Paylaş
“Kendi yaptığı yoğurdu Yunan yoğurdu diye tanıttı millete. Daha yoğurdun cinsine bile karar verememişken milletin cinsine Türkiyeli diyor.”
*
Hamdi Ulukaya, bu sözlere şöyle karşılık verdi:
*
“İlber Ortaylı ne iş yapar, hiç duymadım. Malum herkes Chobani yoğurdu kadar bilinir olmayabilir.”
*
Hamdi Ulukaya’yı uyarıyorum:
*
Sert kayaya çarptınız Hamdi Bey.
İlber Hoca, sizi her durumda yoğurt gibi yer.
Hele bir de vicdansızca davranmaya karar verirse... Cacık yapar da yer.

ŞÖYLE ANLAŞSAK
Türkler kendilerine “Türk” dese. Kürtler kendilerine “Türkiyeli” dese.
Hepimiz bunda anlaşsak. Kavga etmesek. Kimseye zorla kimlik dayatmasak.
Hepimiz bunu kabul etsek. Hepimiz el ele tutuşsak. Birlik olsak.
Uzansak sonsuzaaaa...
ALİ’NİN FOTOĞRAFLARI KAPAKLARDA
Ali Jadallah. Gazze’de fotomuhabiri. Anadolu Ajansı adına çalışıyor.
*
Ali’nin Gazze’de çektiği fotoğrafların her biri, Gazze’de yaşanan korkunç alçaklıkları yansıtıyor.
*
Ve Ali’nin fotoğrafları, bu alçaklıklara daha fazla kayıtsız kalamayan ünlü dergilerin kapaklarında.
İşte Stern. İşte Time.
*
Çağının tanığı Ali’ye de Anadolu Ajansı’na da bin teşekkür.


SENİN DE YARGILANMAN LAZIM
“Cezve” isimli kediyi tekmeyle vahşice katledilen yaratığın annesi şöyle demiş:
*
“Dışarıda tecavüzcüler yargılanmıyor da oğlum bir kedi öldürdü diye mi yargılanıyor?”
*
Bu anneye şöyle seslenmek isterim:
*
Hanım. Hanım.
Cani, vicdansız, katil oğlunun yargılanması yetmez.
Sahipsiz bir kediyi tekmeleriyle öldüren bir yaratık yetiştirip toplumun içine salıvermen nedeniyle...
Senin de en azından toplumun vicdanında yargılanman lazım.

DÖRT YÜZ AKADEMİSYEN YALANI
“Sahte diplomalı dört yüz akademisyen” diye bir bilgi dolaşıyor ortalıkta.
*
Koskoca bir iddianame var elimizde. Orada böyle bir şey yok.
Şüpheli 220 kişi söz konusu. Hiçbiri akademik kadroda değil.
Şüpheli 220 kişiye bakıyoruz. İçlerinden biri bile öğretmenlik yapmıyor.
*
İddianamedeki veriler şunlar:
57 sahte üniversite diploması. 4 sahte lise diploması. 108 sahte sürücü belgesi.
Bu sahte diploma sahiplerinin bir ya da ikisi dışında hiçbiri, sahte belgeleriyle herhangi bir meslek ifa etmemiş ya da edememiş.
*
“Dört yüz akademisyen” konusu, şüphelilerden birinin hiçbir somut belge ve bilgiye dayanmayan uydurması.
*
Çok rica edeceğim, sansasyon yapacağız diye Türk akademi dünyasını daha fazla töhmet altında bırakmayalım.

SON ZAMANLARDA SIKÇA KULLANDIĞIM CÜMLELER
- Onun adı neydi ya? Bak şimdi bir türlü aklıma gelmiyor.
- Benim için hiç fark etmez.
- Bu konuda bir anım var. Durun ben size onu anlatayım.
- Seni dinlemedim ama bence haklısın.
- Aman şimdi kim gidecek oralara, en iyisi evde kalmak.
- Sene 1990. Tabii biz o zaman genciz.
- Şu Türkçe rap furyası ne zaman bitecek yahu.
ETRAFINDAKİ HERKESİN İTİRAFÇI OLMASI MESELESİ
DEM Eş Başkanı Tuncer Bakırhan şöyle demiş:
*
“Üç gün içeride kalsa itirafçı olacak, salya sümük ağlayacak, ‘beni kurtarın’ diyecek olanlar, 33 yıl yatan insanlar için ‘neden bırakılıyor’ diyor.”
*
Bakırhan’ın kastı doğrudan İstanbul Belediyesi’ne yönelik operasyonlarda ortaya çıkan itirafçılar olmayabilir.
Ama madem bahis açıldı.
Ben de söyleyeyim:
*
Ekrem İmamoğlu’nun...
- İhale verdiği.
- Müdür yaptığı.
- Daire başkanı yaptığı.
- İşlerini gördürdüğü...

Bunca insanın itirafçı olması normal mi?
*
Bu nasıl dirençsiz bir kadrodur?
Bu nasıl dava arkadaşlığıdır?
Bu nasıl gayesiz bir ekiptir?
Bu nasıl yoldaşlıktır?
*
İtirafçıların doğru ya da yalan söyledikleri meselesinden bağımsız olarak söylüyorum:
*
İddialı bir siyasetçinin en yakınlarından oluşan zincirin bu kadar çok zayıf halka barındırması normal mi yani?
Burada bir tuhaflık yok mu?
Paylaş