe başlatmama tazminatı; aynı mahkeme sonucunda olduğu gibi vergiden istisna ediliyor. Boşta geçen süre ücreti ve fazla mesai olarak ödenecek kısımlar içinse brüt ücret üzerinden vergi kesilmesi gerekecek.  Maliye’nin verdiği bir özelge de var bu konuda. Özelgedeki örnekte işveren olan banka ile işten ayrılan eski çalışanı arabulucuda anlaşmış. İşe başlatmama tazminatı olarak 5 aylık ücreti karşılığı olarak brüt 41.210 TL hesaplanmış. Boşta geçen süreye karşılık olmak üzere brüt 9.890 TL, fazla çalışma ücreti olarak brüt 2.000 TL olmak üzere toplam 53.100 TL ödenmek üzere anlaşılmış.

ANLAŞMA TUTARI

Yazının Devamını Oku

Maliye’de kaydı olmayan da ‘barışabilir’

Vatandaşların bir kısmı “Maliye’de kaydım yok, vergi barışına başvurabilir miyim” diye merak ediyor. Eğitim ve danışmanlık gibi serbest meslek kazancı olanlar, sosyal medyadan gelir sağlayanlar ya da yurtdışından faiz geliri olanlar için vergi barışı mümkün. Maliye’ye hiç bildirim yapılmamış olsa da, geçmiş yıllara ilişkin vergi incelemesi riski vergi barışıyla ortadan kalkıyor.

“Maliye’de kaydım yok, yine de vergi barışına başvurabilir miyim?” diye soruyor bir okurumuz. “Banka hesap hareketlerinden yola çıkılarak incelemeye alınan tanıdıklarım var, geçmiş yıllarda yüksek olmasa da benim de kazançlarım oldu ama vergi dairesine bildirim yapmam gerektiğini düşünemedim” şeklinde tereddütlerini iletti. Eğitim ve danışmanlık gibi serbest meslek kazancı da elde edilmiş olabilir, sosyal medyada yayımlanmış içerikler üzerinden reklam geliri de elde edilmiş olabilir, yurtdışı faiz kazancı da elde edilmiş olabilir... Ve bu gelirler için geçmiş yıllarda Maliye’ye hiç bildirim yapılmamış, mükellefiyet kaydı açılmamış olsa da, geçmiş yıllara ilişkin vergi incelemesi riski vergi barışıyla ortadan kaldırılabiliyor. Otomobil ve gayrimenkul alım satım kazancı da olabilir, mülkünden kira geliri elde edip hiç Maliye’ye gelir beyan edilmemiş de olabilir. Maliye ile el sıkışıp vergi barışı imzalayanlar için geçmiş yılların kazançları artık gelir elde edenlerden sorulmayacak. Zamanaşımı süresi henüz dolmamış geçmiş beş yılın tümü için vergi barışı-matrah artırımı yapılabildiği gibi, yalnızca bir (veya birkaç) yıl için de yapılabilir.

FAİZ GELİRİ ÖRNEĞİ

Yurtdışı faiz geliri için örnekleyelim konuyu... 2020’de yurtdışından faiz geliri elde ettiği halde bu gelirini Maliye’ye beyan etmeyen kişi 8.500 lira vergi barışı ödemesi yaptığında artık bu kişi için vergi inceleme riski ortadan kalkıyor. Diğer dört yıl için vergi barışı ödeme tutarları da şu şekilde: 2016 için 6.380 TL, 2017 için 6.640 TL, 2018 için 7.050 TL, 2019 için 7.500 TL.

SON BAŞVURU 31 AĞUSTOS

Vergi barışı-matrah artırımı için Maliye’ye 31 Ağustos’a kadar başvurulabiliyor. Peşin ödeme yapmak isteyenler için son ödeme tarihi 30 Eylül 2021. Peşin ödeme yapanlara hesaplanan vergiler üzerinden yüzde 10 indirim de uygulanacak. Taksitle ödeme yapacaklar için ilk taksit ödeme tarihi de 30 Eylül 2021. Kalan taksitler ikişer ay arayla toplam 6 eşit taksitte (1.09 oranında katsayı ilave edilerek) ödenebilecek.

KAYDI OLANLAR

Geçmiş yıllarda mükellef olup Maliye’de kaydı olanlar, vergi barışından yararlanmak istediklerinde belirlenmiş oranlar üzerinden matrah artırımında bulunacak. 2016 için yüzde 35, 2017 için 30, 2018 için yüzde 25, 2019 için yüzde 20 ve 2020 için yüzde 15 oranında geçmiş yıl beyanlarını artıranlar artırdıkları matrah üzerinden yüzde 20 oranında vergi ödediklerinde geçmiş yılların vergileri kendilerinden sorulmayacak. Artırımda bulunulan yıla ait yıllık beyannamelerin; yasal süresinde verilmesinde ve tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmesi konusunda aksama yaşanmamışsa vergi oranı (en az matrah tutarı üzerinden) olarak yüzde 20 oranında değil, yüzde 15 oranında dikkate alınacak.

Geçmiş yıllarda vergiye tabi kazanç beyan etmemiş (zarar etmiş) olanlar da hiç beyan vermemiş kişiler gibi asgari matrah tutarları üzerinden vergi barışı ödemesi yapacaklar.

Yazının Devamını Oku

Kasa ve stok affının koşulları

İşletmelerin faaliyetlerini yürütmek için yaptığı tüm işlemler matematiksel olarak izlenir.

