GeriAhmet KARABIYIK Emlak vergisi nasıl hesaplanıyor?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Emlak vergisi nasıl hesaplanıyor?

EMLAK vergisinin ilk taksiti için ödeme süresi mart ayında başlamıştı, mayıs ayının sonuna kadar ilk taksit ödenebiliyor. İkinci taksitse kasım ayının sonuna kadar ödenebilecek. Vergi oranları sabit; konutlarda rayiç değerin binde biri, işyerlerinde rayiç değerin binde ikisi üzerinden vergi hesaplanıyor. (Büyükşehirlerde oranlar iki kat artırımlı uygulanıyor.)

Ödeme yapmak için belediyelerin veznelerine gidildiğinde veya internetten kredi kartıyla ödeme yapılmak istendiğinde, direkt ödenecek emlak vergisi çıkıyor vatandaşın karşısına... Peki; binde bir, binde 2 gibi oranlar uygulanarak hesaplanan emlak vergisinin matrahı (değeri) nasıl hesaplanıyor? Diğer bir deyişle, mülkün emlak rayiç değeri nasıl hesaplanıyor?

 Beş gün sürecek yazı dizimizin ilk gününde bu konuyu; yani ‘rayiç değerin nasıl hesaplandığını’ ele alıyoruz. Diğer dört günde ise kimlerin emlak vergisini ödemeyeceğini, tek konutu olup vergi avantajından kimlerin hangi koşullarda yararlanabileceğini, hangi işyerleri için vergi muafiyeti olduğunu, işyerleri için özel durumları ayrıntılarıyla gözden geçireceğiz. 

2019 rayiç değerleri nasıl hesaplanıyor?

2019 yılı emlak rayiç değerleri, 2018’deki emlak rayici üzerine yeniden değerleme oranının yarısı uygulanarak hesaplanıyor.

 Örneğin; geçen yıl (2018) bir konutun değeri 100 bin lira ise o mülkün ‘vergi değeri’ bu yıl 111 bin 865 liraya çıktı. (100 bin liranın üzerine yeniden değerleme oranının yarısı -%11,865- uygulandığında...) Bu rayiç değerin binde biri kadar da (111,87 lira) bu yıl için ödenecek emlak vergisi hesaplanır.  (Vergi değerinin hesabında bin liraya kadar olan kesirlerin dikkate alınmadığını da ayrıca belirtelim.)

 Aynı değerdeki (2018 için 100 bin lira, 2019 için 111 bin 865 lira) konutun büyükşehir sınırları içinde yer alan bir konut olduğu varsayıldığında ise bu kez oran binde 2’ye çıktığından, ödenecek emlak vergisi 223,73 lira olarak hesaplanır.

Bina, arsa ve arazilerin 2019 yılı vergi değerlerinin, geçmiş yıl değerinin yeniden değerleme oranının yarısı (%23,73/2= %11,865) kadar artırılarak hesaplanabileceği Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 74) ile açıklandı. (31 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete)

 Emlak vergisinin rayiç değeri, (konut ve işyerleri için) arsa (payı) değeri ve bina değerinin toplamından oluşuyor. Emlak vergisi hesaplaması, bu rayiç değere tablodaki vergi oranları uygulanarak hesaplanıyor.

2018’de rayiç değerler nasıl hesaplanmıştı?

Her dört yılda bir ‘takdir komisyonları’ tüm mülklerin arsa değerlerini yeniden belirliyor. Geçen yılki (2018) arsa değerleri takdir komisyonları tarafından (2017 yılında) belirlenmişti. 2018 için belirlenen değerin üzerine, yeniden değerleme oranı dikkate alınarak takip eden üç yıl için de (2019, 2020 ve 2021) mülklerin rayiçleri otomatik olarak yeniden belirleniyor. 

 Takdir komisyonlarına; belediyeden, Maliye’den, tapu müdürlüğünden, ticaret odasından, ilgili muhtarlıklardan... üyeler katılarak değer tespit çalışması yapılıyor.   

 2018’de ödenen emlak vergisine yönelik yeni arsa, arazi metrekare değerleri 2017’de belirlenirken, ilk başta fahiş oranlar da (2017’ye göre yüzde 100, yüzde 200 hatta yüzde 500’lük) artışlar görülmüştü… Bu oranlar kamuoyundan çok tepki görünce; vatandaşlar önce mahkemelere gitmiş, daha mahkemeden kararlar çıkmadan da yasa değişikliği yapılmış ve arsa değerlerinin artış oranı yüzde 50 ile sınırlandırılmıştı. (Emlak Vergisi Kanunu, Geçici Md. 23)

 Konut olsun, işyeri olsun arsa (payı) değeri ile binanın inşaat maliyeti toplamından emlak vergisi matrahı oluşuyor.

Ödenmediğinde cezası ne kadar?

Geçen yıl emlak vergisinin ilk taksiti için; ödenmediğinde aylık yüzde 1,40 oranında gecikme zammı işletilirken, bu yıl aylık yüzde 2 oranında gecikme zammı işletilecek. Uzun süredir gecikme zammı oranı değişmemişti, 19 Ekim 2010 tarihinden itibaren aylık 1,40 oranı uygulanıyordu... 5 Eylül 2018’den itibaren ise gecikme zammının oranı aylık yüzde 2’ye yükseldi...

Emlak vergisi  nasıl hesaplanıyor

X

Nef’in, Galatasaray’a ödeyeceği 725 milyon TL sponsorluk mu, reklam mı?

Galatasaray stadına ismini bu kez Nef verdi. Stadın yeni ismi “Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu” olarak belirlendi.

Nef, 5+5 yıllık anlaşma karşılığı Galatasaray’a 725 Milyon TL ödeyecek. Neredeyse tüm kulüpler yüksek borçlu olduğundan elde edilecek gelir, Galatasaray’ın yaralarına merhem olacaktır. Nef firmasına da, yaptığı tanıtım harcamasının cirolarına muhakkak olumlu geri dönüşü olacaktır. Nef için veya aynı nitelikte kulüplere ödeme yapan şirketler için kritik bir konu daha var. Yaptığı bu harcamanın vergisel yönü...

Şirketlerin kulüplere yaptığı ödemelerde bir konuda çok sık karışıklık yaşanıyor, öncelikle onu açıklığa kavuşturalım... Sponsorluk ve reklam harcaması ayırımında tereddüt yaşanıyor. Her ikisinin vergisel sonuçları oldukça farklı. Sponsorluk harcamalarının yarısı kazançtan düşülebiliyor, reklam harcamalarının ise tamamı gider yazılabiliyor. Dolayısıyla spor kulüplerine yönelik harcamalara bütçe ayıran şirketler vergisel olarak beklemedikleri sonuçlarla karşılaşabiliyor.

AMATÖR SPOR AYRINTISI

Peki hangi tür harcamalar, sponsorluk hangi tür harcamalar reklam harcaması? Kısaca şöyle özetleyebiliriz: Harcama eğer ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olmayan veya ilişkisi ölçülemeyen, sosyal amacı öne çıkan türden ise sponsorluk harcaması sayılıyor. Sporcuların; bonservis bedelleri, spor malzemeleri, seyahat ve ikamet giderleri, müsabaka sonucuna göre ödenen primler gibi... Harcama eğer, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili ise reklam harcaması sayılıyor. Spor sahalarına, spor giysilerinin üzerine yazılı olarak kurumun tanıtımının yapılmasını sağlayacak amblem, marka, isim ve benzeri işaretler konulması gibi... Bu arada ‘amatör spor dalları için’ yapılan sponsorluk harcamalarının tamamının kazançtan düşülebileceğini de belirtelim.

İKİSİ BİR ARADA OLABİLİR Mİ?

Şirketlerin, kulüplere yaptığı ödemeler bir yandan ‘sponsorluk’ bir yandan ‘reklam’ adında  yapılabiliyor. Futbolcunun bir yandan bonservis bedelini üstlenilirken diğer yandan aynı futbolcu şirketin reklamlarında da yer alabiliyor. Sponsorluk faaliyetinin yanında reklam ve tanıtım amacını da içeren işlemler nedeniyle yapılan harcamaların, sözleşmede belirtilmek ve emsaline uygun olmak şartıyla, reklam ve sponsorluk harcamaları olarak ayrıştırılabilme imkânı da mevcut. Ancak reklam faaliyetine ilişkin harcamalar, bonservis bedelinden sözleşmede belirtilerek ve emsallerine uygun olmak şartıyla ayrıştırılması durumunda reklam gideri olarak dikkate alınabiliyor.

Sponsorluk ve reklam harcamalarının ayırımına yönelik Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde (SERİ NO:1) yer alan harcama detaylarını da belirtmekte yarar var.

