Yılbaşı kutlamaları... Evde yasak, otelde serbest

Evlerde kalabalıklar halinde yılbaşı kutlaması yapılmasını istemiyor yetkililerimiz.

Bunu “yasak” kapsamına almış durumdalar.

*

- Yaptırımı nedir? Pek belli değil.

- Yasağın delindiği nasıl belirlenecek? Sanırım komşunun komşuyu ihbarıyla...

Neresinden bakarsan bak tatsız bir uygulama...

*

Ama halkın sağlığını göz önünde bulundurduğumda...

Yılbaşı kutlamaları... Evde yasak, otelde serbest

Bu tatsızlığı içime sindiriyor ve pek de itiraz edemiyorum.

*

Benim itirazım şu çelişkiye:

Evlerde yılbaşı kutlamaları yasakken, otellerde yılbaşı kutlaması serbest.

*

Dağ otelleri, kış otelleri, Ege otelleri, Akdeniz otelleri...

Şimdiden yılbaşı rezervasyonlarını doldurmuş bile.

*

Bu çelişkiye itiraz ettiğimde ise şöyle bir karşılık alıyorum:

Can çekişen turizm sektörüne küçük bir nefes alma imkânını da çok mu görüyorsun?

*

İşte tam bu noktada da hafif bir duraksama geçiriyorum.

*

Sözün özü: Hayat, bizim sandığımızdan çok daha çelişkilerle dolu ve çok daha karmaşık.


TİRYAKİSİ OLDUM ECE’NİN

HÜRRİYET Kelebek’te pazar günleri Ece’nin maceralarını takip ediyor musunuz?

*

Usta çizerimiz Kutlukhan Perker’in yarattığı “Ece” karakterinin maceraları...

Ben resmen tiryakisi oldum.

*

Ece...

Şehirli, beyaz yakalı, plaza çalışanı genç bir kadın.

Özlemleriyle, hevesleriyle, tarzıyla, yaklaşımıyla, sinir olduklarıyla, hoşlandıklarıyla, kurduğu ilişkilerle, aşklarıyla, arkadaşlık biçimiyle...

Capcanlı ve örneklerine sıkça rastladığımız bir tipleme...

*

Ben çok tanıdık buluyorum “Ecespor”u...

Siz de bakın. Siz de “gerçekten çok tanıdık” diyeceksiniz.


KÜLLİYE’DEKİ RESMİ YEMEĞE DAİR DÖRT ŞEY

- BİR: Irak Başbakanı, ülkemizde konuk. Onun onuruna Külliye’de resmi bir yemek verilmiş. Irak’tan gelen konuklar ağırlanıyor. O yemekte bulunan biri, birtakım görüntüler çekmiş. Görüntüler öyle çekilmiş ki... Sanki gizli kapaklı bir iş yapılıyormuş izlenimi veriyor. Resmi bir yemekte bu laubaliliği kim yaptı acaba?

Yılbaşı kutlamaları... Evde yasak, otelde serbest

*

- İKİ: “Şaşaa” ve “debdebe” edebiyatı biraz fazla abartılmaya başlanmadı mı? Resmi yemeğe de “şaşaalı sofra” muamelesi mi yapılacak artık? Unutmayalım: Cumhurbaşkanı kim olursa olsun memleketimize gelen yabancı konuklara resmi yemek verecek. Muhalif olacağız diye fazla zorlamasak nasıl olur?

*

- ÜÇ: Yemekteki müziğe gelince... Arapça ve Türkçe yöresel türküler icra edilmiş. Söylenen türkülerden biri Kerkük Türkmenlerinin efsane türküsü “Altın Hızma”. Iraklı yetkililere, Türkmen türkülerinin dinletilmesi gayet isabet olmuş. Irak’ta Türkmenlerin varlığını akıllarından çıkarmazlar.

*

- DÖRT: O yemeğe yönelik tek eleştiri şu olabilir: Korona varken böyle bir yemek, o yemeğe katılanlar açısından bir sorun teşkil etmiyor mu? Bu bir dikkatsizlik değil mi? Türkiye’de tüm restoranlar kapalıyken böyle bir yemeğin düzenlenmesinde bir sorun görülmüyor mu?


KAFE, LOKANTA SİPARİŞİNİ AMAN AKSATMAYIN

KAFELERİMİZİ, lokantalarımızı yaşatalım.

Ayakta kalsınlar.

Salgın sonrası sığınacağımız limanlar oralar.

Ayrıca çalışan emekçilerinin de hayatlarını idame ettirmeleri şart.

*

Bu nedenle... Arada sırada da olsa... Bütçemizin elverdiği ölçüler içinde... Kafe ve lokantalara sipariş vermeyi unutmayalım.

Ayrıca tüm kafe ve lokantalarımız, paket serviste harika işler çıkarıyorlar.