Alış, satış, gelir, gider gibi tüm işlemlerin Türk lirası karşılığı kayda alınır, defterlere yazılır. Dönem sonlarında da; dönem içi yapılan tüm bu işlemlerin sonucunda işletmenin bilançosu çıkar. İşletmelerin dönem sonu fotoğrafıdır bilanço. Ancak bazı işletmelerin bilançoları bir nevi fotomontajlıdır. Yani fotoğrafa baktığınızda gerçek durumu tam olarak göremezsiniz. Şimdi vergi barışı yasasıyla bu fotomontajlı kısımların düzeltilmesi imkânı tanınıyor işletmelere.

İŞLETMELERİN VARLIKLARI

Bilançolara bakıldığında; bir tarafta işletmenin varlıkları görülür. İşletmenin kasasında, bankasında ne kadar nakit olduğu, müşterilerinden ne kadar alacaklı olduğu, stok, makine teçhizat, bina vb. varlıklar varsa bunların ne kadar değere sahip olduğu görülür. Diğer yandan; tedarikçilere, bankalara, ortaklara (yabancı kaynaklara) borcu varsa bunların değerinin ne kadar olduğu yer alır. Son tahlilde; varlıklarla yabancı kaynaklar arasındaki fark da şirketin ne kadar sermayeye sahip olduğunu gösterir.

VERGİ BARIŞI FIRSATI

Bilanço yalnızca işletme sahipleri için değil, kredi verenler için de, gerektiğinde müşteri ve tedarikçiler için de ve her durumda işletmenin kazancı üzerinden vergi geliri elde eden Maliye için de kritik önem sahiptir. Dolayısıyla işletme sahipleri yalnızca kendileri için değil, işletmenin faaliyetini devam ettirirken etkileşimde olduğu tüm taraflar için bilançolarını gerçek duruma uygun hazırlamalılar. Fotomontajla müdahale edilmiş, fiili durumu yansıtmayan bilançoların vergi barışı yasası fırsatı da varken fiili duruma uygun hale getirilmesi yerinde olacaktır.

STOK VE KASA AFFI

Stok ve kasa affı yoluyla bilanço düzeltme işlemi hakkında bir hususu daha vurgulamak gerekir. Stok ve kasa affı istisnai bir uygulama olduğunda işletmeler için de, Maliye için de öteden beri devam eden uyumsuzlukları sulhle çözmek için iyi bir fırsat. Ancak bu afların kısa sürelerde tekrarlanıyor olması, bilançolarını her zaman fiili duruma uygun olarak düzenleyen işletmeler aleyhine haksız rekabet de yaratmakta. ‘Nasılsa yeni bir af daha çıkar kayıtlarımı yine düzeltirim’ şeklinde bir algıya ve tahribata da yol açarak uyumsuzlukların devamına da neden olabilecektir. Genel çerçevesini çizdiğimiz stok ve kasa affının, işletmelerce hangi koşullarda uygulanabileceğini de sırasıyla ele alalım. Öncelikle kayıtlarda (bilançoda) görünen ancak fiilen işletmede yer almayan kalemlerden başlayıp ardından tam tersi durumdaki uyumsuzlukların (kayıtlarda olmayan ancak fiilen işletmede olan varlıklar) nasıl giderileceğini inceleyelim...

KAYITLARDA GÖRÜNEN İŞLETMELERDE BULUNMAYAN VARLIKLAR

Yazının Devamını Oku

6 maddede gayrimenkulde vergi barışı

Gayrimenkullerinden kira geliri elde edenler, gayrimenkullerini satıp kazanç elde edenler için vergi barışının-matrah arttırımının koşullarını Hürriyet okurları için inceledik. İşte 6 soruda gayrimenkulünü satanlar ve kiralayanlar için vergi barışının koşulları...

Geçen hafta vergi barışı yasa teklifi Meclis Genel Kurulu’ndan da geçti ve yasalaştı.

7326 sayılı kanun Cumhurbaşkanı’nın onayı sonrasında da Resmi Gazete’ de yayımlanacak. Tüm yönleriyle vergi barışının koşullarını yazılarımızda sırasıyla ele alacağız. İlk olarak bugün; gayrimenkullerinden kira geliri elde edenler, gayrimenkullerini satıp kazanç elde edenler için vergi barışının-matrah arttırımının koşullarını Hürriyet okurları için inceliyoruz.

Geçmiş beş yılda; kira geliri elde ettiği halde, kira gelirini beyan etmemiş gelir sahipleri olabilir.

VERGİ CEZASI RİSKİ

Veya elde ettiğinden daha az kira geliri beyan etmiş mülk sahipleri olabilir. Geçmiş beş yıl için barışın bedeli olan tutarlar ödendiğinde, Maliye ile el sıkışıldığında artık bu kişiler için vergi cezası riski ortadan kalkıyor. “Geçmiş beş yılda; (en az) ne kadar kira geliri elde edenlerin beyanname verme zorunluluğu vardı?” sorusunun cevabı da aşağıdaki tabloda görülebilir. Gayrimenkul satışları için de durum aynı... Geçmişte elde ettiği gayrimenkul satış kazancını beyan etmeyenler (veya düşük beyan edenler) vergi barışı imzalayarak, düşük sayılabilecek bedeller ödeyerek, vergi inceleme riskinden kurtulabilecekler.

Şimdi vergi barışının merak edilen sorularını sırasıyla cevaplayalım...

Yazının Devamını Oku

Vergi barışında ve varlık barışında takvim

Vergi barışı ile ilgili yasa teklifi geçen hafta Meclis’te Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan da geçti.

Önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulu’nda görüşülerek ardından yasalaşması bekleniyor. Teklifin ilk haline göre komisyonda değişiklikler de yapıldı. Kasa ve ortaklar cari hesabının düzeltilmesinde yüzde 5 olarak öngörülen verginin oranı, yüzde 3’e düşürüldü. Ayrıca şahıs ve şirketlerin matrah arttırım oranı; 2020 yılı için yüzde 20 olarak öngörülürken bu oran yüzde 15’e düşürüldü. 2016 yılı için yapılacak matrah arttırım oranı ise yüzde 30’dan, yüzde 35’e çıkarıldı.

Değişiklik sonrası geçerli yeni oranlar tablo üzerinden görülebilir. Geçmiş yıllarda; hiç beyan verilmemiş veya kazanç-matrah beyan edilmemişse mükellef türüne göre değişen asgari matrah tutarları yine tablolardan görülebilir.



VERGİ BARIŞI TAKVİMİ

Matrah arttırımı için: 31 Ağustos 2021 tarihine kadar başvurusunun yapılması gerekiyor. Hesaplanan vergileri peşin ödemek isteyenler için son tarih 30 Eylül 2021. İlk taksit ödeme süresi içerisinde peşin ödeme yapanlara hesaplanan vergiler üzerinden yüzde 10 indirim öngörülüyor. Taksitle ödeme yapacaklar için ilk taksit 30 Eylül’e kadar ödenebiliyor. Kalan taksitler ikişer ay arayla toplam 6 eşit taksitte (1,09 oranında katsayı ilave edilerek) ödenebilecek.

Yazının Devamını Oku

7 soruda vergi barışı

İş dünyasının uzun süredir beklediği vergi barışı TBMM’ye sunuldu. Peki bu düzenlemeden kimler nasıl yararlanacak? Başvuru ve ödeme koşulları nasıl olacak? Mükellefler için yapılandırmanın merak edilen tüm yönlerini ele aldık.

Vergi barışının yasa teklifindeki ifadesi: ‘Matrah artırımı’. Maliye ile el sıkışıp barışmak isteyen işletmelere devlet güvence veriyor, “Barış imzalanan geçmiş beş yıl için Maliye hesaplarını incelemeyecek” diyor. Bu özel hakka; incelenmeme güvencesine kavuşan işletmeler de bu güvenceye karşılık, geçmiş beş yılda beyan ettikleri vergi matrahlarını artırarak, bu yıllar için yeni vergi ödeyecekler. Eğer geçmiş beş yılda beyannamelerinde vergiye tabi gelir-matrah oluşmamışsa da (veya hiç beyanname vermemişlerse) bu kez (tabloda yer alan) asgari (matrahlar) tutarlar üzerinden vergi ödeyecekler. Dileyen mükellefler geçmiş beş yılın tümü için değil, belirleyecekleri bir veya birkaç dönem için de yasadan yararlanabilecekler.

GENEL KURUL’DAN GEÇECEK

Vergi barışı geçtiğimiz cuma günü Meclis’e yasa teklifi olarak geldi. Komisyondan, genel kuruldan geçtikten sonra Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla resmi gazetede yayımlanacak. Bugün; yasa teklifinden yola çıkarak matrah artırımının kritik noktalarını 7 soruda birlikte gözden geçirelim. Yasanın resmi gazetede yayımlanmasından sonra mükellefler için merak edilen tüm yönlerini ayrıca ele alacağız...

 

1- KİMLER YARARLANABİLECEK?

Şahıslar ‘gelir vergisi mükellefi’ olarak kazançlarını beyan ediyorlar, şirketler ‘kurumlar vergisi mükellefi’ olarak gelirlerini beyan ediyorlar. Şahıs veya şirket olarak faaliyet gösteren işletmeler için ve kira geliri, gayrimenkul satış değer artış kazancı, yurt dışı faiz vb. menkul sermaye iradı gibi gelir elde edenler de vergi barışı imkanından yararlanabilecek.

 

2- HANGİ YIL İÇİN NE KADAR ARTIRIM YAPILACAK?

Yazının Devamını Oku

Kurtuluş Savaşı’nda emlak vergisi

Murat Bardakçı’nın yazısında okumuştum. (Habertürk, 3 Nisan 2021) “İstiklâl Harbi Döneminde Resmî Gazete’de Yayınlanmayan 205 Kanun” adlı bir kitap Cumhurbaşkanlığınca yayımlanmış. İlk başta kitapçılarda bulamadım.

Sonra kitaba ‘mevzuat.gov.tr’ internet adresinden erişilebildiğini fark ettim. Kitap, pdf dosya olarak da indirilebiliyor. Eserde; kanunların orijinal metinleri de, günümüz Türkçesine aktarılmış metinleri de mevcut. Murat Bardakçı yazısında Resmî Gazete’nin İstiklâl Savaşı senelerinde yayımlanmamasının sebebini de açıklıyor: “Ankara’daki matbaanın personeli askere alınıp cepheye gönderildiği için gazeteyi basacak kimse bulunamamış, temelleri henüz atılmaya başlamış olan genç devletin resmî gazetesi bu yüzden çıkmamış ve dolayısı ile de Meclis’ten geçen kanunlar 21 ay boyunca yayınlanamamıştı!”

