5 soruda değerli konut vergisi

Bu yıl ilk defa, yine ‘emlak vergi değeri’ üzerinden yeni bir vergi tahsilatı yapılacak: ‘Değerli konut vergisi’. Konutlarının emlak vergi değeri 5 milyon 227 bin lirayı aşanlar vergi ödeyecekler. Vergi tutarı nasıl belirlenecek? Ödemeler ne zaman nasıl yapılacak? Kimler muaf olacak? Değerli konut vergisi ile ilgili tüm detayları derledik.

25 milyondan fazla mükellefi olan emlak vergisi nasıl ödeniyor? İsteyen internetten, isteyen belediye veznesinden. Peki hangi mülk sahibinin ne kadar vergi ödeyeceği nasıl hesaplanıyor? Mülklerin emlak değerinin üzerinden. Her yıl yeniden değerleme oranının yarısı kadar değerleme yapılarak otomatik olarak belirleniyor. Emlak vergisi için vatandaştan beyanname vermesi isteniyor mu? İstenmiyor, çünkü otomatik hesaplanan vergi için beyannameye gerek yok. Belediyeye vergisini ödeyen mükellef, hiç ekstra kırtasiyeyle-bürokrasiyle uğraştırılmadan vergi yükümlülüğü kolaylaştırılmış olarak yerine getirilmiş oluyor.

Şimdi; bu yıl ilk defa, yine ‘emlak vergi değeri’ üzerinden yeni bir vergi tahsilatı yapılacak: ‘Değerli Konut Vergisi-DKV’. Konutlarının emlak vergi değeri 5 milyon 227 bin lirayı aşanlar DKV ödeyecekler. İlk taksitin şubat sonuna, ikinci taksitin Ağustos sonuna kadar ödenmesi gerekiyor. Ancak ödemeden önce bir de 20 Şubat’a kadar vergi dairesine beyanname verilmesi gerekiyor.

KIRTASİYE YÜKÜ

Dünya gazetesi yazarı Dr. Bumin Doğrusöz de 31 Aralık 2020 tarihli yazısında bunu vurguluyor, Değerli Konut Vergisi için ‘beyannameye ne gerek var?’ diyor özetle. “Vergi daireleri web sayfasından mükellefleri ilan etse, mükellefler de ilana göre bankalardan ödeme yapsa sistem daha basit olmaz mı?” diyor. Doğrusöz’ün bu sözünün üzerine “Doğru söze ne denir?” sözünden başka ne söylenebilir ki? Dileyelim bu öneri dikkate alınarak yasal düzenleme yapılır ve hiç gereği olmayan kırtasiye yükü vatandaşın üzerinden alınır. Bu yıl ilk defa Değerli Konut Vergisi ödeyecek vatandaştan yalnızca vergiyi ödemesi istenir, beyanname verme yükü üzerilerinden alınır.

İlk defa bu yıl ödenecek DKV hakkında en çok merak edilen 5 konuyu da sırasıyla açıklayalım

1. Verginin mükellefi kim?

Emlak vergisi değeri 5 milyon 227 bin lirayı geçen birden fazla konutu olanlardan vergi isteniyor. Değerli konut vergisini; konutların sahipleri, varsa intifa (kullanım) hakkı sahipleri ödeyecek. Konutların emlak vergi değerleri konutun bulunduğu yerdeki belediyeden öğrenilebilir. Konuta paylı mülkiyet hâlinde sahip olanlar, hisseleri oranında mükellef kabul ediliyor. Elbirliği mülkiyette sahipleri vergiden müteselsilen (zincirleme olarak) sorumlu oluyorlar.

2. Kimler vergi ödemeyecek?

Emlak vergisi değeri 2021 yılı için; 5 milyon 227 bin lirayı geçen birden fazla konutu olanlardan vergi isteniyor. Tek konutu olanların; konutlarının değeri 5 milyon 227 bin lirayı geçse de vergi istenmiyor. Birden fazla konutu olanlar -en düşük değerdeki- tek konutu için de vergi ödemeyecek.

Tek meskene hisse ile sahip olanlardan da, bu hisse için vergi istenmeyecek. Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen konutlar için de (arsa karşılığı inşaat işlerinde sözleşme gereği taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlar dahil) vergi istenmiyor.

3. Verginin matrahı nasıl hesaplanacak?

Verginin matrahı, emlak vergi değeri olacak. Paylı mülkiyette ve elbirliği mülkiyette, matrahın hesabında konutun toplam değeri esas alınacak. Konutların değerinin, her yıl yeniden (değerleme oranının yarısı oranında) değerleneceği öngörülüyor.

5 soruda değerli konut vergisi

5. Beyan ve ödeme zamanı

Mevcut düzenlemeye göre ilk beyannamenin 20 Şubat’a kadar vergi dairesine verilmesi gerekiyor. Ödeme için iki taksit öngörülüyor. Beyannamenin verileceği şubat ayında ve ağustos ayında iki eşit taksitte.

Beyanname vermek zorunda olan mülk sahipleri, beyannamelerini elektronik ortamda kendileri gönderebilecekleri gibi mali müşavirle sözleşme imzalayarak, meslek mensupları aracılığıyla da gönderilmesini sağlanabilir. Beyannamenin elektronik ortamda verilmesi durumunda, beyannameye eklenecek bina vergi değerini gösteren belge, beyannamenin verildiği tarihi takip eden 15 gün içinde vergi dairesine elden teslim edilmesi veya posta yoluyla ilgili vergi dairesine gönderilmesi gerekiyor.

X

İşte vergiyi azaltan belgeli giderler

Dün belgesiz olarak kira gelirinden düşülebilen götürü giderden bahsettik.

İstisna (6 bin 600 lira) düşülmüş konut kira gelirinden yüzde 15 oranında da götürü gider düşülerek ödenecek vergi azaltılabiliyor. Belgeli, gerçek giderde ise yüzde 15’lik sınır yok. Belgeli gerçek giderler, yüzde 15’lik sınıra takılmadan vergi matrahını azsaltıyor, dolayısıyla ödenecek vergiyi de azaltıyor. Bazı gider belgelerinin tümü ‘gerçek gider’ olarak vergi hesabında dikkate alınabiliyor. Ödenen emlak vergisi, kiraya verilen gayrimenkule yönelik onarım masrafları, ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik yapılacak dış cephe mantolama masrafları gibi. Bazı giderler ise yıllara yayılarak gider yazılabiliyor. Binanın değerini artıracak nitelikte; kombi harcaması, tesisat döşenmesi gibi harcamaların, gayrimenkulün maliyet bedeline ilave edilerek her yıl yüzde 2 oranında amortisman (yıpranma) gideri hesaplanması gerekiyor.

KİRA GELİRİNDEN DÜŞÜLEN GİDERLER

* Son beş yılda konut alanlar, konut edinim bedelinin (tek bir konut için) yüzde 5’ni kira gelirinden düşebiliyor. İşyeri kira gelirinin vergi hesabında, yüzde 5 giderden faydalanılamıyor.

* Kiraya verilen gayrimenkul için borçlanılan kredinin (2020’de ödenen) faizleri gelirden düşülebilir.

* Kiraya verilen taşınmazla ilgili sigorta giderleri.

* Emlak vergisi de dâhil olmak üzere taşınmazla ilgili olarak ödenen vergi, resim, harç ve şerefiyelerle belediyelere ödenen harcamalara katılma payları gider yazılabilir.

* Konut kira geliri elde ederken, diğer taraftan kendisi de kirada oturanların ödedikleri kira bedelleri de (lojman kiraları dâhil) hesaplamada gider olarak dikkate alınabiliyor.

Vergi hesaplamasında dikkate alınabilecek diğer ‘gerçek giderleri’ de; amortisman giderleri, kiraya verilen gayrimenkul için ödenen aydınlatma, ısıtma, su ve asansör giderleri, onarım, idare giderleri, sözleşmeye, kanuna veya ilama istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar olarak özetleyebiliriz.