KADRİ ZANA ADLI PKK SANATÇISININ TEHDİDİ

KADRİ Zana
’yı bilmiyordum.

Şöyle bir küçük araştırma yaptım. Bayağı bir meşhurmuş.

Elinde sazıyla Kürtçe türküler söylüyor yanık yanık...

Bayağı etkileyici bir sesi var. Kürtçe türküleri de güzel.

*

Bu yanık sesli türkücünün insancıl ve barışçıl bir adam olmasını beklersiniz değil mi?

Nerede? Ne gezer?

Adam bir video çekmiş.

Alenen ve resmen Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın katledilmesini istiyor.

Bağırarak, çağırarak “Ne duruyorsunuz? Öldürsenize şu Savcı Sayan’ı” diyor Kürt gençlerine. İma etmiyor. Gönderme yapmıyor.

Alenen, açıkça söylüyor.

“Gidin, öldürün, kahraman olun” diyor.

*

Böyle vahşi ve alçak bir çağrıyı yapan adama “sanatçı” denir mi? “Demokrat” denir mi? “Barışçıl” denir mi? Hepsini geçtim...

“İnsan” denir mi?


BİRKAÇ TAVSİYEM VAR ÇOCUKLAR

GÜNDE iki mandalina yiyin, diri tutuyor. Arada bir tam nar götürmeyi ihmal etmeyin, enerji veriyor. Korkmadan kahve için, zararlı olmadığına dair sürekli makaleler yayınlanıyor. Polisiyede İngiliz’in polisiyesinden şaşmayın, adamlar bu işi biliyor. Şeker Ahmet Paşa’nın resimlerini sevin, çünkü Cemal Süreya da çok seviyor.


SEVAL HANIM’I ZİYARET ETMENİN SİYASAL ANLAMI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yanına partinin önemli isimlerini alarak MHP’nin efsanevi lideri Alparslan Türkeş’in eşi Seval Türkeş’i ziyaret etmiş.

*

Bazı Alevi dernekleri, Maraş Katliamı’nın yıldönümünde böyle bir ziyaretin yapılması nedeniyle Kılıçdaroğlu’nu sert bir şekilde eleştirmişler.

Yılbaşı kutlamaları... Evde yasak, otelde serbest

Seval Türkeş ile Maraş Katliamı arasında nasıl bir bağ kurduklarını anlayabilmiş değilim.

*

Ama anlayabildiğim bir şey var.

O da bu ziyaretin siyasal anlamı...

*

Hiçtir.

Hem de koskocaman bir hiçtir bu ziyaretin siyasal anlamı.

*

Çünkü bu ziyaret nedeniyle...

Bir tanecik MHP oyu bile Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisine yönelmez.

X

Parti kongrelerinde çekilen halaylar

Yasaklar nedeniyle bunalmış vatandaşı öfkelendiriyor.

İşyerlerini açamayan esnafı çileden çıkarıyor.

*

Muhalefetin eline muazzam bir koz veriyor.

*

Sağlık Bakanlığı’nın uyarılarını etkisiz hale getiriyor.

*

Kapanmaya yönelik öfkeyi çoğaltıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Beş maddede özet: Berat Albayrak olayı

*

MADDE BİR

BERAT ALBAYRAK DAMAT OLMASAYDI

Elimizi vicdanımıza koyup da söyleyelim: Berat Albayrak, “damat” olmasaydı... AK Parti iktidarında bugüne kadar geldiği yerlere gelemez miydi? Kimsenin adını bile bilmediği 35 yaşındaki Ali Babacan’ı “camianın yetişmiş bir genci” olarak ekonomiden sorumlu bakanlığa getiren Tayyip Erdoğan, 70’lerden beri yoldaşı olan Sadık Albayrak’ın yetişmiş oğlu Berat Albayrak’a benzer bir sorumluluğu vermez miydi?

MADDE İKİ

AVANTAJI MIYDI? DEZAVANTAJI MIYDI?

Damat olmak, Berat Albayrak’ın siyasetteki en büyük avantajı değildi. Tam tersine, en büyük dezavantajıydı. Damat olmasaydı... Bu kadar dikkat çekmeyecekti, bu denli üzerine gidilmeyecekti, bu şekilde paratoner durumuna düşmeyecekti, “yumuşak karın” muamelesi görmeyecekti, siyasal pozisyonu yerli yerine oturmuş olacaktı, daha adil bir tartışmanın konusu olacaktı, daha insaflı yaklaşımların öznesi olacaktı.

MADDE ÜÇ

Yazının Devamını Oku

Her siyasi tartışmanın değişmez argümanları

Haftada iki kez Tarafsız Bölge programını yapıyorum.

Ve haftada iki defa, onlarca kez şu argümanlara maruz kalıyorum:

*

Siz Öcalan’dan mektup getirip okuttunuz.