ASKERİ İHTİYAÇLAR

Kitabın ‘İçindekiler’ kısmına göz attığımda ilk olarak emlak vergisi hakkında bir kanun dikkatimi çekti. 1338 Senesi Emlâk ve Temettu Vergileri ile Ağnam Resminin ve Harp Kazançları Vergilerinin Sureti Tahsiline Dair Kanun (Kanun Numarası: 192). Konusu: Askeri ihtiyaçlar nedeniyle 1922 yılı vergilerinin taksitle değil bir defaya mahsus olarak tek seferde alınması hakkında. İstiklal savaşında ülkenin zor koşullarında cepheye giden tüm gazi ve şehitlerimize de, cephe gerisinde ödedikleri vergilerle ve eşsiz fedakarlıklarla vatan savunmasına destek olan tüm kahramanlarımıza da, minnettarlığımızı bu vesileyle bir kez daha yineleyelim. Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında; canını, malını, gençliğini feda eden dedelerimizin, ninelerimizin hakları ödenmez, ruhları şad olsun.

GAZİ VE ŞEHİTLER

Hali hazırda Emlak Vergisi Kanunu’nda gaziler ve şehit yakınları için vergi avantajı tanınmış durumda. Brüt 200 m2’yi geçmeyen tek konutları için emlak vergisi ödemeleri gerekmiyor. Tek konutu için emlak vergisi avantajı gaziler ve şehit yakınları dışında; engelliler, geliri olmayan kişiler (işsizler, ev hanımları) ve emekliler için de geçerli.

MUAFİYETİ BOZAR MI?

Emekli maaşımdan başka gelirim yok. 110 m2’lik tek (hisseli) konutum var. 35 m2’lik de, 45 gün kullanma hakkım olan devre mülküm var. Emlak vergisinden muafiyet alabilir miyim?” diye soruyor Suat Özel adlı okurum. Suat Bey’e muafiyet haberi veremiyoruz maalesef. Çünkü devre mülk de konut sayıldığından, Suat Bey’in tek konuta uygulanan emlak vergisi muafiyetinden yararlanma hakkı bulunmuyor.

YAZLIĞINA TAŞINANA EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİ

Yazının Devamını Oku

Emeklilerde emlak vergisi muafiyeti

BRÜT 200 metrekarenin altında tek konutu olan emekliler, sıfır oranlı emlak vergisi avantajından yararlanabiliyor. İsmail Semih Köker adlı okurum e-postasında sormuş: “Tek konutum var ama o konutta oturmuyorum. Eşimin adına kayıtlı olan konutta oturuyoruz. Benim adıma kayıtlı konut için belediye ‘içinde oturmadığınız konut için vergi avantajından yararlanamazsınız’ diyor. Her ne kadar içinde oturmasam da vergi avantajından yararlanamaz mıyım?”

İsmail Beye postasında; içinde oturmadığı kendi adına kayıtlı konutundan kira geliri elde edip etmediğini belirtmemiş. Eğer konutu boşta ise kira geliri elde etmiyorsa emlak vergisi ödenmesi gerekmiyor. Ancak eğer bu konutundan kira geliri elde ediyorsa emlak vergisinin de ödenmesi gerekiyor.

İNDİRİMLİ ORAN

Kendi adına tapuda kayıtlı tek konutunu kiraya verip, kendisi de başka bir konuta kira ödeyen mülk sahipleri için de emlak vergisi muafiyeti yine uygulanabilir. (Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı, 14 Mart 2012 tarih ve 358 sayılı özelge) Emeklinin, kendi tek evini kiraya verip eşine, oğluna ya da kızına ait evde oturduğu durumda ise indirimli emlak vergisi avantajından yararlanılamıyor. Eşinin görevinden dolayı lojmanda oturan ve kendi adına olan konutundan kira geliri elde etmeyenler de bu tek konutları için emlak vergisi avantajından yararlanabilir. (Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı, 21 Mart 2011 tarih ve 20-25-19 no.lu özelge).

EŞİNDEN AYLIĞI OLANLAR

Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alınan emekli maaşının yanı sıra eşten dolayı da ölüm aylığı alanlar, yasada belirtilen diğer şartları da taşıyorsa sıfır oranlı emlak vergisi avantajından yararlanabilir. (İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı 17 Temmuz 2012 tarih ve 686 sayılı özelge.)

ARSA AYRINTISI

Konutu olup ayrıca -gelir elde etmediği- arazisi de olan emekli, 200 metrekareyi geçmeyen tek konutu için emlak vergisi avantajından yararlanabilir. Mülk sahiplerinin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmiyor. (Gelir İdaresi Başkanlığı, 23 Mart 2011 tarih ve 032-52 sayılı özelge)

ÇALIŞMAYA BAŞLAYANLAR

Yazının Devamını Oku

Sanayici işyerini kiralarsa vergi avantajı kayboluyor mu?

Dün; konutlarda emlak vergisi avantajından kimlerin yararlanabileceğini ele almıştık...

Konutlar dışında bazı işyerleri için de emlak vergisi muafiyeti tanınmış durumda... Organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalar daimi bina vergisi muafiyetine tabi. (Emlak Vergisi Kanunu Md.4/m.) Ancak sanayiciler söz konusu gayrimenkullerini eğer kiraya vermişlerse vergi avantajı ortadan kalkıyor, emlak vergisinin ödenmesi gerekiyor. Mülk sahibi olan işletmenin; herhangi bir kiracı yerine, taşınmazı aynı ortaklık yapısına sahip grup/aile şirketlerine kiraya vermiş olması da durumu değiştirmiyor yine emlak vergisinin ödenmesi gerekiyor.