Yazının Devamını Oku

Kira gelirinde beyan sınırı 6 bin 600 TL

Mart ayı vergi ayı, beyanname ayı. Geçen yıl elde edilen kira gelirlerinin mart sonuna kadar beyan edilmesi gerekiyor. 2020’de yıl içinde toplam 6 bin 600 liraya kadar konut kirası elde edenler beyanname vermeyecek. Beyanname vermeyen mülk sahiplerinin vergi ödemesi de söz konusu değil.

Mülk sahipleri sorularını aslında şubat ayının başından itibaren bize iletmeye başlamışlardı. Beyanname vermek için en az ne kadar kira geliri elde etmek gerekiyor? İşyeri kiralarında stopaj geçen yıl düşmüştü, ödeyeceğim vergimi etkiliyor mu? Hisseli olarak mülk sahibiyim, beyan sınırı değişiyor mu? Götürü gider ve gerçek giderin farkı ne? Çocuklarımın özel okul faturalarını vergiden düşebilir miyim? Sigorta poliçelerini vergi hesabında indirim olarak gösterebilir miyim? Beyannameyi internetten nasıl göndereceğim? Ve diğer ayrıntılar...

SORULARA YANIT

Kira gelirlerinin beyanındaki kritik tüm konuları beş gün boyunca ele alıyoruz. 2021 beyannameleri için güncel değerler üzerinden merak edilen tüm soruları cevaplıyoruz. Bugün, konut kira gelirlerinde beyan sınırını, gerçek gider götürü gider ayırımını, hisseli mülk sahipleri için hesaplama yöntemlerini açıklıyoruz. Farklı konut kira gelirleri için örnek vergi hesaplamaları da tablo üzerinden görülebilir…

KİMLER BEYANNAME VERECEK?

2020’de; yıl içinde toplam 6 bin 600 liraya kadar konut kirası elde edenler beyanname vermeyecek. Beyanname vermeyen mülk sahiplerinin vergi ödemesi de söz konusu değil. 6 bin 600 liranın üzerinde konut kira geliri olanlar mart ayı içinde beyanname verecek. Hissedarlar için de aynı tutar geçerli. Kişi başı elde edilen konut kira geliri 6 bin 600 lirayı geçmiyorsa beyanname verilmeyecek. Hissedarların eş olması da durumu değiştirmiyor. Kira geliri; hissedar başına 6 bin 600 lirayı geçtiği andan itibaren, her bir hissedar ayrı ayrı 6 bin 600 liralık istisnayı vergi hesabında gelirinden düşebiliyor.

Bir kişi, birden fazla konuttan kira geliri elde etmesi halinde istisna, her bir konut için ayrı ayrı değil, kira gelirleri toplamına bir defa (6 bin 600 lira) uygulanabilecek.

YÖNTEM SEÇİLEBİLİYOR

Ne kadar vergi ödeneceği hesaplanırken kira gelirinden istisna tutarı (6.600 TL) ve giderler düşülebiliyor. Kalan tutar (matrah) üzerinden vergi hesabı yapılıyor. İki farklı gider yöntemi var; belgesiz götürü gider ve belgeli gerçek gider. Götürü giderin avantajı herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmaksızın direkt yüzde 15 oranında hesaplanan tutar, kira gelirinden düşülebiliyor. Götürü gider yöntemini seçenlerin iki yıl bu yöntemden vazgeçme haklarının olmadığını da ayrıca belirtelim.

Yazının Devamını Oku

İşte aylara göre çalışan maaşları

Brüt ücretler aydan aya değişmese de, yıl içinde gelir vergisi oranının artması nedeniyle net ücretler yılın ilk ayına göre sonraki aylarda azalma gösteriyor. Kesilen gelir vergisindeki artış, net maaşta azalmaya neden oluyor.

Yeni yılın ilk maaşı ocak sonunda çalışanların hesabına yattı. Şubat ayının maaşları da üç-beş gün içinde çalışanların hesaplarına yatırılacaktır. Ücretin her ay aynı net üzerinden hesaplandığı işletmelerde, aylar ilerledikçe çalışanların net maaşlarında değişen bir şey olmayacaktır. Ocak ayındaki net maaşları ne kadar ise; şubatta da sonraki aylarda da aynı net maaşı banka hesaplarında görebileceklerdir. Bir de ücreti brütten hesaplanan çalışanlar var… Brüt ücretler aydan aya değişmese de, net ücretler yılın ilk ayına göre sonraki aylarda azalma gösterir. Nedeni; yıl içinde gelir vergisi oranının artması… Brüt ücret yıl içinde hep aynı kalmış olsa da, brüt ücret üzerinden kesilen gelir vergisindeki artış, net maaşta azalmaya neden olur.

Brüt ücretten; gelir vergisi, damga vergisi ve sigorta primleri kesilir. Brüt ücret aynı kaldığı sürece damga vergisi ve sigorta prim kesintilerinin tutarı değişmese de, ‘gelir vergisi’ aydan aya değişim (artış) gösterebilir. Brüt ücret gelirinin yıl içi toplamı; belirli seviyeleri aştığında yüzde 15’lik vergi oranı (önce) yüzde 20’ye yükselir. İlk vergi oran artışı; 24 bin liralık vergi matrahı aşıldığında meydana gelir. 2021’de bir çalışanın vergi matrahı; hangi ayda 24 bin lirayı aşarsa, o ay yüzde 15’den, yüzde 20’lik vergi dilimine geçiş yapmış olur. Yüzde 20 oranındaki verginin, yüzde 27’ye yükselmesi için yıl içi toplam gelirin (kümülatif matrahın) 53 bin liraya çıkması gerekiyor. Yüzde 35’lik oran için 190 bin lirayı ve son olarak yüzde 40’a çıkması için yıl içi toplam ücret gelirinin (kümülatif matrahın) 650 bin lirayı aşması gerekiyor.



ÖRNEK MAAŞ ÖDEMESİ

Tablodan görülebilir. Örneğin brüt ücreti 7 bin lira olan bir çalışan ilk olarak mayıs ayında net maaşında azalma yaşayacak. Mayıs ayına kadar hep yüzde 15 oranında vergi hesaplanan çalışan için, mayıs ayıyla beraber yüzde 20’lik vergi hesaplaması yapılacak. 7 bin lira brüt ücreti olan bir çalışanın; ocak net maaşı 5 bin 272 lira iken, mayıs ayında 4 bin 985 liraya düşecek. Haziran, eylül ve ekim aylarında da dilim artışından kaynaklı olarak net maaşında düşüşler yaşanacak. Aralık ayına gelindiğinde; yılbaşına göre net maaş 714 lira azalarak 4 bin 558 lira olarak banka hesabına yatırılacaktır. Diğer brüt maaş örnekleri için de net maaşların hangi ayda ne kadar azalacağı tablodan görülebilir.

Yazının Devamını Oku

EFT yapılırken ‘diğer ödemeler’ neden seçilemiyor?

İnternet bankacılığı aracılığıyla işlem yapılırken vatandaştan ‘ödeme türünü’ seçmesi isteniyor.

Nedeni malum... İşyeri kirası ödemelerinin bankadan yapılması zorunlu. Konut kira ödemeleri de 500 lirayı aşıyorsa yine bankadan yapılması gerekiyor. Dolayısıyla internet bankacılığından kira ödemesi yapılırken, ‘konut kirası’ veya ‘işyeri kirası’ seçeneğinin seçilmesi isteniyor. Kira ödemesi değilse seçenekler arasından ‘diğer ödemeler’ seçilebiliyordu.



