GeriAhmet KARABIYIK Hisseli konutta emlak vergisi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hisseli konutta emlak vergisi

Musa Gümüştaş adlı okurum emlak vergisi muafiyetinden yararlanıp yararlanamayacağını sormuş:

“Eşim de ben de emekliyiz. Tek konuta yüzde 20 ve yüzde 80 oranında hisse ile sahibiz. Evimiz brüt 230 metrekare ama hisseleri dikkate aldığımızda ikimizin hissesi de 200 metrekarenin altında kalıyor…” Hisse payları 200 metrekarenin altında kalsa da, konut eğer brüt 200 metrekarenin üzerinde ise hissedarlar emlak vergisi muafiyetinden yararlanamıyor. Emlak vergisi avantajı için tek konutun her durumda brüt 200 metrekarenin altında kalması gerekiyor. SGK’dan aldıkları maaş dışında geliri olmayan emekliler gibi; ev hanımları, engelliler, işsizler, gaziler ve şehit yakınları için de emlak vergisi avantajı uygulanabiliyor. Muafiyeti olmayan mülk sahipleri için; 2021 emlak vergisinin ilk taksiti (mart ayından) mayıs sonuna kadar ödenebiliyor. İkinci taksitinse bu ay (kasım) sonuna kadar ödenmesi gerekiyor. Süresinde ödenmeyen vergiler için aylık yüzde 1.6 gecikme zammı hesaplanıyor.

EV METRUKSA

Van’dan bir emekli vatandaşımız da ‘ikinci ev yıkıksa, metruksa emlak vergisi avantajından yine de yararlanabilir miyim’ diye Maliye’ye sormuş. Normalde; sıfır oranlı emlak vergisi avantajı tek konutu olanlar için geçerli. İkinci ev sahipliği söz konusuysa her iki konut için de emlak vergisinin ödenmesi gerekir. Sağlam durumdaki ilk ev; brüt 111 metrekare iken, ikinci ev yıkık olduğundan belediyeye muafiyet başvurusunda bulunulmuş. Belediye; ‘tapuda iki konut kayıtlı göründüğü için’ muafiyet talebini reddedince, vatandaş konuyu Maliye’ye de sormuş. Maliye; konuya ilişkin açıklamasında özetle “Yaşanılmayacak durumda, metruk, yıkık durumda olan meskenler bu kapsam içerisinde değerlendirilmeyecek olup, ilgili Tebliğde yer alan diğer şartların taşınması kaydıyla indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanılmasına engel teşkil etmeyecektir” demiş. (Van Defterdarlık Gelir Müdürlüğü, 15 Nisan 2021 tarih ve 7979 sayılı özelge)

BEYAN YETERLİ

Maliye emekli vatandaşın başvurusuna cevap verirken kritik bir noktaya daha değiniyor. Emlak vergisi avantajından yararlanmak için başvuran vatandaşların beyan ve taahhütlerinin yeterli olduğu, gerekli şartları taşıyan vatandaşlardan haricen bir belge istenilmeden işlemlerin sonuçlandırılması gerektiği belirtilmiş. Ayrıca; Van’daki örnekte olduğu gibi belediyenin yıkık-metruk binayı görmek istemesi durumunda, bildirimlerin kontrolü amacıyla ilgili taşınmazlarda Vergi Usul Kanunu’nun “Yoklama” hükümleri uyarınca mahallinde yoklama yaptırılarak vatandaşın taşınmazı üzerinde bulunan kargir evin yıkık durumda olup olmadığının tespit edilebileceği de belirtiliyor.

İŞYERİ VE ARSA ENGEL DEĞİL

Tek konutu olan emeklilerin ‘gelir getirmeyen işyeri-arsa ve arazilerinin bulunması da’ muafiyetten yararlanmak için tereddüt oluşturabiliyor. Bu durumda olan emekliler de, brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek konutu için emlak vergisi avantajından yararlanabilir. Mülk sahiplerinin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmiyor. (Gelir İdaresi Başkanlığı, 23 Mart 2011 tarih ve 032-52 sayılı özelge)

 

X

İşte bu yılın işveren maliyetleri

Vergi yasalarında yapılan yeni düzenleme ile artık asgari ücretlinin bordrosunda ne gelir vergisi (GV) ne de damga vergisi (DV) kesintisi olacak.

Net ücrette yüzde 50 oranında artışa da etki eden yeni düzenleme, yüksek ücretlilere de avantaj olarak yansıyacak. Asgari ücretliye yıl boyunca tanınan istisna tutarı, “yüksek ücretlilerin vergi hesabında da ‘eksi’ olarak dikkate alınacak” ve ücret bordrolarında (önceki yıllara göre) daha az vergi hesaplanacak. Dün; ‘brütten ücret hesaplanan işyerlerinde’ çalışanların yıl boyunca ne kadar net maaş elde edeceklerini ele almıştık. ‘Brütten ücret hesaplanan işyerlerinde’ yeni vergi avantajının, direkt çalışanın net maaşını artırdığını örneklerle açıklamıştık...

Bugün; ‘netten ücret hesaplanan işyerleri için’ bu kez işveren maliyetinin yıl içi değişimini 12 ay için ayrı ayrı ele alıyoruz. ‘Netten ücret hesaplanan işyerlerinde’ yeni vergi istisnası, işveren maliyetinde düşüş sağlayacak, dolayısıyla işverene yarayacak. Yıl içinde; ilerleyen aylarda ocak ayı işveren maliyetine göre daha fazla maliyete katlanan işverenler, asgari ücretliye uygulanan kadar gelir vergisi (GV) ve damga vergisi (DV) istisnası uygulanmasından dolayı işveren maliyetindeki artışı daha az hissedecekler. (Yeni vergi istisnasının ‘Netten ücret hesaplanan işyerlerinde’ yıl içinde çalışana bir avantajı yansımayacak.)



NASIL ETKİLİYOR?

Net ücreti 5 bin lira olan bir çalışan için vergi istisnasının işveren maliyetini nasıl etkilediğini inceleyelim. Önce; ocak ayı için işveren maliyetine bakalım, sonra yılın ilerleyen aylarında ne kadar işveren maliyeti oluşacak, onu inceleyelim. Net ücreti aylık 5 bin lira olan bir çalışan için; işverenin üstleneceği maliyet ocak ayında 7 bin 108 lira olacak. Eğer istisna olmasaydı 8 bin 219 lira işveren maliyeti oluşacakken yeni vergi istisnasından dolayı bin 111 lira daha az maliyete katlanılmış olacak. Bu avantajın nedeni; 2022’de aylık net 5 bin lira ücret için işverenin artık daha az vergi (GV ve DV) yüküne katlanacak olması. Net 5 bin lira ücret için; daha az brüt ücret belirleneceğinden, (vergi ve) sigorta prim yükü de daha az hesaplanacak aynı zamanda. Eğer istisna devreye girmemiş olsaydı; net 5 bin lira ücret için ocak ayı brüt ücretinin 6 bin 995 lira olması gerekirdi. Halbuki yeni istisna düzenlemesi sonrası net 5 bin lira ücret için, 6 bin 49 liralık brüt ücret yeterli olacak.

Yazının Devamını Oku

Yeni vergi avantajı kime ne getiriyor?

Asgari ücretliden vergi kesintisi kalktı. Peki bu yeni düzenleme çalışana mı, işverene mi yarayacak? İşte 2022 tüm aylar için net ücretler...

Asgari ücretlilerden vergi kesintisini kaldıran vergi istisnası daha yüksek ücretlilerde de avantaj sağlayacak.

Asgari ücretlinin ‘istisna olmasaydı ödeyeceği vergi tutarı’ yüksek ücretlilerin vergi hesabında da ‘eksi’ olarak dikkate alınacak ve ücret bordrolarında (önceki yıllara göre) daha az vergi hesaplanacak. Daha az vergi hesaplanmasının olumlu etkisi ise ya çalışana ya da işverene yarayacak. Peki hangi durumda çalışana, hangi durumda işverene yarayacak?

Brütten ücret hesaplanan işyerlerinde yeni vergi avantajı çalışanlara yarayacak. Yıl içinde; vergi diliminin artmasından dolayı net ücretleri azalabilen çalışanlar ‘brütten ücret hesaplanmasının’ belki de ilk defa bu yıl avantajını hissedecekler. Yıl içinde ilerleyen aylarda ocak maaşına göre daha az net ücret alan çalışanlar, asgari ücretliye uygulanan kadar gelir vergisi (GV) ve damga vergisi (DV) istisnası uygulanmasından dolayı net ücretlerindeki azalışı daha az hissedecekler.

Brüt ücreti 8 bin lira olan bir çalışan örneği üzerinden; vergi istisnasının net ücreti nasıl etkilediğini inceleyelim... Önce ocak maaşı için kazancına bakalım sonra yıllık olarak ne kadar daha fazla net maaş elde edilecek, ona bakalım...