Sponsorluk harcaması sayılanlar

Yazının Devamını Oku

Vergi ayı şubat oldu

Milyonlarca vergi mükellefi için artık şubat ayı vergi ayı olacak.

Öteden beri vergiye tabi kazanç elde edenler mart ayında beyanname verir ve ilk taksitlerini de bu ayda öderdi. Herkesin ezberine de yerleşmişti ‘mart ayı vergi ayı’ söylemi... Şahsen kira geliri elde edenler, gayrimenkul satışından, ortak olduğu şirketten kar payı kazancı elde edenler... Kendi adlarına işyerlerinden ticari kazanç elde edenler, avukat, mimar, mali müşavir gibi serbest meslek kazancı elde edenler... Beyana tabi ücret geliri elde edenler... Mecliste görüşülen yasa teklifine göre (Md.7) artık mart ayında değil, şubat ayında gelir vergisi beyannamesi verecekler. İlk taksit ödemesini şubat ayında, ikinci taksit ödemesini (temmuz yerine) haziran ayında ödeyecekler.

BİRER AY ÖNE ÇEKİLDİ

Geçen hafta Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda da kabul edilen yasa teklifiyle şirketler de artık nisan da değil, mart ayında kurumlar vergisi beyannamesi verecekler. Yani şahısların da, şirketlerin de yıllık vergi beyanları birer ay öne çekiliyor. Yasa teklifiyle aynı zamanda; işletmelerin yıl içinde dört kez verdikleri geçici vergi beyannamelerinin sayısı da üçe düşürülüyor, şubat ayındaki dördüncü geçici vergi beyanları kaldırılıyor.

BEYANNAME SÜRESİ

Beyanname verme döneminin bir ay öne çekilmesinin etkilerini, işletmeler mali müşavirleri birlikte değerlendireceklerdir. Ancak bir de çoğunlukla mali müşavirleri olmayan ve Maliye’ye yılda bir kez gelir vergisi beyannamesi hazırlayan sade vatandaşlar var. Beyana tabi; kira geliri elde edenler, gayrimenkul satış kazancı elde edenler, kar payı elde edenler, yurt dışı faiz geliri elde edenler, ücretliler... Yasa teklifinin genel kurulda görüşülüp mevcut haliyle kabul edilmesi ve Cumhurbaşkanı’nın onayı sonrası Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla artık mart ayı sonuna kadar değil, şubat ayının 25’ne kadar gelir vergisi beyannamesi verilebilecek. Beyana tabi kira geliri sınırları hatırlayalım öncelikle... 2021’de yıl boyunca toplamda 7 bin liraya kadar konut kirası elde edenler beyanname vermeyecek. Dolayısıyla vergi de ödemeyecekler. 7 bin lirayı aşan konut kirası elde edenler beyanname vermek zorunda. 2021’de brüt 53 bin liradan fazla işyeri kira geliri elde edenler beyanname (1-25 Şubat 2022) verecek. Eğer işyeri basit usuldeki bir mükellefe kiraya verilmişse (veya vergi kesintisi zorunluluğu olmayanlarca kiralanmış ise) beyanname verme sınırı 2021 gelirleri için 2 bin 800 lira. Gelir türüne göre şartlar ise şöyle;

GAYRİMENKUL SATIŞ KAZANCI

Gelir Vergisi Kanunu’na göre alış tarihinin üzerinden 5 tam yıl geçtikten sonra taşınmaz satıldığında ne kadar kazanç elde edilirse edilsin vergi ödenmiyor. Evini-işyerini beş yıldan önce satıp (2021’de) 19 bin lirayı aşan kazanç elde edenler bu kazançlarını beyan etmek zorunda.

KÂR PAYI GELİRLERİ

Yazının Devamını Oku

Sosyal medya gelirine otomatik vergi

Sosyal medya aracılığıyla gelir elde eden çok sayıda vatandaş için yeni bir dönem başlıyor. Yeni yasa teklifine göre nasıl vadeli mevduat hesapları üzerinden elde edilen faiz gelirleri için bankalar otomatik vergilendirme yapıyorsa, sosyal medya üzerinden elde edilen gelirler için de bankalar otomatik vergi kesintisi yapıp bu kesintiyi vergi dairesine ödeyecek. Yıllık geliri 650 bin lirayı aşanlar için de beyanname verme zorunluluğu geliyor.

“Sosyal medya aracılığıyla gelir elde etmeye başlayan vatandaşlara, vergisel yükümlülükler için yumuşak geçiş yapma imkânı tanınmalı… Devamlılık ve düzenli gelir elde etmek için belirli bir süre tanınarak bu süre sonunda beyanname verme, defter tutma gibi bürokratik işlemler zorunlu hale getirilmeli. Ticaretin başında teşvik edilen vatandaş, uzun vadede istikrarlı bir mükellef haline gelecektir. Defter tutma, aylık beyan verme gibi ağır yükümlülükler yerine hafifletilmiş yükümlülükler olduğunda; vatandaş da, Maliye de uzun vadede kazançlı çıkacaktır.”

BANKALAR KESİNTİ YAPACAK

3 Ağustos’ta yazmıştım yukarıdaki önerilerimi… Sosyal medya üzerinden gelir elde eden çok sayıda vatandaş belki daha önce hiç vergi dairesine gitmemiş. Birçoğunun; ya anne-babasından aldığı harçlıktan başka hiç gelirleri olmamış… Veya maaşlı çalıştığından tüm vergisel ödevleri işverenleri yapmış… Banka hesaplarına yatan paralar için beyanname vermeleri-vergi ödemeleri gerektiğini sonradan çok ağır cezalara muhatap olduktan sonra öğreniyorlardı… Şimdi; geçtiğimiz cuma günü, Meclise verilen yasa teklifi ile artık vergi dairesinde kayıt açtırma, defter tutma, beyanname verme, yükümlülükleri kaldırılıyor. Banka hesaplarına gelen tahsilatlar üzerinden (bankaların yüzde 15 stopaj yapmasıyla) otomatik vergilendirme imkânı tanınıyor. Nasıl; vadeli mevduat hesapları üzerinden elde edilen faiz gelirleri için bankalar otomatik vergilendirme yapıyorsa, (yeni yasa teklifiyle) sosyal medya üzerinden elde edilen gelirler için de bankalar otomatik vergi kesintisi yapıp bu kesintiyi vergi dairesine ödeyecek. Hesabına para gelen vatandaşın ise bir vergi ödeme yükümlülüğü olmayacak. Bu avantajdan yararlanabilmek için, sosyal medya üzerinden elde edilen gelirlerin tek bir banka hesabı üzerinden tahsili gerekecek.

YÜZDE 40’A KADAR ÇIKIYOR

Elde edilen gelirin yıllık (2021 için) 650 bin lirayı aşması durumunda ise beyanname verme zorunluluğu geliyor. Elde edilen gelirin büyüklüğüne göre; yüzde 15’ten başlayan vergi oranları sırasıyla önce 20’ye, sonra yüzde 27 ve yüzde 35’e ve en son yüzde 40’a kadar çıkabilecek. Yasa teklifinde söz konusu gelirlerin nasıl tarif edildiğinden de bahsedelim: İnternet ortamındaki ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video, gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde edilen kazançlar… 

FAİZ GELİRLERİNDE BEYAN VAR MI?

Sosyal medya aracılığıyla elde edilen gelirler için yeni yasa teklifinde stopaj uygulaması öngörülüyor. Hali hazırda faiz gelirlerinde bankaların kestiği stopajla da bu işlem benzerlik gösteriyor… Ancak farklı ve kritik bir yönü de var her iki vergisel işlemin… Vadeli mevduat ve repo gibi gelirlerde elde edilen faiz geliri ne kadar yüksek olursa olsun beyanname verilmesi gerekmiyor. Katılım bankalarınca ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr paylarında da durum aynı. (Sosyal medya aracılığıyla elde edilen gelirler 650 bin lirayı geçiyorsa beyana tabi olacak.) Yurtdışından elde edilen faiz gelirlerinin ise yıllık gelir vergisi beyannamesine dâhil edilmesi gerekiyor. Kıyı bankacılığından (off-shore bankacılık) elde edilen faiz gelirlerinin de beyan edilmesi gerekiyor. Türkiye’de vergi kesintisine tabi olmadığından ve istisna da uygulanmadığından yurtdışında elde edilen bu faizlerin 2021 yılı için 2.800 lirayı aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekiyor. TL mevduata avantaj tanıyan stopaj oranları uygulama süresi, daha önce 4311 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 30 Eylül 2021 tarihine uzatılmıştı. 4561 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile uygulamanın tarihi 31 Aralık 2021 tarihi olarak yeniden düzenlendi.