‘Seçilebiliyordu’ diyorum çünkü artık seçilemiyor. Enteresan olan bin lira üstü herhangi bir para transferi yapacaksanız ‘diğer ödemeleri’ seçebiliyorsunuz. Eğer bin lira altı transfer yapacaksanız ‘diğer ödemeleri’ tıklayarak işlem yapamıyorsunuz.

Bu kez konunun Maliye ile ilgisi yok belli ki. Çünkü Maliye’den kaynaklı olsa bin lira altı için değil, “bin lira üstü için ’diğer ödemeler’ seçilemez” kuralı getirilirdi. Maliye düşük tutarlı işlemler yerine büyük tutarlı işlemleri öncelikle kontrol altına almak ister.

ENGELE TAKILDIM

Yazının Devamını Oku

Tapuda konut görünen ‘işyerleri’ DKV ödeyecek mi?

Değerli konut vergisi için 20 Şubat’a kadar beyanname verilmesi, şubat sonuna kadar ilk taksitin, ağustos sonuna kadar da ikinci taksitin ödenmesi gerekiyor.

5 milyon 227 bin lirayı aşan emlak vergi değerine sahip birden fazla konutu olanlar vergi ödeyecek. Bu değeri aşan tek konutu olanlar vergiden muaf tutuluyor. 5 milyon 227 bin liranın altında emlak vergi değerine sahip mülkü olanlarsa zaten değerli konut vergisi ödemekle yükümlü değiller. Değerli konut vergisi ilk defa bu yıl ödeneceğinden mülk sahiplerinden çok sayıda soru alıyoruz... 19 Ocak 2021 tarihli yazımda yeni verginin hangi konutları-hangi mülk sahiplerini ilgilendirdiğini ele almıştım. Bugün; konutunu işyeri olarak kullanan/kullandıran mülk sahiplerinin tereddütlerini ele alıyoruz. Tabi tam tersi durumlar da olabilir. Tapu kayıtlarında işyeri olarak görünen bir taşınmaz aslında fiilen konut olarak da kullanılabilir. Bu konuyu da açıklıyoruz.

KONUT GÖRÜNEN İŞYERLERİ

Tapu kayıtlarında mesken (konut) olarak görünen taşınmaz eğer fiilen işyeri olarak kullanılıyorsa mülk sahibinin bu konut için değerli konut vergisi ödememesi gerekir. 15 Ocak 2021 tarihli Resmi Gazete ’de yayımlanan tebliğde de (Madde 2/3) “Taşınmazın mesken niteliğini haiz olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde, taşınmazın kayıtlardaki niteliğinin yanında fiilen kullanım durumuna da bakılır.” deniliyor. Dileyen mükelleflerin vergi dairelerine başvurarak özelge isteme hakları da var. Kendi durumlarını özetleyerek; tapuda konut görünen konutlarının fiilen işyeri olarak kullanıldığından dolayı değerli konut vergisi ödeme yükümlülükleri olup olmadığını bizzat Maliye’ye sorabilirler. Özelge isterken söz konusu taşınmazın fiilen işyeri olarak kullanıldığını gösteren belgelerin de sunulmasında yarar var. İşyeri kira ödemesi stopaj belgelerini, emlak vergisi (bina-işyeri) ödeme belgelerini... Eğer imar barışına başvurulmuşsa ve işyeri olarak yararlanılmışsa, imar barışı ödeme belgeleri de özelge talep formu ekinde sunulabilir. Nitekim emlak vergisi (bina vergisi) uygulamasında ‘tapuda konut olarak görünen taşınmazların fiilen işyeri olarak kullanılmaları durumunda, fiili kullanım dikkate alarak vergilendirme yapılacağı Maliye’nin özelgelerinde belirtiliyor. (İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı, 05 Şubat 2018 tarih ve 56068 sayılı özelge)

İŞYERİ GÖRÜNEN KONUTLAR

Yukarıdaki örneğin tersi de olabilir. Taşınmaz tapuda ‘işyeri’ olarak görünmesine rağmen, fiilen ‘konut’ olarak kullanılabiliyor. Bu durumda da; fiili durum dikkate alınarak vergiye tabi olup olmadığı değerlendirilecektir. Maliye, fiili durumu dikkate alarak kuvvetle muhtemel bu kez verginin ödenmesini talep edecektir. Eğer tapuda işyeri olarak görünen taşınmazın değeri 5 milyon 227 bin lirayı geçiyorsa ve diğer şartları taşıyorsa (mülk sahibinin yasal sınırı aşan tek taşınmazı değilse...) 20 Şubat’a kadar beyanname verilerek ardından da vergi ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekir. Ancak bu konuda da tereddüt yaşayan mülk sahipleri ilk defa bu yıl- bu ay tahakkuk edecek değerli konut vergisi hakkında hiç tereddüt yaşamamak adına, Maliye’ye başvurarak özelge isteyebilirler.

İKİ DEĞERLİ KONUT VARSA BİRİSİ VERGİYE TABİVergi ödenmesi için konutun değerli olması gerekiyor. 5 milyon 227 bin lirayı aşan emlak vergi değerine sahip olması gerekiyor. Eğer bu değeri aşan iki konut varsa birisi için vergi ödenecek, diğeri (değeri düşük olan) için vergi ödenmeyecek. Eğer 5 milyon 227 bin lirayı aşan 3 veya daha fazla sayıda konut sahipliği söz konusu ise yine bir adet konut (değeri en düşük olan) için vergi ödenmeyecek, diğerleri için vergi tarifesine göre vergi hesaplanıp şubat ve ağustos ayı içinde iki taksitte vergilerini ödemeleri gerekiyor.

Yazının Devamını Oku

Miras kalan Bitcoin’in vergisi var mı?

Eşi vefat eden mirasçı da haklı olarak tereddüt etmiş...

Eşinin adına kayıtlı olan bitcoin varlığının kendisine ve diğer mirasçılara intikali olacakken vergisel yönü aklına takılmış. Eşinden intikal eden dijital mal varlığı için Veraset ve İntikal Vergisi (VİV) ödeyip ödemeyeceğini Edirne Vergi Dairesi’ne sormuş...

Maliye’nin nihai cevabını kısaca söyleyelim öncelikle: “Evet, vergiye tabidir” demiş. Bitcoin alım-satım işlemleri muris adına bir anonim şirket üzerinden yürütülmüş... İnternet üzerinden bitcoin alım-satımı ve transfer işini yapan şirket, miras bırakan adına açılmış olan hesapta yer alan dijital varlığın toplam değerinin ölüm tarihindeki Türk Lirası karşılığını mirasçılarına bildirmiş. (Miktar-birim fiyat değerleri üzerinden o günkü toplam Türk Lirası karşılığını...)

Maliye’nin cevabında verginin beyanına ilişkin diğer ayrıntılar da yer alıyor: “Bitcoin varlığının toplam değerinin mirasçılar tarafından veraset ve intikal vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi ve tahakkuk edecek verginin ödenmesi halinde ilişik kesme belgesinin verilmesi gerektiği” belirtilmiş. “Mirasçılarca beyanname verilmemesi durumunda ise daha sonra ödenecek vergiye mahsuben ilgili anonim şirket  tarafından (yüzde beş) yüzde 5 oranında tevkifat yapıldıktan sonra kalan miktarın mirasçılara ödenmesi mümkündür” denilmiş. (Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı, 23 Eylül 2020 tarih ve E.33826 sayılı özelge)

2021 YILI MİRASÇILARIN VERGİ TARİFESİ

Aralık ayının son haftasında yeni yılda geçerli olacak VİV tarifesi de açıklandı. Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği, Seri No: 52 (29 Aralık 2020 tarihli Resmi Gazete) 2021’de mirasçılara isabet eden hisselerin 334.534 lirası istisna.  Füruğ (altsoy) bulunmaması halinde eşe isabet eden miras hissesinde istisna tutarı ise 669.479 TL

Ölüm halinde, mirasçıların dört ay içinde “veraset ve intikal vergisi” beyannamesi vermeleri gerekiyor. Ölüm Türkiye’de meydana gelmemişse ve/veya mirasçıların Türkiye’de bulunmaması durumlarında, beyanname verme süreleri farklılık gösterebileceğinden durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. Veraset yoluyla intikal eden varlıkların değeri, istisna haddinin altında kalsa dahi beyanname verilmesi gerektiğini belirtmekte de yarar var. Muristen mirasçılara veraset yoluyla hiçbir mal intikal etmemişse, bu durumun da bir dilekçe ile (beyanname verilmeksizin) vergi dairesine bildirilmesi gerekir.