Brüt 8 bin lira ücreti olan bir çalışan, önümüzdeki hafta yeni yılın ilk ücretini banka hesabında 6 bin 395 lira olarak görecek. Eğer istisna olmasaydı 5 bin 719 lira net maaş alacakken yeni vergi istisnasından dolayı ‘676 lira daha fazla net maaş’ elde etmiş olacak. Bu avantajın nedeni; 638 lira daha az GV’ nin ve 38 lira daha az DV’ nin çalışanın bordrosunda hesaplanacak olması... İşveren maliyetinden de bahsetmek gerekirse; ocak ayında brüt 8 bin lira ücret için, 9 bin 400 liralık işveren maliyeti oluşacak ve 12 ay boyunca bu tutarda bir değişiklik olmadan aynı maliyet geçerli olacak.

Brüt 8 bin lira ücret örneği üzerinden; yeni vergi avantajının ‘yıllık olarak’ çalışana etkisi ise ‘9 bin 64 lira daha fazla net maaş’ olarak gerçekleşecek. Eğer istisna olmasaydı maaşlarından 15 bin 532 lira GV ve 729 lira DV kesilmesi gerekirken 8 bin 608 liralık GV istisnasının ve 456 liralık DV istisnasının uygulanması sonrası ise yıllık olarak toplam 7 bin 197 lira vergi (GV+DV) bordrolarda kesinti olarak yer alacak.

Diğer brüt ücret önekleri için de; yıl içi net maaşın hangi ayda ne kadar çalışanın banka hesabına yatacağı tablodan görülebilir.

Brütten ücret hesaplaması yapılan işyerlerinin aksine ‘Netten ücret hesaplaması yapılan işyerlerinde’ çalışanın net ücretinde aydan aya bir değişim yaşanmamakta. Bu kez işverenlerin maliyetleri (Net ücret+ vergiler+ sigorta primleri) aydan aya değişim göstermekte.

Yazının Devamını Oku

İşte 'fenomen' vergisinin ayrıntıları

Sosyal medya üzerinden yayıncılık yapan içerik üreticilerinin nasıl vergilendirileceği konusundaki detayları anlamak herkes için kolay değil. Zira yayıncıların çoğunluğunun ticari deneyimi oldukça düşük. Biz de daha anlaşılır olması için yeni tebliğinden yola çıkarak vergi avantajının kritik noktalarını sırasıyla açıklayalım.

“ŞU tarihte, şu kadar para gelmiş banka hesabına... Peki vergisini ödedin mi?” diye soruyordu Maliye vatandaşa. Parayı alan kişilerin birçoğu da; hiçbir ticari deneyimi olmayan, hayata daha yeni atılmış gençlerdi...Sonrasında hem verginin aslı, hem cezası isteniyordu internet üzerinden reklam ve benzeri gelir elde edenlerden. Cezaya muhatap kişiler; bu kazançları elde ederken aynı zamanda vergi dairesine kaydolma, defter tutma, beyanname verme gibi ödevleri olduğunu da ancak cezadan sonra öğreniyorlardı...

YÜZDE 15 KESİNTİ

Gelir Vergisi Yasası’na eklenen bir maddeyle (Mükerrer 20/b.) ile artık Youtube, Facebook, Instagram ve Twitter üzerinden reklam ve benzeri gelir elde edenler için istisna geldi. (26 Ekim 2021 tarihli Resmi Gazete) Artık ne vergi ödeme yükümlülükleri var, ne de defter tutma-beyanname verme gibi ödevleri var. Hesaplarına para girişi olan bankalar, gelen paradan otomatik yüzde 15 kesinti (stopaj) yapacak, vergilendirme de kendiliğinden sonuçlanmış olacak. Ta ki gelen hasılat; yıllık (2022 için) 880 bin lirayı bulana dek… 880 bin lirayı aşan tutarda gelir elde edenler için bizzat beyanname verme-vergi ödeme yükümlülüğü başlıyor.

KİMLERE UYGULANACAK

Başlıkta da yer alan kritik konu ise ‘internet sitesinde yayımlanan paylaşımlar için’ istisnanın olmaması. Genel hükümlere göre vergi ödevlerini yerine getirecek, kişisel internet sitesinde yayımladıkları içeriklerden gelir elde edenler...Yasanın uygulanmasına yönelik tebliğ de geçen hafta yayımlandı. (318 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, 12 Ocak 2022 tarihli Resmi Gazete) Tebliğde örnekle de (Örnek 12) açıklanıyor: Kişisel internet sitesinde yer alan videolarında yemek tarifleri yapan ve sitesinin belirli alanlarında reklamlar yayınlanmakta olan kişinin, bu reklamlardan elde ettiği kazançların istisna kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtiliyor. Kişisel internet siteleri gibi elektronik ticaret siteleri ve haber sitelerinin de sosyal ağ sağlayıcısı olarak kabul edilmediği ve etkileşim amaçlı içeriğin ikincil ve yan hizmet olarak sunulduğu platformlarda faaliyette bulunan kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için istisna hükümlerinin uygulanmayacağı belirtiliyor.

Maliye’nin uygulamaya yönelik yeni tebliğinden yola çıkarak vergi avantajının diğer kritik noktalarını da sırasıyla açıklayalım.

İSTİSNA BELGESİ ZORUNLU

Yazının Devamını Oku

İşte yeni yılda mirasçıların ödeyeceği vergiler

Yeni yılda birçok vergide olduğu gibi, Veraset ve İntikal Vergisi’nde de (VİV) değerler değişti. Hem ne kadar vergi istisnası uygulanacağı, hem hangi değer üzerinden hangi oranda vergi uygulanacağı güncellendi. İşte mirasçılar ve bağış-hediye alan mükellefler için 2022 yılı vergileri...

YENİ yılda uygulanacak asgari ücret, Motorlu Taşıtlar Vergisi gibi birçok kalemde güncelleme yapılırken Veraset ve İntikal Vergisi’ne (VİV) konu değerlerde de güncellemeler yapıldı. Hem ne kadar vergi istisnası uygulanacağı hem hangi değer üzerinden hangi oranda vergi uygulanacağı konusunda… VİV’de iki ana mükellef türü var. Birisi mirasçılar, diğeri bağış-hediye alanlar… Her iki mükellefiyet türü açısından 2022’de ne kadar değer için vergi istenmeyeceği (istisna uygulanacağı) ve hangi tutarlar üzerinden hangi oranda vergi uygulanacağını sırasıyla açıklayalım…

YENİ DEĞERLER

2022’de mirasçılara isabet eden hisselerin 455.635 lirası istisna. (2021 için 334.534 liraydı.) Füruğ (altsoy) bulunmaması halinde eşe isabet eden miras hissesinde istisna tutarı ise 911.830 lira (2021 için 669.479 liraydı.) Yeni yılda uygulanacak vergisel hadler 21 Aralık 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. (VİV Kanunu Genel Tebliği, Seri No: 53) Ölüm halinde, mirasçıların dört ay içinde “veraset ve intikal vergisi” beyannamesi vermeleri gerekiyor. Ölüm Türkiye’de meydana gelmemişse ve/veya mirasçıların Türkiye’de bulunmaması durumlarında, beyanname verme süreleri farklılık gösterebileceğinden kişilerin kendi durumlarını ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. Veraset yoluyla intikal eden varlıkların değeri, istisna haddinin altında kalsa dahi yine beyanname verilmesi gerekiyor. Muristen mirasçılara veraset yoluyla hiçbir mal intikal etmemişse, bu durumun da bir dilekçe ile (beyanname verilmeksizin) vergi dairesine bildirilmesi gerekir.

Aşağıdaki tabloda mirasçıların intikal eden varlıklar için hangi oranda (Yüzde 1’de, yüzde 10’a kadar) vergi ödeyeceği görülebilir. Ödemeler, üç yılda ve altı taksitte (her yıl Mayıs ve Kasım aylarında) yapılabiliyor.

BAĞIŞ VE HEDİYELER

2022 için güncel istisna tutarı olan 10.491 lirayı aşan değerdeki bağışlar için vergi hesaplanması gerekiyor. (2021’de istisna tutarı 7.703 liraydı.) Bağış ve hediyenin kimden geldiğine göre VİV oranları değişiyor. Anne, baba, eş ve çocuklardan bu hediyeleri alanlar için, verginin oranı yarı yarıya düşüyor. (Yüzde 5’den başlayıp intikal eden varlığın değerine göre yüzde 15’e kadar artıyor.) Hediyenin taşınır (menkul)-taşınmaz (gayrimenkul) olması da fark etmiyor. Mücevherat, otomobil, konut vb. tüm karşılıksız olarak edinilen varlıklar için aynı zamanda vergi yükümlülüğü de söz konusu. Bahsettiğimiz karşılıksız intikaller için beyanname verme süresi bir ay. Sonrasında ödeme, üç yılda ve altı taksitte (her yıl Mayıs ve Kasım aylarında) yapılabiliyor.