KONUT OLARAK KAYITLIYSA

İşyerleri için, mülkün rayiç değeri üzerinden büyükşehir olan iller için binde 4, diğer illerde binde 2 oranında ilçe belediyelerine ödeme yapılıyor.

Sahibi olduğu ve ikamet ettiği konutun bir kısmını işyeri olarak kullanmaya başlayanların da yüksek orandan emlak vergisini ödemesi gerekiyor. Emlak Vergisi; önceden konut olarak binde 1 (büyükşehirlerde binde 2) oranında ödenirken, artık işyeri olarak binde 2 (büyükşehirlerde binde 4) oranından verginin ödemesi gerekiyor.

Konutun yalnızca bir kısmı iş yeri olarak kullanılmaya başlansa da, belediyeye bildirimde de bulunularak artık işyerinin tabi olduğu orandan (izleyen yıldan itibaren) vergi ödenmesi gerekiyor.

ÖDEME ORANI NE OLACAK?

Tapuda işyeri olarak kayıtlı olan bir taşınmaz fiilen konut olarak da kullanılıyor olabilir. Bu durumda da iki kat fazla emlak vergisi ödenmiş oluyor. Yüksek oranlı emlak vergisi ödemek yerine ilgili belediyeye başvurarak, fiilen konut olarak kullanılan mülkler için düşük oranlı (konut) emlak vergisi ödenebilir ( İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı,  14 Kasım 2017 tarih ve 455314 sayılı özelge)

ZİRAİ ÜRETİME MUAFİYET

Yazının Devamını Oku

Emlak vergisinden kimler muaf?

Geçen hafta emlak vergisi ödeyecek mülk sahipleri için, hangi değer ve hangi oran üzerinden verginin ödeneceğini ele almıştık.

Diğer yandan emlak vergisinden muaf olanlar, vergi ödemeyecek olanlar da var.

Bugünden itibaren üç gün boyunca sıfır oranlı vergi avantajından kimlerin yararlanabileceğini, vergi muafiyetinin püf noktalarını okurlarımızdan gelen sorular çerçevesinde açıklıyoruz.

Mülk sahipleri normalde emlak vergisini gayrimenkulün kayıtlı olduğu belediyeye iki taksitte ödüyorlar.

İlk taksit mart ayından mayıs sonuna kadar, ikinci taksit kasım sonuna kadar ödenebiliyor.

Süresinde ödenmeyen emlak vergisi için yüzde 1.6 oranında gecikme zammı hesaplanıyor.

SIFIR ORANLI

Şimdi vergi muafiyetinin püf noktalarını, hangi koşullarda muafiyetten yararlanılabileceğini sırasıyla açıklayalım.

Yazının Devamını Oku

Emlak vergisi hangi değer üzerinden ödenecek

En son 2017’de mülklerin emlak vergi değerleri belirlenmişti 2018 için. 2019, 2020 ve 2021 içinse; bir önceki yılın değerinin üzerine yeniden değerleme oranı (yarısı) dikkate alınarak mülklerin emlak vergi değeri otomatik olarak belirlenmişti. Takdir komisyonları vasıtasıyla; mülklerin arsa metrekare değeri belirleniyor. Arsa değerinin üzerine inşaat maliyeti de eklenerek emlak vergi değeri oluşuyor. Komisyonlarda; belediyeden, Maliye’den, tapu müdürlüğünden, ticaret odasından, muhtarlıklardan üyeler bulunuyor.

Şimdi bu yıl haziran sonuna kadar, 2022 için arsa değerleme işlemi yapılıp ilan edilecek. 2023, 2024 ve 2025 için bu (2022 için) belirlenen değerin üzerine yeniden değerleme oranı dikkate alınarak artırım uygulanacak ve sonraki üç yılın emlak vergi değeri otomatik olarak belirlenmiş olacak. Belirlenecek bu rayiç değerler (vergi matrahları) üzerinden emlak vergisi oranları uygulanarak mülk sahipleri emlak vergisini ödüyorlar. Konutlarda rayiç değerin binde 1’i, işyerlerinde rayiç değerin binde 2’si oranında emlak vergisi hesaplanıyor. Büyükşehirlerde vergi oranları iki kat artırımlı uygulanıyor.

SON TARİH 31 MAYIS

2021 yılına ait emlak vergisinin ödeme dönemi de başladı. Mart ayında başlayan ilk taksit ödeme süresi için son tarih 31 Mayıs. Mülklerin geçen yılki değerlerinin, üzerine yüzde 4,55’lik oranda artırım uygulandığında 2021 yılının rayiç değeri bulunuyor. (2020 yılı yeniden değerleme oranı olan % 9,11’in yarısı %4,555) Emlak vergi değerine (matraha) mülkün türüne göre geçerli oran (konutlarda binde 1, işyerlerinde binde 2) uygulanarak bu yılki ödenecek emlak vergisi hesaplanabilir. Emlak vergisinin ikinci taksiti ise kasım ayının sonuna kadar ödenebiliyor.

İNTERNETTEN ÖDEME İMKÂNI

Belediyelerin internet sitesinden kredi kartı ile ödeme imkânı da mevcut. 17 Mayıs’a kadar geçerli sokağa çıkma yasağının olduğu ‘tam kapanma’ sırasında da, bayram sonrasında da belediye veznelerine gitmeye gerek kalmadan emlak vergileri internetten ödenebilir.