BAĞIŞ VE HEDİYELER İÇİN 2021 VERGİ TARİFESİ

Anne-babadan, kardeşten, eşten de gelmiş olsa fark etmiyor, bağış ve hediyeler vergiye tabi. Güncel istisna tutarı: 7.703 lira. 2021’de bu değeri aşan tutarda hediye, bağış alan kişiler vergi ödemek zorunda. Yalnız; anne, baba, eş ve çocuklardan bu hediyeleri alanlar için, verginin oranı yarı yarıya düşüyor.

Yazının Devamını Oku

Beni gözetleyenlerin olmadığı bir adaya gidiyorum

"Eğer başka gelirleriniz varsa, vergi kaçırıyorsunuz demektir” sözünü işitiyor telefonun diğer ucundaki pizzacıdan. Adamın tepesi atıyor tabii. Sipariş vermek için pizzacıyı arayan müşteriye söylenebilecek bir söz mü bu?

Öyle ki; pizzacının üç-beş dakika içindeki kendinden emin ve sivri çıkışlarına maruz kaldıktan sonra bir anda memleketi terk noktasına da geliyor adam. Animasyon videoda izledim bu diyalogları. Cep telefonuma mesaj olarak gelmişti. 

Pizzacıya gelen telefonun açılmasıyla başlıyor gariplik. Her zaman sipariş verdiği pizzacı dükkânının el değiştirdiğini öğreniyor ilk olarak müşteri. Dünya devi bir bilişim şirketi tarafından; herkesin her an başvurduğu arama motoru şirketi tarafından satın alınmış hikayedeki pizzacı. Peki; nasıl oluyor da pizza siparişi için açılan telefon “vergi kaçırma suçlamasına” kadar ilerliyor? 

Uzatmayayım... Pizzacı ve müşterisinin diyaloglarıyla baş başa bırakayım sizi.

Pizzacı: “Son 20 siparişinizde de sucuklu pastırmalı büyük boy pizza istediğinizi görebiliyorum”

Müşteri: “Yine aynısından istiyorum”. Pizzacı “Üzgünüm size vejetaryen pizza gönderebilirim, çünkü kolesterolünüz çok yüksek”

Müşteri: “Nereden biliyorsun”. Pizzacı: “Şirketimiz dünyadaki en büyük veri tabanına sahip. Tüm tıbbi tahlil kayıtlarınıza erişebiliyoruz.”

Müşteri: “Kolesterolüm için ilaç kullanıyorum, istediğim her şeyi yiyebilirim.”

Pizzacı:

Yazının Devamını Oku

Kapıcılar ve bahçıvanlar için yeni asgari ücret

Yeni yılın asgari ücreti geçen hafta net 2 bin 825 lira olarak açıklanmıştı. Açıklanan brüt ücretten yola çıkılarak yeni yılda kapıcıların net asgari ücreti ise 3 bin 40 lira olarak hesaplanacak. Brüt ücretlerinden vergi kesilmediğinden kapıcıların net asgari ücreti 215 lira daha yüksek hesaplanıyor.

Asgari ücretin brütü (3.577,50 lira) tüm çalışanlar için aynı iken, kapıcıların brüt ücretlerinden yalnızca sigorta primleri kesilip kalan tutar olan 3.040,88 TL net ücret olarak ödenecek. Konutlarda çalışan kapıcılar gibi bahçıvanların, hizmetçilerin ücretlerinden de vergi kesintisi yapılmıyor. (Gelir Vergisi Kanunu-GVK- Md. 23/6). Tablo 1’den; kapıcının bordrosunda yer alan kalemler, çalışan ve işveren açısından ayrı ayrı görülebilir.



ENGELLİLERE VERGİ AVANTAJI

Vergi mevzuatı; engellilerin vergilerinin indirimli olarak hesaplanmasını öngörüyor. (GVK- Md.31) Çalışma gücünün asgari yüzde 80’ini kaybetmiş bulunan çalışan birinci derece engelli, asgari yüzde 60’ını kaybetmiş bulunan çalışan ikinci derece engelli, asgarî yüzde 40’ını kaybetmiş bulunan çalışan ise üçüncü derece engelli sayılır. Engellilik dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, çalışanın vergi hesabında ücretinden indirilir. 2021’de; birinci derece engelliler için 1.500 lira, ikinci derece engelliler için 860 lira ve üçüncü derece engelliler için 380 lira aylık olarak ücret hesabında dikkate alınacak. (29 Aralık 2020 tarihli Resmî Gazete, 313 no.lu GV Genel Tebliği)

İŞVERENİN MALİYETİ ARTMIYOR

Yazının Devamını Oku

Emlak vergisini kimler ödemeyecek?

Mülklerin emlak vergi değerinin yeni yılda ne kadar artacağına ilişkin tebliğ de dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. (Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği, Seri No: 78) Mülk sahiplerinin 2021’de ödeyeceği emlak vergisi tutarı da bu değer dikkate alınarak hesaplanacak.

Yeni yılda mülklerin emlak vergi değerleri, 2020 yılı emlak vergi değerlerinin üzerine yüzde 4.55 oranında değer artırımı uygulanarak bulunacak. Bu yüzde 4.55’lik oran da; bu yıla ait yeniden değerleme oranının (%9.11/2=) yarısına denk geliyor. Dün yayımlanan tebliğde de yer alan bir örnekle değerleme işlemini somutlaştıralım:

Mükellef (A) Bursa ili, Nilüfer Belediyesi sınırları içinde yer alan meskeni 2014 yılında satın almıştır. 2020 yılı emlak vergi değeri 220.000,00 TL olan meskenin 2021 yılı emlak vergi değeri belirtildiği şekilde hesaplanacaktır. (Tablo-1)



EMLAK VERGİSİNİN ORANLARI

Yüzde 4.55’lik oran dikkate alınarak 2020’den, 2021’e yeniden değerlenen mülkler için tabloda yer alan vergi oranları uygulanarak emlak vergisi iki taksitte (Mayıs sonu ve kasım sonuna kadar) ödenebilecek. (Tablo-2)

Yazının Devamını Oku

Çalışan ve işveren açısından yeni yılın asgari ücreti

Yeni yılın asgari ücreti dün açıklandı. Yüzde 21.56 oranında yapılan artışla 2021’de uygulanacak en az aylık net asgari ücret 2 bin 825 lira olarak belirlendi. Asgari ücretli çalışanların net maaşına net 501 lira zam yapılmış oldu.

İşçi, işveren ve hükümetin temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun dördüncü ve son toplantısından sonra asgari ücreti netleşti. Resmi Gazete’de yayımlanan ‘günlük’ brüt asgari ücret 119.25 lira. Dolayısıyla ‘aylık’ brüt asgari ücret 3 bin 577 lira 50 kuruş. Yasal kesintilerin (vergiler ve sigorta primlerinin) brüt ücretten düşülmesinden sonra net asgari ücrete ulaşılıyor.

2021 yılında; asgari ücretli çalışanların brüt ücretlerinden ne kadar vergi ve sigorta primi kesileceği Tablo 1’den görülebilir.