GECİKME FAİZİNE DANIŞTAY’DAN ‘HAYIR’

Yazının Devamını Oku

‘Satılık Boğaz Köprüsü’ Peki vergisi var mı?

‘Satılık Boğaz Köprüsü’ ilanını Sülün Osman görse ne derdi acaba? Galata Kulesi’ni, Kız Kulesi’ni, tramvay gibi kamu mallarını saf vatandaşlara satarak Yeşilçam filmlerine konu olmuştu Sülün Osman. Tabii ki kandırdığı saf vatandaşlara satışlarını tapu dairesinde yapmıyordu.

Tapu dairesine gitmeksizin İstanbul’u parselleyip satan başkaları da var bu arada. Son dönemde haberlerde sık sık görüyoruz. Boğaz Köprüsü de, Galata Kulesi de, İstanbul’un bir çok tarihi ve turistik yerleri de bu kez sanal alemde parselleniyor, satılıyor. Öteki evrende (metaverse) adeta Sülün Osman gibi satış yapanlar var. Satılan sanal taşınmaz sayısı da şimdiden 10 binleri geçmiş durumda: Türkiye’de 20 bin, İstanbul’da 11 bini aşkın parselin satıldığı söyleniyor.

SANAL TAŞINMAZLAR 

Sanal alemdeki gayrimenkullerin satışlarında tabii ki alıcı aldatılmıyor. Satılanın; elle dokunulamayan sanal bir taşınmaz olduğunu alıcı baştan biliyor. Ovr isimli oyun tabanlı Metaverse platformunda yer tahsisi yapılıyor. Bu alım satım işlemleri sonrasında neticede gelir de elde ediliyor. Gelir elde edildiği zaman da tabi ki o kritik soru akla geliyor: “Vergisi var mı?”

 Önce gerçek hayattaki gayrimenkullerin vergilendirilme koşullarını hatırlayalım.

İŞLETMELERİN ALIM SATIMI

Eğer ticari faaliyet olarak (şahsen veya şirket olarak) gayrimenkul alım satımı yapılıyorsa bu işlemler ticari kazanç (şirketlerde kurum kazancı) sayılıyor. Ve ticari kazanç olduğunda da bir işyeri üzerinden bu faaliyetlerin yürütülmesi gerekiyor. İşyeri açılıp vergi dairesine kaydolduktan sonra defter tutma, beyanname verme gibi ödevlerin yerine getirilip ardından da yıllık kazanç üzerinden vergi ödeme yükümlülüğü doğuyor.

ŞAHISLARIN ALIM SATIMI

Ticari faaliyet olmadan şahsen gayrimenkul satışı yapılması durumunda ise alımın üzerinden 5 tam yıl geçip geçmediğine göre vergilendirme yapılıyor. Alış tarihinin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra satışı yapılan gayrimenkuller için ‘ne kadar kazanç elde edilirse edilsin’ vergi ödenmesi gerekmiyor.

Yazının Devamını Oku

2022’de yüksek ücretlilerde maaş nasıl hesaplanacak?

Asgari ücret üzerindeki vergi yükü 2021’de yıllık 2 bin 580 liraydı. Net maaş ise; aylık 2 bin 826 lira, yıllık 33 bin 911 liraydı.

Yeni yılda asgari ücretlinin brüt ücretinden gelir vergisi de, damga vergisi de artık kesilmeyecek. Aylık brüt 5.004 lira üzerinden yalnızca sigorta primleri kesilecek, 4 bin 253 lira net maaş her ay asgari ücretlinin hesabına yatırılacak. Yıllık elde edilecek en az net maaş 51 bin 41 liraya yükselecek. 2021’e göre, 2022’de toplamda 17 bin 130 lira (yüzde 50 artışla) daha fazla yıllık net gelir elde edilecek.

VERGİ AVANTAJLARI

Asgari ücretli için konu netleşti. Şimdi, daha yüksek ücretlilerin maaşında neler değişecek onu inceleyelim. Onların maaşlarında da ciddi vergi avantajları oluştu. Tabi ki ücret gelirlerinin tamamı istisnaya tabi değil ancak ‘asgari ücretin istisna olan vergisi kadar tutar’ yüksek ücretlilerin maaş hesabında da, hesaplanan vergilerinden düşülecek. Böylece geçmiş yıllara göre yüksek ücretliler de daha az vergi ödeyecekler, dolayısıyla daha fazla net maaş elde edecekler. Asgari ücretin üstündeki maaşlar için yeni yılda uygulanacak vergi avantajının etkilerini, brüt 6 bin lira ve brüt 10 bin lira örnekleri üzerinden inceledik. Her iki örnek ücret için maaşların yeni yılda nasıl değişeceğine birlikte göz atalım.

6 BİN TL İÇİN MAAŞ HESABI

2021’de 6 bin lira brüt maaşı olan çalışanın aylık ortalama net maaşı 4 bin 355 lira iken 2022’de 4 bin 844 liraya çıkacak. Dolayısıyla brüt 6 bin lira ücret için 2022’de aylık ortalama 489 lira net maaş daha fazla hesaplanacak. Yıllık olarak net maaştaki artış ise 5 bin 866 lirayı bulacak. Yıllık toplam net maaşlar; 2021 için, 52 bin 259 lira iken 2022’de 58 bin 125 liraya çıkmış olacak. Hesaplamalarda; 2021’den, 2022’ye artan gelir vergisi dilimlerinin dikkate alındığını da ayrıca belirtmekte yarar var.

Gelir vergisinde ve damga vergisinde -asgari ücretliye uygulanan kadar- istisna getirilmesiyle yüksek ücretlilerde de net maaş artışı sağlanmış oldu.

Brüt 10 bin lira için yeni yılda net maaş hesabı

10 BİN TL İÇİN MAAŞ HESABI

Yazının Devamını Oku

2022’de en az ücret net 4 bin 253 lira

Yeni yılın asgari ücreti yüzde 50.5 artış oranıyla net 4.253,40 lira olarak açıklandı. 2 bin 826 liradan, 4 bin 253 liraya, bin 427 liralık artış gerçekleşti.

Çalışan, işveren ve hükümet; tüm tarafların mutabakatıyla asgari ücretin belirlenmiş olması da çalışma barışı için önemli. Dünkü Resmi Gazete’de brüt asgari ücret günlük 166.80 lira olarak yayımlandı. Aylıkta brüt 5 bin 4 liraya denk geliyor. Çalışandan kesilecek sigorta primleri (750.60) sonrası net 4 bin 253 liraya ulaşılıyor. Asgari ücretlinin brüt ücretinden, gelir vergisinin ve damga vergisinin kesilmeyeceği de açıklandı. Asgari ücret kadar gelire, vergi istisnasının nasıl uygulanacağını düzenleyecek yasa değişiklikleri de kısa sürede netleşecektir.

İşverenin; brüt asgari ücrete ilaveten üstleneceği sigorta primlerinin (1.125,90) eklenmesi sonrası işveren maliyeti 6.129,90 lira olarak hesaplanıyor. Sigorta primlerini düzenli ödeyenlere sağlanan yüzde 5 prim teşviki sonrası işverenin maliyeti 5.879,70 lira olarak hesaplanıyor. (Tablo 1) Net asgari ücrette yüzde 50 artış yaşanmışken, işveren maliyetinde daha düşük oranda (yüzde 40) artış yaşanmış oldu. Bunun nedeni de; işverenin brüt maaş üzerinden artık Maliye’ye vergi ödemeyecek olması.



KAYIT DIŞINDA DİKKAT!

İşletmenin hazırladığı ücret bordrosunda bir problem yok, her şey nizami. Güncel asgari ücret üzerinden çalışanın bordrosu düzenleniyor ve net ücreti de çalışanın banka hesabına yatıyor. Ama bankadan para çeken kişi çalışan değil, patron! Bankamatik (atm) kartı çalışanın değil patronun elinde. Net maaşı bankadan patron çekiyor, bir kısmını (fiili net maaş) çalışana elden veriyor, kalan net maaş patronun kasasına gidiyor. Böylece iki farklı net maaş uygulanıyor, birisi çalışana elden verilen ‘fiili net maaş’, diğeri bankaya yatmış görünen ‘resmi net maaş’. Bu durumda çalışana aslında, fiilen asgari ücretin altında ödeme yapılmış oluyor. Ama bordro ve banka kayıtlarına bakarsanız her şey usulüne uygun.

Yazının Devamını Oku

Maliye’den bazı çalışanlara ek ödeme

Milyonlarca çalışanın yeni yılda ne kadar gelir elde edeceğini belirlediğinden gözler ‘asgari ücret’ toplantılarında. İşçi temsilcileri de, işveren temsilcileri de, hükümet de, tüm taraflar bu yıl ‘ücret artışı enflasyonun üzerinde olacak’ şeklinde açıklama yaptığından beklentiler de haliyle daha yüksek.