Yazının Devamını Oku

Vergi ve varlık barışında geri sayım

Ciddi avantajlar sağlayan vergi barışı ve varlık barışı için geri sayım başladı. Geçmiş beş yıla yönelik olarak gelir vergisi veya kurumlar vergisi yönünden vergi incelemesi yaşamak istemeyen, o yıllara ait tüm hesapları kapatmak isteyen mükellefler için süre 30 Eylül’de doluyor. Vergi ödemeksizin ve incelenmeme güvencesi edinilerek yurtdışından getirilecek varlıklar için de 31 Aralık 2021’e kadar bildirim yapılmalı.

Normalde vergi barışına başvurmak için süre geçen ay 31 Ağustos’ta doluyordu. (7326 sayılı yasa) Son başvuru tarihi 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 30 Eylül’e (Perşembe) kadar uzatılmıştı. Varlık Barışı için de normalde başvuru süresi 30 Haziran’da doluyordu. (7256 sayılı yasa) Son başvuru tarihi 4196 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yıl sonuna, 31 Aralık 2021 tarihine kadar başvuru süresi uzatılmıştı. Ciddi avantajlar sağlayan her iki barıştan yararlanmak için yeni bir süre uzatımı olasılığı da görülmediğinden, henüz işlemlerini tamamlamamış kişiler ve şirketler için barışın koşullarını ana hatlarıyla son bir kez hatırlatmakta yarar var.

VERGİ BARIŞI 

Vergi barışı yasasının kritik üç ana başlığı-avantajları var:

1)Matrah-vergi artırımı yoluyla geçmiş beş yıla ilişkin vergi mükelleflerinin ‘incelenmeme güvencesine’ kavuşması.

2)Stok ve kasa affı başvurusu yapılarak, işletmelerin kaydi-fiili uyumsuzluklarını giderebilme imkanına kavuşması.

3)Devlete olan gecikmiş borçlar için faizlerinin silinip ÜFE oranı dikkate alınarak üç yıla kadar taksitlendirme-yapılandırma imkanına kavuşturulması.

BARIŞ İMZALAYABİLİR 

Yazının Devamını Oku

Varlıklarını değerleyen işletmeler daha az vergi ödeyecek

İşletmelerin bilançolarında kayıtlı gayrimenkul, demirbaş vb. varlıklar için yeniden değerleme imkânı tanınıyor.

Enflasyonun varlık değerlerinde yarattığı tahribat giderilebiliyor. İlk başta değer artışı üzerinden yüzde 2 oranında vergi ödenmesi gerekirken diğer yandan işletmelere çok sayıda vergi avantajı getiriyor. Yeni değer üzerinden daha yüksek tutarda amortisman gideri yazılabilecek. Eğer satış olursa; bu varlık için değer artışı tutarı satış kazancına dahil edilmeyecek, enflasyonun neden olduğu yüksek karın/verginin etkisi azaltılmış olacak.

Dolayısıyla o varlık işletmede kalsa da satılsa da ‘yeniden değerleme işlemi’ daha az vergi ödenmesine neden olacak. 

Ayrıca varlıklardaki değer artışı; örtülü sermaye ve finansman gider kısıtlaması hesaplamalarında “yabancı kaynak/özkaynak” oranını olumlu etkileyeceğinden, gider yazılamayan finansman giderlerinin azalması yoluyla da işletmelere avantaj sağlayacaktır.

DEĞER ARTABİLİYOR 

Yeniden değerleme yoluyla, 30 yıl önce aktife alınmış ve 50 milyon lira olarak bilançoda görünen bir binanın değeri, 290 milyon liraya çıkabiliyor. Vergi Usul Kanunu (VUK) 530 sıra no.lu tebliğde yer alıyor bu örnek (Örnek 1) Amortismanlar (yıpranma payı) dikkate alındığında net değer artışı 94 milyon lira olarak hesaplanan bina için yüzde 2 oranında ödenecek vergi 1,8 milyon lira olarak hesaplanır. Hesaplanan vergi üç taksitle ödenebiliyor.

İşletmelerin 9 Haziran 2021 tarihi itibariyle aktiflerinde kayıtlı gayrimenkuller, tesisat ve makinalar, demirbaşlar, taşıtlar, lisanslar vb. duran varlıklar için yeniden değerleme imkânı tanınıyor. Vergi Barışı (7326 sayılı) Yasası ile tanınan bu avantajın diğer önemli kriterlerini de sıralayalım:

HANGİ MÜKELLEFLER YARARLANABİLECEK

Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan kollektif, adi komandit ve adi şirketler de dâhil olmak üzere ferdi işletme sahibi gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri bilançolarına kayıtlı iktisadi kıymetlerini, yeniden değerleme hakkına sahipler.

Yazının Devamını Oku

Babadan oğula mülk geçişi

"Oğluma konut satışı yaparsam yüzde 4 tapu harcı varmış. Peki gayrimenkulü bağışlarsam harç masrafı ne kadar tutuyor?” diye soruyor Mehmet Bey postasında.

Gayrimenkullerin bağışında tapu harcının oranı yüzde 6,831. Bağışlarda tapu harcı emlak vergi değeri üzerinden alınıyor. Örnekleyelim de… 500 bin lira emlak vergi değeri olan taşınmazın satışı olduğunda 20 bin lira, bağış olduğunda ise 34 bin 155 lira tapu harcı hesaplanıyor. 

MİRAS OLURSA

Yine aynı çerçevede sorulan bir diğer soru: “Emrihak vaki olunca durum ne? Yani ben öldükten sonra mirasçılarım gayrimenkul için ne kadar tapu harcı ödeyecek?” Bu sorunun da cevabını verelim: Miras yoluyla edinilen gayrimenkuller için tapu harcı hiç ödenmiyor. Sorular hep tapu harcıyla ilgili olduğundan cevaplarımız da hep tapu harcıyla ilgiliydi. Ancak başka vergisel boyutları da var gayrimenkullerin el değiştirmesinin…

* Gayrimenkul satışı olduğunda: Gayrimenkulü satan eğer satmadan önceki beş yıl içinde bu taşınmazı edinmişse, satıştan elde ettiği kazanç üzerinden gelir vergisi ödemesi gerekebilir. (Beş yıldan fazla edinim süresi olan gayrimenkuller için gelir vergisi hesaplanması gerekmiyor.) Satış, emlak vergi değeri üzerinden yapılmış ve gerçek piyasa-satış değeri emlak vergi değerinin üzerinde ise kazanç üzerinden hesaplanacak gelir vergisinin daha yüksek olması gerektiği yönünde sonradan cezai işlem de yapılabilir.

* Bağış olduğunda: Babasından çocuğuna bağış yoluyla gayrimenkul geçişinde öncelikle yüzde 6,831 oranında tapu harcı ödenir. Ardından Veraset ve İntikal Vergisi tarifesine göre hesaplanacak vergi için beyanname verilmek zorunda. Verginin oranları: yüzde 5’den başlayıp, Yüzde 15’e kadar çıkıyor. (Bağışı yapan anne, baba, eş ve çocuk değilse vergi oranları yüzde 10’dan başlayıp yüzde 30’a kadar çıkıyor.) 2021 yılı için 7.703 lirası istisna. İstisnayı aşan kısım için VİV ödenir. Üç yılda ve 6 taksitte (her yıl Mayıs ve Kasım aylarında) ödenir. Gayrimenkulün değeri olarak emlak vergi değeri dikkate alınır.

* Miras yoluyla geçiş olduğunda: Miras yoluyla edinilen gayrimenkul için tapu harcı ödenmez. Veraset intikal vergisinin oranı ise bağışa göre çok daha düşük oranlıdır. Yüzde 1’den başlayıp, yüzde 10’a kadar çıkıyor. 2021 için 334.534 liraya kadar intikaller vergiden istisna. Aşan kısım için VİV ödenir. Üç yılda ve 6 taksitte (her yıl Mayıs ve Kasım aylarında) ödenir. Gayrimenkulün değeri olarak emlak vergi değeri dikkate alınır.

Yazının Devamını Oku

Genç girişimci için vergi ve prim teşvikleri

“Oğlum yurtdışına evden iş yapacak ama daha çok genç, üniversite öğrencisi. Yurtdışındaki iş yapacağı şirket oğlumdan kendi adına fatura kesmesini istiyor. İşyeri açmak da zorunda. Başına bir şey gelir diye korkuyorum. Hiç tecrübesi yok. ‘Daha erken kendi işini yapman için’ desem de ikna edemedim...Size bir danışayım istedim” diyerek telefonda anlattı Zehra Teyze.