AGİ ETKİSİ

Net ücret 2 bin 825 lira olarak belirtilse de; aslında net asgari ücret 2 bin 557 lira. Asgari geçim indiriminin (AGİ) bekar çalışan için 268 lira olarak ilavesi sonrasında net asgari ücret 2 bin 825 liraya çıkıyor. Evli ve çocukluların ücret bordrolarında AGİ etkisiyle en fazla 187 lira daha net ücret artışı görülecektir. Dolayısıyla asgari ücretli bir çalışanın ‘çalışmayan eş ve çocuklarından dolayı’ AGİ kaynaklı olarak net maaşı, 3 bin 13 lira 72 kuruşa kadar çıkabilecektir. Çalışmayan eşten ve çocuklardan dolayı AGİ kaynaklı ne kadar maaşın artabileceği Tablo 2’den görülebilir.

İŞVERENE ETKİSİ

Asgari ücretin işveren için de önemi var tabii ki… İşveren bir yandan çalışanına net ücret ödemekle yükümlüyken, diğer yandan devlete karşı da yükümlülükleri var. Brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primlerini SGK’ya, damga ve gelir vergisini ise Maliye’ye ödemekle yükümlü. Yeni yılda her bir asgari ücretli çalışan için işverenin ne kadar maliyete (net ücret + sigorta primleri + vergiler) katlanacağı Tablo 1’in işveren bölümünden görülebilir.

Yazının Devamını Oku

Dekontu olmayan futbolcu daha çok vergi ödeyecek

Kökten değişim oldu sporcuların vergilendirilmesinde.

Futbolcuların hiçbir sorumlulukları yoktu, tüm vergisel ödevleri kulüpleri yerine getiriyordu. Kulüpler; sporcuların ücretleri üzerinden hesapladıkları vergileri, Maliye’ye ödeyerek yükümlülükler tamamlanmış oluyordu.

Şimdi; 600 bin lirayı aşan gelire sahip sporcular, 2021 Mart ayında bizzat beyanname verecekler. Dekontu olan sporcunun avantajı da burada ortaya çıkıyor. Kulübün Maliye’ye ödemesi gereken vergilere ait dekontu elinde olan sporcular, hazırlayacakları beyannamede kulübün ödemiş olduğu stopaj tutarlarını vergiden düşerek daha az vergi ödeyecekler. Eğer kulüp; yıl içinde futbolculara yaptığı ödemeler üzerinden hesapladığı stopaj tutarlarını ödememişse, bu mahsup da yapılamayacak, daha yüksek vergi ödenecek.

Dolayısıyla kulübün Maliye’ye stopaj ödemelerini yapıp yapmadığı kritik öneme sahip… Eğer stopajlar ödenmemişse futbolcular için büyük kayıp yaşanacak… 2020’de yıl içinde süper lig futbolcularına yapılan ödemeler üzerinden kulüplerin yüzde 20 oranında da gelir vergisi stopajı-kesintisi hesaplaması gerekiyor. (Örnek: Futbolcuya yapılan 800 bin liralık net ödeme için, 200 bin lira da Maliye’ye stopaj ödenmesi gerekiyor.) Mart ayı gelip beyanname hazırlandığında, kulübünden stopaj ödeme dekontlarını edinebilmiş futbolcular, kulübün ödediği stopaj tutarlarını beyannamede hesapladıkları vergiden mahsup edebilecekler-düşebilecekler.

2019 KASIM'DAN ÖNCE SÖZLEŞME İMZALANMIŞSA

Önemli bir ayrıntıyı da hemen belirtelim: Kulüple futbolcunun yaptığı sözleşme eğer 2019 Kasım ayından daha önceki bir tarihte yapılmışsa beyanname verilmesi gerekmiyor. Sözleşme tarihi eski olan sporcuların ücretlerinden de yüzde 20 oranında değil, eski hükümlere göre yüzde 15 oranında vergi-stopaj hesaplanıyor.

2019 Kasım’dan önceki sözleşmelere ilişkin olarak sonradan yapılan süre uzatımı ve ücreti etkileyen değişiklikler yapıldığında bu kez yeni hükümler geçerli oluyor, stopaj oranı yüzde 20’ye çıkıyor.

VERGİ NASIL HESAPLANACAK?

Beyanname verecek sporcular için vergi oranlarını da hatırlatalım: Yüzde 15’ten başlıyor, gelirin büyüklüğüne göre yüzde 20, yüzde 27, yüzde 35 ve en son yüzde 40 oranında gelir vergisi hesaplanıyor. Sporcular; 2020’de elde ettikleri gelirlerine sırasıyla bu oranları uygulayarak vergilerini hesaplayacaklar.

Yazının Devamını Oku

2021’de asgari ücret ve kesintiler kaç lira olacak?

Yeni yılın asgari ücretin belirlenmesi için bugün ikinci toplantı yapılacak. Yılın son haftasına girilmeden ücret tespit komisyonu son toplantısını da yaparak, 2021’in asgari ücreti açıklanacaktır.

İşçilerin, işverenlerin ve hükümetin temsilcilerinden oluşan tespit komisyonu, milyonlarca asgari ücretlinin yalnızca net maaşını belirlemiyor. Asgari Geçim İndirimi de (AGİ) asgari ücretle beraber belirlenmiş oluyor, brüt ücretten hesaplanacak sigorta primleri ve vergiler de (damga ve gelir vergisi) belirlenmiş oluyor.

Asgari ücrette geçen yıl (2019’dan 2020’ye) yüzde 15 artış yaşanmıştı. (Net 2.020 liradan, 2.324 liraya çıkmıştı) 2020’den, 2021’e gerçekleşecek ücret artışının ne kadar olacağı konusu da işçi için de, işveren için de kritik öneme sahip. Her ne kadar müzakereler devam ederken tahminde bulunmak zor olsa da, artış oranının yüzde 12 ila, yüzde 29 arasında olabileceğini varsayarak beş farklı net ücret üzerinden hesaplamalar yaptık…

Tabloda net 2 bin 600 lira (yüzde 12 artış) ile net 3 bin lira (yüzde 29 artış) aralığında beş farklı olası asgari ücret tutarları yer almakta. Her bir olası asgari ücret üzerinden çalışana ne kadar ilave AGİ ödeneceği ve brüt ücret üzerinden kesilecek vergi ve sigorta primlerinin kaç liraya denk geldiği yer almakta. Ayrıca işverenin her bir asgari ücretli çalışan için yükleneceği tüm maliyetin de (net maaş + sigorta primleri + vergiler) ne kadar hesaplanacağı yer almakta.

2021’de net asgari ücretin 2 bin 800 lira olarak kesinleşmesi durumu için ayrıntılı olarak diğer kalemleri inceleyelim: Ücretin artış oranı 2020’ye göre yüzde 20’ye denk gelir. Net 2 bin 800 liranın brütü 3 bin 545 lira olarak, işveren maliyeti ise aylık 4 bin 165 lira olarak hesaplanır. 75 liralık asgari ücret desteğinin 2021’de de uygulanacağı düşünüldüğünde bu kez işveren maliyeti 4 bin 90 liraya düşecektir.

Yazının Devamını Oku

Yapılandırmada indirimler nasıl hesaplanacak

24 Ağustos 2019 tarihinde ödenmesi gereken 488 liralık trafik cezası için vatandaşın normalde 366 lira da faiz ödemesi gerekir. Yapılandırmaya başvuran vatandaş için bu faiz Yurt içi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ ÜFE) dikkate alınarak 25.62 liraya düşürülüyor. Yapılandırılan toplam (488+25.62) 513.62 lira; 18 taksitle (iki ayda bir ödemeli, üç yılda) ödenmek istendiğinde, ‘1.15’ katsayı da dikkate alınarak toplam ödenecek tutar 590.66 lira olarak hesaplanıyor.