KİMLER MUAF

Bazı konut sahipleri için emlak vergisinde sıfır oran dikkate alınıyor, vergi ödenmiyor. Muafiyet için en önemli kriter; mülk sahibinin tek bir konutunun olması ve bu konutunun brüt 200 metrekareyi aşmaması. Ayrıca mülk sahibinin gelir elde etmiyor olması da diğer bir kriter. (İşsizler, ev hanımları...) Emekli maaşı dışında gelir yoksa yine muafiyetten yararlanılabiliyor. Engelliler, şehit yakınları ve gaziler de tek konut muafiyetinden yararlanabiliyor. Bazı işyerleri için de emlak vergisi muafiyeti var. Organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalar daimi bina vergisi muafiyetine tabi. Muafiyetin uygulanması sırasında bazı özellikli durumlarda mülk sahipleri tereddütler yaşayabiliyor. Emlak vergisi muafiyetine ilişkin merak edilen konuları sonraki yazılarımızda ayrıntılı olarak ayrıca ele alacağız.

Yazının Devamını Oku

Bağışlarda vergi avantajı

Ramazan ayı; yardımlaşma, paylaşma düşüncesinde olanlar için fırsat olarak görülür.

Karşılık beklenmeksizin yapılan bu erdemli davranışı devlet de teşvik ediyor. Vergi avantajı sağlıyor... Şirketlerin yaptığı bağışlar da, şahısların yaptığı bağışlar da, her ikisi de vergi hesabında indirim olarak dikkate alınabiliyor. Şahsen beyanname verenlerin gelir türleri farklı olabilir: Kira geliri, ücret geliri, gayrimenkul satış kazancı, kâr payı kazancı... Hangi kazanç türünün elde edildiğinin de önemi yok. Eğer beyanname veriliyorsa, vergiye tabi gelir de varsa, bağışlar da indirim konusu yapılabiliyor. Ancak bağış yapılan kuruma göre değişen veya bağış yapanın kazanç durumuna göre değişen yasal kriterler de var.

TAMAMI DÜŞÜLEBİLİR

Şirketler kurumlar vergisi beyannamesindeki, şahıslar gelir vergisi beyannamesindeki vergiye tabi gelirlerinden Kızılay’a ve Yeşilay’a yaptıkları nakdi bağışların tamamını herhangi bir oran veya tutar sınırı olmaksızın indirebiliyorlar. (Gelir Vergisi Kanunu Md. 89 ve Kurumlar Vergisi Kanunu Md.10) Kızılay ve Yeşilay’a makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı beyan edilen kazançtan (matrahtan) indirilebiliyor.

YÜZDE 5 SINIRI

Kamu kuruluşlarına ve vergi muafiyeti tanınmış vakıflara yapılan bağışlar, vergiye tabi kazancın yüzde 5’ine kadar yapıldığında vergi matrahından düşülebiliyor. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara, yıllık toplamı beyan edilecek gelirin yüzde 5’ini aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar kazançtan indirilebiliyor.

RAMAZAN ERZAKLARI

Ramazan’a özel diyebileceğimiz bir uygulama da çalışanlara erzak teslimi... İşletmeler, kendi çalışanlarına da Ramazan ayında özellikle gıda yardımı, erzak kolisi yardımında bulunabiliyor. Bu kez yardım yapan işletmelerin vergi ödemesi gerekiyor yalnız. Erzak bedellerinin ücret gibi görülüp bordroya dahil edilmesi dolayısıyla üzerinden gelir vergisi ve damga vergisinin hesaplanıp ödenmesi gerekiyor. Söz konusu vergilerin hesaplanmasından sonra ücret gideri olarak işletmenin kazancından erzak tutarı düşülebiliyor.

MATBAACILARIN HATTATLARLA ORTAK KADERİ

Yazının Devamını Oku

Hangi vergi suçlarında hapis cezası var?

Vergi Usul Kanunu’nda (VUK) kaçakçılık suçlarını işleyenler için ‘hapis cezası’ öngörülüyor. (Md.359)

Hapis cezasına muhatap olan suçlular aynı zamanda (varsa) vergi kaybının üç katı tutarında parasal vergi ziyaı (kaybı) cezasına da muhatap olurlar. (VUK Md.344) Geçen cuma meclise sunulan yasa teklifiyle ‘kaçakçılık suçları’ kapsamına ilaveler (VUK 359/ç) yapılıyor. Yeni tanımlanan kaçakçılar: Yetkisiz olarak yazarkasa (Ödeme kaydedici cihaz) mührünü kaldıranlar, donanım ve yazılımını değiştiren kişiler... Elektronik mali bilgileri sabote eden kişiler... Teklifle; kamu kurumlarına iletilmesi gereken verilerin iletilmesini önleyen veya gerçeğe aykırı olarak iletilmesine neden olanlar, elektronik kontrol ve denetim sistemlerine zarar verenler tarif ediliyor ve sayılan kural ihlalleri için üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

SAVCILIĞA BİLDİRİM

Yeni tanımlanan kaçakçılık suçu (VUK 359/ç) için sayılan işlemlerin inceleme sırasında tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, Vergi Müfettişleri (ve Yardımcıları) tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenmesi ve rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi öngörülüyor. İnceleme dışında suçun işlendiğinin öğrenilmesi halinde de incelemeye başlanmadan savcılığa bildirilmesi gerektiği belirtiliyor. Kamu davasının açılması için incelemenin tamamlanması şartını da aramayan yeni düzenleme ise VUK 367.nci maddeye ilave ediliyor. 