KAYIT AÇILMASI GEREKİYOR

“Endişelenmeyin, engel de olmayın oğlunuza. Yurtdışındaki firma fatura kesmesini istemeye başladıysa artık oğlunuz ciddi mesafe kat etmiş. İşletmeciliğin basamaklarından çıkmaya başlamış...” dedim ilk başta. Sonra süreci anlattım kısaca... “Vergi dairesine kayıt açılması gerekiyor tabi ki. Yazılım yapacağından, evden çalışabileceğinden evini işyeri olarak da gösterebilir. Sonrasında düzenli vergi beyannameleri vermesi gerekecek. Mart ayında vereceği yıllık gelir vergisi beyannamesinde kazanç çıktığında iki taksitte de gelir vergisi ödemesi gerekecek. Bütün bu işlemleri profesyonel destek alarak kolaylıkla da yapabilir. Faturalar, banka ekstreleri vb. evraklar hakkında yapılacak işlemleri mali müşaviri anlatacaktır.”

3 YIL GELİR VERGİSİ YOK

Zehra Teyze’nin endişeleri azalmıştı görüşmemizin sonuna doğru. Devletin genç girişimcilere destek olduğunu; yıllık 75 bin liraya kadar kazançları için üç yıl boyunca gelir vergisi almadığını, ilk bir yıl için bağkur primi istemediğini öğrendi. Ayrıca yurt dışına verilen yazılım hizmeti için bir başka avantajın (GVK Md.89/1-13 kapsamında kazancın yüzde 50’si indirim konusu yapılabilmekte) olduğunu öğrenmesi daha da sevindirdi. Artık Zehra Teyze’nin tereddütleri kalmamıştı, biricik evladının işletmecilik yolculuğuna engel olmayacağını, bizzat katkı vereceğini söyledi.

GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİNİN KOŞULLARI

Teşvikten yararlanmak isteyen girişimcinin hangi sektörde faaliyet göstereceği önemli değil. Yeni açılacak işyeri, cafe de olabilir, market de, lokanta da... Avukat da olabilir, mimar da, doktor da, eczacı da...29 yaşını doldurmamış olan, ‘yeni bir işyeri’ açan, ‘ilk defa vergi mükellefiyeti tesis ettiren’ genç girişimcinin yıllık kazancının 75 bin liraya kadarından vergi istenmiyor. Aşıyorsa aşan kısmının vergisi isteniyor. Ve bu avantajdan üç yıl boyunca da yararlanılabiliyor... (GVK Mükerrer 20.nci madde) Anonim ve limited olarak faaliyete geçen işyerleri teşvikten yararlanamıyor. Şahsen faaliyet gösterenler ve kollektif şirket ve adi ortaklıklarda; ortaklar bizzat gelir vergisi mükellefi olduklarından teşvikten yararlanabiliyorlar. Yeni işyeri açan genç girişimcilere (Ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle) sağlanan vergi avantajının uygulamaya yönelik 292 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde belirtilen diğer koşulları da şöyle:

1. İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması,

2.

Yazının Devamını Oku

Okul masrafları hangi velilere vergi avantajı sağlar?

YENİ eğitim öğretim yılının kesintisiz ve sağlıklı geçmesini dileyelim öncelikle...

Sağlıktan sonra birçok veli için eğitimin ikinci kritik noktası da masraflar. Kırtasiye, kıyafet, servis, yemek masrafları. Ve özel okula giden öğrenciler için ödenecek yıllık eğitim bedeli. Masrafları ödeyen veliler, bu masrafların vergi avantajının olup olmadığını da merak ediyor. Evet, eğitim masrafları ödeyen velilere vergi avantajı sağlanıyor. Ancak tüm veliler için söz konusu değil bu vergi avantajı. Yıllık gelir vergisi beyannamesi veren veliler yararlanabiliyor vergi avantajından. Beyan ettikleri gelirin yüzde 10’nuna kadar kısmını gelirlerinden düşebiliyorlar.

GELİR VERGİSİ VERENLER

Ticari kazancı olan esnaflar, işletme sahipleri, doktor, avukat, mali müşavir gibi serbest meslek kazancını yıllık olarak beyan edenler. Kira gelirinden dolayı, gayrimenkul-hisse seneti satış kazancından dolayı, elde ettiği kâr payından dolayı yıllık gelir vergisi beyannamesi verenler eğitim masraflarını (özel okuldan aldıkları eğitim faturalarını) gelirlerinden indirim konusu yapabiliyorlar. Söz konusu harcamaların Türkiye’de yapılmış olması ve mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olması da gerekiyor. Ücretlilerin büyük çoğunluğunun yıllık beyanname verme yükümlülüğü olmadığından eğitim masrafları kendileri için vergi avantajı sağlamıyor, yaptıkları masrafları gelirlerinden düşüp daha az vergi ödeme imkanına sahip değiller. Çalışanların vergileri, işverenlerince stopaj yoluyla kesilip Maliye’ye beyan edildiğinden-ödendiğinden, okul faturaları ücretlilerin vergi hesabında dikkate alınamıyor.

HANGİ ÜCRETLİLER?

Bu yıl elde ettiği ücret geliri 650 bin lirayı aşan yüksek ücretli veliler, 2022/Mart’ da verecekleri beyannamelerinde eğitim masraflarını gelirlerinden düşüp daha az vergi ödeyebilecekler. Ve hatta gelir vergisi iadesi de alabilecekler.

Birden fazla işverenden ücret alan ve birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı (2021) yıllık 53 bin lirayı geçen ücretliler de yıllık beyanname vermek zorunda olduklarından, eğitim faturalarını beyannamelerinde indirim olarak dikkate alabilirler.

Eğitim masraflarının ödeyenlere sağladığı vergi avantajına dair diğer kritik soruları da sırasıyla cevaplayalım...

ÖĞRENCİNİN YAŞI

Yazının Devamını Oku

Özel okul öğretmenlerinin tazminat hakları

Önce kıdem tazminatı açısından bakalım konuya...

Genel olarak kıdem tazminatı alabilmek için en az bir yıl çalışma süresi gerekiyor. Özel okul öğretmenlerinin iş sözleşmesi ise zaten belirli süreli (en az 1 yıllık) yapıldığından kendiliğinden sona eren sözleşme için yenilenme de yapılmamışsa kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceği konusunda soru işaretleri oluşuyor. Her ne kadar bir yıllık sözleşme yapılmışsa da, eğer işveren (okul) haklı nedeni olmadan sözleşmeyi yenilemiyorsa öğretmene kıdem tazminatı ödemek zorunda. Yargı kararı örneği de verelim. İşverenin (okulun) haklı nedeni yoksa buna rağmen yenileme yapılmıyorsa öğretmenin kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği belirtiliyor. (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 25 Haziran 2019 tarih ve 2016/17255 esas numaralı kararı)

Yargıtay kararındaki diğer kritik noktalar da şöyle: Gerek 158 Sayılı İLO Sözleşmesi, gerekse iş hukukuna egemen olan ‘işçi lehine yorum’ ilkesi gözetildiğinde, kanun gereği belirli süreli kabul edilen sözleşmeyi, haklı bir neden olmaksızın yenilememe iradesini gösteren işverenin, koşulların var olması halinde sona eren sözleşme nedeniyle kıdem tazminatından sorumlu olduğunun kabulü gerekir.”

İŞE İADE HAKKI YOK

Özel okul öğretmenleri de diğer çalışanlar gibi İş Yasası’na göre işverenleriyle (okul yönetimi ile) sözleşme yapıyorlar. Ancak özel okul öğretmenlerinin sözleşmeleri belirli süreli (en az 1 yıllık) olarak düzenleniyor. İşe iade davası açabilmek için koşulları uygun olan işyerlerinde çalışanlar, kıdem tazminatına ilaveten 4-8 aylık ücretleri kadar bir tazminat hak edebilirlerken özel okul öğretmenleri için bu tazminata kavuşmak mümkün olamıyor. Yargı kararlarında şöyle açıklanıyor konu: “işe iade davası açılabilmesi yönünden iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması sebebiyle İş Yasası’nın 18. maddesindeki yasal şartları taşımadığı” belirtilerek işe iade hakkının, dolayısıyla tazminat elde edilmesinin mümkün olmadığı belirtiliyor. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 3.4.2018 Tarih, E. 2017/23639, K. 2018/7371)

HANGİ ÇALIŞANLAR İÇİN İŞE İADE HAKKI VAR?