Üç yılda-18 taksitte ödeme yapmak yerine 6, 9 veya 12 ay taksit seçenekleri tercih edildiğinde, daha düşük katsayılar dikkate alındığından toplam ödenecek tutar da daha düşük hesaplanacaktır. (tabloda taksit sayılarına göre değişen katsayılar yer almakta) Vatandaş eğer trafik cezasını (488 lira) ve ÜFE üzerinden hesaplanan tutarı (25,62) tek seferde ödemek isterse, bu kez hem trafik cezasında indirim (yüzde 25) hem ÜFE üzerinden hesaplanan tutarda indirim (yüzde 90) uygulanıyor. trafik cezası 366 liraya, ÜFE üzerinden hesaplanan tutar 2.56 liraya düşüyor. toplam ödenecek tutar: 368.56 lira olarak hesaplanıyor.

ÖRNEK ÖDEME

2018 Kasım vadeli 9 bin 300 liralık KDV borcunu ödemeyen işletmeye normalde 4 bin 186 lira da gecikme zammı borcu işletilir. Şimdi bu işletme, yapılandırmaya başvurduğunda 4 bin 186 liralık faiz siliniyor yalnızca 771.50 lira geç ödeme bedeli talep ediliyor. Faizin yerine ödenecek tutar ÜFE üzerinden hesaplanıyor. Anapara (KDV) borcu olan 9 bin 300 lira ve 771.50 liralık tutar üç yıla kadar da yayılabiliyor. taksitlendirilen tutarlar da yine uygun koşullarda katsayılar uygulanarak 6, 9, 12 ve 18 taksitlerden biri tercih edilerek ödenebiliyor. İşletme eğer vergi aslını (9.300 lira) ve ÜFE üzerinden hesaplanan tutarı (771,50 lira) tek seferde ödemek isterse bu kez, 771.50 liranın yüzde 90’nı da (694,35 lira) siliniyor, vergi aslına ilaveten yalnızca 77.16 lira ödenerek hesap kapatılmış oluyor.

TEBLİĞ YAYIMLANDI

7256 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra uygulamaya yönelik tebliğ de Resmi Gazete’ de (27 Kasım 2020) yayımlandı. (Yukarıda yer alan; KDV ve trafik cezası yapılandırma örnekleri de bu tebliğde yer almakta. Faiz hesabında yasanın yayımlandığı tarih – 17 Kasım 2020 - dikkate alınıyor.) Vergiler süresinde ödenmediğinde gecikme zammı işletilir. Gecikme zammı oranları güncelde yüzde 1.6 oranında uygulanmasına rağmen, geçmiş yıllarda yüzde 2 ve yüzde 2.5 oranında da uygulanmıştı. (05 Eylül 2018’den, 30 Aralık 2019’a kadar aylık yüzde 2 ve yüzde 2,5’luk oranlar geçerliydi.) Şimdi yapılandırma yasasıyla yüksek gecikme zammı oranları yerine, Yİ ÜFE endeksleri dikkate alınarak faiz hesabı yapılıyor (1 Kasım 2016’dan sonrası için aylık 0.35 tek oran) ve borç tutarlarında yüksek indirimler yapılarak borçların avantajlı olarak ödenmesinin yolu açılıyor.

İLK 2 TAKSİT ÖDEMESİ KRİTİK

Yazının Devamını Oku

‘Zincir bakkal anonim şirketi’

25 yıldır müşterisi olduğum Bakkal Mustafa’dan yalnızca alışveriş yapmıyorum, dükkânın önündeki tabureye oturup laflıyoruz da. Birçok kez şahit oldum evin anahtarının bakkala bırakıldığına. Müşterilerinin “Bizim kız okuldan döndüğünde evde olamayacağım, senden alır anahtarı” dediğini de “hafta sonu ben yokum, cumartesi kuzen gelecek, senden alır anahtarı” dediğini de çokça işittim. Müşterileri için, yalnızca bir bakkal değil o. Düşünsenize, evin anahtarını, evin dışında kime emanet edebilirsiniz? Güveniyor yani müşterileri bu müesseseye. Tabelasında da ‘Güven Gıda’ yazıyor zaten. Since 1975 (kuruluş tarihi). Bakkalın kurucusu; birinci nesil Mehmet Amca on yıl önce rahmetli oldu. İkinci nesil Mustafa, Bağ-Kur’dan sekiz yıl önce emekli oldu.

VERESİYE DEFTERİ

Üçüncü nesil, üç kardeş. Büyükten küçüğe sayayım. Murat, Mert ve Mete (Ben onlara 3M diyorum) aktif görevde şu an. (Kurucu dedeyi ve babalarını da ekleyince 5 M oluyorlar) Hani hep, şirketler için nesiller arası geçişin sancılı olduğu, hatta birçok devasa şirketin nesiller arası geçişi sağlayamamasından piyasadan kaybolduğundan bahsedilir. Güven Gıda’da; nesiller arası görev-yetki devri sancısız gerçekleşti. Yine dev şirketler için sosyal sorumluluktan bahsedilir. Şirketler yalnızca kârı hedeflemezler, ilaveten ‘sosyal sorumluluk kapsamında da faaliyet göstermelidir’ denilir. Bizim bakkalda sosyal sorumluluk bir slogandan ibaret değil, hakkıyla ve gönülden yapılıyor. Mahallede kimin düğünü var mutluluğu paylaşılır, kimin cenazesi var acısı paylaşılır. Bitti mi? Hayır. Alışverişe paran mı çıkışmadı, kredi kartının limiti mi doldu, sorun değil, Güven Gıda’nın veresiye defteri hizmetinizde.

İKLİM DEĞİŞİYOR

Eve servis mi istiyorsun, telefon aç “iki ekmek, bir şişe süt” söyle. Merak etme, beş dakikayı bulmaz M’lerden birinin zili çalması. Hangi devasa markette; kasiyerle Fener - Cim Bom muhabbeti yapabilirsin ki? Değil muhabbet etmek, “sıra gelse de, ödeyip kaçayım” deriz hep. Halbuki Bakkal Mustafa’yla maç muhabbetinin en keyiflisini yaparsın. Yalnızca ‘ucuz mal’ kriteri ile devasa marketlere yöneldikçe, bakkalımızı ihmal ediyoruz. Hepsi bakkal Mustafa gibi kahraman değil, baş edemiyor devasa marketlerle rekabette, ‘dükkânı kapatmak zorunda’ kalıyorlar. Kapanan yalnız bakkal olmuyor, mahalledeki iklim de değişiyor. Evimizin anahtarını emanet edebilecek bir dostumuzu, maç muhabbeti yapıp, acımızı sevincimizi paylaşacak dostumuzu da kaybediyoruz aslında. Yalnızca bakkal değil; manav da, kasap da, nalbur da birer birer mahalleyi terk ediyor. Ucuz malın cazibesinden esnafımızı ihmal ederken parayla ölçülemeyen sosyal faydalardan mahrum kalıyoruz. Bu işletmelerin/esnafların mahallelerdeki varlığının; toplumsal dayanışmaya, iletişime farkında olmadan ve bedel tahsil etmeden, mahallede var olmalarıyla gönülden sağladıkları fayda çok açık.

Yazının Devamını Oku

Varlık barışında vergi de yok, inceleme de

VARLIK barışının vergisi yok. Vergi incelemesi de yok. Yurt dışından getirilecek varlıklar için; öncelikle (30 Haziran 2021’e kadar) bildirim yapılması, bildirimden sonraki üç ay içinde de varlıkların Türkiye’ye getirilmesi gerekiyor. Türkiye’deki banka veya aracı kuruma varlıklarını bildiren ve ardından ülkeye getiren kişinin (veya şirketin) varlıkları serbestçe tasarruf hakkı da mevcut.