Asgari ücret tutarı netleşince bizde pek tabi tüm yönleriyle ele alacağız. Çalışan için ne kadar brüt ücret uygulanacağını, ne kadar vergi -sigorta primi kesileceğini, ne kadar AGİ ödemesi yapılacağını ve nihayetinde ne kadar net maaş elde edilebileceğini kalem kalem açıklayacağız. İşveren için de aynı şekilde; işçinin brüt ücretine ilaveten ne kadar işveren sigorta payı üstleneceklerini dolayısıyla toplam maliyeti de tablo üzerinden açıklayacağız.

BEYANNAME VERECEKLER 

Başlıktaki Maliye’den ek ödeme yapılacak çalışanların kimler olduğunu açıklayalım şimdi. CEO’lar, CFO’lar, diğer üst düzey çalışanlar, yüksek ücretliler. Bu çalışanların; Maliye’den ödeme almadan önce yapacakları kritik bir ödevlerini hatırlatalım öncelikle: Bu çalışanlar öncelikle beyanname verecekler. Evet; beyanname vermek deyince otomatikman ‘vergi ödemek’ akla geliyor. Beyanname verenler, neden Maliye’ye ödeme yapmak yerine, Maliye’den ödeme alsınlar ki?

Yüksek ücretli çalışanların; geçen yıl mart ayına kadar vergi beyannamesi hazırlamaları söz konusu değildi. Tek bir işverenden ücret alan çalışanlar ne kadar yüksek ücret alsa da beyanname vermiyorlardı, işverenlerinin ücretleri üzerinden vergi hesaplayarak Maliye’ye verdikleri muhtasar beyanname ile yapılan bildirim yeterliydi. İlk olarak 2020 yılı gelirleri için 2021 mart ayında beyanname verdiler. Şimdi de; 2021 yılı gelirleri için önümüzdeki mart ayında beyanname verecekler.

ÜCRET SINIRI NE KADAR 

Bu durumda ‘beyanname verecek yüksek ücretliler için en az ücret sınırı ne kadar?’ sorusu önem kazanıyor. Hemen açıklayalım onu da: 2021 yılı boyunca brüt 650 bin liranın üzerinde ücret geliri elde eden çalışanlar, maaşlarını ‘tek işverenden elde etmiş olsalar da’ mart ayında beyanname vermek zorundalar. (2021 Mart’a kadar; bir önceki yılki ücret gelirleri ne kadar yüksek olursa olsun tek işverenden alınan gelirlerin beyanı söz konusu değildi)

Bu arada CEO’lar, CFO’lar ve diğer yüksek ücretli çalışanlar için yılın artık son günlerinde kritik bir konuyu da hatırlatmak gerekiyor. Birçok yüksek ücretli çalışanın vergi beyannamesi vermesi gerekeceğinden beyannamede yer alabilecek masraflarına ilişkin fatura vb. belgeleri yıl kapanmadan toplamaları da yerinde olacaktır.

BEYANNAME VERMEK AVANTAJLI

Yazının Devamını Oku

CEO’dan yönetim kuruluna bilgi akışında kritik yanılgı

CEO’lar ve diğer profesyoneller, işin doğası gereği şirket yönetim kurulunu sürekli olarak bilgilendirmek zorunda. Ancak bu bilgilendirmede; başkan ve üyeler arasında bir ayırım olursa yasaya aykırı bir durum da oluşuyor. Toplantı sırasında zaten tüm üyeler eşzamanlı bilgileniyorlar, burada problem yok. Ancak toplantı dışında bilgilendirmelerde başkanın üyelerden bir farkı da yok. Sanki başkanın diğer üyelere göre bir üstünlüğü varmış gibi algılandığında şirket profesyonelleri yanılgıya düşmüş oluyorlar.

Anonim şirketlerde; yönetim kurulu, şirketi yönetir. Yaptığı işlemlerden dolayı sorumluluk da yönetime aittir. Özellikle çok ortaklı anonim şirketlerde, farklı grup pay sahipleri, farklı yönetim kurulu üyeleri ile temsil edilirler. Ve tabi ki, her yönetim kurulunun da bir başkanı olur.

BAŞKAN DA İZİN ALMALI

1956 tarihli, (6762 sayılı) eski Türk Ticaret Kanunu (TTK) yarım asırdan fazla yürürlükte kalmıştı. 2012 Temmuz’dan sonra 6102 sayılı yeni TTK’nın yürürlüğe girdi. Yeni TTK’da kurul üyelerinin şirketten bilgi almasına yönelik özel düzenlemeler yer alıyor. Eski yasada bu hakların yer almamasından da kaynaklı olarak şirket uygulamalarında bilgi alma açısından bazı yanılgıların oluştuğunu görüyoruz. Yönetim kurulu başkanının, şirketten-çalışanlarından dilediği bilgiyi veya belgeyi dilediği zaman alabileceği hususundaki yanılgıdan bahsediyorum.

Aslında başkan da üyeler de, ‘toplantı dışında’ şirketten bilgi alırken izin almak zorunda. Dolayısıyla yasaya göre, bilgi alma açısından başkanın, diğer üyelerden bir üstünlüğü bulunmuyor. Evet; üyeler ancak başkanın izniyle ‘toplantı dışında’ bilgi alabilir, doğru. Ancak başkan da, toplantı dışında ancak kurulun izniyle bilgi alabilir. Dolayısıyla şirketin CEO’su, genel müdürü ya da diğer müdür ve çalışanları, “Başkan bizden bilgi istedi, vermek zorundayız, üye bizden bilgi istedi, veremeyiz” derlerse yanılırlar. Diğer yönetim kurulu üyeleri, nasıl başkandan izin aldıktan sonra şirketten bilgi alabilirse, başkan da ancak kuruldan izin alarak aynı şekilde bilgi alabilir.

YASAL DÜZENLEMEYE GİRDİ

2012’ye kadar geçerli olan eski TTK da; üyelerin toplantı dışında bilgi alma hakları yer almıyordu. Yeni TTK ile ‘üyelerin toplantı dışında da bilgi alma hakları düzenlendi. Üyelerin de, başkanın da toplantı dışında bilgi alma hakları izne bağlanarak yasa metninde yer aldı. Yönetim kurulu toplantıları sırasında zaten her üye şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez.

Reddedilmişse üye, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlayabilir, mahkemenin bu kararı kesindir. Yönetim kurulu toplantılarında, yönetim kurulunun bütün üyeleri gibi, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Bir üyenin bu konudaki istemi de reddedilemez; soruları da cevapsız bırakılamaz. (TTK Md.392) Bu arada, yeni TTK ile tek ortaklı anonim şirket kurulabilmesine ve tek kişiden oluşan yönetim kurulu oluşturulabilmesine imkan tanındığını da ayrıca belirtmekte yarar var.

İNCELEMEYİ NEREDE YAPACAK?

Yazının Devamını Oku

Çatkapı haciz bu kadar kolay mı?

İş dünyasında herkesin ezberindedir: Şirketlerin, ancak imzaladığı çek-seneti vadesinde ödemediğinde, işyerine, banka hesaplarına haciz gelebilir.

Onun dışında adi borç için şok haciz yaşanmaz. Alacaklı da tahsil edemediği alacağını tabi ki dava açıp mahkemeye başvurabilir. Ama haciz olmaksızın mahkemede görülen dava, zaman alan bir süreçtir. Mahkemede konu masaya yatırılır, taraflar iddialarını ve delillerini mahkemeye sunar. Dolayısıyla vadesi geçmiş çek-senet sözleşme olmadan hiç kimsenin ‘bir sabah ansızın banka hesapları, itibarı’ yerle bir edilemez. 

 VADESİ 2023

Ama oldu. İstanbul’da daha birkaç ay önce... Sanayici dostum şöyle anlattı: “Değil çek-senet, sözleşme dahi yok alacaklı ile aramda. Ve en önemlisini söyleyeyim; borcumun vadesi de 2023. Yani daha vadesinin dolmasına iki yıl var.” Peki nasıl oluyor da haciz geliyor?  “Ben de bilmiyorum, bir sanayicinin on yıllara dayanan emekle inşa ettiği itibarı nasıl böyle iki dakikada yerle bir edilebilir? Bir sabah şirketimin banka hesaplarına haciz geldiği bilgisiyle uyandım. Müşterilerime de haciz ihbarnameleri gitmiş, alacaklarım da bloke edildi. Müşterilerim mal almayı kesti. Haczi duyan tedarikçilerimden panikle noterden yazı gönderenler oldu. Saatler içinde; çalışanlarımın kredi kartları kilitlendi, şirket araçlarım akaryakıt alımına kapatıldı. Piyasaya gecikmiş borcum yok, devlete vergi-prim borcum yok, çalışanlarıma bir kuruş borcum yok.  Neden hacze muhatap oluyorum?”