En az 30 çalışanı olan işyerlerinde çalışanlar için işe iade hakkı mevcut. (İş Kanunu Md. 18) Ayrıca çalışanın işyerinde altı aydan fazla çalışmış olması da gerekiyor. Bu iki koşul mevcut olduğunda; çalışanın işten çıkarıldıktan sonra bir ay içinde önce arabulucuya gitmesi gerekiyor. Arabulucudan üç hafta içinde karar çıkması gerekiyor. Anlaşma çıkmadığı durumda son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkemeye gidilerek işe iade davası açılabiliyor. Mahkemeye gidildiğinde işverenin iş akdini fesih için geçerli nedeni olup olmadığına bakılıyor. Çalışan lehine sonuçlandığında, çalışan ya işine geri dönebiliyor veya -işveren işe iade almak istemiyorsa- çalışana iki kalem ödeme (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti) yapılması gerekiyor. İşverenler; davayı kazanan çalışanını eğer işe geri başlatmak istemiyorsa, işe başlatmama tazminatını ve boşta geçen süre ücretini ödemesi gerekiyor. İşe başlatmama tazminatı; dört ila sekiz aylık ücreti tutarında ödeniyor. ‘Boşta geçen süre ücreti’ ise (en fazla) dört aylık brüt ücret tutarında ödeniyor.

Konu tazminat olunca bir diğer kritik konuda tabi ki bu tazminatlar üzerinden vergi hesaplanıp hesaplanmayacağı hususu. Kıdem Tazminatı ve işe iade tazminatı için damga vergisi dışında vergi hesaplanması söz konusu değilken diğer tazminat ve ödemeler içinse gelir vergisinin de hesaplanması gerekiyor.

 

Yazının Devamını Oku

Vergi barışı için son 15 gün

Vergi barışı imkânından yararlanmak isteyenler için son 15 güne girildi. Başvurular 31 Ağustos’a kadar devam ediyor. Hesaplanan vergileri peşin ödemek isteyenler 30 Eylül’e kadar bu ödemelerini yapabilecek. İlk taksit ödeme süresi içerisinde peşin ödeme yapanlara hesaplanan vergiler üzerinden yüzde 10 indirim de uygulanacak.

Üç ana başlığı var vergi barışının... Vergiye tabi gelir elde edenler, matrah artırımı yaparak geçmiş beş yıl için incelenmeme güvencesi sağlayabiliyor. İşletmelerin bilançolarında yer alan kasa ve stok tutarlarının fiili-kaydi uyumsuzluğu giderilebiliyor. Vadesinde ödenmemiş devlete olan borçların faizlerinin silinerek nispeten düşük Yİ-ÜFE oranı üzerinden yeni borç hesaplaması yapılarak, üç yıla kadar yeniden yapılandırma imkânı sağlanıyor. Ve barış imkanından yararlanmak isteyenler için artık son 15 gün... Ay sonuna kadar-31 Ağustos’a kadar başvuru yapılabiliyor. Vergi barışının bu üç ana başlığını, kritik yönlerini, başvuru süresinin son günlerinde kısaca hatırlayalım.

MATRAH ARTTIRIMI

Şahsen gelir elde edenler için de, şirket olarak gelir elde edenler için de, 2016’dan, 2020’ye geçmiş beş yılın kazançlarına dair vergi incelemesi yapılmayacağının güvencesi veriliyor, 7326 sayılı yasa ile barış çağrısı yapılıyor. Karşılığında da o yıllara dair beyan edilen matrahların artırılarak, artırılan matrahlar üzerinden peşin veya taksitle vergi ödenmesi isteniyor. Eğer o yıllarda hiç beyan verilmemişse veya beyanlarda gelir-matrah yer almamışsa bu kez asgari (en az) matrahlar üzerinden vergi ödenmesi isteniyor.

30 EYLÜL’E KADAR

Hesaplanan vergileri peşin ödemek isteyenler 30 Eylül’e kadar bu ödemelerini yapabilecek. İlk taksit ödeme süresi içerisinde peşin ödeme yapanlara hesaplanan vergiler üzerinden yüzde 10 indirim de uygulanacak. Taksitle ödeme yapacaklar için ilk taksit 30 Eylül’e kadar ödenebiliyor. İkişer ay arayla toplam 6 eşit taksitte (1.09 oranında katsayı ilave edilerek) ödeme yapılabilecek. Taksitlendirilen ödemelerin süresinde ödenmesinin önemi de kritik. Yasada belirlenen koşullara uygun olarak ödeme yapılmaması durumunda, vergi barışı-matrah artırımı hükümlerinden yararlanılamıyor. Dolayısıyla barış bozuluyor, mükellefin ‘incelenmeme güvencesi’ ortadan kalkıyor. Maliye’nin dilediği zaman ‘vergi incelemesi yapma hakkı’ tekrar devreye giriyor. Ayrıca gecikme zammıyla (aylık 1.60 oranında) beraber yeni hesaplanan (arttırılan) vergilerin takip ve tahsiline de devam edilebiliyor.

STOK VE KASA AFFI

Bilançolarındaki fiili-kaydi uyumsuzlukları gidermek isteyen işletmelerin de ay sonuna kadar vergi dairesine başvurması gerekiyor. Fiilen işletmelerde olan ancak kayıtlarda yer almayan emtia, makine teçhizat demirbaşların vergi dairesine bildirilmesi gerekiyor. Kayıtlarda yer aldığı halde, işletmede fiilen bulunmayan stoklar için fatura düzenlenmesi gerekiyor. İşletmede bulunmayan kasa mevcutlarının ve ortaklar hesabından net alacak tutarlarının vergi dairesine beyan edilmesi gerekiyor.

BORÇLARIN YAPILANDIRMASI

Yazının Devamını Oku

Olimpiyat şampiyonları nasıl ödüllendirilecek

İkisi de branşlarında ilk olimpiyat altın madalyasını getirdiler ülkemize...

Boksta ilk altın madalyayı Busenaz Sürmeneli aldı. Okçulukta tarihimizde ilk madalyayı ve altın olarak Mete Gazoz aldı. Tebrik ediyor, alınlarından öpüyoruz. Gümüş ve bronz madalya kazanan sporcularımızı da tebrik ediyoruz... Toplamda en fazla madalya aldığımız olimpiyat oyunları oldu bu yıl. 1948 Londra olimpiyatlarındaki 12 madalya rekoru, 73 yıl sonra 13 madalya ile kırılmış oldu.



YÖNETMELİKLE BELİRLENİYOR 

Peki başarılı sporcu gençlerimizi devlet nasıl ödüllendirecek? Yalnız altın madalya alan birincilerimiz değil, gümüş ve bronz madalya alan sporcularımız da, altın karşılığı ödüllendiriliyor. Olimpiyat şampiyonuna 1.000 adet, olimpiyat ikincisine 600 adet, olimpiyat üçüncüsüne 300 adet Cumhuriyet altını karşılığı Türk lirasına kadar ödül veriliyor. Ödüllendirme kriterlerinin ayrıntısı yönetmelikte (Spor Hizmet ve Faaliyetlerinde Üstün Başarı Gösterenlerin Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik) belirlenmiş durumda. Olimpiyat madalyası alanlar için belirlenen kriterler yönetmeliğin 5.nci maddesinde yer alıyor.  Ödüller ise şöyle:

Takım sporlarında:

Yazının Devamını Oku

Sosyal medya gelirine vergi

Daha önce anne babasından aldığı harçlık dışında hiç gelir elde etmemiş.

Tabi ki gelir elde etmediğine göre gelir vergisi de ödememiş. Veya hep ücretli-maaşlı olarak çalışmış. İşvereninin maaş bordrosunda yaptığı ‘gelir vergisi’ kesintisini görmüş ama vergi dairesiyle yine hiç teması olmamış… İster babasından harçlık alan gençler olsun, ister işvereninden maaş alan çalışanlar olsun… Eğer sosyal medyaya içerik üretip para kazanmaya başladılarsa bilsinler ki her an Maliye’yle tanışabilirler.

HESAPLAR İNCELENİYOR

Maliye sosyal medyadan, internetten reklam geliri elde edenlerin banka hesaplarına youtube, facebook, instagram gibi platformlardan gelen ödemeleri inceleyip, bu paralar üzerinden vergi ödemelerini istiyor. Bahsettiğimiz ‘yeni gelir elde etmeye başlayan vatandaşların’ birçoğunun bu konuda deneyimleri de yok. Beyanname vermeleri gerektiğini, defter tutmaları gerektiğini ve en sonunda vergi ödemeleri gerektiğini de birçoğu bilmiyor…

MÜKELLEF OLUYOR 

“Acaba vergisi var mı?” şeklinde tereddüt edenler de olmuş. Eskişehir’de; hobi olarak internetten dizi ve filmlerin tanıtımını, haberlerini yapan bir vatandaş, Google Adsense reklamlarından 2019’da 7.846,17-TL, 2020’de 2.234,39-TL gelir ettikten sonra vergisel yönünü Maliye’ye sormuş. Maliye özetle ‘vergisi var’ demiş. “Şahsınıza ait internet sitesinde yayımladığınız Google Adsense reklamlardan dolayı Google firması tarafından adınıza yapılan ödemelerin ‘ticari kazanç’ hükümleri çerçevesinde vergilendirilmesi, yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir” şeklinde konu değerlendirilmiş. (Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı 17.11.2020, E.50644 sayılı özelge)

İnternetten, sosyal medyadan reklam vb. gelirler edenleri Maliye, ‘ticari kazanç’ elde eden mükellef olarak tanımlıyor. Ticari kazanç elde edenler için de düzenli vergisel ödevler zorunlu hale geliyor. Defter tutmak, aylık, yıllık beyannameler vermek gibi… Tabi bu işlemler için mali müşavir desteği de gerekecek.