3 FARKLI CEZA VAR

Kaçakçılık suçlarını işleyenler için yasada işlemin türüne göre üç farklı hapis cezası öngörülüyor. işte o cezelar:

1- 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezası

* Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

* Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (VUK Md. 359/a)

Yazının Devamını Oku

Dolandırıcılar için pandemi fırsat mı?

Sanki çok sık ‘dolandırıcılık’ haberi okuyoruz son zamanlarda...

Çalıştıkları işyerlerini milyonlarca liralık tutarda dolandıran kişiler... Otomotiv şirketinde, meşhur dönercide ve son olarak Türkiye Binicilik Federasyonu’nda (TBF) yaşanan yolsuzluklar...İşletmelerde; görevi gereği kendine duyulan güveni kötüye kullananlar, suiistimal edenler... Suistimalle; dolandırıcılar kendilerine haksız kazanç sağlarken, çalıştıkları işyerleri ise yüklü zararlara maruz kalıyorlar. Genellikle de çok sonradan fark edilebiliyor aylar-yıllar sürmüş zimmete geçirme işlemleri. Peş peşe bu haberlerle karşılaşınca otomatik olarak, dolandırıcılar için “pandemi de bir ‘fırsat’ olarak mı görülüyor acaba?” sorusu akla geliyor.

KONTROL ZAFİYETLERİ

Suiistimalcinin harekete geçmesi için ‘suistimal üçgeni’ olarak tanımlanan koşulların olgunlaşması da gerekiyor. Üçgenin bir kenarında ‘fırsat’ var, diğer iki kenarında ise rasyonalizasyon (kendince haklı neden bulma) ve motivasyon (haksız da olsa ek kazanç ihtiyacı) var. İşletmelerin iç kontrol sistemlerindeki zafiyetler, uzun süre fark edilmeyen dolandırıcılıklara neden oluyor. Diğer yandan iç kontrol sistemleri etkinse bile pandemi kaynaklı değişimlere göre sistemin gözden geçirilmesi de gerekiyor. Salgınla birlikte; hemen her işletmede iş yapış şekilleri değişti, birçok işletme uzaktan çalışma modelini devreye aldı. Dolayısıyla işletmelerde daha önce devrede olan kontrol yöntemleri (iç ve dış mutabakatlar, onay süreçleri, ödeme ve tahsilat prosedürleri…) zayıflamış veya devre dışı kalmış olabilir...Diğer yandan tersten de bakılabilir... Belki de pandemi öncesi eski iş yapış şekline göre suiistimalcinin gizleyebildiği işlemler, artık gizlenemez hale gelmiş de olabilir. Suiistimal riskleri; işletmelere, sektörlere, iş yapış şekillerine göre farklılık gösterdiğinden her işletme iç kontrol sistemlerini kendi içinde ayrıca değerlendirmelidir.

HER İŞLETME İÇİN GEÇERLİ RİSKLER

Tabi ki her işletmenin iş yapış şekli, sektörü, iç kontrol sisteminin etkinliği birbiriyle farklılık gösterdiğinden suiistimal risklerinin ele alınması da farklılık gösterecektir. Ancak her işletme için şunu söyleyebiliriz: Tüm işletmeler müşterilerinden tahsilat yapar, tüm işletmeler tedarikçilerine ödeme yapar. Dolayısıyla her işletme için; müşterilerden gelen tahsilatların, fiziken satışı yapılan mal/hizmetin bedeline uygunluğunun kontrolünün sağlanmış olması gerekir. Her işletme için tedarikçiye yapılan ödemelerin, fiziken temin edilen mal/hizmete göre uyumunun kontrolü sağlanmış olmalıdır. Her işletmenin müşteri cephesinin de, tedarikçi cephesinin de (önceden belirlenmiş) kriterlere uygun işleyip işlemediğinin belirli aralıklarla teste tabi tutulması gerekir. (Test işlemleri sırasında da teknolojik yeniliklerden de yararlanarak; cari hesaplar, birim fiyat, vade, iskonto, miktar, tahsilat yöntemi, ilgili satış/satınalma sözleşmeleri, onay süreçleri gözden geçirilecektir.)

BELLİ ARALIKLARLA İZLEME

Her işletme için müşteri (tahsilat) ve tedarikçi (ödeme) cephesi dışında ortak olan daha düşük hacimli sayılabilecek süreçler de var...Her işletmede; çalışanlara maaş ödenir, sözleşme kaynaklı (kira, bakım onarım vb.) ödemeler gerçekleşir, varsa varlık alımında ödeme, varlık satışında tahsilat gerçekleşir. Sayılan olağan ve olağandışı tahsilat-ödeme süreç ve işlemlerinin belirlenmiş onay ve prosedürler sonrası, kontrole tabi olduktan sonra ancak gerçekleştirilebileceğinin belirli aralıklarla izlenmesi durumunda riskler minimize edilebilir.

KURUMLAR VERGİSİ ORANI YÜZDE 25 OLUYOR

Yazının Devamını Oku

İşyerleri çalışanlara aşıyı zorunlu tutabilir mi?

Google ve Amazon aşı olan çalışanlarını işyerine geri çağırıyor.