 BÜYÜK RİSK VAR

Hakikaten enteresan, haciz gönderilen firmanın kimseye gecikmiş borcunun olmaması. Yıllarını Ar-Ge’ye, ürün geliştirmeye, yatırıma adamış sanayici ‘pişmiş tavuğun başına gelir mi bilmem bu’ dediği olayın detaylarını hararetle anlatmaya devam etti. “Sonradan öğrendim ki, iyi niyetli olmayan alacaklı, alacağının 2023 tarihli vadesinden mahkemeye bahsetmezken, ihtiyati haciz dilekçesine şirketim için ‘mal kaçırma duyumu aldıklarını’ yazmış. Yahu benim ürünlerim tüm Türkiye’de raflarda. Fabrikam da makinalarım da yerinde. Nasıl mal kaçırayım ben? Neden belgelendirilme ihtiyacı görülmeden, ‘mal kaçırdığım duyumu’ iddiası mahkemede ciddiye alınır? Kaldı ki alacaklıya teminat olarak sunduğum -borcun kat be kat üzerinde- varlıklarım da vardı. Çek-senet sözleşme yokken aslı olmayan ‘mal kaçırma duyumu’ üzerine mi hacze muhatap oldum?  Olamaz, böyle bir karar çıkamaz. Eğer mahkemeler böyle bir karar verebiliyorsa; o zaman tüm işletmeler için de büyük risk var. Her işletmeye iyiniyetli olmayan birileri böyle iddialarla gelebilir, çek-senet vermedikleri halde, işyerlerinde faaliyetlerini kendilerince devam ettirirlerken, vadesi gelmeyen bir borçları için işyerleri-banka hesapları şok bir hacizle haksızca boşaltılabilir. Mevzuatta önlem alınsın, ben yandım başkası yanmasın.” 

MAHKEME GÜN VERDİ

Yüzlerce çalışanının sorumluluğunu da taşıdığını söyleyen sanayici patron hacze itirazdan da bahsetti: “İhtiyati haciz kararına itiraz ettik tabi ki, mahkeme 20 gün sonrasına gün verdi. İyi de benim hesaplarıma saatler içinde haciz kondu, müşterilerime, tedarikçilerime konuyu izah edemedim, tüm işlerim kilitlendi, mal alamadım, mal satamadım. Haciz saatler içinde konuluyor, itirazlarımın dinlenmesi için günlerce bekleniyor. Tabi ki tazminat davası açacağım ama ne kadar masraf edip ne kadar yıl bekleyeceğim bu tazminat davasının sonuçlanması için belli değil. Yapanın yanına kâr kaldı aslında.” Konuyu uzman hukukçulara sordum. Onlar da ‘ihtiyati haczin’ uygulamada ancak vadesi geçmiş çek-senet gibi kıymetli evrak olduğu durumlarda ya da yasanın aradığı şartların (adresini terk etme, mallarını hızla başkalarına alacaklılarından kaçırma kastı ile devretme, kısaca alacağı karşılıksız bırakmaya yönelik eylemlerde bulunulduğunun tespit edilmesi gibi) oluşması durumunda muaccel olmayan / vadesi gelmemiş alacaklara muacceliyet tanınması istenerek  devreye girdiğini, ancak kesin olarak herhangi bir teminata bağlı alacaklara ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, İcra İflas Kanunu’nda yer alan ‘ihtiyati haciz’ müessesinin istisnai olarak ve güçlü delillerle ancak uygulanabileceğini, yanlış uygulamaların borçluda ‘telafisi imkânsız kayıplara yol açabileceğini’ söylediler.  

İhtiyati haciz, ‘vadesi geçmiş çek-senet, sözleşme vb. belge olmaksızın’ uygulandığında iyi niyetli borçlular, işletmeler, sanayiciler yıllardır biriktirdikleri varlıklarını, daha da önemlisi itibarlarını kaybediyorlar. Adresi belli, fabrikası-işyerleri faal, çalışanları kayıtlı aktif işletmelerin, yaşanan olaydaki gibi zorda kalmamaları için keyfi ihtiyati haciz uygulamalarını caydırmaya yönelik yasal ve idari tedbirlerin acilen devreye alınması gerekiyor. Çünkü haksız ihtiyati hacizle alacaklı, borçluya çok hızlı hasar verebiliyorken, haksız hasar gören ise eğer hukuki-maddi mücadele gücü de kalmışsa hasarın tazminini yıllara yayarak ve gecikmiş adaletle ancak geri alabiliyor. 

Yazının Devamını Oku

Varlık satışında ‘vergi avantajı’

Şirketler ellerinde olan bina, makine ya da araçları bazı dönemlerde satabiliyor. Bu satışlardan elde edilen gelirin de vergisi ödeniyor. Ancak şirketler bu satışların ardından yerlerine yenilerini almayı planlıyorsa ödemeleri gereken vergi 3 yıl ertelenebiliyor. Ayrıca şirketler, ‘finansal kiralama yoluyla elde edilen varlıklar’ için de ‘yenileme fonu’ avantajından yararlanabiliyor.

NORMALDE; şirketler kayıtlarında yer alan bina, makine, kamyonet vb varlıklarını sattıklarında kazanç üzerinden (kurumlar) vergisini de öderler. Ancak işletmelerin bu sattıkları varlığın yerine yenisini alma düşünceleri varsa vergi üç yıl boyunca ertelenebiliyor. 2021’de yapılan bir varlık satışı örneği için; kazanç üzerinden ödenmesi gereken kurumlar vergisi 2024 dönemine kadar ertelenebiliyor. Eğer bu üç yıl boyunca satılan varlığın yerine yenisi alınmazsa da sorun yok, üç yıllık erteleme yine geçerli. Satıştan sonraki üç yıl içinde yeni varlık alımı yapıldığı durumda ise yeni varlığın amortismanından da mahsup edilebiliyor kazanç.

Yenileme fonu Vergi Usul Kanunu’nda öteden beri yer alıyor. (Md. 328) Yeni yapılan düzenleme (7338 sayılı yasa) ile ‘finansal kiralama yoluyla edinilen varlıklar’ için de ‘yenileme fonu’ avantajından yararlanılabilecek. Yeni düzenleme ile; üç yıllık sürenin satışın yapıldığı yıldan mı, takip eden yıldan mı başlayacağı tartışması da son buldu, satışı izleyen yıldan itibaren üç yıl hesaplanacak. Satış sonrası yenilecek varlık için “benzer mahiyetteki” ifadesi de yeni düzenleme ile yasaya girerek uygulama genişletilmiş oldu.

KRİTİK NOKTALAR

Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışından kaynaklı kazancın vergisini erteleme imkânı tanıyan ‘Yenileme fonunun’ diğer kritik noktalarını da belirtelim: “Sadece bilanço esasına göre defter tutan mükellefler yararlanabiliyor, işletme hesabı esasında defter tutanlarla, serbest meslek kazanç defteri tutanlar bu uygulamadan yararlanamıyor. Satılan varlığın yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir varlığın edinilmesi, işin niteliğine göre zorunlu bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa, satıştan doğan kâr, satışın yapıldığı tarihi takip eden üçüncü takvim yılının sonuna kadar pasifte geçici bir hesapta tutulabilir. Bu süre içinde, satılan varlığın yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir varlığın edinimi gerçekleşmezse, geçici hesapta tutulan kâr, satışın yapıldığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kâr ve zarar hesabına eklenir.

GAYRİMENKULDE % 50 İSTİSNA

Pasifte geçici bir hesapta tutulan kâr, satışı yapılan iktisadi kıymetin yerine iktisap edilen yeni kıymetlerin amortisman ayrılabilecek tutarından fazla ise bu fazlalık, satışın yapıldığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kâr ve zarar hesabına eklenir. Satışın yapıldığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının sonundan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi hâlinde pasifte geçici bir hesapta tutulan kâr o yılın kâr ve zarar hesabına eklenir.

Gayrimenkul satışında; diğer varlıkların satışında olmayan bir avantaj daha var şirketler için. Kazancın yarısı vergiden istisna olabiliyor. Gayrimenkulün edinim tarihinin üzerinden iki yıl geçip sonrasında satış olduğunda, kazancın yarısı vergiden istisna edilebiliyor. Kalan yarısı üzerinden; güncelde yüzde 25 oranında kurumlar vergisi ödeniyor. Kurumlar Vergisi (KV) istisnasından yararlanabilmek için; satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının, satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar, pasifte “özel bir fon” hesabında tutulması gerekiyor. Satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi de gerekiyor ayrıca.

Yazının Devamını Oku

Asgari ücrette bu yıl ‘oybirliği’ ihtimali

Yeni yılın asgari ücreti için tüm taraflar aynı yönde açıklamalar yapıyor. Çalışanlar bizzat enflasyonun olumsuz etkisini yaşayan kesim. Hükümet de, işverenler de ‘enflasyonun üzerinde artış olmalı’ diyor.