YUMUŞAK GEÇİŞ 

Sosyal medya aracılığıyla gelir elde etmeye başlayan vatandaşlara, vergisel yükümlülükler için yumuşak geçiş yapma imkânı tanınmalı… Devamlılık ve düzenli gelir elde etmek için belirli bir süre tanınarak bu süre sonunda beyanname verme, defter tutma gibi bürokratik işlemler zorunlu hale getirilmeli. Veya ilk faaliyet yılları için yalnızca yılda bir kez beyanname verme yükümlülüğü getirilebilir. Böylece; ticaretin başında teşvik edilen vatandaş, uzun vadede istikrarlı bir mükellef haline gelecektir. Defter tutma, aylık beyan verme gibi ağır yükümlülükler yerine hafifletilmiş yükümlülükler olduğunda; vatandaş da, Maliye de uzun vadede kazançlı çıkacaktır.

Yazının Devamını Oku

Düğün takısında vergiye dikkat

Yasakların hafifletilmesi ve evlilik sezonunun açılmasıyla birlikte düğünler arttı. Düğünlerin olmazsa olmazı da takılar, hediyeler... Yeni çiftler ailelerinden ve yakınlarından gelen hediyelerin vergisi var mı merak ediyor. Yasaya göre düğün hediyeleri için vergi istisnası var. Ama düğün hediyesi otomobil olursa ya da geline yüklü bir çeyiz parası verilirse durum değişiyor.

Pandemi takı törenlerini de değiştirmişti… Geçen yaz okuduğum bir haberdi. Tekirdağ’daki bir düğünde, davetlilerle gelin ve damat arasındaki sosyal mesafeyi korumak için, takılar cansız vitrin mankenlerine takılmıştı. Bu yaz da pandemi yasaklarının kalkmasıyla yine bir düğün ve hediye haberi okudum… Bu kez Amasya Taşova’dan bir düğün: ’Dedesinden torununa sıfır otomobil.’ Takı olsun, otomobil olsun... Düğün sezonunun açılmasıyla birlikte gelin ve damata verilen düğün hediyeleri sonuçta bir değer ifade ettiğinden yeni çiftler “Acaba bu hediyelerin vergisi var mı?” diye de soruyorlar.

İSTİSNA TANINIYOR

Normalde anne-babadan dededen, nineden, kardeşten dahi olsa alınan hediyelerin (belirli tutarın üzerindeyse) vergisi de var. Ancak düğünde takılan para, altın vb. hediyeler için Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu (VİV) istisna tanıyor. Yasadaki ifadesiyle belirtirsek ‘örf ve âdete göre verilmesi mutat (alışılmış) bulunan hediye, cihaz, yüz görümlüğü ve drahomalar’ için istisna tanınıyor, vergisi istenmiyor. (VİV Kanunu Md. 4/c)



HEDİYE OTOMOBİLSE

Yazının Devamını Oku

Çalışan ve işveren açısından asgari ücrette neler değişiyor?

Öncelikle işveren açısından konuya bakalım...

Asgari ücrete 75 liralık devlet desteği geçtiğimiz hafta mecliste yasalaştı. ( 7333 sayılı kanun) Aslında geçen yıl da uygulanan bu desteğin devam edeceği yetkililerce söylenmiş ancak yasal düzenlemesi yapılmamıştı. Normalde asgari ücretli bir çalışanın işverene maliyeti 4.203,56 lira iken 75 lira devlet desteği sonrası bu maliyet 4.128,56 liraya düşmüş oluyor. (Yüzde 5 SGK primi desteği de dikkate alındığında) 2016’dan sonra verilmeye başlanan asgari ücret desteğinden bu yıl; yaklaşık 1.4 milyon işyerine, 9.5 milyon asgari ücretli işçi için toplam 6.2 milyar liralık destek sağlanacağı öngörülüyor.

ÇALIŞAN İÇİN NE DEĞİŞİYOR

Asgari ücret yılın başında 2021’in tüm ayları için aylık brüt 3.577,50 lira olarak belirlenmişti. Ve bu brüt aylık üzerinden hesaplanan net maaş ise 2.825,90 lira olarak açıklanmıştı. Brütten nete gelirken vergiler ve sigorta prim kesintilerinin tutarı 1.019,91 liraya denk geliyor. (Damga vergisi: 27,15 lira, Gelir vergisi: 456,13 lira ve SGK primleri: 536,63 lira) Net ücrete (2.557,59) ilaveten 268,31 liralık AGİ (Bekar için) ödenmesiyle net ücret toplam 2.825,90 lira olarak hesaplanıyor.

2021’in ilk yedi ayı için bu hesaplamada hiçbir değişiklik olmadı. Ancak gelecek beş ay için çalışanın bordrosunda brüt ücret değişmeyecek olsa da, kesilecek gelir vergisinde (yüzde 15’den, yüzde 20’ye) artış yaşanacak. Ve bu artış normalde çalışanın net maaşını da düşürür. Ancak asgari ücretlinin yıl içi net ücretinde düşüş yaşamasının önüne geçmek için işverenler AGİ’yi daha yüksek ödeyerek, vergiden kaynaklı net maaştaki düşüşü telafi ediyorlar. İşverenler yüksek AGİ ödeyerek çalışanın net maaşındaki düşüşü engellerken diğer yandan devlete ödeyecekleri gelir vergisini de bu tutar kadar daha az ödüyorlar. Yani işverenlerin çalışanlarına ödeyecekleri yüksek AGİ’nin kendilerine bir yükü olmuyor, çalışana ödenen yüksek AGİ’nin maliyetini devlet üstlenmiş oluyor.

Aşağıdaki tabloda aylar itibariyle değişimler görülebilir. İlk yedi ayda çalışanın bordrosunda yüzde 15 oranında 456.13 lira vergi kesildi. Gelecek ay; ağustos ayında vergi 472.48 liraya yükselecek. Asgari ücretlinin son dört ay bordrosunda ise 608,18 lira gelir vergisi kesintisi yapılacak. Ancak her durumda asgari ücretlinin net maaşı önceki aylarda olduğu gibi 2.825,90 liranın altına düşmeyecek.


Yazının Devamını Oku

Emlak vergisi için muhtarlıklara gitmeyi unutmayın

Beş-on yıl öncesine kadar herkesin bir şekilde muhtarlığa yolu düşerdi. İkametgâh belgesi, mahalle muhtarından alınırdı, nüfus kayıt örneği de muhtarlıklardan çıkartılabiliyordu. Şimdi bu belgeler ya nüfus müdürlüklerinden ya da daha kolayı e-devletten alınabiliyor. Dolayısıyla vatandaşların muhtarlıklara başvuru sayısı, o dönemlere göre ciddi oranda düştü.

Ancak şu günlerde; bazı kişilerin belki daha önce hiç ziyaret etmedikleri muhtarlığı ziyaret etmesi kritik öneme sahip. Emlak vergisi ödeyen mülk sahiplerini kastediyorum. Gelecek 4 yılda ödenecek emlak vergisinin hangi değerler üzerinden hesaplanacağı bu günlerde kesinleşiyor. Ayın başından itibaren muhtarlıklara mülklerin yeni arsa değerleri asıldı. Konut olsun, işyeri olsun mülklerin arsa değerleri eğer fahiş oranda artmışsa ve itiraz da edilmezse artık gelecek dört yıl (2022, 2023, 2024 ve 2025) boyunca emlak vergisi hesabı için bir itiraz hakkı olamayacak.

EMLAK VERGİSİNE ETKİSİ

Konut olsun, işyeri olsun mülklerin emlak vergi değeri; arsa değeri ve inşaat maliyetinin toplamından oluşuyor. Arsa değerleri 4 yılda bir belirleniyor, inşaat metrekare maliyet değerleri de her yıl düzenli olarak yayımlanıyor. Arsa değeri ve inşaat maliyetinin toplamı üzerinden belirlenen emlak vergi değeri, yeniden değerleme oranı dikkate alınarak her yıl ayrıca güncelleniyor. Vatandaşlar bu emlak vergi değeri üzerinden konutlarda binde 1, işyerlerinde binde 2 oranında emlak vergisi ödüyorlar. (Büyükşehirlerde vergi oranları iki kat artırımlı uygulanıyor.)