3 AY ŞARTI

Yasada; bildirilen varlıklar nedeniyle ‘hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz’ denilerek güvence veriliyor. Barışın bozulmasının tek koşulu; bildirim yapılan varlıkların –üç ay içinde- ülkeye getirilmemesi.

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının, bildirimden sonraki üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şart koşuluyor. Aksi durumda; incelenmeme güvencesi kalmıyor, barış bozuluyor…

KREDİ KAPAMA

Yurt dışı varlıklar, yurt dışındaki bankalardan kullanılan kredilerin kapatılmasında da kullanılabiliyor. Bu kredilerin, yasal defterlerde kayıtlı olması ve en geç 30 Haziran 2021 tarihine kadar (kredinin) kapatılması da gerekiyor.

Dolayısıyla; defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmıyor.

Defter tutan vergi mükellefleri, Türkiye’ye getirdikleri varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dâhil edebilecekleri gibi vergiye tabi kazancın hesaplanmasında dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilecekler.

YURTİÇİ VARLIKLAR

Yazının Devamını Oku

F1 bileti gider yazılır mı?

2005 yılında, Formula 1 yarışları İstanbul’da ilk kez yapılacağı zamanda, yurtdışına ihracat yapan bir şirketin patronu-yöneticisinden gelen bir soruydu.

Dünyanın her yerinde milyonların ilgi gösterdiği bu yarış, yurtdışındaki özel misafirleri ağırlamak için iyi bir fırsattı. Misafir derken aslında davet edilen kişiler şirketin ‘müşterileri’ idi. Misafirler F1 davetini tereddütsüz kabul etti. Şirket içinde tüm organizasyon yapıldı; otel ve restoran rezervasyonları ve İstanbul Park biletleri alındı. Bu organizasyondan beklenen tüm sonuçlar elde edilmişti. Bir yandan yarışlar keyifle izlendi, diğer yandan şirketin satış cirosunda önemli bir paya sahip önemli müşterilerle, şirketin bağı daha da güçlendirildi.

3 KALEMİN İKİSİ

Yarıştan sonra, misafirler ülkelerine uğurlandıktan sonra patronun aklına bir soru takıldı. Şirketin müşterileri için de yapılmış olsa; müşterilerinin otel konaklama masrafları, yemek masrafları ve F1 yarış izleme biletleri gider yazılabilecek miydi? ‘En iyisi soruyu Maliye’ye sorup da emin olayım’ dedi. Maliye; üç kalem masrafın ikisi için olumlu, birisi için olumsuz cevap verdi. Cevapta, “Konaklama ve yemek masrafları için gider yazılabilir, F1 bileti için gider yazılamaz” denildi. Nedenini de; “Bir masrafın, genel gider adı altında masraf yazılabilmesi için, ‘ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması’, ‘masrafla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması’ ve ‘masrafın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekmektedir” şeklinde açıklamıştı. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 21 Ekim 2005 tarih ve 3021 sayılı özelge)

Hafta sonu yapılan F1 yarışları seyircisiz yapılmış olsa da, ilerleyen yıllarda pandeminin etkisinin kırılmasıyla seyircili olacaktır. Dolayısıyla F1 bileti satın alarak müşterilerini ağırlamak isteyen şirketler de olacaktır. Her ne kadar Maliye 2005’de, ‘F1 bileti gider yazılamaz’ demiş olsa da bugün için ‘gider yazılabilir’ demesi kuvvetle muhtemel. Nedeni de; Maliye artık stadyumların kombine biletlerini de gider kabul ediyor. Artık şirketlerin iş hacmini artırmak için müşterilerini teşvik amacıyla verdiği kombine maç biletleriyle ilgili masraflarını, müşterilere verilmiş ciro primi niteliğinde görüyor.

HARCAMA ORANTISI ŞARTI

Gider kabul edilmesi için bir diğer önemli kriter de söz konusu harcamaların şirket faaliyetlerinin önem ve genişliği ile orantılı olması şartı bulunuyor. Bu durumda kombine maç biletlerinin pazarlama ve satış gideri olarak dikkate alınabileceğini belirtiyor. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, 17 Şubat 2016 tarih ve 13154 sayılı özelge). Bunun yanında bir de ayrıntı vermek gerekirse; Maliye’nin 2005 tarihli bahsettiğimiz özelgesi bugün için Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (gib.gov.tr) internet sitesinde yer almıyor. gib.gov.tr internet adresinde yer almayan (gider yazılamayacağına dair) görüşün bu konuda görüş değişikliğine gidilebileceğinin (F1 biletinin gider yazılabileceğinin) bir başka göstergesi olarak
değerlendirilebilir.

LOCA KİRALAMALARI GİDER OLARAK KABUL EDİLMİYOR

Yazının Devamını Oku

Arabulucu da olsa fesih yasak kapsamında

Koronavirüs süreciyle birlikte çalışanların işten çıkarılması yasaklandı. İşten çıkarma işçinin rızasıyla yapılsa bile yasak kapsamına giriyor. Her ne kadar çalışanın rızası alınsa ve tazminatını almış olsa da, fesih yasağının ihlali anlamına gelen arabulucu veya ikale yoluyla çıkış işlemleri, işverenleri idari para cezası ile karşı karşıya bırakabilir.

İşçi istifa edebilir. İşçinin veya işverenin haklı nedenleri (ahlak ve iyiniyete aykırı davranışlar) varsa yine iş sözleşmesi sonlanabilir. (İş Yasası Md 24/2 ve 25/2) İşyerinin kapanması nedeniyle de çalışanın iş sözleşmesi fesih edilebilir.

İşçinin rızasıyla gerçekleşmiş olsa da, haklı neden olmaksızın arabulucuda yapılan fesih ise pandemi nedeniyle yasak kapsamında. Veya yine işçinin rızasıyla yapılmasına rağmen ikale de (işveren ve işçinin karşılıklı rızasıyla iş sözleşmesini sonlandırma) fesih yasağı kapsamına giriyor.

FARKLI DURUMLAR VAR

Pandeminin başlarında; nisan ayı içinde devreye alınan (İş Yasası Geçici Md. 10) fesih yasağı, en son 17 Kasım’dan sonraki iki ay için de uzatıldı. (27 Ekim 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 3135 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile) Çalışanının işten ayrılışını, SGK’ya bildiren işyerleri fesih türüne göre kod seçmek zorunda. İstifa için ‘03’, işçinin haklı nedenle feshi için ’25’, işverenin haklı nedenle feshi için ‘29’ ve işyeri kapanması için ‘17’ no.lu kodlar seçiliyor. Ve bu kodlar fesih yasağı kapsamına girmeyen durumları da ifade ediyor ayrıca. Belirli süreli sözleşmenin sonlanması, hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleri gibi fesih yasağı kapsamına girmeyen durumlar da var ayrıca.

İDARİ PARA CEZASI

Pandemi nedeniyle gelen ‘fesih yasağı’ olduğu sürece; ‘karşılıklı rıza var nasılsa, çalışan da tazminatlarını da aldı’ denilirse, işverenler yanılgıya düşmüş olur. Bu şekilde, haklı neden yokken, fesih yasağına aykırı çıkış gerçekleşen işyerlerinin genelde fesih nedeni olarak ‘diğer nedenleri (kod:22)’ SGK’ya bildirdiğini de duyuyoruz. Her ne kadar çalışan tazminatını almış olsa da ve çalışanın rızası olsa da, fesih yasağının ihlali anlamına gelen (arabulucuda veya ikale yoluyla) çıkış işlemleri (kodları) işverenleri idari para cezası ile karşı karşıya bırakabilir. Fesih yasağına aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işverene, her bir işçi için ‘aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası’ öngörülüyor.