Asgari ücretin belirlenme sürecini bu üç taraf birlikte yürütüyor. Dolayısıyla üç taraf da aynı yönde açıklama yapmışken dileyelim bu yıl asgari ücret mutabakatla belirlensin. Çalışma barışına da ciddi katkı sağlar oybirliğiyle belirlenecek asgari ücret. 2019 yılında da asgari ücreti oybirliğiyle belirlenmişti. Asgari ücret geçmiş yıllarda genelde işçilerin muhalefetine karşılık hükümet ve işverenin çoğunluk oylarıyla belirlendi. 2016’nın asgari ücreti belirlenirken bir sürpriz olmuş ve işverenin muhalif kalmış, hükümet ve işçi temsilcilerinin oy çokluğuyla ücret kesinleşmişti. Yüzde 30 oranında artışla net 1.000 liradan, 1.300 liraya çıkmıştı. 2016’dan bugüne hangi yıl hangi tutar ve oranda asgari ücretin artış yapıldığı ve belirleyen tarafların oy tercihleri aşağıdaki tablodan görülebilir.

Asgari Ücret Tespit komisyonu, en az on üyenin katılımı ile toplanıyor ve oyların çoğunluğu ile karar alınıyor. Oyların eşitliği halinde, başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılıyor. Kararın Resmi Gazete’de yayımlanması sonrasında yeni yılın asgari ücreti yürürlüğe giriyor. Asgari Ücret Tespit komisyonunda; Hükümet adına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işçiler adına Türk-İş, işverenler adına TİSK yer alıyor.

AGİ MAAŞI NASIL ARTTIRIYOR

Çalışanlar her ay bordrolarında görür Asgari Geçim İndirimi (AGİ) kalemini. İşverenler bu tutarı bir yandan çalışanlarına öderken diğer yandan Maliye’ye ödeyecekleri gelir vergisinden düşerler. Hesaplanan AGİ, çalışanlara (net ücrete ilaveten) ödenir. AGİ’ den kaynaklı çalışana ödenecek yıllık tutar; yıllık asgari ücretin yarısına, yüzde 15 oranı uygulanarak bulunuyor. 2021 için bu tutar bekâr bir çalışan için aylık 268,31 liraya denk gelmekte.

Çalışmayan eş ve çocuklardan dolayı çalışanlara ilave olarak ödenecek AGİ tutarları Tablo II’ den görülebilir.

Yazının Devamını Oku

Elon Musk ‘vergisi’ için hisse satarken Türkiye’de durum ne?

Elon Musk hisse satıyormuş Amerika’da... Dünyanın en zengini olunca tabi ki milyonlarca kişi de bunu konuşuyor.

3.5 milyon kişi de Musk’ın Twitter’daki anketine katılmış, oy kullanmış. Çoğunluk ‘sat’ demiş. ‘Zenginin malı züğürdün çenesi yorar’ misali... 20 milyar dolarlık hisse satışının esas nedeni de vergi diyorlar... Satmasa servet vergisi ödeyecek deniliyor... Peki bizde durum ne? Hisse sahiplerine vergi var mı Türkiye’de” Kendisi de şirket ortağı olan bir arkadaşım söyledi bu sözleri... Evet; Elon Musk, hisse satış kararının vergiyle ilgisi olduğunu kendisi söylüyor zaten... Milyarderler vergisi ABD Kongresi’nde onaylanırsa Musk elindeki servet üzerinden yüklü bir vergi ödeyecek belli ki.



SATILMADAN ALINMIYOR

Biz, Türkiye’deki duruma göz atalım şimdi... Hisse senetleri satılmadan gelir vergisi alınmıyor öncelikle onu söyleyelim. Borsada işlem gören hisse senetleri satılsa da ‘sıfır oranlı’ stopaja tabi ve beyana da tabi değil... (“Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı” hisse senetleri 1 yıldan fazla süre ile elde tutulmamış ise %10 stopaja tabi.) Halka açık olmayan şirket hisselerinde ise anonim şirket ve limited şirket hisselerini ayrı ayrı ele almak gerekiyor.

ANONİM ŞİRKETLER

Yazının Devamını Oku

Asgari ücrette 5 olasılık

Yaklaşık 8 milyon kişinin gözü kulağı asgari ücretteki artışta. Beklenti, önceki yıllara göre daha da yüksek... Biz de net 2 bin 826 lira olarak hesaplanan asgari ücretin yeni yılda en az 3 bin 500 lira, en çok 4 bin 500 lira aralığında belirlenebileceğini varsayarak beş farklı net ücret için vergi-sigorta-işveren maliyetlerini ve değişimlerini gösteren tablo hazırladık.

ASGARİ ücretteki artış beklentisi 2022’de önceki yıllara göre daha yüksek. Enflasyon oranı yeni asgari ücretin belirlenmesinde ilk kriter olacak... Diğer yandan çalışan temsilcileri de, işveren temsilcileri de ve hükümet de enflasyonun karşısında asgari ücretlinin korunması gerektiğini belirtiyor. Şimdi gözler aralık ayındaki asgari ücret tespit komisyonunun toplantılarında olacak. Yaklaşık 8 milyon kişi asgari ücretle geçiniyor. Belirlenecek asgari ücret; çalışanların büyük çoğunluğu için tek ‘gelir kalemi’. Aynı zamanda bu ücreti ödeyen işverenleri için de önemli bir ‘gider kalemi’.

GEÇMİŞTE NE OLDU

Asgari ücretin belirlenmesiyle yalnızca asgari ücretlilerin net maaşları kesinleşmiyor. Aynı zamanda ücretler üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin en az ve en çok (7,5 katı) tutarlarını da belirliyor. Çalışan vergi hesapları da ücret üzerinden yapılıyor. Asgari geçim indirimini de (AGİ) asgari ücret belirliyor. İşsizlik ödeneği de, kıdem ve ihbar tazminat hesaplamaları da, isteğe bağlı sigorta primleri de SGK idari para ceza tutarları da yeni asgari ücretten direkt etkilenecek.

2022’nin asgari ücret tahminlerinden önce geçmiş üç yılı hatırlayalım... 2021’e girerken asgari ücret yüzde 21.56 artmıştı: 2.325 liradan, 2.826 liraya 501 lira artmıştı. 2020’ye girerken yüzde 15.03 artmıştı: 2.021 liradan 2.325 liraya, 304 lira artmıştı. 2019’a girerken ise yüzde 26.06 artmıştı: 1.603 liradan 2.021 liraya 418 lira artmıştı. Peki bu yıl ne kadar artacak? 2022’de asgari ücretlinin net maaşı ne kadar olacak? Tabi ki 2022 için kesinleşecek ücreti kuruşlu tahmin etmek mümkün değil... İşçi, işveren ve hükümetten temsilcilerin olacağı tespit komisyonu aralık ayında uzun toplantılar yaparak asgari ücreti belirleyecek. Ancak ‘olası asgari ücret ne kadar olabilir, hangi aralıkta belirlenebilir ve bu tahmin edilen asgari ücret üzerinde hesaplanacak vergiler ve sigorta primleri ne kadar hesaplanacak, işveren maliyeti ne kadar olacak?’ bu soruların cevabını şimdiden örnek ücretler üzerinden açıklayabiliriz...

MALİYET DEĞİŞİMİ

Halihazırda; net 2 bin 826 lira olarak hesaplanan asgari ücretin yeni yılda (en az) 3 bin 500 lira, (en çok) 4 bin 500 lira aralığı arasında belirlenebileceğini varsayarak beş farklı net ücret için vergi-sigorta-işveren maliyetlerini ve değişimlerini gösteren tablo hazırladık. Tabloda net 3 bin 500 lira (yüzde 24 artış) ile net 4 bin 500 lira (yüzde 59 artış) aralığında beş farklı olası asgari ücret tutarları yer almakta. Her bir olası asgari ücret tutarı üzerinden çalışana ne kadar ilave AGİ ödeneceği ve brüt ücret üzerinden kesilecek vergi ve sigorta primlerinin kaç liraya denk geldiği yer almakta. Ayrıca işverenin her bir asgari ücretli çalışan için yükleneceği tüm maliyetin de (net maaş + sigorta primleri + vergiler) ne kadar hesaplanacağı yer almakta.Tablodaki asgari ücret tahminlerinden den birisi (Net: 4 bin lira) için diğer kalemlere etkisini de göz atalım... Net asgari ücretin 4 bin lira olacağını varsaydığımızda, artış oranı 2021’e göre yüzde 42’ye denk gelir. Net 4 bin liranın brütü 5 bin 64 lira olarak, işveren maliyeti ise aylık 5 bin 950 lira olarak hesaplanır.

Yazının Devamını Oku

Kiralık kasadan çıkanların vergisi var mı?

Mirasçılar ölen yakınlarının adına bankada kayıtlı kiralık kasayı açtırdıklarında içinden para da, döviz de, altın da, ziynet eşyası da çıkabilir.