DEĞERİ KİM BELİRLİYOR

Her dört yılda bir ‘takdir komisyonları’ tüm mülklerin arsa değerlerini yeniden belirliyor. En son 2017 yılında belirlenmişti. Takdir komisyonlarına; belediyeden, Maliye’den, tapu müdürlüğünden, ticaret odasından, ilgili muhtarlıklardan üyeler katılarak değer tespit çalışması yapılıyor. Cadde-sokak bazında mülklerin belirlenen arsa metrekare değeri belediyelere teslim ediliyor.

Gelecek 4 yılın ödenecek emlak vergisi hesabına esas olan arsa-arazi değerleri de (en son) 30 Haziran’da muhtarlıklara asıldı. Mülklerinin arsa değerinin yüzde 100 ve daha da yüksek oranlarda artırılarak belirlendiğini gören mülk sahipleri de var. Söz konusu artış oranına itiraz etmek isteyenlerin ilandan sonraki 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açma hakları var.

YASAYLA SINIRLANDIRILMIŞTI

2017 yılında belirlenen arsa değerlerinde fahiş oranda artışlar söz konusu olmuştu. Birçok mülk sahibi dava da açmıştı bu artış oranlarının iptali için.  Önceki değerine göre yüzde 100, yüzde 200 hatta yüzde 500’lük artışlar görülmüştü. Bu oranlar kamuoyundan çok tepki görünce; birçok vatandaş mahkemelere gitmiş, daha mahkemeden kararlar çıkmadan da yasa değişikliği yapılmış ve arsa değerlerinin artış oranı yüzde 50 ile sınırlandırılmıştı. (Emlak Vergisi Kanunu, Geçici Md. 23)

Yazının Devamını Oku

Arabulucuda el sıkışıldığında vergi nasıl hesaplanacak?

İşten ayrılmalar yaşandığında kıdem ve ihbar tazminatının koşulları genel olarak herkes tarafından bilinir.

Kıdem tazminatı her bir çalışma yılı için; bir aylık (30 günlük) ücret kadar hesaplanır.

İhbar tazminatı; çalışanın kıdemine göre değişen tutarda, en az 2 haftalık ücreti kadar, en çok sekiz haftalık ücreti tutarında hesaplanır.

En az 30 işçinin çalıştığı işyerlerinde, çalışanlara kıdem ve ihbar tazminatına ilaveten iki kalem ödeme daha (diğer koşullar da uygunsa) yapılabiliyor. “İşe başlatmama tazminatı” ve “boşta geçen süre ücreti”.

ZORUNLULUK GELDİ

Çalışana yapılabilecek bu dört kalem ödemenin ana koşulları ve vergiye tabi olup olmadıkları tablodan görülebilir. Arabuluculuk devreye girmeden önce; kıdem ve ihbar tazminatı ya işten çıkışta ödenirdi veya mahkeme sonucunda işverenden alınabiliyordu. (Boşta geçen süre ücreti ve işe iade tazminatı ise ancak mahkeme kararıyla ödenebilirdi.) 2018’den itibaren 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile; mahkemeye gitmeden önce arabulucuya gitmek zorunluluğu geldi. Ve önceden mahkeme kararıyla ödenen tazminatların hangisi vergili hangisi vergisiz bir tereddüt de olmazdı. Şimdi; “hiç mahkemeye gitmeden arabulucuda işveren ve çalışan anlaşırsa vergi hesabı değişiyor mu?” şeklinde tereddütler oluşuyor...

İŞE BAŞLATMA TAZMİNATI

İşe başlatmama tazminatı; aynı mahkeme sonucunda olduğu gibi vergiden istisna ediliyor. Boşta geçen süre ücreti ve fazla mesai olarak ödenecek kısımlar içinse brüt ücret üzerinden vergi kesilmesi gerekecek.  Maliye’nin verdiği bir özelge de var bu konuda. Özelgedeki örnekte işveren olan banka ile işten ayrılan eski çalışanı arabulucuda anlaşmış. İşe başlatmama tazminatı olarak 5 aylık ücreti karşılığı olarak brüt 41.210 TL hesaplanmış. Boşta geçen süreye karşılık olmak üzere brüt 9.890 TL, fazla çalışma ücreti olarak brüt 2.000 TL olmak üzere toplam 53.100 TL ödenmek üzere anlaşılmış.

ANLAŞMA TUTARI

Yazının Devamını Oku

Maliye’de kaydı olmayan da ‘barışabilir’

Vatandaşların bir kısmı “Maliye’de kaydım yok, vergi barışına başvurabilir miyim” diye merak ediyor. Eğitim ve danışmanlık gibi serbest meslek kazancı olanlar, sosyal medyadan gelir sağlayanlar ya da yurtdışından faiz geliri olanlar için vergi barışı mümkün. Maliye’ye hiç bildirim yapılmamış olsa da, geçmiş yıllara ilişkin vergi incelemesi riski vergi barışıyla ortadan kalkıyor.

“Maliye’de kaydım yok, yine de vergi barışına başvurabilir miyim?” diye soruyor bir okurumuz. “Banka hesap hareketlerinden yola çıkılarak incelemeye alınan tanıdıklarım var, geçmiş yıllarda yüksek olmasa da benim de kazançlarım oldu ama vergi dairesine bildirim yapmam gerektiğini düşünemedim” şeklinde tereddütlerini iletti. Eğitim ve danışmanlık gibi serbest meslek kazancı da elde edilmiş olabilir, sosyal medyada yayımlanmış içerikler üzerinden reklam geliri de elde edilmiş olabilir, yurtdışı faiz kazancı da elde edilmiş olabilir... Ve bu gelirler için geçmiş yıllarda Maliye’ye hiç bildirim yapılmamış, mükellefiyet kaydı açılmamış olsa da, geçmiş yıllara ilişkin vergi incelemesi riski vergi barışıyla ortadan kaldırılabiliyor. Otomobil ve gayrimenkul alım satım kazancı da olabilir, mülkünden kira geliri elde edip hiç Maliye’ye gelir beyan edilmemiş de olabilir. Maliye ile el sıkışıp vergi barışı imzalayanlar için geçmiş yılların kazançları artık gelir elde edenlerden sorulmayacak. Zamanaşımı süresi henüz dolmamış geçmiş beş yılın tümü için vergi barışı-matrah artırımı yapılabildiği gibi, yalnızca bir (veya birkaç) yıl için de yapılabilir.

FAİZ GELİRİ ÖRNEĞİ

Yurtdışı faiz geliri için örnekleyelim konuyu... 2020’de yurtdışından faiz geliri elde ettiği halde bu gelirini Maliye’ye beyan etmeyen kişi 8.500 lira vergi barışı ödemesi yaptığında artık bu kişi için vergi inceleme riski ortadan kalkıyor. Diğer dört yıl için vergi barışı ödeme tutarları da şu şekilde: 2016 için 6.380 TL, 2017 için 6.640 TL, 2018 için 7.050 TL, 2019 için 7.500 TL.

SON BAŞVURU 31 AĞUSTOS

Vergi barışı-matrah artırımı için Maliye’ye 31 Ağustos’a kadar başvurulabiliyor. Peşin ödeme yapmak isteyenler için son ödeme tarihi 30 Eylül 2021. Peşin ödeme yapanlara hesaplanan vergiler üzerinden yüzde 10 indirim de uygulanacak. Taksitle ödeme yapacaklar için ilk taksit ödeme tarihi de 30 Eylül 2021. Kalan taksitler ikişer ay arayla toplam 6 eşit taksitte (1.09 oranında katsayı ilave edilerek) ödenebilecek.

KAYDI OLANLAR

Geçmiş yıllarda mükellef olup Maliye’de kaydı olanlar, vergi barışından yararlanmak istediklerinde belirlenmiş oranlar üzerinden matrah artırımında bulunacak. 2016 için yüzde 35, 2017 için 30, 2018 için yüzde 25, 2019 için yüzde 20 ve 2020 için yüzde 15 oranında geçmiş yıl beyanlarını artıranlar artırdıkları matrah üzerinden yüzde 20 oranında vergi ödediklerinde geçmiş yılların vergileri kendilerinden sorulmayacak. Artırımda bulunulan yıla ait yıllık beyannamelerin; yasal süresinde verilmesinde ve tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmesi konusunda aksama yaşanmamışsa vergi oranı (en az matrah tutarı üzerinden) olarak yüzde 20 oranında değil, yüzde 15 oranında dikkate alınacak.

Geçmiş yıllarda vergiye tabi kazanç beyan etmemiş (zarar etmiş) olanlar da hiç beyan vermemiş kişiler gibi asgari matrah tutarları üzerinden vergi barışı ödemesi yapacaklar.