*

CHP, HDP ile iş tutuyor.

*

Osman Öcalan’ı TRT’ye kim çıkardı?

*

Yazının Devamını Oku

Yeter artık! Bitsin şu PKK denilen bela

PKK denilen örgüt, 40 yıldır gündemde.

Bu 40 yıl süresince...

Yapılmayan kalmadı.

*

- Üzerine gidildi... Aman verilmedi... Sınır ötesi operasyonlar yapıldı...

*

- Siyasi kolunun partileri kapatıldı...

*

- Askeri yöntemlere ağırlık verildi... Köyler boşaltıldı...

Yazının Devamını Oku

Özetleme kardeşim yazımı

T24 diye bir site var.

Güya ahlak abidesi... Güya tarafsız... Güya dürüst... Güya saptırma yapmıyor... Güya aşağılık işlerden uzak...

*

Peki ya gerçek? Tam tersi.

Tek farkları şu: Ahlaksızlığı birazcık daha sofistike biçimde yapıyorlar.

*

Dün uzun, upuzun bir yazı yazdım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı Gara harekâtı konulu konuşmayı analiz eden.

*

Dedim ki:

Yazının Devamını Oku

İki tarafın fanatikleri için değil... Sessiz çoğunluk için yazılmış bir yazı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP ve İYİ Parti liderlerini ziyaret edip Gara konusunda bilgilendirdiler.

Çok hoşuma gitti bu ziyaret ve bu bilgilendirme.

Muhalefet dışlanmadı diye...

Demokratik bir tutum sergilendi diye...

Yıllardır yapılmayan yapıldı diye...

Kutuplaşma belası bir nebze olsun dinecek diye...

Memnun oldum.

Fakat ne oldu?

Yazının Devamını Oku

13 şehidin katili kim?

Kimdir 13 şehidin sorumlusu?

Katil kimdir?

*

Tabii ki tetiği çeken alçaktır.

Tabii ki tetiği çeken alçağa emri veren alçaktır.

Tabii ki “vur” emri verenin bağlı olduğu örgüttür.

Tabii ki örgütün uzantılarıdır.

Tabii ki örgütün iplerini elinde tutan güçlerdir.

*

Yazının Devamını Oku

Bir alçaklık destanı: Rehine katletmek

PKK denilen örgüt, bu zamana kadar...

- Bebek katletmiştir.

- Öğretmen katletmiştir.

- Köylü katletmiştir.

- İzne giden askerleri katletmiştir.

- İşçi katletmiştir.

- Bombayla vatandaş katletmiştir.

*

İşte en son...

Yazının Devamını Oku

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Enes Kanter, gerçekten çok uyanık bir tip.

Ne zaman kiminle ne yapacağını çok iyi biliyor.

Kumpas zamanı...

Zekeriya ile vakit geçirip poz veriyor.

*

Maklube zamanı ise...

Rockefeller’ın torunu Ariana’yla poz veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Muharrem İnce’den Faik Öztrak’a ‘saray ağzı’ yanıtı

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Muharrem İnce’yi “Saray ağzıyla konuşuyor” diye eleştirmişti.

 

Öztrak’ın bu eleştirisine, çok sert bir cevap verdi Muharrem İnce.

Dedikleri şunlar:



*

Yazının Devamını Oku

İskilipli Atıf için şu ikisini birden söylemek mümkün

Bir İskilipli Atıf Hoca tartışması başladı.

Bir taraf İskilipli’yi göklere çıkarıyor.

Bir taraf ise yerin dibine batırıyor.

*

Oysa İskilipli Atıf hakkında...


Yazının Devamını Oku

Galiba ilk kez uzaya bir Türk astronot gönderilecek

Sosyal medyada çok iyi hazırlanmış, kısa ve vurucu bir klip gördüm:

 

Türkiye Uzay Ajansı’nın hazırladığı bu klip, Atatürk’ün ünlü “İstikbal Göklerdedir” sözüyle birlikte sunuluyordu.

*

Klip şundan ibaretti:



Yazının Devamını Oku

Ben Melih Bulu’nun yerinde olsaydım

Bazı geceler uykuya dalmadan önce... “Bir sahil kasabasına yerleşip balıkçılık mı yapsam acaba” diye içimden geçirirdim.

 

- Şöhretin Kıvanç Tatlıtuğ/Kenan İmirzalıoğlu aşamasını yakaladığımı falan düşünüp ara sıra gülümserdim.

*

- Rektörlük binasının tam önünde “Ey Boğaziçi! Ya sen beni alacaksın ya da ben seni” diye tek kişilik bir eylem planlardım.

*

- Ali Kırca ile Mehmet Ali Birand isimlerinden yola çıkarak... “Mehmet Ali Kırca” gibi bir ismi uydurmayı nasıl başardığıma şaşıp kalırdım.

Yazının Devamını Oku