Madalya, saat gibi daha farklı kıymetli eşyalar da çıkabilir. Sedat Bey e-postasında ‘kiralık kasadaki altın için veraset intikal vergisi (VİV) ödenir mi’ diye sormuş. Öncelikle kiralık kasadan çıkabilecek varlıkların hangilerinin vergiye tabi olmadığını söyleyelim: Mirasçılara intikal eden ev eşyası ile murise ait zat eşyası (kişisel eşyası) ve aile hatırası olarak muhafaza edilen tablo, kılıç, madalya gibi eşyalar vergiden istisna. Bunların dışında; kasada yer alabilecek para, döviz gibi değerler vergiye tabi. (Beyanname düzenlenirken beyana tabi tüm varlıklar için güncel istisna tutarının da dikkate alınması gerekir.) Ziynet eşyaları; kişisel eşya kapsamında değerlendirilmediğinden, ölen kişiye ait kiralık kasada ziynet eşyası bulunması durumunda mirasçıların bu varlıkları VİV matrahına eklemesi gerekiyor.

ORTAK KASAYSA...

Kiralık kasalar her zaman tek kişi adına kayıtlı olmuyor. Eşlerin her ikisinin adına olan kiralık kasa; eşlerden birinin ölümü sonrası açıldığında, içerisindeki kişisel kullanıma konu olan altın bilezik, altın takı gibi ziynet eşyalarının sağ kalan eşe ait olduğu kabul ediliyor. Dolayısıyla kasa içerisinde bulunan ziynet eşyası normalde vergiye tabi iken, (müşterek kullanılan kiralık kasa için) sağ kalan eşin kişisel eşyası kabul edildiğinden vergi matrahına dahil edilmesi de gerekmiyor. Ancak; kiralık kasa iki kişi adına kayıtlı olsa da, kişisel kullanıma konu olmayan altın ve dövizlerin ise eşlerin ortak malı olduğu kabul edilerek yarısının VİV matrahına dahil edilmesi gerekiyor.

GAYRİMENKUL GEÇİŞİ

Sedat Bey, gayrimenkullerinin sağlığında çocuklarına geçişi ile ilgili de soru sormuş... Çocuklara gayrimenkuller satış da yapılabilir, bağış da yapılabilir. Konut satışı yapıldığında yüzde 4 tapu harcı hesaplanır. Gayrimenkul eğer bağışlanırsa tapu harcının oranı bu kez yüzde 6,831. Bağışlarda tapu harcı emlak vergi değeri üzerinden alınıyor. Ayrıca yüzde 5’ten başlayıp, yüzde 15’e kadar çıkan oranlarda VİV tarifesine göre vergi hesaplanması da gerekiyor. (Bağışı yapan anne, baba, eş ve çocuk değilse vergi oranları yüzde 10’dan başlayıp yüzde 30’a kadar çıkıyor.) 2021 yılı için söz konusu bağışlar için 7.703 lirası istisna. İstisnayı aşan kısım için VİV ödenir.

MİRAS DURUMU

Miras yoluyla edinilen gayrimenkul için tapu harcı ödenmiyor. Veraset intikal vergisinin oranı ise bağışa göre çok daha düşük oranlı... Yüzde 1’den başlayıp, yüzde 10’a kadar çıkıyor. 2021 için 334.534 liraya kadar intikaller vergiden istisna. Aşan kısım için VİV ödenir. Üç yılda ve 6 taksitte (her yıl Mayıs ve Kasım aylarında) ödenir. Gayrimenkulün değeri olarak emlak vergi değeri dikkate alınıyor.

Yazının Devamını Oku

Nef’in, Galatasaray’a ödeyeceği 725 milyon TL sponsorluk mu, reklam mı?

Galatasaray stadına ismini bu kez Nef verdi. Stadın yeni ismi “Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu” olarak belirlendi.

Nef, 5+5 yıllık anlaşma karşılığı Galatasaray’a 725 Milyon TL ödeyecek. Neredeyse tüm kulüpler yüksek borçlu olduğundan elde edilecek gelir, Galatasaray’ın yaralarına merhem olacaktır. Nef firmasına da, yaptığı tanıtım harcamasının cirolarına muhakkak olumlu geri dönüşü olacaktır. Nef için veya aynı nitelikte kulüplere ödeme yapan şirketler için kritik bir konu daha var. Yaptığı bu harcamanın vergisel yönü...

Şirketlerin kulüplere yaptığı ödemelerde bir konuda çok sık karışıklık yaşanıyor, öncelikle onu açıklığa kavuşturalım... Sponsorluk ve reklam harcaması ayırımında tereddüt yaşanıyor. Her ikisinin vergisel sonuçları oldukça farklı. Sponsorluk harcamalarının yarısı kazançtan düşülebiliyor, reklam harcamalarının ise tamamı gider yazılabiliyor. Dolayısıyla spor kulüplerine yönelik harcamalara bütçe ayıran şirketler vergisel olarak beklemedikleri sonuçlarla karşılaşabiliyor.

AMATÖR SPOR AYRINTISI

Peki hangi tür harcamalar, sponsorluk hangi tür harcamalar reklam harcaması? Kısaca şöyle özetleyebiliriz: Harcama eğer ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olmayan veya ilişkisi ölçülemeyen, sosyal amacı öne çıkan türden ise sponsorluk harcaması sayılıyor. Sporcuların; bonservis bedelleri, spor malzemeleri, seyahat ve ikamet giderleri, müsabaka sonucuna göre ödenen primler gibi... Harcama eğer, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili ise reklam harcaması sayılıyor. Spor sahalarına, spor giysilerinin üzerine yazılı olarak kurumun tanıtımının yapılmasını sağlayacak amblem, marka, isim ve benzeri işaretler konulması gibi... Bu arada ‘amatör spor dalları için’ yapılan sponsorluk harcamalarının tamamının kazançtan düşülebileceğini de belirtelim.

İKİSİ BİR ARADA OLABİLİR Mİ?

Şirketlerin, kulüplere yaptığı ödemeler bir yandan ‘sponsorluk’ bir yandan ‘reklam’ adında  yapılabiliyor. Futbolcunun bir yandan bonservis bedelini üstlenilirken diğer yandan aynı futbolcu şirketin reklamlarında da yer alabiliyor. Sponsorluk faaliyetinin yanında reklam ve tanıtım amacını da içeren işlemler nedeniyle yapılan harcamaların, sözleşmede belirtilmek ve emsaline uygun olmak şartıyla, reklam ve sponsorluk harcamaları olarak ayrıştırılabilme imkânı da mevcut. Ancak reklam faaliyetine ilişkin harcamalar, bonservis bedelinden sözleşmede belirtilerek ve emsallerine uygun olmak şartıyla ayrıştırılması durumunda reklam gideri olarak dikkate alınabiliyor.

Sponsorluk ve reklam harcamalarının ayırımına yönelik Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde (SERİ NO:1) yer alan harcama detaylarını da belirtmekte yarar var.

Sponsorluk harcaması sayılanlar

Yazının Devamını Oku

Vergi ayı şubat oldu

Milyonlarca vergi mükellefi için artık şubat ayı vergi ayı olacak.

Öteden beri vergiye tabi kazanç elde edenler mart ayında beyanname verir ve ilk taksitlerini de bu ayda öderdi. Herkesin ezberine de yerleşmişti ‘mart ayı vergi ayı’ söylemi... Şahsen kira geliri elde edenler, gayrimenkul satışından, ortak olduğu şirketten kar payı kazancı elde edenler... Kendi adlarına işyerlerinden ticari kazanç elde edenler, avukat, mimar, mali müşavir gibi serbest meslek kazancı elde edenler... Beyana tabi ücret geliri elde edenler... Mecliste görüşülen yasa teklifine göre (Md.7) artık mart ayında değil, şubat ayında gelir vergisi beyannamesi verecekler. İlk taksit ödemesini şubat ayında, ikinci taksit ödemesini (temmuz yerine) haziran ayında ödeyecekler.

BİRER AY ÖNE ÇEKİLDİ

Geçen hafta Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda da kabul edilen yasa teklifiyle şirketler de artık nisan da değil, mart ayında kurumlar vergisi beyannamesi verecekler. Yani şahısların da, şirketlerin de yıllık vergi beyanları birer ay öne çekiliyor. Yasa teklifiyle aynı zamanda; işletmelerin yıl içinde dört kez verdikleri geçici vergi beyannamelerinin sayısı da üçe düşürülüyor, şubat ayındaki dördüncü geçici vergi beyanları kaldırılıyor.