Salgının başlarında evden çalışma modeline geçen ofis çalışanlarını tekrar işyerlerine çağırıyor. Google ve Amazon’da COVID-19 aşılama çalışmalarının hız kazanması üzerine bu kararı almışlar... Ülkemizde de çok sayıda ofis çalışanı son bir yılda evden çalışma modeline geçiş yaptı. Diğer yandan Çin’de üretilen aşıdan sonra Almanya’da üretilen aşı da risk gruplarına göre öncelik belirlenerek uygulanmaya başladı. Haliyle birçok işletmede artık şu sorunun cevabı merak ediliyor: Şirketler ofise çağırdıkları çalışanlar için aşıyı zorunlu tutabilir mi? Veya işyerleri çalışanlarının aşı olmasını zorunlu tutabilir mi?’

YASAL DÜZENLEME

İş Başmüfettişi Şahin Türk bu soruyu ilgili mevzuat açısından değerlendirdi ve sonucunda “Yeni koronavirüs (COVID-19) hastalığı nedeniyle bu aşamada aşının zorunlu olarak yapılamayacağını bunun için yasal düzenlemenin gerekli olduğunu” belirtti. (Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi, Ocak 2021, Sayı:205) Başmüfettiş Şahin Türk, değerlendirmesinde Anayasa’ya ve Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na atıfta bulunuyor:

* Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı başlıklı 17 nci maddesinde “...Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı...”

* 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda (57 nci madde) sayılan hastalıklardan birinin ortaya çıkması veya ortaya çıkmasından şüphelenilmesi halinde hastalara veya hastalığa maruz bulunanlara serum veya aşı tedbirinin uygulanacağını belirtiyor.

Şahin Türk; Hıfzıssıhha Kanunu’nun 57.nci maddesinde belirtilen hastalıkları da; Kolera, Veba, Dizanteri, Difteri vb. sayıyor ve bunların arasında koronavirüs sayılmadığından, yeni yasal düzenleme yapılmadan ‘çalışanlara zorunlu aşı yaptırılamayacağını’ belirtiyor.

HAMMADEDE KDV YÜKÜ

Normalde aşıların ve ilaçların teslimi sırasında yüzde 8 oranında da KDV hesaplanıyor. COVID-19 aşısı içinse KDV oranı yıl sonuna kadar yüzde 1 olarak belirlendi. (23.12.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 3318 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı) Diğer yandan ülkemizde aşı üretimine yönelik yoğun faaliyetlerin yürütüldüğü de biliniyor. Dolayısıyla ülkemizde aşı üretecek, hammaddesini farklı tedarikçilerden temin edecek işletmeler, aşıyı teslim ederken yüzde 1 oranında KDV hesaplarken, hammadde-etken madde alışlarında yüzde 8 oranında KDV ödeyecekler. Bu 7 puanlık KDV-finansman yükü de üreticilerin üzerlerinde kalacak. COVID-19 aşısının ithali için yüzde 1 KDV ödenirken, aşının hammaddesi için yüzde 8 oranında KDV ödenmesi yurtiçindeki üretici için ilave yük demektir.

Yazının Devamını Oku

2020 gelirlerinin beyanı için son günler

Yarın son gün. Geçen yıl beyana tabi gelir elde eden kişiler, halen beyanlarını vergi dairesine vermemişlerse artık süre azaldı.

Kira gelirlerini, gayrimenkul satış gelirlerini, kâr payı gelirlerini ve ücret gelirlerini mart ayının ilk günlerinden itibaren ayrıntılı olarak ele almıştık. Faiz gelirleri ve hisse satış gelirlerinin beyanına ilişkin kritik noktaları da bugün açıklıyoruz.

BORSA DIŞI SATIŞLAR

Geçen yıl hissesini satıp beyana tabi değer artış kazancı elde edenlerin, mart ayı içinde beyanname verip iki taksitte (mart ve temmuz aylarında) hesaplanan vergilerini ödemeleri gerekiyor. Şirketteki hissesini satan ortak; eğer anonim şirket ortağıysa ve ortaklık süresi iki yılı da geçmişse, kazancın büyüklüğü ne kadar olursa olsun, bu kişilerin vergi ödemesi gerekmiyor. Bu vergi avantajından yararlanabilmek için kritik bir nokta var; ‘en az iki yıllık ortaklık süresi boyunca pay sahiplerinin ellerinde hisse senetlerinin de basılı olarak bulunmuş olması’ gerekiyor.

LİMİTEDDE AVANTAJ YOK

Şirketin ortaklar pay defterinde; ortak olarak kayıtlı kalınmış olunsa da, vergi avantajından yararlanmak için hisse senetinin bastırılıp ortağa verilmiş olması gerekiyor. Şirket yönetimi eğer ortaklara hisse senetlerini basarak teslim etmemişse, fiilen iki yıldan fazla ortak olarak kalınmış olsa da vergi avantajından yararlanılamıyor. Limited şirket ortakları için; iki yıl ortak olarak kalmanın herhangi bir avantajı yok. Limited şirket haklarını devreden ortaklar iki yıldan fazla süre ortak olarak kalsalar da her durumda elde ettikleri kazanç üzerinden beyanname vermeleri gerekiyor.

BİST’DE İŞLEM GÖRENLER

Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar için beyanname verme zorunluluğu yok. Dolayısıyla, vergi ödenmesi de gerekmiyor. Normalde stopaja tabi olmasına rağmen stopaj oranı sıfır olarak belirlendiğinden kesinti yoluyla da vergi ödenmesi gerekmiyor. (Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı -MKYO- hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar yüzde 10 oranında stopaja tabi. 1 yıldan daha fazla elde tutulduktan sonra satılmasından elde edilen kazançlar stopaja tabi değil.)

YURTİÇİ FAİZ GELİRLERİ

Yazının Devamını Oku