İş Yasası’nın geçici (10.ncu) maddesine göre; işverenler fesih yasağı süresince; 3 aylık süreyi geçmemek üzere, çalışanını tamamen veya kısmen ücretsiz izne çıkarabiliyor. Yine aynı yasal düzenlemeye istinaden; Cumhurbaşkanı fesih yasağına ilişkin 3 aylık süreleri 30 Haziran 2021 tarihine kadar uzatmaya yetkili.

TAZMİNATLAR VE VERGİLER

Yazının Devamını Oku

Konutunda oturmayanlar emlak vergisi avantajından yararlanabilir mi?

"Belediyeden; ‘İkametgâhınız, konutun kayıtlı olduğu belediyede bulunmadığı için emlak vergisi muafiyetinden yararlanamazsınız’ dediler. Hâlbuki koşulları sağladığımı düşünüyordum. Tek konutum var ve boşta. Kiraya da vermedim. Emekli maaşı dışında gelirim de yok. Eşimin adına kayıtlı konutta (başka bir belediye sınırlarında) ikamet etmekteyim.”

KONUTTA OTURMASI GEREKMİYOR

Sami Özfırat adlı okurum iletti bu soruyu e posta yoluyla. Önce, yasanın sıfır oranlı emlak vergisi avantajını kimlere sağladığını hatırlayalım. Emekliler, ev hanımları, işsizler ve engelliler, brüt 200 m2’yi geçmeyen tek konutları için emlak vergisi avantajından yararlanabilir. Gaziler ve şehitlerin dul ve yetimleri de tek konutları için emlak vergisi avantajından yararlanabiliyor. Tek konuta hisse ile sahip olunması durumunda da avantajdan yararlanılabiliyor.

Şimdi, Sami Bey’in sorusuna dönelim. Sıfır oranlı emlak vergisi avantajı için; vatandaşın kendi konutunda oturması gerekmiyor. Konutun bulunduğu belediyenin sınırları içinde de ikamet etmesi gerekmiyor. Mülkünü kiraya vermemiş olması, boşta olması yeterli. Dolayısıyla belediyenin Sami Bey’in talebini yerine getirip emlak vergisini sıfır oranlı olarak uygulaması gerekir. Sami Bey sonuçta vergi muafiyeti talep ettiği konuttan bir gelir de elde etmiyor, kiraya vermemiş, boşta olduğunu söylüyor.

ORTADAN KALKIYOR

Kaldı ki kendi tek konutunu kiraya verip, kendisi de başka bir konuta kira ödeyen mülk sahipleri için de emlak vergisi muafiyeti yine uygulanabilir. (Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı, 14 Mart 2012 tarih ve 358 sayılı özelge) Emeklinin, kendi tek evini kiraya verip eşine, oğluna ya da kızına ait evde oturduğu durumda ise indirimli emlak vergisi avantajından yararlanamıyor. Sami Bey’in bir sorusu daha var. Boşta olan dairemi işyeri- ofis olarak kullanırsam emlak vergisi muafiyetim kalkar mı? Evet, kalkıyor çünkü artık emekli maaşı dışında bir gelir (ticari veya serbest meslek faaliyeti) elde edilmeye başlanıyor. Emekli maaşı dışında gelir elde edilmeye başlandığında tek konut için sıfır oranlı emlak vergisi avantajı ortadan kalkıyor.

Kasım ayı içinde; emlak vergisi ikinci taksitinin belediyelere ödenmesi gerekiyor. Sami Bey gibi başka emekli vatandaşlarımız da, bugünlerde vergi avantajı hakkındaki tereddütlerini iletiyor bize. En çok tereddüt edilen konuları, Maliye’nin açıklamaları çerçevesinde ele aldık bugün ayrıca.

Yazının Devamını Oku

Maske takmayanlara kesilen cezalara af yok

Hali hazırda 10 bin liralık vergi borcu için aylık 160 lira (%1.6) faiz işliyor... Geçmiş yıllara ait borçlarda; daha yüksek gecikme zammı oranları da uygulandı. 05 Eylül 2018’den, 30 Aralık 2019’a kadar aylık yüzde 2 ve yüzde 2.5’luk oranlar geçerliydi.

2020’de ise vadesinde ödenmeyen vergi borçlarına, aylık yüzde 1.6 oranında gecikme zammı işliyor. Meclis’te komisyonda kabul edilen yasa teklifine göre; devlete olan borçlarını yapılandıranlar için bu faizler silinecek... Çok daha uygun Yurt içi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ ÜFE) oranları üzerinden hesaplama yapılacak. Hesaplanan (daha düşük) yeni borcun ödemesi üç yıla kadar yayılabilecek. (2 ayda bir ödemeli, 6 ila 18 taksitle ödeme imkânı)

ANAPARA SİLİNMİYOR

Her ne kadar birçok kişi bu borç yapılandırmasını ‘vergi affı’ olarak adlandırsa da, aslında devlete olan borcun anaparası silinmiyor. Anaparada bir azalma olmadan yalnızca faiz tutarı düşürülerek (gecikme zammı silinerek ) daha düşük oranlarla Yİ-ÜFE (1 Kasım 2016’dan itibaren 0,35 sabit oran) dikkate alınarak, borç ileri vadelere yayılarak taksitlendirilmesi yapılıyor. Eğer devlete olan borcun tamamı peşin ödenirse, anapara hariç tutarın yüzde 90’nı da siliniyor. İlk 2 taksit ödeme süresi içinde borcunu tamamen ödeyen borçlulara Yİ-ÜFE’de yüzde 50 oranında indirim yapılıyor. Taksitle ödemeyi seçen borçlular için taksit süresine göre değişen katsayılar uygulanacak. Yıllık faiz oranı yine çok uygun: yüzde 4.5.

MASKE DETAYI

Yapılandırma; vergi borçları dışında öğrenim ve katkı kredisi borçları, trafik cezaları, köprü-otoyol geçiş ihlali cezaları, sosyal güvenlik sigorta primleri gibi devlete olan gecikmiş çok sayıda borç türünü kapsıyor. Ancak maske takmama cezası kesilenlere ise herhangi bir kolaylık sağlanmıyor. COVID-19’la mücadele kapsamında Hıfzıssıhha Kanunu çerçevesinde kesilen para cezaları yapılandırma kapsamı dışında tutuluyor. Yasa teklifine göre; yapılandırmadan yararlanmak isteyenler 31 Aralık 2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunması, ilk taksitin 31 Ocak 2021 tarihine kadar ödenmesi gerekiyor. (Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksiti 28 Şubat 2021 tarihine kadar ödenebiliyor.) Diğer taksitler ise bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde en fazla on sekiz eşit taksitte ödenebiliyor.

İLK 2 TAKSİT ÖNEMLİ

İlk iki taksitin kesinlikle süresinde ödenmesi gerekiyor. Ayrıca her takvim yılında da en fazla iki taksit aksatılabiliyor. Aksatılabilecek bu iki taksitin de en geç son taksiti izleyen ayın sonuna kadar (gecikme zammı da hesaplanarak) ödenmesi gerekiyor. Aksi durumda yapılandırma bozuluyor ve gecikme zammına (aylık 1,60) göre oldukça uygun belirlenmiş oranların (Yİ-ÜFE) geçerliliği kalmıyor. Yapılandırma yasası kapsamında Maliye’nin tahsil ettiği alacaklar dışında; Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, Belediyelerin, Gümrük İdaresi gibi başkaca kurumların alacakları da var. Yasa teklifinin komisyondan sonra, Meclis genel kurulu ve Cumhurbaşkanı onayı sonrası Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra ilgili kurumlar, uygulamaya yönelik tebliğleri de yayımlayacaklardır. Bu tebliğdeki açıklamalar ve süreler de dikkate alınarak borçluların yapılandırma için başvuru ve taksitlendirme-ödeme takvimini sıkı takip etmelerinde yarar var.

 DAHA ÖNCEKİ YAPILANDIRMALARIN SONUÇLARI

Yazının Devamını Oku