BEYANNAME SÜRESİ

Beyanname verme döneminin bir ay öne çekilmesinin etkilerini, işletmeler mali müşavirleri birlikte değerlendireceklerdir. Ancak bir de çoğunlukla mali müşavirleri olmayan ve Maliye’ye yılda bir kez gelir vergisi beyannamesi hazırlayan sade vatandaşlar var. Beyana tabi; kira geliri elde edenler, gayrimenkul satış kazancı elde edenler, kar payı elde edenler, yurt dışı faiz geliri elde edenler, ücretliler... Yasa teklifinin genel kurulda görüşülüp mevcut haliyle kabul edilmesi ve Cumhurbaşkanı’nın onayı sonrası Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla artık mart ayı sonuna kadar değil, şubat ayının 25’ne kadar gelir vergisi beyannamesi verilebilecek. Beyana tabi kira geliri sınırları hatırlayalım öncelikle... 2021’de yıl boyunca toplamda 7 bin liraya kadar konut kirası elde edenler beyanname vermeyecek. Dolayısıyla vergi de ödemeyecekler. 7 bin lirayı aşan konut kirası elde edenler beyanname vermek zorunda. 2021’de brüt 53 bin liradan fazla işyeri kira geliri elde edenler beyanname (1-25 Şubat 2022) verecek. Eğer işyeri basit usuldeki bir mükellefe kiraya verilmişse (veya vergi kesintisi zorunluluğu olmayanlarca kiralanmış ise) beyanname verme sınırı 2021 gelirleri için 2 bin 800 lira. Gelir türüne göre şartlar ise şöyle;

GAYRİMENKUL SATIŞ KAZANCI

Gelir Vergisi Kanunu’na göre alış tarihinin üzerinden 5 tam yıl geçtikten sonra taşınmaz satıldığında ne kadar kazanç elde edilirse edilsin vergi ödenmiyor. Evini-işyerini beş yıldan önce satıp (2021’de) 19 bin lirayı aşan kazanç elde edenler bu kazançlarını beyan etmek zorunda.

KÂR PAYI GELİRLERİ

Yazının Devamını Oku

Sosyal medya gelirine otomatik vergi

Sosyal medya aracılığıyla gelir elde eden çok sayıda vatandaş için yeni bir dönem başlıyor. Yeni yasa teklifine göre nasıl vadeli mevduat hesapları üzerinden elde edilen faiz gelirleri için bankalar otomatik vergilendirme yapıyorsa, sosyal medya üzerinden elde edilen gelirler için de bankalar otomatik vergi kesintisi yapıp bu kesintiyi vergi dairesine ödeyecek. Yıllık geliri 650 bin lirayı aşanlar için de beyanname verme zorunluluğu geliyor.

“Sosyal medya aracılığıyla gelir elde etmeye başlayan vatandaşlara, vergisel yükümlülükler için yumuşak geçiş yapma imkânı tanınmalı… Devamlılık ve düzenli gelir elde etmek için belirli bir süre tanınarak bu süre sonunda beyanname verme, defter tutma gibi bürokratik işlemler zorunlu hale getirilmeli. Ticaretin başında teşvik edilen vatandaş, uzun vadede istikrarlı bir mükellef haline gelecektir. Defter tutma, aylık beyan verme gibi ağır yükümlülükler yerine hafifletilmiş yükümlülükler olduğunda; vatandaş da, Maliye de uzun vadede kazançlı çıkacaktır.”

BANKALAR KESİNTİ YAPACAK

3 Ağustos’ta yazmıştım yukarıdaki önerilerimi… Sosyal medya üzerinden gelir elde eden çok sayıda vatandaş belki daha önce hiç vergi dairesine gitmemiş. Birçoğunun; ya anne-babasından aldığı harçlıktan başka hiç gelirleri olmamış… Veya maaşlı çalıştığından tüm vergisel ödevleri işverenleri yapmış… Banka hesaplarına yatan paralar için beyanname vermeleri-vergi ödemeleri gerektiğini sonradan çok ağır cezalara muhatap olduktan sonra öğreniyorlardı… Şimdi; geçtiğimiz cuma günü, Meclise verilen yasa teklifi ile artık vergi dairesinde kayıt açtırma, defter tutma, beyanname verme, yükümlülükleri kaldırılıyor. Banka hesaplarına gelen tahsilatlar üzerinden (bankaların yüzde 15 stopaj yapmasıyla) otomatik vergilendirme imkânı tanınıyor. Nasıl; vadeli mevduat hesapları üzerinden elde edilen faiz gelirleri için bankalar otomatik vergilendirme yapıyorsa, (yeni yasa teklifiyle) sosyal medya üzerinden elde edilen gelirler için de bankalar otomatik vergi kesintisi yapıp bu kesintiyi vergi dairesine ödeyecek. Hesabına para gelen vatandaşın ise bir vergi ödeme yükümlülüğü olmayacak. Bu avantajdan yararlanabilmek için, sosyal medya üzerinden elde edilen gelirlerin tek bir banka hesabı üzerinden tahsili gerekecek.

YÜZDE 40’A KADAR ÇIKIYOR

Elde edilen gelirin yıllık (2021 için) 650 bin lirayı aşması durumunda ise beyanname verme zorunluluğu geliyor. Elde edilen gelirin büyüklüğüne göre; yüzde 15’ten başlayan vergi oranları sırasıyla önce 20’ye, sonra yüzde 27 ve yüzde 35’e ve en son yüzde 40’a kadar çıkabilecek. Yasa teklifinde söz konusu gelirlerin nasıl tarif edildiğinden de bahsedelim: İnternet ortamındaki ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video, gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde edilen kazançlar… 

FAİZ GELİRLERİNDE BEYAN VAR MI?

Sosyal medya aracılığıyla elde edilen gelirler için yeni yasa teklifinde stopaj uygulaması öngörülüyor. Hali hazırda faiz gelirlerinde bankaların kestiği stopajla da bu işlem benzerlik gösteriyor… Ancak farklı ve kritik bir yönü de var her iki vergisel işlemin… Vadeli mevduat ve repo gibi gelirlerde elde edilen faiz geliri ne kadar yüksek olursa olsun beyanname verilmesi gerekmiyor. Katılım bankalarınca ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr paylarında da durum aynı. (Sosyal medya aracılığıyla elde edilen gelirler 650 bin lirayı geçiyorsa beyana tabi olacak.) Yurtdışından elde edilen faiz gelirlerinin ise yıllık gelir vergisi beyannamesine dâhil edilmesi gerekiyor. Kıyı bankacılığından (off-shore bankacılık) elde edilen faiz gelirlerinin de beyan edilmesi gerekiyor. Türkiye’de vergi kesintisine tabi olmadığından ve istisna da uygulanmadığından yurtdışında elde edilen bu faizlerin 2021 yılı için 2.800 lirayı aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekiyor. TL mevduata avantaj tanıyan stopaj oranları uygulama süresi, daha önce 4311 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 30 Eylül 2021 tarihine uzatılmıştı. 4561 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile uygulamanın tarihi 31 Aralık 2021 tarihi olarak yeniden düzenlendi.

Yazının Devamını Oku

Vergi ve varlık barışında geri sayım

Ciddi avantajlar sağlayan vergi barışı ve varlık barışı için geri sayım başladı. Geçmiş beş yıla yönelik olarak gelir vergisi veya kurumlar vergisi yönünden vergi incelemesi yaşamak istemeyen, o yıllara ait tüm hesapları kapatmak isteyen mükellefler için süre 30 Eylül’de doluyor. Vergi ödemeksizin ve incelenmeme güvencesi edinilerek yurtdışından getirilecek varlıklar için de 31 Aralık 2021’e kadar bildirim yapılmalı.

Normalde vergi barışına başvurmak için süre geçen ay 31 Ağustos’ta doluyordu. (7326 sayılı yasa) Son başvuru tarihi 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 30 Eylül’e (Perşembe) kadar uzatılmıştı. Varlık Barışı için de normalde başvuru süresi 30 Haziran’da doluyordu. (7256 sayılı yasa) Son başvuru tarihi 4196 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yıl sonuna, 31 Aralık 2021 tarihine kadar başvuru süresi uzatılmıştı. Ciddi avantajlar sağlayan her iki barıştan yararlanmak için yeni bir süre uzatımı olasılığı da görülmediğinden, henüz işlemlerini tamamlamamış kişiler ve şirketler için barışın koşullarını ana hatlarıyla son bir kez hatırlatmakta yarar var.

VERGİ BARIŞI 

Vergi barışı yasasının kritik üç ana başlığı-avantajları var:

1)Matrah-vergi artırımı yoluyla geçmiş beş yıla ilişkin vergi mükelleflerinin ‘incelenmeme güvencesine’ kavuşması.

2)Stok ve kasa affı başvurusu yapılarak, işletmelerin kaydi-fiili uyumsuzluklarını giderebilme imkanına kavuşması.

3)Devlete olan gecikmiş borçlar için faizlerinin silinip ÜFE oranı dikkate alınarak üç yıla kadar taksitlendirme-yapılandırma imkanına kavuşturulması.

BARIŞ İMZALAYABİLİR 

Yazının Devamını Oku