Yazının Devamını Oku

Kasa ve stok affının koşulları

İşletmelerin faaliyetlerini yürütmek için yaptığı tüm işlemler matematiksel olarak izlenir.

Alış, satış, gelir, gider gibi tüm işlemlerin Türk lirası karşılığı kayda alınır, defterlere yazılır. Dönem sonlarında da; dönem içi yapılan tüm bu işlemlerin sonucunda işletmenin bilançosu çıkar. İşletmelerin dönem sonu fotoğrafıdır bilanço. Ancak bazı işletmelerin bilançoları bir nevi fotomontajlıdır. Yani fotoğrafa baktığınızda gerçek durumu tam olarak göremezsiniz. Şimdi vergi barışı yasasıyla bu fotomontajlı kısımların düzeltilmesi imkânı tanınıyor işletmelere.

İŞLETMELERİN VARLIKLARI

Bilançolara bakıldığında; bir tarafta işletmenin varlıkları görülür. İşletmenin kasasında, bankasında ne kadar nakit olduğu, müşterilerinden ne kadar alacaklı olduğu, stok, makine teçhizat, bina vb. varlıklar varsa bunların ne kadar değere sahip olduğu görülür. Diğer yandan; tedarikçilere, bankalara, ortaklara (yabancı kaynaklara) borcu varsa bunların değerinin ne kadar olduğu yer alır. Son tahlilde; varlıklarla yabancı kaynaklar arasındaki fark da şirketin ne kadar sermayeye sahip olduğunu gösterir.

VERGİ BARIŞI FIRSATI

Bilanço yalnızca işletme sahipleri için değil, kredi verenler için de, gerektiğinde müşteri ve tedarikçiler için de ve her durumda işletmenin kazancı üzerinden vergi geliri elde eden Maliye için de kritik önem sahiptir. Dolayısıyla işletme sahipleri yalnızca kendileri için değil, işletmenin faaliyetini devam ettirirken etkileşimde olduğu tüm taraflar için bilançolarını gerçek duruma uygun hazırlamalılar. Fotomontajla müdahale edilmiş, fiili durumu yansıtmayan bilançoların vergi barışı yasası fırsatı da varken fiili duruma uygun hale getirilmesi yerinde olacaktır.

STOK VE KASA AFFI

Stok ve kasa affı yoluyla bilanço düzeltme işlemi hakkında bir hususu daha vurgulamak gerekir. Stok ve kasa affı istisnai bir uygulama olduğunda işletmeler için de, Maliye için de öteden beri devam eden uyumsuzlukları sulhle çözmek için iyi bir fırsat. Ancak bu afların kısa sürelerde tekrarlanıyor olması, bilançolarını her zaman fiili duruma uygun olarak düzenleyen işletmeler aleyhine haksız rekabet de yaratmakta. ‘Nasılsa yeni bir af daha çıkar kayıtlarımı yine düzeltirim’ şeklinde bir algıya ve tahribata da yol açarak uyumsuzlukların devamına da neden olabilecektir. Genel çerçevesini çizdiğimiz stok ve kasa affının, işletmelerce hangi koşullarda uygulanabileceğini de sırasıyla ele alalım. Öncelikle kayıtlarda (bilançoda) görünen ancak fiilen işletmede yer almayan kalemlerden başlayıp ardından tam tersi durumdaki uyumsuzlukların (kayıtlarda olmayan ancak fiilen işletmede olan varlıklar) nasıl giderileceğini inceleyelim...

KAYITLARDA GÖRÜNEN İŞLETMELERDE BULUNMAYAN VARLIKLAR

Yazının Devamını Oku

Şirketler için vergi barışı

TÜM şirketler faaliyetlerini yürütürken çok sayıda riski de üzerlerinde taşır. Tahsilat riski, iş kazası riski, hırsızlık riski gibi…

Hemen hemen tüm riskler sigorta poliçesi ile güvence altına da alınabilir. Vergi cezası riski için de yeni vergi barışı bir sigorta poliçesi aslında. Vergi barışı yasası ile şirketlere ‘Maliye ile barış imzala, düşük sayılabilecek bir ödeme yap, geçmiş beş yıl için vergi inceleme riskini ortadan kaldır.” deniliyor. Henüz zamanaşımı süresi dolmayan yıllar için Maliye her an inceleme yapma imkanına sahip… 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları… Matrah artırımı yapan şirketler içinse bu yıllar için artık vergi incelemesi yapılmayacağı belirtiliyor 7326 sayılı kanunla. (Md. 5) 

Vergi barışının matrah artırımının genel çerçevesini bu şekilde özetledikten sonra yasanın şirketler için merak edilen kritik ayrıntılarını açıklayalım.

BAŞVURU VE ÖDEME 

En son 31 Ağustos 2021 tarihine kadar matrah artırımına başvurulabilecek. Matrah artırımı sonrası hesaplanan vergiler, peşin ödenmek istenirse 30 Eylül’e kadar tek seferde ödeme yapılabilecek. İlk taksit ödeme süresi içerisinde peşin ödeme yapanlara hesaplanan vergiler üzerinden yüzde 10 indirim de uygulanacak. Taksitle ödeme yapacaklar için ilk taksit 30 Eylül’e kadar ödenebiliyor. İkişer ay arayla toplam 6 eşit taksitte (1.09 oranında katsayı ilave edilerek) ödeme yapılabilecek.

ARTTIRIM NE KADAR? 

Örneğin; 2018 yılı için vergi incelemesi riskini kaldırmak isteyen anonim ve limited şirketler, daha önce beyan ettikleri Kurumlar Vergisi (KV) matrahını, yüzde 20 oranında arttıracak, bunun da yüzde 15’ni ödeyecekler. Arttırımda bulunulan yıla ait yıllık beyannamelerin; yasal süresinde verilmesinde ve tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmesi konusunda aksama yaşanmışsa vergi oranı olarak yüzde 15 değil, yüzde 20 oranı dikkate alınacak. Her bir dönem için ayrı ayrı 10 TL’yi aşmayan tutardaki eksik ödemeler, 5 puanlık oran avantajından yararlanmayı engellemiyor. Ancak her yıl için belirlenmiş asgari matrah tutarları da mevcut. 2018 yılı örneği için; bildirilecek asgari matrah (o yıl için zarar beyan edilmiş olsa dahi) en az 105.800 TL olabilecek. Bu matrah üzerinden de yüzde 20 oranında vergi barışı karşılığı olarak (2018 yılı için) 21.160 lira ödenecek. Arttırım oranı ve bildirilmesi gereken asgari matrahlar, Tablo-1’de yıllar itibariyle yer almakta. 

KOŞULLAR NELER?

Yazının Devamını Oku

6 maddede gayrimenkulde vergi barışı

Gayrimenkullerinden kira geliri elde edenler, gayrimenkullerini satıp kazanç elde edenler için vergi barışının-matrah arttırımının koşullarını Hürriyet okurları için inceledik. İşte 6 soruda gayrimenkulünü satanlar ve kiralayanlar için vergi barışının koşulları...

Geçen hafta vergi barışı yasa teklifi Meclis Genel Kurulu’ndan da geçti ve yasalaştı.

7326 sayılı kanun Cumhurbaşkanı’nın onayı sonrasında da Resmi Gazete’ de yayımlanacak. Tüm yönleriyle vergi barışının koşullarını yazılarımızda sırasıyla ele alacağız. İlk olarak bugün; gayrimenkullerinden kira geliri elde edenler, gayrimenkullerini satıp kazanç elde edenler için vergi barışının-matrah arttırımının koşullarını Hürriyet okurları için inceliyoruz.

Geçmiş beş yılda; kira geliri elde ettiği halde, kira gelirini beyan etmemiş gelir sahipleri olabilir.

VERGİ CEZASI RİSKİ

Veya elde ettiğinden daha az kira geliri beyan etmiş mülk sahipleri olabilir. Geçmiş beş yıl için barışın bedeli olan tutarlar ödendiğinde, Maliye ile el sıkışıldığında artık bu kişiler için vergi cezası riski ortadan kalkıyor. “Geçmiş beş yılda; (en az) ne kadar kira geliri elde edenlerin beyanname verme zorunluluğu vardı?” sorusunun cevabı da aşağıdaki tabloda görülebilir. Gayrimenkul satışları için de durum aynı... Geçmişte elde ettiği gayrimenkul satış kazancını beyan etmeyenler (veya düşük beyan edenler) vergi barışı imzalayarak, düşük sayılabilecek bedeller ödeyerek, vergi inceleme riskinden kurtulabilecekler.

Şimdi vergi barışının merak edilen sorularını sırasıyla cevaplayalım...

Yazının Devamını Oku